أَوۡ تَقُولَ لَوۡ أَنَّ ٱللَّهَ هَدَىٰنِى لَكُنتُ مِنَ ٱلۡمُتَّقِينَ ٥٧

Oryahutیاawit should saydemesindenکہےtaqūlaIf thatşayetکاشlawIf thatelbetteبیشکannaAllahAllahاللہl-laha(had) guided mebana hidayet etseydiہدایت دیتا مجھ کوhadānīsurely, I (would) have beenben olurdumالبتہ میں ہوتاlakuntuamong⋯سےminathe righteousmuttakilerdenتقوی والوں میں (سے)l-mutaqīna

57 Or [lest] it say, "If only Allah had guided me, I would have been among the righteous."

57 Veya, "Allah beni doğru yola eriştirseydi sakınanlardan olurdum" diyeceği, yahut, azabı gördüğünde: "Keşke benim için dönüş imkanı bulunsa da iyilerden olsam" diyeceği günden sakının.

57 Yahut şöyle diyecektir: "Allah bana doğru yolu gösterseydi, her halde ben müttakilerden olurdum."

57 یا یہ کہنے لگے کہ اگر خدا مجھ کو ہدایت دیتا تو میں بھی پرہیزگاروں میں ہوتا

57 یا کہے "کاش اللہ نے مجھے ہدایت بخشی ہوتی تو میں بھی متقیوں میں سے ہوتا"

أَوۡ تَقُولَ حِينَ تَرَى ٱلۡعَذَابَ لَوۡ أَنَّ لِى كَرَّةً فَأَكُونَ مِنَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ ٥٨

Oryahutیاawit should saydemesindenوہ کہےtaqūlawhenzamanجس وقتḥīnait seesgördüğüدیکھےtarāthe punishmentazabıعذابl-ʿadhābaIfkeşkeکاشlawonlygerçektenبیشکannafor mebenim için olsaydıمیرے لیےlīanother chancebir kez daha (dönüş)ایک بار پلٹنا ہوتاkarratanthen I could beböylece olsaydımتو میں ہوجاتاfa-akūnaamong⋯سےminathe good-doersgüzel hareket edenlerdenنیکو کاروں میں (سے)l-muḥ'sinīna

58 Or [lest] it say when it sees the punishment, "If only I had another turn so I could be among the doers of good."

58 Veya, "Allah beni doğru yola eriştirseydi sakınanlardan olurdum" diyeceği, yahut, azabı gördüğünde: "Keşke benim için dönüş imkanı bulunsa da iyilerden olsam" diyeceği günden sakının.

58 Veya azabı gördüğü zaman şöyle diyecektir: "Bana bir geri dönüş olsaydı da ben de o iyilik yapanlardan olsaydım."

58 یا جب عذاب دیکھ لے تو کہنے لگے کہ اگر مجھے پھر ایک دفعہ دنیا میں جانا ہو تو میں نیکوکاروں میں ہو جاؤں

58 یا عذاب دیکھ کر کہے "کاش مجھے ایک موقع اور مل جائے اور میں بھی نیک عمل کرنے والوں میں شامل ہو جاؤں"

بَلَىٰ قَدۡ جَآءَتۡكَ ءَايَـٰتِى فَكَذَّبۡتَ بِهَا وَٱسۡتَكۡبَرۡتَ وَكُنتَ مِنَ ٱلۡكَـٰفِرِينَ ٥٩

Yeshayırہاں ہاں کیوں نہیںbalāverilyelbetteتحقیقqadcame to yousana geldiآئیں تیرے پاسjāatkaMy Versesayetlerimمیری آیاتāyātībut you deniedfakat sen yalanladınتو تو نے جھٹلا دیاfakadhabtathemonlarıان کوbihāand were arrogantve büyüklük tasladınاور تکبر کیا تم نےwa-is'takbartaand you wereve oldunاور تھا توwakuntaamong⋯سےminathe disbelieversnankörlerdenکافروں میں (سے)l-kāfirīna

59 But yes, there had come to you My verses, but you denied them and were arrogant, and you were among the disbelievers.

59 Ey insanoğlu! Evet; ayetlerim sana gelmişti de onları yalanlamış, büyüklük taslamış ve inkarcılardan olmuştun.

59 (Ona): "Hayır sana âyetlerim geldi de onlara yalan dedin, kibirlenmek istedin ve kâfirlerden oldun." (denir.)

