ثُمَّ يَتُوبُ ٱللَّهُ مِنۢ بَعۡدِ ذٰلِكَ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ‌ۗ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ ٢٧

ThensonraپھرthummaAllah accepts repentancetevbesini kabul ederمہربان ہوتا ہےyatūbuAllah accepts repentanceAllahاللہl-lahuafterardındanminafterبعدbaʿdithatbununاس کےdhālikaforkimseninپرʿalāwhomجسmanHe willsdilediğiوہ چاہتا ہےyashāuAnd Allahve Allahاور اللہwal-lahu(is) Oft-Forgivingbağışlayandırبخشنے والاghafūrunMost Mercifulesirgeyendirمہربان ہےraḥīmun

27 Then Allah will accept repentance after that for whom He wills; and Allah is Forgiving and Merciful.

27 Allah bundan sonra da dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah bağışlar ve merhamet eder.

27 Sonra bütün bu olup bitenlerin arkasından Allah, dilediğine tevbe nasib eder. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

27 پھر خدا اس کے بعد جس پر چاہے مہربانی سے توجہ فرمائے اور خدا بخشنے والا مہربان ہے

27 (تم یہ بھی دیکھ چُکے ہو کہ) اس طرح سزا دینے کے بعد اللہ جس کو چاہتا ہے توبہ کی توفیق بھی بخش دیتا ہے،1 اللہ درگزر کرنے والا اور رحم فرمانے والا ہے

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاۡ إِنَّمَا ٱلۡمُشۡرِكُونَ نَجَسٌ فَلَا يَقۡرَبُواۡ ٱلۡمَسۡجِدَ ٱلۡحَرَامَ بَعۡدَ عَامِهِمۡ هَـٰذَا‌ۚ وَإِنۡ خِفۡتُمۡ عَيۡلَةً فَسَوۡفَ يُغۡنِيكُمُ ٱللَّهُ مِن فَضۡلِهِۦٓ إِن شَآءَ‌ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ حَكِيمٌ ٢٨

O you who believeEyاےyāayyuhāO you who believekimselerلوگوalladhīnaO you who believeinanan(lar)جو ایمان لائے ہوāmanūIndeedşüphesizبیشکinnamāthe polytheistsortak koşanlarمشرکینl-mush'rikūna(are) uncleanpisliktirناپاک ہیںnajasunso let them not come nearartıkتو نہfalāso let them not come nearyaklaşmasınlarوہ قریب آئیںyaqrabūAl-Masjid Al-HaraamMescid-iمسجدl-masjidaAl-Masjid Al-HaraamHaram'aحرام کےl-ḥarāmaaftersonraبعدbaʿdathis, their (final) yearyıllarındanاپنے اس سال کےʿāmihimthis, their (final) yearbuاسhādhāAnd ifve eğerاور اگرwa-inyou fearkorkarsanızخوف ہو تم کوkhif'tumpovertyyoksulluğa düşmektenمفلسی کاʿaylatanthen soonyakındaتو عنقریبfasawfaAllah will enrich yousizi zengin edecektirغنی کردے گا تم کوyugh'nīkumuAllah will enrich youAllahاللہl-lahufromkendi lutfundanسےminHis Bountyاپنے فضل (سے)faḍlihiifeğerاگرinHe willsdilerseوہ چاہے۔ اس نے چاہاshāaIndeedşüphesizبیشکinnaAllahاللہ تعالیٰl-laha(is) All-Knowerbilendirعلم والا ہےʿalīmunAll-Wisehikmet sahibidirحکمت والا ہےḥakīmun

28 O you who have believed, indeed the polytheists are unclean, so let them not approach al-Masjid al-Haram after this, their [final] year. And if you fear privation, Allah will enrich you from His bounty if He wills. Indeed, Allah is Knowing and Wise.

28 Ey inananlar! Doğrusu puta tapanlar pistirler, bu sebeple, bu yıllardan sonra Mescidi Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer fakirlikten korkarsanız, bilin ki Allah dilerse sizi bol nimetiyle zenginleştirecektir. Allah şüphesiz bilendir, hakimdir.

28 Ey iman edenler! Müşrikler bir pisliktirler. Artık bu yıldan sonra Mescidi Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız Allah sizi dilediğinde lütuf ve ihsanıyla zenginleştirecektir. Allah gerçekten alîmdir, hakîmdir.

