فِى ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأَخِرَةِ‌ۗ وَيَسۡــَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡيَتَـٰمَىٰ‌ۖ قُلۡ إِصۡلَاحٌ لَّهُمۡ خَيۡرٌ‌ۖ وَإِن تُخَالِطُوهُمۡ فَإِخۡوٰنُكُمۡ‌ۚ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ ٱلۡمُفۡسِدَ مِنَ ٱلۡمُصۡلِحِ‌ۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَأَعۡنَتَكُمۡ‌ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ ٢٢٠

Concerning(hakkında)میںthe worlddünyaدنیاl-dun'yāand the Hereafterve ahiretاور آخرت میںwal-ākhiratiThey ask youve sana soruyarlarاور وہ سوال کرتے ہیں آپ سےwayasalūnakaaboutöksüzlerdenʿanithe orphansیتیموں کے بارے میںl-yatāmāSayde kiکہہ دیجیےqulSetting right (their affairs)ıslah etmekاصلاح کرنا۔ خیر خواہی کرناiṣ'lāḥunfor themonları(n durumlarını)ان کے لیےlahum(is) besthayırlıdırاچھا ہےkhayrunAnd ifve eğerاور اگرwa-inyou associate with themonlara karışırsanızتم ملا لو ان کوtukhāliṭūhumthen they (are) your brotherssizin kardeşlerinizdirتو وہ تمہارے بھائی ہیںfa-ikh'wānukumAnd AllahAllahاور اللہwal-lahuknowsbilirجانتا ہےyaʿlamuthe corrupterbozanıفساد کرنے والے کوl-muf'sidafromıslah edendenسےminathe amenderاصلاح کرنے والےl-muṣ'liḥiAnd ifve eğerاور اگرwalaw(had) willeddileseydiچاہتاshāaAllahاللہl-lahusurely He (could have) put you in difficultiessizi zora sokardıالبتہ مشکل میں ڈال دیتا تم کوla-aʿnatakumIndeedşüphesizبیشکinnaAllahاللہl-laha(is) All-Mightydaima üstündürزبردست ہےʿazīzunAll-Wisehüküm ve hikmet sahibidirحکمت والا ہےḥakīmun

220 To this world and the Hereafter. And they ask you about orphans. Say, "Improvement for them is best. And if you mix your affairs with theirs - they are your brothers. And Allah knows the corrupter from the amender. And if Allah had willed, He could have put you in difficulty. Indeed, Allah is Exalted in Might and Wise.

220 Sana yetimleri sorarlar, de ki: "Onların işlerini düzeltmek hayırlıdır". Eğer onlarla bir arada yaşarsanız, artık onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah düzeltenden bozanı ayırdetmesini bilir. Allah dileseydi sizi zora sokardı. Allah şüphesiz güçlüdür, Hakim'dir.

220 Dünya ve ahiret hakkında (düşünürsünüz.) Sana bir de yetimlerden soruyorlar. De ki: Onlar hakkında yapacağınız bir ıslah, işlerine karışmamaktan daha hayırlıdır. Eğer onlara karışırsanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncuyla ıslah ediciyi bilir, birbirinden ayırd eder. Eğer Allah dileseydi, sizi zora koşardı. Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

220 (یعنی) دنیا اور آخرت (کی باتوں) میں (غور کرو)۔ اور تم سے یتیموں کے بارے میں دریافت کرتے ہیں کہہ دو کہ ان کی (حالت کی) اصلاح بہت اچھا کام ہے۔ اور اگر تم ان سے مل جل کر رہنا (یعنی خرچ اکھٹا رکھنا) چاہو تو وہ تمہارے بھائی ہیں اور خدا خوب جانتا ہے کہ خرابی کرنے والا کون ہے اور اصلاح کرنے والا کون۔ اور اگر خدا چاہتا تو تم کو تکلیف میں ڈال دیتا۔بےشک خدا غالب (اور) حکمت والا ہے

