●●●●●●

سُورَةُ آل عمران

Ali 'Imran / Family of Imran

Medinan  ◆  200 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

الٓمٓ ١

Alif Laam MeemElif Lâm Mîmالف۔ لام۔ میمalif-lam-meem

1 Alif, Lam, Meem.

1 Elif, Lam, Mim.

1 Elif, Lâm Mîm,

1 الم

1 الف لام میم

ٱللَّهُ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلۡحَىُّ ٱلۡقَيُّومُ ٢

Allah Allah (ki)اللہ تعالیٰal-lahu(there is) noyokturنہیںGodtanrıکوئی الہilāhaexceptbaşkaمگرillāHimO'ndanوہیhuwathe Ever-Livingdaima diridirجو زندہ ہےl-ḥayuthe Sustainer of all that exists(yaratıklarını) koruyup yöneticidirجو قائم ہےl-qayūmu

2 Allah - there is no deity except Him, the Ever-Living, the Sustainer of existence.

2 Allah, Ondan başka tanrı olmayan, diri, her an yaratıklarını gözetip durandır.

2 Allah, kendisinden başka tanrı olmayan, hayy ve kayyûmdur

2 خدا (جو معبود برحق ہے) اس کے سوا کوئی عبادت کے لائق نہیں ہمیشہ زندہ رہنے والا

2 اللہ، وہ زندہ جاوید ہستی ، جو نظامِ کائنات کو سنبھالے ہوئے ہے، حقیقت میں اُس کے سوا کوئی خدا نہیں ہے۔ 1

نَزَّلَ عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَـٰبَ بِٱلۡحَقِّ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيۡهِ وَأَنزَلَ ٱلتَّوۡرَىٰةَ وَٱلۡإِنجِيلَ ٣

He revealedindirdiاس نے نازل کیnazzalato yousanaآپ پرʿalaykathe BookKitabıکتابl-kitābain [the] truthhak ileحق کے ساتھbil-ḥaqiconfirmingdoğrulayıcı olarakتصدیق کرنے والی ہےmuṣaddiqanthat whichkendinden öncekiniواسطے اس کے جوlimā(was)baynabefore itاس سے پہلے ہےyadayhiand He revealedve indirmiştiاور نازل کی اس نےwa-anzalathe TauratTevratتوراتl-tawrātaand the Injeelve İncil'i deاور انجیلwal-injīla

3 He has sent down upon you, [O Muhammad], the Book in truth, confirming what was before it. And He revealed the Torah and the Gospel.

3 Kendisinden önceki Kitapları tasdik eden Hak Kitap'ı sana indirdi. Önceden insanlara yol gösterici olarak Tevrat ve İncil'i de indirmişti. O, doğruyu yanlıştan ayıran Kitap'ı indirdi. Doğrusu Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli azab vardır. Allah güçlüdür, mazlumların öcünü alır.

3 O, sana kendisinden öncekileri tasdik edip doğrulayan bu kitabı hak ile indirdi. Daha önce insanlara hidayet olarak Tevrat'ı ve İncil'i de yine O indirmişti.. Evet bu Furkan'ı da O indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için çetin bir azap vardır. Allah çok güçlüdür, intikamını alır.

3 اس نے (اے محمدﷺ) تم پر سچی کتاب نازل کی جو پہلی (آسمانی) کتابوں کی تصدیق کرتی ہے اور اسی نے تورات اور انجیل نازل کی

3 اُس نے تم پر یہ کتاب نازل کی ، جو حق لے کر آئی ہے اور اُن کتابوں کی تصدیق کر رہی ہے جو پہلے سے آئی ہوئی تھیں۔ اس سے پہلے وہ انسانوں کی ہدایت کے لیے تو رات اور انجیل نازل کر چکا ہے،1

مِن قَبۡلُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَأَنزَلَ ٱلۡفُرۡقَانَ‌ۗ إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواۡ بِـَٔـايَـٰتِ ٱللَّهِ لَهُمۡ عَذَابٌ شَدِيدٌ‌ۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ ذُو ٱنتِقَامٍ ٤

