۞وَٱكۡتُبۡ لَنَا فِى هَـٰذِهِ ٱلدُّنۡيَا حَسَنَةً وَفِى ٱلۡأَخِرَةِ إِنَّا هُدۡنَآ إِلَيۡكَ‌ۚ قَالَ عَذَابِىٓ أُصِيبُ بِهِۦ مَنۡ أَشَآءُ‌ۖ وَرَحۡمَتِى وَسِعَتۡ كُلَّ شَىۡءٍ‌ۚ فَسَأَكۡتُبُهَا لِلَّذِينَ يَتَّقُونَ وَيُؤۡتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلَّذِينَ هُم بِـَٔـايَـٰتِنَا يُؤۡمِنُونَ ١٥٦

And ordainve yazاور لکھ دےwa-uk'tubfor usbizeہمارے لیےlanāinbuمیںthisاسhādhihi[the] worlddünyadaدنیاl-dun'yāgoodiyilikبھلائیḥasanatanand inveاور میںwafīthe Hereafterahiretteآخرتl-ākhiratiIndeed, webizبیشک ہم نےinnāwe have turnedyöneldikہم نے توبہ کیhud'nāto Yousanaتیری طرفilaykaHe said(Alah) buyurdu kiفرمایاqālaMy punishment azabımaمیرا عذابʿadhābīI afflictuğratırımمیں پہنچاؤں گاuṣībuwith itonuاس کوbihiwhomkimseyiجس کوmanI willdilediğimمیں چاہوں گاashāubut My Mercyve rahmetim iseاور میری رحمتwaraḥmatīencompasseskaplamıştırچھائی ہوئی ہےwasiʿateveryherہرkullathingşeyiچیز پرshayinSo I will ordain itonu yazacağımپس عنقریبfasa-aktubuhāfor those whokimselereان لوگوں کے لیےlilladhīna(are) righteouskorunanlaraجو تقوی اختیار کرتے ہیںyattaqūnaand giveve verenlereاور دیتے ہیںwayu'tūnazakahzekatıزکوۃl-zakataand those whove kimselereاور وہ لوگwa-alladhīna[they]onlarوہhumin Our Versesayetlerimizeہماری آیات پرbiāyātināthey believeinanıyorlarایمان رکھتے ہیںyu'minūna

156 And decree for us in this world [that which is] good and [also] in the Hereafter; indeed, we have turned back to You." [Allah] said, "My punishment - I afflict with it whom I will, but My mercy encompasses all things." So I will decree it [especially] for those who fear Me and give zakah and those who believe in Our verses -

156 "Bu dünyada ve ahirette bizim için güzel olanı yaz; biz Sana yöneldik" dedi. Allah: "Azabıma dilediğim kimseyi uğratırım, rahmetim herşeyi kaplamıştır; bunu Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, zekat verenlere, ayetlerimize inanıp, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları, okuyup yazması olmayan peygambere uyanlara yazacağız. O peygamber, onlara, uygun olanı emreder ve fenalıktan meneder, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılar, onların ağır yüklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir. Bu peygambere inanan, hürmet eden, yardım eden, onunla gönderilen nura uyanlar yok mu? İşte onlar saadete erenlerdir" dedi.

156 "Ve bize hem bu dünyada bir iyilik yaz, hem de ahirette. Biz gerçekten de tevbe edip senin hidayetine döndük." Buyurdu ki, azabım var, onu dilediğime isabet ettiririm, rahmetim de vardır, o ise her şeyi kaplamış ve kuşatmıştır. Onu da özellikle korunanlara, zekatını verenlere ve âyetlerimize inananlara mahsus kılacağım.