220 پوچھتے ہیں: یتیموں کے ساتھ کیا معاملہ کیا جائے؟ کہو : جس طرز عمل میں ان کے لیے بھلائی ہو ، وہی اختیار کرنا بہتر ہے۔1 اگر تم اپنا اور ان کا خرچ اور رہنا سہنا مشترک رکھو، تو اس میں کوئی مضائقہ نہیں۔ آخر وہ تمہارے بھائی بند ہی تو ہیں۔ برائی کرنے والے اور بھلائی کرنے والے، دونوں کا حال اللہ پر روشن ہے۔اللہ چاہتا تو اس معاملہ میں تم پر سختی کرتا مگر وہ صاحب اختیار ہونے کے ساتھ صاحب حکمت بھی ہے

وَلَا تَنكِحُواۡ ٱلۡمُشۡرِكَـٰتِ حَتَّىٰ يُؤۡمِنَّ‌ۚ وَلَأَمَةٌ مُّؤۡمِنَةٌ خَيۡرٌ مِّن مُّشۡرِكَةٍ وَلَوۡ أَعۡجَبَتۡكُمۡ‌ۗ وَلَا تُنكِحُواۡ ٱلۡمُشۡرِكِينَ حَتَّىٰ يُؤۡمِنُواۡ‌ۚ وَلَعَبۡدٌ مُّؤۡمِنٌ خَيۡرٌ مِّن مُّشۡرِكٍ وَلَوۡ أَعۡجَبَكُمۡ‌ۗ أُوۡلَـٰٓئِكَ يَدۡعُونَ إِلَى ٱلنَّارِ‌ۖ وَٱللَّهُ يَدۡعُوٓاۡ إِلَى ٱلۡجَنَّةِ وَٱلۡمَغۡفِرَةِ بِإِذۡنِهِۦ‌ۖ وَيُبَيِّنُ ءَايَـٰتِهِۦ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ يَتَذَكَّرُونَ ٢٢١

And (do) notevlenmeyinاور نہwalā[you] marryتم نکاح کروtankiḥū[the] polytheistic womenmüşrik (Allah'a ortak koşan) kadınlarlaمشرک عورتوں سےl-mush'rikātiuntilkadarیہاں تک کہḥattāthey believeinanıncayaوہ ایمان لے آئیںyu'minnaAnd a bondwomanbir cariyeاور البتہ لونڈیwala-amatun(who is) believinginananمومنہ۔ ایمان والیmu'minatun(is) betterdaha hayırlıdırبہتر ہےkhayrunthanortak koşan (hür) kadındanسےmina polytheistic womanمشرکہ عورتmush'rikatin[and] even ifve eğerاور اگرچہwalawshe pleases youhoşunuza gitse bileوہ اچھی لگے تم کوaʿjabatkumAnd (do) notevlendirmeyinاور نہwalāgive in marriage (your women)تم نکاح کر کے دوtunkiḥū(to) [the] polytheistic menortak koşan erkeklerleمشرک مردوں کوl-mush'rikīnauntilkadarیہاں تک کہḥattāthey believeiman edinceyeوہ ایمان لے آئیںyu'minūand a bondmanve bir köleاور البتہ غلامwalaʿabdun(who is) believinginananمومنmu'minun(is) betterdaha hayırlıdırبہتر ہےkhayrunthanmüşrik erkektenسےmina polytheistic manمشرک مردmush'rikin[and] even ifeğerاور اگرچہwalawhe pleases youhoşunuza gitse bileوہ پسند آئے تم کوaʿjabakum[Those](Zira) onlarیہ لوگulāikathey inviteçağırıyorlarبلاتے ہیںyadʿūnatoateşeطرفilāthe Fireآگ کیl-nāriand AllahAllah iseاور اللہwal-lahuinvitesçağırıyorبلاتا ہےyadʿūtocenneteطرفilāParadiseجنت کی طرفl-janatiand [the] forgivenessve mağfireteاور بخشش کی طرفwal-maghfiratiby His permissionizniyleساتھ اپنے اذن کےbi-idh'nihiAnd He makes clearve açıklarاور بیان کرتا ہےwayubayyinuHis Versesayetleriniآیات اپنیāyātihifor the peopleinsanlaraلوگوں کے لیےlilnnāsiso that they mayumulur kiتاکہ وہlaʿallahumtake heeddüşünürlerوہ نصیحت پکڑیںyatadhakkarūna

221 And do not marry polytheistic women until they believe. And a believing slave woman is better than a polytheist, even though she might please you. And do not marry polytheistic men [to your women] until they believe. And a believing slave is better than a polytheist, even though he might please you. Those invite [you] to the Fire, but Allah invites to Paradise and to forgiveness, by His permission. And He makes clear His verses to the people that perhaps they may remember.

