وَٱللَّهُ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَحۡيَا بِهِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِهَآ‌ۚ إِنَّ فِى ذٰلِكَ لَأَيَةً لِّقَوۡمٍ يَسۡمَعُونَ ٦٥

And Allahve Allahاور اللہ نےwal-lahuhas sent downindirdiاتاراanzalafromgöktenسےminathe skyآسمان(سے)l-samāiwaterbir suپانیmāanthen gives lifeve dirilttiپھر زندہ کردیاfa-aḥyāby itonunlaساتھ اس کےbihi(to) the earthyeriزمین کوl-arḍaaftersonraبعدbaʿdaits deathölümündenاس کے مرنے کے ۔ اس کی موت کے بعدmawtihāIndeedşüphesizبیشکinnainvardırمیںthatbundaاس (میں)dhālika(is) surely a Signelbette ibret(ler)البتہ ایک نشانی ہےlaāyatanfor a peoplebir millet içinاس قوم کے لیےliqawminwho listenişitenجو سنتی ہوyasmaʿūna

65 And Allah has sent down rain from the sky and given life thereby to the earth after its lifelessness. Indeed in that is a sign for a people who listen.

65 Allah gökten su indirir ve ölümünden sonra yeryüzünü diriltir. Kulak veren kimseler için bunda ibret vardır.

65 Allah gökten bir su indirdi ve onunla yeryüzüne ölümünden sonra hayat verdi. Şüphesiz ki bunda dinleyen bir millet için büyük bir ibret vardır.

65 اور خدا ہی نے آسمان سے پانی برسایا پھر اس سے زمین کو اس کے مرنے کے بعد زندہ کیا۔ بےشک اس میں سننے والوں کے لیے نشانی ہے

65 (تم ہر برسات میں دیکھتے ہو کہ)اللہ نے آسمان سے پانی برسایا اور یکایک مُردہ پڑی ہوئی زمین میں اُس کی بدولت جان ڈال دی۔ یقیناً اس میں ایک نشانی ہے سُننے والوں کے لیے۔1

وَإِنَّ لَكُمۡ فِى ٱلۡأَنۡعَـٰمِ لَعِبۡرَةً‌ۖ نُّسۡقِيكُم مِّمَّا فِى بُطُونِهِۦ مِنۢ بَيۡنِ فَرۡثٍ وَدَمٍ لَّبَنًا خَالِصًا سَآئِغًا لِّلشَّـٰرِبِينَ ٦٦

And indeedve şüphesizاور بیشکwa-innafor yousizin içinتمہارے لیےlakuminvardırمیںthe cattlehayvanlardaمویشی جانوروںl-anʿāmi(is) a lessonibret(ler)البتہ ایک سبق ہےlaʿib'ratanWe give you to drinksize içiriyoruzہم پلاتے ہیں تم کوnus'qīkumfrom whatolandanاس میں سے جوmimmā(is) inonların karınlarındaمیںtheir belliesان کے پیٹوں میں ہےbuṭūnihifromarasıdanکےminbetweenدرمیانbaynibowelsfışkıگوبر کےfarthinand bloodile kanاور خون کےwadaminmilksütدودھlabananpurehalisخالصkhāliṣanpalatablelezzetliخوش گوارsāighanto the drinkersiçenler içinپینے والوں کے لیےlilshāribīna

66 And indeed, for you in grazing livestock is a lesson. We give you drink from what is in their bellies - between excretion and blood - pure milk, palatable to drinkers.

66 Hayvanlarda da size ibretler vardır. Bağırsaklarındakiler ile kan arasından, içenlere halis ve içimi kolay süt içiririz.

66 Gerçekten süt veren hayvanlarda da size bir ibret vardır. Size işkembelerindeki yem artıklarıyla kandan meydana gelen, içenlere içimi kolay halis bir süt içirmekteyiz.

