۞أَفَمَن يَعۡلَمُ أَنَّمَآ أُنزِلَ إِلَيۡكَ مِن رَّبِّكَ ٱلۡحَقُّ كَمَنۡ هُوَ أَعۡمَىٰٓ‌ۚ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُوۡلُواۡ ٱلۡأَلۡبَـٰبِ ١٩

Then is (he) whoolur mu?کیا بھلا وہafamanknowsbilenجو جانتا ہےyaʿlamuthat whichindirileninکہ بیشکannamāhas been revealedجو اتارا گیاunzilato yousanaآپ کی طرفilaykafromRabbindenطرف سےminyour Lordآپ کے رب کیrabbika(is) the truthhak olduğunuحق ہےl-ḥaqulike (one) whokimse gibiمانند اس کے ہےkaman[he]o (kendisi)جو وہhuwa(is) blindkör (olan)اندھا ہےaʿmāOnlyancakبیشکinnamāpay heedöğüt alırنصیحت پکڑتے ہیںyatadhakkarumensahipleriوالےulū(of) understandingsağduyuعقلl-albābi

19 Then is he who knows that what has been revealed to you from your Lord is the truth like one who is blind? They will only be reminded who are people of understanding -

19 Sana Rabbinden indirilenin gerçek olduğunu bilen kimse, onu bilmeyen köre benzer mi? Ancak akıl sahipleri ibret alırlar.

19 Şimdi Rabbinden sana indirilenin gerçekten hak olduğunu bilen bir kimse, kör olan bir kimse gibi olur mu? Fakat bunu ancak üstün akıllı ve temiz vicdanlı kimseler idrak ederler.

19 بھلا جو شخص یہ جانتا ہے کہ جو کچھ تمہارے پروردگار کی طرف سے تم پر نازل ہوا ہے حق ہے وہ اس شخص کی طرح ہے جو اندھا ہے اور سمجھتے تو وہی ہیں جو عقلمند ہیں

19 بھلا یہ کس طرح ممکن ہے کہ وہ شخص جو تمہارے ربّ کی اِس کتاب کو جو اس نے تم پر نازل کی ہے حق جانتا ہے، اور وہ شخص جو اس حقیقت کی طرف سے اندھا ہے، دونوں یکساں ہو جائیں؟1 نصیحت تو دانشمند لوگ ہی قبول کیا کرتے ہیں۔2

ٱلَّذِينَ يُوفُونَ بِعَهۡدِ ٱللَّهِ وَلَا يَنقُضُونَ ٱلۡمِيثَـٰقَ ٢٠

Those whoonlar kiیہ وہ لوگ ہیںalladhīnafulfillyerine getirirlerجو پورا کرتے ہیںyūfūnathe covenantahdiniعہد کوbiʿahdi(of) AllahAllah'ınاللہ کےl-lahiand notveاور نہیںwalāthey breakbozmazlarوہ توڑتےyanquḍūnathe contractandlaşmayıوعدے کوl-mīthāqa

20 Those who fulfill the covenant of Allah and do not break the contract,

20 Onlar, Allah'ın ahdini yerine getirirler, anlaşmayı bozmazlar.

20 Onlar ki, Allah'ın ahdini yerine getirirler ve antlaşmayı bozmazlar.

20 جو خدا کے عہد کو پورا کرتے ہیں اور اقرار کو نہیں توڑتے

20 اور ان کا طرز عمل یہ ہوتا ہے کہ اللہ کے ساتھ اپنے عہد کو پورا کرتے ہیں، اسے مضبوط باندھے کے بعد توڑ نہیں ڈالتے۔1

وَٱلَّذِينَ يَصِلُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيَخۡشَوۡنَ رَبَّهُمۡ وَيَخَافُونَ سُوٓءَ ٱلۡحِسَابِ ٢١

