وَبَدَا لَهُمۡ سَيِّـَٔـاتُ مَا عَمِلُواۡ وَحَاقَ بِهِم مَّا كَانُواۡ بِهِۦ يَسۡتَهۡزِءُونَ ٣٣

And (will) appearve göründüاور ظاہر ہوجائیں گیwabadāto themonlaraان کے لیےlahum(the) evilkötülükleriبرائیاںsayyiātu(of) whatşeylerinجوthey didyaptıklarıانہوں نے عمل کیےʿamilūand (will) envelopve kuşattıاور گھیر لے گاwaḥāqathemonlarıان کوbihimwhatşeyوہ جوthey usedolduklarıتھے وہkānū[at it]onunlaساتھ اس کےbihi(to) mockalay ediyor(lar)مذاق اڑاتےyastahziūna

33 And the evil consequences of what they did will appear to them, and they will be enveloped by what they used to ridicule.

33 İşledikleri kötülükler kendilerine belli oldu ve onları, alaya aldıkları şeyler kuşatıp mahvetti.

33 Derken yaptıkları amellerin kötülüğü gözlerinin önüne serildi, alay edip durdukları şey onları kuşatıverdi.

33 اور ان کے اعمال کی برائیاں ان پر ظاہر ہوجائیں گی اور جس (عذاب) کی وہ ہنسی اُڑاتے تھے وہ ان کو آگھیرے گا

33 اُس وقت اُن پر ان کے اعمال کی بُرائیاں کھُل جائیں گی 1اور وہ اُسی چیز کے پھیر میں آجائیں گے جِس کا وہ مذاق اُڑایا کرتے تھے

وَقِيلَ ٱلۡيَوۡمَ نَنسَـٰكُمۡ كَمَا نَسِيتُمۡ لِقَآءَ يَوۡمِكُمۡ هَـٰذَا وَمَأۡوَىٰكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن نَّـٰصِرِينَ ٣٤

And it will be saidve denildiاور کہہ دیاجائے گاwaqīlaTodaybugünآجl-yawmaWe forget yousizi unuttukہم بھلائے دیتے ہیں تم کوnansākumasgibiجیسا کہkamāyou forgotunuttuğunuzتم بھول گئےnasītum(the) meetingkarşılaşmayıملاقات کوliqāa(of) this Day of yoursgününüzleتمہارے اس دن کیyawmikum(of) this Day of yoursbuhādhāand your abodeve yerinizاور ٹھکانہ تمہاراwamawākumu(is) the Fireateştirآگ ہےl-nāruand notve yokturاور نہیںwamāfor yousizin içinتمہارے لیےlakumanyhiçbirمیں سےminhelpersyardımcınızمددگاروںnāṣirīna

34 And it will be said, "Today We will forget you as you forgot the meeting of this Day of yours, and your refuge is the Fire, and for you there are no helpers.

34 Onlara denir ki: "Bugüne kavuşacağınızı unuttuğunuz gibi Biz de sizi unuttuk; varacağınız yer ateştir, yardımcılarınız da yoktur."

34 O gün kâfirlere şöyle denilir; "Siz, dünyada bugüne kavuşmayı nasıl unuttuysanız, biz de bugün sizi öylece unutacağız. Yeriniz ateştir ve sizin için yardımcılardan bir kimse de yoktur."

34 اور کہا جائے گا کہ جس طرح تم نے اس دن کے آنے کو بھلا رکھا تھا۔ اسی طرح آج ہم تمہیں بھلا دیں گے اور تمہارا ٹھکانا دوزخ ہے اور کوئی تمہارا مددگار نہیں

34 اور ان سے کہہ دیا جائے گا کہ "آج ہم بھی اُسی طرح تمہیں بھلائے دیتے ہیں جس طرح تم اِس دن کی ملاقات کو بھول گئے تھے تمہارا ٹھکانا اب دوزخ ہے اور کوئی تمہاری مدد کرنے والا نہیں ہے

ذٰلِكُم بِأَنَّكُمُ ٱتَّخَذۡتُمۡ ءَايَـٰتِ ٱللَّهِ هُزُوًا وَغَرَّتۡكُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا‌ۚ فَٱلۡيَوۡمَ لَا يُخۡرَجُونَ مِنۡهَا وَلَا هُمۡ يُسۡتَعۡتَبُونَ ٣٥

