●●●●●●

سُورَةُ يونس

Yunus / Jonah

Meccan  ◆  109 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

الٓر‌ۚ تِلۡكَ ءَايَـٰتُ ٱلۡكِتَـٰبِ ٱلۡحَكِيمِ ١

Alif Lam RaElif Lâm Râالۗرٰalif-lam-raThesebunlarیہtil'ka(are the) versesayetleridirآیات ہیںāyātu(of) the BookKitab'ınکتابl-kitābithe wisehikmetliحکیم کی (حکمت والی کتاب کی)l-ḥakīmi

1 Alif, Lam, Ra. These are the verses of the wise Book

1 Elif, Lam, Ra. İşte bunlar hikmetli Kitap'ın ayetleridir.

1 Elif, Lâm, Râ. İşte bunlar o hikmetli kitabın âyetleridir.

1 آلرا ۔ یہ بڑی دانائی کی کتاب کی آیتیں ہیں

1 ا ل ر، یہ اُس کتاب کی آیات ہیں جو حکمت و دانش سے لبریز ہے۔1

أَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا أَنۡ أَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ رَجُلٍ مِّنۡهُمۡ أَنۡ أَنذِرِ ٱلنَّاسَ وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاۡ أَنَّ لَهُمۡ قَدَمَ صِدۡقٍ عِندَ رَبِّهِمۡ‌ۗ قَالَ ٱلۡكَـٰفِرُونَ إِنَّ هَـٰذَا لَسَـٰحِرٌ مُّبِينٌ ٢

Is itmı geldi?کیا ہےakānafor the mankindinsanlaraلوگوں کے لیےlilnnāsia wondertuhafعجیب باتʿajabanthatvahyetmemizکہanWe revealedوحی کی ہم نےawḥaynātobir adamaطرفilāa manایک شخص کےrajulinfrom (among) themiçlerindenان میں سےmin'humthatdiyeکہanWarnuyarsınخبردار کروandhirithe mankindinsanlarıلوگوں کوl-nāsaand give glad tidingsve müjdelesinاور بشارت دوwabashiri(to) those whokimselereان لوگوں کوalladhīnabelieveiman edenlereجو ایمان لائےāmanūthat(ki) şüphesizکہannafor themonlar için vardırبیشک ان کے لیےlahum(will be) a respectable positionmakamıمرتبہ ہےqadama(will be) a respectable positiondoğrulukسچائی کاṣid'qinnearkatındaپاسʿindatheir LordRableriان کے رب کےrabbihimSaiddediler kiکہاqālathe disbelieverskâfirlerکافروں نےl-kāfirūnaIndeedşüphesizبیشکinnathisbuیہhādhā(is) surely a magicianbir büyücüdürالبتہ جادوگر ہےlasāḥirunobviousapaçıkکھلاmubīnun

2 Have the people been amazed that We revealed [revelation] to a man from among them, [saying], "Warn mankind and give good tidings to those who believe that they will have a [firm] precedence of honor with their Lord"? [But] the disbelievers say, "Indeed, this is an obvious magician."

2 İçlerinden birine, "İnsanları uyar ve inananlara, Rableri katında yüksek makamlar olduğunu müjdele" diye vahyetmemiz, insanların tuhafına mı gitti ki, kafirler: "Bu apaçık bir büyücüdür" dediler?

2 İnsanları (eğri yolun sonundan) korkut, inananlara Rableri nezdindeki yüksek makamları müjdele, diye içlerinden bir adama vahyimizi göndermemiz onlara tuhaf mı geldi? Kâfirler: "Hiç şüphesiz bu besbelli bir sihirbaz." dediler.

