●●●●●●

سُورَةُ التوبة

At-Tawbah / The Repentance

Medinan  ◆  129 Verses

بَرَآءَةٌ مِّنَ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦٓ إِلَى ٱلَّذِينَ عَـٰهَدتُّم مِّنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ ١

Freedom from obligationsihtardırبرات ہےbarāatunfromAllahtanسےminaAllahاللہ (کی طرف سے )l-lahiand His Messengerve Elçisindenاور اس کے رسول کی (طرف سے)warasūlihitokimselereطرف سےilāthose (with) whomان لوگوں کی طرفalladhīnayou made a covenantandlaşma yaptığınızمعاہدے کیے تم نےʿāhadttumfrommüşriklerdenسےminathe polytheistsمشرکین میں سےl-mush'rikīna

1 [This is a declaration of] disassociation, from Allah and His Messenger, to those with whom you had made a treaty among the polytheists.

1 Allah'tan ve Peygamberinden, kendileriyle andlaşma yaptığınız müşriklere ihtardır: Yeryüzünde dört ay daha dolaşabilirsiniz. Allah'ı aciz bırakamayacağınızı, Allah'ın inkarcıları rezil edeceğini bilin.

1 Allah'dan ve Resulü'nden bir ültimatomdur bu, kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere:

1 (اے اہل اسلام اب) خدا اور اس کے رسول کی طرف سے مشرکوں سے جن سے تم نے عہد کر رکھا تھا بیزاری (اور جنگ کی تیاری) ہے

1 1اِعلان براٴت ہے اللہ اور اُس کے رسُول کی طرف سے اُن مشرکین کو جن سے تم نے معاہدے کیے تھے۔2

فَسِيحُواۡ فِى ٱلۡأَرۡضِ أَرۡبَعَةَ أَشۡهُرٍ وَٱعۡلَمُوٓاۡ أَنَّكُمۡ غَيۡرُ مُعۡجِزِى ٱللَّهِ‌ۙ وَأَنَّ ٱللَّهَ مُخۡزِى ٱلۡكَـٰفِرِينَ ٢

So move aboutdolaşınپس چلو پھرو۔ سیر کروfasīḥūinyeryüzündeمیںthe landزمین (میں)l-arḍi(during) fourdörtچارarbaʿatamonthsayمہینےashhurinbut knowve bilin kiاور جان لوwa-iʿ'lamūthat yousizبیشک تمannakum(can) notdeğilsinizنہیںghayruescapeaciz bırakacakعاجز کرنے والےmuʿ'jizīAllahAllah'ıاللہ کوl-lahiand thatve şüphesizاور بیشکwa-annaAllahاللہ تعالیٰl-laha(is) the One Who (will) disgracerezil perişan edecektir'رسوا کرنے والا ہےmukh'zīthe disbelieverskafirleriکافروں کوl-kāfirīna

2 So travel freely, [O disbelievers], throughout the land [during] four months but know that you cannot cause failure to Allah and that Allah will disgrace the disbelievers.

2 Allah'tan ve Peygamberinden, kendileriyle andlaşma yaptığınız müşriklere ihtardır: Yeryüzünde dört ay daha dolaşabilirsiniz. Allah'ı aciz bırakamayacağınızı, Allah'ın inkarcıları rezil edeceğini bilin.

2 Bundan böyle yeryüzünde dört ay daha istediğiniz gibi gezip dolaşın. Şunu da bilin ki, Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Allah kâfirleri mutlaka perişan edecektir.

2 تو (مشرکو تم) زمین میں چار مہینے چل پھر لو اور جان رکھو کہ تم خدا کو عاجز نہ کرسکو گے۔ اور یہ بھی کہ خدا کافروں کو رسوا کرنے والا ہے

2 پس تم لوگ ملک میں چار مہینے اور چل پھر لو1 اور جان رکھو کہ تم اللہ کو عاجز کرنے والے نہیں ہو، اور یہ کہ اللہ منکرینِ حق کو رُسوا کرنے والا ہے