Thatböyledirیہ باتdhālikum(is) because youçünkü sizبوجہ اس کے کہ یقینا تمbi-annakumutookedindinizبنا لیا تم نےittakhadhtum(the) Versesayetleriniآیات کوāyāti(of) AllahAllah'ınاللہ کیl-lahi(in) ridiculeeğlenceمذاقhuzuwanand deceived youve sizi aldattıاور دھوکے میں ڈالا تم کوwagharratkumuthe lifehayatıزندگی نےl-ḥayatu(of) the worlddünyaدنیا کیl-dun'yāSo this Dayartık bugünتو آجfal-yawmanotonlar çıkarılmazlarنہthey will be brought forthوہ نکالے جائیں گےyukh'rajūnafrom itondan (ateşten)اس سےmin'hāand notve olmazاور نہwalātheyonlarوہhumwill be asked to appeasemazeret istenenlerdenعذر قبول کیے جائیں گےyus'taʿtabūna

35 That is because you took the verses of Allah in ridicule, and worldly life deluded you." So that Day they will not be removed from it, nor will they be asked to appease [Allah].

35 "Bu, Allah'ın ayetlerini alaya almanızdan ve dünya hayatının sizi aldatmış olmasından ötürüdür." O gün, ne oradan çıkarılırlar ve ne de özürleri dinlenir.

35 Bunun sebebi şudur; Siz Allah'ın âyetlerini alaya aldınız, dünya hayatı sizi aldattı. Artık bugün onlar, ateşten çıkarılmayacaklar ve kendilerinden özür dilemeleri de kabul edilmeyecektir.

35 یہ اس لئے کہ تم نے خدا کی آیتوں کو مخول بنا رکھا تھا اور دنیا کی زندگی نے تم کو دھوکے میں ڈال رکھا تھا۔ سو آج یہ لوگ نہ دوزخ سے نکالے جائیں گے اور نہ ان کی توبہ قبول کی جائے گی

35 یہ تمہارا انجام اس لیے ہوا ہے کہ تم نے اللہ  کو آیات کا مذاق بنا لیا تھا اور تمہیں دنیا کی زندگی نے دھوکے میں ڈال دیا تھا۔ لہٰذا آج نہ یہ لوگ دوزخ سے نکالے جائیں گے اور نہ ان سے کہا جائے گا کہ معافی مانگ کر اپنے ربّ کو راضی کرو۔“1

فَلِلَّهِ ٱلۡحَمۡدُ رَبِّ ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَرَبِّ ٱلۡأَرۡضِ رَبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ٣٦

Then for AllahAllah'a mahsusturپس اللہ ہی کے لیےfalillahi(is) all the praisehamdحمدl-ḥamdu(the) LordRabbiجو رب ہےrabbi(of) the heavensgöklerinآسمانوں کاl-samāwātiand (the) Lordve Rabbiرب ہےwarabbi(of) the earthyerinاور زمین کاl-arḍi(the) lordRabbiرب ہےrabbi(of) the worldsbütün alemlerinتمام جہانوں کاl-ʿālamīna

36 Then, to Allah belongs [all] praise - Lord of the heavens and Lord of the earth, Lord of the worlds.

36 Övülmek, göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve alemlerin Rabbi olan Allah içindir.

36 Hamd, göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.

36 پس خدا ہی کو ہر طرح کی تعریف (سزاوار) ہے جو آسمانوں کا مالک اور زمین کا مالک اور تمام جہان کا پروردگار ہے

36 پس تعریف اللہ ہی کے لیے ہے جو زمین اور آسمانوں کا مالک اور سارے جہان والوں کا پروردگار ہے

وَلَهُ ٱلۡكِبۡرِيَآءُ فِى ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ‌ۖ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ ٣٧

And for Himyalnız O'na aittirاور اسی کے لیے ہےwalahu(is) the greatnessululukبڑائیl-kib'riyāuingöklerdeمیںthe heavensآسمانوںl-samāwātiand the earthve yerdeاور زمین میںwal-arḍiand Heve Oاور وہwahuwa(is) the All-Mightyazizdirغالب ہے،l-ʿazīzuthe All-Wisehakimdirحکمت والا ہےl-ḥakīmu

37 And to Him belongs [all] grandeur within the heavens and the earth, and He is the Exalted in Might, the Wise.

37 Göklerde ve yerde azamet O'nundur, O, güçlüdür, Hakim'dir.

37 Göklerde ve yerde büyüklük ve hâkimiyet O'nundur. O, Aziz'dir (herşeye galiptir); Hakîm'dir (hüküm ve hikmet sahibidir).

