هُوَ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن تُرَابٍ ثُمَّ مِن نُّطۡفَةٍ ثُمَّ مِنۡ عَلَقَةٍ ثُمَّ يُخۡرِجُكُمۡ طِفۡلاً ثُمَّ لِتَبۡلُغُوٓاۡ أَشُدَّكُمۡ ثُمَّ لِتَكُونُواۡ شُيُوخًاۚ وَمِنكُم مَّن يُتَوَفَّىٰ مِن قَبۡلُۖ وَلِتَبۡلُغُوٓاۡ أَجَلاً مُّسَمًّى وَلَعَلَّكُمۡ تَعۡقِلُونَ ٦٧

HeO'durوہ اللہhuwa(is) the One Whokiوہ ذات ہےalladhīcreated yousizi yarattıجس نے پیدا کیا تم کوkhalaqakumfromtopraktanسےmindustمٹی (سے)turābinthensonraپھرthummafromnutfe(sperm)denسےmina semen-dropنطفے (سے)nuṭ'fatinthensonraپھرthummafromalaka(embriyo)danسےmina clinging substanceجمے ہوئے خون (سے)ʿalaqatinthensonraپھرthummaHe brings you outsizi çıkarıyorنکالتا ہے تم کوyukh'rijukum(as) a childçocuk olarakبچے کی شکل میںṭif'lanthensonraپھرthummalets you reachermeniz içinتاکہ تم پہنچوlitablughūyour maturitygüçlü çağınızaاپنی جوانی کوashuddakumthensonraپھرthummalets you becomeolmanız içinتاکہ تم ہوجاؤlitakūnūold ihtiyarlarبوڑھےshuyūkhanand among youve içinizdenاور تم میں سےwaminkum(is he) whokimiکوئیmandiesöldürülüyorجو فوت کیا جاتا ہےyutawaffābefore daha önceسےminbefore اس سے پہلےqabluand lets you reachve erişmeniz içinاور تاکہ تم پہنچوwalitablughūa termsüreyeایک وقت کوajalanspecifiedbelliمقررmusammanand that you mayve umulur kiاور تاکہ تمwalaʿallakumuse reasonaklınızı kullanırsınızتم عقل سے کام لوtaʿqilūna

67 It is He who created you from dust, then from a sperm-drop, then from a clinging clot; then He brings you out as a child; then [He develops you] that you reach your [time of] maturity, then [further] that you become elders. And among you is he who is taken in death before [that], so that you reach a specified term; and perhaps you will use reason.

67 Sizi topraktan, sonra nutfeden, sonra kan pıhtısından yaratan; sonra erginlik çağına ulaşmanız, sonra da yaşlanmanız için sizi bebek olarak dünyaya çıkaran O'dur. Kiminiz daha önce öldürülür, kiminiz de, belirtilmiş bir süreye ulaşırsınız. Belki artık düşünürsünüz.

67 "Sizi (önce) bir topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir aleka (embriyo)dan yaratan, sonra sizi bir bebek olarak çıkaran, sonra güçlü kuvvetli bir çağa erişmeniz, sonra da ihtiyarlar olmanız için yaşatıp büyüten O'dur. İçinizden kimi de daha önce vefat ettiriliyor. (Bunları Allah) belirli bir süreye ulaşasınız ve aklınızı kullanasınız diye (böyle yapıyor)."

67 وہی تو ہے جس نے تم کو (پہلے) مٹی سے پیدا کیا۔ ہھر نطفہ بنا کر پھر لوتھڑا بنا کر پھر تم کو نکالتا ہے (کہ تم) بچّے (ہوتے ہو) پھر تم اپنی جوانی کو پہنچتے ہو۔ پھر بوڑھے ہوجاتے ہو۔ اور کوئی تم میں سے پہلے ہی مرجاتا ہے اور تم (موت کے) وقت مقرر تک پہنچ جاتے ہو اور تاکہ تم سمجھو

