إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواۡ لَن تُغۡنِىَ عَنۡهُمۡ أَمۡوٰلُهُمۡ وَلَآ أَوۡلَـٰدُهُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيۡــًٔا‌ۖ وَأُوۡلَـٰٓئِكَ هُمۡ وَقُودُ ٱلنَّارِ ١٠

Indeedşüphesizبیشکinnathose whokimselerوہ لوگalladhīnadisbelieve[d]inkar eden(ler)جنہوں نے کفر کیاkafarūneveryarar sağlamazہرگز نہlanwill availکام آئیں گےtugh'niya[for] themonlaraان کوʿanhumtheir wealthmallarıمال ان کےamwāluhumand notne deاور نہwalātheir childrençocuklarıاولاد ان کیawlāduhumagainstkarşıسےminaAllahAllah'aاللہl-lahianythinghiçbirکچھ بھیshayanand those işteاور یہی لوگwa-ulāikathey (are)onlarوہhum(the) fuelyakıtıdırlarایندھن ہیںwaqūdu(for) the Fireateşinآگ کاl-nāri

10 Indeed, those who disbelieve - never will their wealth or their children avail them against Allah at all. And it is they who are fuel for the Fire.

10 İnkar edenlerin malları ve çocukları, Allah'a karşı onlara bir şey sağlamaz. İşte onlar ateşin yakıtlarıdır.

10 Gerçek şu ki, kâfirlere, Allah'tan gelecek bir zararı, ne malları, ne de evlatları engelleyemez. İşte onlar, o ateşin yakıtı olacaklar.

10 جو لوگ کافر ہوئے (اس دن) نہ تو ان کا مال ہی خدا (کے عذاب) سے ان کو بچا سکے گا اور نہ ان کی اولاد ہی (کچھ کام آئے گی) اور یہ لوگ آتش (جہنم) کا ایندھن ہوں گے

10 جن لوگو ں نے کفر کا رویّہ اختیار کیا ہے،1 انہیں اللہ کے مقابلے میں نہ اُن کا مال کچھ کام دے گا، نہ اولاد۔ وہ دوزخ کا ایندھن بن کر رہیں گے

كَدَأۡبِ ءَالِ فِرۡعَوۡنَ وَٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ‌ۚ كَذَّبُواۡ بِـَٔـايَـٰتِنَا فَأَخَذَهُمُ ٱللَّهُ بِذُنُوبِهِمۡ‌ۗ وَٱللَّهُ شَدِيدُ ٱلۡعِقَابِ ١١

Like behaviordurumu gibiمانند حالتkadabi(of the) peopleailesininآلāli(of) FiraunFir'avnفرعون کیfir'ʿawnaand those whove kimselerinاور وہ لوگwa-alladhīna(were) fromonlardan öncekiجو ان سےminbefore themپہلے تھےqablihimThey deniedonlar da yalanladılarانہوں نے جھٹلایاkadhabūOur Signsayetlerimiziہماری آیات کوbiāyātināso seized themonları yakaladıتو پکڑ لیا ان کوfa-akhadhahumuAllahاللہ نےl-lahufor their sinsgünahlarıylaان کے گناہوں کے سببbidhunūbihimAnd AllahAllah'ınاوراللہwal-lahu(is) severeçetindirسختshadīdu(in) [the] punishmentcezasıسزا دینے والا ہےl-ʿiqābi

11 [Theirs is] like the custom of the people of Pharaoh and those before them. They denied Our signs, so Allah seized them for their sins. And Allah is severe in penalty.

11 Bunların tutumu, Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin tutumu gibi ki, ayetlerimizi yalanladılar da Allah onları günahlarından dolayı yok (helak) etti. Allah'ın cezalandırması şiddetlidir.

11 Gidişatları, Firavun soyunun ve daha öncekilerin gidişatı gibidir. Onlar, âyetlerimizi yalan saymışlardı. Bunun üzerine Allah da onları işledikleri günahlar yüzünden yakalayıp alaşağı etti. Allah, cezası çetin olandır.

