۞وَإِذۡ قَالَ إِبۡرٰهِيمُ لِأَبِيهِ ءَازَرَ أَتَتَّخِذُ أَصۡنَامًا ءَالِهَةً‌ۖ إِنِّىٓ أَرَىٰكَ وَقَوۡمَكَ فِى ضَلَـٰلٍ مُّبِينٍ ٧٤

And whenhaniاور جبwa-idhsaiddemişti kiکہاqālaIbrahimİbrahimابراہیم نےib'rāhīmuto his fatherbabasıاپنے باپ کے لیےli-abīhiAzarAzer'eآذر سےāzaraDo you takemi ediniyorsun?کیا تو بناتا ہےatattakhidhuidolsputlarıبتوں کوaṣnāman(as) godstanrılarالہālihatanIndeed, Idoğrusu benبیشک میںinnī[I] see youseni görüyorumمیں تجھ کو دیکھتا ہوںarākaand your peopleve kavminiاور تیری قوم کوwaqawmakainiçindeمیںerrorbir sapıklıkگمراہیḍalālinmanifestaçıkکھلیmubīnin

74 And [mention, O Muhammad], when Abraham said to his father Azar, "Do you take idols as deities? Indeed, I see you and your people to be in manifest error."

74 İbrahim, babası Azer'e, "Putları tanrı olarak mı benimsiyorsun? Doğrusu ben seni ve milletini açık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.

74 İbrahim, babası Âzer'e demişti ki: "sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum".

74 اور (وہ وقت بھی یاد کرنے کے لائق ہے) جب ابراہیم نے اپنے باپ آزر سے کہا کہ تم بتوں کو کیا معبود بناتے ہو۔ میں دیکھتا ہوں کہ تم اور تمہاری قوم صریح گمراہی میں ہو

74 ابراہیمؑ کاواقعہ یاد کرو جبکہ اُس نے اپنے باپ آزر سے کہا تھا ”کیا تُو بتوں کو خدا بناتا ہے؟1 میں تو تجھے اور تیری قوم کو کُھلی گمراہی میں پاتا ہوں“

وَكَذٰلِكَ نُرِىٓ إِبۡرٰهِيمَ مَلَكُوتَ ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَلِيَكُونَ مِنَ ٱلۡمُوقِنِينَ ٧٥

And thusve böyleceاور اسی طرحwakadhālikaWe show(ed)biz gösteriyordukہم دکھاتے ہیںnurīIbrahimİbrahim'eابراہیم کوib'rāhīmathe kingdommelekutunuبادشاہتmalakūta(of) the heavensgöklerinآسمانوںl-samāwātiand the earthve yerinاور زمین کیwal-arḍiso that he would beolsun diyeاور تکاہ وہ ہوجائےwaliyakūnaamonginananlardanمیں (سے)minathe ones who are certainیقین کرنے والوںl-mūqinīna

75 And thus did We show Abraham the realm of the heavens and the earth that he would be among the certain [in faith]

75 Yakinen bilenlerden olması için İbrahim'e göklerin ve yerin hükümranlığını şöylece gösteriyorduk:

75 Böylece biz İbrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu (muhteşem varlıklarını) gösteriyorduk ki, kesin inananlardan olsun.

75 اور ہم اس طرح ابراہیم کو آسمانوں اور زمین کے عجائبات دکھانے لگے تاکہ وہ خوب یقین کرنے والوں میں ہوجائیں

75 ابراہیمؑ کو ہم اِسی طرح زمین اور آسمانوں کا نظامِ سلطنت دکھاتے تھے1 اور اس لیے دکھاتے تھے کہ وہ یقین کرنے والوں میں سے ہوجائے۔2

فَلَمَّا جَنَّ عَلَيۡهِ ٱلَّيۡلُ رَءَا كَوۡكَبًا‌ۖ قَالَ هَـٰذَا رَبِّى‌ۖ فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَآ أُحِبُّ ٱلۡأَفِلِينَ ٧٦