And those whove onlarاور وہ لوگwa-alladhīnajoinbitiştirirlerجو جوڑتے ہیںyaṣilūnawhatşeyiجو(has been) commandedistediğiحکم دیاamara(by) AllahAllah'ınاللہ نےl-lahu[for it]kendisiyleساتھ اس کےbihitobitiştirilmesiniکوanbe joinedجوڑا جائےyūṣalaand fearve saygılı olurاور وہ ڈرتے ہیںwayakhshawnatheir LordRablerine karşıاپنے رب سےrabbahumand are afraidve korkarlarاور وہ ڈرتے ہیںwayakhāfūna(of) the evilen kötüبرےsūathe accounthesaptanحساب سےl-ḥisābi

21 And those who join that which Allah has ordered to be joined and fear their Lord and are afraid of the evil of [their] account,

21 Onlar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi birleştirirler, Rablerinden korkarlar; kötü hesaptan ürkerler.

21 Ve onlar ki, Allah'ın riayet edilmesini emrettiği şeye riayet ederler ve Rablerine saygı gösterirler ve hesabın kötülüğünden korkarlar.

21 اور جن (رشتہ ہائے قرابت) کے جوڑے رکھنے کا خدا نے حکم دیا ہے ان کو جوڑے رکھتے اور اپنے پروردگار سے ڈرتے رہتے اور برے حساب سے خوف رکھتے ہیں

21 ان کی روش یہ ہوتی ہے کہ اللہ نے جن جن روابط کو برقرار رکھنے کا حکم دیا ہے1 انہیں برقرار رکھتے ہیں،اپنے ربّ سے ڈرتے ہیں اور اس بات کا خوف رکھتے ہیں کہ کہیں ان سے بُری طرح حساب نہ لیا جائے

وَٱلَّذِينَ صَبَرُواۡ ٱبۡتِغَآءَ وَجۡهِ رَبِّهِمۡ وَأَقَامُواۡ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَنفَقُواۡ مِمَّا رَزَقۡنَـٰهُمۡ سِرًّا وَعَلَانِيَةً وَيَدۡرَءُونَ بِٱلۡحَسَنَةِ ٱلسَّيِّئَةَ أُوۡلَـٰٓئِكَ لَهُمۡ عُقۡبَى ٱلدَّارِ ٢٢

And those whove onlarاور وہ لوگwa-alladhīna(are) patientsabrederlerجنہوں نے صبر کیاṣabarūseekingarzu ederekتلاش کرنے کے لئےib'tighāa(the) Faceyüzünü (rızasını)رضاwajhi(of) their LordRablerininاپنے رب کیrabbihimand establishve kılarlarاور قائم کی جنہوں نےwa-aqāmūthe prayernamazıنمازl-ṣalataand spendve harcarlarاور خرچ کیاwa-anfaqūfrom whatşeydenاس میں سے جوmimmāWe have provided themrızıklandırdığımızرزق دیا ہم نے ان کوrazaqnāhumsecretlygizliceپوشیدہsirranand publiclyve alenenاور ظاہرwaʿalāniyatanand they repelve savarlarاور وہ دور کرتے ہیںwayadraūnawith the goodiyilikleساتھ بھلائی کےbil-ḥasanatithe evil kötülüğüبرائیl-sayi-atathoseişteیہی لوگulāikafor themonlarındırان کے لئےlahum(is) the final attainmentsonuانجام ہےʿuq'bā(of) the Home şu yurdunگھر کا/ آخرت کے گھر کاl-dāri

22 And those who are patient, seeking the countenance of their Lord, and establish prayer and spend from what We have provided for them secretly and publicly and prevent evil with good - those will have the good consequence of [this] home -

22 Onlar, Rablerinin rızasını dileyerek sabrederler, namazı kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizlice ve açıkça sarfederler; iyilik yaparak kötülüğü ortadan kaldırırlar; işte onlara bu dünyanın iyi sonucu, girecekleri Adn cennetleri vardır; babalarının, eşlerinin, çocuklarının iyi olanları da oraya girerler. Melekler her kapıdan yanlarına girip: "Sabretmenize karşılık size selam olsun; burası dünyanın ne güzel bir sonucudur!" derler.

22 Rablerinin rızasını kazanmak arzusuyla sabrederler ve namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açıkça Allah yolunda harcarlar ve çirkinlikleri güzelliklerle yok ederler. İşte bunlar, bu hayatın akibeti kendilerinin olacak olanlardır.

