وَكَذٰلِكَ أَنزَلۡنَـٰهُ ءَايَـٰتِۭ بَيِّنَـٰتٍ وَأَنَّ ٱللَّهَ يَهۡدِى مَن يُرِيدُ ١٦

And thusve işte böyleاور اسی طرحwakadhālikaWe sent it downbiz O'nu indirdikنازل کیا ہم نے اس کوanzalnāhu(as) clear Versesayetler olarakنشانیاںāyātin(as) clear Versesaçık açıkکھلیbayyinātinand thatve şüphesizاور بیشکwa-annaAllahاللہ تعالیٰl-lahaguidesdoğru yola iletirہدایت دیتا ہےyahdīwhomkimseyiجس کوmanHe intendsdilediğiوہ چاہتا ہےyurīdu

16 And thus have We sent the Qur'an down as verses of clear evidence and because Allah guides whom He intends.

16 İşte böylece Kuran'ı apaçık ayetler olarak indirdik. Allah, şüphesiz, dilediğini doğru yola eriştirir.

16 İşte biz onu (Kur'ân'ı) böylece, apaçık âyetler olarak indirdik. Şüphesiz Allah dilediğini doğru yola eriştirir.

16 اور اسی طرح ہم نے اس قرآن کو اُتارا ہے (جس کی تمام) باتیں کھلی ہوئی (ہیں) اور یہ (یاد رکھو) کہ خدا جس کو چاہتا ہے ہدایات دیتا ہے

16 ایسی ہی کھُلی کھُلی باتوں کے ساتھ ہم نے اس قرآن کو نازل کیا ہے، اور ہدایت اللہ جسے چاہتا ہے دیتا ہے

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواۡ وَٱلَّذِينَ هَادُواۡ وَٱلصَّـٰبِــِٔينَ وَٱلنَّصَـٰرَىٰ وَٱلۡمَجُوسَ وَٱلَّذِينَ أَشۡرَكُوٓاۡ إِنَّ ٱللَّهَ يَفۡصِلُ بَيۡنَهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَـٰمَةِ‌ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىۡءٍ شَهِيدٌ ١٧

Indeedşüphesizبیشکinnathose whokimselerوہ لوگalladhīnahave believedinananlarجو ایمان لائےāmanūand those whove kimselerاور وہ لوگwa-alladhīnawere Jewsyahudilerجو یہودی ہوگئےhādūand the Sabiansve sabiilerاور جو صابی ہیںwal-ṣābiīnaand the Christiansve hırıstiyanlarاور جو نصاری ہیںwal-naṣārāand the Magiansve mecusilerاور مجوسی ہیںwal-majūsaand those whove kimselerاور وہ لوگwa-alladhīna(are) polytheistsortak koşanlarجنہوں نے شرک کیاashrakūindeedşüphesizبیشکinnaAllahاللہ تعالیٰl-lahawill judgehüküm verecektirفیصلہ کرے گاyafṣilubetween thembunlar arasındaان کے درمیانbaynahum(on) the Daygünüدنyawma(of) the Resurrectionkıyametقیامت کےl-qiyāmatiIndeedşüphesizبیشکinnaAllahاللہl-lahaoverüzerineپرʿalāeveryherہرkullithingşeyچیز (پر)shayin(is) a Witnessşahittirگواہ ہےshahīdun

17 Indeed, those who have believed and those who were Jews and the Sabeans and the Christians and the Magians and those who associated with Allah - Allah will judge between them on the Day of Resurrection. Indeed Allah is, over all things, Witness.

17 Doğrusu, inananlar ve yahudiler, sabiiler, hıristiyanlar, mecusiler, ortak koşanlar arasında, kıyamet günü Allah kesin hüküm verecektir. Doğrusu Allah herşeye şahiddir.

17 Şüphesiz o iman edenler, yahudi olanlar, sabiîler (yıldıza tapanlar), hıristiyanlar, ateşe tapanlar ve (Allah'a) eş koşanlar (yok mu?) Allah, kıyamet günü bunların arasını şüphesiz ayıracaktır. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla görüp bilendir.

