۞فَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّن كَذَبَ عَلَى ٱللَّهِ وَكَذَّبَ بِٱلصِّدۡقِ إِذۡ جَآءَهُۥٓ‌ۚ أَلَيۡسَ فِى جَهَنَّمَ مَثۡوًى لِّلۡكَـٰفِرِينَ ٣٢

Then whokim olabilir?پھر کونfaman(is) more unjustdaha zalimبڑا ظالم ہےaẓlamuthan (one) whokimsedenاس سے جوmimmanliesyalan uydurandanجھوٹ کہے ۔ جھوٹ بولےkadhabaagainsthakkındaپرʿalāAllahاللہ (پر)l-lahiand deniesve yalanlayandanاور جھٹلائےwakadhabathe truthdoğruyuسچائی کوbil-ṣid'qiwhenzamanجبidhit comes to himkendisine geldiğiوہ آجائے اس کے پاسjāahuIs (there) notyok mudur?کیا نہیں ہےalaysaincehennemdeمیںHellجہنم (میں)jahannamaan abodebir yerٹھکانہmathwanfor the disbelieverskafirler içinکافروں کے لیےlil'kāfirīna

32 So who is more unjust than one who lies about Allah and denies the truth when it has come to him? Is there not in Hell a residence for the disbelievers?

32 Allah'a karşı yalan uydurandan, kendisine gelmiş gerçeği yalan sayandan daha zalim olan kimdir? İnkarcılar için cehennemde dur durak olmaz olur mu?

32 Allah'a karşı yalan söyleyen ve doğru kendisine geldiği zaman onu yalan sayandan daha zalim (daha haksız) kim olabilir? Kâfirlerin yeri cehennemde değil midir?

32 تو اس سے بڑھ کر ظالم کون جو خدا پر جھوٹ بولے اور سچی بات جب اس کے پاس پہنچ جائے تو اسے جھٹلائے۔ کیا جہنم میں کافروں کا ٹھکانا نہیں ہے؟

32 پھر اُس شخص سے بڑا ظالم اور کون ہو گا جس نے اللہ پر جھوٹ باندھا اور جب سچائی اس کے سامنے آئی تو اُسے جھٹلا دیا کیا ایسے کافروں کے لیے جہنم میں کوئی ٹھکانا نہیں ہے؟

وَٱلَّذِى جَآءَ بِٱلصِّدۡقِ وَصَدَّقَ بِهِۦٓ‌ۙ أُوۡلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُتَّقُونَ ٣٣

And the one whove kimselerاور وہ شخصwa-alladhībroughtgetiren(ler)جو لایاjāathe truthdoğruyuسچ کوbil-ṣid'qiand believedve doğrulayanlarاور اس نے تصدیق کیwaṣaddaqain itonuاس کیbihithoseişteیہی لوگulāika[they]onlardırوہ ہیںhumu(are) the righteouskorunanlarجو متقی ہیںl-mutaqūna

33 And the one who has brought the truth and [they who] believed in it - those are the righteous.

33 Gerçeği getiren ve onu doğrulayanlar, işte onlar, Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.

33 Doğruyu getiren ve onu tasdik edene gelince, işte onlar kötülükten korunan müttakilerdir.

33 اور جو شخص سچی بات لے کر آیا اور جس نے اس کی تصدیق کی وہی لوگ متقی ہیں

33 اور جو شخص سچائی لے کر آیا اور جنہوں نے اُس کو سچ مانا، وہی عذاب سے بچنے والے ہیں۔ 1

لَهُم مَّا يَشَآءُونَ عِندَ رَبِّهِمۡ‌ۚ ذٰلِكَ جَزَآءُ ٱلۡمُحۡسِنِينَ ٣٤

For themonlara vardırان کے لے ہوگاlahum(is) whather şeyجوthey wishdiledikleriوہ چاہیں گےyashāūnawithyanındaپاسʿindatheir LordRablerininان کے رب کےrabbihimThatişte budurیہdhālika(is the) rewardmükafatıبدلہ ہےjazāu(of) the good-doersgüzel davrananlarınمحسنین کاl-muḥ'sinīna