22 اور جو پروردگار کی خوشنودی حاصل کرنے کے لیے (مصائب پر) صبر کرتے ہیں اور نماز پڑھتے ہیں اور جو (مال) ہم نے ان کو دیا ہے اس میں سے پوشیدہ اور ظاہر خرچ کرتے ہیں اور نیکی سے برائی دور کرتے ہیں یہی لوگ ہیں جن کے لیے عاقبت کا گھر ہے

22 اُن کا حال یہ ہوتا ہے کہ اپنے ربّ کی رضا کے لیے صبر سے کام لیتے ہیں1 ، نماز قائم کرتے ہیں، ہمارے دیے ہوئے رزق میں سے علانیہ اور پوشیدہ خرچ کرتے ہیں، اور بُرائی کو بھلائی سے دفع کرتے ہیں۔2 آخرت کا گھر انہی لوگوں کے لیے ہے

جَنَّـٰتُ عَدۡنٍ يَدۡخُلُونَهَا وَمَن صَلَحَ مِنۡ ءَابَآئِهِمۡ وَأَزۡوٰجِهِمۡ وَذُرِّيَّـٰتِهِمۡ‌ۖ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ يَدۡخُلُونَ عَلَيۡهِم مِّن كُلِّ بَابٍ ٢٣

Gardenscennetlerineباغات ہیں ہمیشہ کےjannātuof EdenAdnʿadninthey will enter themgirerlerجن میں وہ داخل ہوں گےyadkhulūnahāand whoeverve kimselerاور جو کوئیwaman(were) righteousiyi olanصالح ہواṣalaḥaamongbabalarındanسےmintheir fathersان کے باپوں میں (سے)ābāihimand their spousesve eşlerinden;اور ان کی بیویوں میں سےwa-azwājihimand their offspringsve çocuklarındanاور ان کی اولادوں میں سےwadhurriyyātihimAnd the Angelsve melekler deاور فرشتےwal-malāikatuwill entergirerlerداخل ہوں گےyadkhulūnaupon themyanlarınaان پرʿalayhimfromherسےmineveryہرkulligatekapıdanدروازےbābin

23 Gardens of perpetual residence; they will enter them with whoever were righteous among their fathers, their spouses and their descendants. And the angels will enter upon them from every gate, [saying],

23 Onlar, Rablerinin rızasını dileyerek sabrederler, namazı kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizlice ve açıkça sarfederler; iyilik yaparak kötülüğü ortadan kaldırırlar; işte onlara bu dünyanın iyi sonucu, girecekleri Adn cennetleri vardır; babalarının, eşlerinin, çocuklarının iyi olanları da oraya girerler. Melekler her kapıdan yanlarına girip: "Sabretmenize karşılık size selam olsun; burası dünyanın ne güzel bir sonucudur!" derler.

23 Adn cennetlerine girecekler, atalarından, eşlerinden ve zürriyetlerinden salih olanlarla birlikte olacaklar. Melekler de her kapıdan yanlarına girip şöyle diyecekler:

23 (یعنی) ہمیشہ رہنے کے باغات جن میں وہ داخل ہوں گے اور ان کے باپ دادا اور بیبیوں اور اولاد میں سے جو نیکوکار ہوں گے وہ بھی (بہشت میں جائیں گے) اور فرشتے (بہشت کے) ہر ایک دروازے سے ان کے پاس آئیں گے

23 یعنی ایسے باغ جو اُن کی ابدی قیام گاہ ہوں گے وہ خود بھی ان میں داخل ہوں گے اور ان کے آباؤ اجداد اور اُن کی بیویوں اور اُن کی اولاد میں سے جو جو صالح ہیں وہ بھی اُن کے ساتھ وہاں جائیں گے ملائکہ ہر طرف سے اُن کے استقبال کے لیے آئیں گے

سَلَـٰمٌ عَلَيۡكُم بِمَا صَبَرۡتُمۡ‌ۚ فَنِعۡمَ عُقۡبَى ٱلدَّارِ ٢٤

(Saying), "Peaceselamسلام ہوsalāmun(be) upon yousizeتم پرʿalaykumfor whatkarşılıkبوجہ اس کےbimāyou patiently enduredsabretmenizeجو صبر کیا تم نےṣabartumAnd excellentne güzelتو کتنا اچھا ہےfaniʿ'ma(is) the final attainmentsonuانجامʿuq'bā(of) the Homeyurdunگھر کاl-dāri

24 "Peace be upon you for what you patiently endured. And excellent is the final home."