156 اور ہمارے لیے اس دنیا میں بھی بھلائی لکھ دے اور آخرت میں بھی۔ ہم تیری طرف رجوع ہوچکے۔ فرمایا کہ جو میرا عذاب ہے اسے تو جس پر چاہتا ہوں نازل کرتا ہوں اور جو میری رحمت ہے وہ ہر چیز کو شامل ہے۔ میں اس کو ان لوگوں کے لیے لکھ دوں گا جو پرہیزگاری کرتے اور زکوٰة دیتے اور ہماری آیتوں پر ایمان رکھتے ہیں

156 اور ہمارے لیے اس دنیا کی بھلائی بھی لکھ دیجیے اور آخرت کی بھی، ہم نے آپ کی طرف رجوع کر لیا۔“جواب میں ارشاد ہوا”سزا تو میں جسے چاہتا ہوں دیتا ہوں، مگر میری رحمت ہر چیز پر چھائی ہوئی ہے1 ، اور اُسے میں اُن لوگوں کے حق میں لکھوں گا جو نافرمانی سے پرہیز کریں گے، زکوٰة دیں گے اور میری آیات پر ایمان لائیں گے۔“

ٱلَّذِينَ يَتَّبِعُونَ ٱلرَّسُولَ ٱلنَّبِىَّ ٱلۡأُمِّىَّ ٱلَّذِى يَجِدُونَهُۥ مَكۡتُوبًا عِندَهُمۡ فِى ٱلتَّوۡرَىٰةِ وَٱلۡإِنجِيلِ يَأۡمُرُهُم بِٱلۡمَعۡرُوفِ وَيَنۡهَـٰهُمۡ عَنِ ٱلۡمُنكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ ٱلطَّيِّبَـٰتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيۡهِمُ ٱلۡخَبَـٰٓئِثَ وَيَضَعُ عَنۡهُمۡ إِصۡرَهُمۡ وَٱلۡأَغۡلَـٰلَ ٱلَّتِى كَانَتۡ عَلَيۡهِمۡ‌ۚ فَٱلَّذِينَ ءَامَنُواۡ بِهِۦ وَعَزَّرُوهُ وَنَصَرُوهُ وَٱتَّبَعُواۡ ٱلنُّورَ ٱلَّذِىٓ أُنزِلَ مَعَهُۥٓ‌ۙ أُوۡلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُفۡلِحُونَ ١٥٧

Those whoonlar kiوہ لوگalladhīnafollowuyarlarجو پیروی کرتے ہیںyattabiʿūnathe Messengero Elçi'yeرسولl-rasūlathe Propheto Peygamber'eنبی کیl-nabiyathe unletteredümmiجو امی ہےl-umiyawhombulduklarıوہ جوalladhīthey find himوہ پاتے ہیں اس کوyajidūnahuwrittenyazılıلکھا ہواmaktūbanwith themyanlarındaاپنے پاسʿindahuminTevratمیںthe Tauratتوراتl-tawrātiand the Injeelve İncil'deتوراتwal-injīliHe commands themkendilerine emredenوہ حکم دیتا ہے ان کوyamuruhumto the rightiyiliğiنیکی کاbil-maʿrūfiand forbids themve kendilerini menedenاور روکتا ہے ان کوwayanhāhumfromkötülüktenسےʿanithe wrongمنکرl-munkariand he makes lawfulve helal kılanاور حلال کرتا ہےwayuḥillufor themonlaraان کے لیےlahumuthe pure thingsgüzel şeyleriپاکیزہ چیزیںl-ṭayibātiand makes unlawfulve haram kılanاور حرام کرتا ہےwayuḥarrimufor themonlaraان پرʿalayhimuthe impure thingsçirkin şeyleriناپاک چیزیںl-khabāithaand he relievesve kaldırıp atanاور دور کرتا ہےwayaḍaʿufrom themonlardanان سےʿanhumtheir burdenağırlıklarıان کے بوجھiṣ'rahumand the fettersve prangalarıاور طوق۔ بیڑیاںwal-aghlālawhichöyle kiوہ جوallatīwereidilerتھیںkānatupon themonların üzerindeان پرʿalayhimSo those whoartık onlarتو وہ لوگfa-alladhīnabelieveinananlarجو ایمان لائےāmanūin himO'naاس پرbihiand honor himve O'na saygı gösterenlerاور انہوں نے قوت دی اس کوwaʿazzarūhuand help himve O'na yardım edenlerاور مدد کی اس کیwanaṣarūhuand followve uyanlarاور انہوں نے پیروی کیwa-ittabaʿūthe lightnuraنور کی۔ روشنی کیl-nūrawhichindirilenوہ جوalladhīhas been sent downاتارا گیاunzilawith him O'nunla beraberاس کے ساتھmaʿahuThose (are)işteیہی لوگulāika[they]onlarوہ جوhumuthe successful onesfelaha erenlerdirفلاح پانے والے ہیںl-muf'liḥūna