Fromdaha önceاس سےminbefore (this)پہلےqablu(as) guidanceyol gösterici olarakھدایت ہےhudanfor the mankindinsanlaraلوگوں کے لیےlilnnāsiAnd (He) revealedve indirdiاور اس نے نازل کیاwa-anzalathe CriterionFurkan'ı daفرقانl-fur'qānaVerilymuhakkak kiبیشکinnathose whokimselereوہ لوگalladhīnadisbelieve[d]inkar edenجنہوں نے کفر کیاkafarūin (the) Versesayetleriniساتھ آیات کےbiāyāti(of) AllahAllah'ınاللہ کیl-lahifor themonlara vardırان کے لیےlahum(is) a punishmentbir azabعذاب ہےʿadhābunsevereçetinشدیدshadīdunAnd AllahAllahاور اللہwal-lahu(is) All-Mightydaima üstündürغالب ہےʿazīzunAll-Ableöc alandırلینے والا ہےdhū(of) retributionانتقامintiqāmin

4 Before, as guidance for the people. And He revealed the Qur'an. Indeed, those who disbelieve in the verses of Allah will have a severe punishment, and Allah is exalted in Might, the Owner of Retribution.

4 Kendisinden önceki Kitapları tasdik eden Hak Kitap'ı sana indirdi. Önceden insanlara yol gösterici olarak Tevrat ve İncil'i de indirmişti. O, doğruyu yanlıştan ayıran Kitap'ı indirdi. Doğrusu Allah'ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli azab vardır. Allah güçlüdür, mazlumların öcünü alır.

4 O, sana kendisinden öncekileri tasdik edip doğrulayan bu kitabı hak ile indirdi. Daha önce insanlara hidayet olarak Tevrat'ı ve İncil'i de yine O indirmişti.. Evet bu Furkan'ı da O indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın âyetlerini inkâr edenler için çetin bir azap vardır. Allah çok güçlüdür, intikamını alır.

4 (یعنی) لوگوں کی ہدایت کے لیے پہلے (تورات اور انجیل اتاری) اور (پھر قرآن جو حق اور باطل کو) الگ الگ کر دینے والا (ہے) نازل کیا جو لوگ خدا کی آیتوں کا انکار کرتے ہیں ان کو سخت عذاب ہوگا اور خدا زبردست (اور) بدلہ لینے والا ہے

4 اور اس نے وہ کسوٹی اتاری ہے (جو حق اور باطل کا فرق د کھانے والی ہے) اب جو لوگ اللہ کے فرامین کو قبول کرنے سے انکار کریں، ان کو یقیناً سخت سزا ملے گی اللہ بے پناہ طاقت کا مالک ہے اور برائی کا بدلہ دینے والا ہے

إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَخۡفَىٰ عَلَيۡهِ شَىۡءٌ فِى ٱلۡأَرۡضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ ٥

IndeedşüphesizبیشکinnaAllah Allah'aاللہ تعالیٰl-lahanotgizli kalmazنہیںis hiddenپوشیدہ۔ چھپیyakhfāfrom Himonaاس پرʿalayhianythinghiçbir şeyکوئی چیزshayoninyerdeمیںthe earthزمینl-arḍiand notve gökteاور نہwalāinمیںthe heavenآسمان (آسمان میں)l-samāi

5 Indeed, from Allah nothing is hidden in the earth nor in the heaven.

5 Şüphesiz gökte ve yerde hiçbir şey Allah'tan gizli kalmaz.

5 Şu da kesindir ki, ne yerde, ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.

