۞تُرۡجِى مَن تَشَآءُ مِنۡهُنَّ وَتُــٔۡوِىٓ إِلَيۡكَ مَن تَشَآءُۖ وَمَنِ ٱبۡتَغَيۡتَ مِمَّنۡ عَزَلۡتَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيۡكَۚ ذٰلِكَ أَدۡنَىٰٓ أَن تَقَرَّ أَعۡيُنُهُنَّ وَلَا يَحۡزَنَّ وَيَرۡضَيۡنَ بِمَآ ءَاتَيۡتَهُنَّ كُلُّهُنَّۚ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ مَا فِى قُلُوبِكُمۡۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَلِيمًا ٥١

You may defergeri bırakırآپ دور رکیںtur'jīwhomkimseyiجس کوmanyou willdilediğiآپ چاہیںtashāuof themonlardanان میں سےmin'hunnaor you may takeve alırsınاور آپ جگہ دیںwatu'wīto yourselfyanınaاپنی طرفilaykawhomkimseyiجس کوmanyou willdilediğinآپ چاہیںtashāuAnd whoeverve kimseyeاور جس کوwamaniyou desirearzu ettiği(ne dönmekte)آپ چاہیںib'taghaytaof those whomayrıldıklarındanان میں سےmimmanyou (had) set aside الگ کردیں آپʿazaltathen (there is) noyokturتو نہیںfalāblamebir günahکوئی گناہjunāḥaupon yousenin üzerineآپ پرʿalaykaThatbudurیہ باتdhālika(is) more suitableen elverişli olanقریب تر ہےadnāthataydınlanmasınaکہanmay be cooledٹھنڈی ہوںtaqarratheir eyesonların gözlerininان کی نگاہیںaʿyunuhunnaand notveاور نہwalāthey grievetasalanmamalarınaوہ غمگین ہوںyaḥzannaand they may be pleasedve razı olmalarınaاور وہ راضی ہوجائیںwayarḍaynawith whatsenin verdiklerineساتھ اس کے جوbimāyou have given them دیا آپ نے ان کوātaytahunnaall of themhepsininسب کی سبkulluhunnaAnd AllahAllahاور اللہwal-lahuknowsbilirجانتا ہےyaʿlamuwhatolanıجو(is) insizin kalblerinizdeمیںyour heartsتمہارے دلوں میں ہےqulūbikumAnd Allah isveاور ہےwakānaAnd Allah isAllahاللہ تعالیٰl-lahuAll-Knowerbilendirعلم والاʿalīmanMost Forbearinghalimdirحلم والا۔ بردبارḥalīman

51 You, [O Muhammad], may put aside whom you will of them or take to yourself whom you will. And any that you desire of those [wives] from whom you had [temporarily] separated - there is no blame upon you [in returning her]. That is more suitable that they should be content and not grieve and that they should be satisfied with what you have given them - all of them. And Allah knows what is in your hearts. And ever is Allah Knowing and Forbearing.

51 Bunlardan istediğini bırakır, istediğini yanına alabilirsin. Sırasını geri bırakmış olduklarından da arzu ettiğini yanına almanda sana bir sorumluluk yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olmasını, üzülmemelerini, hepsine verdiğin şeylere razı olmalarını daha iyi sağlar. Allah kalblerinizde olanı bilir; Allah bilendir, Halim olandır.

51 Onlardan dilediğini geri bırakır, dilediğini yanına alırsın. Sırasını geri bıraktığın kadınlardan dilediğini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Onların gözleri aydın olup üzülmemelerine ve kendilerine verdiğin ile hepsinin hoşnut olmalarına en elverişli olan budur. Allah kalblerinizdekini bilir. Allah her şeyi bilir ve yumuşak davranır.