34 They will have whatever they desire with their Lord. That is the reward of the doers of good -

34 Onlara, Rablerinin katında diledikleri şeyler vardır, bu, iyilerin mükafatıdır.

34 Onlara, Rablerinin yanında ne dilerlerse vardır. İşte bu, iyilik yapanların mükafatıdır.

34 وہ جو چاہیں گے ان کے لئے ان کے پروردگار کے پاس (موجود) ہے۔ نیکوکاروں کا یہی بدلہ ہے

34 انہیں اپنے ربّ کے ہاں وہ سب کچھ ملے گا جس کی وہ خواہش کریں گے۔ 1 یہ ہے نیکی کرنے والوں کی جزا

لِيُكَفِّرَ ٱللَّهُ عَنۡهُمۡ أَسۡوَأَ ٱلَّذِى عَمِلُواۡ وَيَجۡزِيَهُمۡ أَجۡرَهُم بِأَحۡسَنِ ٱلَّذِى كَانُواۡ يَعۡمَلُونَ ٣٥

That Allah will removeörtmesi içindirتاکہ دور کردےliyukaffiraThat Allah will removeAllah'ınاللہl-lahufrom themonlardanان سےʿanhum(the) worsten kötüleriniبد ترین۔ سب سے براaswa-a(of) whatyaptıklarınınوہ جوalladhīthey didانہوں نے عمل کیےʿamilūand reward themve mükafatlandırması içindirاور جزا دے ان کوwayajziyahumtheir dueecirleriniان کے اجر کیajrahumfor (the) besten güzeliyleاحسن کے بدلےbi-aḥsani(of) whatolduklarınınوہ جوalladhīthey used toتھے وہkānūdoyapıyorlarعمل کرتےyaʿmalūna

35 That Allah may remove from them the worst of what they did and reward them their due for the best of what they used to do.

35 Zira Allah, onların yaptıkları kötülükleri örter, onlara, işledikleri şeylerin en güzel karşılıklarını verir.

35 Çünkü Allah, onların önceden yaptıkları amelin en kötüsünü bile keffaretle örtüp, işlemekte bulundukları güzel amellerin en güzeline göre mükafatlarını kendilerine verecektir.

35 تاکہ خدا ان سے برائیوں کو جو انہوں نے کیں دور کردے اور نیک کاموں کا جو وہ کرتے رہے ان کو بدلہ دے

35 تاکہ جو بدترین اعمال انہوں نے کیے تھے انہیں اللہ ان کے حساب سے ساقط کر دے اور جو بہترین اعمال وہ کرتے رہے  اُن کے لحاظ سے اُن کو اجر عطا فرمائے۔ 1

أَلَيۡسَ ٱللَّهُ بِكَافٍ عَبۡدَهُۥ‌ۖ وَيُخَوِّفُونَكَ بِٱلَّذِينَ مِن دُونِهِۦ‌ۚ وَمَن يُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنۡ هَادٍ ٣٦

Is notdeğil mi?کیا نہیں ہےalaysaAllahاللہl-lahusufficientkâfiکافیbikāfin(for) His slavekulunaاپنے بندے کوʿabdahuAnd they threaten youve seni korkutuyorlarاور وہ ڈراتے ہیں آپ کوwayukhawwifūnakawith thosekinselerleان ہستیوںbi-alladhīnabesides HimO'ndan başkaسےminbesides Himجو اس کے سوا ہیںdūnihiAnd whoeverve kimiاور جس کوwamanAllah lets go astray şaşırtırsaبھٹکا دےyuḍ'liliAllah lets go astray Allahاللہl-lahuthen notartık olmazتو نہیںfamāfor himonuاس کے لیےlahuanyhiçbirکوئیminguideyola getirenہادی۔ ہدایت دینے والاhādin

36 Is not Allah sufficient for His Servant [Prophet Muhammad]? And [yet], they threaten you with those [they worship] other than Him. And whoever Allah leaves astray - for him there is no guide.

36 Allah, kuluna yetmez mi? Seni O'ndan başka şeylerle korkutuyorlar. Allah'ın, saptırdığını doğru yola koyacak yoktur.

36 Allah, kuluna kâfi değil midir? Durmuşlar da seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Her kimi ki Allah şaşırtırsa, artık ona hidayet edecek yoktur.