66 اور تمہارے لیے چارپایوں میں بھی (مقام) عبرت (وغور) ہے کہ ان کے پیٹوں میں جو گوبر اور لہو ہے اس سے ہم تم کو خالص دودھ پلاتے ہیں جو پینے والوں کے لیے خوشگوار ہے

66 اور تمہارے لیے مویشیوں میں بھی ایک سبق موجود ہے۔ اُن کے پیٹ سے گوبر اور خون کے درمیان ہم ایک چیز تمہیں پِلاتے ہیں، یعنی خالص دُودھ1، جو پینے والوں کے لیے نہایت خوشگوار ہے

وَمِن ثَمَرٰتِ ٱلنَّخِيلِ وَٱلۡأَعۡنَـٰبِ تَتَّخِذُونَ مِنۡهُ سَكَرًا وَرِزۡقًا حَسَنًا‌ۗ إِنَّ فِى ذٰلِكَ لَأَيَةً لِّقَوۡمٍ يَعۡقِلُونَ ٦٧

And fromveاور سےwaminfruitsmeyvalarındanپھلوں میںthamarātithe date-palmhurma ağaçlarınınکھجور کےl-nakhīliand the grapesve üzümlerdenاور انگور سےwal-aʿnābiyou takeelde edersinizتم بنا لیتے ہوtattakhidhūnafrom itonlardanاس سےmin'huintoxicantsarhoşlukنشہ آور چیزsakaranand a provisionve bir rızıkاور رزقwariz'qangoodgüzelاچھاḥasananIndeedşüphesizبیشکinnainvardırمیںthatbundaاس (میں)dhālika(is) surely a Signelbette ibret(ler)البتہ ایک نشانی ہےlaāyatanfor a peoplebir toplum içinاس قوم کے لیےliqawminwho use reasonaklını kullananجو عقل رکھتی ہوyaʿqilūna

67 And from the fruits of the palm trees and grapevines you take intoxicant and good provision. Indeed in that is a sign for a people who reason.

67 Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden şerbet, şıra (içecek) ve güzel rızık elde edersiniz. Düşünen millet için bunda ibret vardır.

67 Hurma ve üzüm ağaçlarının meyvalarından da hem içki, hem de güzel gıdalar edinirsiniz. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.

67 اور کھجور اور انگور کے میووں سے بھی (تم پینے کی چیزیں تیار کرتے ہو کہ ان سے شراب بناتے ہو) اور عمدہ رزق (کھاتے ہو) جو لوگ سمجھ رکھتے ہیں ان کے لیے ان (چیزوں) میں (قدرت خدا کی) نشانی ہے

67 (اسی طرح)کھجور کے درختوں اور انگُور کی بیلوں سے بھی ہم ایک چیز تمہیں پلاتے ہیں جسے تم نشہ آور بھی بنا لیتے ہو اور پاک رزق بھی۔ 1یقیناً اِس میں ایک نشانی ہے عقل سے کام لینے والوں کے لیے

وَأَوۡحَىٰ رَبُّكَ إِلَى ٱلنَّحۡلِ أَنِ ٱتَّخِذِى مِنَ ٱلۡجِبَالِ بُيُوتًا وَمِنَ ٱلشَّجَرِ وَمِمَّا يَعۡرِشُونَ ٦٨

And inspiredşöyle vahyettiاور وحی کیwa-awḥāyour LordRabbinتیرے رب نےrabbukatobal arısınaطرفilāthe beeشہد کی مکھی (کی طرف )l-naḥli[that]edinکہaniTakeبنا لےittakhidhīamongdağlardanسےminathe mountainsپہاڑوں میں سےl-jibālihousesevlerگھرbuyūtanand amongveاور سےwaminathe treesağaçlardanدرخت (میں سے)l-shajariand in whatveاور اس میں سے جوwamimmāthey constructkurdukları çardaklardanوہ چڑھاتے ہیںyaʿrishūna

68 And your Lord inspired to the bee, "Take for yourself among the mountains, houses, and among the trees and [in] that which they construct.

68 Rabbin bal arısına: "Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin; sonra her çeşit üründen ye; sonra da Rabbinin işlemen için gösterdiği yollardan yürü" diye öğretti. Karınlarından insanlara şifa olan çeşitli renklerde bal çıkar. Düşünen bir millet için bunda ibret vardır.