221 Allah'a eş koşan kadınlarla onlar imana gelinceye kadar evlenmeyin. İnanan bir cariye, hoşunuza gitse de ortak koşan bir kadından daha iyidir. İnanmalarına kadar; ortak koşan erkeklerle mümin kadınları evlendirmeyin. İnanan bir köle, hoşunuza gitmiş olsa da, ortak koşan bir erkekten daha iyidir. İşte onlar ateşe çağırırlar, Allah ise izniyle cennete ve mağfirete çağırır ve insanlara ibret alsınlar diye ayetlerini açıklar.

221 Müşrik kadınları, iman etmedikçe nikâhlamayın. Bir müşrik kadın, sizin hoşunuza gitse bile, iman etmiş olan bir cariye herhalde ondan daha hayırlıdır. Müşrik erkeklere de mümin kadınları nikâh ettirmeyin. Bir müşrik, sizin hoşunuza gitse bile, mümin bir köle elbette ondan daha hayırlıdır. Onlar sizi ateşe davet ederler, Allah ise, kendi izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor ve âyetlerini insanlara açıklıyor. Umulur ki onlar hatırda tutup, öğüt alırlar.

221 اور (مومنو) مشرک عورتوں سے جب تک کہ ایمان نہ لائیں نکاح نہ کرنا۔ کیونکہ مشرک عورت خواہ تم کو کیسی ہی بھلی لگے اس سے مومن لونڈی بہتر ہے۔ اور (اسی طرح) مشرک مرد جب تک ایمان نہ لائیں مومن عورتوں کو ان کو زوجیت میں نہ دینا کیونکہ مشرک (مرد) سے خواہ وہ تم کو کیسا ہی بھلا لگے مومن غلام بہتر ہے۔ یہ (مشرک لوگوں کو) دوزخ کی طرف بلاتے ہیں۔ اور خدا اپنی مہربانی سے بہشت اور بخشش کی طرف بلاتا ہے۔ اور اپنے حکم لوگوں سے کھول کھول کر بیان کرتا ہے تاکہ نصیحت حاصل کریں

221 تم مشرک عورتوں سے ہرگز نکاح نہ کرنا ، جب تک کہ وہ ایمان نہ لے آئیں۔ ایک مومن لونڈی مشرک شریف زادی سے بہتر ہے ، اگرچہ وہ تمہیں بہت پسند ہو۔ اور اپنی عورتوں کے نکاح مشرک مردوں سے کبھی نہ کرنا، جب تک کہ وہ ایمان نہ لے آئیں۔ ایک مومن غلام مشرک شریف سے بہتر ہے اگرچہ وہ تمہیں بہت پسند ہو۔ یہ لوگ تمہیں آگ کر طرف بلاتے ہیں1 اور اللہ اپنے اذن سے تم کو جنت اور مغفرت کی طرف بلاتا ہے، اور وہ اپنے احکام واضح طور پر لوگوں کے سامنے بیان کرتا ہے، توقع ہے کہ وہ سبق لیں گے اور نصیحت قبول کریں گے

وَيَسۡــَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡمَحِيضِ‌ۖ قُلۡ هُوَ أَذًى فَٱعۡتَزِلُواۡ ٱلنِّسَآءَ فِى ٱلۡمَحِيضِ‌ۖ وَلَا تَقۡرَبُوهُنَّ حَتَّىٰ يَطۡهُرۡنَ‌ۖ فَإِذَا تَطَهَّرۡنَ فَأۡتُوهُنَّ مِنۡ حَيۡثُ أَمَرَكُمُ ٱللَّهُ‌ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلتَّوّٰبِينَ وَيُحِبُّ ٱلۡمُتَطَهِّرِينَ ٢٢٢

