أَفَرَءَيۡتَ ٱلَّذِى كَفَرَ بِـَٔـايَـٰتِنَا وَقَالَ لَأُوتَيَنَّ مَالاً وَوَلَدًا ٧٧

Then, have you seengördün mü?کیا پھر دیکھا تم نےafara-aytahe whokimseleriاس شخص کوalladhīdisbelievedinkar eden(leri)جس نے کفر کیاkafarain Our Versesayetlerimiziہماری آیات کے ساتھbiāyātināand saidve diyeniاور کہاwaqālaSurely, I will be givenbana verilecekالبتہ ضرور دیاجائے گاlaūtayannawealthmalمالmālanand childrenve evladاور اولادwawaladan

77 Then, have you seen he who disbelieved in Our verses and said, "I will surely be given wealth and children [in the next life]?"

77 Ayetlerimizi inkar eden ve "bana elbette mal ve çocuk verilecektir" diyeni gördün mu?

77 Şimdi âyetlerimizi inkâr eden ve "Elbette bana mal ve evlat verilecektir." diyen adamı gördün mü?

77 بھلا تم نے اس شخص کو دیکھا جس نے ہماری آیتوں سے کفر کیا اور کہنے لگا کہ (اگر میں ازسرنو زندہ ہوا بھی تو یہی) مال اور اولاد مجھے (وہاں) ملے گا

77 پھر تُو نے دیکھا اُس شخص کو جو ہماری آیات کو ماننے سے انکار کرتا ہے اور کہتا ہے کہ میں تو مال اور اولاد سے نوازا ہی جاتا رہوں گا؟ 1

أَطَّلَعَ ٱلۡغَيۡبَ أَمِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحۡمَـٰنِ عَهۡدًا ٧٨

Has he lookedbildi mi?کیا اس کو پتہ چل گیا۔ مطلع ہوگیاaṭṭalaʿa(into) the unseengaybıغیب کام پرl-ghaybaoryoksaیاamihas he takenaldı mı?اس نے بنالیاittakhadhafromhuzurundaپاسʿindathe Most GraciousRahman'ınرحمن کے (پاس)l-raḥmānia promisebir sözکوئی عہدʿahdan

78 Has he looked into the unseen, or has he taken from the Most Merciful a promise?

78 O görülmeyeni mi biliyor, yoksa Rahman katından bir söz mü almıştır?

78 O (kâfir), gaybı mı bildi? Yoksa Rahmân (olan Allah) katından bir söz mü aldı?

78 کیا اس نے غیب کی خبر پالی ہے یا خدا کے یہاں (سے) عہد لے لیا ہے؟

78 کیا اسے غیب کا پتہ چل گیا ہے یا اس نے رحمان سے کوئی عہد لے رکھا ہے؟

كَلَّا‌ۚ سَنَكۡتُبُ مَا يَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُۥ مِنَ ٱلۡعَذَابِ مَدًّا ٧٩

Nayhayırہرگز نہیںkallāWe will recordbiz yazacağızعنقریب ہم لکھ لیں گےsanaktubuwhatşeyiجوhe saysonun dediğiوہ کہتا ہےyaqūluand We will extendve uzatacağızاور ہم لمبا کریں گےwanamuddufor himonun içinاس کے لیےlahufromazabıسےminathe punishmentعذاب میں (سے)l-ʿadhābiextensivelyuzattıkçaلمبا کرناmaddan

79 No! We will record what he says and extend for him from the punishment extensively.

79 Hayır, söylediğini yazacağız ve onun azabını uzattıkça uzatacağız.

79 Hayır, asla öyle değil; biz onun söylediklerini yazacağız ve azabını çoğalttıkça çoğaltacağız.

79 ہرگز نہیں۔ یہ جو کچھ کہتا ہے ہم اس کو لکھتے جاتے اور اس کے لئے آہستہ آہستہ عذاب بڑھاتے جاتے ہیں

79 ہر گز نہیں، جو کچھ یہ بکتا ہے اسے ہم لکھ لیں گے 1 اور اس کے لیے سزا میں اور زیادہ اضافہ کریں گے