5 خدا (ایسا خبیر وبصیر ہے کہ) کوئی چیز اس سے پوشیدہ نہیں نہ زمین میں اور نہ آسمان میں

5 زمین اور آسمان کی کوئی چیز اللہ سے پوشیدہ نہیں۔1

هُوَ ٱلَّذِى يُصَوِّرُكُمۡ فِى ٱلۡأَرۡحَامِ كَيۡفَ يَشَآءُ‌ۚ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلۡحَكِيمُ ٦

HeO'durوہ اللہhuwa(is) the One Whosizi şekillendirenوہ ذات ہےalladhīshapes youوہ صورتیں بناتا ہے تمہاریyuṣawwirukuminrahimlerdeمیںthe wombsرحموںl-arḥāmihow(ever)gibiجس طرحkayfaHe willsdilediğiوہ چاہتا ہےyashāu(There is) noyokturنہیں ہےgodtanrıکوئی الہilāhaexceptbaşkaمگرillāHimO'ndanوہیhuwathe All-Mightyazizdirجو زبردست ہےl-ʿazīzuthe All-Wisehüküm ve hikmet sahibidirجو حکمت والا ہےl-ḥakīmu

6 It is He who forms you in the wombs however He wills. There is no deity except Him, the Exalted in Might, the Wise.

6 Ana rahminde sizi dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka tanrı yoktur, güçlüdür, Hakim'dir.

6 Sizi, rahimlerde dilediği gibi şekillendiren O'dur. Kendisinden başka tanrı olmayan, şan, şeref ve hikmet sahibi olan O'dur.

6 وہی تو ہے جو (ماں کے پیٹ میں) جیسی چاہتا ہے تمہاری صورتیں بناتا ہے اس غالب حکمت والے کے سوا کوئی عبادت کے لائق نہیں

6 وہی تو ہے جو تمہاری ماؤں کے پیٹ میں تمہاری صورتیں، جیسی چاہتا ہے، بناتا ہے۔1 اُس زبر دست حکمت والے کے سوا کوئی اور خدا نہیں ہے

هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ عَلَيۡكَ ٱلۡكِتَـٰبَ مِنۡهُ ءَايَـٰتٌ مُّحۡكَمَـٰتٌ هُنَّ أُمُّ ٱلۡكِتَـٰبِ وَأُخَرُ مُتَشَـٰبِهَـٰتٌ‌ۖ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِمۡ زَيۡغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَـٰبَهَ مِنۡهُ ٱبۡتِغَآءَ ٱلۡفِتۡنَةِ وَٱبۡتِغَآءَ تَأۡوِيلِهِۦ‌ۗ وَمَا يَعۡلَمُ تَأۡوِيلَهُۥٓ إِلَّا ٱللَّهُ‌ۗ وَٱلرّٰسِخُونَ فِى ٱلۡعِلۡمِ يَقُولُونَ ءَامَنَّا بِهِۦ كُلٌّ مِّنۡ عِندِ رَبِّنَا‌ۗ وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّآ أُوۡلُواۡ ٱلۡأَلۡبَـٰبِ ٧

HeOوہ اللہhuwa(is) the One Whoindirdiوہ ذات ہےalladhīrevealedجس نے اتاریanzalato yousanaآپ پرʿalaykathe BookKitabıکتابl-kitābaof itOnunاس میں سےmin'hu(are) Verses(bazı) ayetleriکچھ آیاتāyātunabsolutely clear muhkemdir (ki)محکم۔ پختہmuḥ'kamātunthey (are)onlarوہhunnathe foundationanasıdırاصل ہیںummu(of) the BookKitabınکتاب کیl-kitābiand othersve diğerleri deاور دوسریwa-ukharu(are) allegoricalmüteşabihdirمتشابہات ہیں۔ باہم ملتی جلتی ہیںmutashābihātunThen as forolanlarتو لیکنfa-ammāthosekalblerindeوہ لوگalladhīnainمیںtheir heartsان کے دلوںqulūbihim(is) perversity eğrilikٹیڑھ ہے۔ کجی ہےzayghun[so] they followardına düşerlerپس وہ پیروی کرتے ہیںfayattabiʿūnawhatolanlarınınجو(is) allegoricalmüteşabihمتشابہ ہے۔ شبہ ڈالتی ہےtashābahaof itonunاس میں سےmin'huseekingçıkarmak içinچاہتے کو ۔ تلاش کرنے کوib'tighāa[the] discordfitneفتنہl-fit'natiand seekingve bulmak içinاور چاہنے کو۔ تلاش کرنے کوwa-ib'tighāaits interpretationonun te'viliniاس کی تاویل کر۔ اس کا مطلبtawīlihiAnd notoysaاور نہیںwamāknowsbilmezجانتاyaʿlamuits interpretationonun te'viliniاس کی تاویل کوtawīlahuexceptbaşka kimseمگرillāAllahAllah'tanاللہl-lahuAnd those firmileri gidenlerاور مضبوط۔ رسوخ رکھنے والےwal-rāsikhūnainilimdeمیں[the] knowledgeعلمl-ʿil'mithey sayderlerکہتے ہیںyaqūlūnaWe believeinandıkایمان لا ہے ہمāmannāin itOnaاس کے ساتھbihiAllhepsiسب کچھkullun(is)katındandırminfromطرف سے ہےʿindiour LordRabbimizہمارے رب کیrabbināAnd notdüşünüp öğüt almazاور نہیںwamāwill take heedنصیحت پکڑتےyadhakkaruexceptbaşkasıمگرillāmensahiplerindenوالےulū(of) understandingsağduyuعقلl-albābi