59 (خدا فرمائے گا) کیوں نہیں میری آیتیں تیرے پاس پہنچ گئی ہیں مگر تو نے ان کو جھٹلایا اور شیخی میں آگیا اور تو کافر بن گیا

59 (اور اُس وقت اسے یہ جواب ملے کہ) "کیوں نہیں، میری آیات تیرے پاس آ چکی تھیں، پھر تو نے انہیں جھٹلایا اور تکبر کیا اور تو کافروں میں سے تھا"

وَيَوۡمَ ٱلۡقِيَـٰمَةِ تَرَى ٱلَّذِينَ كَذَبُواۡ عَلَى ٱللَّهِ وُجُوهُهُم مُّسۡوَدَّةٌ‌ۚ أَلَيۡسَ فِى جَهَنَّمَ مَثۡوًى لِّلۡمُتَكَبِّرِينَ ٦٠

And (on the) Dayve günüاور دنwayawma(of) the Resurrectionkıyametقیامت کےl-qiyāmatiyou will seegörürsünتم دیکھو گےtarāthose who⋯ان لوگوں کوalladhīnaliedyalan uyduranlarınجنہوں نے جھوٹ بولاkadhabūaboutkarşıپرʿalāAllahAllah'aاللہ (پر)l-lahitheir facesyüzleriniچہرے ان کےwujūhuhum(will be) blackenedkapkaraسیاہ ہوں گےmus'waddatunIs (there) notyok mudurکیا نہیں ہےalaysaincehennemdeمیںfīHell⋯جہنم (میں)jahannamaan abodebir yerکوئی ٹھکانہmathwanfor the arrogantkibirlenenler için?تکبر کرنے والوں کے لیےlil'mutakabbirīna

60 And on the Day of Resurrection you will see those who lied about Allah [with] their faces blackened. Is there not in Hell a residence for the arrogant?

60 Allah'a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü, yüzlerinin simsiyah olduğunu görürsün. Böbürlenenler için cehennemde bir durak olmaz olur mu?

60 Hem o kıyamet günü görürsün ki, Allah'a karşı yalan söyleyenlerin yüzleri kararmıştır. Kibirlenenlerin yeri cehennem değil mi?

60 اور جن لوگوں نے خدا پر جھوٹ بولا تم قیامت کے دن دیکھو گے کہ ان کے منہ کالے ہو رہے ہوں گے۔ کیا غرور کرنے والوں کو ٹھکانا دوزخ میں نہیں ہے

60 آج جن لوگوں نے خدا پر جھوٹ باندھے ہیں قیامت کے روز تم دیکھو گے کہ ان کے منہ کالے ہوں گے کیا جہنم میں متکبروں کے لیے کافی جگہ نہیں ہے؟

وَيُنَجِّى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوۡاۡ بِمَفَازَتِهِمۡ لَا يَمَسُّهُمُ ٱلسُّوٓءُ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ ٦١

And Allah will deliverve kurtarır;اور بچا لے گاwayunajjīAnd Allah will deliverAllahاللہl-lahuthose whokimseleriان لوگوں کوalladhīnafeared (Him)korunanlarıجنہوں نے تقوی کیاittaqawto their place of salvationbaşarılarıyleساتھ ان کی کامیابی کےbimafāzatihimnot⋯نہیںlāwill touch themonlara dokunmazچھوئے گی ان کوyamassuhumuthe evilkötülükکوئی برائیl-sūuand notveاور نہwalātheyonlarوہhumwill grieveüzülmezlerغمگین ہوں گےyaḥzanūna