51 (اور تم کو یہ بھی اختیار ہے کہ) جس بیوی کو چاہو علیحدہ رکھو اور جسے چاہو اپنے پاس رکھو۔ اور جس کو تم نے علیحدہ کردیا ہو اگر اس کو پھر اپنے پاس طلب کرلو تو تم پر کچھ گناہ نہیں۔ یہ (اجازت) اس لئے ہے کہ ان کی آنکھیں ٹھنڈی رہیں اور وہ غمناک نہ ہوں اور جو کچھ تم ان کو دو۔ اسے لے کر سب خوش رہیں۔ اور جو کچھ تمہارے دلوں میں ہے خدا اسے جانتا ہے۔ اور خدا جاننے والا اور بردبار ہے

51 تم کو اختیار دیا جاتا ہے کہ اپنی بیویوں میں سے جس کو چاہو اپنے سے الگ رکھو، جسے چاہو اپنے ساتھ رکھو اور جسے چاہو الگ رکھنے کے بعد اپنے پاس بلا لو۔ اس معاملے میں تم پر کوئی مضائقہ نہیں ہے۔ اس طرح زیادہ متوقع ہے کہ ان کی آنکھیں ٹھنڈی رہیں گی اور وہ رنجیدہ نہ ہوں گی، اور جو کچھ بھی تم ان کو دو گے اس پر وہ سب راضی رہیں گی 1 اللہ جانتا ہے جو کچھ تم لوگوں کے دلوں میں ہے ، اور اللہ علیم و حلیم ہے 2

لَّا يَحِلُّ لَكَ ٱلنِّسَآءُ مِنۢ بَعۡدُ وَلَآ أَن تَبَدَّلَ بِهِنَّ مِنۡ أَزۡوٰجٍ وَلَوۡ أَعۡجَبَكَ حُسۡنُهُنَّ إِلَّا مَا مَلَكَتۡ يَمِينُكَۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىۡءٍ رَّقِيبًا ٥٢

(It is) notdeğildirنہیںlawfulhelalحلالyaḥillufor yousanaآپ کے لیےlaka(to marry) women(başka) kadınlarعورتیں سےl-nisāuafter (this)bundan sonraکےminafter (this)اس کے بعدbaʿduand notve yokturاور نہwalātodeğiştirmenکہanexchangeآپ بدل ڈالیںtabaddalathembunlarıبدلے ان کےbihinnaforbaşka eşlerleسےmin(other) wivesبیویوں میں (سے)azwājineven ifşayetاور اگرچہwalawpleases youçok hoşuna gitse deپسند آئے آپ کوaʿjabakatheir beautygüzellikleriحسن ان کاḥus'nuhunnaexceptbunun dışındadırمگرillāwhombulunanlar (cariyeler)جن کاyou rightfully possessمالک ہےmalakatyou rightfully possesselindeآپ کا دایاں ہاتھyamīnukaAnd Allah isveاور ہےwakānaAnd Allah isAllahاللہ تعالیٰl-lahuoverüzerineاوپرʿalāallherہرkullithingsşeyچیز کےshayinan Observergözetleyicidirنگرانraqīban

52 Not lawful to you, [O Muhammad], are [any additional] women after [this], nor [is it] for you to exchange them for [other] wives, even if their beauty were to please you, except what your right hand possesses. And ever is Allah, over all things, an Observer.

52 Bundan sonra sana hiçbir kadın, cariyelerin bir yana, güzellikleri ne kadar hoşuna giderse gitsin, hiçbirini boşayıp başka bir eşle değiştirmen helal değildir. Allah her şeyi gözetmektedir.

52 Bundan başka kadınlar sana helâl olmaz. Bunları başka eşlerle değiştirmek de olmaz. İsterse güzellikleri hoşuna gitsin. Ancak sahip olduğun cariyen başka. Allah her şeye gözcü bulunuyor.