37 اور آسمانوں اور زمین میں اُسی کے لئے بڑائی ہے۔ اور وہ غالب اور دانا ہے

37 زمین اور آسمانوں میں بڑائی اُسی کے لیے ہے اور وہی زبردست اور دانا ہے

●●●●●●

سُورَةُ الأحقاف

Al-Ahqaf / The Wind-Curved Sandhills

Meccan  ◆  35 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

حمٓ ١

Ha MeemHâ Mîmها ميمhha-meem

1 Ha, Meem.

1 Ha, Mim.

1 Hâ mîm.

1 حٰم

1 ح م

تَنزِيلُ ٱلۡكِتَـٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَكِيمِ ٢

(The) revelationindirilişiنازل کرنا ہےtanzīlu(of) the BookKitabınکتاب کاl-kitābi(is) from(tarafın)dandırسےminaAllahاللہ کی طرف (سے )l-lahithe All-Mightyazizجو زبردست ہےl-ʿazīzithe All-Wisehakimحکمت والا ہےl-ḥakīmi

2 The revelation of the Book is from Allah, the Exalted in Might, the Wise.

2 Bu Kitap'ın indirilmesi güçlü olan, Hakim olan Allah katındandır.

2 Bu kitabın indirilişi, çok güçlü, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah tarafındandır.

2 (یہ) کتاب خدائے غالب (اور) حکمت والے کی طرف سے نازل ہوئی ہے

2 اِس کتاب کا نزول اللہ زبردست اور دانا کی طرف سے ہے۔1

مَا خَلَقۡنَا ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَآ إِلَّا بِٱلۡحَقِّ وَأَجَلٍ مُّسَمًّى‌ۚ وَٱلَّذِينَ كَفَرُواۡ عَمَّآ أُنذِرُواۡ مُعۡرِضُونَ ٣

Notbiz yaratmadıkنہیںWe createdپیدا کیا ہم نےkhalaqnāthe heavensgökleriآسمانوں کوl-samāwātiand the earthve yeriاور زمین کوwal-arḍaand whatve bulunanlarıاور جوwamā(is) between both of themikisi arasındaان دونوں کے درمیان ہےbaynahumāexceptancak (yarattık)مگرillāin truthgerçek ileحق کے ساتھbil-ḥaqiand (for) a termve bir süreye göreاور مدت تکwa-ajalinappointedbelliمقرر تک کے لیےmusammanBut those whove kimselerاور وہ لوگwa-alladhīnadisbelieveinkar eden(ler)جنہوں نے کفر کیاkafarūfrom whatşeydenاس چیز سےʿammāthey are warneduyarıldıklarıجو وہ خبر دار کیے گئےundhirū(are) turning awayyüz çevirmektedirlerاعراض برتنے والے ہیںmuʿ'riḍūna

3 We did not create the heavens and earth and what is between them except in truth and [for] a specified term. But those who disbelieve, from that of which they are warned, are turning away.

3 Biz, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları, ancak gerçek üzere ve belirli bir süre için yarattık; inkar edenler, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler.

3 Biz gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ile ve belirli bir süre için yarattık. İnkâr edenler uyarıldıkları şeyden yüz çeviriyorlar.

3 ہم نے آسمانوں اور زمین کو اور جو کچھ ان دونوں میں ہے مبنی برحکمت اور ایک وقت مقرر تک کے لئے پیدا کیا ہے۔ اور کافروں کو جس چیز کی نصیحت کی جاتی ہے اس سے منہ پھیر لیتے ہیں

3 ہم نے زمین اور آسمانوں کو اور اُن ساری چیزوں کو جو اُن کے درمیان ہیں برحق، اور ایک مدّتِ خاص کے تعیّن کے ساتھ پیدا کیا ہے۔1 مگر یہ کافر لو گ اُس حقیقت سے مُنہ موڑے ہوئے ہیں جس سے ان کو خبر دار کیا گیا ہے۔2

قُلۡ أَرَءَيۡتُم مَّا تَدۡعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَرُونِى مَاذَا خَلَقُواۡ مِنَ ٱلۡأَرۡضِ أَمۡ لَهُمۡ شِرۡكٌ فِى ٱلسَّمَـٰوٰتِ‌ۖ ٱئۡتُونِى بِكِتَـٰبٍ مِّن قَبۡلِ هَـٰذَآ أَوۡ أَثَـٰرَةٍ مِّنۡ عِلۡمٍ إِن كُنتُمۡ صَـٰدِقِينَ ٤