وَنَرِثُهُۥ مَا يَقُولُ وَيَأۡتِينَا فَرۡدًا ٨٠

And We will inherit (from) himve varis olacağızاور ہم وارث ہوجائیں گے اس کےwanarithuhuwhatşeyeجوhe saysdediğiوہ کہتا ہےyaqūluand he will come to Usve o bize gelecekوہ آئے گا ہمارے پاسwayatīnāalonetek başınaاکیلاfardan

80 And We will inherit him [in] what he mentions, and he will come to Us alone.

80 Bahsettikleri şeyler Bize kalacaktır, kendisi Bize tek olarak gelecektir.

80 O söylediği (mal ve evlat gibi) şeyleri de hep elinden alacağız ve o, tek başına bize gelecektir.

80 اور جو چیزیں یہ بتاتا ہے ان کے ہم وارث ہوں گے اور یہ اکیلا ہمارے سامنے آئے گا

80 جس سر و سامان اور لاؤ لشکر کا یہ ذکر کر رہا ہے وہ سب ہمارے پاس رہ جائے گا اور یہ اکیلا ہمارے سامنے حاضر ہوگا

وَٱتَّخَذُواۡ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةً لِّيَكُونُواۡ لَهُمۡ عِزًّا ٨١

And they have takenve edindilerاور انہوں نے بنالیےwa-ittakhadhūbesides Allahbaşkaکےminbesides Allahسواdūnibesides AllahAllah'tanاللہ کےl-lahigodstanrılarکچھ الہālihatanthat they may beolsun diyeتاکہ وہ ہوںliyakūnūfor themkendilerineان کے لیےlahuman honoritibarعزت کا سببʿizzan

81 And they have taken besides Allah [false] deities that they would be for them [a source of] honor.

81 Onlar kendilerine kuvvet ve şeref kazandırsın diye, Allah'ı bırakarak tanrılar edindiler.

81 Onlar, kendilerine kuvvet ve şeref kazandırsın diye, Allah'dan başka ilâh edindiler.

81 اور ان لوگوں نے خدا کے سوا اور معبود بنالئے ہیں تاکہ وہ ان کے لئے (موجب عزت و) مدد ہوں

81 اِن لوگوں نے اللہ کو چھوڑ کر اپنے کچھ خدا بنا رکھے ہیں تاکہ وہ اِن کے پُشتیبان ہوں۔ 1

كَلَّا‌ۚ سَيَكۡفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمۡ وَيَكُونُونَ عَلَيۡهِمۡ ضِدًّا ٨٢

Nayhayırہرگز نہیںkallāthey will denyinkar edeceklerعنقریب وہ کفر کریں گے۔ انکار کریں گےsayakfurūnatheir worship (of them)bunların tapmalarınıان کی عبادت کاbiʿibādatihimand they will beve olacaklardırاور وہ ہوجائیں گےwayakūnūnaagainst thembunlaraان کےʿalayhimopponentszıdخلاف ۔ مخالفḍiddan

82 No! Those "gods" will deny their worship of them and will be against them opponents [on the Day of Judgement].

82 Hayır, tanrıları kendilerinin ibadetlerini inkar edecekler ve onlara düşman olacaklardır.

82 Hayır, (zannettikleri gibi değil) tapındıkları ilâhlar onların ibadetlerini inkâr edecekler ve aleyhlerine dönüp düşman olacaklardır.

82 ہرگز نہیں وہ (معبودان باطل) ان کی پرستش سے انکار کریں گے اور ان کے دشمن (ومخالف) ہوں گے

82 وہ سب ان کی عبادت کا انکار کریں گے 1 اور اُلٹے اِن کے مخالف بن جائیں گے

أَلَمۡ تَرَ أَنَّآ أَرۡسَلۡنَا ٱلشَّيَـٰطِينَ عَلَى ٱلۡكَـٰفِرِينَ تَؤُزُّهُمۡ أَزًّا ٨٣

Do notgörmedin mi?کیا نہیںalamyou seeتم نے دیکھاtarathat Webizبیشک ہم نےannā[We] have sentgönderdikچھوڑ رکھا ہے ہم نےarsalnāthe devilsşeytanlarıشیطانوں کوl-shayāṭīnauponüzerineپرʿalāthe disbelieverskafirlerکافروں (پر)l-kāfirīnainciting themonları kışkırtıyorlarابھارتے ہیں ان کوta-uzzuhum(with) incitementkışkırttıkçaابھارناazzan

83 Do you not see that We have sent the devils upon the disbelievers, inciting them to [evil] with [constant] incitement?