67 وہی تو ہے جس نے تم کو مٹی سے پیدا کیا،پھر نطفے سے، پھر خون کے لوتھڑے سے، پھر وہ تمہیں بچے کی شکل میں نکالتا ہے، پھر تمہیں بڑھاتا ہے تاکہ تم اپنی پوری طاقت کو پہنچ جاوٴ، پھر اور بڑھاتا ہے تاکہ تم بُڑھاپے کو پہنچو۔ اور تم میں سے کوئی پہلے ہی واپس بُلا لیا جاتا ہے۔1 یہ سب کچھ اس لیے کیا جاتا ہے تاکہ تم اپنے مقرر وقت تک پہنچ جاوٴ،2 اور اس لیے تم حقیقت کو سمجھو۔ 3

هُوَ ٱلَّذِى يُحۡىِۦ وَيُمِيتُۖ فَإِذَا قَضَىٰٓ أَمۡرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ ٦٨

HeO'durوہ اللہhuwa(is) the One Whoyaşatanوہ ذات ہےalladhīgives lifeوہ زندہ کرتا ہےyuḥ'yīand causes deathve öldürenاور وہ موت دیتا ہےwayumītuAnd whenzamanپھر جبfa-idhāHe decreeshükmettiğiوہ فیصلہ کرتا ہےqaḍāa matterbir işiکسی کام کاamranthen onlysadeceتو بیشکfa-innamāHe saysderکہتا ہےyaqūluto itonaاس کوlahuBeol!ہوجاؤkunand it iso da olurتو وہ ہوجاتا ہےfayakūnu

68 He it is who gives life and causes death; and when He decrees a matter, He but says to it, "Be," and it is.

68 Dirilten, öldüren O'dur. Bir şeye karar verirse "Ol" der, o da oluverir.

68 O, hem yaşatır, hem öldürür. O, bir şey yapmak isteyince ona sadece "ol!" der, o şey de hemen oluverir.

68 وہی تو ہے جو جلاتا ہے اور مارتا ہے۔ پھر جب وہ کوئی کام کرنا (اور کسی کو پیدا کرنا) چاہتا ہے تو اس سے کہہ دیتا ہے کہ ہوجا تو وہ جاتا ہے

68 وہی ہے زندگی دینے والا، اور وہی موت دینے والا ہے وہ جس بات کا بھی فیصلہ کرتا ہے، بس ایک حکم دیتا ہے کہ وہ ہو جائے اور وہ ہو جاتی ہے

أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ يُجَـٰدِلُونَ فِىٓ ءَايَـٰتِ ٱللَّهِ أَنَّىٰ يُصۡرَفُونَ ٦٩

Do notgörmedin mi?کیا نہیںalamyou seeتم نے دیکھاtara[to]kimseleriطرفilāthose whoان لوگوں کی (طرف)alladhīnadisputetartışan(ları)جو جھگڑتے ہیںyujādilūnaconcerninghakkındaمیں(the) Signsayetleriآیاتāyāti(of) AllahAllah'ınاللہ کیl-lahiHownasıl da?کہاں سےannāthey are turned awayçevriliyorlarوہ پھرائے جارہے ہیںyuṣ'rafūna

69 Do you not consider those who dispute concerning the signs of Allah - how are they averted?

69 Allah'ın ayetleri üzerinde tartışanları görmez misin? Nasıl da döndürülüyorlar?

69 Bakmaz mısın şimdi Allah'ın âyetleri hakkında mücadeleye kalkanlara! (Haktan) nasıl döndürülüyorlar?

69 کیا تم نے ان لوگوں کو نہیں دیکھا جو خدا کی آیتوں میں جھگڑتے ہیں۔ یہ کہاں بھٹک رہے ہیں؟

69 تم نے دیکھا اُن لوگوں کو جو اللہ کی آیات میں جھگڑے کرتے ہیں، کہاں سے وہ پھرائے جا رہے ہیں؟1

ٱلَّذِينَ كَذَّبُواۡ بِٱلۡكِتَـٰبِ وَبِمَآ أَرۡسَلۡنَا بِهِۦ رُسُلَنَاۖ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ ٧٠