61 And Allah will save those who feared Him by their attainment; no evil will touch them, nor will they grieve.

61 Allah, sakınanları başarılarından ötürü kurtarır. Onlara hiçbir kötülük gelmez; onlar üzülmezler.

61 Kötülükten sakınan müttakileri ise Allah başarılarından dolayı kurtuluşa çıkarır. Onlara fenalık dokunmaz ve onlar üzülecek de değillerdir.

61 اور جو پرہیزگار ہیں ان کی (سعادت اور) کامیابی کے سبب خدا ان کو نجات دے گا نہ تو ان کو کوئی سختی پہنچے گی اور نہ غمناک ہوں گے

61 اس کے برعکس جن لوگوں نے یہاں تقویٰ کیا ہے ان کے اسباب کامیابی کی وجہ سے اللہ ان کو نجات دے گا، ان کو نہ کوئی گزند پہنچے گا اور نہ وہ غمگین ہوں گے

ٱللَّهُ خَـٰلِقُ كُلِّ شَىۡءٍ‌ۖ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىۡءٍ وَكِيلٌ ٦٢

AllahAllahاللہ تعالیٰal-lahu(is the) Creatoryaratıcısıdırخالق ہےkhāliqu(of) allherہرkullithingsşeyinچیز کاshayinand Heve Oاور وہwahuwa(is) overüzerineپرʿalāallherہرkullithingsşeyچیز (پر)shayina Guardianvekildirکارساز ہے۔ حافظ ہےwakīlun

62 Allah is the Creator of all things, and He is, over all things, Disposer of affairs.

62 Allah her şeyin yaratanıdır. O her şeye Vekil'dir.

62 Allah, her şeyin yaratıcısıdır. Her şey üzerine vekil de O'dur.

62 خدا ہی ہر چیز کا پیدا کرنے والا ہے۔ اور وہی ہر چیز کا نگراں ہے

62 اللہ ہر چیز کا خالق ہے اور وہی ہر چیز پر نگہبان ہے۔ 1

لَّهُۥ مَقَالِيدُ ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ‌ۗ وَٱلَّذِينَ كَفَرُواۡ بِـَٔـايَـٰتِ ٱللَّهِ أُوۡلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡخَـٰسِرُونَ ٦٣

For HimO'nundurاسی کے لیے ہیںlahu(are the) keysanahtarlarıخزانے۔ کنجیاںmaqālīdu(of) the heavensgöklerinآسمانوں کیl-samāwātiand the earthve yerinاور زمین کیwal-arḍiAnd those whove kimselerاور وہ لوگwa-alladhīnadisbelieveinkar eden(ler)جنہوں نے کفر کیاkafarūin (the) Versesayetleriniآیات کے ساتھbiāyāti(of) AllahAllah'ınاللہ کیl-lahithose işteیہی لوگ دراصلulāikatheyonlardırوہhumu(are) the losersziyana uğrayanlarجو نقصان اٹھانے والے ہیںl-khāsirūna

63 To Him belong the keys of the heavens and the earth. And they who disbelieve in the verses of Allah - it is those who are the losers.

63 Göklerin ve yerin kilitleri O'nundur. Allah'ın ayetlerini inkar edenler, işte onlar hüsrandadırlar.

63 Bütün göklerin ve yerin kilitleri O'nundur. Allah'ın âyetlerini inkâr edenlere gelince, işte onlar, kendilerine yazık edenlerdir.