So whenne zaman kiپھر جبfalammācoveredbasıncaطاری ہوگی۔ چھا گئیjannaover himüzerineاس پرʿalayhithe nightgeceراتal-layluhe saw(İbrahim) gördüاس نے دیکھاraāa starbir yıldızایک ستارہkawkabanHe saiddediکہاqālaThisbudurیہhādhā(is) my LordRabbimمیرا رب ہےrabbīBut whenne zaman kiپھر جبfalammāit set(yıldız) batıncaوہ چھپ گیاafalahe saiddediکہاqālaNotsevmemنہیں(do) I likeمیں پسند کرتاuḥibbuthe ones that setbatanlarıچھپنے والوں کوl-āfilīna

76 So when the night covered him [with darkness], he saw a star. He said, "This is my lord." But when it set, he said, "I like not those that disappear."

76 Gece basınca bir yıldız gördü, "işte bu benim Rabbim!" dedi; yıldız batınca, "batanları sevmem" dedi.

76 Üzerine gece bastırınca, bir yıldız gördü: "Rabb'im budur" dedi. Yıldız batınca da: " Ben batanları sevmem" dedi.

76 (یعنی) جب رات نے ان کو (پردہٴ تاریکی سے) ڈھانپ لیا (تو آسمان میں) ایک ستارا نظر پڑا۔ کہنے لگے یہ میرا پروردگار ہے۔ جب وہ غائب ہوگیا تو کہنے لگے کہ مجھے غائب ہوجانے والے پسند نہیں

76 چنانچہ جب رات اس پر طاری ہوئی تو اُس نے ایک تار ا دیکھا کہا یہ میرا رب ہے مگر جب وہ ڈوب گیا تو بولا ڈوب جانے والوں کا تو میں گرویدہ نہیں ہوں

فَلَمَّا رَءَا ٱلۡقَمَرَ بَازِغًا قَالَ هَـٰذَا رَبِّى‌ۖ فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَئِن لَّمۡ يَهۡدِنِى رَبِّى لَأَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡقَوۡمِ ٱلضَّآلِّينَ ٧٧

Whenne zaman kiپھر جبfalammāhe sawgördüğündeاس نے دیکھاraāthe moonAy'ıچاند کوl-qamararisingdoğarkenچمکتا ہواbāzighanhe saiddediکہاqālaThisbudurیہhādhā(is) my LordRabbimمیرا رب ہےrabbīBut whenne zaman kiپھر جبfalammāit set(o da) batıncaوہ چھپ گیاafalahe saiddediکہاqālaIfeğerالبتہ اگرla-in(does) notbana doğru yolu göstermeseydiنہیںlamguide meہدایت دے گا مجھ کوyahdinīmy LordRabbimمیرا ربrabbīI will surely beelbette olurdumالبتہ میں ضرور ہوجاؤں گاla-akūnannaamongtopluluktanمیں سےminathe peopleقومl-qawmiwho went astraysapıtanگمراہوں کیl-ḍālīna

77 And when he saw the moon rising, he said, "This is my lord." But when it set, he said, "Unless my Lord guides me, I will surely be among the people gone astray."

77 Ayı doğarken görünce, "işte bu benim Rabbim!" dedi, batınca, "Rabbim beni doğruya eriştirmeseydi and olsun ki sapıklardan olurdum" dedi.

77 Ay'ı doğarken gördü: "Rabb'im budur" dedi. O da batınca: "Yemin ederim ki, Rabbim bana doğru yolu göstermeseydi, elbette sapıklığa düşen topluluktan olurdum" dedi.