وَأَذٰنٌ مِّنَ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦٓ إِلَى ٱلنَّاسِ يَوۡمَ ٱلۡحَجِّ ٱلۡأَكۡبَرِ أَنَّ ٱللَّهَ بَرِىٓءٌ مِّنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ‌ۙ وَرَسُولُهُۥ‌ۚ فَإِن تُبۡتُمۡ فَهُوَ خَيۡرٌ لَّكُمۡ‌ۖ وَإِن تَوَلَّيۡتُمۡ فَٱعۡلَمُوٓاۡ أَنَّكُمۡ غَيۡرُ مُعۡجِزِى ٱللَّهِ‌ۗ وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواۡ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ ٣

And an announcementve duyurudurاور اعلان ہےwa-adhānunfrom AllahAllahtanسےminafrom Allahاللہ کی (طرف سے)l-lahiand His Messengerve Elçisindenاور اس کے رسول کی ( طرف سے)warasūlihitoinsanlaraطرفilāthe peopleلوگوں کی طرفl-nāsi(on the) daygünüدنyawma(of) the greater PilgrimageHacحجl-ḥaji(of) the greater Pilgrimageen büyükاکبر کےl-akbarithatşüphesizبیشکannaAllahاللہl-laha(is) free from obligationsuzaktırبری الذمہ ہےbarīon[of]puta tapanlardanسےmina(to) the polytheistsمشرکوں سےl-mush'rikīnaand (so is) His Messengerve Elçisiاور اس کا رسول بھیwarasūluhuSo ifeğerپھر اگرfa-inyou repenttevbe edersenizتو بہ کرلو تمtub'tumthen, it isbuتو وہfahuwabestdaha iyidirبہتر ہےkhayrunfor yousizin içinتمہارے لیےlakumBut ifve eğerاور اگرwa-inyou turn awaydönersenizمنہ پھیرا تم نےtawallaytumthen knowbilin kiتو جان لوfa-iʿ'lamūthat yousizبیشک تمannakum(can) notdeğilsinizنہیںghayruescapeaciz bırakacakعاجز کرنے والےmuʿ'jizīAllahAllah'ıاللہ کوl-lahiAnd give glad tidingsve müjdeleاور خوش خبری دے دوwabashiri(to) those whokimselereان لوگوں کوalladhīnadisbelieveinkar eden(lere)جنہوں نے کفر کیاkafarūof a punishmentbir azabıعذاب کیbiʿadhābinpainfulacıدردناکalīmin

3 And [it is] an announcement from Allah and His Messenger to the people on the day of the greater pilgrimage that Allah is disassociated from the disbelievers, and [so is] His Messenger. So if you repent, that is best for you; but if you turn away - then know that you will not cause failure to Allah. And give tidings to those who disbelieve of a painful punishment.

3 Allah'ın ve Peygamberinin, ortak koşanlardan uzak olduğunu, büyük hac günü, Allah ve peygamberi insanlara ilan eder. Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için daha hayırlı olur, yüz çevirirseniz, bilin ki siz Allah'ı aciz bırakamazsınız. İnkar edenlere can yakıcı azabı müjdele.

3 Ayrıca büyük hac günü Allah ve Rasulü tarafından insanlara bir ilandır ki, Allah da Resulü de müşriklerle yapılan antlaşmalara artık bağlı değildir. Eğer hemen tevbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Yok yine tevbeden yüz çevirirseniz biliniz ki, Allah'ı yıldıracak değilsiniz. Kâfirleri acı bir azap ile müjdele.

3 اور حج اکبر کے دن خدا اور اس کے رسول کی طرف سے لوگوں کو آگاہ کیا جاتا ہے کہ خدا مشرکوں سے بیزار ہے اور اس کا رسول بھی (ان سے دستبردار ہے)۔ پس اگر تم توبہ کرلو تو تمھارے حق میں بہتر ہے۔ اور اگر نہ مانو (اور خدا سے مقابلہ کرو) تو جان رکھو کہ تم خدا کو ہرا نہیں سکو گے اور (اے پیغمبر) کافروں کو دکھ دینے والے عذاب کی خبر سنا دو

3 اطلاعِ عام ہے اللہ اور کے رسول ؐ کی طرف سے حجِ اکبر کے دن1 تمام لوگوں کے لیے کہ اللہ مشرکین سے بری الذمّہ ہے اور اُس کا رسول ؐ بھی۔ اب اگر تم لوگ توبہ کر لو تو تمہارے ہی لیے بہتر ہے اور جو منہ پھیرتے ہو تو خوب سمجھ لو کہ تم اللہ کو عاجز کرنے والے نہیں ہو۔ اور اے نبی ؐ ، انکار کرنے والوں کو سخت عذاب کی خوشخبری سُنا دو