83 Kafirlerin üzerine onları kışkırtan şeytanlar gönderdiğimizi bilmiyor musun?

83 Görmedin mi? Biz şeytanları o kâfirler üzerine musallat ettik. Onları (günaha) kışkırtıp duruyorlar.

83 کیا تم نے نہیں دیکھا کہ ہم نے شیطانوں کو کافروں پر چھوڑ رکھا ہے کہ ان کو برانگیختہ کرتے رہتے ہیں

83 کیا تم دیکھتے نہیں ہو کہ ہم نے اِن منکرین حق پر شیاطین چھوڑ رکھے ہیں جو اِنہیں خُوب خُوب (مخالفتِ حق پر) اکسا رہے ہیں؟

فَلَا تَعۡجَلۡ عَلَيۡهِمۡ‌ۖ إِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمۡ عَدًّا ٨٤

So (do) notaslaتو نہfalāmake hasteacele etmeجلدی کیجئےtaʿjalagainst themonlar hakkındaان پرʿalayhimOnlyelbetteبیشک ہمinnamāWe countbiz sayıyoruzہم گن رہے ہیںnaʿuddufor themonlar içinان کے لیےlahuma numbersaydıkçaگنناʿaddan

84 So be not impatient over them. We only count out to them a [limited] number.

84 Öyleyse onların acele yok olmalarını isteme. Biz onların günlerini saydıkça sayıyoruz.

84 Öyleyse onların hemen azaba uğratılmalarını isteme. Biz onların (ecel) günlerini sayıyoruz.

84 تو تم ان پر (عذاب کے لئے) جلدی نہ کرو۔ اور ہم تو ان کے لئے (دن) شمار کر رہے ہیں

84 اچھا، تو اب اِن نُزوُلِ عذاب کے لیے بےتاب نہ ہو۔ ہم اِن کے دن گِن رہے ہیں۔ 1

يَوۡمَ نَحۡشُرُ ٱلۡمُتَّقِينَ إِلَى ٱلرَّحۡمَـٰنِ وَفۡدًا ٨٥

(The) Dayo günجس دنyawmaWe will gathertoplayacağızہم اکٹھا کریں گےnaḥshuruthe righteousmuttakileri (sakınanları)متقی لوگوں کوl-mutaqīnatohuzurundaطرفilāthe Most GraciousRahmanınرحمن کےl-raḥmāni(as) a delegationkonuk olarakمہمان بنا کرwafdan

85 On the Day We will gather the righteous to the Most Merciful as a delegation

85 sakınanları o gün Rahman'ın huzurunda O'na gelmiş konuklar olarak toplarız, suçluları suya götürür gibi cehenneme süreriz.

85 O gün, takva sahiplerini, heyet olarak Rahmân'ın huzuruna toplayacağız.

85 جس روز ہم پرہیزگاروں کو خدا کے سامنے (بطور) مہمان جمع کریں گے

85 وہ دن آنے والا ہے جب متقی لوگوں کو ہم مہمانوں کی طرح رحمان کے حضور پیش کریں گے

وَنَسُوقُ ٱلۡمُجۡرِمِينَ إِلَىٰ جَهَنَّمَ وِرۡدًا ٨٦

And We will driveve süreceğizاور ہم ہانک لے جائیں گےwanasūquthe criminalssuçluları daمجرموں کوl-muj'rimīnatocehennemeطرفilāHellجہنم کی (طرف)jahannamathirstyyaya ve susuz olarakوارد ہونے والا۔ سخت پیاسی حالت میںwir'dan

86 And will drive the criminals to Hell in thirst

86 sakınanları o gün Rahman'ın huzurunda O'na gelmiş konuklar olarak toplarız, suçluları suya götürür gibi cehenneme süreriz.