36 کیا خدا اپنے بندوں کو کافی نہیں۔ اور یہ تم کو ان لوگوں سے جو اس کے سوا ہیں (یعنی غیر خدا سے) ڈراتے ہیں۔ اور جس کو خدا گمراہ کرے اسے کوئی ہدایت دینے والا نہیں

36 (اے نبیؐ)کیا اللہ اپنے بندے کے لیے کافی نہیں ہے؟ یہ لوگ اُس کے سوا دُوسروں سے تم کو ڈراتےہیں۔ 1 حالانکہ اللہ جسے گمراہی میں ڈال دے اُسے کوئی راستہ دکھانے والا نہیں

وَمَن يَهۡدِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن مُّضِلٍّ‌ۗ أَلَيۡسَ ٱللَّهُ بِعَزِيزٍ ذِى ٱنتِقَامٍ ٣٧

And whoeverve kimeاور جس کوwamanAllah guidesyol gösterirseہدایت دےyahdiAllah guidesAllahاللہl-lahuthen notartık olmazتو نہیںfamāfor himonuاسکے لیےlahuanyhiçbirکوئیminmisleaderşaşırtanبھٹکانے والاmuḍillinIs notdeğil midir?کیا نہیں ہےalaysaAllahاللہl-lahuAll-MightyazizغالبbiʿazīzinAll-Able of retributionsahibiوالاdhīAll-Able of retributionintikamانتقام لینے (والا)intiqāmin

37 And whoever Allah guides - for him there is no misleader. Is not Allah Exalted in Might and Owner of Retribution?

37 Allah'ın doğru yola eriştirdiğini de saptıracak yoktur. Allah, güçlü olan, öç alabilen değil midir?

37 Her kime de Allah hidayet verirse artık onu da şaşırtacak yoktur. Allah aziz (çok güçlü) ve intikam sahibi değil midir?

37 اور جس کو خدا ہدایت دے اس کو کوئی گمراہ کرنے والا نہیں۔ کیا خدا غالب (اور) بدلہ لینے والا نہیں ہے؟

37 اور جسے وہ ہدایت دے اُسے بھٹکانے والا بھی کوئی نہیں، کیا اللہ زبردست اور انتقام لینے والا نہیں ہے؟ 1

وَلَئِن سَأَلۡتَهُم مَّنۡ خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ‌ۚ قُلۡ أَفَرَءَيۡتُم مَّا تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ إِنۡ أَرَادَنِىَ ٱللَّهُ بِضُرٍّ هَلۡ هُنَّ كَـٰشِفَـٰتُ ضُرِّهِۦٓ أَوۡ أَرَادَنِى بِرَحۡمَةٍ هَلۡ هُنَّ مُمۡسِكَـٰتُ رَحۡمَتِهِۦ‌ۚ قُلۡ حَسۡبِىَ ٱللَّهُ‌ۖ عَلَيۡهِ يَتَوَكَّلُ ٱلۡمُتَوَكِّلُونَ ٣٨

And ifve andolsun şayetاور البتہ اگرwala-inyou ask themonlara sorsanپوچھو تم ان سےsa-altahumwhokim?کس نےmancreatedyarattıپیدا کیاkhalaqathe heavensgökleriآسمانوں کوl-samāwātiand the earthve yeriاور زمین کوwal-arḍaSurely, they will sayelbette derlerالبتہ وہ ضرور کہیں گےlayaqūlunnaAllahاللہ نےl-lahuSayde kiکہہ دیجیےqulThen do you seeo halde gördünüz mü?پھر دیکھا تم نےafara-aytumwhatşeyleriجن کوyou invokeyalvardığınızتم پکارتے ہوtadʿūnabesidesbaşkaسےminbesidesسواdūniAllahAllah'tanاللہ کےl-lahiifeğerاگرinAllah intended for mebana isteseارادہ کرے میرے ساتھarādaniyaAllah intended for meAllahاللہl-lahuharmbir zarar vermekکسی بھی تکلیف کا۔ نقصان کاbiḍurrinaremı?کیاhaltheyonlarوہ (دیویاں)hunnaremoverskaldıracaklarدور کرنے والیاں ہیںkāshifātu(of) harm (from) HimO'nun zararınıاس کی تکلیف کوḍurrihioryahutیاawif He intended for mebana dileseارادہ کرے میرے ساتھarādanīmercybir rahmetرحمت کاbiraḥmatinaremı?کیاhaltheyonlarوہhunnawithholdersdurduracaklarروکنے والیاں ہیںmum'sikātu(of) His mercyO'nun rahmetiniاس کی رحمت کوraḥmatihiSayde kiکہہ دیجیےqulSufficient (is) Allah for mebana yeterکافی ہے مجھ کوḥasbiyaSufficient (is) Allah for meAllahاللہl-lahuupon HimO'naاس پر ہیʿalayhiput trustdayanırlarتوکل کرتے ہیںyatawakkaluthose who trusttevekkül edenlerتوکل کرنے و الےl-mutawakilūna