24 Onlar, Rablerinin rızasını dileyerek sabrederler, namazı kılarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan, gizlice ve açıkça sarfederler; iyilik yaparak kötülüğü ortadan kaldırırlar; işte onlara bu dünyanın iyi sonucu, girecekleri Adn cennetleri vardır; babalarının, eşlerinin, çocuklarının iyi olanları da oraya girerler. Melekler her kapıdan yanlarına girip: "Sabretmenize karşılık size selam olsun; burası dünyanın ne güzel bir sonucudur!" derler.

24 "Sabrettiğiniz için size selam olsun. Ahiret yurdu ne güzeldir!"

24 (اور کہیں گے) تم پر رحمت ہو (یہ) تمہاری ثابت قدمی کا بدلہ ہے اور عاقبت کا گھر خوب (گھر) ہے

24 اور اُن سے کہیں گے کہ ”تم پر سلامتی ہے،1 تم نے دُنیا میں جس طرح صبر سے کام لیا اُس کی بدولت آج تم اِ س کے مستحق ہوئے ہو“۔۔۔۔پس کیا ہی خوب ہے یہ آخرت کا گھر!

وَٱلَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهۡدَ ٱللَّهِ مِنۢ بَعۡدِ مِيثَـٰقِهِۦ وَيَقۡطَعُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيُفۡسِدُونَ فِى ٱلۡأَرۡضِ‌ۙ أُوۡلَـٰٓئِكَ لَهُمُ ٱللَّعۡنَةُ وَلَهُمۡ سُوٓءُ ٱلدَّارِ ٢٥

And those whokimselerاور وہ لوگ ہیںwa-alladhīnabreakbozan(lar)جو توڑتے ہیںyanquḍūnathe covenantverdikleri sözüعہد کوʿahda(of) AllahAllah'aاللہ کےl-lahifromsonraسےminafterبعدbaʿdicontracting itiyice pekiştirdiktenاس کے پکا کرنے کے (بعد)mīthāqihiand severve kesenlerاور کاٹتے ہیںwayaqṭaʿūnawhatşeyiجو(has been) commandedistediğiحکم دیاamara(by) AllahAllah'ınاللہ نےl-lahufor itonunlaساتھ اس کےbihitobitiştirilmesiniکہanbe joinedجوڑا جائےyūṣalaand spread corruptionve bozgunculuk yapanlarاور وہ فساد کرتے ہیںwayuf'sidūnainyeryüzündeمیںthe earthزمینl-arḍiThose işteیہی لوگulāikafor themonlaradırان کے لئےlahumu(is) the cursela'netلعنت ہےl-laʿnatuand for themve onlaradırاور ان کے لئےwalahum(is) an evilkötü (sonucu)براsūuhomeyurdunگھر ہےl-dāri

25 But those who break the covenant of Allah after contracting it and sever that which Allah has ordered to be joined and spread corruption on earth - for them is the curse, and they will have the worst home.

25 Sağlam söz verdikten sonra Allah'ın ahdini bozanlar ve Allah'ın birleştirilmesini emrettiğini ayıranlar ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar, işte lanet onlara ve kötü yurt, cehennem, onlaradır.

25 Allah'ın ahdini misak ile belgeledikten sonra bozanlar ve Allah'ın birleştirilmesini emrettiği bağlantıları koparanlar ve yeryüzünü bozguna verenler varya, işte lanet olsun onlara! Ve yurdun kötüsü de onlaradır.