Sayde kiکہہ دیجیےqulDo you seegördünüz mü?کیا دیکھا تم نے۔ غور کیا تم نےara-aytumwhatşeyleriجن کوyou callyalvardıklarınızتم پکارتے ہوtadʿūnabesidesbaşkaکےminbesidesسواdūniAllahAllah'tanاللہ کےl-lahiShow mebana gösterinدکھاؤ مجھ کوarūnīwhatneyi?کیا کچھmādhāthey have createdyarattılar onlarانہوں نے پیدا کیا ہےkhalaqūofyerdenسےminathe earthزمینl-arḍioryoksaیاamfor themonların var (mı?)ان کے لیےlahum(is) any sharebir ortaklığıکوئی حصہ ہےshir'kuningöklerdeمیںthe heavensآسمانوں (میں )l-samāwātiBring mebana getirinلاؤ میرے پاسi'tūnīa bookbir Kitapکوئی کتابbikitābinfromönceسےminbeforeپہلےqablithisbundanاس (سے)hādhāoryahutیاawa tracebir kalıntıباقی ماندہathāratinofbilgidenسےminknowledgeعلم میں (سے)ʿil'minifeğerاگرinyou areisenizہو تمkuntumtruthfuldoğrular(dan)سچےṣādiqīna

4 Say, [O Muhammad], "Have you considered that which you invoke besides Allah? Show me what they have created of the earth; or did they have partnership in [creation of] the heavens? Bring me a scripture [revealed] before this or a [remaining] trace of knowledge, if you should be truthful."

4 De ki: "Allah'ı bırakıp taptığınız şeyleri görüyor musunuz? Yeryüzünde ne yaratmışlar bana göstersenize! Yoksa Allah'la ortaklıkları göklerde midir? Eğer doğru sözlü iseniz, size indirilmiş bir kitap veya intikal etmiş bir bilgi kalıntısı varsa bana getirin."

4 Ey Muhammed! De ki: "Allah'tan başka yalvardıklarınızı gördünüz mü? Onlar yerden ne yaratmışlar bana gösterin. Yoksa onların göklerin yaradılışında bir ortaklıkları mı var? Eğer siz doğru söyleyen kimseler iseniz bana bu Kur'an'dan önce indirilmiş bir kitap veya ilimden bir eser getirin."

4 کہو کہ بھلا تم نے ان چیزوں کو دیکھا ہے جن کو تم خدا کے سوا پکارتے ہو (ذرا) مجھے بھی تو دکھاؤ کہ انہوں نے زمین میں کون سی چیز پیدا کی ہے۔ یا آسمانوں میں ان کی شرکت ہے۔ اگر سچے ہو تو اس سے پہلے کی کوئی کتاب میرے پاس لاؤ۔ یا علم (انبیاء میں) سے کچھ (منقول) چلا آتا ہو (تو اسے پیش کرو)

4 اے نبی ؐ ، اِن سے کہو”کبھی تم نے آنکھیں کھول کر دیکھا  بھی کہ وہ ہستیاں ہیں کیا جنہیں تم خدا کو چھوڑ کر پکار تے ہو؟ ذرا مجھے دکھاوٴ تو سہی کہ زمین میں انہوں نے کیا پیدا کیا ہے، یا آسمانوں کی تخلیق و تدبیر میں ان کا کیا حصّہ ہے۔ اِس سے پہلے آئی ہوئی کوئی کتاب یا علم کا کوئی بقیّہ (اِن عقائد کے ثبوت میں)تمہارے پاس ہو تو وہی لے آوٴ اگر تم سچے ہو۔“1

وَمَنۡ أَضَلُّ مِمَّن يَدۡعُواۡ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَن لَّا يَسۡتَجِيبُ لَهُۥٓ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَـٰمَةِ وَهُمۡ عَن دُعَآئِهِمۡ غَـٰفِلُونَ ٥

And whokim olabilir?اور کونwaman(is) more astraydaha sapıkزیادہ بھٹکا ہوا ہوسکتا ہےaḍalluthan (he) whokimsedenاس سے جوmimmancallsyalvaranپکارتا ہےyadʿūbesidesbırakıp daسےminbesidesسواdūniAllahAllah'ıاللہ کےl-lahiwhokimselereجوmanwill not respondcevap veremeyecekنہیںwill not respondجواب دے سکتےyastajībuto himkendisineاس کے لیےlahuuntilkadarتکilā(the) Daygününeدنyawmi(of) Resurrectionkıyametقیامت کےl-qiyāmatiand theyoysa onlarاور وہwahumofbunların yalvardıklarındanسےʿantheir callsان کی پکار (سے)duʿāihim(are) unawarehabersizdirlerغافل ہیںghāfilūna

5 And who is more astray than he who invokes besides Allah those who will not respond to him until the Day of Resurrection, and they, of their invocation, are unaware.