And they ask youve sana soruyorlarاور وہ سوال کرتے ہیں آپ سےwayasalūnakaaboutadet görmedenʿani[the] menstruationحیض کے بارے میںl-maḥīḍiSayde kiکہہ دیجیےqulItoوہhuwa(is) a hurteziyettirنجاست ہے۔ تکلیف ہےadhanso keep away (from)çekilinتو الگ رہوfa-iʿ'tazilū[the] womenkadınlardanعورتوں سےl-nisāaduringsüresinceمیں(their) [the] menstruationadetحیضl-maḥīḍiAnd (do) notonlara yaklaşmayınاور نہwalāapproach themتم قریب جاؤ ان کےtaqrabūhunnauntilkadarیہاں تک کہḥattāthey are cleansedtemizleninceyeوہ پاک ہوجائیںyaṭhur'naThen whenzamanپھر جبfa-idhāthey are purifiedtemizlendikleriوہ پاک ہو جائیںtaṭahharnathen come to themonlara varınتو آؤ ان کے پاسfatūhunnafromyerdenسےminwhereجہاںḥaythuhas ordered yousize emrettiğiحکم دیا تم کوamarakumuAllahAllah'ınاللہ نےl-lahuIndeedşüphesizبیشکinnaAllahاللہl-lahalovesseverپسند کرتا ہے۔ محبت رکھتا ہےyuḥibbuthose who turn in repentancetevbe edenleriتوبہ کرنے والوں سےl-tawābīnaand lovesve severاور محبت رکھتا ہےwayuḥibbuthose who purify themselvestemizlenenleriپاک رہنے والوں سےl-mutaṭahirīna

222 And they ask you about menstruation. Say, "It is harm, so keep away from wives during menstruation. And do not approach them until they are pure. And when they have purified themselves, then come to them from where Allah has ordained for you. Indeed, Allah loves those who are constantly repentant and loves those who purify themselves."

222 Sana, kadınların aybaşı hali hakkında da sorarlar, de ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır)". Aybaşı halinde iken kadınlardan el çekin, temizlenmelerine kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman, Allah'ın size buyurduğu yoldan yaklaşın. Allah şüphesiz daima tevbe edenleri sever, temizlenenleri de sever.

222 Ey Muhammed! Sana kadınların ay başı halinden de soruyorlar. De ki: O bir eziyettir Onun için ay başı halinde oldukları zaman kadınlardan çekilin ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. İyice temizlendikleri zaman ise Allah'ın emrettiği yerden onlara varın, yaklaşın Şüphesiz ki Allah çok tövbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever.

222 اور تم سے حیض کے بارے میں دریافت کرتے ہیں۔ کہہ دو کہ وہ تو نجاست ہے۔ سو ایام حیض میں عورتوں سے کنارہ کش رہو۔ اور جب تک پاک نہ ہوجائیں ان سے مقاربت نہ کرو۔ ہاں جب پاک ہوجائیں تو جس طریق سے خدا نے ارشاد فرمایا ہے ان کے پاس جاؤ۔ کچھ شک نہیں کہ خدا توبہ کرنے والوں اور پاک صاف رہنے والوں کو دوست رکھتا ہے

222 پوچھتے ہیں: حیض کا کیا حکم ہے؟ کہو: وہ ایک گندگی کی حالت ہے۔1 اس میں عورتوں سے الگ رہو اور ان کے قریب نہ جاؤ، جب تک کہ وہ پاک صاف نہ ہو جائیں2۔پھر جب وہ پاک ہو جائیں، تو ان کے پاس جاؤ اس طرح جیسا کہ اللہ نے تم کو حکم دیا ہے۔3 اللہ ان لوگوں کو پسند کرتا ہے، جو بدی سے باز رہیں اور پاکیزگی اختیار کریں

نِسَآؤُكُمۡ حَرۡثٌ لَّكُمۡ فَأۡتُواۡ حَرۡثَكُمۡ أَنَّىٰ شِئۡتُمۡ‌ۖ وَقَدِّمُواۡ لِأَنفُسِكُمۡ‌ۚ وَٱتَّقُواۡ ٱللَّهَ وَٱعۡلَمُوٓاۡ أَنَّكُم مُّلَـٰقُوهُ‌ۗ وَبَشِّرِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ٢٢٣