2 کیا لوگوں کو تعجب ہوا کہ ہم نے ان ہی میں سے ایک مرد کو حکم بھیجا کہ لوگوں کو ڈر سنا دو۔ اور ایمان لانے والوں کو خوشخبری دے دو کہ ان کے پروردگار کے ہاں ان کا سچا درجہ ہے۔ (ایسے شخص کی نسبت) کافر کہتے ہیں کہ یہ صریح جادوگر ہے

2 کیا لوگوں کے لیے یہ ایک عجیب بات ہو گئی کہ ہم نے خود اُنہی میں سے ایک آدمی کو اشارہ کیا کہ (غفلت میں پڑے ہوئے) لوگوں کو چونکا دے اور جو مان لیں ان کو خوشخبری دیدے کہ ان کے لیے اُن کے ربّ کے پاس سچی عزت و سرفرازی ہے؟1 (کیا یہی وہ بات ہے جس پر ) منکرینِ نے کہا کہ یہ شخص تو کھُلا جادوگر ہے؟2

إِنَّ رَبَّكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِ‌ۖ يُدَبِّرُ ٱلۡأَمۡرَ‌ۖ مَا مِن شَفِيعٍ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ إِذۡنِهِۦ‌ۚ ذٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡ فَٱعۡبُدُوهُ‌ۚ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ ٣

Indeedşüphesizبیشکinnayour Lordsizin Rabbinizرب تمہاراrabbakumu(is) AllahAllah'tırاللہ ہےl-lahuthe One Whokiجس نےalladhīcreatedyarattıپیدا کیاkhalaqathe heavensgökleriآسمانوں کوl-samāwātiand the earthve yeriاور زمین کوwal-arḍainaltıمیںsixچھsittatiperiodsgündeدنوںayyāminthensonraپھرthummaHe establishedkuşattıوہ مستوی ہواis'tawāonArş'ıپرʿalāthe Throneعرشl-ʿarshidisposingdüzene koyduتدبیر کرتا ہےyudabbiruthe affairsişleriتمام معاملات کیl-amraNotyokturنہیں(is) any intercessorkimseکوئیmin(is) any intercessorşefaat edecekسفارشیshafīʿinexceptdışındaمگرillāafterO'nun izniminafterبعد اس کےbaʿdiHis permissionاذن کےidh'nihiThatişte budurیہ ہےdhālikumu(is) AllahAllahاللہl-lahuyour LordRabbiniz olanرب تمہاراrabbukumso worship HimO'na kulluk edinپس عبادت کرو اس کیfa-uʿ'budūhuThen will notDüşünüp öğüt almaz mısınız?کیا بھلا نہیںafalāyou rememberتم نصیحت پکڑتےtadhakkarūna

3 Indeed, your Lord is Allah, who created the heavens and the earth in six days and then established Himself above the Throne, arranging the matter [of His creation]. There is no intercessor except after His permission. That is Allah, your Lord, so worship Him. Then will you not remember?

3 Doğrusu sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratıp sonra arşa hükmeden, işi düzenleyen Allah'tır, izni olmadan kimse şefaat edemez. İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'na kulluk edin. Nasihat dinlemez misiniz?

3 Rabbiniz o Allah'dır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra arş üzerine istiva etti (onu hükmü altına aldı), işi tedbir eyliyor. O'nun izni olmaksızın hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'na ibadet ediniz! Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?

3 تمہارا پروردگار تو خدا ہی ہے جس نے آسمان اور زمین چھ دن میں بنائے پھر عرش (تخت شاہی) پر قائم ہوا وہی ہر ایک کا انتظام کرتا ہے۔ کوئی (اس کے پاس) اس کا اذن حاصل کیے بغیر کسی کی سفارش نہیں کرسکتا، یہی خدا تمہارا پروردگار ہے تو اسی کی عبادت کرو۔ بھلا تم غور کیوں نہیں کرتے

3 حقیقت یہ ہے کہ تمہارا ربّ وہی خدا ہے جس نے آسمانوں اور زمین کو چھ دنوں میں پیدا کیا، پھر تختِ حکومت پر جلوہ گر ہوا اور کائنات کا انتظام چلارہا ہے۔1 کوئی شفاعت (سفارش) کرنے والا نہیں ہے اِلّا یہ کہ اس کی اجازت کے بعد شفاعت کرے۔2 یہی اللہ تمہارا ربّ ہے لہٰذا تم اُسی کی عبادت کرو۔3 پھر کیا تم ہوش میں نہ آوٴ گے؟4

