وَلِكُلٍّ دَرَجَـٰتٌ مِّمَّا عَمِلُواۡ‌ۚ وَمَا رَبُّكَ بِغَـٰفِلٍ عَمَّا يَعۡمَلُونَ ١٣٢

And for allher birininاور واسطے ہر ایک کےwalikullin(will be) degreesdereceleri vardırدرجات ہیںdarajātunfor whatyaptıkları işlere göreاس میں سے جوmimmāthey didانہوں نے عمل کئےʿamilūAnd notdeğildirاور نہیںwamā(is) your LordRabbinتیرا ربrabbukaunawarehabersizغافلbighāfilinabout whatonların yaptıklarındanاس سے جوʿammāthey doوہ عمل کرتے ہیںyaʿmalūna

132 And for all are degrees from what they have done. And your Lord is not unaware of what they do.

132 İşlediklerine karşılık her birinin dereceleri vardır. Rabbin onların işlediklerinden habersiz değildir.

132 Her birinin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.

132 اور سب لوگوں کے بلحاظ اعمال درجے (مقرر) ہیں اور جو کام یہ لوگ کرتے ہیں خدا ان سے بے خبر نہیں

132 ہر شخص کا درجہ اُس کے عمل کے لحاظ سے ہے اور تمہارا رب لوگوں کے اعمال سے بے خبر نہیں ہے

وَرَبُّكَ ٱلۡغَنِىُّ ذُو ٱلرَّحۡمَةِ‌ۚ إِن يَشَأۡ يُذۡهِبۡكُمۡ وَيَسۡتَخۡلِفۡ مِنۢ بَعۡدِكُم مَّا يَشَآءُ كَمَآ أَنشَأَكُم مِّن ذُرِّيَّةِ قَوۡمٍ ءَاخَرِينَ ١٣٣

And your Lordve Rabbinاور تیرا ربwarabbuka(is) the Self-Sufficientzengindirبےنیاز ہےl-ghaniyu(the) Possessorsahibidirوالاdhū(of) mercyrahmetرحمت والا ہےl-raḥmatiIfeğerاگرinHe willsdilerseوہ چاہےyashaHe can take you awaysizi uzaklaştırırتم سب کو لے جائےyudh'hib'kumand grant successionve yerinize getirirاور پیچھے لائےwayastakhliffromsizden sonraminafter youتمہارے بعدbaʿdikum(to) whomdilediğiniجس کوHe willsچاہےyashāuasgibiجیسا کہkamāHe raised yousizi yarattığıاس نے اٹھایا تم کوansha-akumfromsoyundanسےminthe descendantsنسل سےdhurriyyati(of) peoplebir topluluğunقومqawminotherbaşkaدوسری قوم کیākharīna

133 And your Lord is the Free of need, the possessor of mercy. If He wills, he can do away with you and give succession after you to whomever He wills, just as He produced you from the descendants of another people.

133 Rabbin müstağni ve rahmet sahibidir. Dilerse, sizi başka bir milletin soyundan getirdiği gibi, sizi yok eder, dilediğini yerinize getirir.

133 Rabb'ın, hiçbir şeye muhtaç değildir, merhamet sahibidir. Sizi, başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, dilerse, sizi de yok edip, sizden sonra yerinize dilediğini getirir.

133 اور تمہارا پروردگار بےپروا (اور) صاحب رحمت ہے اگر چاہے (تو اے بندوں) تمہیں نابود کر دے اور تمہارے بعد جن لوگوں کو چاہے تمہارا جانشین بنا دے جیسا تم کو بھی دوسرے لوگوں کی نسل سے پیدا کیا ہے

133 تمہارا رب بے نیاز ہے اور مہربانی اس کا شیوہ ہے۔1 اگر وہ چاہے تو تم لوگوں کو لے جائے اور تمہاری جگہ دُوسرے جن لوگوں کو چاہے لے آئے جس طرح اُس نے تمہیں کچھ اور لوگوں کی نسل سے اُٹھایا ہے

إِنَّ مَا تُوعَدُونَ لَأَتٍ‌ۖ وَمَآ أَنتُم بِمُعۡجِزِينَ ١٣٤

Indeedmuhakkakبیشکinnawhatsize söylenen uyarıجوyou are promisedوعدہ تم کئے جاتے ہوtūʿadūna(is) sure to comegelecektirالبتہ آنے والا ہےlaātinAnd notve değil(siniz)اور نہیںwamā(can) yousizتمantumescape (it)onu engelleyecekعاجز کرنے والےbimuʿ'jizīna