7 It is He who has sent down to you, [O Muhammad], the Book; in it are verses [that are] precise - they are the foundation of the Book - and others unspecific. As for those in whose hearts is deviation [from truth], they will follow that of it which is unspecific, seeking discord and seeking an interpretation [suitable to them]. And no one knows its [true] interpretation except Allah. But those firm in knowledge say, "We believe in it. All [of it] is from our Lord." And no one will be reminded except those of understanding.

7 Sana Kitap'ı indiren O'dur. Onda Kitap'ın temeli olan kesin anlamlı ayetler vardır, diğerleri de çeşitli anlamlıdırlar. Kalblerinde eğrilik olan kimseler, fitne çıkarmak, kendilerine göre yorumlamak için onların çeşitli anlamlı olanlarına uyarlar. Oysa onların yorumunu ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar: "Ona inandık, hepsi Rabbimiz'in katındandır" derler. Bunu ancak akıl sahipleri düşünür;

7 Sana bu kitabı indiren O'dur. Bunun âyetlerinden bir kısmı muhkemdir ki, bu âyetler, kitabın anası (aslı) demektir. Diğer bir kısmı da müteşabih âyetlerdir. Kalblerinde kaypaklık olanlar, sırf fitne çıkarmak için, bir de kendi keyflerine göre te'vil yapmak için onun müteşabih olanlarının peşine düşerler. Halbuki onun te'vilini Allah'dan başka kimse bilmez. İlimde uzman olanlar, "Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır." derler. Üstün akıllılardan başkası da derin düşünmez.

7 وہی تو ہے جس نے تم پر کتاب نازل کی جس کی بعض آیتیں محکم ہیں (اور) وہی اصل کتاب ہیں اور بعض متشابہ ہیں تو جن لوگوں کے دلوں میں کجی ہے وہ متشابہات کا اتباع کرتے ہیں تاکہ فتنہ برپا کریں اور مراد اصلی کا پتہ لگائیں حالانکہ مراد اصلی خدا کے سوا کوئی نہیں جانتا اور جو لوگ علم میں دست گاہ کامل رکھتے ہیں وہ یہ کہتے ہیں کہ ہم ان پر ایمان لائے یہ سب ہمارے پروردگار کی طرف سے ہیں اور نصیحت تو عقل مند ہی قبول کرتے ہیں

7 وہی خدا ہے، جس نے یہ کتاب تم پر نازل کی ہے۔ اس کتاب میں دو طرح کی آیات ہیں: ایک محکمات، جو کتاب کی اصل بنیاد ہیں1 اور دُوسری متشابہات2۔ جن لوگوں کو دلوں میں ٹیڑھ ہے، وہ فتنے کی تلاش میں ہمیشہ متشابہات ہی کے پیچھے پڑے رہتے ہیں اور اُن کو معنی پہنانے کی کو شش کیا کرتے ہیں، حالانکہ ان کا حقیقی مفہوم اللہ کے سوا کوئی نہیں جانتا۔ بخلااِ س کے جو لوگ علم میں پختہ کار ہیں، وہ کہتے ہیں کہ ”ہمارا اُن پر ایمان ہے، یہ سب ہمارے رب ہی کی طرف سے ہیں۔3“ اور سچ یہ ہے کہ کسی چیز سے صحیح سبق صرف دانشمند لوگ ہی حاصل کرتے ہیں