52 (اے پیغمبر) ان کے سوا اور عورتیں تم کو جائز نہیں اور نہ یہ کہ ان بیویوں کو چھوڑ کر اور بیویاں کرو خواہ ان کا حسن تم کو (کیسا ہی) اچھا لگے مگر وہ جو تمہارے ہاتھ کا مال ہے (یعنی لونڈیوں کے بارے میں تم کو اختیار ہے) اور خدا ہر چیز پر نگاہ رکھتا ہے

52 اس کے بعد تمہارے لیے دوسری عورتیں حلال نہیں ہیں ، اور نہ اس کی اجازت ہے کہ ان کی جگہ اور بیویوں لے آؤ خواہ ان کا حسن تمہیں کتنا ہی پسند ہو 1 ،  البتہ لونڈیوں کی تمہیں اجازت ہے 2 اللہ ہر چیز پر نگران ہے

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواۡ لَا تَدۡخُلُواۡ بُيُوتَ ٱلنَّبِىِّ إِلَّآ أَن يُؤۡذَنَ لَكُمۡ إِلَىٰ طَعَامٍ غَيۡرَ نَـٰظِرِينَ إِنَـٰهُ وَلَـٰكِنۡ إِذَا دُعِيتُمۡ فَٱدۡخُلُواۡ فَإِذَا طَعِمۡتُمۡ فَٱنتَشِرُواۡ وَلَا مُسۡتَــٔۡنِسِينَ لِحَدِيثٍۚ إِنَّ ذٰلِكُمۡ كَانَ يُؤۡذِى ٱلنَّبِىَّ فَيَسۡتَحۡىِۦ مِنكُمۡۖ وَٱللَّهُ لَا يَسۡتَحۡىِۦ مِنَ ٱلۡحَقِّۚ وَإِذَا سَأَلۡتُمُوهُنَّ مَتَـٰعًا فَسۡــَٔلُوهُنَّ مِن وَرَآءِ حِجَابٍۚ ذٰلِكُمۡ أَطۡهَرُ لِقُلُوبِكُمۡ وَقُلُوبِهِنَّۚ وَمَا كَانَ لَكُمۡ أَن تُؤۡذُواۡ رَسُولَ ٱللَّهِ وَلَآ أَن تَنكِحُوٓاۡ أَزۡوٰجَهُۥ مِنۢ بَعۡدِهِۦٓ أَبَدًاۚ إِنَّ ذٰلِكُمۡ كَانَ عِندَ ٱللَّهِ عَظِيمًا ٥٣