86 Suçluları da susuz olarak cehenneme süreceğiz.

86 اور گنہگاروں کو دوزخ کی طرف پیاسے ہانک لے جائیں گے

86 اور مجرموں کو پیاسے جانوروں کی طرح جہنم کی طرف ہانک لے جائیں گے

لَّا يَمۡلِكُونَ ٱلشَّفَـٰعَةَ إِلَّا مَنِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحۡمَـٰنِ عَهۡدًا ٨٧

Notaslaنہthey will have the powergüçleri yetmeyecektirمالک ہوں گےyamlikūna(of) the intercessionşefa'ateسفارش کےl-shafāʿataexceptdışındakilerinمگرillā(he) whokimselerinجس نےmanihas takenalanبنالیاittakhadhafromhuzurundaنزدیکʿindathe Most GraciousRahman'ınرحمن کےl-raḥmānia covenantsözکوئی عہدʿahdan

87 None will have [power of] intercession except he who had taken from the Most Merciful a covenant.

87 Rahman'ın katında bir ahd almış olandan başkası asla şefaatte bulunamıyacaktır.

87 (O gün) Rahmân (olan Allah)'ın katında bir ahd almış olan kimseden başkaları şefaat etme hakkına sahip olamayacaklardır.

87 (تو لوگ) کسی کی سفارش کا اختیار نہ رکھیں گے مگر جس نے خدا سے اقرار لیا ہو

87 اُس وقت لوگ کوئی سفارش لانے پر قادر نہ ہوں گے بجز اُس کے جس نے رحمٰن کے حضور سے پروانہ حاصل کر لیا ہو۔ 1

وَقَالُواۡ ٱتَّخَذَ ٱلرَّحۡمَـٰنُ وَلَدًا ٨٨

And they sayve dedilerاور وہ کہتے ہیںwaqālūHas takenedindiبنالیاittakhadhathe Most GraciousRahmanرحمن نےl-raḥmānua sonçocukایک بچہ۔ اولادwaladan

88 And they say, "The Most Merciful has taken [for Himself] a son."

88 Bazı kimseler: "Rahman çocuk edindi" dediler

88 (Yahudilerle hıristiyanlar) "Rahmân, çocuk edindi" dediler.

88 اور کہتے ہیں کہ خدا بیٹا رکھتا ہے

88 وہ کہتے ہیں کہ رحمان نے کسی کو بیٹا بنایا ہے

لَّقَدۡ جِئۡتُمۡ شَيۡــًٔا إِدًّا ٨٩

Verilyandolsun kiالبتہ تحقیقlaqadyou have put forthsiz bulundunuzلائے تمji'tuma thingbir şeyde (cür'ette)ایک چیزshayanatrociouspek kötüسختiddan

89 You have done an atrocious thing.

89 And olsun ki, ortaya pek kötü bir şey attınız.

89 Yemin olsun ki, siz çok çirkin bir şey söylediniz.

89 (ایسا کہنے والو یہ تو) تم بری بات (زبان پر) لائے ہو

89 سخت بیہودہ بات ہے جوتم لوگ گھڑ لائے ہو

تَكَادُ ٱلسَّمَـٰوٰتُ يَتَفَطَّرۡنَ مِنۡهُ وَتَنشَقُّ ٱلۡأَرۡضُ وَتَخِرُّ ٱلۡجِبَالُ هَدًّا ٩٠

Almostneredeyseقریب ہے کہtakāduthe heavensgöklerآسمانl-samāwātuget tornçatlayacakپھٹ پڑیںyatafaṭṭarnatherefromondan dolayıاس سےmin'huand splits asunderve yarılacakاور شق ہوجائےwatanshaqquthe earthyerزمینl-arḍuand collapseve dağılacakاور گرپڑیںwatakhirruthe mountaindağlarپہاڑl-jibālu(in) devastationyıkılıpٹوٹ کر۔ بھربھرے ہو کرhaddan

90 The heavens almost rupture therefrom and the earth splits open and the mountains collapse in devastation

90 Rahman'a çocuk isnat etmelerinden ötürü neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar göçecekti.

90 Az kalsın, söyledikleri sözden gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar parçalanıp dağılacaktı,

90 قریب ہے کہ اس (افتراء) سے آسمان پھٹ پڑیں اور زمین شق ہوجائے اور پہاڑ پارہ پارہ ہو کر گر پڑیں