25 اور جو لوگ خدا سے عہد واثق کر کے اس کو توڑ ڈالتے اور (رشتہ ہائے قرابت) کے جوڑے رکھنے کا خدا نے حکم دیا ہے ان کو قطع کر دیتے ہیں اور ملک میں فساد کرتے ہیں۔ ایسوں پر لعنت ہے اور ان کے لیے گھر بھی برا ہے

25 رہے وہ لوگ جو اللہ کے عہد کو مضبوط باندھ لینے کے بعد توڑ ڈالتے ہیں، جو اُن رابطوں کو کاٹتے ہیں جنہیں اللہ نے جوڑنے کا حکم دیا ہے، اور جو زمین میں فساد پھیلاتے ہیں، وہ لعنت کے مستحق ہیں اور ان کے لیے آخرت میں بہت برا ٹھکانا ہے

ٱللَّهُ يَبۡسُطُ ٱلرِّزۡقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقۡدِرُ‌ۚ وَفَرِحُواۡ بِٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا وَمَا ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا فِى ٱلۡأَخِرَةِ إِلَّا مَتَـٰعٌ ٢٦

AllahAllahاللہ تعالیٰal-lahuextendsbollaştırırپھیلاتا ہےyabsuṭuthe provisionrızkıرزق کوl-riz'qafor whomkimse içinجس کے لئےlimanHe willsdilediğiوہ چاہتا ہےyashāuand restrictsve kısarاور اندازے سے دیتا ہےwayaqdiruAnd they rejoiceve sevindilerاور وہ خوش ہوگئے/ اترانے لگےwafariḥūin the lifehayatıyleزندگی پرbil-ḥayati(of) the worlddünyaدنیا کیl-dun'yāand nothingoysaاور نہیںwamā(is) the lifehayatıزندگیl-ḥayatuof the worlddünyaدنیا کیl-dun'yāin (comparison to)ahiretin yanındaمیںthe Hereafterآخرت (کے مقابلے)l-ākhiratiexceptancakمگرillāan enjoymentbir geçimdirایک متاعmatāʿun

26 Allah extends provision for whom He wills and restricts [it]. And they rejoice in the worldly life, while the worldly life is not, compared to the Hereafter, except [brief] enjoyment.

26 Allah dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. Dünya hayatıyla övünenler bilsinler ki dünyadaki hayat ahiret yanında sadece bir geçimlikten ibarettir.

26 Allah, dilediği kimseye rızkı genişletir de, daraltır da. Onlar ise dünya hayatı ile ferahlanmaktalar. Oysa düna hayatı ahiret hayatının yanında bir yol azığından ibarettir.

26 خدا جس کا چاہتا ہے رزق فراخ کر دیتا ہے اور (جس کا چاہتا ہے) تنگ کر دیتا ہے۔ اور کافر لوگ دنیا کی زندگی پر خوش ہو رہے ہیں اور دنیا کی زندگی آخرت (کے مقابلے) میں (بہت) تھوڑا فائدہ ہے

26 اللہ جس کو چاہتا ہے رزق کی فراخی بخشتا ہے اور جسے چاہتا ہے نپا تُلا رزق دیتا ہے۔1 یہ لوگ دُنیوی زندگی میں مگن ہیں ، حالانکہ دُنیا کی زندگی آخرت کے مقابلےمیں ایک متاعِ قلیل کے سوا کچھ بھی نہیں

وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواۡ لَوۡلَآ أُنزِلَ عَلَيۡهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ‌ۗ قُلۡ إِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهۡدِىٓ إِلَيۡهِ مَنۡ أَنَابَ ٢٧

And sayve diyorlarاور کہتے ہیں وہ لوگwayaqūluthose whokimselerوہ لوگalladhīnadisbelievedinkar eden(ler)جنہوں نے کفر کیاkafarūWhy has notdeğil miydi?کیوں نہیںlawlābeen sent downindirilmeliاتاری گئیunzilaupon himonaاس پرʿalayhia Signbir ayetکوئی نشانیāyatunfromRabbindenطرف سےminhis Lordاس کے رب کیrabbihiSayde kiکہہ دیجئےqulIndeedşüphesizبیشکinnaAllahاللہl-lahalets go astraysaptırırبھٹکاتا ہےyuḍilluwhomkimseyiجس کوmanHe willsdilediğiچاہتا ہےyashāuand guidesve iletirاور ہدایت دیتا ہےwayahdīto Himselfkendisineاپنی طرفilayhiwhoeverkimseyiجوmanturns backyönelenرجوع کرےanāba