17 جو لوگ مومن (یعنی مسلمان) ہیں اور جو یہودی ہیں اور ستارہ پرست اور عیسائی اور مجوسی اور مشرک۔ خدا ان (سب) میں قیامت کے دن فیصلہ کردے گا۔ بےشک خدا ہر چیز سے باخبر ہے

17 جو لوگ ایمان لائے، 1 اور جو یہوُدی ہوئے، 2 اور صابئی، 3 اور نصاریٰ، 4 اور مجوس 5 ، اور جن لوگوں نے شرک کیا، 6 ان سب کے درمیان اللہ قیامت کے روز فیصلہ کر دے گا، ہر چیز اللہ کی نظر میں ہے

أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يَسۡجُدُ لَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَمَن فِى ٱلۡأَرۡضِ وَٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُ وَٱلنُّجُومُ وَٱلۡجِبَالُ وَٱلشَّجَرُ وَٱلدَّوَآبُّ وَكَثِيرٌ مِّنَ ٱلنَّاسِ‌ۖ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيۡهِ ٱلۡعَذَابُ‌ۗ وَمَن يُهِنِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن مُّكۡرِمٍ‌ۚ إِنَّ ٱللَّهَ يَفۡعَلُ مَا يَشَآءُ ١٨

Do notgörmedin miکیا تم نےalamyou seeدیکھا نہیںtarathatkuşkusuzبیشکanna(to) AllahAllah'aاللہ تعالیٰ (کو)l-lahaprostratessecde ediyorlarسجدہ کر رہے ہیںyasjuduto HimO'naاس کوlahuwhoeverkimselerجو (کچھ)man(is) ingöklerdekiمیں ہیںthe heavensآسمانوںl-samāwātiand whoeverve kimselerاور جو (کچھ)waman(is) inyerdekiمیں ہیںthe earthزمینl-arḍiand the sunve güneşاور سورجwal-shamsuand the moonve ayاور چاندwal-qamaruand the starsve yıldızlarاور ستارےwal-nujūmuand the mountainsve dağlarاور پہاڑwal-jibāluand the treesve ağaçlarاور درختwal-shajaruand the moving creaturesve hayvanlarاور جانورwal-dawābuand manyve birçoğuاور بہت سےwakathīrunofinsanlardanمیں سےminathe peopleلوگوںl-nāsiBut many ama birçoğuاور بہت سےwakathīrun(is) justly duehak olmuşturثابت ہوگیا۔ چسپاں ہوگیاḥaqqaon himüzerineاس پرʿalayhithe punishmentazabعذابl-ʿadhābuAnd whoeverve kimiاور جس کوwamanAllah humiliatesaşağılatırsaرسوا کردےyuhiniAllah humiliatesAllahاللہl-lahuthen notartık olmazتو نہیںfamāfor himonaاس کے لیےlahuanyhiçکوئیminbestower of honordeğer verenعزت دینے والاmuk'riminIndeedşüphesizبیشکinnaAllahاللہ تعالیٰl-lahadoesyaparکرتا ہےyafʿaluwhatşeyiجو وہHe willsdilediğiچاہتا ہےyashāu

18 Do you not see that to Allah prostrates whoever is in the heavens and whoever is on the earth and the sun, the moon, the stars, the mountains, the trees, the moving creatures and many of the people? But upon many the punishment has been justified. And he whom Allah humiliates - for him there is no bestower of honor. Indeed, Allah does what He wills.

18 Göklerde ve yerde olanların, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanların ve insanların birçoğunun Allah'a secde ettiklerini görmüyor musun? İnsanların birçoğu da azabı hak etmiştir. Allah'ın alçalttığı kimseyi yükseltebilecek yoktur. Doğrusu Allah ne dilerse yapar.

18 Görmedin mi, göklerdeki kimseler, yerdeki kimseler, güneş, ay ve yıldızlar, dağlar, ağaçlar, bütün hayvanlar ve insanlardan birçoğu hep Allah'a secde ediyor. Birçoğunun üzerine de azab hak olmuştur. Allah kimi hor ve hakir kılarsa artık ona ikram edecek yoktur. Şüphesiz Allah dilediği şeyi yapar.