O you who believeeyاےyāayyuhāO you who believekimselerلوگوalladhīnaO you who believeinanan(lar)جو ایمان لائے ہوāmanū(Do) notgirmeyinنہenterتم داخل ہوtadkhulū(the) housesevlerineگھروں میںbuyūta(of) the ProphetPeygamber'inنبی (صلی اللہ علیہ وآلہ وسلم)l-nabiyiexceptancak hariçtirمگرillāwhenizin verilmesiیہ کہanpermission is givenاجازت دی جائےyu'dhanato yousizeتمہارے لیےlakumforyemeğeطرفilāa mealکھانے کی (طرف)ṭaʿāminwithoutolmadanنہghayraawaitinggözetleyicilerانتظار کرنے والے ہو۔ نہ دیکھنے والے ہوnāẓirīnaits preparationvaktiniاس کے پکنے کا۔ پکنا اس کاināhuButfakatاور لیکنwalākinwhenzamanجبidhāyou are invitedçağrıldığınızبلائے جاؤ تمduʿītumthen entergirinتو داخل ہوجاؤfa-ud'khulūand whenyemeği yeyinceپھر جبfa-idhāyou have eatenکھانا کھالوṭaʿim'tumthen dispersedağılınتو منتشر ہوجاؤfa-intashirūand notdalmayınاور نہwalāseeking to remainآرام پائے۔ مشغول ہونے والےmus'tanisīnafor a conversationsözeباتوں کے لیےliḥadīthinIndeedçünküبیشکinnathatbuیہ باتdhālikumwasincitiyorduہےkānatroublingایذا دیتی۔ تکلیف دیتیyu'dhīthe ProphetPeygamberiنبی (صلی اللہ علیہ وآلہ وسلم)l-nabiyaand he is shyfakat o utanıyorduتو وہ شرماتے جاتے ہیںfayastaḥyīof (dismissing) yousizdenتم سےminkumBut Allahfakat Allahاور اللہ تعالیٰwal-lahuis not shyutanmazنہیںis not shyشرماتاyastaḥyīofgerçek(i söylemek)tenسےminathe truthحق (سے)l-ḥaqiAnd whenzamanاور جبwa-idhāyou ask themonlarda istediğinizسوال کرو تم ان سےsa-altumūhunna(for) anythingbir şeyکسی چیز کاmatāʿanthen ask themisteyinتو سوال کرو ان سے۔ مانگو ان سےfasalūhunnafromarkasındanسےminbehindپیچھے (سے)warāia screenperdeپردے کےḥijābinThatbuیہ باتdhālikum(is) purerdaha temizdirزیادہ پاکیزہ ہےaṭharufor your heartssizin kalbleriniz içinتمہارے دلوں کے لیےliqulūbikumand their heartsve onların kalbleri içinاور ان کے دلوں کے لیےwaqulūbihinnaAnd notve olamazاور نہیںwamāissizinہےkānafor you(مناسب) تمہارے لیےlakumthatincitmenizکہanyou troubleتم ایذا دوtu'dhū(the) MessengerElçisiniرسول (صلی اللہ علیہ وآلہ وسلم) کوrasūla(of) AllahAllah'ınاللہ کےl-lahiand notve olamazاور نہwalāthatnikahlamanızیہ کہanyou should marryتم نکاح کروtankiḥūhis wivesonun eşleriniآپ کی بیویوں سےazwājahuafter himkendisinden sonraکےminafter himاس کے بعدbaʿdihieveraslaکبھی بھیabadanIndeedçünküبیشکinnathatbuیہ باتdhālikumiskatındaہےkānanearنزدیکʿindaAllahاللہ کےl-lahian enormitybüyük(bir günah)tırبہت بڑیʿaẓīman

53 O you who have believed, do not enter the houses of the Prophet except when you are permitted for a meal, without awaiting its readiness. But when you are invited, then enter; and when you have eaten, disperse without seeking to remain for conversation. Indeed, that [behavior] was troubling the Prophet, and he is shy of [dismissing] you. But Allah is not shy of the truth. And when you ask [his wives] for something, ask them from behind a partition. That is purer for your hearts and their hearts. And it is not [conceivable or lawful] for you to harm the Messenger of Allah or to marry his wives after him, ever. Indeed, that would be in the sight of Allah an enormity.

53 Ey inananlar! Peygamber'in evlerine, yemeğe çağırılmaksızın vakitli vakitsiz girmeyin; fakat davet edilseniz girin ve yemeği yiyince, dağılın. Sohbet etmek için de girip oturmayın. Bu haliniz Peygamber'i üzüyor, o da size bir şey söylemeye çekiniyordu. Allah gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamber'in eşlerinden bir şey isteyeceğinizde onu perde arkasından isteyin. Bu sayede sizin gönülleriniz de, onların gönülleri de daha temiz kalır. Bundan sonra ne Allah'ın Peygamber'ini üzmeniz ve ne de O'nuneşlerini nikahlamanız asla caiz değildir. Doğrusu bu, Allah katında büyük şeydir.