11 ان کا حال بھی فرعونیوں اور ان سے پہلے لوگوں کا سا ہوگا جنہوں نے ہماری آیتوں کی تکذیب کی تھی تو خدا نے ان کو ان کے گناہوں کے سبب (عذاب میں) پکڑ لیا تھا اور خدا سخت عذاب کرنے والا ہے

11 اُن کا انجام ویسا ہی ہوگا، جیسا فرعون کے ساتھیوں اور اُن سے پہلے کے نافرمانوں کا ہو چکا ہے کہ اُنہوں نے آیات الٰہی کو جھٹلایا، نتیجہ یہ ہوا کہ اللہ نے ان کے گناہوں پر انہیں پکڑ لیا اور حق یہ ہے کہ اللہ سخت سزا دینے والا ہے

قُل لِّلَّذِينَ كَفَرُواۡ سَتُغۡلَبُونَ وَتُحۡشَرُونَ إِلَىٰ جَهَنَّمَ‌ۚ وَبِئۡسَ ٱلۡمِهَادُ ١٢

Saysöyleکہہ دیجئےqulto those whokimselereان لوگوں کے لیےlilladhīnadisbelieve[d]inkar edenlereجنہوں نے کفر کیاkafarūYou will be overcomeyenileceksinizعنقریب تم مغلوب کیے جاؤ گےsatugh'labūnaand you will be gatheredve sürüleceksinizاور تم اکٹھے کیے جاؤ گےwatuḥ'sharūnatocehennemeطرفilāHellجہنم کےjahannama[and] an evil(orası) ne kötüاورکتنا برا ہےwabi'sa[the] resting placebir döşektirٹھکانہl-mihādu

12 Say to those who disbelieve, "You will be overcome and gathered together to Hell, and wretched is the resting place."

12 İnkar edenlere: "Yenileceksiniz, toplanıp cehenneme sürüleceksiniz, orası ne kötü döşektir" de.

12 O inkârcı kâfirlere de ki, siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena bir döşektir.

12 (اے پیغمبر) کافروں سے کہدو کہ تم (دنیا میں بھی) عنقریب مغلوب ہو جاؤ گے اور (آخرت میں) جہنم کی طرف ہانکے جاؤ گے اور وہ بری جگہ ہے

12 پس اے محمدؐ! جن لوگوں نے تمہاری دعوت کو قبول کرنے سے انکار کر دیا ہے، اُن سے کہہ دو کہ قریب ہے وہ وقت، جب تم مغلوب ہو جاؤ گے اور جہنم کی طرف ہانکے جاؤ گے اور جہنم بڑا ہی برا ٹھکانا ہے

قَدۡ كَانَ لَكُمۡ ءَايَةٌ فِى فِئَتَيۡنِ ٱلۡتَقَتَا‌ۖ فِئَةٌ تُقَـٰتِلُ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَأُخۡرَىٰ كَافِرَةٌ يَرَوۡنَهُم مِّثۡلَيۡهِمۡ رَأۡىَ ٱلۡعَيۡنِ‌ۚ وَٱللَّهُ يُؤَيِّدُ بِنَصۡرِهِۦ مَن يَشَآءُ‌ۗ إِنَّ فِى ذٰلِكَ لَعِبۡرَةً لِّأُوۡلِى ٱلۡأَبۡصَـٰرِ ١٣

Surelymuhakakتحقیقqadit wassizin için vardırہےkānafor youتمہارے لیےlakuma signbir ibretنشانیāyatuninşu iki topluluktaمیں(the) two hostsدوگروہوںfi-atayniwhich met karşılaşanآپس میں لڑے۔ ایک دوسرے سے نبرد آزما ہوئےl-taqatāone groupbir toplulukایک گروہfi-atunfightingçarpışıyorduلڑ رہا تھاtuqātiluinyolundaمیں(the) wayراستےsabīli(of) AllahAllahاللہ کےl-lahiand anotheröteki deاور دوسراwa-ukh'rādisbelieversnankördüکافر تھاkāfiratunThey were seeing themonları görüyorlardıوہ دیکھ رہے تھے انکوyarawnahumtwice of themkendilerinin iki katıدوگنا اپنے سےmith'layhimwith the sightgörüşüyleدیکھناraya(of) their eyesgözlerininآنکھ کاl-ʿayniAnd AllahAllahاور اللہwal-lahusupportsdesteklerتائید کرتا ہےyu-ayyiduwith His helpyardımıyleساتھ اپنی مدد کےbinaṣrihiwhomkimseyiجس کوmanHe willsdilediğiوہ چاہتا ہےyashāuIndeedelbetteبیشکinnainbundaمیںthatاسdhālikasurely (is) a lessonbir ibret vardırالبتہ عبرت ہےlaʿib'ratanfor the ownersolanlar içinاہلli-ulī(of) visiongözleriبصیرت کے لیےl-abṣāri

13 Already there has been for you a sign in the two armies which met - one fighting in the cause of Allah and another of disbelievers. They saw them [to be] twice their [own] number by [their] eyesight. But Allah supports with His victory whom He wills. Indeed in that is a lesson for those of vision.