27 And those who disbelieved say, "Why has a sign not been sent down to him from his Lord?" Say, [O Muhammad], "Indeed, Allah leaves astray whom He wills and guides to Himself whoever turns back [to Him] -

27 İnkar edenler: "Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?" derler. De ki: "Doğrusu Allah dileyeni saptırır ve Kendisine yöneleni doğru yola eriştirir."

27 Yine o iman etmeyenler diyorlar ki: "Ona Rabbinden bir âyet indirilseydi ya." De ki: "Hakikaten Allah, dilediğini şaşırtır ve kendisine gönül vereni de hidayete erdirir."

27 اور کافر کہتے ہیں کہ اس (پیغمبر) پر اس کے پروردگار کی طرف سے کوئی نشانی کیوں نازل نہیں ہوئی۔ کہہ دو کہ خدا جسے چاہتا ہے گمراہ کرتا ہے اور جو (اس کی طرف) رجوع ہوتا ہے اس کو اپنی طرف کا رستہ دکھاتا ہے

27 یہ لوگ جنہوں نے (رسالتِ محمدی ؐ کو ماننے سے)انکار کر دیا ہے کہتے ہیں ”اِس شخص پر اِس کے ربّ کی طرف سے کوئی نشانی کیوں نہ اُتری؟“1۔۔۔۔کہو، اللہ جسے چاہتا ہے گمراہ کر دیتا ہے اور وہ اپنی طرف آنے کا راستہ اُسی کو دکھاتا ہے جو اُس کی طرف رُجوع کرے۔2

ٱلَّذِينَ ءَامَنُواۡ وَتَطۡمَئِنُّ قُلُوبُهُم بِذِكۡرِ ٱللَّهِ‌ۗ أَلَا بِذِكۡرِ ٱللَّهِ تَطۡمَئِنُّ ٱلۡقُلُوبُ ٢٨

Those whoonlarوہ لوگalladhīnabelievedinananlardırجو ایمان لائےāmanūand find satisfactionve tatmin olanlardırاور مطمئن ہوا کرتے ہیںwataṭma-innutheir heartsgönülleriان کے دلqulūbuhumin the remembranceanmaklaذکر سےbidhik'ri(of) AllahAllah'ıاللہ کےl-lahiNo doubtiyi bilin ki ancakخبردارalāin the remembranceanmaklaذکر کے ساتھbidhik'ri(of) AllahAllah'ıاللہ کےl-lahifind satisfactionhuzur bulurمطمئن ہوجاتے ہیںtaṭma-innuthe heartsgönüllerدلl-qulūbu

28 Those who have believed and whose hearts are assured by the remembrance of Allah. Unquestionably, by the remembrance of Allah hearts are assured."

28 Onlar inanmışlar, kalbleri Allah'ı anmakla huzura kavuşmuştur. Dikkat edin, kalbler ancak Allah'ı anmakla huzura kavuşur.

28 Onlar, iman etmiş ve kalbleri Allah zikriyle yatışmış olanlardır. Evet, iyi bilin ki, kalbler Allah'ın zikri ile yatışır.

28 (یعنی) جو لوگ ایمان لاتے اور جن کے دل یادِ خدا سے آرام پاتے ہیں (ان کو) اور سن رکھو کہ خدا کی یاد سے دل آرام پاتے ہیں

28 ایسے ہی لوگ ہیں وہ جنہوں نے (اِس نبی کی دعوت کو) مان لیا اور اُن کے دلوں کو اللہ کی یاد سے اطمینان نصیب ہوتا ہے خبردار رہو! اللہ کی یاد ہی وہ چیز ہے جس سے دلوں کو اطمینان نصیب ہوا کرتا ہے