53 Ey iman edenler! Peygamberin evlerine vaktine bakmaksızın ve yemeğe izin verilmedikçe girmeyin. Fakat çağırıldığınız vakit girin. Yemeği yediğinizde de hemen dağılın. Sohbet etmek için de izinsiz girmeyin. Çünkü bu haliniz peygambere eziyet veriyor, ama o sizden utanıyor. Fakat Allah gerçeği söylemekten utanmaz. Hem O'nun hanımlarına bir ihtiyaç soracağınız vakit de perde arkasından sorun. Böyle yapmanız hem sizin kalbleriniz ve hem de onların kalbleri için daha temizdir. Hem sizin Resulullah'a eziyet etmeye hakkınız yoktur. Ondan sonra hanımlarını da ebediyyen nikâh edemezsiniz. Çünkü bu Allah katında çok büyük bir günahtır.

53 مومنو پیغمبر کے گھروں میں نہ جایا کرو مگر اس صورت میں کہ تم کو کھانے کے لئے اجازت دی جائے اور اس کے پکنے کا انتظار بھی نہ کرنا پڑے۔ لیکن جب تمہاری دعوت کی جائے تو جاؤ اور جب کھانا کھاچکو تو چل دو اور باتوں میں جی لگا کر نہ بیٹھ رہو۔ یہ بات پیغمبر کو ایذا دیتی ہے۔ اور وہ تم سے شرم کرتے ہیں (اور کہتے نہیں ہیں) لیکن خدا سچی بات کے کہنے سے شرم نہیں کرتا۔ اور جب پیغمبروں کی بیویوں سے کوئی سامان مانگو تو پردے کے باہر مانگو۔ یہ تمہارے اور ان کے دونوں کے دلوں کے لئے بہت پاکیزگی کی بات ہے۔ اور تم کو یہ شایاں نہیں کہ پیغمبر خدا کو تکلیف دو اور نہ یہ کہ ان کی بیویوں سے کبھی ان کے بعد نکاح کرو۔ بےشک یہ خدا کے نزدیک بڑا (گناہ کا کام) ہے

53 اے لوگو جو ایمان لائے ہو، نبیؐ کے گھروں میں بلا اجازت نہ چلے آیا کرو 1 نہ کھانے کا وقت تاکتے رہو۔ ہاں اگر تمہیں کھانے پر بلایا جائے تو ضرور آؤ 2 مگر جب کھانا کھالو تو منتشر ہو جاؤ۔ باتیں کرنے میں نہ لگے رہو 3 تمہاری یہ حرکتیں نبی کو تکلیف دیتی ہیں ، مگر وہ شرم کی وجہ سے کچھ نہیں کہتے۔اور اللہ حق بات کہنے میں نہیں شرماتا۔ نبیؐ کی بیویوں سے اگر تمہیں کچھ مانگنا ہو تو پردے کے پیچھے سے مانگو کرو، یہ تمہارے اور ان کے دلوں کی پاکیزگی کے لیے زیادہ مناسب طریقہ ہے 4 تمہارے لیے یہ ہرگز جائز نہیں کہ اللہ کے رسولؐ کو تکلیف دو 5 ،  اور نہ یہ جائز ہے کہ ان کے بعد ان کی بیویوں سے نکاح کرو 6 ،  یہ اللہ کے نزدیک بہت بڑا گناہ ہے

إِن تُبۡدُواۡ شَيۡــًٔا أَوۡ تُخۡفُوهُ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِكُلِّ شَىۡءٍ عَلِيمًا ٥٤

Whethereğerاگرinyou revealaçığa vursanızتم ظاہر کرو گےtub'dūa thingbir şeyiکوئی چیزshayanoryahutیاawconceal itonu gizlesenizتم چھپاؤ گے اس کوtukh'fūhuindeedşüphesizتو بیشکfa-innaAllahاللہ تعالیٰl-lahaisherہےkānaof allہرbikullithingsşeyiچیز کوshayinAll-Knowerbilmektedirجاننے والاʿalīman

54 Whether you reveal a thing or conceal it, indeed Allah is ever, of all things, Knowing.

54 Bir şeyi açıklasanız de gizleseniz de Allah şüphesiz hepsini bilir.

54 Siz bir şeyi açıklasanız da gizleseniz de şüphe yok ki Allah her şeyi bilmektedir.

54 اگر تم کسی چیز کو ظاہر کرو یا اس کو مخفی رکھو تو (یاد رکھو کہ) خدا ہر چیز سے باخبر ہے