28 مومنو! مشرک تو پلید ہیں تو اس برس کے بعد وہ خانہٴ کعبہ کا پاس نہ جانے پائیں اور اگر تم کو مفلسی کا خوف ہو تو خدا چاہے گا تو تم کو اپنے فضل سے غنی کر دے گا۔ بےشک خدا سب کچھ جانتا (اور) حکمت والا ہے

28 اے ایمان لانے والو، مشرکین ناپاک ہیں لہٰذا اس سال کے بعد یہ مسجدِ حرام کے قریب نہ پھٹکنے پائیں۔1 اور اگر تمہیں تنگ دستی کا خوف ہے تو بعید نہیں کہ اللہ چاہے تو تمہیں اپنے فضل سے غنی کر دے، اللہ علیم و حکیم ہے

قَـٰتِلُواۡ ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَلَا بِٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأَخِرِ وَلَا يُحَرِّمُونَ مَا حَرَّمَ ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥ وَلَا يَدِينُونَ دِينَ ٱلۡحَقِّ مِنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواۡ ٱلۡكِتَـٰبَ حَتَّىٰ يُعۡطُواۡ ٱلۡجِزۡيَةَ عَن يَدٍ وَهُمۡ صَـٰغِرُونَ ٢٩

Fightsavaşınجنگ کروqātilūthose whokimselerleان لوگوں سےalladhīna(do) notinanmayanنہیںbelieveجو ایمان رکھتےyu'minūnain AllahAllah'aاللہ پرbil-lahiand notveاور نہwalāin the Daygününeیومbil-yawmithe Lastahiretآخرت پرl-ākhiriand notveاور نہیںwalāthey make unlawfulharam saymayanlarlaوہ حرام ٹھہراتےyuḥarrimūnawhatne kiجوAllah has made unlawfulharam kıldıحرام کیاḥarramaAllah has made unlawfulAllahاللہ نےl-lahuand His Messengerve Elçisiاور اس کے رسول نےwarasūluhuand notve din edinmeyenlerleاور نہیںwalāthey acknowledgeدین بناتےyadīnūna(the) religiondiniدینdīna(of) the truthgerçekحق کوl-ḥaqifromkendilerineسےminathose whoان لوگوں میں سےalladhīnawere givenverilenlerdenجو دیے گئےūtūthe ScriptureKitapکتابl-kitābauntilzamana kadarیہاں تک کہḥattāthey payverecekleriوہ دے دیںyuʿ'ṭūthe jizyahcizyeجزیہl-jiz'yatawillinglyelleriyleسےʿanwillinglyہاتھ (سے)yadinwhile theyonlarاس حال میں کہ وہwahum(are) subduedküçülerek (boyun eğerek)چھوٹے بن کر رہیں۔ ذلیل ہوںṣāghirūna

29 Fight those who do not believe in Allah or in the Last Day and who do not consider unlawful what Allah and His Messenger have made unlawful and who do not adopt the religion of truth from those who were given the Scripture - [fight] until they give the jizyah willingly while they are humbled.

29 Kitap verilenlerden, Allah'a, ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Peygamberinin haram kıldığını haram saymayan, hak dinini din edinmeyenlerle, boyunlarını büküp kendi elleriyle cizye verene kadar savaşın.

29 Kendilerine kitap verilenlerden oldukları halde ne Allah'a, ne ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resulünün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini din edinmeyen kimselere alçalmış oldukları halde elden cizye verecekleri hale gelinceye kadar savaş yapın.

29 جو اہل کتاب میں سے خدا پر ایمان نہیں لاتے اور نہ روز آخرت پر (یقین رکھتے ہیں) اور نہ ان چیزوں کو حرام سمجھتے ہیں جو خدا اور اس کے رسول نے حرام کی ہیں اور نہ دین حق کو قبول کرتے ہیں ان سے جنگ کرو یہاں تک کہ ذلیل ہوکر اپنے ہاتھ سے جزیہ دیں

29 جنگ کرو اہلِ کتاب میں سے اُن لوگوں کے خلاف جو اللہ اور روزِ آخر پر ایمان نہیں لاتے1 اور جو کچھ اللہ اور اس کے رسول ؐ نے حرام قرار دیا ہے اسے حرام نہیں کرتے 2اور دینِ حق کو اپنا دین نہیں بناتے۔(ان سے لڑو) یہاں تک کہ وہ اپنے ہاتھ سے جزیہ دیں چھوٹے بن کر رہیں۔3