77 پھر جب چاند کو دیکھا کہ چمک رہا ہے تو کہنے لگے یہ میرا پروردگار ہے۔ لیکن جب وہ بھی چھپ گیا تو بول اٹھے کہ میرا پروردگار مجھے سیدھا رستہ نہیں دکھائے گا تو میں ان لوگوں میں ہوجاؤں گا جو بھٹک رہے ہیں

77 پھر جب چاند چمکتا نظر آیا تو کہا یہ ہے میرا رب مگر جب وہ بھی ڈوب گیا تو کہا اگر میرے رب نے میر ی رہنمائی نہ کی ہوتی تو میں بھی گمراہ لوگوں میں شامل ہو گیا ہوتا

فَلَمَّا رَءَا ٱلشَّمۡسَ بَازِغَةً قَالَ هَـٰذَا رَبِّى هَـٰذَآ أَكۡبَرُ‌ۖ فَلَمَّآ أَفَلَتۡ قَالَ يَـٰقَوۡمِ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تُشۡرِكُونَ ٧٨

Whenne zaman kiپھر جبfalammāhe sawgörünceاس نے دیکھاraāthe sungüneşiسورج کوl-shamsarisingdoğarkenچمکتا ہواbāzighatanhe saiddediکہاqālaThis (is)budurیہhādhāmy LordRabbimمیرا ربrabbīthis (is)buیہhādhāgreaterdaha büyükسب سے بڑا ہےakbaruBut whenne zaman kiپھر جبfalammāit set(O da) batıncaوہ چھپ گیاafalathe saiddedi kiکہاqālaO my peopleEy kavmimاے میری قومyāqawmiIndeed, I amelbette benبیشک میںinnīfreeuzağımبری الذمہ ہوںbarīonof whatşeylerdenاس سے جوmimmāyou associate (with Allah)sizin ortak koştuğunuzتم شرک کرتے ہوtush'rikūna

78 And when he saw the sun rising, he said, "This is my lord; this is greater." But when it set, he said, "O my people, indeed I am free from what you associate with Allah.

78 Güneşi doğarken görünce "işte bu benim Rabbim, bu daha büyük!" dedi; batınca, "Ey milletim! Doğrusu ben ortak koştuklarınızdan uzağım" dedi.

78 Güneş'i doğarken görünce: "Rabb'im budur, bu hepsinden büyük" dedi. O da batınca dedi ki: "Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım".

78 پھر جب سورج کو دیکھا کہ جگمگا رہا ہے تو کہنے لگے میرا پروردگار یہ ہے یہ سب سے بڑا ہے۔ مگر جب وہ بھی غروب ہوگیا تو کہنے لگے لوگو! جن چیزوں کو تم (خدا کا) شریک بناتے ہو میں ان سے بیزار ہوں

78 پھر جب سورج کو روشن دیکھا تو کہا یہ ہے میرا رب، یہ سب سے بڑا ہے۔ مگر جب وہ بھی ڈوبا تو ابراہیم ؑ پکار اُٹھا ”اے برادران ِقوم ! میں اُن سب سے بیزار ہوں جنہیں تم خدا کا شریک ٹھیراتے ہو۔1

إِنِّى وَجَّهۡتُ وَجۡهِىَ لِلَّذِى فَطَرَ ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ حَنِيفًا‌ۖ وَمَآ أَنَاۡ مِنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ ٧٩

Indeed, Işüphesiz benبیشک میں نےinnī[I] have turnedçevirdimرخ کرلیا میں نےwajjahtumy faceyüzümüاپنے چہرے کاwajhiyato the One Whoyoktan var edeneاس ذات کے لیےlilladhīcreatedجس نے پیدا کیاfaṭarathe heavensgökleriآسمانوں کوl-samāwātiand the earthve yeriاور زمین کوwal-arḍa(as) a true monotheisttamamenیکسو ہوکرḥanīfanand notve artık değilimاور نہیںwamāI (am)benمیںanāofortak koşanlardanمیں سےminathe polytheistsمشرکینl-mush'rikīna

79 Indeed, I have turned my face toward He who created the heavens and the earth, inclining toward truth, and I am not of those who associate others with Allah."