Those whokimselerوہ لوگalladhīnadenyyalanlayan(lar)جنہوں نے جھٹلایاkadhabūthe BookKitabıکتاب کوbil-kitābiand with whatve şeyiاور ساتھ اس کو جوwabimāWe sentgönderdiğimizبھیجا ہم نےarsalnāwith itonunlaساتھ اس کےbihiOur Messengerselçilerimiziاپنے رسولوں کوrusulanābut soonfakat yakındaتو عنقریبfasawfathey will knowbileceklerdirوہ جان لیں گےyaʿlamūna

70 Those who deny the Book and that with which We sent Our messengers - they are going to know,

70 Kitap'ı ve peygamberlerimize gönderdiklerimizi yalanlayanlar elbette bileceklerdir.

70 Kitaba ve Resullerimizi gönderdiğimiz şeylere yalan diyenler, artık ilerde bilecekler.

70 جن لوگوں نے کتاب (خدا) کو اور جو کچھ ہم نے پیغمبروں کو دے کر بھیجا اس کو جھٹلایا۔ وہ عنقریب معلوم کرلیں گے

70 یہ لوگ جو اِس کتاب کو اور اُن ساری کتابوں کو جھُٹلاتے ہیں جو ہم نے اپنے رسُولوں کے ساتھ بھیجی تھیں؟1 عنقریب انہیں معلوم ہو جائے گا

إِذِ ٱلۡأَغۡلَـٰلُ فِىٓ أَعۡنَـٰقِهِمۡ وَٱلسَّلَـٰسِلُ يُسۡحَبُونَ ٧١

Wheno zamanجبidhithe iron collarsdemir halkalarطوق ہوں گےl-aghlālu(will be) aroundboyunlarındaمیںtheir necksان کی گردنوں (میں)aʿnāqihimand the chainsve zincirlerاور زنجیریںwal-salāsiluthey will be draggedsürüklenceklerdirوہ گھسیٹے جائیں گےyus'ḥabūna

71 When the shackles are around their necks and the chains; they will be dragged

71 Boyunlarında halkalar ve zincirler olarak kaynar suya sürülür, sonra ateşte yakılırlar.

71 O zaman boyunlarında halkalar ve zincirler olduğu halde sürükleneceklerdir.

71 جب کہ ان کی گردنوں میں طوق اور زنجیریں ہوں گی (اور) گھسیٹے جائیں گے

71 جب طوق ان کی گردنوں میں ہوں گے، اور زنجیریں، جن سے پکڑ کر

فِى ٱلۡحَمِيمِ ثُمَّ فِى ٱلنَّارِ يُسۡجَرُونَ ٧٢

Iniçindeمیںthe boiling waterkaynar suکھولتے پانی (میں)l-ḥamīmithensonraپھرthummainateşteمیںthe Fireآگ (میں)l-nārithey will be burnedyakılacaklardırوہ جھونکے جائیں گےyus'jarūna

72 In boiling water; then in the Fire they will be filled [with flame].

72 Boyunlarında halkalar ve zincirler olarak kaynar suya sürülür, sonra ateşte yakılırlar.

72 Kaynar suda, sonra da ateşte kaynatılacaklardır.

72 (یعنی) کھولتے ہوئے پانی میں۔ پھر آگ میں جھونک دیئے جائیں گے

72 وہ کھولتے ہوئے پانی کی طرف کھینچے جائیں گے اور پھر دوزخ کی آگ میں جھونک دیے جائیں گے۔1

ثُمَّ قِيلَ لَهُمۡ أَيۡنَ مَا كُنتُمۡ تُشۡرِكُونَ ٧٣

Thensonraپھرthummait will be saiddenilecektirکہا جائے گاqīlato themonlaraان کوlahumWherenerede?کہاں ہیںayna(is) that whichşeylerجن کوyou used toolduğunuzتھے تمkuntumassociateortak koşuyor(lar)تم شریک ٹھہراتےtush'rikūna

73 Then it will be said to them, "Where is that which you used to associate [with Him in worship]

73 Sonra onlara: "Allah'ı bırakıp da koştuğunuz ortaklar nerededir?" denir. "Bizden uzaklaştılar; hayır, biz zaten önceleri hiçbir şeye kulluk etmiyorduk" derler. İşte Allah inkarcıları böyle saptırır.