5 Allah'ı bırakıp da, kıyamet gününe kadar cevap veremeyecek şeylere yalvarandan daha sapık kimdir? Çünkü, yalvardıkları şeyler yalvarışlarından habersizdirler.

5 Allah'ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine hiç bir cevap veremeyecek olan putlara dua eden kimseden daha sapık kim olabilir? Oysa taptıkları şeylerin, onların yalvarışlarından haberleri bile yoktur.

5 اور اس شخص سے بڑھ کر کون گمراہ ہوسکتا ہے جو ایسے کو پکارے جو قیامت تک اسے جواب نہ دے سکے اور ان کو ان کے پکارنے ہی کی خبر نہ ہو

5 آخر اُس  شخص سے زیادہ بہکا ہوا انسان اور کون ہوگا جو اللہ کو چھوڑ کر اُن کو پکارے جو قیامت تک اسے جواب نہیں دے سکتے1 بلکہ اِس سے بھی بے خبر ہیں کہ پُکارنے والے اُن کو پکار رہے ہیں ،2

Surah 46 / Al-Ahqaf / The Wind-Curved Sandhills سورة الأحقاف 503
And (will) appearve göründüاور ظاہر ہوجائیں گی wabadā to themonlaraان کے لیے lahum (the) evilkötülükleriبرائیاں sayyiātu (of) whatşeylerinجو they didyaptıklarıانہوں نے عمل کیے ʿamilū and (will) envelopve kuşattıاور گھیر لے گا waḥāqa themonlarıان کو bihim whatşeyوہ جو they usedolduklarıتھے وہ kānū [at it]onunlaساتھ اس کے bihi (to) mockalay ediyor(lar)مذاق اڑاتے yastahziūna٣٣
And it will be saidve denildiاور کہہ دیاجائے گا waqīla Todaybugünآج l-yawma We forget yousizi unuttukہم بھلائے دیتے ہیں تم کو nansākum asgibiجیسا کہ kamā you forgotunuttuğunuzتم بھول گئے nasītum (the) meetingkarşılaşmayıملاقات کو liqāa (of) this Day of yoursgününüzleتمہارے اس دن کی yawmikum (of) this Day of yoursbu hādhā and your abodeve yerinizاور ٹھکانہ تمہارا wamawākumu (is) the Fireateştirآگ ہے l-nāru and notve yokturاور نہیں wamā
for yousizin içinتمہارے لیے lakum anyhiçbirمیں سے min helpersyardımcınızمددگاروں nāṣirīna٣٤ Thatböyledirیہ بات dhālikum (is) because youçünkü sizبوجہ اس کے کہ یقینا تم bi-annakumu tookedindinizبنا لیا تم نے ittakhadhtum (the) Versesayetleriniآیات کو āyāti (of) AllahAllah'ınاللہ کی l-lahi (in) ridiculeeğlenceمذاق huzuwan and deceived youve sizi aldattıاور دھوکے میں ڈالا تم کو wagharratkumu
the lifehayatıزندگی نے l-ḥayatu (of) the worlddünyaدنیا کی l-dun'yā So this Dayartık bugünتو آج fal-yawma notonlar çıkarılmazlarنہ they will be brought forthوہ نکالے جائیں گے yukh'rajūna from itondan (ateşten)اس سے min'hā and notve olmazاور نہ walā theyonlarوہ hum will be asked to appeasemazeret istenenlerdenعذر قبول کیے جائیں گے yus'taʿtabūna٣٥
Then for AllahAllah'a mahsusturپس اللہ ہی کے لیے falillahi (is) all the praisehamdحمد l-ḥamdu (the) LordRabbiجو رب ہے rabbi (of) the heavensgöklerinآسمانوں کا l-samāwāti and (the) Lordve Rabbiرب ہے warabbi (of) the earthyerinاور زمین کا l-arḍi (the) lordRabbiرب ہے rabbi (of) the worldsbütün alemlerinتمام جہانوں کا l-ʿālamīna٣٦ And for Himyalnız O'na aittirاور اسی کے لیے ہے walahu
(is) the greatnessululukبڑائی l-kib'riyāu ingöklerdeمیں the heavensآسمانوں l-samāwāti and the earthve yerdeاور زمین میں wal-arḍi and Heve Oاور وہ wahuwa (is) the All-Mightyazizdirغالب ہے، l-ʿazīzu the All-Wisehakimdirحکمت والا ہے l-ḥakīmu٣٧