79 "Doğrusu ben yüzümü, gökleri ve yeri yaratana, doğruya yönelerek çevirdim, ben ortak koşanlardan değilim."

79 "Ben yüzümü tamamen, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artık ben asla Allah'a ortak koşanlardan değilim".

79 میں نے سب سے یکسو ہو کر اپنے تئیں اسی ذات کی طرف متوجہ کیا جس نے آسمانوں اور زمین کو پیدا کیا ہے اور میں مشرکوں میں سے نہیں ہوں

79 میں نے تویکسو ہو کر اپنا رخ اُس ہستی کی طرف کر لیا جس نے زمین اور آسمانوں کو پیدا کیا ہے اور میں ہرگز شرک کرنے والوں میں سے نہیں ہوں"

وَحَآجَّهُۥ قَوۡمُهُۥ‌ۚ قَالَ أَتُحَـٰٓجُّوٓنِّى فِى ٱللَّهِ وَقَدۡ هَدَىٰنِ‌ۚ وَلَآ أَخَافُ مَا تُشۡرِكُونَ بِهِۦٓ إِلَّآ أَن يَشَآءَ رَبِّى شَيۡــًٔا‌ۗ وَسِعَ رَبِّى كُلَّ شَىۡءٍ عِلۡمًا‌ۗ أَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ ٨٠

And argued with himve onunla tartışmaya giriştiاور جھگڑا کیا اس سےwaḥājjahuhis peoplekavmiاس کی قوم نےqawmuhuHe saiddedi kiکہاqālaDo you argue with mebenimle tartışıyor musunuz?کیا تم جھگڑے ہو مجھ سےatuḥājjūnnīconcerninghakkındaمیںAllahاللہ کے بارےl-lahiwhile certainlymuhakkakحالانکہ تحقیقwaqadHe has guided mebeni doğru yola iletmiş ikenاس نے ہدایت دی مجھ کوhadāniAnd notben korkmamاور نہیںwalā(do) I fearمیں ڈرتاakhāfuwhatşeylerdenجوyou associatesizin ortak koştuğunuzتم شریک ٹھہراتے ہوtush'rikūnawith HimO'naساتھ اس کےbihiunlessancakمگرillā[that]dilediği olurکہanwillsچاہیےyashāamy LordRabbiminمیرا ربrabbīanythingşeylerکوئی چیزshayanEncompasseskuşatmıştırوسعت والا ہے۔ اچھا یا برا ہےwasiʿamy LordRabbimمیرا ربrabbīeveryheہرkullathingşeyiچیز پرshayin(in) knowledgebilgiceعلم کے اعتبار سےʿil'manThen will nothala öğüt almıyor musunuz?کیا بھلا تمafalāyou take heedنصیحت نہیں پکڑتےtatadhakkarūna

80 And his people argued with him. He said, "Do you argue with me concerning Allah while He has guided me? And I fear not what you associate with Him [and will not be harmed] unless my Lord should will something. My Lord encompasses all things in knowledge; then will you not remember?

80 Milleti onunla tartışmaya girişti. "Beni doğru yola eriştirmişken, Allah hakkında benimle mi tartışıyorsunuz? O'na ortak koştuklarınızdan korkmuyorum, meğer ki Rabbim bir şeyi dilemiş ola. Rabbim ilimce her şeyi kuşatmıştır; hala öğüt kabul etmez misiniz?" dedi.

80 Kavmi onunla tartışmaya başladı. O da onlara dedi ki: "Beni doğru yola eriştirdiği halde Allah hakkında benimle mücadele mi ediyorsunuz? O'na ortak koştuklarınızdan hiç korkmuyorum, ancak Rabbimin dilediği şey hariç. Rabbim ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Hiç düşünmez misiniz?"