63 اسی کے پاس آسمانوں اور زمین کی کنجیاں ہیں۔ اور جنہوں نے خدا کی آیتوں سے کفر کیا وہی نقصان اُٹھانے والے ہیں

63 زمین اور آسمانوں کے خزانوں کی کنجیاں اُسی کے پاس ہیں اور جو لوگ اللہ کی آیات سے کفر کرتے ہیں وہی گھاٹے میں رہنے والے ہیں

قُلۡ أَفَغَيۡرَ ٱللَّهِ تَأۡمُرُوٓنِّىٓ أَعۡبُدُ أَيُّهَا ٱلۡجَـٰهِلُونَ ٦٤

Sayde kiکہہ دیجیےqulIs (it) other thanbaşkasına mıپھر سوائےafaghayraAllahAllah'tanاللہ کےl-lahiyou order mebana emrediyorsunuzتم حکم دیتے ہو مجھ کوtamurūnnī(to) worshipkulluk etmemiکہ میں عبادت کروںaʿbuduOeyاےayyuhāignorant onescahiller?جاہلوl-jāhilūna

64 Say, [O Muhammad], "Is it other than Allah that you order me to worship, O ignorant ones?"

64 De ki: "Ey cahiller! Bana, Allah'tan başkasına kulluk etmemi mi emredersiniz?"

64 De ki: "Ey cahiller! Şimdi bana o Allah'tan başkasına mı kulluk etmemi emrediyorsunuz?"

64 کہہ دو کہ اے نادانو! تم مجھ سے یہ کہتے ہو کہ میں غیر خدا کی پرستش کرنے لگوں

64 (اے نبیؐ) اِن سے کہو "پھر کیا اے جاہلو، تم اللہ کے سوا کسی اور کی بندگی کرنے کے لیے مجھ سے کہتے ہو؟"

وَلَقَدۡ أُوحِىَ إِلَيۡكَ وَإِلَى ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكَ لَئِنۡ أَشۡرَكۡتَ لَيَحۡبَطَنَّ عَمَلُكَ وَلَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡخَـٰسِرِينَ ٦٥

And verilyve elbetteاور البتہ تحقیقwalaqadit has been revealedşöyle vahyedildiوحی کی گیاūḥiyato yousanaآپ کی طرفilaykaand toveاور طرفwa-ilāthose whokimselereان لوگوں کےalladhīna(were) before you⋯جوmin(were) before yousenden öncekiآپ سے پہلے تھےqablikaifandolsun eğerالبتہ اگرla-inyou associate (with Allah)ortak koşarsanشرک کیا آپ نےashraktasurely, will become worthlessboşa çıkarالبتہ ضرور ضائع ہوجائے گاlayaḥbaṭannayour deedsamelinعمل آپ کاʿamalukaand you will surely beve olursunاور البتہ ضرور ہوجائیں گے آپwalatakūnannaamong⋯سےminathe loserskaybedenlerdenنقصان اٹھانے والوں میں (سے)l-khāsirīna

65 And it was already revealed to you and to those before you that if you should associate [anything] with Allah, your work would surely become worthless, and you would surely be among the losers."

65 And olsun ki sana da, senden önceki peygamberlere de vahyolunmuştur: "And olsun, eğer Allah'a ortak koşarsan işlerin şüphesiz boşa gider ve hüsranda kalanlardan olursun."

65 Andolsun ki, sana da, senden öncekilere de şu vahyedildi: "Yemin ederim ki, eğer şirk koşarsan bütün çalışmaların boşa gider ve mutlaka kendine yazık edenlerden olursun."