157 Those who follow the Messenger, the unlettered prophet, whom they find written in what they have of the Torah and the Gospel, who enjoins upon them what is right and forbids them what is wrong and makes lawful for them the good things and prohibits for them the evil and relieves them of their burden and the shackles which were upon them. So they who have believed in him, honored him, supported him and followed the light which was sent down with him - it is those who will be the successful.

157 "Bu dünyada ve ahirette bizim için güzel olanı yaz; biz Sana yöneldik" dedi. Allah: "Azabıma dilediğim kimseyi uğratırım, rahmetim herşeyi kaplamıştır; bunu Allah'a karşı gelmekten sakınanlara, zekat verenlere, ayetlerimize inanıp, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları, okuyup yazması olmayan peygambere uyanlara yazacağız. O peygamber, onlara, uygun olanı emreder ve fenalıktan meneder, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılar, onların ağır yüklerini indirir, zor tekliflerini hafifletir. Bu peygambere inanan, hürmet eden, yardım eden, onunla gönderilen nura uyanlar yok mu? İşte onlar saadete erenlerdir" dedi.

157 Onlar ki, o ümmî peygambere uyarlar, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılmış bulacakları o peygambere uyup, onun izinden giderler ki, o, onlara iyiyi emreder ve onları kötülüklerden alıkoyar, temiz ve hoş şeyleri kendilerine helâl kılar, murdar ve kötü şeyleri de üzerlerine haram kılar, sırtlarından ağır yükleri indirir, üzerlerindeki bağları ve zincirleri kırar atar, işte o vakit ona iman eden, ona kuvvetle saygı gösteren, ona yardımcı olan ve onun peygamberliği ile birlikte indirilen nuru izleyen kimseler var ya, işte asıl murada eren kurtulmuşlar onlardır.

157 وہ جو (محمدﷺ) رسول (الله) کی جو نبی اُمی ہیں پیروی کرتے ہیں جن (کے اوصاف) کو وہ اپنے ہاں تورات اور انجیل میں لکھا ہوا پاتے ہیں۔ وہ انہیں نیک کام کا حکم دیتے ہیں اور برے کام سے روکتے ہیں۔ اور پاک چیزوں کو ان کے لیے حلال کرتے ہیں اور ناپاک چیزوں کو ان پر حرام ٹہراتے ہیں اور ان پر سے بوجھ اور طوق جو ان (کے سر) پر (اور گلے میں) تھے اتارتے ہیں۔ تو جو لوگ ان پر ایمان لائے اور ان کی رفاقت کی اور انہیں مدد دی۔ اور جو نور ان کے ساتھ نازل ہوا ہے اس کی پیروی کی۔ وہی مراد پانے والے ہیں

157 (پس آج یہ رحمت اُ ن لوگوں کا حِصہ ہے) جو اِس پیغمبرنبی اُمّی کی پیروی اختیار کریں 1 جس کا ذکر اُنہیں اپنے ہاں تورات اور انجیل میں لکھا ہوا ملتا ہے۔2 وہ انہیں نیکی کا حکم دیتا ہے، بدی سے روکتا ہے، ان کے لیے پاک چیزیں حلال اور ناپاک چیزیں حرام کرتا ہے3، اور ان پر سے وہ بوجھ اتارتا ہے جو اُن پر لدے ہوئے تھے اور وہ بندشیں کھولتا ہے جن میں وہ جکڑے ہوئے تھے۔4لہٰذا جو لوگ اس پر ایمان لائیں اور اس کی حمایت اور نصرت کریں اور اُس روشنی کی پیروی اختیار کریں جو اس کے ساتھ نازل کی گئی ہے، وہی فلاح پانے والے ہیں