68 Senin Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan kendine evler edin.

68 اور تمہارے پروردگار نے شہد کی مکھیوں کو ارشاد فرمایا کہ پہاڑوں میں اور درختوں میں اور اونچی اونچی چھتریوں میں جو لوگ بناتے ہیں گھر بنا

68 اور دیکھو، تمہارے ربّ نے شہد کی مکھی پر یہ بات وحی کر دی1 کہ پہاڑوں میں، اور درختوں میں، اور ٹٹیوںپر چڑھائی ہوئی بیلوں میں

ثُمَّ كُلِى مِن كُلِّ ٱلثَّمَرٰتِ فَٱسۡلُكِى سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلاً‌ۚ يَخۡرُجُ مِنۢ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُّخۡتَلِفٌ أَلۡوٰنُهُۥ فِيهِ شِفَآءٌ لِّلنَّاسِ‌ۗ إِنَّ فِى ذٰلِكَ لَأَيَةً لِّقَوۡمٍ يَتَفَكَّرُونَ ٦٩

Thensonraپھرthummaeatye;کھاkulīfromher çeşitسےminallہر قسم کےkullithe fruitsmeyvalardanپھلوں میں سےl-thamarātiand followve yürüپھر چلتیfa-us'lukī(the) waysyollarındaرہ راستوں پرsubula(of) your LordRabbininاپنے رب کےrabbikimade smoothboyun eğerekہموار۔ آسانdhululanComes forthçıkarنکلتا ہےyakhrujufromonun karınlarındanسےmintheir belliesان کے پیٹوں سےbuṭūnihāa drinkbir içecekشربتsharābun(of) varyingçeşit çeşitمختلف ہیںmukh'talifuncolorsrenkleriرنگ اس کےalwānuhuin itonda vardırاس میںfīhi(is) a healingşifaشفا ہےshifāonfor the mankindinsanlaraلوگوں کے لیےlilnnāsiIndeedşüphesizیقیناinnainvardırمیںthatbundaاس (میں)dhālika(is) surely a Signelbette bir ibretالبتہ ایک نشانی ہےlaāyatanfor a peoplebir millet içinاس قوم کے لیےliqawminwho reflectdüşünenجو غور و فکر کرتی ہوyatafakkarūna

69 Then eat from all the fruits and follow the ways of your Lord laid down [for you]." There emerges from their bellies a drink, varying in colors, in which there is healing for people. Indeed in that is a sign for a people who give thought.

69 Rabbin bal arısına: "Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin; sonra her çeşit üründen ye; sonra da Rabbinin işlemen için gösterdiği yollardan yürü" diye öğretti. Karınlarından insanlara şifa olan çeşitli renklerde bal çıkar. Düşünen bir millet için bunda ibret vardır.

69 Sonra meyvaların hepsinden ye de, Rabbinin (sana) kolay kıldığı yollara gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir bal çıkar ki, onda insanlar için şifâ vardır. Şüphesiz ki bunda düşünen bir millet için, büyük bir ibret vardır.

69 اور ہر قسم کے میوے کھا۔ اور اپنے پروردگار کے صاف رستوں پر چلی جا۔ اس کے پیٹ سے پینے کی چیز نکلتی ہے جس کے مختلف رنگ ہوتے ہیں اس میں لوگوں (کے کئی امراض) کی شفا ہے۔ بےشک سوچنے والوں کے لیے اس میں بھی نشانی ہے

69 اپنے چھتّے بنا اور ہر طرح کا رَس چُوس اور اپنے ربّ کی ہموار کی ہوئی راہوں پر چلتی رہ۔1 اِس مکھی کے اندر سے رنگ برنگ کا ایک شربت نکلتا ہے جس میں شفا ہے لوگوں کے لیے۔2 یقیناً اس میں بھی ایک نشانی ہے اُن لوگوں کے لیے جو غور و فکر کرتے ہیں۔3

وَٱللَّهُ خَلَقَكُمۡ ثُمَّ يَتَوَفَّـٰكُمۡ‌ۚ وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَىٰٓ أَرۡذَلِ ٱلۡعُمُرِ لِكَىۡ لَا يَعۡلَمَ بَعۡدَ عِلۡمٍ شَيۡــًٔا‌ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ قَدِيرٌ ٧٠