54 تم خواہ کوئی بات ظاہر کرو یا چھپاؤ، اللہ کو ہر بات کا علم ہے۔ 1

Surah 33 / Al-Ahzab / The Combined Forces سورة الأحزاب 426
You may defergeri bırakırآپ دور رکیں tur'jī whomkimseyiجس کو man you willdilediğiآپ چاہیں tashāu of themonlardanان میں سے min'hunna or you may takeve alırsınاور آپ جگہ دیں watu'wī to yourselfyanınaاپنی طرف ilayka whomkimseyiجس کو man you willdilediğinآپ چاہیں tashāu And whoeverve kimseyeاور جس کو wamani you desirearzu ettiği(ne dönmekte)آپ چاہیں ib'taghayta
of those whomayrıldıklarındanان میں سے mimman you (had) set aside الگ کردیں آپ ʿazalta then (there is) noyokturتو نہیں falā blamebir günahکوئی گناہ junāḥa upon yousenin üzerineآپ پر ʿalayka Thatbudurیہ بات dhālika (is) more suitableen elverişli olanقریب تر ہے adnā thataydınlanmasınaکہ an may be cooledٹھنڈی ہوں taqarra their eyesonların gözlerininان کی نگاہیں aʿyunuhunna
and notveاور نہ walā they grievetasalanmamalarınaوہ غمگین ہوں yaḥzanna and they may be pleasedve razı olmalarınaاور وہ راضی ہوجائیں wayarḍayna with whatsenin verdiklerineساتھ اس کے جو bimā you have given them دیا آپ نے ان کو ātaytahunna all of themhepsininسب کی سب kulluhunna And AllahAllahاور اللہ wal-lahu knowsbilirجانتا ہے yaʿlamu
whatolanıجو (is) insizin kalblerinizdeمیں your heartsتمہارے دلوں میں ہے qulūbikum And Allah isveاور ہے wakāna And Allah isAllahاللہ تعالیٰ l-lahu All-Knowerbilendirعلم والا ʿalīman Most Forbearinghalimdirحلم والا۔ بردبار ḥalīman٥١ (It is) notdeğildirنہیں lawfulhelalحلال yaḥillu for yousanaآپ کے لیے laka
(to marry) women(başka) kadınlarعورتیں سے l-nisāu after (this)bundan sonraکے min after (this)اس کے بعد baʿdu and notve yokturاور نہ walā todeğiştirmenکہ an exchangeآپ بدل ڈالیں tabaddala thembunlarıبدلے ان کے bihinna forbaşka eşlerleسے min (other) wivesبیویوں میں (سے) azwājin even ifşayetاور اگرچہ walaw pleases youçok hoşuna gitse deپسند آئے آپ کو aʿjabaka
their beautygüzellikleriحسن ان کا ḥus'nuhunna exceptbunun dışındadırمگر illā whombulunanlar (cariyeler)جن کا you rightfully possessمالک ہے malakat you rightfully possesselindeآپ کا دایاں ہاتھ yamīnuka And Allah isveاور ہے wakāna And Allah isAllahاللہ تعالیٰ l-lahu overüzerineاوپر ʿalā allherہر kulli thingsşeyچیز کے shayin an Observergözetleyicidirنگران raqīban
٥٢ O you who believeeyاے yāayyuhā O you who believekimselerلوگو alladhīna O you who believeinanan(lar)جو ایمان لائے ہو āmanū (Do) notgirmeyinنہ enterتم داخل ہو tadkhulū (the) housesevlerineگھروں میں buyūta (of) the ProphetPeygamber'inنبی (صلی اللہ علیہ وآلہ وسلم) l-nabiyi exceptancak hariçtirمگر illā whenizin verilmesiیہ کہ an