90 قریب ہے کہ آسمان پھٹ پڑیں، زمین شق ہو جائے اور پہاڑ گر جائیں

أَن دَعَوۡاۡ لِلرَّحۡمَـٰنِ وَلَدًا ٩١

Thatiddia etmelerindenکہanthey invokeانہوں نے دعوی کیاdaʿawto the Most GraciousRahman içinرحمن کے لیےlilrraḥmānia sonçocukاولاد کاwaladan

91 That they attribute to the Most Merciful a son.

91 Rahman'a çocuk isnat etmelerinden ötürü neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar göçecekti.

91 O Rahmân'a çocuk isnad ettiler diye...

91 کہ انہوں نے خدا کے لئے بیٹا تجویز کیا

91 اس بات پر کہ لوگوں نے رحمان کے لیے اولاد ہونے کا دعویٰ کیا!

وَمَا يَنۢبَغِى لِلرَّحۡمَـٰنِ أَن يَتَّخِذَ وَلَدًا ٩٢

And notveاور نہیںwamāis appropriateyakışmazجائز۔ لائقyanbaghīfor the Most GraciousRahman'aرحمن کے لیےlilrraḥmānithatedinmekکہanHe should takeوہ بنا لےyattakhidhaa sonçocukکوئی اولادwaladan

92 And it is not appropriate for the Most Merciful that He should take a son.

92 Oysa Rahman'a çocuk edinmek yaraşmaz, çünkü göklerde ve yerde olan her şey Rahman'a baş eğmiş kul olarak gelecektir.

92 Halbuki Rahmân'a çocuk edinmek yaraşmaz.

92 اور خدا کو شایاں نہیں کہ کسی کو بیٹا بنائے

92 رحمان کی یہ شان نہیں ہے کہ وہ کسی کو بیٹا بنائے

إِن كُلُّ مَن فِى ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ إِلَّآ ءَاتِى ٱلرَّحۡمَـٰنِ عَبۡدًا ٩٣

Nothepsiنہیںinallسبkulluwhokimselerinجوman(are) inbulunanمیںthe heavensgöklerdeآسمانوں میں ہیںl-samāwātiand the earthve yerdeاور زمین میںwal-arḍibutancakمگرillā(will) comegelecektirآنے والے ہیںātī(to) the Most GraciousRahman'aرحمن کے پاسl-raḥmāni(as) a slavekul olarakبندہ بنا کرʿabdan

93 There is no one in the heavens and earth but that he comes to the Most Merciful as a servant.

93 Oysa Rahman'a çocuk edinmek yaraşmaz, çünkü göklerde ve yerde olan her şey Rahman'a baş eğmiş kul olarak gelecektir.

93 Göklerde ve yerde bulunan hiçbir kimse yoktur ki (kıyamet günü) Rahmân'ın huzuruna kul olarak çıkmasın.

93 تمام شخص جو آسمانوں اور زمین میں ہیں سب خدا کے روبرو بندے ہو کر آئیں گے

93 زمین اور آسمان کے اندر جو بھی ہیں سب اس کے حضور بندوں کی حیثیت سے پیش ہونے والے ہیں

لَّقَدۡ أَحۡصَـٰهُمۡ وَعَدَّهُمۡ عَدًّا ٩٤

Verilymuhakkakالبتہ تحقیقlaqadHe has enumerated themonları kuşatmışاس نے گھیر رکھا ہے ان کوaḥṣāhumand counted themve onları saymıştırاور گن رکھا ہے ان کوwaʿaddahuma countingbir birگنناʿaddan

94 He has enumerated them and counted them a [full] counting.

94 And olsun ki onların adedini bilmiş ve teker teker saymıştır.

94 And olsun ki Allah onların hepsini kuşatmış, kendilerini ve yaptıklarını bir bir saymıştır.

94 اُس نے ان (سب) کو (اپنے علم سے) گھیر رکھا اور (ایک ایک کو) شمار کر رکھا ہے

94 سب پر وہ محیط ہے اور اس نے اُن کو شمار کر رکھا ہے

وَكُلُّهُمۡ ءَاتِيهِ يَوۡمَ ٱلۡقِيَـٰمَةِ فَرۡدًا ٩٥

And all of themve onların hepsiاور سارے کے سارے وہwakulluhum(will) come (to) HimO'na gelecektirآنے والے ہیں اس کے پاسātīhi(on the) Daygünüدنyawma(of) the Resurrectionkıyametقیامت کےl-qiyāmatialonetek başınaاکیلے۔ تنہا۔ فردا فرداfardan