Your wiveskadınlarınızعورتیں تمہاریnisāukum(are) a tilthbir tarladırکھیتی ہیںḥarthunfor yousizin içinتمہارے لیےlakumso comevarınتو آؤfatū(to) your tilthtarlanızaاپنے کھیت میںḥarthakumwhenbiçimdeجہاں سے۔ جس طرحannāyou wishdilediğinizچاہو تمshi'tumand send forth (good deeds)ve hazırlık yapınاور آگے بھیجوwaqaddimūfor yourselveskendiniz içinواسطے اپنے نفسوں کےli-anfusikumAnd be consciousve sakınınاور ڈروwa-ittaqū(of) AllahAllah'tanاللہ سےl-lahaand knowve bilin kiاور جان لوwa-iʿ'lamūthat youşüphesiz sizبیشک تمannakum(will) meet HimO'na kavuşacaksınızملاقات کرنے والے ہو اس سےmulāqūhuAnd give glad tidingsve müjdele;اور خوشخبری دے دوwabashiri(to) the believersİnananlarıایمان لانے والوں کوl-mu'minīna

223 Your wives are a place of sowing of seed for you, so come to your place of cultivation however you wish and put forth [righteousness] for yourselves. And fear Allah and know that you will meet Him. And give good tidings to the believers.

223 Kadınlarınız sizin tarlanızdır, tarlanıza istediğiniz gibi gelin. İstikbal için hazırlıklı olun, Allah'tan sakının. O'na, hiç şüphesiz kavuşacağınızı bilin, bunu inananlara müjdele.

223 Kadınlarınız, sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. Allah'tan korkun ve bilin ki siz mutlaka O'nun huzuruna varacaksınız. Ey Muhammed, müminleri müjdele!

223 تمہاری عورتیں تمہارای کھیتی ہیں تو اپنی کھیتی میں جس طرح چاہو جاؤ۔ اور اپنے لئے (نیک عمل) آگے بھیجو۔ اور خدا سے ڈرتے رہو اور جان رکھو کہ (ایک دن) تمہیں اس کے روبرو حاضر ہونا ہے اور (اے پیغمبر) ایمان والوں کو بشارت سنا دو

223 تمہاری عورتیں تمہاری کھیتیاں ہیں۔ تمہیں اختیار ہے، جس طرح چاہو، اپنی کھیتی میں جاؤ1، مگر اپنے مستقبل کی فکر کرو2 اور اللہ کی ناراضی سے بچو۔ خوب جان لو کہ تمہیں ایک دن اس سے ملنا ہے۔ اور اے نبیؐ ! جو تمہاری ہدایت کو مان لیں انہیں فلاح وسعادت کا مژدہ سنادو

وَلَا تَجۡعَلُواۡ ٱللَّهَ عُرۡضَةً لِّأَيۡمَـٰنِكُمۡ أَن تَبَرُّواۡ وَتَتَّقُواۡ وَتُصۡلِحُواۡ بَيۡنَ ٱلنَّاسِ‌ۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ ٢٢٤

And (do) notkılmayınاور نہwalāmakeتم بناؤtajʿalūAllah's (name)Allah'ıاللہ کوl-lahaan excuseengelنشانہ۔ ڈھال۔ ہدفʿur'ḍatanin your oathsyeminlerinizeاپنی قسموں کے لیےli-aymānikumthatiyilik etmenizeکہanyou do goodتم نیکی کروtabarrūand be righteousve sakınmanızaاور تم تقوی اختیار کروwatattaqūand make peaceve düzetmeyeاور تم صلح کراؤwatuṣ'liḥūbetweenarasınıدرمیانbayna[the] peopleinsanlarınلوگوں کےl-nāsiAnd AllahAllahاور اللہwal-lahu(is) All-Hearingişitendirسننے والا ہےsamīʿunAll-Knowingbilendirجاننے والا ہےʿalīmun

224 And do not make [your oath by] Allah an excuse against being righteous and fearing Allah and making peace among people. And Allah is Hearing and Knowing.

224 İnsanların arasını düzeltmeniz, günahtan sakınmanız ve iyi olmanız için, Allah'a yaptığınız yeminleri engel kılmayın, Allah işitir ve bilir.

224 Sözünüzde durmanız, kötülükten sakınmanız ve insanların arasını düzeltmeniz için, Allah'ı yeminlerinize hedef veya siper edip durmayın. Allah, her şeyi işitir ve bilir.