38 And if you asked them, "Who created the heavens and the earth?" they would surely say, "Allah." Say, "Then have you considered what you invoke besides Allah? If Allah intended me harm, are they removers of His harm; or if He intended me mercy, are they withholders of His mercy?" Say, "Sufficient for me is Allah; upon Him [alone] rely the [wise] reliers."

38 And olsun ki, onlara, "Gökleri ve yeri yaratan kimdir?" diye sorsan: "Allah'tır" derler. De ki: "Öyleyse bana bildirin, Allah bana bir zarar vermek isterse, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, O'nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut bana bir rahmetdilerse, O'nun rahmetini önleyebilir mi?" De ki: "Allah bana yeter; güvenenler O'na güvenir."

38 Andolsun ki onlara: "O gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan: "Elbette Allah!" diyeceklerdir. O halde gördünüz ya Allah'tan başka çağırdıklarınızı! Eğer Allah bana bir zarar vermek isterse, onlar O'nun zararını giderebilirler mi? Yahut bana bir rahmet dilerse, onlar O'nun rahmetini tutabilirler mi? De ki: "Allah, bana yeter." Tevekkül edenler, hep O'na dayanırlar.

38 اور اگر تم ان سے پوچھو کہ آسمانوں اور زمین کو کس نے پیدا کیا تو کہہ دیں کہ خدا نے۔ کہو کہ بھلا دیکھو تو جن کو تم خدا کے سوا پکارتے ہو۔ اگر خدا مجھ کو کوئی تکلیف پہنچانی چاہے تو کیا وہ اس تکلیف کو دور کرسکتے ہیں یا اگر مجھ پر مہربانی کرنا چاہے تو وہ اس کی مہربانی کو روک سکتے ہیں؟ کہہ دو کہ مجھے خدا ہی کافی ہے۔ بھروسہ رکھنے والے اسی پر بھروسہ رکھتے ہیں

38 اِن لوگوں سے اگر تم پوچھو کہ زمین اور آسمانوں کو کس نے پیدا کیا ہے تو یہ خود کہیں گے کہ اللہ نے۔ اِن سے کہو، جب حقیقت یہ ہے تو تمہارا کیا خیال ہے کہ اگر اللہ مجھے کوئی نقصان پہنچانا چاہے تو یا تمہاری یہ دیویاں ، جنہیں تم اللہ کو چھوڑ کر پکارتے ہو، مجھے اُس کے پہنچائے ہوئے نقصان سے بچا لیں گی؟ یا اللہ مجھ پر مہربانی کرنا چاہے تو کیا یہ اُس کی رحمت کو روک سکیں گی؟ بس ان سے کہہ دو کہ میرے لیے اللہ ہی کافی ہے، بھروسہ کرنے والے اُسی پر بھروسہ کرتے ہیں۔ 1

قُلۡ يَـٰقَوۡمِ ٱعۡمَلُواۡ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمۡ إِنِّى عَـٰمِلٌ‌ۖ فَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَ ٣٩

Sayde kiکہہ دیجیےqulO my peopleey kavmimاے میری قومyāqawmiWorkyapınعمل کروiʿ'malū(according) togöreپرʿalāyour positiondurumunuzaاپنی جگہ (پر)makānatikumindeed, I amelbette ben deبیشک میںinnīworkingyapıyorumعمل کرنے والا ہوںʿāmilunthen soonyakındaپس عنقریبfasawfayou will knowbileceksinizتم جان لو گےtaʿlamūna

39 Say, "O my people, work according to your position, [for] indeed, I am working; and you are going to know

39 De ki: "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın; doğrusu ben de yapacağım. Kendisini rezil edecek azap kime gelecek, kime sürekli azap inecek bileceksiniz."

