يُرِيدُونَ أَن يُطۡفِــُٔواۡ نُورَ ٱللَّهِ بِأَفۡوٰهِهِمۡ وَيَأۡبَى ٱللَّهُ إِلَّآ أَن يُتِمَّ نُورَهُۥ وَلَوۡ كَرِهَ ٱلۡكَـٰفِرُونَ ٣٢

They wantistiyorlarوہ چاہتے ہیںyurīdūnatosöndürmekکہanextinguishوہ بجھا دیںyuṭ'fiūAllah's lightnurunuنور کوnūraAllah's lightAllah'ınاللہ کےl-lahiwith their mouthsağızlariyleاپنے مونہوں کے ساتھbi-afwāhihimbut Allah refuseshalbuki istemezاور انکار کرتا ہےwayabābut Allah refusesAllahاللہl-lahuexceptbaşkasınıمگرillātotamamlamaktanیہ کہanperfectپورا کرےyutimmaHis Lightnurunuاپنے نور کوnūrahueven ifşayetاور اگرچہwalawthe disbelievers dislike (it)hoşlanmasa daناپسند کریںkarihathe disbelievers dislike (it)kafirlerکافرl-kāfirūna

32 They want to extinguish the light of Allah with their mouths, but Allah refuses except to perfect His light, although the disbelievers dislike it.

32 Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek isterler. Kafirler istemese de Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır.

32 Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar, Allah da razı olmuyor. Fakat kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlamayı diliyor.

32 یہ چاہتے ہیں کہ خدا کے نور کو اپنے منہ سے (پھونک مار کر) بجھا دیں اور خدا اپنے نور کو پورا کئے بغیر رہنے کا نہیں۔ اگرچہ کافروں کو برا ہی لگے

32 یہ لوگ چاہتے ہیں کہ اللہ کی روشنی کو اپنی پھونکوں سے بجھا دیں مگر اللہ اپنی روشنی کو مکمل کیے بغیر ماننے والا نہیں ہے خواہ کافروں کو یہ کتنا ہی ناگوار ہو

هُوَ ٱلَّذِىٓ أَرۡسَلَ رَسُولَهُۥ بِٱلۡهُدَىٰ وَدِينِ ٱلۡحَقِّ لِيُظۡهِرَهُۥ عَلَى ٱلدِّينِ كُلِّهِۦ وَلَوۡ كَرِهَ ٱلۡمُشۡرِكُونَ ٣٣

HeOوہ اللہhuwa(is) the One Whokiوہ ذات ہےalladhīhas sentgönderdiجس نے بھیجاarsalaHis MessengerElçisiniاپنے رسول کوrasūlahuwith the guidancehidayetleہدایت کے ساتھbil-hudāand the religionve din ileاور دینwadīni(of) [the] truthhakحق کےl-ḥaqito manifest itonu çıkarsın diyeتاکہ وہ غالب کردے اس کوliyuẓ'hirahuoverüstüneپرʿalāall religionsdin(ler)inدین پرl-dīniall religionsbütünسارے کے سارے اس کےkullihiEven ifşeayetاور اگرچہwalawdislike (it)hoşlanmasa daناپسند کریںkarihathe polytheistsortak koşanlarمشرکl-mush'rikūna

33 It is He who has sent His Messenger with guidance and the religion of truth to manifest it over all religion, although they who associate others with Allah dislike it.

33 Puta tapanlar hoşlanmasa da, dinini bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini doğru yol ve hak dinle gönderen Allah'tır.

33 O öyle bir Allah'dır ki, Resulünü hidayetle ve hak dinle bütün dinlere üstün kılmak için göndermiştir. Müşrikler hoşlanmasalar da.

33 وہی تو ہے جس نے اپنے پیغمبر کو ہدایت اور دین حق دے کر بھیجا تاکہ اس (دین) کو (دنیا کے) تمام دینوں پر غالب کرے۔ اگرچہ کافر ناخوش ہی ہوں

33 وہ اللہ ہی ہے جس نے اپنے رسول ؐ کو ہدایت اور دینِ حق کے ساتھ بھیجا ہے تاکہ اسے پوری جنسِ دین پر غالب کر دے۔1 خواہ مشرکوں کو یہ کتنا ہی ناگوار ہو

۞يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاۡ إِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلۡأَحۡبَارِ وَٱلرُّهۡبَانِ لَيَأۡكُلُونَ أَمۡوٰلَ ٱلنَّاسِ بِٱلۡبَـٰطِلِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ‌ۗ وَٱلَّذِينَ يَكۡنِزُونَ ٱلذَّهَبَ وَٱلۡفِضَّةَ وَلَا يُنفِقُونَهَا فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَبَشِّرۡهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ ٣٤