224 اور خدا (کے نام کو) اس بات کا حیلہ نہ بنانا کہ (اس کی) قسمیں کھا کھا کر سلوک کرنے اورپرہیزگاری کرنے اور لوگوں میں صلح و سازگاری کرانے سے رک جاؤ۔ اور خدا سب کچھ سنتا اور جانتا ہے

224 اللہ کے نام کو ایسی قسمیں کھانے کے لیے استعمال نہ کرو، جن سے مقصود نیکی اور تقوٰی اور بندگان خدا کی بھلائی کے کاموں سے باز رہنا ہو۔1 اللہ تمہاری باتین سن رہا ہے اور سب کچھ جانتا ہے

Surah 2 / Al-Baqarah / The Cow سورة البقرة 36
Concerning(hakkında)میں the worlddünyaدنیا l-dun'yā and the Hereafterve ahiretاور آخرت میں wal-ākhirati They ask youve sana soruyarlarاور وہ سوال کرتے ہیں آپ سے wayasalūnaka aboutöksüzlerden ʿani the orphansیتیموں کے بارے میں l-yatāmā Sayde kiکہہ دیجیے qul Setting right (their affairs)ıslah etmekاصلاح کرنا۔ خیر خواہی کرنا iṣ'lāḥun for themonları(n durumlarını)ان کے لیے lahum
(is) besthayırlıdırاچھا ہے khayrun And ifve eğerاور اگر wa-in you associate with themonlara karışırsanızتم ملا لو ان کو tukhāliṭūhum then they (are) your brotherssizin kardeşlerinizdirتو وہ تمہارے بھائی ہیں fa-ikh'wānukum And AllahAllahاور اللہ wal-lahu knowsbilirجانتا ہے yaʿlamu the corrupterbozanıفساد کرنے والے کو l-muf'sida fromıslah edendenسے mina
the amenderاصلاح کرنے والے l-muṣ'liḥi And ifve eğerاور اگر walaw (had) willeddileseydiچاہتا shāa Allahاللہ l-lahu surely He (could have) put you in difficultiessizi zora sokardıالبتہ مشکل میں ڈال دیتا تم کو la-aʿnatakum Indeedşüphesizبیشک inna Allahاللہ l-laha (is) All-Mightydaima üstündürزبردست ہے ʿazīzun All-Wisehüküm ve hikmet sahibidirحکمت والا ہے ḥakīmun٢٢٠
And (do) notevlenmeyinاور نہ walā [you] marryتم نکاح کرو tankiḥū [the] polytheistic womenmüşrik (Allah'a ortak koşan) kadınlarlaمشرک عورتوں سے l-mush'rikāti untilkadarیہاں تک کہ ḥattā they believeinanıncayaوہ ایمان لے آئیں yu'minna And a bondwomanbir cariyeاور البتہ لونڈی wala-amatun (who is) believinginananمومنہ۔ ایمان والی mu'minatun (is) betterdaha hayırlıdırبہتر ہے khayrun
thanortak koşan (hür) kadındanسے min a polytheistic womanمشرکہ عورت mush'rikatin [and] even ifve eğerاور اگرچہ walaw she pleases youhoşunuza gitse bileوہ اچھی لگے تم کو aʿjabatkum And (do) notevlendirmeyinاور نہ walā give in marriage (your women)تم نکاح کر کے دو tunkiḥū (to) [the] polytheistic menortak koşan erkeklerleمشرک مردوں کو l-mush'rikīna untilkadarیہاں تک کہ ḥattā
they believeiman edinceyeوہ ایمان لے آئیں yu'minū and a bondmanve bir köleاور البتہ غلام walaʿabdun (who is) believinginananمومن mu'minun (is) betterdaha hayırlıdırبہتر ہے khayrun thanmüşrik erkektenسے min a polytheistic manمشرک مرد mush'rikin [and] even ifeğerاور اگرچہ walaw he pleases youhoşunuza gitse bileوہ پسند آئے تم کو aʿjabakum [Those](Zira) onlarیہ لوگ ulāika