13 Karşı karşıya gelen iki topluluğun durumlarında sizin için ibret vardır; biri Allah yolunda savaşanlardır, diğeri inkarcılardır ki, bunlar karşı tarafı gözleriyle kendilerinin iki misli görüyorlardı. Allah dilediğini yardımıyla destekler. Bunda görebilenler için ibret vardır.

13 Hiç şüphesiz karşı karşıya gelen iki toplulukta size bir âyet, bir işaret ve ibret vardır. Onlardan biri Allah yolunda savaşıyordu, öbürü de kâfirdi ve karşılarındakini göz kararıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da gönderdiği yardımla dilediğini destekliyordu. Gören gözleri olanlar için elbette bunda apaçık bir ibret vardır.

13 تمہارے لیے دو گروہوں میں جو (جنگ بدر کے دن) آپس میں بھڑ گئے (قدرت خدا کی عظیم الشان) نشانی تھی ایک گروہ (مسلمانوں کا تھا وہ) خدا کی راہ میں لڑ رہا تھا اور دوسرا گروہ (کافروں کا تھا وہ) ان کو اپنی آنکھوں سے اپنے سے دگنا مشاہدہ کر رہا تھا اور خدا اپنی نصرت سے جس کو چاہتا ہے مدد دیتا ہے جو اہل بصارت ہیں ان کے لیے اس (واقعے) میں بڑی عبرت ہے

13 تمہارے لیے اُن دو گروہوں میں ایک نشان عبرت تھا، جو ( بدر میں) ایک دوسرے سے نبرد آزما ہو ئے۔ ایک گروہ اللہ کی راہ میں لڑ رہا تھا اور دُوسرا گروہ کافر تھا۔ دیکھنے والے بچشمِ سر دیکھ رہے تھے کہ کافر گروہ مومن گروہ سے دو چند ہے۔1 مگر (نتیجے نے ثابت کردیا کہ) اللہ اپنی فتح و نصرت سے جس کی چاہتا ہے، مدد کر دیتا ہے۔ دیدۂ بینا رکھنے والوں کے لیے اس میں بڑا سبق پوشیدہ ہے۔2

زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ ٱلشَّهَوٰتِ مِنَ ٱلنِّسَآءِ وَٱلۡبَنِينَ وَٱلۡقَنَـٰطِيرِ ٱلۡمُقَنطَرَةِ مِنَ ٱلذَّهَبِ وَٱلۡفِضَّةِ وَٱلۡخَيۡلِ ٱلۡمُسَوَّمَةِ وَٱلۡأَنۡعَـٰمِ وَٱلۡحَرۡثِ‌ۗ ذٰلِكَ مَتَـٰعُ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا‌ۖ وَٱللَّهُ عِندَهُۥ حُسۡنُ ٱلۡمَـَٔـابِ ١٤

Beautifiedsüslü (cazip) gösterildiخوبصورت بنادی گئیzuyyinafor mankindinsanlaraلوگوں کے لیےlilnnāsi(is) loveaşırı düşkünlükمحبتḥubbu(of) the (things they) desire zevklereخواہشات کیl-shahawātiofkadınlardanسےmina[the] womenعورتوںl-nisāiand [the] sonsve oğullardanاور بیٹوں سےwal-banīnaand [the] heapsve kantarlarcaاور خزانے سےwal-qanāṭīri[the] stored upyığılmışجو اکٹھے کیے گئےl-muqanṭaratiofaltındanسےmina[the] goldسونے میںl-dhahabiand [the] silverve gümüştenاور چاندی سےwal-fiḍatiand [the] horsesve atlardanاور گھوڑے سےwal-khayli[the] brandedsalmaجو نشان لگے ہوئے ہیںl-musawamatiand [the] cattledavarlardanاور مویشی سے۔ جانور سےwal-anʿāmiand [the] tilled landve ekinlerden (gelen)اور کھیتی سےwal-ḥarthiThatbunlar (sadece)یہdhālika(is) provisiongeçimidirسامان ہےmatāʿu(of) lifehayatınınزندگی کاl-ḥayati(of) the worlddünyaدنیا کیl-dun'yābut Allah Allah'ınاور اللہ تعالیٰwal-lahuwith Himyanındadırاس کے پاسʿindahu(is an) excellentgüzelاچھاḥus'nu[the] abode to returnvarılacak yerٹھکانہl-maābi