سُورَةُ الأحقاف

Al-Ahqaf / The Wind-Curved Sandhills  ◆  Meccan · 35 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Ha MeemHâ Mîmها ميم hha-meem١ (The) revelationindirilişiنازل کرنا ہے tanzīlu (of) the BookKitabınکتاب کا l-kitābi (is) from(tarafın)dandırسے mina Allahاللہ کی طرف (سے ) l-lahi the All-Mightyazizجو زبردست ہے l-ʿazīzi the All-Wisehakimحکمت والا ہے l-ḥakīmi٢ Notbiz yaratmadıkنہیں We createdپیدا کیا ہم نے khalaqnā
the heavensgökleriآسمانوں کو l-samāwāti and the earthve yeriاور زمین کو wal-arḍa and whatve bulunanlarıاور جو wamā (is) between both of themikisi arasındaان دونوں کے درمیان ہے baynahumā exceptancak (yarattık)مگر illā in truthgerçek ileحق کے ساتھ bil-ḥaqi and (for) a termve bir süreye göreاور مدت تک wa-ajalin appointedbelliمقرر تک کے لیے musamman But those whove kimselerاور وہ لوگ wa-alladhīna
disbelieveinkar eden(ler)جنہوں نے کفر کیا kafarū from whatşeydenاس چیز سے ʿammā they are warneduyarıldıklarıجو وہ خبر دار کیے گئے undhirū (are) turning awayyüz çevirmektedirlerاعراض برتنے والے ہیں muʿ'riḍūna٣ Sayde kiکہہ دیجیے qul Do you seegördünüz mü?کیا دیکھا تم نے۔ غور کیا تم نے ara-aytum whatşeyleriجن کو you callyalvardıklarınızتم پکارتے ہو tadʿūna besidesbaşkaکے min
besidesسوا dūni AllahAllah'tanاللہ کے l-lahi Show mebana gösterinدکھاؤ مجھ کو arūnī whatneyi?کیا کچھ mādhā they have createdyarattılar onlarانہوں نے پیدا کیا ہے khalaqū ofyerdenسے mina the earthزمین l-arḍi oryoksaیا am for themonların var (mı?)ان کے لیے lahum (is) any sharebir ortaklığıکوئی حصہ ہے shir'kun ingöklerdeمیں the heavensآسمانوں (میں ) l-samāwāti
Bring mebana getirinلاؤ میرے پاس i'tūnī a bookbir Kitapکوئی کتاب bikitābin fromönceسے min beforeپہلے qabli thisbundanاس (سے) hādhā oryahutیا aw a tracebir kalıntıباقی ماندہ athāratin ofbilgidenسے min knowledgeعلم میں (سے) ʿil'min ifeğerاگر in you areisenizہو تم kuntum
truthfuldoğrular(dan)سچے ṣādiqīna٤ And whokim olabilir?اور کون waman (is) more astraydaha sapıkزیادہ بھٹکا ہوا ہوسکتا ہے aḍallu than (he) whokimsedenاس سے جو mimman callsyalvaranپکارتا ہے yadʿū besidesbırakıp daسے min besidesسوا dūni AllahAllah'ıاللہ کے l-lahi whokimselereجو man
will not respondcevap veremeyecekنہیں will not respondجواب دے سکتے yastajību to himkendisineاس کے لیے lahu untilkadarتک ilā (the) Daygününeدن yawmi (of) Resurrectionkıyametقیامت کے l-qiyāmati and theyoysa onlarاور وہ wahum ofbunların yalvardıklarındanسے ʿan their callsان کی پکار (سے) duʿāihim (are) unawarehabersizdirlerغافل ہیں ghāfilūna٥
٥٠٣
‹ 501page 502 of the printed Mushaf503 ›