إِلَّا ٱلَّذِينَ عَـٰهَدتُّم مِّنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ ثُمَّ لَمۡ يَنقُصُوكُمۡ شَيۡــًٔا وَلَمۡ يُظَـٰهِرُواۡ عَلَيۡكُمۡ أَحَدًا فَأَتِمُّوٓاۡ إِلَيۡهِمۡ عَهۡدَهُمۡ إِلَىٰ مُدَّتِهِمۡ‌ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلۡمُتَّقِينَ ٤

Exceptancak hariçسوائےillāthose (with) whomkimselerان لوگوں کوalladhīnayou have a covenantandlaşma yaptığınızجن سے عہد کیا تم نےʿāhadttumamongmüşriklerdenسےminathe polytheistsمشرکین میں (سے)l-mush'rikīnathensonraپھرthummanotsize eksik bırakmayanنہیںlamthey have failed youانہوں نے کمی کی تم سےyanquṣūkum(in any) thinghiçbir şeyiکچھ بھیshayanand notveاور نہیںwalamthey have supportedarka çıkmayanlarانہوں نے پشت پناہی کیyuẓāhirūagainst yousize karşıتمہارے خلافʿalaykumanyonehiç kimseyeکسی کیaḥadanso fulfiltamamlayınتو پورا کروfa-atimmūto themonlarınان کی طرفilayhimtheir treatyandlaşmalarınıان کے عہد کوʿahdahumtillkadarتکilātheir termtanıdığınız süreyeان کی مدت تکmuddatihimIndeedşüphesizبیشکinnaAllahاللہ تعالیٰl-lahalovesseverپسند کرتا ہےyuḥibbuthe righteouskorunanlarıتقوی والوں کوl-mutaqīna

4 Excepted are those with whom you made a treaty among the polytheists and then they have not been deficient toward you in anything or supported anyone against you; so complete for them their treaty until their term [has ended]. Indeed, Allah loves the righteous [who fear Him].

4 Yalnız, andlaşma hükümlerinde size karşı bir eksiklik yapmayan ve aleyhinizde kimseye yardım etmeyen müşriklerle yaptığınız andlaşmaya sonuna kadar riayet edin. Allah sakınanları sever.

4 Ancak kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklerden size olan ahitlerinde hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiçbir kimseye yardımda bulunmamış olanlar bunun dışındadır. Siz de onlarla olan antlaşmanızın hükümlerine antlaşma süresinin sonuna kadar uyunuz. Muhakkak ki, Allah müttakileri sever.

4 البتہ جن مشرکوں کے ساتھ تم نے عہد کیا ہو اور انہوں نے تمہارا کسی طرح کا قصور نہ کیا ہو اور نہ تمہارے مقابلے میں کسی کی مدد کی ہو تو جس مدت تک ان کے ساتھ عہد کیا ہو اسے پورا کرو۔ (کہ) خدا پرہیزگاروں کو دوست رکھتا ہے

4 بجز اُن مشرکین کے جن سے تم نے معاہدے کیے پھر اُنہوں نے اپنے عہد کو پورا کرنے میں تمہارے ساتھ کوئی کمی نہیں کی اور نہ تمہارے خلاف کسی کی مدد کی، تو ایسے لوگوں کے ساتھ تم بھی مُدتِ معاہدہ تک وفا کرو کیونکہ اللہ متقیوں ہی کو پسند کرتا ہے۔1

فَإِذَا ٱنسَلَخَ ٱلۡأَشۡهُرُ ٱلۡحُرُمُ فَٱقۡتُلُواۡ ٱلۡمُشۡرِكِينَ حَيۡثُ وَجَدتُّمُوهُمۡ وَخُذُوهُمۡ وَٱحۡصُرُوهُمۡ وَٱقۡعُدُواۡ لَهُمۡ كُلَّ مَرۡصَدٍ‌ۚ فَإِن تَابُواۡ وَأَقَامُواۡ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُاۡ ٱلزَّكَوٰةَ فَخَلُّواۡ سَبِيلَهُمۡ‌ۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ ٥