134 Indeed, what you are promised is coming, and you will not cause failure [to Allah].

134 Size vadedilen, mutlaka yerine gelecektir; siz O'nu aciz kılamazsınız.

134 Size vaad edilenler muhakkak gelecektir, siz, onun önüne geçemezsiniz.

134 کچھ شک نہیں کہ جو وعدہ تم سے کیا جاتا ہے وہ (وقوع میں) آنے والا ہے اور تم (خدا کو) مغلوب نہیں کر سکتے

134 تم سے جس چیز کا وعدہ کیا جارہا ہے وہ یقیناً آنے والی ہے1 اور تم خدا کو عاجز کردینے کی طاقت نہیں رکھتے

قُلۡ يَـٰقَوۡمِ ٱعۡمَلُواۡ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمۡ إِنِّى عَامِلٌ‌ۖ فَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَ مَن تَكُونُ لَهُۥ عَـٰقِبَةُ ٱلدَّارِ‌ۗ إِنَّهُۥ لَا يُفۡلِحُ ٱلظَّـٰلِمُونَ ١٣٥

Sayde kiکہہ دیجئےqulO my peopleEy kavmimاے میری قومyāqawmiWorkyapacağınızı yapınعمل کروiʿ'malūonimkanınıza göreپرʿalāyour positionاپنی جگہ پرmakānatikumIndeed, I amşüphesiz ben deبیشک میںinnīa workeryapıyorumعمل کرنے والا ہوںʿāmilunAnd soonyakındaپس عنقریبfasawfayou will knowbileceksinizتم جان لوگےtaʿlamūnawhokiminکونmanwill haveolacağınıہےtakūnufor himselfsonununاس کے لئےlahu(in) the endانجامʿāqibatu(a good) homebu yurdunآخرت کاl-dāriIndeed [he]şüphesizبیشک وہinnahu(will) notiflah olmazlarنہیںsucceedفلاح پاتےyuf'liḥuthe wrongdoersZalimlerظالمl-ẓālimūna

135 Say, "O my people, work according to your position; [for] indeed, I am working. And you are going to know who will have succession in the home. Indeed, the wrongdoers will not succeed.

135 De ki, "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu ben de yapacağım. Sonucun kimin için hayırlı olacağını bileceksiniz. Zulmedenler şüphesiz kurtulamazlar."

135 De ki: "Ey kavmim! Gücünüz yettiğince yapacağınızı yapın, ben de yapıyorum. Yakında (dünya) yurdunun sonunun kimin olduğunu bileceksiniz. Muhakkak zalimler kurtuluşa eremezler".

135 کہہ دو کہ لوگو تم اپنی جگہ عمل کئے جاؤ میں (اپنی جگہ) عمل کئے جاتا ہوں عنقریب تم کو معلوم ہو جائے گا کہ آخرت میں (بہشت) کس کا گھر ہوگا کچھ شک نہیں کہ مشرک نجات نہیں پانے کے

135 اے محمد ؐ !کہہ دو کہ لوگو !تم اپنی جگہ عمل کرتے رہو اور میں بھی اپنی جگہ عمل کررہا ہوں،1 عنقریب تمہیں معلوم ہوجائے گا کہ انجام کار کس کے حق میں بہتر ہوتا ہے، بہرحال یہ حقیقت ہے کہ ظالم کبھی فلاح نہیں پاسکتے

وَجَعَلُواۡ لِلَّهِ مِمَّا ذَرَأَ مِنَ ٱلۡحَرۡثِ وَٱلۡأَنۡعَـٰمِ نَصِيبًا فَقَالُواۡ هَـٰذَا لِلَّهِ بِزَعۡمِهِمۡ وَهَـٰذَا لِشُرَكَآئِنَا‌ۖ فَمَا كَانَ لِشُرَكَآئِهِمۡ فَلَا يَصِلُ إِلَى ٱللَّهِ‌ۖ وَمَا كَانَ لِلَّهِ فَهُوَ يَصِلُ إِلَىٰ شُرَكَآئِهِمۡ‌ۗ سَآءَ مَا يَحۡكُمُونَ ١٣٦