73 Sonra da onlara: "Nerede o ortak koştuklarınız?" denilecek.

73 پھر ان سے کہا جائے گا کہ وہ کہاں ہیں جن کو تم (خدا کے) شریک بناتے تھے

73 پھر اُن سے پوچھا جائے گا کہ اب کہاں ہیں اللہ کے سوا وہ دوسرے خدا جن کو تم شریک کرتے تھے؟1

مِن دُونِ ٱللَّهِۖ قَالُواۡ ضَلُّواۡ عَنَّا بَل لَّمۡ نَكُن نَّدۡعُواۡ مِن قَبۡلُ شَيۡــًٔاۚ كَذٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ ٱلۡكَـٰفِرِينَ ٧٤

Other thanbaşkaları?سےminOther thanسواdūniAllahAllah'tanاللہ کےl-lahiThey will saydiyecekler kiوہ کہیں گےqālūThey have departedkayboldularگم ہوگئےḍallūfrom usbizdenہم سےʿannāNayhayırبلکہbalNotdeğilmişizنہlamwe used toتھے ہمnakun[we] callbiz tapmıyorہم پکارا کرتےnadʿūbeforeöncedenسےminbeforeاس سے پہلےqabluanythinghiçbir şeyeکچھ بھیshayanThusişte böyleاسی طرحkadhālikaAllah lets go astrayşaşırtırبھٹکاتا ہےyuḍilluAllah lets go astrayAllahاللہl-lahuthe disbelieverskafirleriکافروں کوl-kāfirīna

74 Other than Allah?" They will say, "They have departed from us; rather, we did not used to invoke previously anything." Thus does Allah put astray the disbelievers.

74 Sonra onlara: "Allah'ı bırakıp da koştuğunuz ortaklar nerededir?" denir. "Bizden uzaklaştılar; hayır, biz zaten önceleri hiçbir şeye kulluk etmiyorduk" derler. İşte Allah inkarcıları böyle saptırır.

74 O Allah'tan başkaları (nerede denilecek). Onlar da diyecekler ki: "Hepsi bizden uzaklaşıp gittiler. Daha doğrusu biz bundan önce hiçbir şeye ibadet etmiyormuşuz." İşte Allah, o kâfirleri böyle şaşırtır.

74 (یعنی غیر خدا) کہیں گے وہ تو ہم سے جاتے رہے بلکہ ہم تو پہلے کسی چیز کو پکارتے ہی نہیں تھے۔ اسی طرح خدا کافروں کو گمراہ کرتا ہے

74 وہ جواب دیں گے”کھوئے گئے وہ ہم سے، بلکہ ہم اس سے پہلے کسی چیز کو نہ پکارتے تھے۔“1 اِس طرح اللہ کافروں کا  گمراہ ہونا متحقق کر دے گا

ذٰلِكُم بِمَا كُنتُمۡ تَفۡرَحُونَ فِى ٱلۡأَرۡضِ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّ وَبِمَا كُنتُمۡ تَمۡرَحُونَ ٧٥

That wasbu durumیہ باتdhālikumbecauseötürüdürبوجہ اس کےbimāyou used tosizinجو تھے تمkuntumrejoiceşımarmanızdanتم خوش ہوتےtafraḥūnainyeryüzündeمیںthe earthزمین (میں)l-arḍiwithoutolmaksızınبغیرbighayririghthakkıحق کے۔ (نا)حقl-ḥaqiand becauseve ötürüdürاور بوجہ اس کے جوwabimāyou used toolmanızdanتھے تمkuntumbe insolentböbürlenmişاتراتے تمtamraḥūna

75 [The angels will say], "That was because you used to exult upon the earth without right and you used to behave insolently.

75 Onlara: "İşte bu, yeryüzünde haksız yere şımarmanız ve böbürlenmenizden ötürüdür. Temelli kalacağınız cehennem kapılarından girin" denir. Büyüklenenlerin durağı ne kötüdür!