65 اور (اے محمدﷺ) تمہاری طرف اور ان (پیغمبروں) کی طرف جو تم سے پہلے ہوچکے ہیں یہی وحی بھیجی گئی ہے۔ کہ اگر تم نے شرک کیا تو تمہارے عمل برباد ہوجائیں گے اور تم زیاں کاروں میں ہوجاؤ گے

65 (یہ بات تمہیں ان سے صاف کہہ دینی چاہیے کیونکہ)تمہاری طرف اور تم سے پہلے گزرے ہوئے تمام انبیاء کی طرف یہ وحی بھیجی  جا چکی ہے کہ اگر تم نے شرک کیا تو تمہارا عمل ضائع ہو جائے گا 1 اور تم خسارے میں رہو گے

بَلِ ٱللَّهَ فَٱعۡبُدۡ وَكُن مِّنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ ٦٦

NayhayırبلکہbaliBut worship AllahAllah'aاللہ ہی کیl-lahaBut worship Allahkulluk etپس آپ عبادت کیجیےfa-uʿ'budand beve olاور ہوجایئےwakunamong⋯سےminathe thankful onesdenشکر گزاروں میں سےl-shākirīna

66 Rather, worship [only] Allah and be among the grateful.

66 "Hayır; yalnız Allah'a kulluk et ve şukredenlerden ol."

66 Hayır, onun için yalnız Allah'a kulluk et ve şükredenlerden ol.

66 بلکہ خدا ہی کی عبادت کرو اور شکرگزاروں میں ہو

66 لہٰذا (اے نبیؐ) تم بس اللہ ہی کی بندگی کرو اور شکر گزار بندوں میں سے ہو جاؤ

وَمَا قَدَرُواۡ ٱللَّهَ حَقَّ قَدۡرِهِۦ وَٱلۡأَرۡضُ جَمِيعًا قَبۡضَتُهُۥ يَوۡمَ ٱلۡقِيَـٰمَةِ وَٱلسَّمَـٰوٰتُ مَطۡوِيَّـٰتُۢ بِيَمِينِهِۦ‌ۚ سُبۡحَـٰنَهُۥ وَتَعَـٰلَىٰ عَمَّا يُشۡرِكُونَ ٦٧

And notveاور نہیںwamāthey appraisedtakdir edemedilerانہوں نے قدر کیqadarūAllahAllah'ıاللہ کیl-laha(with) truegereği gibiجیسے حق تھاḥaqqaappraisalO'nun kadriniاس کی قدر کاqadrihiwhile the earthve yerاور زمینwal-arḍuentirelytamamenساری کی ساریjamīʿan(will be) in His GripO'nun avucu içindedirاس کی مٹھی میں ہوگیqabḍatuhu(on the) Daygünüدنyawma(of) the Resurrectionkıyametقیامت کےl-qiyāmatiand the heavensve göklerاور آسمانwal-samāwātu(will be) foldeddürülmüştürلپیٹے ہوئے ہوں گےmaṭwiyyātunin His Right Handsağ elindeاس کے دائیں ہاتھ میںbiyamīnihiGlory be to HimO münezzehtirپاک ہے وہsub'ḥānahuAnd High is Heve yücedirاور بلند ہےwataʿālāabove what⋯اس سے جوʿammāthey associate (with Him)onların ortak koştuklarındanوہ شرک کرتے ہیں۔ وہ شریک ٹھہراتے ہیںyush'rikūna

67 They have not appraised Allah with true appraisal, while the earth entirely will be [within] His grip on the Day of Resurrection, and the heavens will be folded in His right hand. Exalted is He and high above what they associate with Him.

67 Onlar Allah'ı gereği gibi değerlendiremediler. Bütün yeryüzü, kıyamet günü O'nun avucundadır; gökler O'nun kudretiyle dürülmüş olacaktır. O, putperestlerin ortak koşmalarından yüce ve münezzehtir.

67 Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. Halbuki bütün yer kıyamet günü O'nun avucundadır. Gökler de kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından münezzeh ve çok yüksektir.