80 اور ان کی قوم ان سے بحث کرنے لگی تو انہوں نے کہا کہ تم مجھ سے خدا کے بارےمیں (کیا) بحث کرتے ہو اس نے تو مجھے سیدھا رستہ دکھا دیا ہے۔ اور جن چیزوں کو تم اس کا شریک بناتے ہو میں ان سے نہیں ڈرتا۔ ہاں جو میرا پروردگار چاہے۔ میرا پروردگار اپنے علم سے ہر چیز پر احاطہ کئے ہوئے ہے۔ کیا تم خیال نہیں کرتے۔

80 اس کی قوم اس سے جھگڑنے لگی تو اس نے قوم سے کہا ”کیا تم لوگ اللہ کے معاملے میں مجھ سے جھگڑتے ہو؟ حالانکہ اس نے مجھے راہِ راست دکھادی ہے۔ اور میں تمہارے ٹھیرائے ہوئے شریکوں سے نہیں ڈرتا، ہاں اگر میرا رب کچھ چاہے تو وہ ضرور ہوسکتا ہے۔ میرے رب کا عِلم ہر چیز پر چھایا ہوٴا ہے، پھر کیا تم ہوش میں نہ آوٴ گے؟1

وَكَيۡفَ أَخَافُ مَآ أَشۡرَكۡتُمۡ وَلَا تَخَافُونَ أَنَّكُمۡ أَشۡرَكۡتُم بِٱللَّهِ مَا لَمۡ يُنَزِّلۡ بِهِۦ عَلَيۡكُمۡ سُلۡطَـٰنًا‌ۚ فَأَىُّ ٱلۡفَرِيقَيۡنِ أَحَقُّ بِٱلۡأَمۡنِ‌ۖ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ ٨١

And howve nasılاور کس طرحwakayfacould I fearben korkarımمیں ڈروںakhāfuwhatşeylerdenجن کوyou associate (with Allah)sizin ortak koştuğunuzشریک ٹھہراتے ہو تمashraktumwhile notkorkmuyorsunuz daحالانکہ نہیںwalāyou fearتم ڈرتےtakhāfūnathat yousizبیشک تم۔ یہ کہ تمannakumhave associatedortak koşmaktanشریک ٹھہراتے ہو تمashraktumwith AllahAllah'ınاللہ کے ساتھbil-lahiwhatşeyleriجوnotindirmediğiنہیںlamdid He send downاس نے اتاریyunazzilfor ithakkındaاس کیbihito yousizeتم پرʿalaykumany authorityhiçbir delilکوئی دلیلsul'ṭānanSo whichşimdi hangisiتو کون ساfa-ayyu(of) the two partiesiki topluluktanدونوں گروہوں میں سےl-farīqaynihas more rightdaha layıktırزیادہ حق دار ہےaḥaqquto securitygüvende olmağaامن کاbil-amniifeğerاگرinyouisenizہو تمkuntumknowbiliyorتم جانتےtaʿlamūna

81 And how should I fear what you associate while you do not fear that you have associated with Allah that for which He has not sent down to you any authority? So which of the two parties has more right to security, if you should know?

81 "Allah'a koştuğunuz ortaklardan nasıl korkarım? Oysa siz, Allah'ın hakkında size bir delil indirmediği bir şeyi O'na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz. İki taraftan hangisine güvenmek daha gereklidir, bir bilseniz."

81 "Hakkında hiçbir delil indirmediği halde, siz Allah'a ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuklarınızdan nasıl korkarım?" Eğer bilirseniz söyleyin, bu iki topluluktan hangisi güven içinde olmaya daha layıktır?