75 Bunun sebebi şudur: Çünkü siz yeryüzünde haksız yere seviniyor ve güveniyordunuz.

75 یہ اس کا بدلہ ہے کہ تم زمین میں حق کے بغیر (یعنی اس کے خلاف) خوش ہوا کرتے تھے اور اس کی (سزا ہے) کہ اترایا کرتے تھے

75 اُن سے کہا جائے گا”یہ تمہارا انجام اِس لیے ہوا ہے کہ تم زمین میں غیر حق پر مگن تھے اور پھر اُس پر اِتراتے تھے۔ 1

ٱدۡخُلُوٓاۡ أَبۡوٰبَ جَهَنَّمَ خَـٰلِدِينَ فِيهَاۖ فَبِئۡسَ مَثۡوَى ٱلۡمُتَكَبِّرِينَ ٧٦

Entergirinداخل ہوجاؤud'khulū(the) gateskapılarındanدروازوں میںabwāba(of) Hellcehenneminجہنم کےjahannama(to) abide foreverebedi kalacaksınızہمیشہ رہنے والےkhālidīnain itoradaاس میںfīhāand wretched isne kötüdürتو کتنا برا ہےfabi'sa(the) abodeyeriٹھکانہmathwā(of) the arrogantkibirlenenlerinتکبر کرنے والوں کاl-mutakabirīna

76 Enter the gates of Hell to abide eternally therein, and wretched is the residence of the arrogant."

76 Onlara: "İşte bu, yeryüzünde haksız yere şımarmanız ve böbürlenmenizden ötürüdür. Temelli kalacağınız cehennem kapılarından girin" denir. Büyüklenenlerin durağı ne kötüdür!

76 İçlerinde ebedî olarak kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Bak ne kötü o kibirlenenlerin yeri?

76 (اب) جہنم کے دروازوں میں داخل ہوجاؤ۔ ہمیشہ اسی میں رہو گے۔ متکبروں کا کیا برا ٹھکانا ہے

76 اب جاؤ، جہنم کے دروازوں میں داخل ہو جاؤ ہمیشہ تم کو وہیں رہنا ہے، بہت ہی برا ٹھکانا ہے متکبرین کا"

فَٱصۡبِرۡ إِنَّ وَعۡدَ ٱللَّهِ حَۚقٌّ فَإِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعۡضَ ٱلَّذِى نَعِدُهُمۡ أَوۡ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِلَيۡنَا يُرۡجَعُونَ ٧٧

So be patientartık sabretپس صبر کیجیےfa-iṣ'birindeedşüphesizبیشکinna(the) Promiseva'di (sözü)وعدہwaʿda(of) AllahAllah'ınاللہ کاl-lahi(is) truegerçektirسچا ہےḥaqqunAnd whetheryaپھر اگرfa-immāWe show yousana gösteririzہم دکھائیں آپ کوnuriyannakasomebir kısmınıبعضbaʿḍa(of) whatşeylerinوہ چیزalladhīWe have promised themonları tehdidettiğimizہم ڈرا رہے ہیں ان کو جس سےnaʿiduhumoryahutیاawWe cause you to dieseni vefat ettiririzہم فوت کردیں آپ کوnatawaffayannakathen to Ussonunda bizeتو ہماری طرف ہیfa-ilaynāthey will be returneddöndürüleceklerdirوہ سب لوٹائے جائیں گےyur'jaʿūna

77 So be patient, [O Muhammad]; indeed, the promise of Allah is truth. And whether We show you some of what We have promised them or We take you in death, it is to Us they will be returned.

77 Sabret; şüphesiz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Onlara söz verdiğimiz azabın bir kısmını sana gösteririz veya seni öldürürüz, nasıl olsa onların dönüşü Bizedir.

77 Ey Muhammed! Sen sabret, şüphesiz Allah'ın vaadi haktır, mutlaka gerçekleşecektir. Onlara yaptığımız tehdidin bir kısmını sana göstersek de veya seni vefat ettirsek de onlar mutlaka döndürülüp bize getirileceklerdir.