18 کیا تم نے نہیں دیکھا کہ جو (مخلوق) آسمانوں میں ہے اور جو زمین میں ہے اور سورج اور چاند ستارے اور پہاڑ اور درخت اور چار پائے اور بہت سے انسان خدا کو سجدہ کرتے ہیں۔ اور بہت سے ایسے ہیں جن پر عذاب ثابت ہوچکا ہے۔ اور جس شخص کو خدا ذلیل کرے اس کو عزت دینے والا نہیں۔ بےشک خدا جو چاہتا ہے کرتا ہے

18 کیا تم دیکھتے نہیں ہو کہ اللہ کے آگے سر بسجُود ہیں 1 وہ سب جو آسمانوں میں ہیں 2 اور جو زمین میں ہیں؟ سُورج اور چاند اور تارے اور پہاڑ اور درخت اور جانور اور بہت سے انسان 3 اور بہت سے وہ لوگ بھی جو عذاب کے مستحق ہو چکے ہیں۔ 4 اور جسے اللہ ذلیل و خوار کردے اُسے پھر کوئی عزّت دینے والا نہیں ہے 5 ، اللہ کرتا ہے جو کچھ چاہتا ہے۔ 6

۞هَـٰذَانِ خَصۡمَانِ ٱخۡتَصَمُواۡ فِى رَبِّهِمۡ‌ۖ فَٱلَّذِينَ كَفَرُواۡ قُطِّعَتۡ لَهُمۡ ثِيَابٌ مِّن نَّارٍ يُصَبُّ مِن فَوۡقِ رُءُوسِهِمُ ٱلۡحَمِيمُ ١٩

These twoişte şunlarیہhādhāniopponentsiki hasım tarafوہ گروہ ہیںkhaṣmānidisputeçekişenجنہوں نے جھگڑا کیاikh'taṣamūconcerninghakkındaمیںtheir LordRableriاپنے رب کے بارےrabbihimBut those whokimselereتو وہ لوگ جنہوں نےfa-alladhīnadisbelievedinkar eden(lere)کفر کیاkafarūwill be cut outbiçildiکاٹے جاچکے ہیں۔ کاٹے جائیں گےquṭṭiʿatfor themonlaraان کے لیےlahumgarmentsgiysiکپڑےthiyābunofateştenسےminfireآگnārinWill be poureddökülüyorڈالا جائے گاyuṣabbuoverüstündenسےminoverاوپرfawqitheir headsbaşlarınınان کے سروں کےruūsihimu[the] scalding waterkaynar suکھولتا پانیl-ḥamīmu

19 These are two adversaries who have disputed over their Lord. But those who disbelieved will have cut out for them garments of fire. Poured upon their heads will be scalding water

19 İşte Rableri hakkında tartışmaya giren iki taraf: O'nu inkar edenlere, ateşten elbiseler kesilmiştir, başlarına da kaynar su dökülür de bununla karınlarındakiler ve deriler eritilir. Demir topuzlar da onlar içindir.

19 Şu ikisi Rableri hakkında tartışmaya girmiş iki hasımdır. O'nu inkar edenler için ateşten elbiseleri biçilmiştir. Başlarının üstünden kaynar su dökülür.

19 یہ دو (فریق) ایک دوسرے کے دشمن اپنے پروردگار (کے بارے) میں جھگڑتے ہیں۔ تو کافر ہیں ان کے لئے آگ کے کپڑے قطع کئے جائیں گے (اور) ان کے سروں پر جلتا ہوا پانی ڈالا جائے گا

19 یہ دو فریق ہیں جن کے درمیان اپنے ربّ کے معاملے میں جھگڑا ہے۔ 1 اِن میں سے وہ لوگ جنہوں نے کُفر کیا اُن کے لیے آگ کے لباس کاٹے جا چکے ہیں، 2 اُن کے سروں پر کھَولتا ہوا پانی ڈالا جائے گا

يُصۡهَرُ بِهِۦ مَا فِى بُطُونِهِمۡ وَٱلۡجُلُودُ ٢٠

Will be meltederitiliyorگلا دے گاyuṣ'haruwith itonunlaساتھ اس کےbihiwhatşeylerجو(is) iniçindekiمیں ہےtheir bellieskarınlarınınان کے پیٹوںbuṭūnihimand the skinsve derileriاور کھالیںwal-julūdu

20 By which is melted that within their bellies and [their] skins.

20 İşte Rableri hakkında tartışmaya giren iki taraf: O'nu inkar edenlere, ateşten elbiseler kesilmiştir, başlarına da kaynar su dökülür de bununla karınlarındakiler ve deriler eritilir. Demir topuzlar da onlar içindir.