81 بھلا میں ان چیزوں سے جن کو تم (خدا کا) شریک بناتے ہو کیونکرڈروں جب کہ تم اس سے نہیں ڈرتے کہ خدا کے ساتھ شریک بناتے ہو جس کی اس نے کوئی سند نازل نہیں کی۔ اب دونوں فریق میں سے کون سا فریق امن (اور جمعیت خاطر) کا مستحق ہے۔ اگر سمجھ رکھتے ہو (تو بتاؤ)

81 اور آخر میں تمہارے ٹھیرائے ہوئے شریکوں سے کیسے ڈروں جبکہ تم اللہ کے ساتھ ان چیزوں کو خدائی میں شریک بناتے ہوئے نہیں ڈرتے جن کے لیے اس نے تم پر کوئی سند نازل نہیں کی ہے؟ ہم دونوں فریقوں میں سے کون زیادہ بے خوفی و اطمینان کا مستحق ہے؟ بتاؤ اگر تم کچھ علم رکھتے ہو

Surah 6 / Al-An'am / The Cattle سورة الأنعام 138
And whenhaniاور جب wa-idh saiddemişti kiکہا qāla Ibrahimİbrahimابراہیم نے ib'rāhīmu to his fatherbabasıاپنے باپ کے لیے li-abīhi AzarAzer'eآذر سے āzara Do you takemi ediniyorsun?کیا تو بناتا ہے atattakhidhu idolsputlarıبتوں کو aṣnāman (as) godstanrılarالہ ālihatan Indeed, Idoğrusu benبیشک میں innī
[I] see youseni görüyorumمیں تجھ کو دیکھتا ہوں arāka and your peopleve kavminiاور تیری قوم کو waqawmaka iniçindeمیں errorbir sapıklıkگمراہی ḍalālin manifestaçıkکھلی mubīnin٧٤ And thusve böyleceاور اسی طرح wakadhālika We show(ed)biz gösteriyordukہم دکھاتے ہیں nurī Ibrahimİbrahim'eابراہیم کو ib'rāhīma
the kingdommelekutunuبادشاہت malakūta (of) the heavensgöklerinآسمانوں l-samāwāti and the earthve yerinاور زمین کی wal-arḍi so that he would beolsun diyeاور تکاہ وہ ہوجائے waliyakūna amonginananlardanمیں (سے) mina the ones who are certainیقین کرنے والوں l-mūqinīna٧٥
So whenne zaman kiپھر جب falammā coveredbasıncaطاری ہوگی۔ چھا گئی janna over himüzerineاس پر ʿalayhi the nightgeceرات al-laylu he saw(İbrahim) gördüاس نے دیکھا raā a starbir yıldızایک ستارہ kawkaban He saiddediکہا qāla Thisbudurیہ hādhā (is) my LordRabbimمیرا رب ہے rabbī But whenne zaman kiپھر جب falammā it set(yıldız) batıncaوہ چھپ گیا afala he saiddediکہا qāla
Notsevmemنہیں (do) I likeمیں پسند کرتا uḥibbu the ones that setbatanlarıچھپنے والوں کو l-āfilīna٧٦ Whenne zaman kiپھر جب falammā he sawgördüğündeاس نے دیکھا raā the moonAy'ıچاند کو l-qamara risingdoğarkenچمکتا ہوا bāzighan he saiddediکہا qāla Thisbudurیہ hādhā
(is) my LordRabbimمیرا رب ہے rabbī But whenne zaman kiپھر جب falammā it set(o da) batıncaوہ چھپ گیا afala he saiddediکہا qāla Ifeğerالبتہ اگر la-in (does) notbana doğru yolu göstermeseydiنہیں lam guide meہدایت دے گا مجھ کو yahdinī my LordRabbimمیرا رب rabbī I will surely beelbette olurdumالبتہ میں ضرور ہوجاؤں گا la-akūnanna amongtopluluktanمیں سے mina the peopleقوم l-qawmi
who went astraysapıtanگمراہوں کی l-ḍālīna٧٧ Whenne zaman kiپھر جب falammā he sawgörünceاس نے دیکھا raā the sungüneşiسورج کو l-shamsa risingdoğarkenچمکتا ہوا bāzighatan he saiddediکہا qāla This (is)budurیہ hādhā my LordRabbimمیرا رب rabbī this (is)buیہ hādhā