قُلۡ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنِّى رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيۡكُمۡ جَمِيعًا ٱلَّذِى لَهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ‌ۖ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ يُحۡىِۦ وَيُمِيتُ‌ۖ فَـَٔـامِنُواۡ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِ ٱلنَّبِىِّ ٱلۡأُمِّىِّ ٱلَّذِى يُؤۡمِنُ بِٱللَّهِ وَكَلِمَـٰتِهِۦ وَٱتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ ١٥٨

Sayde kiکہہ دیجیےqulOEyاےyāayyuhāmankindinsanlarلوگوl-nāsuIndeed I ammuhakkak benبیشک میںinnī(the) MessengerElçisiyimرسول ہوںrasūlu(of) AllahAllah'ınاللہ کاl-lahito yousizinتمہاری طرفilaykumallhepinizeسب کےjamīʿanthe Oneonundurوہ ذاتalladhīfor Whomجس کے لیے ہےlahu(is the) dominionmülküبادشاہتmul'ku(of) the heavensgöklerinآسمانوں کیl-samāwātiand the earthve yerinاور زمین کیwal-arḍi(There is) noyokturنہیںgodtanrıکوئی الہilāhaexceptbaşkaمگرillāHimkendisindenوہیhuwaHe gives lifeyaşatırوہ زندہ کرتا ہےyuḥ'yīand causes deathve öldürürاور موت دیتا ہےwayumītuSo believegelin inanınپس ایمان لاؤfaāminūin AllahAllah'aاللہ پرbil-lahiand His Messengerve O'nun Elçisineاور اس کے رسول پرwarasūlihithe Prophetpeygamberiجو نبیl-nabiyithe unletteredümmiامی ہےl-umiyithe one whoki oوہ جوalladhībelievesinanmaktadırایمان لاتا ہےyu'minuin AllahAllah'aاللہ پرbil-lahiand His Wordsve O'nun sözlerineاور اس کے کلمات پرwakalimātihiand follow himO'na uyun kiاور اس کی پیروی کروwa-ittabiʿūhuso that you maybelkiتاکہ تمlaʿallakum(be) guideddoğru yolu bulursunuzہدایت پاجاؤtahtadūna

158 Say, [O Muhammad], "O mankind, indeed I am the Messenger of Allah to you all, [from Him] to whom belongs the dominion of the heavens and the earth. There is no deity except Him; He gives life and causes death." So believe in Allah and His Messenger, the unlettered prophet, who believes in Allah and His words, and follow him that you may be guided.

158 De ki: "Ey insanlar! Doğrusu ben, göklerin ve yerin hükümranı, O'ndan başka tanrı bulunmayan, dirilten ve öldüren Allah'ın, hepiniz için gönderdiği peygamberiyim. Allah'a ve okuyup yazması olmayan, haber getiren peygamberine -ki o da Allah'a ve sözlerine inanmıştır- inanın; ona uyun ki doğru yolu bulasınız."

158 De ki; ey insanlar! Ben sizin hepinize Allah'ın resulüyüm. O Allah ki, göklerin ve yerin bütün mülkü O'nundur. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Öldüren de, dirilten de O'dur. Bundan dolayı gelin, Allah'a ve resulüne iman edin. Allah'a ve Allah'ın bütün kelâmlarına iman etmiş bulunan o ümmî peygambere, evet ona uyun ki, hidayete erebilesiniz.

158 (اے محمدﷺ) کہہ دو کہ لوگو میں تم سب کی طرف خدا کا بھیجا ہوا (یعنی اس کا رسول) ہوں۔ (وہ) جو آسمانوں اور زمین کا بادشاہ ہے۔ اس کے سوا کوئی معبود نہیں وہی زندگانی بخشتا ہے اور وہی موت دیتا ہے۔ تو خدا پر اور اس کے رسول پیغمبر اُمی پر جو خدا پر اور اس کے تمام کلام پر ایمان رکھتے ہیں ایمان لاؤ اور ان کی پیروی کرو تاکہ ہدایت پاؤ