20 Bununla karınlarındaki ve derileri eritilir.

20 اس سے ان کے پیٹ کے اندر کی چیزیں اور کھالیں گل جائیں گی

20 جس سے اُن کی کھالیں ہی نہیں پیٹ کے اندر کے حصے تک گل جائیں گے

وَلَهُم مَّقَـٰمِعُ مِنۡ حَدِيدٍ ٢١

And for themve onlar için vardırاور ان کے لیےwalahum(are) hooked rodskamçılarگرز ہوں گے۔ کوڑے ہوں گےmaqāmiʿuofdemirdenminironلوہے کےḥadīdin

21 And for [striking] them are maces of iron.

21 İşte Rableri hakkında tartışmaya giren iki taraf: O'nu inkar edenlere, ateşten elbiseler kesilmiştir, başlarına da kaynar su dökülür de bununla karınlarındakiler ve deriler eritilir. Demir topuzlar da onlar içindir.

21 Bir de bunlara demirden kamçılar vardır.

21 اور ان (کے مارنے ٹھوکنے) کے لئے لوہے کے ہتھوڑے ہوں گے

21 اور اُن کی خبر لینے کے لیے لوہے کے گُرز ہوں گے

كُلَّمَآ أَرَادُوٓاۡ أَن يَخۡرُجُواۡ مِنۡهَا مِنۡ غَمٍّ أُعِيدُواۡ فِيهَا وَذُوقُواۡ عَذَابَ ٱلۡحَرِيقِ ٢٢

Every timeher seferجب کبھی۔ بھیkullamāthey wantistedikleriوہ چاہیں گےarādūtoçıkmakکہancome outوہ نکل سکیںyakhrujūfrom itoradanاس میں سےmin'hāfrom(o) gamdanسےminanguishغم کی وجہ (سے)ghamminthey will be returnedgeri çevrilirlerلوٹا دیئے جائیں گےuʿīdūthereinorayaاسی میںfīhāTasteve tadın (denilir)اور چکھوwadhūqū(the) punishmentazabınıعذابʿadhāba(of) the Burning Fireyangınجلنے کاl-ḥarīqi

22 Every time they want to get out of Hellfire from anguish, they will be returned to it, and [it will be said], "Taste the punishment of the Burning Fire!"

22 Orada, uğradıkları gamdan ne zaman çıkmak isteseler her defasında oraya geri çevrilirler: "Yakıcı azabı tadın" denir.

22 Uğradıkları gamdan (dolayı) oradan ne zaman çıkmak isteseler, her defasında oraya geri çevrilirler: "Yakıcı azabı tadın" denir.

22 جب وہ چاہیں گے کہ اس رنج (وتکلیف) کی وجہ سے دوزخ سے نکل جائیں تو پھر اسی میں لوٹا دیئے جائیں گے۔ اور (کہا جائے گا کہ) جلنے کے عذاب کا مزہ چکھتے رہو

22 جب کبھی وہ گھبرا کر جہنّم سے نکلنے کی کوشش کریں گے پھر اُسی میں دھکیل دیے جائیں گے کہ چکھو اب جلنے کی سزا کا مزا

إِنَّ ٱللَّهَ يُدۡخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواۡ وَعَمِلُواۡ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ جَنَّـٰتٍ تَجۡرِى مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَـٰرُ يُحَلَّوۡنَ فِيهَا مِنۡ أَسَاوِرَ مِن ذَهَبٍ وَلُؤۡلُؤًا‌ۖ وَلِبَاسُهُمۡ فِيهَا حَرِيرٌ ٢٣

IndeedşüphesizبیشکinnaAllahاللہ تعالیٰl-lahawill admitsokarداخل کرے گاyud'khiluthose whokimseleriان لوگوں کوalladhīnabelieveinanan(ları)جو ایمان لائےāmanūand dove yapanlarıاور انہوں نےعمل کیےwaʿamilūthe righteous deedsiyi işlerاچھےl-ṣāliḥāti(to) Gardenscennetlereباغات میںjannātinflowakanبہتی ہیںtajrīfromaltlarındanسےminunderneath itان کے نیچےtaḥtihāthe riversırmaklarنہریںl-anhāruThey will be adornedtakınırlarوہ آراستہ کیے جائیں گےyuḥallawnathereinoradaاس میںfīhāwithbileziklerسےminbraceletsکنگنوںasāwiraofaltındanسےmingoldسونےdhahabinand pearlve inci(ler)اور موتیwalu'lu-anand their garmentsve giysileriاور ان کا لباسwalibāsuhumthereinoradaاس میںfīhā(will be of) silkipektirریشم ہوگاḥarīrun

23 Indeed, Allah will admit those who believe and do righteous deeds to gardens beneath which rivers flow. They will be adorned therein with bracelets of gold and pearl, and their garments therein will be silk.