O you who believeEyاےyāayyuhāO you who believekimselerلوگو !alladhīnaO you who believeinananlarجو ایمان لائے ہوāmanūIndeedşüphesizبیشکinnamanybirçoğuبہت سےkathīranofhahamlardanسےminathe rabbisعلماء میں سےl-aḥbāriand the monksve rahipler(den)اور درویشوں میں سےwal-ruh'bānisurely eatyerlerالبتہ کھاتے ہیںlayakulūna(the) wealthmallarınıمالamwāla(of) the peopleinsanlarınلوگوں کےl-nāsiin falsehoodhaksızlıklaباطل طریقے پرbil-bāṭiliand hinderve çevirirlerاور وہ روکتے ہیںwayaṣuddūnafromyolundanسےʿan(the) wayراستےsabīli(of) AllahAllahاللہ کےl-lahiAnd those whokimselerاور وہ لوگwa-alladhīnahoardyığanجو جمع کرتے ہیںyaknizūnathe goldaltınسوناl-dhahabaand the silverve gümüşüاور چاندیwal-fiḍataand (do) notveاور نہیںwalāspend itonları harcamayanlarوہ خرچ کرتے اس کوyunfiqūnahāinyolundaمیں(the) wayراستےsabīli(of) AllahAllahاللہ کےl-lahi[so] give them tidingsişte onlara müjdeleپس خوش خبری دے دو ان کوfabashir'humof a punishmentbir azabıعذاب کیbiʿadhābinpainfulacıklıدردناکalīmin

34 O you who have believed, indeed many of the scholars and the monks devour the wealth of people unjustly and avert [them] from the way of Allah. And those who hoard gold and silver and spend it not in the way of Allah - give them tidings of a painful punishment.

34 Ey inananlar! Hahamlar ve rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler. Allah yolundan alıkoyarlar. Altın ve gümüşü biriktirip Allah yolunda sarf etmeyenlere can yakıcı bir azabı müjdele.

34 Ey iman edenler, şurası bir gerçektir ki, yahudi hahamları ile hıristiyan rahiplerinin bir çoğu insanların mallarını haksız yere yerler ve Allah yolundan saptırırlar. Bir de altın ve gümüşü hazineye doldurup, onları Allah yolunda sarfetmeyenleri bu yüzden acıklı bir azap ile müjdele!

34 مومنو! (اہل کتاب کے) بہت سے عالم اور مشائخ لوگوں کا مال ناحق کھاتے اور (ان کو) راہ خدا سے روکتے ہیں۔ اور جو لوگ سونا اور چاندی جمع کرتے ہیں اور اس کو خدا کے رستے میں خرچ نہیں کرتے۔ ان کو اس دن عذاب الیم کی خبر سنادو

34 اے ایمان لانے والو، اِن اہلِ کتاب کے اکثر علماء اور درویشوں کا حال یہ ہے کہ وہ لوگوں کے مال باطل طریقوں سے کھاتے ہیں اور انہیں اللہ کی راہ سے روکتے ہیں۔1 دردناک سزا کی خوشخبری دو ان کو جو سونے اور چاندی جمع کرکے رکھتے ہیں اور انہیں خدا کی راہ میں خرچ نہیں کرتے

يَوۡمَ يُحۡمَىٰ عَلَيۡهَا فِى نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكۡوَىٰ بِهَا جِبَاهُهُمۡ وَجُنُوبُهُمۡ وَظُهُورُهُمۡ‌ۖ هَـٰذَا مَا كَنَزۡتُمۡ لِأَنفُسِكُمۡ فَذُوقُواۡ مَا كُنتُمۡ تَكۡنِزُونَ ٣٥

(The) DayO günجس دنyawmait will be heated [on it]kızdırılırتپایا جائے گاyuḥ'māit will be heated [on it]üzerleriاس پرʿalayhāiniçindeمیںthe Fireateşiآگnāri(of) Hellcehennemجہنم کیjahannamaand will be brandeddağlanırپھر داغا جائے گاfatuk'wāwith itbunlarlaساتھ اس کےbihātheir foreheadsonların alınlarıان کی پیشانیوں کوjibāhuhumand their flanksve yanlarıاور ان کے پہلوؤں کوwajunūbuhumand their backsve sırtlarıاور ان کی پیٹھوں کوwaẓuhūruhumThis(işte) budurیہ ہےhādhā(is) whatşeylerجوyou hoardedyığdıklarınızجمع کیا تم نےkanaztumfor yourselvesnefisleriniz içinاپنے نفسوں کے لیےli-anfusikumso tasteo halde tadınپس چکھوfadhūqūwhatşeyleriجوyou used toolduğunuzتھے تمkuntumhoardyığıyor(lar)تم سمیٹتے۔ جمع کرتےtaknizūna

35 The Day when it will be heated in the fire of Hell and seared therewith will be their foreheads, their flanks, and their backs, [it will be said], "This is what you hoarded for yourselves, so taste what you used to hoard."