they inviteçağırıyorlarبلاتے ہیں yadʿūna toateşeطرف ilā the Fireآگ کی l-nāri and AllahAllah iseاور اللہ wal-lahu invitesçağırıyorبلاتا ہے yadʿū tocenneteطرف ilā Paradiseجنت کی طرف l-janati and [the] forgivenessve mağfireteاور بخشش کی طرف wal-maghfirati by His permissionizniyleساتھ اپنے اذن کے bi-idh'nihi
And He makes clearve açıklarاور بیان کرتا ہے wayubayyinu His Versesayetleriniآیات اپنی āyātihi for the peopleinsanlaraلوگوں کے لیے lilnnāsi so that they mayumulur kiتاکہ وہ laʿallahum take heeddüşünürlerوہ نصیحت پکڑیں yatadhakkarūna٢٢١ And they ask youve sana soruyorlarاور وہ سوال کرتے ہیں آپ سے wayasalūnaka
aboutadet görmeden ʿani [the] menstruationحیض کے بارے میں l-maḥīḍi Sayde kiکہہ دیجیے qul Itoوہ huwa (is) a hurteziyettirنجاست ہے۔ تکلیف ہے adhan so keep away (from)çekilinتو الگ رہو fa-iʿ'tazilū [the] womenkadınlardanعورتوں سے l-nisāa duringsüresinceمیں (their) [the] menstruationadetحیض l-maḥīḍi
And (do) notonlara yaklaşmayınاور نہ walā approach themتم قریب جاؤ ان کے taqrabūhunna untilkadarیہاں تک کہ ḥattā they are cleansedtemizleninceyeوہ پاک ہوجائیں yaṭhur'na Then whenzamanپھر جب fa-idhā they are purifiedtemizlendikleriوہ پاک ہو جائیں taṭahharna then come to themonlara varınتو آؤ ان کے پاس fatūhunna fromyerdenسے min whereجہاں ḥaythu
has ordered yousize emrettiğiحکم دیا تم کو amarakumu AllahAllah'ınاللہ نے l-lahu Indeedşüphesizبیشک inna Allahاللہ l-laha lovesseverپسند کرتا ہے۔ محبت رکھتا ہے yuḥibbu those who turn in repentancetevbe edenleriتوبہ کرنے والوں سے l-tawābīna and lovesve severاور محبت رکھتا ہے wayuḥibbu those who purify themselvestemizlenenleriپاک رہنے والوں سے l-mutaṭahirīna٢٢٢
Your wiveskadınlarınızعورتیں تمہاری nisāukum (are) a tilthbir tarladırکھیتی ہیں ḥarthun for yousizin içinتمہارے لیے lakum so comevarınتو آؤ fatū (to) your tilthtarlanızaاپنے کھیت میں ḥarthakum whenbiçimdeجہاں سے۔ جس طرح annā you wishdilediğinizچاہو تم shi'tum and send forth (good deeds)ve hazırlık yapınاور آگے بھیجو waqaddimū for yourselveskendiniz içinواسطے اپنے نفسوں کے li-anfusikum
And be consciousve sakınınاور ڈرو wa-ittaqū (of) AllahAllah'tanاللہ سے l-laha and knowve bilin kiاور جان لو wa-iʿ'lamū that youşüphesiz sizبیشک تم annakum (will) meet HimO'na kavuşacaksınızملاقات کرنے والے ہو اس سے mulāqūhu And give glad tidingsve müjdele;اور خوشخبری دے دو wabashiri (to) the believersİnananlarıایمان لانے والوں کو l-mu'minīna
٢٢٣ And (do) notkılmayınاور نہ walā makeتم بناؤ tajʿalū Allah's (name)Allah'ıاللہ کو l-laha an excuseengelنشانہ۔ ڈھال۔ ہدف ʿur'ḍatan in your oathsyeminlerinizeاپنی قسموں کے لیے li-aymānikum thatiyilik etmenizeکہ an you do goodتم نیکی کرو tabarrū
and be righteousve sakınmanızaاور تم تقوی اختیار کرو watattaqū and make peaceve düzetmeyeاور تم صلح کراؤ watuṣ'liḥū betweenarasınıدرمیان bayna [the] peopleinsanlarınلوگوں کے l-nāsi And AllahAllahاور اللہ wal-lahu (is) All-Hearingişitendirسننے والا ہے samīʿun All-Knowingbilendirجاننے والا ہے ʿalīmun٢٢٤
٣٦
‹ 34page 35 of the printed Mushaf36 ›