23 Doğrusu Allah, inanıp yararlı iş işleyenleri, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Orada altın bilezikler ve inciler takınırlar. Oradaki elbiseleri de ipektendir.

23 Şüphesiz Allah iman edip yararlı iş işleyenleri, altından ırmaklar akan cennetlere koyacak, orada altın bilezikler ve inciler takınacaklar. Oradaki elbiseleri de ipektendir.

23 جو لوگ ایمان لائے اور عمل نیک کرتے رہے خدا ان کو بہشتوں میں داخل کرے گا جن کے تلے نہریں بہہ رہیں ہیں۔ وہاں ان کو سونے کے کنگن پہنائے جائیں گے اور موتی۔ اور وہاں ان کا لباس ریشمی ہوگا

23 (دُوسری طرف)جو لوگ ایمان لائے اور جنہوں نے نیک عمل کیے اُن کو اللہ ایسی جنتّوں میں داخل کرے گا جِن کے نیچے نہریں بہ رہی ہوں گی۔ وہاں وہ سونے کے کنگنوں اور موتیوں سے آراستہ کیے جائیں گے 1 اور ان کے لباس ریشم کے ہوں گے

Surah 22 / Al-Hajj / The Pilgrimage سورة الحج 335
And thusve işte böyleاور اسی طرح wakadhālika We sent it downbiz O'nu indirdikنازل کیا ہم نے اس کو anzalnāhu (as) clear Versesayetler olarakنشانیاں āyātin (as) clear Versesaçık açıkکھلی bayyinātin and thatve şüphesizاور بیشک wa-anna Allahاللہ تعالیٰ l-laha guidesdoğru yola iletirہدایت دیتا ہے yahdī whomkimseyiجس کو man He intendsdilediğiوہ چاہتا ہے yurīdu
١٦ Indeedşüphesizبیشک inna those whokimselerوہ لوگ alladhīna have believedinananlarجو ایمان لائے āmanū and those whove kimselerاور وہ لوگ wa-alladhīna were Jewsyahudilerجو یہودی ہوگئے hādū and the Sabiansve sabiilerاور جو صابی ہیں wal-ṣābiīna and the Christiansve hırıstiyanlarاور جو نصاری ہیں wal-naṣārā
and the Magiansve mecusilerاور مجوسی ہیں wal-majūsa and those whove kimselerاور وہ لوگ wa-alladhīna (are) polytheistsortak koşanlarجنہوں نے شرک کیا ashrakū indeedşüphesizبیشک inna Allahاللہ تعالیٰ l-laha will judgehüküm verecektirفیصلہ کرے گا yafṣilu between thembunlar arasındaان کے درمیان baynahum
(on) the Daygünüدن yawma (of) the Resurrectionkıyametقیامت کے l-qiyāmati Indeedşüphesizبیشک inna Allahاللہ l-laha overüzerineپر ʿalā everyherہر kulli thingşeyچیز (پر) shayin (is) a Witnessşahittirگواہ ہے shahīdun١٧ Do notgörmedin miکیا تم نے alam you seeدیکھا نہیں tara thatkuşkusuzبیشک anna (to) AllahAllah'aاللہ تعالیٰ (کو) l-laha
prostratessecde ediyorlarسجدہ کر رہے ہیں yasjudu to HimO'naاس کو lahu whoeverkimselerجو (کچھ) man (is) ingöklerdekiمیں ہیں the heavensآسمانوں l-samāwāti and whoeverve kimselerاور جو (کچھ) waman (is) inyerdekiمیں ہیں the earthزمین l-arḍi and the sunve güneşاور سورج wal-shamsu and the moonve ayاور چاند wal-qamaru
and the starsve yıldızlarاور ستارے wal-nujūmu and the mountainsve dağlarاور پہاڑ wal-jibālu and the treesve ağaçlarاور درخت wal-shajaru and the moving creaturesve hayvanlarاور جانور wal-dawābu and manyve birçoğuاور بہت سے wakathīrun ofinsanlardanمیں سے mina the peopleلوگوں l-nāsi