Surah 13 / Ar-Ra'd / The Thunder سورة الرعد 253
Then is (he) whoolur mu?کیا بھلا وہ afaman knowsbilenجو جانتا ہے yaʿlamu that whichindirileninکہ بیشک annamā has been revealedجو اتارا گیا unzila to yousanaآپ کی طرف ilayka fromRabbindenطرف سے min your Lordآپ کے رب کی rabbika (is) the truthhak olduğunuحق ہے l-ḥaqu like (one) whokimse gibiمانند اس کے ہے kaman [he]o (kendisi)جو وہ huwa (is) blindkör (olan)اندھا ہے aʿmā Onlyancakبیشک innamā pay heedöğüt alırنصیحت پکڑتے ہیں yatadhakkaru
mensahipleriوالے ulū (of) understandingsağduyuعقل l-albābi١٩ Those whoonlar kiیہ وہ لوگ ہیں alladhīna fulfillyerine getirirlerجو پورا کرتے ہیں yūfūna the covenantahdiniعہد کو biʿahdi (of) AllahAllah'ınاللہ کے l-lahi and notveاور نہیں walā they breakbozmazlarوہ توڑتے yanquḍūna the contractandlaşmayıوعدے کو l-mīthāqa
٢٠ And those whove onlarاور وہ لوگ wa-alladhīna joinbitiştirirlerجو جوڑتے ہیں yaṣilūna whatşeyiجو (has been) commandedistediğiحکم دیا amara (by) AllahAllah'ınاللہ نے l-lahu [for it]kendisiyleساتھ اس کے bihi tobitiştirilmesiniکو an be joinedجوڑا جائے yūṣala and fearve saygılı olurاور وہ ڈرتے ہیں wayakhshawna their LordRablerine karşıاپنے رب سے rabbahum
and are afraidve korkarlarاور وہ ڈرتے ہیں wayakhāfūna (of) the evilen kötüبرے sūa the accounthesaptanحساب سے l-ḥisābi٢١ And those whove onlarاور وہ لوگ wa-alladhīna (are) patientsabrederlerجنہوں نے صبر کیا ṣabarū seekingarzu ederekتلاش کرنے کے لئے ib'tighāa (the) Faceyüzünü (rızasını)رضا wajhi (of) their LordRablerininاپنے رب کی rabbihim
and establishve kılarlarاور قائم کی جنہوں نے wa-aqāmū the prayernamazıنماز l-ṣalata and spendve harcarlarاور خرچ کیا wa-anfaqū from whatşeydenاس میں سے جو mimmā We have provided themrızıklandırdığımızرزق دیا ہم نے ان کو razaqnāhum secretlygizliceپوشیدہ sirran and publiclyve alenenاور ظاہر waʿalāniyatan and they repelve savarlarاور وہ دور کرتے ہیں wayadraūna
with the goodiyilikleساتھ بھلائی کے bil-ḥasanati the evil kötülüğüبرائی l-sayi-ata thoseişteیہی لوگ ulāika for themonlarındırان کے لئے lahum (is) the final attainmentsonuانجام ہے ʿuq'bā (of) the Home şu yurdunگھر کا/ آخرت کے گھر کا l-dāri٢٢ Gardenscennetlerineباغات ہیں ہمیشہ کے jannātu of EdenAdn ʿadnin they will enter themgirerlerجن میں وہ داخل ہوں گے yadkhulūnahā
and whoeverve kimselerاور جو کوئی waman (were) righteousiyi olanصالح ہوا ṣalaḥa amongbabalarındanسے min their fathersان کے باپوں میں (سے) ābāihim and their spousesve eşlerinden;اور ان کی بیویوں میں سے wa-azwājihim and their offspringsve çocuklarındanاور ان کی اولادوں میں سے wadhurriyyātihim And the Angelsve melekler deاور فرشتے wal-malāikatu will entergirerlerداخل ہوں گے yadkhulūna