35 Bunlar cehennem ateşinde kızdırıldığı gün, alınları, böğürleri ve sırtları onlarla dağlanacak, "Bu, kendiniz için biriktirdiğinizdir; biriktirdiğinizi tadın" denecek.

35 O gün o altın ve gümüşlerin üstü cehennem ateşinde kızdırılacak da bunlarla alınları, yanları ve sırtları dağlanacak (onlara): "İşte bu kendi canınız için saklayıp biriktirdiğiniz şeydir. Haydi şimdi tadın bakalım şu biriktirdiğiniz şeyin tadını!" denilecek.

35 جس دن وہ مال دوزخ کی آگ میں (خوب) گرم کیا جائے گا۔ پھر اس سے ان (بخیلوں) کی پیشانیاں اور پہلو اور پیٹھیں داغی جائیں گی (اور کہا جائے گا) کہ یہ وہی ہے جو تم نے اپنے لیے جمع کیا تھا سو جو تم جمع کرتے تھے (اب) اس کا مزہ چکھو

35 ایک دن آئے گا کہ اسی سونے چاندی پر جہنم کی آگ دہکائی جائے گی اور پھر اسی سے ان لوگوں کی پیشانیوں اور پہلوؤں اور پیٹھوں کو داغا جائے گا یہ ہے وہ خزانہ جو تم نے اپنے لیے جمع کیا تھا، لو اب اپنی سمیٹی ہوئی دولت کا مزہ چکھو

إِنَّ عِدَّةَ ٱلشُّهُورِ عِندَ ٱللَّهِ ٱثۡنَا عَشَرَ شَهۡرًا فِى كِتَـٰبِ ٱللَّهِ يَوۡمَ خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ مِنۡهَآ أَرۡبَعَةٌ حُرُمٌ‌ۚ ذٰلِكَ ٱلدِّينُ ٱلۡقَيِّمُ‌ۚ فَلَا تَظۡلِمُواۡ فِيهِنَّ أَنفُسَكُمۡ‌ۚ وَقَـٰتِلُواۡ ٱلۡمُشۡرِكِينَ كَآفَّةً كَمَا يُقَـٰتِلُونَكُمۡ كَآفَّةً‌ۚ وَٱعۡلَمُوٓاۡ أَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلۡمُتَّقِينَ ٣٦

Indeedşüphesizبیشکinna(the) numbersayısıتعداد۔ گنتیʿiddata(of) the monthsaylarınمہینوں کیl-shuhūriwithkatındaنزدیکʿindaAllahAllah'ınاللہ کےl-lahi(is) twelve(on) ikiith'nā(is) twelveon (iki)بارہʿasharamonthsaydırمہینے ہےshahraninkitabındaمیں(the) ordinanceکتابkitābi(of) AllahAllah'ınاللہ کیl-lahi(from the) Daygünden beriجس دنyawmaHe createdyarattığıاس نے پیدا کیاkhalaqathe heavensgökleriآسمانوں کوl-samāwātiand the earthve yeriاور زمین کوwal-arḍaof thembunlardanان میں سےmin'hāfourdördüچارarbaʿatun(are) sacredharam(ay)lardırحرمت والےḥurumunThatişte budurیہdhālika(is) the religiondinدینl-dīnuthe uprightdoğruدرستl-qayimuso (do) notzulmetmeyinپس نہfalāwrongتم ظلم کروtaẓlimūtherein(o aylar) içindeان میںfīhinnayourselveskendinizeاپنے نفسوں پرanfusakumAnd fightve savaşınاور جنگ کروwaqātilūthe polytheistsortak koşanlarlaمشرکین سےl-mush'rikīnaall togethertopyekunسب کے سبkāffatanasnasılجیسا کہkamāthey fight yousizinle savaşıyorlarsaوہ جنگ کرتے ہیں تم سےyuqātilūnakumall togethertopyekunسب کے سب۔ اکٹھے ہو کرkāffatanAnd knowve bilin kiاور جان لوwa-iʿ'lamūthatşüphesizبیشکannaAllahاللہ تعالیٰl-laha(is) withberaberdirساتھ ہےmaʿathe righteouskorunanlarlaتقوی والوں کےl-mutaqīna

36 Indeed, the number of months with Allah is twelve [lunar] months in the register of Allah [from] the day He created the heavens and the earth; of these, four are sacred. That is the correct religion, so do not wrong yourselves during them. And fight against the disbelievers collectively as they fight against you collectively. And know that Allah is with the righteous [who fear Him].