greaterdaha büyükسب سے بڑا ہے akbaru But whenne zaman kiپھر جب falammā it set(O da) batıncaوہ چھپ گیا afalat he saiddedi kiکہا qāla O my peopleEy kavmimاے میری قوم yāqawmi Indeed, I amelbette benبیشک میں innī freeuzağımبری الذمہ ہوں barīon of whatşeylerdenاس سے جو mimmā you associate (with Allah)sizin ortak koştuğunuzتم شرک کرتے ہو tush'rikūna٧٨
Indeed, Işüphesiz benبیشک میں نے innī [I] have turnedçevirdimرخ کرلیا میں نے wajjahtu my faceyüzümüاپنے چہرے کا wajhiya to the One Whoyoktan var edeneاس ذات کے لیے lilladhī createdجس نے پیدا کیا faṭara the heavensgökleriآسمانوں کو l-samāwāti and the earthve yeriاور زمین کو wal-arḍa
(as) a true monotheisttamamenیکسو ہوکر ḥanīfan and notve artık değilimاور نہیں wamā I (am)benمیں anā ofortak koşanlardanمیں سے mina the polytheistsمشرکین l-mush'rikīna٧٩ And argued with himve onunla tartışmaya giriştiاور جھگڑا کیا اس سے waḥājjahu his peoplekavmiاس کی قوم نے qawmuhu He saiddedi kiکہا qāla
Do you argue with mebenimle tartışıyor musunuz?کیا تم جھگڑے ہو مجھ سے atuḥājjūnnī concerninghakkındaمیں Allahاللہ کے بارے l-lahi while certainlymuhakkakحالانکہ تحقیق waqad He has guided mebeni doğru yola iletmiş ikenاس نے ہدایت دی مجھ کو hadāni And notben korkmamاور نہیں walā (do) I fearمیں ڈرتا akhāfu whatşeylerdenجو you associatesizin ortak koştuğunuzتم شریک ٹھہراتے ہو tush'rikūna with HimO'naساتھ اس کے bihi
unlessancakمگر illā [that]dilediği olurکہ an willsچاہیے yashāa my LordRabbiminمیرا رب rabbī anythingşeylerکوئی چیز shayan Encompasseskuşatmıştırوسعت والا ہے۔ اچھا یا برا ہے wasiʿa my LordRabbimمیرا رب rabbī everyheہر kulla thingşeyiچیز پر shayin (in) knowledgebilgiceعلم کے اعتبار سے ʿil'man Then will nothala öğüt almıyor musunuz?کیا بھلا تم afalā
you take heedنصیحت نہیں پکڑتے tatadhakkarūna٨٠ And howve nasılاور کس طرح wakayfa could I fearben korkarımمیں ڈروں akhāfu whatşeylerdenجن کو you associate (with Allah)sizin ortak koştuğunuzشریک ٹھہراتے ہو تم ashraktum while notkorkmuyorsunuz daحالانکہ نہیں walā
you fearتم ڈرتے takhāfūna that yousizبیشک تم۔ یہ کہ تم annakum have associatedortak koşmaktanشریک ٹھہراتے ہو تم ashraktum with AllahAllah'ınاللہ کے ساتھ bil-lahi whatşeyleriجو notindirmediğiنہیں lam did He send downاس نے اتاری yunazzil for ithakkındaاس کی bihi to yousizeتم پر ʿalaykum
any authorityhiçbir delilکوئی دلیل sul'ṭānan So whichşimdi hangisiتو کون سا fa-ayyu (of) the two partiesiki topluluktanدونوں گروہوں میں سے l-farīqayni has more rightdaha layıktırزیادہ حق دار ہے aḥaqqu to securitygüvende olmağaامن کا bil-amni ifeğerاگر in youisenizہو تم kuntum knowbiliyorتم جانتے taʿlamūna٨١
١٣٨
‹ 136page 137 of the printed Mushaf138 ›