وَقَالَتِ ٱلۡيَهُودُ عُزَيۡرٌ ٱبۡنُ ٱللَّهِ وَقَالَتِ ٱلنَّصَـٰرَى ٱلۡمَسِيحُ ٱبۡنُ ٱللَّهِ‌ۖ ذٰلِكَ قَوۡلُهُم بِأَفۡوٰهِهِمۡ‌ۖ يُضَـٰهِــُٔونَ قَوۡلَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواۡ مِن قَبۡلُ‌ۚ قَـٰتَلَهُمُ ٱللَّهُ‌ۚ أَنَّىٰ يُؤۡفَكُونَ ٣٠

And saidve dediler kiاور کہاwaqālatithe JewsYahudilerیہود نےl-yahūduUzairUzeyrعزیرʿuzayrun(is) sonoğludurبیٹے ہیںub'nu(of) AllahAllah'ınاللہ کےl-lahiAnd saidve dedilerاور کہاwaqālatithe ChristiansHıristiyanlarنصاری نےl-naṣārāMessiahMesihمسیحl-masīḥu(is) sonoğludurبیٹے ہیںub'nu(of) AllahAllah'ınاللہ کےl-lahiThatbuیہdhālika(is) their sayingonların sözleridirان کی بات ہےqawluhumwith their mouthsağızlarıyla (geveledikleri)ان کے مونہوں سےbi-afwāhihimthey imitatebenzetiyorlarمشابہت پیدا کررہے ہیںyuḍāhiūnathe sayingsözlerineبات سےqawla(of) those whokimselerinان لوگوں کیalladhīnadisbelievedinkar edenlerinجنہوں نے کفر کیا سےkafarūbeforeöncedenاس سےminbeforeپہلےqablu(May) Allah destroy themonları kahretsinکہ ان پر مار ہوqātalahumu(May) Allah destroy themAllahاللہ کیl-lahuHownasıl daکہاں سےannādeluded are theyçevriliyorlarوہ پھیرے جاتے ہیںyu'fakūna

30 The Jews say, "Ezra is the son of Allah "; and the Christians say, "The Messiah is the son of Allah." That is their statement from their mouths; they imitate the saying of those who disbelieved [before them]. May Allah destroy them; how are they deluded?

30 Yahudiler, "Üzeyr Allah'ın oğludur" dediler; Hıristiyanlar, "Mesih Allah'ın oğludur" dediler. Bu, daha önce inkar edenlerin sözlerine benzeterek ağızlarında geveledikleri sözdür. Allah onları yok etsin, nasıl da uyduruyorlar!

30 Yahudiler, "Uzeyir Allah'ın oğlu" dediler, Hıristiyanlar da "Mesih Allah'ın oğlu", dediler. Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir. Daha önce inkâra sapmış olanların sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar!

30 اور یہود کہتے ہیں کہ عُزیر خدا کے بیٹے ہیں اور عیسائی کہتے ہیں کہ مسیح خدا کے بیٹے ہیں۔ یہ ان کے منہ کی باتیں ہیں پہلے کافر بھی اسی طرح کی باتیں کہا کرتے تھے یہ بھی انہیں کی ریس کرنے میں لگے ہیں۔ خدا ان کو ہلاک کرے۔ یہ کہاں بہکے پھرتے ہیں

30 یہودی کہتے ہیں کہ عُزَیر اللہ کا بیٹا ہے، اور عیسائی کہتے ہیں کہ مسیح اللہ کا بیٹا ہے۔1 یہ بے حقیقت باتیں ہوتی ہیں جو وہ اپنی زبانوں سے نکالتے ہیں اُن لوگوں کی دیکھا دیکھی جو ان سے پہلے کُفر میں مبتلا ہوئے تھے۔2 خدا کی مار اِن پر، یہ کہاں سے دھوکہ کھا رہے ہیں

ٱتَّخَذُوٓاۡ أَحۡبَارَهُمۡ وَرُهۡبَـٰنَهُمۡ أَرۡبَابًا مِّن دُونِ ٱللَّهِ وَٱلۡمَسِيحَ ٱبۡنَ مَرۡيَمَ وَمَآ أُمِرُوٓاۡ إِلَّا لِيَعۡبُدُوٓاۡ إِلَـٰهًا وٰحِدًا‌ۖ لَّآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ‌ۚ سُبۡحَـٰنَهُۥ عَمَّا يُشۡرِكُونَ ٣١