36 Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah'a göre ayların sayısı onikidir. Bunlardan dördü hürmetli aydır. Bu dosdoğru bir nizamdır. Öyleyse o aylar içinde kendinize yazık etmeyin, topyekun sizinle savaşan putperestlerle siz de topyekun savaşın, Allah'ın sakınanlarla beraber olduğunu bilin.

36 Doğrusu, Allah katında ayların sayısı oniki aydır. Gökleri ve yeri yarattığı günkü Allah yazısında (böyle yazılmıştır). Bunlardan dördü haram aylardır. Bu da doğru olan dinin hükmüdür. Bu sebeple bunlar hakkında nefislerinize haksızlık yapmayınız. Müşrikler size karşı topyekün savaştıkları gibi siz de onlara karşı topyekün savaş açın. Ve iyi bilin ki, Allah müttakilerle beraberdir.

36 خدا کے نزدیک مہینے گنتی میں (بارہ ہیں یعنی) اس روز (سے) کہ اس نے آسمانوں اور زمین کو پیدا کیا۔ کتاب خدا میں (برس کے) بارہ مہینے (لکھے ہوئے) ہیں۔ ان میں سے چار مہینے ادب کے ہیں۔ یہی دین (کا) سیدھا راستہ ہے۔ تو ان (مہینوں) میں (قتال ناحق سے) اپنے آپ پر ظلم نہ کرنا۔ اور تم سب کے سب مشرکوں سے لڑو جیسے وہ سب کے سب تم سے لڑتے ہیں۔ اور جان رکھو کہ خدا پرہیز گاروں کے ساتھ ہے

36 حقیقت یہ ہے کہ مہینوں کی تعداد جب سے اللہ نے آسمان و زمین کو پیدا کیا ہے اللہ کے نوشتے میں بارہ ہی ہے1، اور ان میں سے چار مہینے حرام ہیں۔ یہی ٹھیک ضابطہ ہے۔ لہٰذا ان چار مہینوں میں اپنے اوپر ظلم نہ کرو2 اور مشرکوں سے سب مِل کر لڑو جس طرح وہ سب مل کر تم سے لڑتے ہیں3 اور جان رکھو کہ اللہ متقیوں ہی کے ساتھ ہے