95 And all of them are coming to Him on the Day of Resurrection alone.

95 Kıyamet günü hepsi O'na tek olarak gelecektir.

95 Kıyamet günü onların herbiri Allah'ın huzuruna tek başına çıkacaktır.

95 اور سب قیامت کے دن اس کے سامنے اکیلے اکیلے حاضر ہوں گے

95 سب قیامت کے روز فرداً فرداً اس کے سامنے حاضر ہوں گے

Surah 19 / Maryam / Mary سورة مريم 312
Then, have you seengördün mü?کیا پھر دیکھا تم نے afara-ayta he whokimseleriاس شخص کو alladhī disbelievedinkar eden(leri)جس نے کفر کیا kafara in Our Versesayetlerimiziہماری آیات کے ساتھ biāyātinā and saidve diyeniاور کہا waqāla Surely, I will be givenbana verilecekالبتہ ضرور دیاجائے گا laūtayanna wealthmalمال mālan and childrenve evladاور اولاد wawaladan
٧٧ Has he lookedbildi mi?کیا اس کو پتہ چل گیا۔ مطلع ہوگیا aṭṭalaʿa (into) the unseengaybıغیب کام پر l-ghayba oryoksaیا ami has he takenaldı mı?اس نے بنالیا ittakhadha fromhuzurundaپاس ʿinda the Most GraciousRahman'ınرحمن کے (پاس) l-raḥmāni a promisebir sözکوئی عہد ʿahdan٧٨ Nayhayırہرگز نہیں kallā
We will recordbiz yazacağızعنقریب ہم لکھ لیں گے sanaktubu whatşeyiجو he saysonun dediğiوہ کہتا ہے yaqūlu and We will extendve uzatacağızاور ہم لمبا کریں گے wanamuddu for himonun içinاس کے لیے lahu fromazabıسے mina the punishmentعذاب میں (سے) l-ʿadhābi extensivelyuzattıkçaلمبا کرنا maddan٧٩ And We will inherit (from) himve varis olacağızاور ہم وارث ہوجائیں گے اس کے wanarithuhu
whatşeyeجو he saysdediğiوہ کہتا ہے yaqūlu and he will come to Usve o bize gelecekوہ آئے گا ہمارے پاس wayatīnā alonetek başınaاکیلا fardan٨٠ And they have takenve edindilerاور انہوں نے بنالیے wa-ittakhadhū besides Allahbaşkaکے min besides Allahسوا dūni besides AllahAllah'tanاللہ کے l-lahi godstanrılarکچھ الہ ālihatan
that they may beolsun diyeتاکہ وہ ہوں liyakūnū for themkendilerineان کے لیے lahum an honoritibarعزت کا سبب ʿizzan٨١ Nayhayırہرگز نہیں kallā they will denyinkar edeceklerعنقریب وہ کفر کریں گے۔ انکار کریں گے sayakfurūna their worship (of them)bunların tapmalarınıان کی عبادت کا biʿibādatihim and they will beve olacaklardırاور وہ ہوجائیں گے wayakūnūna
against thembunlaraان کے ʿalayhim opponentszıdخلاف ۔ مخالف ḍiddan٨٢ Do notgörmedin mi?کیا نہیں alam you seeتم نے دیکھا tara that Webizبیشک ہم نے annā [We] have sentgönderdikچھوڑ رکھا ہے ہم نے arsalnā the devilsşeytanlarıشیطانوں کو l-shayāṭīna uponüzerineپر ʿalā the disbelieverskafirlerکافروں (پر) l-kāfirīna
inciting themonları kışkırtıyorlarابھارتے ہیں ان کو ta-uzzuhum (with) incitementkışkırttıkçaابھارنا azzan٨٣ So (do) notaslaتو نہ falā make hasteacele etmeجلدی کیجئے taʿjal against themonlar hakkındaان پر ʿalayhim Onlyelbetteبیشک ہم innamā We countbiz sayıyoruzہم گن رہے ہیں naʿuddu for themonlar içinان کے لیے lahum a numbersaydıkçaگننا ʿaddan٨٤