14 Beautified for people is the love of that which they desire - of women and sons, heaped-up sums of gold and silver, fine branded horses, and cattle and tilled land. That is the enjoyment of worldly life, but Allah has with Him the best return.

14 Kadınlara, oğullara, kantar kantar altın ve gümüşe, nişanlı atlar ve develere, ekinlere karşı aşırı sevgi beslemek insanlara güzel gösterilmiştir. Bunlar dünya hayatının nimetleridir, oysa gidilecek yerin güzeli Allah katındadır.

14 İnsanlara kadınlar, oğullar, yüklerle altın ve gümüş yığınları, salma atlar, davarlar, ekinler kabilinden aşırı sevgiyle bağlanılan şeyler çok süslü gösterilmiştir. Halbuki bunlar dünya hayatının geçici faydalarını sağlayan şeylerdir. Oysa varılacakyerin (ebedî hayatın) bütün güzellikleri Allah katındadır.

14 لوگوں کو ان کی خواہشوں کی چیزیں یعنی عورتیں اور بیٹے اور سونے اور چاندی کے بڑے بڑے ڈھیر اور نشان لگے ہوئے گھوڑے اور مویشی اور کھیتی بڑی زینت دار معلوم ہوتی ہیں (مگر) یہ سب دنیا ہی کی زندگی کے سامان ہیں اور خدا کے پاس بہت اچھا ٹھکانا ہے

14 لوگوں کے لیے مرغوبات نفس، عورتیں، اولا د، سونے چاندی کے ڈھیر، چیدہ گھوڑے، مویشی او ر زرعی زمینیں بڑی خوش آئند بنا دی گئی ہیں، مگر یہ سب دنیا کی چند روزہ زندگی کے سامان ہیں حقیقت میں جو بہتر ٹھکانا ہے، وہ تو اللہ کے پاس ہے

۞قُلۡ أَؤُنَبِّئُكُم بِخَيۡرٍ مِّن ذٰلِكُمۡ‌ۚ لِلَّذِينَ ٱتَّقَوۡاۡ عِندَ رَبِّهِمۡ جَنَّـٰتٌ تَجۡرِى مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَا وَأَزۡوٰجٌ مُّطَهَّرَةٌ وَرِضۡوٰنٌ مِّنَ ٱللَّهِ‌ۗ وَٱللَّهُ بَصِيرُۢ بِٱلۡعِبَادِ ١٥

Sayde kiکہہ دیجئےqulShall I inform yousize söyleyeyim mi?کیا میں خبردوں تم کوa-unabbi-ukumof betterdaha iyisiniبہتر کی۔ اچھے کیbikhayrinthanbunlardanاسminthatسےdhālikumFor those whokorunanlar için vardırان لوگوں کے لیےlilladhīnafear[ed]جنہوں نےittaqawwithkatındaپاسʿindatheir LordRableriان کے رب کےrabbihim(are) Gardenscennetlerباغات ہیںjannātunflowsakanبہتی ہیںtajrīfromaltlarındanسےminunderneath themاس کے نیچے سےtaḥtihā[the] rivers ırmaklarنہریںl-anhāruabiding foreversürekli kalacaklarıہمیشہ رہنے والے ہیںkhālidīnain itiçindeاس میںfīhāand spousesve eşlerہیں بیویاںwa-azwājunpuretertemizپاکیزہmuṭahharatunand approvalve rızasıاور رضامندی ہےwariḍ'wānunfromAllah'ınسےminaAllahاللہl-lahiAnd AllahAllahاور اللہwal-lahu(is) All-Seergörürدیکھنے والا ہےbaṣīrunof (His) slaveskullarınıبندوں کوbil-ʿibādi

15 Say, "Shall I inform you of [something] better than that? For those who fear Allah will be gardens in the presence of their Lord beneath which rivers flow, wherein they abide eternally, and purified spouses and approval from Allah. And Allah is Seeing of [His] servants -

15 De ki: Bundan daha iyisini size haber vereyim mi? Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, Rab'lerinin katında, altlarından ırmaklar akan ve orada temelli kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah'ın rızası vardır. Allah kullarını hakkiyle görücüdür.