158 اے محمدؐ، کہو کہ "اے انسانو، میں تم سب کی طرف اُس خدا کا پیغمبر ہوں جو زمین اور آسمانوں کی بادشاہی کا مالک ہے، اُس کے سوا کوئی خدا نہیں ہے، وہی زندگی بخشتا ہے اور وہی موت دیتا ہے، پس ایمان لاؤ اللہ پر اور اس کے بھیجے ہوئے نبی اُمی پر جو اللہ اور اس کے ارشادات کو مانتا ہے، اور پیروی اختیار کرو اُس کی، امید ہے کہ تم راہ راست پا لو گے"

وَمِن قَوۡمِ مُوسَىٰٓ أُمَّةٌ يَهۡدُونَ بِٱلۡحَقِّ وَبِهِۦ يَعۡدِلُونَ ١٥٩

And amongveاور میں سےwamin(the) peoplekavmindenقومqawmi(of) MusaMusa'nınموسیٰmūsā(is) a communitybir topluluk vardırایک گروہ تھاummatun(which) guideshakka götürenجو ہدایت کرتے تھے۔ راہنمائی کرتے تھےyahdūnawith truthdoğruluklaحق کے ساتھbil-ḥaqiand by itve onunlaاور اس کے ساتھwabihiestablishes justiceadalet yapanوہ انصاف کرتے تھےyaʿdilūna

159 And among the people of Moses is a community which guides by truth and by it establishes justice.

159 Musa'nın milletinden bir topluluk hakkı gösterirler ve onunla hükmederlerdi.

159 Musa'nın kavminden doğru yolu gösteren ve doğrulukla adalet yapan bir topluluk da vardı.

159 اور قوم موسیٰ میں کچھ لوگ ایسے بھی ہیں جو حق کا راستہ بتاتے اور اسی کے ساتھ انصاف کرتے ہیں

159 1موسٰی کی قوم میں ایک گروہ ایسا بھی تھا جو حق کے مطابق ہدایت کرتا اور حق ہی کے مطابق انصاف کر تا تھا۔2