And they assignve kıldılarاور انہوں نے مقرر کرلیاwajaʿalūto AllahAllah'ınاللہ کے لئےlillahiout of whatşeylerdenاس میں سے جوmimmāHe producedyarattığıاس نے پیدا کیاdhara-aofekin(ler)denسےminathe cropsکھیتیوں میںl-ḥarthiand the cattleve hayvanlar(dan)اور مویشیوں میں سےwal-anʿāmia sharebir payایک حصہnaṣībanand they saydediler kiتو انہوں نے کہاfaqālūThisbuیہhādhā(is) for AllahAllah'ındırاللہ کے لئے ہےlillahiby their claimzanlarıncaان کے گمان کے مطابقbizaʿmihimAnd thisbu daاور یہwahādhā(is) for our partnersortaklarımızındırہمارے شریکوں کے لئے ہےlishurakāināBut what(halbuki)تو جوfamāisolanہےkānafor their partnersortaklarına aitان کے شریکوں کے لئےlishurakāihim(does) notulaşmazتو نہیںfalāreachوہ پہنچتاyaṣilu[to]Allah'aطرفilāAllahاللہ کی طرفl-lahiwhile whatolan (ise)اور جوwamāisہےkānafor AllahAllah'a aitاللہ کے لئےlillahithen itoتو وہfahuwareachesulaşırپہنچتا ہےyaṣilu[to]ortaklarınaطرفilātheir partnersان کے شریکوں کےshurakāihimEvilne kötüبرا ہےsāa(is) whathüküm veriyorlarکتناthey judgeوہ فیصلے کرتے ہیںyaḥkumūna

136 And the polytheists assign to Allah from that which He created of crops and livestock a share and say, "This is for Allah," by their claim, "and this is for our partners [associated with Him]." But what is for their "partners" does not reach Allah, while what is for Allah - this reaches their "partners." Evil is that which they rule.

136 Kendi zanlarına göre, "Bu Allah'ındır, bu da putlarımızındır" diyerek, Allah'ın yarattığı hayvanlar ve ekinlerden pay ayırdılar. Putları için ayırdıkları Allah için verilmez, ama Allah için ayırdıkları putlarına verilirdi; ne kötü hüküm veriyorlardı!

136 Allah'ın yarattığı ekin ve hayvanlardan Allah'a bir hisse ayırmakta ve kendilerince: "Bu, Allah'a ait; şu da ortaklarımıza ait" demektedirler. Ortakları için olan hisse Allah'a ulaşmamakta, fakat Allah'a ayrılan hisse ortaklarına ulaşmaktadır. Verdikleri hüküm ne kötüdür.

136 اور (یہ لوگ) خدا ہی کی پیدا کی ہوئی چیزوں یعنی کھیتی اور چوپایوں میں خدا کا بھی ایک حصہ مقرر کرتے ہیں اور اپنے خیال (باطل) سے کہتے ہیں کہ یہ (حصہ) تو خدا کا اور یہ ہمارے شریکوں (یعنی بتوں) کا تو جو حصہ ان کے شریکوں کا ہوتا ہے وہ تو خدا کی طرف نہیں جا سکتا اور جو حصہ خدا کا ہوتا ہے وہ ان کے شریکوں کی طرف جا سکتا ہے یہ کیسا برا انصاف ہے

136 ان لوگوں1 نے اللہ کے لیے خود اُسی کی پیدا کی ہوئی کھیتیوں اور مویشیوں میں سے ایک حصّہ مقرر کیا ہے اور کہتے ہیں یہ اللہ کے لیے ہے، بزعمِ خود، اور یہ ہمارے ٹھیراے ہوئے شریکوں کے لیے۔2 پھر جو حصّہ ان کے ٹھیرائے ہوے شریکوں کے لیے ہے وہ تو اللہ کو نہیں پہنچتا مگر جو اللہ کے لیے ہے وہ ان کے شریکوں کو پہنچ جاتا ہے۔3 کیسے بُرے فیصلے کرتے ہیں یہ لوگ !