Surah 9 / At-Tawbah / The Repentance سورة التوبة 193
They wantistiyorlarوہ چاہتے ہیں yurīdūna tosöndürmekکہ an extinguishوہ بجھا دیں yuṭ'fiū Allah's lightnurunuنور کو nūra Allah's lightAllah'ınاللہ کے l-lahi with their mouthsağızlariyleاپنے مونہوں کے ساتھ bi-afwāhihim but Allah refuseshalbuki istemezاور انکار کرتا ہے wayabā but Allah refusesAllahاللہ l-lahu exceptbaşkasınıمگر illā
totamamlamaktanیہ کہ an perfectپورا کرے yutimma His Lightnurunuاپنے نور کو nūrahu even ifşayetاور اگرچہ walaw the disbelievers dislike (it)hoşlanmasa daناپسند کریں kariha the disbelievers dislike (it)kafirlerکافر l-kāfirūna٣٢ HeOوہ اللہ huwa (is) the One Whokiوہ ذات ہے alladhī
has sentgönderdiجس نے بھیجا arsala His MessengerElçisiniاپنے رسول کو rasūlahu with the guidancehidayetleہدایت کے ساتھ bil-hudā and the religionve din ileاور دین wadīni (of) [the] truthhakحق کے l-ḥaqi to manifest itonu çıkarsın diyeتاکہ وہ غالب کردے اس کو liyuẓ'hirahu overüstüneپر ʿalā all religionsdin(ler)inدین پر l-dīni
all religionsbütünسارے کے سارے اس کے kullihi Even ifşeayetاور اگرچہ walaw dislike (it)hoşlanmasa daناپسند کریں kariha the polytheistsortak koşanlarمشرک l-mush'rikūna٣٣ O you who believeEyاے yāayyuhā O you who believekimselerلوگو ! alladhīna
O you who believeinananlarجو ایمان لائے ہو āmanū Indeedşüphesizبیشک inna manybirçoğuبہت سے kathīran ofhahamlardanسے mina the rabbisعلماء میں سے l-aḥbāri and the monksve rahipler(den)اور درویشوں میں سے wal-ruh'bāni surely eatyerlerالبتہ کھاتے ہیں layakulūna
(the) wealthmallarınıمال amwāla (of) the peopleinsanlarınلوگوں کے l-nāsi in falsehoodhaksızlıklaباطل طریقے پر bil-bāṭili and hinderve çevirirlerاور وہ روکتے ہیں wayaṣuddūna fromyolundanسے ʿan (the) wayراستے sabīli (of) AllahAllahاللہ کے l-lahi
And those whokimselerاور وہ لوگ wa-alladhīna hoardyığanجو جمع کرتے ہیں yaknizūna the goldaltınسونا l-dhahaba and the silverve gümüşüاور چاندی wal-fiḍata and (do) notveاور نہیں walā spend itonları harcamayanlarوہ خرچ کرتے اس کو yunfiqūnahā
inyolundaمیں (the) wayراستے sabīli (of) AllahAllahاللہ کے l-lahi [so] give them tidingsişte onlara müjdeleپس خوش خبری دے دو ان کو fabashir'hum of a punishmentbir azabıعذاب کی biʿadhābin painfulacıklıدردناک alīmin٣٤ (The) DayO günجس دن yawma it will be heated [on it]kızdırılırتپایا جائے گا yuḥ'mā
it will be heated [on it]üzerleriاس پر ʿalayhā iniçindeمیں the Fireateşiآگ nāri (of) Hellcehennemجہنم کی jahannama and will be brandeddağlanırپھر داغا جائے گا fatuk'wā with itbunlarlaساتھ اس کے bihā their foreheadsonların alınlarıان کی پیشانیوں کو jibāhuhum and their flanksve yanlarıاور ان کے پہلوؤں کو wajunūbuhum
and their backsve sırtlarıاور ان کی پیٹھوں کو waẓuhūruhum This(işte) budurیہ ہے hādhā (is) whatşeylerجو you hoardedyığdıklarınızجمع کیا تم نے kanaztum for yourselvesnefisleriniz içinاپنے نفسوں کے لیے li-anfusikum so tasteo halde tadınپس چکھو fadhūqū whatşeyleriجو you used toolduğunuzتھے تم kuntum
hoardyığıyor(lar)تم سمیٹتے۔ جمع کرتے taknizūna٣٥ Indeedşüphesizبیشک inna (the) numbersayısıتعداد۔ گنتی ʿiddata (of) the monthsaylarınمہینوں کی l-shuhūri withkatındaنزدیک ʿinda AllahAllah'ınاللہ کے l-lahi (is) twelve(on) iki ith'nā (is) twelveon (iki)بارہ ʿashara
monthsaydırمہینے ہے shahran inkitabındaمیں (the) ordinanceکتاب kitābi (of) AllahAllah'ınاللہ کی l-lahi (from the) Daygünden beriجس دن yawma He createdyarattığıاس نے پیدا کیا khalaqa the heavensgökleriآسمانوں کو l-samāwāti and the earthve yeriاور زمین کو wal-arḍa
of thembunlardanان میں سے min'hā fourdördüچار arbaʿatun (are) sacredharam(ay)lardırحرمت والے ḥurumun Thatişte budurیہ dhālika (is) the religiondinدین l-dīnu the uprightdoğruدرست l-qayimu so (do) notzulmetmeyinپس نہ falā wrongتم ظلم کرو taẓlimū therein(o aylar) içindeان میں fīhinna
yourselveskendinizeاپنے نفسوں پر anfusakum And fightve savaşınاور جنگ کرو waqātilū the polytheistsortak koşanlarlaمشرکین سے l-mush'rikīna all togethertopyekunسب کے سب kāffatan asnasılجیسا کہ kamā
they fight yousizinle savaşıyorlarsaوہ جنگ کرتے ہیں تم سے yuqātilūnakum all togethertopyekunسب کے سب۔ اکٹھے ہو کر kāffatan And knowve bilin kiاور جان لو wa-iʿ'lamū thatşüphesizبیشک anna Allahاللہ تعالیٰ l-laha (is) withberaberdirساتھ ہے maʿa the righteouskorunanlarlaتقوی والوں کے l-mutaqīna٣٦
١٩٣
‹ 191page 192 of the printed Mushaf193 ›