15 De ki, size, o istediklerinizden daha hayırlısını haber vereyim mi? Korunan kullar için Rablerinin yanında cennetler var ki, altlarından ırmaklar akar, içlerinde ebedî kalmak üzere onlara, hem tertemiz eşler var, hem de Allah'dan bir rıza vardır. Allah, o kulları görür.

15 (اے پیغمبر ان سے) کہو کہ بھلا میں تم کو ایسی چیز بتاؤں جو ان چیزوں سے کہیں اچھی ہو (سنو) جو لوگ پرہیزگار ہیں ان کے لیے خدا کے ہاں باغات (بہشت) ہیں جن کے نیچے نہریں بہہ رہی ہیں ان میں وہ ہمیشہ رہیں گے اور پاکیزہ عورتیں ہیں اور (سب سے بڑھ کر) خدا کی خوشنودی اور خدا (اپنے نیک) بندوں کو دیکھ رہا ہے

15 کہو: میں تمھیں بتاؤں کہ ان سے زیادہ اچھی چیز کیا ہے؟ جو لوگ تقویٰ کی روش اختیار کریں، اُن کے لیے ان کے رب کے پاس باغ ہیں، جن کے نیچے نہریں بہتی ہوں گی، وہاں انہیں ہمیشگی کی زندگی حاصل ہو گی، پاکیزہ بیویاں ان کی رفیق ہوں گی 1اور اللہ کی رضا سے وہ سرفراز ہوں گے۔ اللہ اپنے بندوں کے رویّے پر گہری نظر رکھتا ہے۔2