Surah 7 / Al-A'raf / The Heights سورة الأعراف 171
And ordainve yazاور لکھ دے wa-uk'tub for usbizeہمارے لیے lanā inbuمیں thisاس hādhihi [the] worlddünyadaدنیا l-dun'yā goodiyilikبھلائی ḥasanatan and inveاور میں wafī the Hereafterahiretteآخرت l-ākhirati Indeed, webizبیشک ہم نے innā
we have turnedyöneldikہم نے توبہ کی hud'nā to Yousanaتیری طرف ilayka He said(Alah) buyurdu kiفرمایا qāla My punishment azabımaمیرا عذاب ʿadhābī I afflictuğratırımمیں پہنچاؤں گا uṣību with itonuاس کو bihi whomkimseyiجس کو man I willdilediğimمیں چاہوں گا ashāu but My Mercyve rahmetim iseاور میری رحمت waraḥmatī
encompasseskaplamıştırچھائی ہوئی ہے wasiʿat everyherہر kulla thingşeyiچیز پر shayin So I will ordain itonu yazacağımپس عنقریب fasa-aktubuhā for those whokimselereان لوگوں کے لیے lilladhīna (are) righteouskorunanlaraجو تقوی اختیار کرتے ہیں yattaqūna and giveve verenlereاور دیتے ہیں wayu'tūna
zakahzekatıزکوۃ l-zakata and those whove kimselereاور وہ لوگ wa-alladhīna [they]onlarوہ hum in Our Versesayetlerimizeہماری آیات پر biāyātinā they believeinanıyorlarایمان رکھتے ہیں yu'minūna١٥٦ Those whoonlar kiوہ لوگ alladhīna followuyarlarجو پیروی کرتے ہیں yattabiʿūna
the Messengero Elçi'yeرسول l-rasūla the Propheto Peygamber'eنبی کی l-nabiya the unletteredümmiجو امی ہے l-umiya whombulduklarıوہ جو alladhī they find himوہ پاتے ہیں اس کو yajidūnahu writtenyazılıلکھا ہوا maktūban with themyanlarındaاپنے پاس ʿindahum
inTevratمیں the Tauratتورات l-tawrāti and the Injeelve İncil'deتورات wal-injīli He commands themkendilerine emredenوہ حکم دیتا ہے ان کو yamuruhum to the rightiyiliğiنیکی کا bil-maʿrūfi and forbids themve kendilerini menedenاور روکتا ہے ان کو wayanhāhum
fromkötülüktenسے ʿani the wrongمنکر l-munkari and he makes lawfulve helal kılanاور حلال کرتا ہے wayuḥillu for themonlaraان کے لیے lahumu the pure thingsgüzel şeyleriپاکیزہ چیزیں l-ṭayibāti and makes unlawfulve haram kılanاور حرام کرتا ہے wayuḥarrimu for themonlaraان پر ʿalayhimu
the impure thingsçirkin şeyleriناپاک چیزیں l-khabāitha and he relievesve kaldırıp atanاور دور کرتا ہے wayaḍaʿu from themonlardanان سے ʿanhum their burdenağırlıklarıان کے بوجھ iṣ'rahum and the fettersve prangalarıاور طوق۔ بیڑیاں wal-aghlāla whichöyle kiوہ جو allatī wereidilerتھیں kānat
upon themonların üzerindeان پر ʿalayhim So those whoartık onlarتو وہ لوگ fa-alladhīna believeinananlarجو ایمان لائے āmanū in himO'naاس پر bihi and honor himve O'na saygı gösterenlerاور انہوں نے قوت دی اس کو waʿazzarūhu and help himve O'na yardım edenlerاور مدد کی اس کی wanaṣarūhu and followve uyanlarاور انہوں نے پیروی کی wa-ittabaʿū
the lightnuraنور کی۔ روشنی کی l-nūra whichindirilenوہ جو alladhī has been sent downاتارا گیا unzila with him O'nunla beraberاس کے ساتھ maʿahu Those (are)işteیہی لوگ ulāika [they]onlarوہ جو humu the successful onesfelaha erenlerdirفلاح پانے والے ہیں l-muf'liḥūna١٥٧ Sayde kiکہہ دیجیے qul
OEyاے yāayyuhā mankindinsanlarلوگو l-nāsu Indeed I ammuhakkak benبیشک میں innī (the) MessengerElçisiyimرسول ہوں rasūlu (of) AllahAllah'ınاللہ کا l-lahi to yousizinتمہاری طرف ilaykum allhepinizeسب کے jamīʿan the Oneonundurوہ ذات alladhī
for Whomجس کے لیے ہے lahu (is the) dominionmülküبادشاہت mul'ku (of) the heavensgöklerinآسمانوں کی l-samāwāti and the earthve yerinاور زمین کی wal-arḍi (There is) noyokturنہیں godtanrıکوئی الہ ilāha exceptbaşkaمگر illā Himkendisindenوہی huwa He gives lifeyaşatırوہ زندہ کرتا ہے yuḥ'yī and causes deathve öldürürاور موت دیتا ہے wayumītu
So believegelin inanınپس ایمان لاؤ faāminū in AllahAllah'aاللہ پر bil-lahi and His Messengerve O'nun Elçisineاور اس کے رسول پر warasūlihi the Prophetpeygamberiجو نبی l-nabiyi the unletteredümmiامی ہے l-umiyi the one whoki oوہ جو alladhī believesinanmaktadırایمان لاتا ہے yu'minu in AllahAllah'aاللہ پر bil-lahi
and His Wordsve O'nun sözlerineاور اس کے کلمات پر wakalimātihi and follow himO'na uyun kiاور اس کی پیروی کرو wa-ittabiʿūhu so that you maybelkiتاکہ تم laʿallakum (be) guideddoğru yolu bulursunuzہدایت پاجاؤ tahtadūna١٥٨
And amongveاور میں سے wamin (the) peoplekavmindenقوم qawmi (of) MusaMusa'nınموسیٰ mūsā (is) a communitybir topluluk vardırایک گروہ تھا ummatun (which) guideshakka götürenجو ہدایت کرتے تھے۔ راہنمائی کرتے تھے yahdūna with truthdoğruluklaحق کے ساتھ bil-ḥaqi and by itve onunlaاور اس کے ساتھ wabihi establishes justiceadalet yapanوہ انصاف کرتے تھے yaʿdilūna١٥٩
١٧١
‹ 169page 170 of the printed Mushaf171 ›