And Allahve Allahاور اللہ نےwal-lahucreated yousizi yarattıپیدا کیا تم کوkhalaqakumthensonraپھرthummawill cause you to dieöldürürوہ فوت کرتا ہے تم کوyatawaffākumAnd among youve içinizdenاور تم میں سےwaminkum(is one) whokimiکوئیmanis sent backitilirپھیرا جاتا ہےyuraddutoen rezilineطرفilāthe worstحقیر ترardhali(of) the ageömrünعمر کی طرفl-ʿumuriso thatdiyeتاکہlikaynothiçbir şeyi bilmez olsunنہhe will knowجانےyaʿlamaaftersonraبعدbaʿdaknowledgebilgidenعلم کےʿil'mina thingbirazکچھ بھیshayanIndeeddoğrusuبیشکinnaAllahاللہl-laha(is) All-Knowingbilendirعلم والا ہےʿalīmunAll-Powerfulkadirdirقدرت والا ہےqadīrun

70 And Allah created you; then He will take you in death. And among you is he who is reversed to the most decrepit [old] age so that he will not know, after [having had] knowledge, a thing. Indeed, Allah is Knowing and Competent.

70 Allah sizi yaratmıştır, sonra öldürecektir, içinizden bir kısmı da ömrünün en fena zamanına ulaştırılır ki, bilirken bilmez olurlar. Doğrusu Allah bilendir, her şeye Kadir'dir.

70 Allah, sizi yarattı, sonra da sizi öldürecektir. İçinizden kimi de, biraz bilgiden sonra eşyayı önceki bildiği gibi bilmesin diye, ömrün en kötü çağına kadar yaşatılır. Şüphesiz ki Allah çok bilgili ve büyük kudret sahibidir.

70 اور خدا ہی نے تم کو پیدا کیا۔ پھر وہی تم کو موت دیتا ہے اور تم میں بعض ایسے ہوتے ہیں کہ نہایت خراب عمر کو پہنچ جاتے ہیں اور (بہت کچھ) جاننے کے بعد ہر چیز سے بےعلم ہوجاتے ہیں۔ بےشک خدا (سب کچھ) جاننے والا (اور) قدرت والا ہے

70 اور دیکھو، اللہ نے تم کو پیدا کیا، پھر وہ تم کو موت دیتا ہے1، اور تم میں سے کوئی بدترین عمر کو پہنچا دیا جاتا ہے تاکہ سب کچھ جاننے کے بعد پھر کچھ نہ جانے۔2 حق یہ ہے کہ اللہ ہی علم میں بھی کامل ہے اور قدرت میں بھی

وَٱللَّهُ فَضَّلَ بَعۡضَكُمۡ عَلَىٰ بَعۡضٍ فِى ٱلرِّزۡقِ‌ۚ فَمَا ٱلَّذِينَ فُضِّلُواۡ بِرَآدِّى رِزۡقِهِمۡ عَلَىٰ مَا مَلَكَتۡ أَيۡمَـٰنُهُمۡ فَهُمۡ فِيهِ سَوَآءٌ‌ۚ أَفَبِنِعۡمَةِ ٱللَّهِ يَجۡحَدُونَ ٧١

And AllahAllahاور اللہ تعالیٰwal-lahuhas favoredüstün kıldıاس نے فضیلت دیfaḍḍalasome of youkiminiziتم میں سے بعض کوbaʿḍakumoverüzerineپرʿalāotherskiminizبعضbaʿḍininrızıktaمیں[the] provisionرزق (میں)l-riz'qiBut notdeğildirتو نہیںfamāthose whoüstün kılınanlarوہ لوگalladhīnawere favoredجو فضیلت دیئے گئےfuḍḍilūwould hand oververip deپھیرنے والے۔ لوٹانے والےbirāddītheir provisionkendi rızıklarınıاپنا رزقriz'qihimtoaltında bulunanlaraاوپرʿalāwhomان کےpossessجن کے مالک ہیںmalakattheir right handsellerininان کے دائیں ہاتھaymānuhumso (that) theyonlarتو وہfahum(are) in itondaاس میںfīhiequaleşit olacak şekildeبرابر ہوںsawāonThen is it the Favorni'metini mi?کیا بھلا نعمت کاafabiniʿ'matiof AllahAllah'ınاللہ کیl-lahithey rejectinkar ediyorlarوہ انکار کرتے ہیںyajḥadūna

71 And Allah has favored some of you over others in provision. But those who were favored would not hand over their provision to those whom their right hands possess so they would be equal to them therein. Then is it the favor of Allah they reject?