67 اور انہوں نے خدا کی قدر شناسی جیسی کرنی چاہیئے تھی نہیں کی۔ اور قیامت کے دن تمام زمین اس کی مٹھی میں ہوگی اور آسمان اس کے داہنے ہاتھ میں لپٹے ہوں گے۔ (اور) وہ ان لوگوں کے شرک سے پاک اور عالی شان ہے

67 اِن لوگوں نے اللہ کی قدر ہی نہ کی جیسا کہ اس کی قدر کرنے کا حق ہے۔ 1 (اس کی قدرتِ کاملہ کا حال تو یہ ہے کہ)قیامت کے روز پُوری زمین اُس کی مٹھی میں ہوگی اور آسمان اس کے دستِ راست میں لپٹے ہوئے ہوں گے۔ 2 پاک اور بالاتر ہے وہ اس شرک سے جو یہ لوگ کرتے ہیں۔ 3

Surah 39 / Az-Zumar / The Troops سورة الزمر 466
Oryahutیا aw it should saydemesindenکہے taqūla If thatşayetکاش law If thatelbetteبیشک anna AllahAllahاللہ l-laha (had) guided mebana hidayet etseydiہدایت دیتا مجھ کو hadānī surely, I (would) have beenben olurdumالبتہ میں ہوتا lakuntu among⋯سے mina the righteousmuttakilerdenتقوی والوں میں (سے) l-mutaqīna٥٧
Oryahutیا aw it should saydemesindenوہ کہے taqūla whenzamanجس وقت ḥīna it seesgördüğüدیکھے tarā the punishmentazabıعذاب l-ʿadhāba Ifkeşkeکاش law onlygerçektenبیشک anna for mebenim için olsaydıمیرے لیے lī another chancebir kez daha (dönüş)ایک بار پلٹنا ہوتا karratan then I could beböylece olsaydımتو میں ہوجاتا fa-akūna
among⋯سے mina the good-doersgüzel hareket edenlerdenنیکو کاروں میں (سے) l-muḥ'sinīna٥٨ Yeshayırہاں ہاں کیوں نہیں balā verilyelbetteتحقیق qad came to yousana geldiآئیں تیرے پاس jāatka My Versesayetlerimمیری آیات āyātī but you deniedfakat sen yalanladınتو تو نے جھٹلا دیا fakadhabta themonlarıان کو bihā
and were arrogantve büyüklük tasladınاور تکبر کیا تم نے wa-is'takbarta and you wereve oldunاور تھا تو wakunta among⋯سے mina the disbelieversnankörlerdenکافروں میں (سے) l-kāfirīna٥٩ And (on the) Dayve günüاور دن wayawma (of) the Resurrectionkıyametقیامت کے l-qiyāmati
you will seegörürsünتم دیکھو گے tarā those who⋯ان لوگوں کو alladhīna liedyalan uyduranlarınجنہوں نے جھوٹ بولا kadhabū aboutkarşıپر ʿalā AllahAllah'aاللہ (پر) l-lahi their facesyüzleriniچہرے ان کے wujūhuhum (will be) blackenedkapkaraسیاہ ہوں گے mus'waddatun Is (there) notyok mudurکیا نہیں ہے alaysa incehennemdeمیں fī
Hell⋯جہنم (میں) jahannama an abodebir yerکوئی ٹھکانہ mathwan for the arrogantkibirlenenler için?تکبر کرنے والوں کے لیے lil'mutakabbirīna٦٠ And Allah will deliverve kurtarır;اور بچا لے گا wayunajjī And Allah will deliverAllahاللہ l-lahu those whokimseleriان لوگوں کو alladhīna feared (Him)korunanlarıجنہوں نے تقوی کیا ittaqaw
to their place of salvationbaşarılarıyleساتھ ان کی کامیابی کے bimafāzatihim not⋯نہیں lā will touch themonlara dokunmazچھوئے گی ان کو yamassuhumu the evilkötülükکوئی برائی l-sūu and notveاور نہ walā theyonlarوہ hum will grieveüzülmezlerغمگین ہوں گے yaḥzanūna٦١ AllahAllahاللہ تعالیٰ al-lahu