39 De ki: "Ey kavmim! Haliniz üzere çalışın. Ben de kendi halime göre çalışıyorum. Artık ileride bileceksiniz."

39 کہہ دو کہ اے قوم تم اپنی جگہ عمل کئے جاؤ میں (اپنی جگہ) عمل کئے جاتا ہوں۔ عنقریب تم کو معلوم ہوجائے گا

39 ان سے صاف کہو کہ”اے میری قوم کے لوگو، تم اپنی جگہ اپنا کام کیے جاوٴ 1 ، میں اپنا کام کرتا رہوں گا، عنقریب تمہیں معلوم ہوجائے گا

مَن يَأۡتِيهِ عَذَابٌ يُخۡزِيهِ وَيَحِلُّ عَلَيۡهِ عَذَابٌ مُّقِيمٌ ٤٠

(Upon) whomkime?کون ہےmanwill comegeliyorآتا ہے اس کے پاسyatīhia punishmentazabایک عذابʿadhābundisgracing himonu rezil edenجو رسوا کردے گا اس کوyukh'zīhiand descendsve (kimin) konuyor?اور اترتا ہےwayaḥilluon himüzerineاس پرʿalayhia punishmentazabعذابʿadhābuneverlastingsürekliقائم رہنے والاmuqīmun

40 To whom will come a torment disgracing him and on whom will descend an enduring punishment."

40 De ki: "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın; doğrusu ben de yapacağım. Kendisini rezil edecek azap kime gelecek, kime sürekli azap inecek bileceksiniz."

40 "Kendisini rezil edecek azabın kime geleceğini ve sürekli bir azabın kimin üzerine konacağını."

40 کہ کس پر عذاب آتا ہے جو اسے رسوا کرے گا۔ اور کس پر ہمیشہ کا عذاب نازل ہوتا ہے

40 کہ کس پر رسوا کن عذاب آتا ہے اور کسے وہ سزا ملتی ہے جو کبھی ٹلنے والی نہیں"