إِلَيۡهِ مَرۡجِعُكُمۡ جَمِيعًا‌ۖ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَقًّا‌ۚ إِنَّهُۥ يَبۡدَؤُاۡ ٱلۡخَلۡقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ لِيَجۡزِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواۡ وَعَمِلُواۡ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ بِٱلۡقِسۡطِ‌ۚ وَٱلَّذِينَ كَفَرُواۡ لَهُمۡ شَرَابٌ مِّنۡ حَمِيمٍ وَعَذَابٌ أَلِيمُۢ بِمَا كَانُواۡ يَكۡفُرُونَ ٤

To HimO'nadırاس کی طرفilayhi(will be) your returndönüşüلوٹنا ہے تمہاراmarjiʿukum[all]hepinizinسب کاjamīʿanPromisevaadiوعدہ ہےwaʿda(of) AllahAllah'ınاللہ کاl-lahi(is) truegerçektirسچاḥaqqanIndeed, HeO'durبیشک وہinnahuoriginatesilk kez başlatanابتدا کرتا ہےyabda-uthe creationyaratmayıپیدائش کیl-khalqathensonraپھرthummaHe repeats itonu tekrarlayanدوبارہ لوٹائے گا اس کوyuʿīduhuthat He may rewardkarşılıklarını vermek üzereتاکہ بدلہ دےliyajziyathose whokimselereان لوگوں کوalladhīnabelievediman eden(lere)جو ایمان لائےāmanūand didve ameller işleyen(lere)اور انہوں نے عمل کیےwaʿamilūthe good deedssalihاچھےl-ṣāliḥātiin justiceadaletli bir şekildeساتھ انصاف کےbil-qis'ṭiBut those whove kiimselereاور وہ لوگwa-alladhīnadisbelievedinkâr eden(lere)جنہوں نے کفر کیاkafarūfor themvardırان کے لیےlahum(will be) a drinkbir içecekپینا ہےsharābunofkaynar sudanکاminboiling fluidsکھولتے ہوئے پانیḥamīminand a punishmentve bir azapاور عذاب ہےwaʿadhābunpainfulacıklıدردناکalīmunbecausedolayıبوجہ اس کےbimāthey used (to)olmalarındanجو تھے وہkānūdisbelieveinkâr ediyor(lar)کفر کرتےyakfurūna

4 To Him is your return all together. [It is] the promise of Allah [which is] truth. Indeed, He begins the [process of] creation and then repeats it that He may reward those who have believed and done righteous deeds, in justice. But those who disbelieved will have a drink of scalding water and a painful punishment for what they used to deny.

4 Hepinizin dönüşü, O'nadır. Allah'ın vadi haktır. O, önce yaratır, sonra inanıp yararlı işler yapanların ve inkar edenlerin hareketlerinin karşılığını adaletle vermek için tekrar diriltir. İnkarcılara, inkarlarından ötürü kızgın bir içecek ve can yakıcı azab vardır.

4 Dönüşünüz hep O'nadır. Allah'ın vaadi haktır. Herşeyi ilk baştan yaratan O'dur. Sonra iman edip salih amel işleyenleri hak ettikleri ölçüde mükâfatlandırmak için geri döndürecek olan yine O'dur. Kâfirlere de inkâr ettikleri için kaynar sudan bir içki ve acıklı bir azap vardır.

4 اسی کے پاس تم سب کو لوٹ کر جانا ہے۔ خدا کا وعدہ سچا ہے۔ وہی خلقت کو پہلی بار پیدا کرتا ہے۔ پھر وہی اس کو دوبارہ پیدا کرے گا تاکہ ایمان والوں اور نیک کام کرنے والوں کو انصاف کے ساتھ بدلہ دے۔ اور جو کافر ہیں ان کے لیے پینے کو نہایت گرم پانی اور درد دینے والا عذاب ہوگا کیوں کہ (خدا سے) انکار کرتے تھے

4 اسی کی طرف تم سب کو پلٹ کا جانا ہے1، یہ اللہ کا پکا وعدہ ہے۔ بے شک پیدائش کی ابتداء وہی کرتا ہے، پھر وہی دوبارہ پیدا کرے گا،2 تاکہ جو لوگ ایمان لائے اور جنہوں نے نیک اعمال کیے ان کو پورے انصاف کے ساتھ جزا دے، اور جنہوں نے کُفر کا طریقہ اختیار کیا وہ کھولتا ہوا پانی پئیں اور دردناک سزا بُھگتیں اُس انکارِحق کی پاداش میں جو وہ کرتے رہے۔3

هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ ٱلشَّمۡسَ ضِيَآءً وَٱلۡقَمَرَ نُورًا وَقَدَّرَهُۥ مَنَازِلَ لِتَعۡلَمُواۡ عَدَدَ ٱلسِّنِينَ وَٱلۡحِسَابَ‌ۚ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ ذٰلِكَ إِلَّا بِٱلۡحَقِّ‌ۚ يُفَصِّلُ ٱلۡأَيَـٰتِ لِقَوۡمٍ يَعۡلَمُونَ ٥

HeO'durوہ اللہhuwa(is) the One Whoyapanوہ ذات ہےalladhīmadeجس نے بنایاjaʿalathe sungüneşiسورج کوl-shamsaa shining lightbir ışıkروشنḍiyāanand the moonve ayıاور چاند کوwal-qamaraa reflected lightbir nurچمکنے والاnūranand determined for itve düzenleyenاور مقدر کیں اس کیwaqaddarahuphasesbelli menzillere göreمنزلیںmanāzilathat you may knowbilmeniz içinتاکہ تم جان لوlitaʿlamū(the) numbersayısınıگنتیʿadada(of) the yearsyıllarınسالوں کیl-sinīnaand the count (of time)ve hesabınıاور حسابwal-ḥisābaNotyaratmamıştırنہیںcreatedپیدا کیاkhalaqaAllahاللہ نےl-lahuthatbütün bunlarıاس کوdhālikaexceptdışındaمگرillāin truthhak olmakحق کے ساتھbil-ḥaqiHe explainsetraflıca açıklıyorکھول کھول کر بیان کرتا ہےyufaṣṣiluthe Signsayetleriniآیات کوl-āyātifor a peoplebir topluluk içinاس قوم کے لیےliqawmin(who) knowbilenجو علم رکھتی ہوyaʿlamūna

5 It is He who made the sun a shining light and the moon a derived light and determined for it phases - that you may know the number of years and account [of time]. Allah has not created this except in truth. He details the signs for a people who know

5 Güneşi ışıklı ve ayı nurlu yapan; yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için, aya konak yerleri düzenleyen O'dur. Allah bunları ancak gerçeğe göre yaratmıştır; bilen millete ayetleri uzun uzadıya açıklıyor.

5 O Allah'dır ki, senelerin sayısını ve hesabını bilesiniz diye güneşi bir ışık, ayı da bir nur yaptı. Ve aya menziller tayin etti. Allah bunu hak olarak yarattı. O, bilecek olan bir kavim için âyetlerini ayrıntılı olarak açıklar.

5 وہی تو ہے جس نے سورج کو روشن اور چاند کو منور بنایا اور چاند کی منزلیں مقرر کیں تاکہ تم برسوں کا شمار اور (کاموں کا) حساب معلوم کرو۔ یہ (سب کچھ) خدا نے تدبیر سے پیدا کیا ہے۔ سمجھنے والوں کے لیے وہ اپنی آیاتیں کھول کھول کر بیان فرماتا ہے

5 وہی ہے جس نے سُورج کو اجیالا بنایا اور چاند کو چمک دی اور چاند کے گھٹنے بڑھنے کی منزلیں ٹھیک ٹھیک مقرر کر دیں تاکہ تم اُس سے برسوں اور تاریخوں کے حساب معلوم کرو اللہ نے یہ سب کچھ (کھیل کے طور پر نہیں بلکہ) با مقصد ہی بنایا ہے وہ اپنی نشانیوں کو کھول کھول کر پیش کر رہا ہے اُن لوگوں کے لیے جو علم رکھتے ہیں

إِنَّ فِى ٱخۡتِلَـٰفِ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَا خَلَقَ ٱللَّهُ فِى ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ لَأَيَـٰتٍ لِّقَوۡمٍ يَتَّقُونَ ٦