Then whenzamanپھر جبfa-idhāhave passedgeçtiğiگزر جائیںinsalakhathe sacred monthsaylarمہینےl-ashhuruthe sacred monthsharamحرامl-ḥurumuthen killöldürünتو قتل کروfa-uq'tulūthe polytheistsortak koşanlarıمشرکوں کوl-mush'rikīnawhereverneredeجہاں کہیںḥaythuyou find thembulursanız onlarıپاؤ تم ان کوwajadttumūhumand seize themve onları yakalayınاور پکڑو ان کوwakhudhūhumand besiege themve hapsedinاور گھیرو ان کوwa-uḥ'ṣurūhumand sit (in wait)ve otur(up) bekleyinاور بیٹھ جاؤwa-uq'ʿudūfor themonlarıان کے لیےlahum(at) everyherہرkullaplace of ambushgözetleme yerindeگھات پرmarṣadinBut ifeğerپھر اگرfa-inthey repenttevbe ederlerseوہ توبہ کرلیںtābūand establishve kılarlarsaاور قائم کریںwa-aqāmūthe prayernamazıنمازl-ṣalataand giveve verirlerseاور ادا کریںwaātawūthe zakahzekatıزکوۃl-zakatathen leaveserbest bırakınتو چھوڑ دوfakhallūtheir wayyollarınıان کا راستہsabīlahumIndeedçünküبیشکinnaAllahاللہ تعالیٰl-laha(is) Oft-Forgivingbağışlayandırبخشنے والاghafūrunMost Mercifulesirgeyendirمہربان ہےraḥīmun

5 And when the sacred months have passed, then kill the polytheists wherever you find them and capture them and besiege them and sit in wait for them at every place of ambush. But if they should repent, establish prayer, and give zakah, let them [go] on their way. Indeed, Allah is Forgiving and Merciful.

5 Hürmetli aylar çıkınca, puta tapanları bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayıp hapsedin; her gözetleme yerinde onları bekleyin. Eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse yollarını serbest bırakın. Doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder.

5 Şu haram aylar bir çıktı mı artık o müşrikleri nerede bulursanız öldürün, yakalayın, hapsedin ve bütün geçit başlarını tutun. Eğer tevbe ederler ve namaz kılıp zekatı verirlerse onları serbest bırakın. Muhakkak ki, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

5 جب عزت کے مہینے گزر جائیں تو مشرکوں کو جہاں پاؤ قتل کر دو اور پکڑلو اور گھیرلو اور ہر گھات کی جگہ ان کی تاک میں بیٹھے رہو۔ پھر اگر وہ توبہ کرلیں اور نماز پڑھنے اور زکوٰة دینے لگیں تو ان کی راہ چھوڑ دو۔ بےشک خدا بخشنے والا مہربان ہے

5 پس جب حرام مہینے گزر جائیں1 تو مشرکین کو قتل کرو جہاں پاوٴ اور انہیں پکڑو اور گھیرو اور ہر گھات میں اُن کی خبر لینے کے لیے بیٹھو۔ پھر اگر وہ توبہ کر لیں اور نماز قائم کریں اور زکوٰة دیں تو انہیں چھوڑ دو۔2 اللہ درگزر کرنے والااور رحم فرمانے والا ہے

وَإِنۡ أَحَدٌ مِّنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ ٱسۡتَجَارَكَ فَأَجِرۡهُ حَتَّىٰ يَسۡمَعَ كَلَـٰمَ ٱللَّهِ ثُمَّ أَبۡلِغۡهُ مَأۡمَنَهُۥ‌ۚ ذٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ قَوۡمٌ لَّا يَعۡلَمُونَ ٦

And ifve eğerاور اگرwa-inanyonebirisiکوئی ایکaḥadunofortak koşanlardanسےminathe polytheistsمشرکین میں سےl-mush'rikīnaseek your protectionaman dilerseپناہ مانگے تم سےis'tajārakathen grant him protectiononu yanına alتم پناہ دے دو اس کوfa-ajir'huuntilta kiیہاں تک کہḥattāhe hearsişitsinوہ سن لےyasmaʿa(the) Words of Allahsözünüکلامkalāma(the) Words of AllahAllah'ınاللہ کاl-lahiThensonraپھرthummaescort himonu ulaştırپہنچا دو اس کوabligh'hu(to) his place of safetygüvenli bir yereاس کی جائے امن میںmamanahuThatböyle (yap)یہdhālika(is) because theyçünkü onlarبوجہ اس کے کہ بیشک وہbi-annahum(are) a peoplebir toplulukturایسے لوگ ہیںqawmun(who) do not knowbilmezنہیں(who) do not knowجو علم رکھتےyaʿlamūna

6 And if any one of the polytheists seeks your protection, then grant him protection so that he may hear the words of Allah. Then deliver him to his place of safety. That is because they are a people who do not know.