Surah 39 / Az-Zumar / The Troops سورة الزمر 463
Then whokim olabilir?پھر کون faman (is) more unjustdaha zalimبڑا ظالم ہے aẓlamu than (one) whokimsedenاس سے جو mimman liesyalan uydurandanجھوٹ کہے ۔ جھوٹ بولے kadhaba againsthakkındaپر ʿalā Allahاللہ (پر) l-lahi and deniesve yalanlayandanاور جھٹلائے wakadhaba the truthdoğruyuسچائی کو bil-ṣid'qi
whenzamanجب idh it comes to himkendisine geldiğiوہ آجائے اس کے پاس jāahu Is (there) notyok mudur?کیا نہیں ہے alaysa incehennemdeمیں Hellجہنم (میں) jahannama an abodebir yerٹھکانہ mathwan for the disbelieverskafirler içinکافروں کے لیے lil'kāfirīna٣٢ And the one whove kimselerاور وہ شخص wa-alladhī
broughtgetiren(ler)جو لایا jāa the truthdoğruyuسچ کو bil-ṣid'qi and believedve doğrulayanlarاور اس نے تصدیق کی waṣaddaqa in itonuاس کی bihi thoseişteیہی لوگ ulāika [they]onlardırوہ ہیں humu (are) the righteouskorunanlarجو متقی ہیں l-mutaqūna٣٣
For themonlara vardırان کے لے ہوگا lahum (is) whather şeyجو they wishdiledikleriوہ چاہیں گے yashāūna withyanındaپاس ʿinda their LordRablerininان کے رب کے rabbihim Thatişte budurیہ dhālika (is the) rewardmükafatıبدلہ ہے jazāu (of) the good-doersgüzel davrananlarınمحسنین کا l-muḥ'sinīna٣٤
That Allah will removeörtmesi içindirتاکہ دور کردے liyukaffira That Allah will removeAllah'ınاللہ l-lahu from themonlardanان سے ʿanhum (the) worsten kötüleriniبد ترین۔ سب سے برا aswa-a (of) whatyaptıklarınınوہ جو alladhī they didانہوں نے عمل کیے ʿamilū and reward themve mükafatlandırması içindirاور جزا دے ان کو wayajziyahum their dueecirleriniان کے اجر کی ajrahum
for (the) besten güzeliyleاحسن کے بدلے bi-aḥsani (of) whatolduklarınınوہ جو alladhī they used toتھے وہ kānū doyapıyorlarعمل کرتے yaʿmalūna٣٥ Is notdeğil mi?کیا نہیں ہے alaysa Allahاللہ l-lahu sufficientkâfiکافی bikāfin
(for) His slavekulunaاپنے بندے کو ʿabdahu And they threaten youve seni korkutuyorlarاور وہ ڈراتے ہیں آپ کو wayukhawwifūnaka with thosekinselerleان ہستیوں bi-alladhīna besides HimO'ndan başkaسے min besides Himجو اس کے سوا ہیں dūnihi And whoeverve kimiاور جس کو waman Allah lets go astray şaşırtırsaبھٹکا دے yuḍ'lili
Allah lets go astray Allahاللہ l-lahu then notartık olmazتو نہیں famā for himonuاس کے لیے lahu anyhiçbirکوئی min guideyola getirenہادی۔ ہدایت دینے والا hādin٣٦ And whoeverve kimeاور جس کو waman Allah guidesyol gösterirseہدایت دے yahdi Allah guidesAllahاللہ l-lahu then notartık olmazتو نہیں famā for himonuاسکے لیے lahu anyhiçbirکوئی min misleaderşaşırtanبھٹکانے والا muḍillin
Is notdeğil midir?کیا نہیں ہے alaysa Allahاللہ l-lahu All-Mightyazizغالب biʿazīzin All-Able of retributionsahibiوالا dhī All-Able of retributionintikamانتقام لینے (والا) intiqāmin٣٧ And ifve andolsun şayetاور البتہ اگر wala-in you ask themonlara sorsanپوچھو تم ان سے sa-altahum whokim?کس نے man createdyarattıپیدا کیا khalaqa
the heavensgökleriآسمانوں کو l-samāwāti and the earthve yeriاور زمین کو wal-arḍa Surely, they will sayelbette derlerالبتہ وہ ضرور کہیں گے layaqūlunna Allahاللہ نے l-lahu Sayde kiکہہ دیجیے qul Then do you seeo halde gördünüz mü?پھر دیکھا تم نے afara-aytum whatşeyleriجن کو you invokeyalvardığınızتم پکارتے ہو tadʿūna
besidesbaşkaسے min besidesسوا dūni AllahAllah'tanاللہ کے l-lahi ifeğerاگر in Allah intended for mebana isteseارادہ کرے میرے ساتھ arādaniya Allah intended for meAllahاللہ l-lahu harmbir zarar vermekکسی بھی تکلیف کا۔ نقصان کا biḍurrin aremı?کیا hal theyonlarوہ (دیویاں) hunna removerskaldıracaklarدور کرنے والیاں ہیں kāshifātu (of) harm (from) HimO'nun zararınıاس کی تکلیف کو ḍurrihi
oryahutیا aw if He intended for mebana dileseارادہ کرے میرے ساتھ arādanī mercybir rahmetرحمت کا biraḥmatin aremı?کیا hal theyonlarوہ hunna withholdersdurduracaklarروکنے والیاں ہیں mum'sikātu (of) His mercyO'nun rahmetiniاس کی رحمت کو raḥmatihi Sayde kiکہہ دیجیے qul Sufficient (is) Allah for mebana yeterکافی ہے مجھ کو ḥasbiya
Sufficient (is) Allah for meAllahاللہ l-lahu upon HimO'naاس پر ہی ʿalayhi put trustdayanırlarتوکل کرتے ہیں yatawakkalu those who trusttevekkül edenlerتوکل کرنے و الے l-mutawakilūna٣٨ Sayde kiکہہ دیجیے qul O my peopleey kavmimاے میری قوم yāqawmi Workyapınعمل کرو iʿ'malū
(according) togöreپر ʿalā your positiondurumunuzaاپنی جگہ (پر) makānatikum indeed, I amelbette ben deبیشک میں innī workingyapıyorumعمل کرنے والا ہوں ʿāmilun then soonyakındaپس عنقریب fasawfa you will knowbileceksinizتم جان لو گے taʿlamūna٣٩
(Upon) whomkime?کون ہے man will comegeliyorآتا ہے اس کے پاس yatīhi a punishmentazabایک عذاب ʿadhābun disgracing himonu rezil edenجو رسوا کردے گا اس کو yukh'zīhi and descendsve (kimin) konuyor?اور اترتا ہے wayaḥillu on himüzerineاس پر ʿalayhi a punishmentazabعذاب ʿadhābun everlastingsürekliقائم رہنے والا muqīmun٤٠
٤٦٣
‹ 461page 462 of the printed Mushaf463 ›