upon themyanlarınaان پر ʿalayhim fromherسے min everyہر kulli gatekapıdanدروازے bābin٢٣ (Saying), "Peaceselamسلام ہو salāmun (be) upon yousizeتم پر ʿalaykum for whatkarşılıkبوجہ اس کے bimā you patiently enduredsabretmenizeجو صبر کیا تم نے ṣabartum And excellentne güzelتو کتنا اچھا ہے faniʿ'ma (is) the final attainmentsonuانجام ʿuq'bā (of) the Homeyurdunگھر کا l-dāri
٢٤ And those whokimselerاور وہ لوگ ہیں wa-alladhīna breakbozan(lar)جو توڑتے ہیں yanquḍūna the covenantverdikleri sözüعہد کو ʿahda (of) AllahAllah'aاللہ کے l-lahi fromsonraسے min afterبعد baʿdi contracting itiyice pekiştirdiktenاس کے پکا کرنے کے (بعد) mīthāqihi and severve kesenlerاور کاٹتے ہیں wayaqṭaʿūna whatşeyiجو
(has been) commandedistediğiحکم دیا amara (by) AllahAllah'ınاللہ نے l-lahu for itonunlaساتھ اس کے bihi tobitiştirilmesiniکہ an be joinedجوڑا جائے yūṣala and spread corruptionve bozgunculuk yapanlarاور وہ فساد کرتے ہیں wayuf'sidūna inyeryüzündeمیں the earthزمین l-arḍi Those işteیہی لوگ ulāika for themonlaradırان کے لئے lahumu (is) the cursela'netلعنت ہے l-laʿnatu
and for themve onlaradırاور ان کے لئے walahum (is) an evilkötü (sonucu)برا sūu homeyurdunگھر ہے l-dāri٢٥ AllahAllahاللہ تعالیٰ al-lahu extendsbollaştırırپھیلاتا ہے yabsuṭu the provisionrızkıرزق کو l-riz'qa for whomkimse içinجس کے لئے liman He willsdilediğiوہ چاہتا ہے yashāu and restrictsve kısarاور اندازے سے دیتا ہے wayaqdiru And they rejoiceve sevindilerاور وہ خوش ہوگئے/ اترانے لگے wafariḥū
in the lifehayatıyleزندگی پر bil-ḥayati (of) the worlddünyaدنیا کی l-dun'yā and nothingoysaاور نہیں wamā (is) the lifehayatıزندگی l-ḥayatu of the worlddünyaدنیا کی l-dun'yā in (comparison to)ahiretin yanındaمیں the Hereafterآخرت (کے مقابلے) l-ākhirati exceptancakمگر illā an enjoymentbir geçimdirایک متاع matāʿun٢٦ And sayve diyorlarاور کہتے ہیں وہ لوگ wayaqūlu
those whokimselerوہ لوگ alladhīna disbelievedinkar eden(ler)جنہوں نے کفر کیا kafarū Why has notdeğil miydi?کیوں نہیں lawlā been sent downindirilmeliاتاری گئی unzila upon himonaاس پر ʿalayhi a Signbir ayetکوئی نشانی āyatun fromRabbindenطرف سے min his Lordاس کے رب کی rabbihi Sayde kiکہہ دیجئے qul Indeedşüphesizبیشک inna Allahاللہ l-laha lets go astraysaptırırبھٹکاتا ہے yuḍillu
whomkimseyiجس کو man He willsdilediğiچاہتا ہے yashāu and guidesve iletirاور ہدایت دیتا ہے wayahdī to Himselfkendisineاپنی طرف ilayhi whoeverkimseyiجو man turns backyönelenرجوع کرے anāba٢٧ Those whoonlarوہ لوگ alladhīna believedinananlardırجو ایمان لائے āmanū and find satisfactionve tatmin olanlardırاور مطمئن ہوا کرتے ہیں wataṭma-innu
their heartsgönülleriان کے دل qulūbuhum in the remembranceanmaklaذکر سے bidhik'ri (of) AllahAllah'ıاللہ کے l-lahi No doubtiyi bilin ki ancakخبردار alā in the remembranceanmaklaذکر کے ساتھ bidhik'ri (of) AllahAllah'ıاللہ کے l-lahi find satisfactionhuzur bulurمطمئن ہوجاتے ہیں taṭma-innu the heartsgönüllerدل l-qulūbu٢٨
٢٥٣
‹ 251page 252 of the printed Mushaf253 ›