71 Allah rızıkda kiminizi diğerlerine üstün tutmuştur. Üstün kılınanlar, emirleri altında bulunanların rızıklarını vermezler. Oysa rızıkta hepsi eşittir. Allah'ın nimetini bile bile inkar mı ediyorlar?

71 Allah, rızık yönünden bir kısmınızı diğerlerinden üstün kıldı. Kendilerine bol rızık verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere vermiyorlar ki, onda eşit olsunlar. Durum böyle iken Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?

71 اور خدا نے رزق (ودولت) میں بعض کو بعض پر فضیلت دی ہے تو جن لوگوں کو فضیلت دی ہے وہ اپنا رزق اپنے مملوکوں کو تو دے ڈالنے والے ہیں نہیں کہ سب اس میں برابر ہوجائیں۔ تو کیا یہ لوگ نعمت الہیٰ کے منکر ہیں

71 اور دیکھو، اللہ نے تم میں سے بعض کو بعض پر رزق میں فضیلت عطا کی ہے ، پھر جن لوگوں کو یہ فضیلت دی گئی ہے وہ ایسے نہیں ہیں کہ اپنا رزق اپنے غلاموں کی طرف پھیر دیا کرتے ہوں تاکہ دونوں اِس رزق میں برابر کے حصہ دار بن جائیں۔ تو کیا اللہ ہی کا اِحسان ماننے سے اِن لوگوں کو اِنکار ہے1؟

وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّنۡ أَنفُسِكُمۡ أَزۡوٰجًا وَجَعَلَ لَكُم مِّنۡ أَزۡوٰجِكُم بَنِينَ وَحَفَدَةً وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَـٰتِ‌ۚ أَفَبِٱلۡبَـٰطِلِ يُؤۡمِنُونَ وَبِنِعۡمَتِ ٱللَّهِ هُمۡ يَكۡفُرُونَ ٧٢

And AllahAllahاور اللہwal-lahu(has) madeyarattıاس نے بنائیںjaʿalafor yousizeتمہارے لیےlakumfromkendi nefislerinizdenسےminyourselvesتمہارے نفسوں سےanfusikumspouseseşlerبیویاںazwājanand has madeve yarattıاور بنائےwajaʿalafor yousizeتمہارے لیےlakumfromeşlerinizdenسےminyour spousesتمہاری بیویوں میں سےazwājikumsonsoğullarبیٹےbanīnaand grandsonsve torunlarاور پوتےwaḥafadatanand has provided for youve sizi beslediاور اس نے رزق دیا تم کوwarazaqakumfromgüzel rızıklarlaسےminathe good thingsپاکیزہ چیزوں میں سےl-ṭayibātiThen in falsehood dohâlâ batıla mı?کیا پھر ساتھ باطل کےafabil-bāṭilithey believeinanıyorlarوہ ایمان رکھتے ہیںyu'minūnaand the Favorve ni'metineاور نعمت کاwabiniʿ'matiof AllahAllah'ınاللہ کیl-lahitheyonlarوہhumdisbelievenankörlük ediyorlarانکار کرتے ہیں۔ وہ کفر کرتے ہیںyakfurūna

72 And Allah has made for you from yourselves mates and has made for you from your mates sons and grandchildren and has provided for you from the good things. Then in falsehood do they believe and in the favor of Allah they disbelieve?

72 Allah size kendinizden eşler var eder. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar var eder. Size temiz şeylerden rızık verir. Öyleyken batıla inanıyorlar ve Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

72 Allah, size kendi cinsinizden eşler, o eşlerinizden de oğullar ve torunlar yarattı. Sizi helal ve güzel gıdalarla rızıklandırdı. Onlar, hâlâ batıla mı inanıyorlar? ve Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?