رَبَّنَا لَا تُزِغۡ قُلُوبَنَا بَعۡدَ إِذۡ هَدَيۡتَنَا وَهَبۡ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحۡمَةً‌ۚ إِنَّكَ أَنتَ ٱلۡوَهَّابُ ٨

Our LordRabbimiz(وہ کہتے ہیں )rabbanā(Do) noteğriltmeنہdeviateتو ٹیڑھا کرtuzighour heartskalblerimiziہمارے دلوں کوqulūbanāaftersonraبعد اس کے۔ پیچھے اس کےbaʿda[when]bizi doğru yola ilettiktenجبidhYou (have) guided usہدایت دی تو نے ہم کوhadaytanāand grantve verاور عطا کرwahab(for) usbizeہمارے لیےlanāfromkatındanسےminYourselfاپنے پاسladunkamercybir rahmetرحمتraḥmatanIndeed Youkuşkusuz senبیشک توinnakaYouyalnız senتو ہیanta(are) the Bestowerçok bağış yapansınبہت عطا کرنے والا ہےl-wahābu

8 [Who say], "Our Lord, let not our hearts deviate after You have guided us and grant us from Yourself mercy. Indeed, You are the Bestower.

8 Rabbimiz! Bizi doğru yola erdirdikten sonra kalblerimizi eğriltme, katından bize rahmet bağışla; şüphesiz Sen sonsuz bağışta bulunansın.

8 Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalblerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki, Sen bol ihsan sahibisin.

8 اے پروردگار جب تو نے ہمیں ہدایت بخشی ہے تو اس کے بعد ہمارے دلوں میں کجی نہ پیدا کر دیجیو اور ہمیں اپنے ہاں سے نعمت عطا فرما تو تو بڑا عطا فرمانے والا ہے

8 وہ اللہ سے دعا کرتے رہتے ہیں کہ: "پروردگار! جب تو ہمیں سیدھے رستہ پر لگا چکا ہے، تو پھر کہیں ہمارے دلوں کو کجی میں مبتلا نہ کر دیجیو ہمیں اپنے خزانہ فیض سے رحمت عطا کر کہ تو ہی فیاض حقیقی ہے

رَبَّنَآ إِنَّكَ جَامِعُ ٱلنَّاسِ لِيَوۡمٍ لَّا رَيۡبَ فِيهِ‌ۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُخۡلِفُ ٱلۡمِيعَادَ ٩

Our LordRabbimizاے ہمارے ربrabbanāIndeed, Yousen mutlakaبیشک توinnakawill gathertoplayacaksınجمع کرنے والا ہےjāmiʿu[the] mankindinsanlarıلوگوں کوl-nāsion a Daybir gündeایک دن کے لیےliyawmin(there is) noasla şüphe olmayanنہیںdoubtکوئی شکraybain itkendisindeاس میںfīhiIndeedşüphesizبیشکinnaAllahاللہl-laha(does) notdönmezنہیںbreakخلاف کرتاyukh'lifuthe Promisesözündenوعدے کو۔ مقررہ وقت کوl-mīʿāda

9 Our Lord, surely You will gather the people for a Day about which there is no doubt. Indeed, Allah does not fail in His promise."

9 Rabbimiz! Doğrusu geleceği şüphe götürmeyen günde, insanları toplayacak olan Sensin. Şüphesiz ki Allah verdiği sözden caymaz.

9 Ey Rabbimiz! Muhakkak ki, Sen, geleceğinde hiç şüphe olmayan bir günde bütün insanları bir araya toplayacaksın. Muhakkak ki Allah, hiç sözünden caymaz.