They have takenedindilerانہوں نے بنالیاittakhadhūtheir rabbishahamlarınıاپنے علماء کوaḥbārahumand their monksve rahipleriniاور اپنے درویشوں کوwaruh'bānahum(as) LordsrablerربarbābanbesidesayrıکےminbesidesسواdūniAllahAllah'tanاللہ کےl-lahiand the Messiahve Mesih'i deاور مسیحwal-masīḥasonoğluابنib'na(of) MaryamMeryemمریمmaryamaAnd notoysa emredilmemiştiحالانکہ نہیںwamāthey were commandedوہ حکم دیے گئےumirūexceptdışındaمگرillāthat they worshipibadet etmeleriیہ کہ وہ عبادت کریںliyaʿbudūOne Godbir ilahaالہ کیilāhanOne Godtek olanایکwāḥidan(There) is noyokturنہیںgodtanrıکوئی الہilāhaexceptbaşkaمگرillāHimO'ndanوہhuwaGlory be to HimO münezzehtirپاک ہے وہ اس سےsub'ḥānahufrom whatşeylerdenجو وہʿammāthey associate (with Him)ortak koştuklarıشریک ٹھہراتے ہیںyush'rikūna

31 They have taken their scholars and monks as lords besides Allah, and [also] the Messiah, the son of Mary. And they were not commanded except to worship one God; there is no deity except Him. Exalted is He above whatever they associate with Him.

31 Onlar Allah'ı bırakıp hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu Mesih'i rableri olarak kabul ettiler. Oysa tek Tanrı'dan başkasına kulluk etmemekle emrolunmuşlardı. Ondan başka tanrı yoktur. Allah, koştukları eşlerden münezzehtir.

31 Onlar, Allah'dan başka bilginlerini ve rahiplerini de kendilerine Rab edindiler, Meryem oğlu Mesih'i de. Oysa onlar bir olan Allah'a ibadet etmekle emrolunmuşlardı. Allah'dan başka hiçbir ilâh yoktur. O, müşriklerin ortak koştuğu şeylerden de münezzehtir.

31 انہوں نے اپنے علماء اور مشائخ اور مسیح ابن مریم کو الله کے سوا خدا بنا لیا حالانکہ اُن کو یہ حکم دیا گیا تھا کہ خدائے واحد کے سوا کسی کی عبادت نہ کریں۔ اس کے سوا کوئی معبود نہیں۔ اور وہ ان لوگوں کے شریک مقرر کرنے سے پاک ہے

31 انہوں نے اپنے علماء اور درویشوں کو اللہ کے سوا اپنا ربّ بنا لیا ہے1 اور اسی طرح مسیح اِبنِ مریم کو بھی ، حالانکہ ان کو ایک معبود کے سوا کسی کی بندگی کرنے کا حکم نہیں دیا گیا تھا، وہ جس کے سوا کوئی مستحق ِ عبادت نہیں ، پاک ہے وہ ان مشرکانہ باتوں سے جو یہ لوگ کرتے ہیں