72 اور خدا ہی نے تم میں سے تمہارے لیے عورتیں پیدا کیں اور عورتوں سے تمہارے بیٹے اور پوتے پیدا کیے اور کھانے کو تمہیں پاکیزہ چیزیں دیں۔ تو کیا بےاصل چیزوں پر اعتقاد رکھتے اور خدا کی نعمتوں سے انکار کرتے ہیں

72 اور وہ اللہ ہی جس نے تمہارے لیے تمہاری ہم جنس بیویاں بنائیں اور اسی نے ان بیویوں سے تمہیں بیٹے پوتے عطا کیے اور اچھی اچھی چیزیں تمہیں کھانے کو دیں۔ پھر کیا یہ لوگ (یہ سب کچھ دیکھتے اور جانتے ہوئے بھی)باطل کو مانتے ہیں1 اور اللہ کے احسان کا انکار کرتے ہیں2

Surah 16 / An-Nahl / The Bee سورة النحل 275
And Allahve Allahاور اللہ نے wal-lahu has sent downindirdiاتارا anzala fromgöktenسے mina the skyآسمان(سے) l-samāi waterbir suپانی māan then gives lifeve dirilttiپھر زندہ کردیا fa-aḥyā by itonunlaساتھ اس کے bihi (to) the earthyeriزمین کو l-arḍa aftersonraبعد baʿda its deathölümündenاس کے مرنے کے ۔ اس کی موت کے بعد mawtihā Indeedşüphesizبیشک inna invardırمیں thatbundaاس (میں) dhālika
(is) surely a Signelbette ibret(ler)البتہ ایک نشانی ہے laāyatan for a peoplebir millet içinاس قوم کے لیے liqawmin who listenişitenجو سنتی ہو yasmaʿūna٦٥ And indeedve şüphesizاور بیشک wa-inna for yousizin içinتمہارے لیے lakum invardırمیں the cattlehayvanlardaمویشی جانوروں l-anʿāmi (is) a lessonibret(ler)البتہ ایک سبق ہے laʿib'ratan We give you to drinksize içiriyoruzہم پلاتے ہیں تم کو nus'qīkum from whatolandanاس میں سے جو mimmā
(is) inonların karınlarındaمیں their belliesان کے پیٹوں میں ہے buṭūnihi fromarasıdanکے min betweenدرمیان bayni bowelsfışkıگوبر کے farthin and bloodile kanاور خون کے wadamin milksütدودھ labanan purehalisخالص khāliṣan palatablelezzetliخوش گوار sāighan to the drinkersiçenler içinپینے والوں کے لیے lilshāribīna٦٦
And fromveاور سے wamin fruitsmeyvalarındanپھلوں میں thamarāti the date-palmhurma ağaçlarınınکھجور کے l-nakhīli and the grapesve üzümlerdenاور انگور سے wal-aʿnābi you takeelde edersinizتم بنا لیتے ہو tattakhidhūna from itonlardanاس سے min'hu intoxicantsarhoşlukنشہ آور چیز sakaran and a provisionve bir rızıkاور رزق wariz'qan
goodgüzelاچھا ḥasanan Indeedşüphesizبیشک inna invardırمیں thatbundaاس (میں) dhālika (is) surely a Signelbette ibret(ler)البتہ ایک نشانی ہے laāyatan for a peoplebir toplum içinاس قوم کے لیے liqawmin who use reasonaklını kullananجو عقل رکھتی ہو yaʿqilūna٦٧ And inspiredşöyle vahyettiاور وحی کی wa-awḥā your LordRabbinتیرے رب نے rabbuka tobal arısınaطرف ilā the beeشہد کی مکھی (کی طرف ) l-naḥli
[that]edinکہ ani Takeبنا لے ittakhidhī amongdağlardanسے mina the mountainsپہاڑوں میں سے l-jibāli housesevlerگھر buyūtan and amongveاور سے wamina the treesağaçlardanدرخت (میں سے) l-shajari and in whatveاور اس میں سے جو wamimmā they constructkurdukları çardaklardanوہ چڑھاتے ہیں yaʿrishūna٦٨ Thensonraپھر thumma eatye;کھا kulī
fromher çeşitسے min allہر قسم کے kulli the fruitsmeyvalardanپھلوں میں سے l-thamarāti and followve yürüپھر چلتی fa-us'lukī (the) waysyollarındaرہ راستوں پر subula (of) your LordRabbininاپنے رب کے rabbiki made smoothboyun eğerekہموار۔ آسان dhululan Comes forthçıkarنکلتا ہے yakhruju fromonun karınlarındanسے min their belliesان کے پیٹوں سے buṭūnihā