9 اے پروردگار! تو اس روز جس (کے آنے) میں کچھ بھی شک نہیں سب لوگوں کو (اپنے حضور میں) جمع کرلے گا بے شک خدا خلاف وعدہ نہیں کرتا

9 پروردگار! تو یقیناً سب لوگوں کو ایک روز جمع کرنے والا ہے، جس کے آنے میں کوئی شبہ نہیں تو ہرگز اپنے وعدے سے ٹلنے والا نہیں ہے"

Surah 3 / Ali 'Imran / Family of Imran سورة آل عمران 51

سُورَةُ آل عمران

Ali 'Imran / Family of Imran  ◆  Medinan · 200 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Alif Laam MeemElif Lâm Mîmالف۔ لام۔ میم alif-lam-meem١ Allah Allah (ki)اللہ تعالیٰ al-lahu (there is) noyokturنہیں Godtanrıکوئی الہ ilāha exceptbaşkaمگر illā HimO'ndanوہی huwa the Ever-Livingdaima diridirجو زندہ ہے l-ḥayu the Sustainer of all that exists(yaratıklarını) koruyup yöneticidirجو قائم ہے l-qayūmu٢ He revealedindirdiاس نے نازل کی nazzala to yousanaآپ پر ʿalayka the BookKitabıکتاب l-kitāba
in [the] truthhak ileحق کے ساتھ bil-ḥaqi confirmingdoğrulayıcı olarakتصدیق کرنے والی ہے muṣaddiqan that whichkendinden öncekiniواسطے اس کے جو limā (was) bayna before itاس سے پہلے ہے yadayhi and He revealedve indirmiştiاور نازل کی اس نے wa-anzala the TauratTevratتورات l-tawrāta and the Injeelve İncil'i deاور انجیل wal-injīla٣ Fromdaha önceاس سے min
before (this)پہلے qablu (as) guidanceyol gösterici olarakھدایت ہے hudan for the mankindinsanlaraلوگوں کے لیے lilnnāsi And (He) revealedve indirdiاور اس نے نازل کیا wa-anzala the CriterionFurkan'ı daفرقان l-fur'qāna Verilymuhakkak kiبیشک inna those whokimselereوہ لوگ alladhīna disbelieve[d]inkar edenجنہوں نے کفر کیا kafarū in (the) Versesayetleriniساتھ آیات کے biāyāti (of) AllahAllah'ınاللہ کی l-lahi for themonlara vardırان کے لیے lahum
(is) a punishmentbir azabعذاب ہے ʿadhābun severeçetinشدید shadīdun And AllahAllahاور اللہ wal-lahu (is) All-Mightydaima üstündürغالب ہے ʿazīzun All-Ableöc alandırلینے والا ہے dhū (of) retributionانتقام intiqāmin٤ Indeedşüphesizبیشک inna Allah Allah'aاللہ تعالیٰ l-laha notgizli kalmazنہیں is hiddenپوشیدہ۔ چھپی yakhfā from Himonaاس پر ʿalayhi
anythinghiçbir şeyکوئی چیز shayon inyerdeمیں the earthزمین l-arḍi and notve gökteاور نہ walā inمیں the heavenآسمان (آسمان میں) l-samāi٥ HeO'durوہ اللہ huwa (is) the One Whosizi şekillendirenوہ ذات ہے alladhī shapes youوہ صورتیں بناتا ہے تمہاری yuṣawwirukum
inrahimlerdeمیں the wombsرحموں l-arḥāmi how(ever)gibiجس طرح kayfa He willsdilediğiوہ چاہتا ہے yashāu (There is) noyokturنہیں ہے godtanrıکوئی الہ ilāha exceptbaşkaمگر illā HimO'ndanوہی huwa the All-Mightyazizdirجو زبردست ہے l-ʿazīzu the All-Wisehüküm ve hikmet sahibidirجو حکمت والا ہے l-ḥakīmu٦ HeOوہ اللہ huwa