وَكَذٰلِكَ زَيَّنَ لِكَثِيرٍ مِّنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ قَتۡلَ أَوۡلَـٰدِهِمۡ شُرَكَآؤُهُمۡ لِيُرۡدُوهُمۡ وَلِيَلۡبِسُواۡ عَلَيۡهِمۡ دِينَهُمۡ‌ۖ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا فَعَلُوهُ‌ۖ فَذَرۡهُمۡ وَمَا يَفۡتَرُونَ ١٣٧

And likewiseve yineاور اسی طرحwakadhālikamade pleasingsüslü gösterdilerخوبصورت بنادیاzayyanato manyçoğunaبہت سوں کے لئےlikathīrinofmüşriklerdenسےminathe polytheists مشرکین میں سےl-mush'rikīna(the) killingöldürmeyiقتل کرناqatla(of) their children evladlarınıان کی اولاد کاawlādihimtheir partners ortaklarıان کے شریکوں نےshurakāuhumso that they may ruin themonları mahvetsinler diyeتاکہ وہ ہلاکت میں ڈالیں ان کوliyur'dūhumand that they make confusingve karıştırsınlar diyeاور تاکہ مشتبہ کردیںwaliyalbisūto themkendiان پرʿalayhimtheir religiondinleriniان کے دین کوdīnahumAnd ifeğerاور اگرwalaw(had) willeddileseydiچاہتاshāaAllahاللہl-lahunotbunu yapamazlardıنہ(would) they have done soوہ کرتے اس کوfaʿalūhuSo leave themöyleyse onları baş başa bırakپس چھوڑ دو انہیںfadharhumand whatşeylerleاور جوwamāthey inventuydurduklarıکچھ وہ گھڑتے ہیںyaftarūna

137 And likewise, to many of the polytheists their partners have made [to seem] pleasing the killing of their children in order to bring about their destruction and to cover them with confusion in their religion. And if Allah had willed, they would not have done so. So leave them and that which they invent.

137 Böylece, putlara hizmet edenler, puta tapanların çoğunu helake sürüklemek, dinlerini karma karışık etmek için çocuklarını öldürmelerini onlara iyi göstermişlerdir. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. Sen onları ve iftiralarını bir tarafa bırak.

137 Yine ortakları, müşriklerden çoğuna evlatlarını öldürmeyi güzel gösterdi ki, hem kendilerini mahvetsinler, hem de dinlerini karıştırıp bozsunlar. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları, uydurduklarıyla baş başa bırak!

137 اسی طرح بہت سے مشرکوں کو ان کے شریکوں نے ان کے بچوں کو جان سے مار ڈالنا اچھا کر دکھایا ہے تاکہ انہیں ہلاکت میں ڈال دیں اور ان کے دین کو ان پر خلط ملط کر دیں اور اگر خدا چاہتا تو وہ ایسا نہ کرتے تو ان کو چھوڑ دو کہ وہ جانیں اور ان کا جھوٹ

137 اور اسی طرح بہت سے مشرکوں کے لیے ان کے شریکوں نے اپنی اولاد کے قتل کو خوشنما بنادیا ہے1 تاکہ ان کو ہلاکت میں مُبتلا کریں2 اور ان پر ان کے دین کو مشتبہ بنادیں۔3 اگر اللہ چاہتا تو یہ ایسا نہ کرتے، لہٰذا انہیں چھوڑ دو کہ اپنی افتراپردازیوں میں لگے رہیں۔4