But many ama birçoğuاور بہت سے wakathīrun (is) justly duehak olmuşturثابت ہوگیا۔ چسپاں ہوگیا ḥaqqa on himüzerineاس پر ʿalayhi the punishmentazabعذاب l-ʿadhābu And whoeverve kimiاور جس کو waman Allah humiliatesaşağılatırsaرسوا کردے yuhini Allah humiliatesAllahاللہ l-lahu then notartık olmazتو نہیں famā for himonaاس کے لیے lahu anyhiçکوئی min bestower of honordeğer verenعزت دینے والا muk'rimin
Indeedşüphesizبیشک inna Allahاللہ تعالیٰ l-laha doesyaparکرتا ہے yafʿalu whatşeyiجو وہ He willsdilediğiچاہتا ہے yashāu١٨ These twoişte şunlarیہ hādhāni opponentsiki hasım tarafوہ گروہ ہیں khaṣmāni disputeçekişenجنہوں نے جھگڑا کیا ikh'taṣamū
concerninghakkındaمیں their LordRableriاپنے رب کے بارے rabbihim But those whokimselereتو وہ لوگ جنہوں نے fa-alladhīna disbelievedinkar eden(lere)کفر کیا kafarū will be cut outbiçildiکاٹے جاچکے ہیں۔ کاٹے جائیں گے quṭṭiʿat for themonlaraان کے لیے lahum garmentsgiysiکپڑے thiyābun ofateştenسے min fireآگ nārin Will be poureddökülüyorڈالا جائے گا yuṣabbu
overüstündenسے min overاوپر fawqi their headsbaşlarınınان کے سروں کے ruūsihimu [the] scalding waterkaynar suکھولتا پانی l-ḥamīmu١٩ Will be meltederitiliyorگلا دے گا yuṣ'haru with itonunlaساتھ اس کے bihi whatşeylerجو (is) iniçindekiمیں ہے their bellieskarınlarınınان کے پیٹوں buṭūnihim
and the skinsve derileriاور کھالیں wal-julūdu٢٠ And for themve onlar için vardırاور ان کے لیے walahum (are) hooked rodskamçılarگرز ہوں گے۔ کوڑے ہوں گے maqāmiʿu ofdemirden min ironلوہے کے ḥadīdin٢١ Every timeher seferجب کبھی۔ بھی kullamā they wantistedikleriوہ چاہیں گے arādū
toçıkmakکہ an come outوہ نکل سکیں yakhrujū from itoradanاس میں سے min'hā from(o) gamdanسے min anguishغم کی وجہ (سے) ghammin they will be returnedgeri çevrilirlerلوٹا دیئے جائیں گے uʿīdū thereinorayaاسی میں fīhā Tasteve tadın (denilir)اور چکھو wadhūqū (the) punishmentazabınıعذاب ʿadhāba (of) the Burning Fireyangınجلنے کا l-ḥarīqi
٢٢ Indeedşüphesizبیشک inna Allahاللہ تعالیٰ l-laha will admitsokarداخل کرے گا yud'khilu those whokimseleriان لوگوں کو alladhīna believeinanan(ları)جو ایمان لائے āmanū and dove yapanlarıاور انہوں نےعمل کیے waʿamilū the righteous deedsiyi işlerاچھے l-ṣāliḥāti
(to) Gardenscennetlereباغات میں jannātin flowakanبہتی ہیں tajrī fromaltlarındanسے min underneath itان کے نیچے taḥtihā the riversırmaklarنہریں l-anhāru They will be adornedtakınırlarوہ آراستہ کیے جائیں گے yuḥallawna thereinoradaاس میں fīhā withbileziklerسے min
braceletsکنگنوں asāwira ofaltındanسے min goldسونے dhahabin and pearlve inci(ler)اور موتی walu'lu-an and their garmentsve giysileriاور ان کا لباس walibāsuhum thereinoradaاس میں fīhā (will be of) silkipektirریشم ہوگا ḥarīrun٢٣
٣٣٥
‹ 333page 334 of the printed Mushaf335 ›