Indeedşüphesizبیشکinnainardarda gelmesindeمیں(the) alternationاختلافikh'tilāfi(of) the nightgeceراتal-layliand the dayve gündüzünاور دن کےwal-nahāriand whatyarattıklarındaاور جوwamā(has been) createdپیدا کیاkhalaqa(by) AllahAllah'ınاللہ نےl-lahuingöklerdeمیںthe heavensآسمانوںl-samāwātiand the earthve yerdeاور زمین میںwal-arḍi(are) Signsayetler vardırالبتہ نشانیاں ہیںlaāyātinfor a peoplebir topluluk içinان لوگوں کے لیےliqawminwho are God conscioussakınanجو بچنا چاہتے ہیںyattaqūna

6 Indeed, in the alternation of the night and the day and [in] what Allah has created in the heavens and the earth are signs for a people who fear Allah

6 Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesinde, Allah'ın göklerde ve yerde yarattıklarında, O'na karşı gelmekten sakınan kimseler için ayetler vardır.

6 Elbette gece ile gündüzün birbiri ardınca değişip durmasında ve Allah'ın göklerde ve yerde yarattıklarında sakınan bir kavim için bir çok delil vardır.

6 رات اور دن کے (ایک دوسرے کے پیچھے) آنے جانے میں اور جو چیزیں خدا نے آسمان اور زمین میں پیدا کی ہیں (سب میں) ڈرنے والوں کے لیے نشانیاں ہیں

6 یقیناً رات اور دن کے اُلٹ پھیر میں اور ہر اُس چیز میں جو اللہ نے زمین اور آسمانوں میں پیدا کی ہے، نشانیاں ہیں اُن لوگوں کے لیے جو (غلط بینی و غلط روی سے) بچنا چاہتے ہیں۔1