a drinkbir içecekشربت sharābun (of) varyingçeşit çeşitمختلف ہیں mukh'talifun colorsrenkleriرنگ اس کے alwānuhu in itonda vardırاس میں fīhi (is) a healingşifaشفا ہے shifāon for the mankindinsanlaraلوگوں کے لیے lilnnāsi Indeedşüphesizیقینا inna invardırمیں thatbundaاس (میں) dhālika (is) surely a Signelbette bir ibretالبتہ ایک نشانی ہے laāyatan for a peoplebir millet içinاس قوم کے لیے liqawmin
who reflectdüşünenجو غور و فکر کرتی ہو yatafakkarūna٦٩ And Allahve Allahاور اللہ نے wal-lahu created yousizi yarattıپیدا کیا تم کو khalaqakum thensonraپھر thumma will cause you to dieöldürürوہ فوت کرتا ہے تم کو yatawaffākum And among youve içinizdenاور تم میں سے waminkum (is one) whokimiکوئی man is sent backitilirپھیرا جاتا ہے yuraddu toen rezilineطرف ilā the worstحقیر تر ardhali
(of) the ageömrünعمر کی طرف l-ʿumuri so thatdiyeتاکہ likay nothiçbir şeyi bilmez olsunنہ he will knowجانے yaʿlama aftersonraبعد baʿda knowledgebilgidenعلم کے ʿil'min a thingbirazکچھ بھی shayan Indeeddoğrusuبیشک inna Allahاللہ l-laha (is) All-Knowingbilendirعلم والا ہے ʿalīmun All-Powerfulkadirdirقدرت والا ہے qadīrun٧٠ And AllahAllahاور اللہ تعالیٰ wal-lahu
has favoredüstün kıldıاس نے فضیلت دی faḍḍala some of youkiminiziتم میں سے بعض کو baʿḍakum overüzerineپر ʿalā otherskiminizبعض baʿḍin inrızıktaمیں [the] provisionرزق (میں) l-riz'qi But notdeğildirتو نہیں famā those whoüstün kılınanlarوہ لوگ alladhīna were favoredجو فضیلت دیئے گئے fuḍḍilū would hand oververip deپھیرنے والے۔ لوٹانے والے birāddī
their provisionkendi rızıklarınıاپنا رزق riz'qihim toaltında bulunanlaraاوپر ʿalā whomان کے possessجن کے مالک ہیں malakat their right handsellerininان کے دائیں ہاتھ aymānuhum so (that) theyonlarتو وہ fahum (are) in itondaاس میں fīhi equaleşit olacak şekildeبرابر ہوں sawāon Then is it the Favorni'metini mi?کیا بھلا نعمت کا afabiniʿ'mati
of AllahAllah'ınاللہ کی l-lahi they rejectinkar ediyorlarوہ انکار کرتے ہیں yajḥadūna٧١ And AllahAllahاور اللہ wal-lahu (has) madeyarattıاس نے بنائیں jaʿala for yousizeتمہارے لیے lakum fromkendi nefislerinizdenسے min yourselvesتمہارے نفسوں سے anfusikum spouseseşlerبیویاں azwājan
and has madeve yarattıاور بنائے wajaʿala for yousizeتمہارے لیے lakum fromeşlerinizdenسے min your spousesتمہاری بیویوں میں سے azwājikum sonsoğullarبیٹے banīna and grandsonsve torunlarاور پوتے waḥafadatan and has provided for youve sizi beslediاور اس نے رزق دیا تم کو warazaqakum fromgüzel rızıklarlaسے mina
the good thingsپاکیزہ چیزوں میں سے l-ṭayibāti Then in falsehood dohâlâ batıla mı?کیا پھر ساتھ باطل کے afabil-bāṭili they believeinanıyorlarوہ ایمان رکھتے ہیں yu'minūna and the Favorve ni'metineاور نعمت کا wabiniʿ'mati of AllahAllah'ınاللہ کی l-lahi theyonlarوہ hum disbelievenankörlük ediyorlarانکار کرتے ہیں۔ وہ کفر کرتے ہیں yakfurūna٧٢
٢٧٥
‹ 273page 274 of the printed Mushaf275 ›