Surah 9 / At-Tawbah / The Repentance سورة التوبة 192
Thensonraپھر thumma Allah accepts repentancetevbesini kabul ederمہربان ہوتا ہے yatūbu Allah accepts repentanceAllahاللہ l-lahu afterardından min afterبعد baʿdi thatbununاس کے dhālika forkimseninپر ʿalā whomجس man He willsdilediğiوہ چاہتا ہے yashāu And Allahve Allahاور اللہ wal-lahu (is) Oft-Forgivingbağışlayandırبخشنے والا ghafūrun
Most Mercifulesirgeyendirمہربان ہے raḥīmun٢٧ O you who believeEyاے yāayyuhā O you who believekimselerلوگو alladhīna O you who believeinanan(lar)جو ایمان لائے ہو āmanū Indeedşüphesizبیشک innamā the polytheistsortak koşanlarمشرکین l-mush'rikūna
(are) uncleanpisliktirناپاک ہیں najasun so let them not come nearartıkتو نہ falā so let them not come nearyaklaşmasınlarوہ قریب آئیں yaqrabū Al-Masjid Al-HaraamMescid-iمسجد l-masjida Al-Masjid Al-HaraamHaram'aحرام کے l-ḥarāma aftersonraبعد baʿda this, their (final) yearyıllarındanاپنے اس سال کے ʿāmihim this, their (final) yearbuاس hādhā
And ifve eğerاور اگر wa-in you fearkorkarsanızخوف ہو تم کو khif'tum povertyyoksulluğa düşmektenمفلسی کا ʿaylatan then soonyakındaتو عنقریب fasawfa Allah will enrich yousizi zengin edecektirغنی کردے گا تم کو yugh'nīkumu Allah will enrich youAllahاللہ l-lahu fromkendi lutfundanسے min His Bountyاپنے فضل (سے) faḍlihi ifeğerاگر in
He willsdilerseوہ چاہے۔ اس نے چاہا shāa Indeedşüphesizبیشک inna Allahاللہ تعالیٰ l-laha (is) All-Knowerbilendirعلم والا ہے ʿalīmun All-Wisehikmet sahibidirحکمت والا ہے ḥakīmun٢٨ Fightsavaşınجنگ کرو qātilū those whokimselerleان لوگوں سے alladhīna
(do) notinanmayanنہیں believeجو ایمان رکھتے yu'minūna in AllahAllah'aاللہ پر bil-lahi and notveاور نہ walā in the Daygününeیوم bil-yawmi the Lastahiretآخرت پر l-ākhiri and notveاور نہیں walā they make unlawfulharam saymayanlarlaوہ حرام ٹھہراتے yuḥarrimūna whatne kiجو Allah has made unlawfulharam kıldıحرام کیا ḥarrama
Allah has made unlawfulAllahاللہ نے l-lahu and His Messengerve Elçisiاور اس کے رسول نے warasūluhu and notve din edinmeyenlerleاور نہیں walā they acknowledgeدین بناتے yadīnūna (the) religiondiniدین dīna (of) the truthgerçekحق کو l-ḥaqi fromkendilerineسے mina those whoان لوگوں میں سے alladhīna were givenverilenlerdenجو دیے گئے ūtū
the ScriptureKitapکتاب l-kitāba untilzamana kadarیہاں تک کہ ḥattā they payverecekleriوہ دے دیں yuʿ'ṭū the jizyahcizyeجزیہ l-jiz'yata willinglyelleriyleسے ʿan willinglyہاتھ (سے) yadin while theyonlarاس حال میں کہ وہ wahum (are) subduedküçülerek (boyun eğerek)چھوٹے بن کر رہیں۔ ذلیل ہوں ṣāghirūna
٢٩ And saidve dediler kiاور کہا waqālati the JewsYahudilerیہود نے l-yahūdu UzairUzeyrعزیر ʿuzayrun (is) sonoğludurبیٹے ہیں ub'nu (of) AllahAllah'ınاللہ کے l-lahi And saidve dedilerاور کہا waqālati the ChristiansHıristiyanlarنصاری نے l-naṣārā
MessiahMesihمسیح l-masīḥu (is) sonoğludurبیٹے ہیں ub'nu (of) AllahAllah'ınاللہ کے l-lahi Thatbuیہ dhālika (is) their sayingonların sözleridirان کی بات ہے qawluhum with their mouthsağızlarıyla (geveledikleri)ان کے مونہوں سے bi-afwāhihim
they imitatebenzetiyorlarمشابہت پیدا کررہے ہیں yuḍāhiūna the sayingsözlerineبات سے qawla (of) those whokimselerinان لوگوں کی alladhīna disbelievedinkar edenlerinجنہوں نے کفر کیا سے kafarū beforeöncedenاس سے min beforeپہلے qablu (May) Allah destroy themonları kahretsinکہ ان پر مار ہو qātalahumu
(May) Allah destroy themAllahاللہ کی l-lahu Hownasıl daکہاں سے annā deluded are theyçevriliyorlarوہ پھیرے جاتے ہیں yu'fakūna٣٠ They have takenedindilerانہوں نے بنالیا ittakhadhū their rabbishahamlarınıاپنے علماء کو aḥbārahum
and their monksve rahipleriniاور اپنے درویشوں کو waruh'bānahum (as) Lordsrablerرب arbāban besidesayrıکے min besidesسوا dūni AllahAllah'tanاللہ کے l-lahi and the Messiahve Mesih'i deاور مسیح wal-masīḥa sonoğluابن ib'na
(of) MaryamMeryemمریم maryama And notoysa emredilmemiştiحالانکہ نہیں wamā they were commandedوہ حکم دیے گئے umirū exceptdışındaمگر illā that they worshipibadet etmeleriیہ کہ وہ عبادت کریں liyaʿbudū One Godbir ilahaالہ کی ilāhan One Godtek olanایک wāḥidan
(There) is noyokturنہیں godtanrıکوئی الہ ilāha exceptbaşkaمگر illā HimO'ndanوہ huwa Glory be to HimO münezzehtirپاک ہے وہ اس سے sub'ḥānahu from whatşeylerdenجو وہ ʿammā they associate (with Him)ortak koştuklarıشریک ٹھہراتے ہیں yush'rikūna٣١
١٩٢
‹ 190page 191 of the printed Mushaf192 ›