Surah 3 / Ali 'Imran / Family of Imran سورة آل عمران 52
Indeedşüphesizبیشک inna those whokimselerوہ لوگ alladhīna disbelieve[d]inkar eden(ler)جنہوں نے کفر کیا kafarū neveryarar sağlamazہرگز نہ lan will availکام آئیں گے tugh'niya [for] themonlaraان کو ʿanhum their wealthmallarıمال ان کے amwāluhum and notne deاور نہ walā their childrençocuklarıاولاد ان کی awlāduhum
againstkarşıسے mina AllahAllah'aاللہ l-lahi anythinghiçbirکچھ بھی shayan and those işteاور یہی لوگ wa-ulāika they (are)onlarوہ hum (the) fuelyakıtıdırlarایندھن ہیں waqūdu (for) the Fireateşinآگ کا l-nāri١٠ Like behaviordurumu gibiمانند حالت kadabi (of the) peopleailesininآل āli
(of) FiraunFir'avnفرعون کی fir'ʿawna and those whove kimselerinاور وہ لوگ wa-alladhīna (were) fromonlardan öncekiجو ان سے min before themپہلے تھے qablihim They deniedonlar da yalanladılarانہوں نے جھٹلایا kadhabū Our Signsayetlerimiziہماری آیات کو biāyātinā so seized themonları yakaladıتو پکڑ لیا ان کو fa-akhadhahumu Allahاللہ نے l-lahu for their sinsgünahlarıylaان کے گناہوں کے سبب bidhunūbihim
And AllahAllah'ınاوراللہ wal-lahu (is) severeçetindirسخت shadīdu (in) [the] punishmentcezasıسزا دینے والا ہے l-ʿiqābi١١ Saysöyleکہہ دیجئے qul to those whokimselereان لوگوں کے لیے lilladhīna disbelieve[d]inkar edenlereجنہوں نے کفر کیا kafarū You will be overcomeyenileceksinizعنقریب تم مغلوب کیے جاؤ گے satugh'labūna
and you will be gatheredve sürüleceksinizاور تم اکٹھے کیے جاؤ گے watuḥ'sharūna tocehennemeطرف ilā Hellجہنم کے jahannama [and] an evil(orası) ne kötüاورکتنا برا ہے wabi'sa [the] resting placebir döşektirٹھکانہ l-mihādu١٢ Surelymuhakakتحقیق qad it wassizin için vardırہے kāna
for youتمہارے لیے lakum a signbir ibretنشانی āyatun inşu iki topluluktaمیں (the) two hostsدوگروہوں fi-atayni which met karşılaşanآپس میں لڑے۔ ایک دوسرے سے نبرد آزما ہوئے l-taqatā one groupbir toplulukایک گروہ fi-atun fightingçarpışıyorduلڑ رہا تھا tuqātilu inyolundaمیں (the) wayراستے sabīli (of) AllahAllahاللہ کے l-lahi
and anotheröteki deاور دوسرا wa-ukh'rā disbelieversnankördüکافر تھا kāfiratun They were seeing themonları görüyorlardıوہ دیکھ رہے تھے انکو yarawnahum twice of themkendilerinin iki katıدوگنا اپنے سے mith'layhim with the sightgörüşüyleدیکھنا raya (of) their eyesgözlerininآنکھ کا l-ʿayni And AllahAllahاور اللہ wal-lahu
supportsdesteklerتائید کرتا ہے yu-ayyidu with His helpyardımıyleساتھ اپنی مدد کے binaṣrihi whomkimseyiجس کو man He willsdilediğiوہ چاہتا ہے yashāu Indeedelbetteبیشک inna inbundaمیں thatاس dhālika surely (is) a lessonbir ibret vardırالبتہ عبرت ہے laʿib'ratan for the ownersolanlar içinاہل li-ulī
(of) visiongözleriبصیرت کے لیے l-abṣāri١٣ Beautifiedsüslü (cazip) gösterildiخوبصورت بنادی گئی zuyyina for mankindinsanlaraلوگوں کے لیے lilnnāsi (is) loveaşırı düşkünlükمحبت ḥubbu (of) the (things they) desire zevklereخواہشات کی l-shahawāti ofkadınlardanسے mina [the] womenعورتوں l-nisāi
and [the] sonsve oğullardanاور بیٹوں سے wal-banīna and [the] heapsve kantarlarcaاور خزانے سے wal-qanāṭīri [the] stored upyığılmışجو اکٹھے کیے گئے l-muqanṭarati ofaltındanسے mina [the] goldسونے میں l-dhahabi and [the] silverve gümüştenاور چاندی سے wal-fiḍati
and [the] horsesve atlardanاور گھوڑے سے wal-khayli [the] brandedsalmaجو نشان لگے ہوئے ہیں l-musawamati and [the] cattledavarlardanاور مویشی سے۔ جانور سے wal-anʿāmi and [the] tilled landve ekinlerden (gelen)اور کھیتی سے wal-ḥarthi Thatbunlar (sadece)یہ dhālika (is) provisiongeçimidirسامان ہے matāʿu
(of) lifehayatınınزندگی کا l-ḥayati (of) the worlddünyaدنیا کی l-dun'yā but Allah Allah'ınاور اللہ تعالیٰ wal-lahu with Himyanındadırاس کے پاس ʿindahu (is an) excellentgüzelاچھا ḥus'nu [the] abode to returnvarılacak yerٹھکانہ l-maābi١٤ Sayde kiکہہ دیجئے qul
Shall I inform yousize söyleyeyim mi?کیا میں خبردوں تم کو a-unabbi-ukum of betterdaha iyisiniبہتر کی۔ اچھے کی bikhayrin thanbunlardanاس min thatسے dhālikum For those whokorunanlar için vardırان لوگوں کے لیے lilladhīna fear[ed]جنہوں نے ittaqaw withkatındaپاس ʿinda their LordRableriان کے رب کے rabbihim (are) Gardenscennetlerباغات ہیں jannātun
flowsakanبہتی ہیں tajrī fromaltlarındanسے min underneath themاس کے نیچے سے taḥtihā [the] rivers ırmaklarنہریں l-anhāru abiding foreversürekli kalacaklarıہمیشہ رہنے والے ہیں khālidīna in itiçindeاس میں fīhā and spousesve eşlerہیں بیویاں wa-azwājun puretertemizپاکیزہ muṭahharatun
and approvalve rızasıاور رضامندی ہے wariḍ'wānun fromAllah'ınسے mina Allahاللہ l-lahi And AllahAllahاور اللہ wal-lahu (is) All-Seergörürدیکھنے والا ہے baṣīrun of (His) slaveskullarınıبندوں کو bil-ʿibādi١٥
٥٢
‹ 50page 51 of the printed Mushaf52 ›