Surah 6 / Al-An'am / The Cattle سورة الأنعام 146
And for allher birininاور واسطے ہر ایک کے walikullin (will be) degreesdereceleri vardırدرجات ہیں darajātun for whatyaptıkları işlere göreاس میں سے جو mimmā they didانہوں نے عمل کئے ʿamilū And notdeğildirاور نہیں wamā (is) your LordRabbinتیرا رب rabbuka unawarehabersizغافل bighāfilin about whatonların yaptıklarındanاس سے جو ʿammā
they doوہ عمل کرتے ہیں yaʿmalūna١٣٢ And your Lordve Rabbinاور تیرا رب warabbuka (is) the Self-Sufficientzengindirبےنیاز ہے l-ghaniyu (the) Possessorsahibidirوالا dhū (of) mercyrahmetرحمت والا ہے l-raḥmati Ifeğerاگر in He willsdilerseوہ چاہے yasha
He can take you awaysizi uzaklaştırırتم سب کو لے جائے yudh'hib'kum and grant successionve yerinize getirirاور پیچھے لائے wayastakhlif fromsizden sonra min after youتمہارے بعد baʿdikum (to) whomdilediğiniجس کو He willsچاہے yashāu asgibiجیسا کہ kamā
He raised yousizi yarattığıاس نے اٹھایا تم کو ansha-akum fromsoyundanسے min the descendantsنسل سے dhurriyyati (of) peoplebir topluluğunقوم qawmin otherbaşkaدوسری قوم کی ākharīna١٣٣ Indeedmuhakkakبیشک inna whatsize söylenen uyarıجو
you are promisedوعدہ تم کئے جاتے ہو tūʿadūna (is) sure to comegelecektirالبتہ آنے والا ہے laātin And notve değil(siniz)اور نہیں wamā (can) yousizتم antum escape (it)onu engelleyecekعاجز کرنے والے bimuʿ'jizīna١٣٤ Sayde kiکہہ دیجئے qul O my peopleEy kavmimاے میری قوم yāqawmi
Workyapacağınızı yapınعمل کرو iʿ'malū onimkanınıza göreپر ʿalā your positionاپنی جگہ پر makānatikum Indeed, I amşüphesiz ben deبیشک میں innī a workeryapıyorumعمل کرنے والا ہوں ʿāmilun And soonyakındaپس عنقریب fasawfa you will knowbileceksinizتم جان لوگے taʿlamūna
whokiminکون man will haveolacağınıہے takūnu for himselfsonununاس کے لئے lahu (in) the endانجام ʿāqibatu (a good) homebu yurdunآخرت کا l-dāri Indeed [he]şüphesizبیشک وہ innahu (will) notiflah olmazlarنہیں succeedفلاح پاتے yuf'liḥu the wrongdoersZalimlerظالم l-ẓālimūna
١٣٥ And they assignve kıldılarاور انہوں نے مقرر کرلیا wajaʿalū to AllahAllah'ınاللہ کے لئے lillahi out of whatşeylerdenاس میں سے جو mimmā He producedyarattığıاس نے پیدا کیا dhara-a ofekin(ler)denسے mina the cropsکھیتیوں میں l-ḥarthi and the cattleve hayvanlar(dan)اور مویشیوں میں سے wal-anʿāmi
a sharebir payایک حصہ naṣīban and they saydediler kiتو انہوں نے کہا faqālū Thisbuیہ hādhā (is) for AllahAllah'ındırاللہ کے لئے ہے lillahi by their claimzanlarıncaان کے گمان کے مطابق bizaʿmihim And thisbu daاور یہ wahādhā (is) for our partnersortaklarımızındırہمارے شریکوں کے لئے ہے lishurakāinā
But what(halbuki)تو جو famā isolanہے kāna for their partnersortaklarına aitان کے شریکوں کے لئے lishurakāihim (does) notulaşmazتو نہیں falā reachوہ پہنچتا yaṣilu [to]Allah'aطرف ilā Allahاللہ کی طرف l-lahi
while whatolan (ise)اور جو wamā isہے kāna for AllahAllah'a aitاللہ کے لئے lillahi then itoتو وہ fahuwa reachesulaşırپہنچتا ہے yaṣilu [to]ortaklarınaطرف ilā their partnersان کے شریکوں کے shurakāihim
Evilne kötüبرا ہے sāa (is) whathüküm veriyorlarکتنا they judgeوہ فیصلے کرتے ہیں yaḥkumūna١٣٦ And likewiseve yineاور اسی طرح wakadhālika made pleasingsüslü gösterdilerخوبصورت بنادیا zayyana
to manyçoğunaبہت سوں کے لئے likathīrin ofmüşriklerdenسے mina the polytheists مشرکین میں سے l-mush'rikīna (the) killingöldürmeyiقتل کرنا qatla (of) their children evladlarınıان کی اولاد کا awlādihim
their partners ortaklarıان کے شریکوں نے shurakāuhum so that they may ruin themonları mahvetsinler diyeتاکہ وہ ہلاکت میں ڈالیں ان کو liyur'dūhum and that they make confusingve karıştırsınlar diyeاور تاکہ مشتبہ کردیں waliyalbisū to themkendiان پر ʿalayhim their religiondinleriniان کے دین کو dīnahum
And ifeğerاور اگر walaw (had) willeddileseydiچاہتا shāa Allahاللہ l-lahu notbunu yapamazlardıنہ (would) they have done soوہ کرتے اس کو faʿalūhu So leave themöyleyse onları baş başa bırakپس چھوڑ دو انہیں fadharhum and whatşeylerleاور جو wamā they inventuydurduklarıکچھ وہ گھڑتے ہیں yaftarūna١٣٧
١٤٦
‹ 144page 145 of the printed Mushaf146 ›