6 Puta tapanlardan biri sana sığınırsa, onu güvene al; ta ki Allah'ın sözünü dinlesin. Sonra onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur.

6 Eğer müşriklerden biri aman dilerse, ona aman ver. Ta ki, Allah'ın kelâmını dinlesin. Sonra onu güvenlik içinde olduğu yere kadar gönder. Çünkü bunlar gerçekten de bilgisiz bir kavimdirler.

6 اور اگر کوئی مشرک تم سے پناہ کا خواستگار ہو تو اس کو پناہ دو یہاں تک کہ کلام خدا سننے لگے پھر اس کو امن کی جگہ واپس پہنچادو۔ اس لیے کہ یہ بےخبر لوگ ہیں

6 اور اگر مشرکین میں سے کوئی شخص پناہ مانگ کر تمہارے پاس آنا چاہے ( تاکہ اللہ کا کلام سُنے) تو اُسے پناہ دے دو یہاں تک کہ وہ اللہ کا کلام سُن لے۔ پھر اُسے اس کے مامن تک پہنچا دو، یہ اِس لیے کرنا چاہیے کہ یہ لوگ علم نہیں رکھتے۔ 1

Surah 9 / At-Tawbah / The Repentance سورة التوبة 188

سُورَةُ التوبة

At-Tawbah / The Repentance  ◆  Medinan · 129 Verses

Freedom from obligationsihtardırبرات ہے barāatun fromAllahtanسے mina Allahاللہ (کی طرف سے ) l-lahi and His Messengerve Elçisindenاور اس کے رسول کی (طرف سے) warasūlihi tokimselereطرف سے ilā those (with) whomان لوگوں کی طرف alladhīna you made a covenantandlaşma yaptığınızمعاہدے کیے تم نے ʿāhadttum frommüşriklerdenسے mina the polytheistsمشرکین میں سے l-mush'rikīna١
So move aboutdolaşınپس چلو پھرو۔ سیر کرو fasīḥū inyeryüzündeمیں the landزمین (میں) l-arḍi (during) fourdörtچار arbaʿata monthsayمہینے ashhurin but knowve bilin kiاور جان لو wa-iʿ'lamū that yousizبیشک تم annakum (can) notdeğilsinizنہیں ghayru escapeaciz bırakacakعاجز کرنے والے muʿ'jizī
AllahAllah'ıاللہ کو l-lahi and thatve şüphesizاور بیشک wa-anna Allahاللہ تعالیٰ l-laha (is) the One Who (will) disgracerezil perişan edecektir'رسوا کرنے والا ہے mukh'zī the disbelieverskafirleriکافروں کو l-kāfirīna٢ And an announcementve duyurudurاور اعلان ہے wa-adhānun from AllahAllahtanسے mina from Allahاللہ کی (طرف سے) l-lahi and His Messengerve Elçisindenاور اس کے رسول کی ( طرف سے) warasūlihi
toinsanlaraطرف ilā the peopleلوگوں کی طرف l-nāsi (on the) daygünüدن yawma (of) the greater PilgrimageHacحج l-ḥaji (of) the greater Pilgrimageen büyükاکبر کے l-akbari thatşüphesizبیشک anna Allahاللہ l-laha (is) free from obligationsuzaktırبری الذمہ ہے barīon [of]puta tapanlardanسے mina (to) the polytheistsمشرکوں سے l-mush'rikīna
and (so is) His Messengerve Elçisiاور اس کا رسول بھی warasūluhu So ifeğerپھر اگر fa-in you repenttevbe edersenizتو بہ کرلو تم tub'tum then, it isbuتو وہ fahuwa bestdaha iyidirبہتر ہے khayrun for yousizin içinتمہارے لیے lakum But ifve eğerاور اگر wa-in you turn awaydönersenizمنہ پھیرا تم نے tawallaytum then knowbilin kiتو جان لو fa-iʿ'lamū
that yousizبیشک تم annakum (can) notdeğilsinizنہیں ghayru escapeaciz bırakacakعاجز کرنے والے muʿ'jizī AllahAllah'ıاللہ کو l-lahi And give glad tidingsve müjdeleاور خوش خبری دے دو wabashiri (to) those whokimselereان لوگوں کو alladhīna disbelieveinkar eden(lere)جنہوں نے کفر کیا kafarū of a punishmentbir azabıعذاب کی biʿadhābin painfulacıدردناک alīmin