permission is givenاجازت دی جائے yu'dhana to yousizeتمہارے لیے lakum foryemeğeطرف ilā a mealکھانے کی (طرف) ṭaʿāmin withoutolmadanنہ ghayra awaitinggözetleyicilerانتظار کرنے والے ہو۔ نہ دیکھنے والے ہو nāẓirīna its preparationvaktiniاس کے پکنے کا۔ پکنا اس کا ināhu Butfakatاور لیکن walākin whenzamanجب idhā you are invitedçağrıldığınızبلائے جاؤ تم duʿītum
then entergirinتو داخل ہوجاؤ fa-ud'khulū and whenyemeği yeyinceپھر جب fa-idhā you have eatenکھانا کھالو ṭaʿim'tum then dispersedağılınتو منتشر ہوجاؤ fa-intashirū and notdalmayınاور نہ walā seeking to remainآرام پائے۔ مشغول ہونے والے mus'tanisīna for a conversationsözeباتوں کے لیے liḥadīthin Indeedçünküبیشک inna
thatbuیہ بات dhālikum wasincitiyorduہے kāna troublingایذا دیتی۔ تکلیف دیتی yu'dhī the ProphetPeygamberiنبی (صلی اللہ علیہ وآلہ وسلم) l-nabiya and he is shyfakat o utanıyorduتو وہ شرماتے جاتے ہیں fayastaḥyī of (dismissing) yousizdenتم سے minkum But Allahfakat Allahاور اللہ تعالیٰ wal-lahu is not shyutanmazنہیں
is not shyشرماتا yastaḥyī ofgerçek(i söylemek)tenسے mina the truthحق (سے) l-ḥaqi And whenzamanاور جب wa-idhā you ask themonlarda istediğinizسوال کرو تم ان سے sa-altumūhunna (for) anythingbir şeyکسی چیز کا matāʿan then ask themisteyinتو سوال کرو ان سے۔ مانگو ان سے fasalūhunna fromarkasındanسے min
behindپیچھے (سے) warāi a screenperdeپردے کے ḥijābin Thatbuیہ بات dhālikum (is) purerdaha temizdirزیادہ پاکیزہ ہے aṭharu for your heartssizin kalbleriniz içinتمہارے دلوں کے لیے liqulūbikum and their heartsve onların kalbleri içinاور ان کے دلوں کے لیے waqulūbihinna And notve olamazاور نہیں wamā issizinہے kāna
for you(مناسب) تمہارے لیے lakum thatincitmenizکہ an you troubleتم ایذا دو tu'dhū (the) MessengerElçisiniرسول (صلی اللہ علیہ وآلہ وسلم) کو rasūla (of) AllahAllah'ınاللہ کے l-lahi and notve olamazاور نہ walā thatnikahlamanızیہ کہ an you should marryتم نکاح کرو tankiḥū his wivesonun eşleriniآپ کی بیویوں سے azwājahu
after himkendisinden sonraکے min after himاس کے بعد baʿdihi everaslaکبھی بھی abadan Indeedçünküبیشک inna thatbuیہ بات dhālikum iskatındaہے kāna nearنزدیک ʿinda Allahاللہ کے l-lahi an enormitybüyük(bir günah)tırبہت بڑی ʿaẓīman٥٣ Whethereğerاگر in
you revealaçığa vursanızتم ظاہر کرو گے tub'dū a thingbir şeyiکوئی چیز shayan oryahutیا aw conceal itonu gizlesenizتم چھپاؤ گے اس کو tukh'fūhu indeedşüphesizتو بیشک fa-inna Allahاللہ تعالیٰ l-laha isherہے kāna of allہر bikulli thingsşeyiچیز کو shayin All-Knowerbilmektedirجاننے والا ʿalīman٥٤
٤٢٦
‹ 424page 425 of the printed Mushaf426 ›