77 تو (اے پیغمبر) صبر کرو خدا کا وعدہ سچا ہے۔ اگر ہم تم کو کچھ اس میں سے دکھادیں جس کا ہم تم سے وعدہ کرتے ہیں۔ (یعنی کافروں پر عذاب نازل کریں) یا تمہاری مدت حیات پوری کردیں تو ان کو ہماری ہی طرف لوٹ کر آنا ہے

77 پس اے نبیؐ ، صبر کرو، 1اللہ کا وعدہ بر حق ہے۔ اب خواہ ہم تمہارے سامنے ہی اِن کو اُن بُرے نتائج کا کوئی حصّہ دکھا دیں جن سے ہم اِنہیں ڈرا رہے ہیں، یا (اُس سے پہلے)تمہیں دنیا سے اُٹھا لیں ، پلٹ کر آنا تو اِنہیں ہماری ہی طرف ہے۔2

Surah 40 / Ghafir / The Forgiver سورة غافر 476
HeO'durوہ اللہ huwa (is) the One Whokiوہ ذات ہے alladhī created yousizi yarattıجس نے پیدا کیا تم کو khalaqakum fromtopraktanسے min dustمٹی (سے) turābin thensonraپھر thumma fromnutfe(sperm)denسے min a semen-dropنطفے (سے) nuṭ'fatin thensonraپھر thumma fromalaka(embriyo)danسے min a clinging substanceجمے ہوئے خون (سے) ʿalaqatin thensonraپھر thumma
He brings you outsizi çıkarıyorنکالتا ہے تم کو yukh'rijukum (as) a childçocuk olarakبچے کی شکل میں ṭif'lan thensonraپھر thumma lets you reachermeniz içinتاکہ تم پہنچو litablughū your maturitygüçlü çağınızaاپنی جوانی کو ashuddakum thensonraپھر thumma lets you becomeolmanız içinتاکہ تم ہوجاؤ litakūnū
old ihtiyarlarبوڑھے shuyūkhan and among youve içinizdenاور تم میں سے waminkum (is he) whokimiکوئی man diesöldürülüyorجو فوت کیا جاتا ہے yutawaffā before daha önceسے min before اس سے پہلے qablu and lets you reachve erişmeniz içinاور تاکہ تم پہنچو walitablughū a termsüreyeایک وقت کو ajalan specifiedbelliمقرر musamman
and that you mayve umulur kiاور تاکہ تم walaʿallakum use reasonaklınızı kullanırsınızتم عقل سے کام لو taʿqilūna٦٧ HeO'durوہ اللہ huwa (is) the One Whoyaşatanوہ ذات ہے alladhī gives lifeوہ زندہ کرتا ہے yuḥ'yī and causes deathve öldürenاور وہ موت دیتا ہے wayumītu And whenzamanپھر جب fa-idhā
He decreeshükmettiğiوہ فیصلہ کرتا ہے qaḍā a matterbir işiکسی کام کا amran then onlysadeceتو بیشک fa-innamā He saysderکہتا ہے yaqūlu to itonaاس کو lahu Beol!ہوجاؤ kun and it iso da olurتو وہ ہوجاتا ہے fayakūnu٦٨ Do notgörmedin mi?کیا نہیں alam you seeتم نے دیکھا tara [to]kimseleriطرف ilā those whoان لوگوں کی (طرف) alladhīna
disputetartışan(ları)جو جھگڑتے ہیں yujādilūna concerninghakkındaمیں (the) Signsayetleriآیات āyāti (of) AllahAllah'ınاللہ کی l-lahi Hownasıl da?کہاں سے annā they are turned awayçevriliyorlarوہ پھرائے جارہے ہیں yuṣ'rafūna٦٩ Those whokimselerوہ لوگ alladhīna denyyalanlayan(lar)جنہوں نے جھٹلایا kadhabū
the BookKitabıکتاب کو bil-kitābi and with whatve şeyiاور ساتھ اس کو جو wabimā We sentgönderdiğimizبھیجا ہم نے arsalnā with itonunlaساتھ اس کے bihi Our Messengerselçilerimiziاپنے رسولوں کو rusulanā but soonfakat yakındaتو عنقریب fasawfa they will knowbileceklerdirوہ جان لیں گے yaʿlamūna