(The) Dayo günجس دن yawma We will gathertoplayacağızہم اکٹھا کریں گے naḥshuru the righteousmuttakileri (sakınanları)متقی لوگوں کو l-mutaqīna tohuzurundaطرف ilā the Most GraciousRahmanınرحمن کے l-raḥmāni (as) a delegationkonuk olarakمہمان بنا کر wafdan٨٥ And We will driveve süreceğizاور ہم ہانک لے جائیں گے wanasūqu the criminalssuçluları daمجرموں کو l-muj'rimīna
tocehennemeطرف ilā Hellجہنم کی (طرف) jahannama thirstyyaya ve susuz olarakوارد ہونے والا۔ سخت پیاسی حالت میں wir'dan٨٦ Notaslaنہ they will have the powergüçleri yetmeyecektirمالک ہوں گے yamlikūna (of) the intercessionşefa'ateسفارش کے l-shafāʿata exceptdışındakilerinمگر illā (he) whokimselerinجس نے mani has takenalanبنالیا ittakhadha fromhuzurundaنزدیک ʿinda
the Most GraciousRahman'ınرحمن کے l-raḥmāni a covenantsözکوئی عہد ʿahdan٨٧ And they sayve dedilerاور وہ کہتے ہیں waqālū Has takenedindiبنالیا ittakhadha the Most GraciousRahmanرحمن نے l-raḥmānu a sonçocukایک بچہ۔ اولاد waladan٨٨ Verilyandolsun kiالبتہ تحقیق laqad
you have put forthsiz bulundunuzلائے تم ji'tum a thingbir şeyde (cür'ette)ایک چیز shayan atrociouspek kötüسخت iddan٨٩ Almostneredeyseقریب ہے کہ takādu the heavensgöklerآسمان l-samāwātu get tornçatlayacakپھٹ پڑیں yatafaṭṭarna therefromondan dolayıاس سے min'hu
and splits asunderve yarılacakاور شق ہوجائے watanshaqqu the earthyerزمین l-arḍu and collapseve dağılacakاور گرپڑیں watakhirru the mountaindağlarپہاڑ l-jibālu (in) devastationyıkılıpٹوٹ کر۔ بھربھرے ہو کر haddan٩٠ Thatiddia etmelerindenکہ an they invokeانہوں نے دعوی کیا daʿaw to the Most GraciousRahman içinرحمن کے لیے lilrraḥmāni a sonçocukاولاد کا waladan
٩١ And notveاور نہیں wamā is appropriateyakışmazجائز۔ لائق yanbaghī for the Most GraciousRahman'aرحمن کے لیے lilrraḥmāni thatedinmekکہ an He should takeوہ بنا لے yattakhidha a sonçocukکوئی اولاد waladan٩٢ Nothepsiنہیں in allسب kullu whokimselerinجو man (are) inbulunanمیں
the heavensgöklerdeآسمانوں میں ہیں l-samāwāti and the earthve yerdeاور زمین میں wal-arḍi butancakمگر illā (will) comegelecektirآنے والے ہیں ātī (to) the Most GraciousRahman'aرحمن کے پاس l-raḥmāni (as) a slavekul olarakبندہ بنا کر ʿabdan٩٣ Verilymuhakkakالبتہ تحقیق laqad He has enumerated themonları kuşatmışاس نے گھیر رکھا ہے ان کو aḥṣāhum
and counted themve onları saymıştırاور گن رکھا ہے ان کو waʿaddahum a countingbir birگننا ʿaddan٩٤ And all of themve onların hepsiاور سارے کے سارے وہ wakulluhum (will) come (to) HimO'na gelecektirآنے والے ہیں اس کے پاس ātīhi (on the) Daygünüدن yawma (of) the Resurrectionkıyametقیامت کے l-qiyāmati alonetek başınaاکیلے۔ تنہا۔ فردا فردا fardan٩٥
٣١٢
‹ 310page 311 of the printed Mushaf312 ›