(is the) Creatoryaratıcısıdırخالق ہے khāliqu (of) allherہر kulli thingsşeyinچیز کا shayin and Heve Oاور وہ wahuwa (is) overüzerineپر ʿalā allherہر kulli thingsşeyچیز (پر) shayin a Guardianvekildirکارساز ہے۔ حافظ ہے wakīlun٦٢ For HimO'nundurاسی کے لیے ہیں lahu (are the) keysanahtarlarıخزانے۔ کنجیاں maqālīdu
(of) the heavensgöklerinآسمانوں کی l-samāwāti and the earthve yerinاور زمین کی wal-arḍi And those whove kimselerاور وہ لوگ wa-alladhīna disbelieveinkar eden(ler)جنہوں نے کفر کیا kafarū in (the) Versesayetleriniآیات کے ساتھ biāyāti (of) AllahAllah'ınاللہ کی l-lahi those işteیہی لوگ دراصل ulāika
theyonlardırوہ humu (are) the losersziyana uğrayanlarجو نقصان اٹھانے والے ہیں l-khāsirūna٦٣ Sayde kiکہہ دیجیے qul Is (it) other thanbaşkasına mıپھر سوائے afaghayra AllahAllah'tanاللہ کے l-lahi you order mebana emrediyorsunuzتم حکم دیتے ہو مجھ کو tamurūnnī (to) worshipkulluk etmemiکہ میں عبادت کروں aʿbudu Oeyاے ayyuhā
ignorant onescahiller?جاہلو l-jāhilūna٦٤ And verilyve elbetteاور البتہ تحقیق walaqad it has been revealedşöyle vahyedildiوحی کی گیا ūḥiya to yousanaآپ کی طرف ilayka and toveاور طرف wa-ilā those whokimselereان لوگوں کے alladhīna (were) before you⋯جو min (were) before yousenden öncekiآپ سے پہلے تھے qablika ifandolsun eğerالبتہ اگر la-in
you associate (with Allah)ortak koşarsanشرک کیا آپ نے ashrakta surely, will become worthlessboşa çıkarالبتہ ضرور ضائع ہوجائے گا layaḥbaṭanna your deedsamelinعمل آپ کا ʿamaluka and you will surely beve olursunاور البتہ ضرور ہوجائیں گے آپ walatakūnanna among⋯سے mina the loserskaybedenlerdenنقصان اٹھانے والوں میں (سے) l-khāsirīna٦٥ Nayhayırبلکہ bali But worship AllahAllah'aاللہ ہی کی l-laha
But worship Allahkulluk etپس آپ عبادت کیجیے fa-uʿ'bud and beve olاور ہوجایئے wakun among⋯سے mina the thankful onesdenشکر گزاروں میں سے l-shākirīna٦٦ And notveاور نہیں wamā they appraisedtakdir edemedilerانہوں نے قدر کی qadarū AllahAllah'ıاللہ کی l-laha (with) truegereği gibiجیسے حق تھا ḥaqqa appraisalO'nun kadriniاس کی قدر کا qadrihi
while the earthve yerاور زمین wal-arḍu entirelytamamenساری کی ساری jamīʿan (will be) in His GripO'nun avucu içindedirاس کی مٹھی میں ہوگی qabḍatuhu (on the) Daygünüدن yawma (of) the Resurrectionkıyametقیامت کے l-qiyāmati and the heavensve göklerاور آسمان wal-samāwātu
(will be) foldeddürülmüştürلپیٹے ہوئے ہوں گے maṭwiyyātun in His Right Handsağ elindeاس کے دائیں ہاتھ میں biyamīnihi Glory be to HimO münezzehtirپاک ہے وہ sub'ḥānahu And High is Heve yücedirاور بلند ہے wataʿālā above what⋯اس سے جو ʿammā they associate (with Him)onların ortak koştuklarındanوہ شرک کرتے ہیں۔ وہ شریک ٹھہراتے ہیں yush'rikūna٦٧
٤٦٦
page 465 of the printed Mushaf