٧٠ Wheno zamanجب idhi the iron collarsdemir halkalarطوق ہوں گے l-aghlālu (will be) aroundboyunlarındaمیں their necksان کی گردنوں (میں) aʿnāqihim and the chainsve zincirlerاور زنجیریں wal-salāsilu they will be draggedsürüklenceklerdirوہ گھسیٹے جائیں گے yus'ḥabūna٧١
Iniçindeمیں the boiling waterkaynar suکھولتے پانی (میں) l-ḥamīmi thensonraپھر thumma inateşteمیں the Fireآگ (میں) l-nāri they will be burnedyakılacaklardırوہ جھونکے جائیں گے yus'jarūna٧٢ Thensonraپھر thumma it will be saiddenilecektirکہا جائے گا qīla to themonlaraان کو lahum Wherenerede?کہاں ہیں ayna
(is) that whichşeylerجن کو you used toolduğunuzتھے تم kuntum associateortak koşuyor(lar)تم شریک ٹھہراتے tush'rikūna٧٣ Other thanbaşkaları?سے min Other thanسوا dūni AllahAllah'tanاللہ کے l-lahi They will saydiyecekler kiوہ کہیں گے qālū They have departedkayboldularگم ہوگئے ḍallū from usbizdenہم سے ʿannā Nayhayırبلکہ bal Notdeğilmişizنہ lam
we used toتھے ہم nakun [we] callbiz tapmıyorہم پکارا کرتے nadʿū beforeöncedenسے min beforeاس سے پہلے qablu anythinghiçbir şeyeکچھ بھی shayan Thusişte böyleاسی طرح kadhālika Allah lets go astrayşaşırtırبھٹکاتا ہے yuḍillu Allah lets go astrayAllahاللہ l-lahu the disbelieverskafirleriکافروں کو l-kāfirīna٧٤
That wasbu durumیہ بات dhālikum becauseötürüdürبوجہ اس کے bimā you used tosizinجو تھے تم kuntum rejoiceşımarmanızdanتم خوش ہوتے tafraḥūna inyeryüzündeمیں the earthزمین (میں) l-arḍi withoutolmaksızınبغیر bighayri righthakkıحق کے۔ (نا)حق l-ḥaqi and becauseve ötürüdürاور بوجہ اس کے جو wabimā you used toolmanızdanتھے تم kuntum
be insolentböbürlenmişاتراتے تم tamraḥūna٧٥ Entergirinداخل ہوجاؤ ud'khulū (the) gateskapılarındanدروازوں میں abwāba (of) Hellcehenneminجہنم کے jahannama (to) abide foreverebedi kalacaksınızہمیشہ رہنے والے khālidīna in itoradaاس میں fīhā and wretched isne kötüdürتو کتنا برا ہے fabi'sa
(the) abodeyeriٹھکانہ mathwā (of) the arrogantkibirlenenlerinتکبر کرنے والوں کا l-mutakabirīna٧٦ So be patientartık sabretپس صبر کیجیے fa-iṣ'bir indeedşüphesizبیشک inna (the) Promiseva'di (sözü)وعدہ waʿda (of) AllahAllah'ınاللہ کا l-lahi (is) truegerçektirسچا ہے ḥaqqun And whetheryaپھر اگر fa-immā
We show yousana gösteririzہم دکھائیں آپ کو nuriyannaka somebir kısmınıبعض baʿḍa (of) whatşeylerinوہ چیز alladhī We have promised themonları tehdidettiğimizہم ڈرا رہے ہیں ان کو جس سے naʿiduhum oryahutیا aw We cause you to dieseni vefat ettiririzہم فوت کردیں آپ کو natawaffayannaka then to Ussonunda bizeتو ہماری طرف ہی fa-ilaynā they will be returneddöndürüleceklerdirوہ سب لوٹائے جائیں گے yur'jaʿūna٧٧
٤٧٦
‹ 474page 475 of the printed Mushaf476 ›