(is) the One Whoindirdiوہ ذات ہے alladhī revealedجس نے اتاری anzala to yousanaآپ پر ʿalayka the BookKitabıکتاب l-kitāba of itOnunاس میں سے min'hu (are) Verses(bazı) ayetleriکچھ آیات āyātun absolutely clear muhkemdir (ki)محکم۔ پختہ muḥ'kamātun they (are)onlarوہ hunna the foundationanasıdırاصل ہیں ummu (of) the BookKitabınکتاب کی l-kitābi
and othersve diğerleri deاور دوسری wa-ukharu (are) allegoricalmüteşabihdirمتشابہات ہیں۔ باہم ملتی جلتی ہیں mutashābihātun Then as forolanlarتو لیکن fa-ammā thosekalblerindeوہ لوگ alladhīna inمیں their heartsان کے دلوں qulūbihim (is) perversity eğrilikٹیڑھ ہے۔ کجی ہے zayghun [so] they followardına düşerlerپس وہ پیروی کرتے ہیں fayattabiʿūna whatolanlarınınجو (is) allegoricalmüteşabihمتشابہ ہے۔ شبہ ڈالتی ہے tashābaha
of itonunاس میں سے min'hu seekingçıkarmak içinچاہتے کو ۔ تلاش کرنے کو ib'tighāa [the] discordfitneفتنہ l-fit'nati and seekingve bulmak içinاور چاہنے کو۔ تلاش کرنے کو wa-ib'tighāa its interpretationonun te'viliniاس کی تاویل کر۔ اس کا مطلب tawīlihi And notoysaاور نہیں wamā knowsbilmezجانتا yaʿlamu its interpretationonun te'viliniاس کی تاویل کو tawīlahu exceptbaşka kimseمگر illā AllahAllah'tanاللہ l-lahu
And those firmileri gidenlerاور مضبوط۔ رسوخ رکھنے والے wal-rāsikhūna inilimdeمیں [the] knowledgeعلم l-ʿil'mi they sayderlerکہتے ہیں yaqūlūna We believeinandıkایمان لا ہے ہم āmannā in itOnaاس کے ساتھ bihi Allhepsiسب کچھ kullun (is)katındandır min fromطرف سے ہے ʿindi our LordRabbimizہمارے رب کی rabbinā And notdüşünüp öğüt almazاور نہیں wamā will take heedنصیحت پکڑتے yadhakkaru
exceptbaşkasıمگر illā mensahiplerindenوالے ulū (of) understandingsağduyuعقل l-albābi٧ Our LordRabbimiz(وہ کہتے ہیں ) rabbanā (Do) noteğriltmeنہ deviateتو ٹیڑھا کر tuzigh our heartskalblerimiziہمارے دلوں کو qulūbanā aftersonraبعد اس کے۔ پیچھے اس کے baʿda [when]bizi doğru yola ilettiktenجب idh You (have) guided usہدایت دی تو نے ہم کو hadaytanā and grantve verاور عطا کر wahab
(for) usbizeہمارے لیے lanā fromkatındanسے min Yourselfاپنے پاس ladunka mercybir rahmetرحمت raḥmatan Indeed Youkuşkusuz senبیشک تو innaka Youyalnız senتو ہی anta (are) the Bestowerçok bağış yapansınبہت عطا کرنے والا ہے l-wahābu٨ Our LordRabbimizاے ہمارے رب rabbanā Indeed, Yousen mutlakaبیشک تو innaka will gathertoplayacaksınجمع کرنے والا ہے jāmiʿu
[the] mankindinsanlarıلوگوں کو l-nāsi on a Daybir gündeایک دن کے لیے liyawmin (there is) noasla şüphe olmayanنہیں doubtکوئی شک rayba in itkendisindeاس میں fīhi Indeedşüphesizبیشک inna Allahاللہ l-laha (does) notdönmezنہیں breakخلاف کرتا yukh'lifu the Promisesözündenوعدے کو۔ مقررہ وقت کو l-mīʿāda٩
٥١
‹ 49page 50 of the printed Mushaf51 ›