Surah 10 / Yunus / Jonah سورة يونس 209

سُورَةُ يونس

Yunus / Jonah  ◆  Meccan · 109 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Alif Lam RaElif Lâm Râالۗرٰ alif-lam-ra Thesebunlarیہ til'ka (are the) versesayetleridirآیات ہیں āyātu (of) the BookKitab'ınکتاب l-kitābi the wisehikmetliحکیم کی (حکمت والی کتاب کی) l-ḥakīmi١ Is itmı geldi?کیا ہے akāna for the mankindinsanlaraلوگوں کے لیے lilnnāsi a wondertuhafعجیب بات ʿajaban
thatvahyetmemizکہ an We revealedوحی کی ہم نے awḥaynā tobir adamaطرف ilā a manایک شخص کے rajulin from (among) themiçlerindenان میں سے min'hum thatdiyeکہ an Warnuyarsınخبردار کرو andhiri the mankindinsanlarıلوگوں کو l-nāsa and give glad tidingsve müjdelesinاور بشارت دو wabashiri (to) those whokimselereان لوگوں کو alladhīna believeiman edenlereجو ایمان لائے āmanū
that(ki) şüphesizکہ anna for themonlar için vardırبیشک ان کے لیے lahum (will be) a respectable positionmakamıمرتبہ ہے qadama (will be) a respectable positiondoğrulukسچائی کا ṣid'qin nearkatındaپاس ʿinda their LordRableriان کے رب کے rabbihim Saiddediler kiکہا qāla the disbelieverskâfirlerکافروں نے l-kāfirūna Indeedşüphesizبیشک inna thisbuیہ hādhā
(is) surely a magicianbir büyücüdürالبتہ جادوگر ہے lasāḥirun obviousapaçıkکھلا mubīnun٢ Indeedşüphesizبیشک inna your Lordsizin Rabbinizرب تمہارا rabbakumu (is) AllahAllah'tırاللہ ہے l-lahu the One Whokiجس نے alladhī createdyarattıپیدا کیا khalaqa the heavensgökleriآسمانوں کو l-samāwāti and the earthve yeriاور زمین کو wal-arḍa
inaltıمیں sixچھ sittati periodsgündeدنوں ayyāmin thensonraپھر thumma He establishedkuşattıوہ مستوی ہوا is'tawā onArş'ıپر ʿalā the Throneعرش l-ʿarshi disposingdüzene koyduتدبیر کرتا ہے yudabbiru the affairsişleriتمام معاملات کی l-amra Notyokturنہیں (is) any intercessorkimseکوئی min (is) any intercessorşefaat edecekسفارشی shafīʿin
exceptdışındaمگر illā afterO'nun izni min afterبعد اس کے baʿdi His permissionاذن کے idh'nihi Thatişte budurیہ ہے dhālikumu (is) AllahAllahاللہ l-lahu your LordRabbiniz olanرب تمہارا rabbukum so worship HimO'na kulluk edinپس عبادت کرو اس کی fa-uʿ'budūhu Then will notDüşünüp öğüt almaz mısınız?کیا بھلا نہیں afalā
you rememberتم نصیحت پکڑتے tadhakkarūna٣ To HimO'nadırاس کی طرف ilayhi (will be) your returndönüşüلوٹنا ہے تمہارا marjiʿukum [all]hepinizinسب کا jamīʿan Promisevaadiوعدہ ہے waʿda (of) AllahAllah'ınاللہ کا l-lahi (is) truegerçektirسچا ḥaqqan Indeed, HeO'durبیشک وہ innahu
originatesilk kez başlatanابتدا کرتا ہے yabda-u the creationyaratmayıپیدائش کی l-khalqa thensonraپھر thumma He repeats itonu tekrarlayanدوبارہ لوٹائے گا اس کو yuʿīduhu that He may rewardkarşılıklarını vermek üzereتاکہ بدلہ دے liyajziya those whokimselereان لوگوں کو alladhīna believediman eden(lere)جو ایمان لائے āmanū and didve ameller işleyen(lere)اور انہوں نے عمل کیے waʿamilū the good deedssalihاچھے l-ṣāliḥāti
in justiceadaletli bir şekildeساتھ انصاف کے bil-qis'ṭi But those whove kiimselereاور وہ لوگ wa-alladhīna disbelievedinkâr eden(lere)جنہوں نے کفر کیا kafarū for themvardırان کے لیے lahum (will be) a drinkbir içecekپینا ہے sharābun ofkaynar sudanکا min boiling fluidsکھولتے ہوئے پانی ḥamīmin and a punishmentve bir azapاور عذاب ہے waʿadhābun
painfulacıklıدردناک alīmun becausedolayıبوجہ اس کے bimā they used (to)olmalarındanجو تھے وہ kānū disbelieveinkâr ediyor(lar)کفر کرتے yakfurūna٤ HeO'durوہ اللہ huwa (is) the One Whoyapanوہ ذات ہے alladhī madeجس نے بنایا jaʿala the sungüneşiسورج کو l-shamsa
a shining lightbir ışıkروشن ḍiyāan and the moonve ayıاور چاند کو wal-qamara a reflected lightbir nurچمکنے والا nūran and determined for itve düzenleyenاور مقدر کیں اس کی waqaddarahu phasesbelli menzillere göreمنزلیں manāzila that you may knowbilmeniz içinتاکہ تم جان لو litaʿlamū (the) numbersayısınıگنتی ʿadada (of) the yearsyıllarınسالوں کی l-sinīna
and the count (of time)ve hesabınıاور حساب wal-ḥisāba Notyaratmamıştırنہیں createdپیدا کیا khalaqa Allahاللہ نے l-lahu thatbütün bunlarıاس کو dhālika exceptdışındaمگر illā in truthhak olmakحق کے ساتھ bil-ḥaqi He explainsetraflıca açıklıyorکھول کھول کر بیان کرتا ہے yufaṣṣilu the Signsayetleriniآیات کو l-āyāti
for a peoplebir topluluk içinاس قوم کے لیے liqawmin (who) knowbilenجو علم رکھتی ہو yaʿlamūna٥ Indeedşüphesizبیشک inna inardarda gelmesindeمیں (the) alternationاختلاف ikh'tilāfi (of) the nightgeceرات al-layli and the dayve gündüzünاور دن کے wal-nahāri and whatyarattıklarındaاور جو wamā (has been) createdپیدا کیا khalaqa
(by) AllahAllah'ınاللہ نے l-lahu ingöklerdeمیں the heavensآسمانوں l-samāwāti and the earthve yerdeاور زمین میں wal-arḍi (are) Signsayetler vardırالبتہ نشانیاں ہیں laāyātin for a peoplebir topluluk içinان لوگوں کے لیے liqawmin who are God conscioussakınanجو بچنا چاہتے ہیں yattaqūna٦
٢٠٩
‹ 207page 208 of the printed Mushaf209 ›