٣ Exceptancak hariçسوائے illā those (with) whomkimselerان لوگوں کو alladhīna you have a covenantandlaşma yaptığınızجن سے عہد کیا تم نے ʿāhadttum amongmüşriklerdenسے mina the polytheistsمشرکین میں (سے) l-mush'rikīna thensonraپھر thumma notsize eksik bırakmayanنہیں lam they have failed youانہوں نے کمی کی تم سے yanquṣūkum
(in any) thinghiçbir şeyiکچھ بھی shayan and notveاور نہیں walam they have supportedarka çıkmayanlarانہوں نے پشت پناہی کی yuẓāhirū against yousize karşıتمہارے خلاف ʿalaykum anyonehiç kimseyeکسی کی aḥadan so fulfiltamamlayınتو پورا کرو fa-atimmū to themonlarınان کی طرف ilayhim their treatyandlaşmalarınıان کے عہد کو ʿahdahum tillkadarتک ilā
their termtanıdığınız süreyeان کی مدت تک muddatihim Indeedşüphesizبیشک inna Allahاللہ تعالیٰ l-laha lovesseverپسند کرتا ہے yuḥibbu the righteouskorunanlarıتقوی والوں کو l-mutaqīna٤ Then whenzamanپھر جب fa-idhā have passedgeçtiğiگزر جائیں insalakha the sacred monthsaylarمہینے l-ashhuru the sacred monthsharamحرام l-ḥurumu
then killöldürünتو قتل کرو fa-uq'tulū the polytheistsortak koşanlarıمشرکوں کو l-mush'rikīna whereverneredeجہاں کہیں ḥaythu you find thembulursanız onlarıپاؤ تم ان کو wajadttumūhum and seize themve onları yakalayınاور پکڑو ان کو wakhudhūhum and besiege themve hapsedinاور گھیرو ان کو wa-uḥ'ṣurūhum
and sit (in wait)ve otur(up) bekleyinاور بیٹھ جاؤ wa-uq'ʿudū for themonlarıان کے لیے lahum (at) everyherہر kulla place of ambushgözetleme yerindeگھات پر marṣadin But ifeğerپھر اگر fa-in they repenttevbe ederlerseوہ توبہ کرلیں tābū and establishve kılarlarsaاور قائم کریں wa-aqāmū the prayernamazıنماز l-ṣalata
and giveve verirlerseاور ادا کریں waātawū the zakahzekatıزکوۃ l-zakata then leaveserbest bırakınتو چھوڑ دو fakhallū their wayyollarınıان کا راستہ sabīlahum Indeedçünküبیشک inna Allahاللہ تعالیٰ l-laha (is) Oft-Forgivingbağışlayandırبخشنے والا ghafūrun Most Mercifulesirgeyendirمہربان ہے raḥīmun٥
And ifve eğerاور اگر wa-in anyonebirisiکوئی ایک aḥadun ofortak koşanlardanسے mina the polytheistsمشرکین میں سے l-mush'rikīna seek your protectionaman dilerseپناہ مانگے تم سے is'tajāraka then grant him protectiononu yanına alتم پناہ دے دو اس کو fa-ajir'hu untilta kiیہاں تک کہ ḥattā he hearsişitsinوہ سن لے yasmaʿa
(the) Words of Allahsözünüکلام kalāma (the) Words of AllahAllah'ınاللہ کا l-lahi Thensonraپھر thumma escort himonu ulaştırپہنچا دو اس کو abligh'hu (to) his place of safetygüvenli bir yereاس کی جائے امن میں mamanahu Thatböyle (yap)یہ dhālika (is) because theyçünkü onlarبوجہ اس کے کہ بیشک وہ bi-annahum (are) a peoplebir toplulukturایسے لوگ ہیں qawmun (who) do not knowbilmezنہیں (who) do not knowجو علم رکھتے yaʿlamūna٦
١٨٨
‹ 186page 187 of the printed Mushaf188 ›