قَالَ عِلۡمُهَا عِندَ رَبِّى فِى كِتَـٰبٍ‌ۖ لَّا يَضِلُّ رَبِّى وَلَا يَنسَى ٥٢

He saiddedi kiکہاqālaIts knowledgeonların bilgisiان کا علمʿil'muhā(is) withyanındaپاس ہےʿindamy LordRabbiminمیرے رب کےrabbīinbirمیںa RecordKitaptadırایک کتاب میں ہےkitābinNotaslaنہیںerrsşaşmazغلطی کرتاyaḍillumy LordRabbimمیرا ربrabbīand notveاور نہwalāforgetsunutmazبھولتا ہےyansā

52 [Moses] said, "The knowledge thereof is with my Lord in a record. My Lord neither errs nor forgets."

52 Musa: "Onların bilgisi Rabbimin katında yazılıdır. Rabbim şaşırmaz ve unutmaz." dedi.

52 Musa dedi ki: "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitapta (yazılı)dır. Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz."

52 کہا کہ ان کا علم میرے پروردگار کو ہے (جو) کتاب میں (لکھا ہوا ہے)۔ میرا پروردگار نہ چوکتا ہے نہ بھولتا ہے

52 موسیٰؑ نے کہا”اُس کا علم میرے ربّ کے پاس ایک نوشتے میں محفوظ ہے۔ میرا ربّ نہ چُوکتا ہے نہ بھُولتا ہے۔“ 1

ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلۡأَرۡضَ مَهۡدًا وَسَلَكَ لَكُمۡ فِيهَا سُبُلاً وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخۡرَجۡنَا بِهِۦٓ أَزۡوٰجًا مِّن نَّبَاتٍ شَتَّىٰ ٥٣

The One Whoo kiوہ ذاتalladhīmadeyaptıجس نے بنایاjaʿalafor yousizeتمہارے لیےlakumuthe earthyeriزمین کوl-arḍa(as) a bedbeşikبچھوناmahdanand insertedve açtıاور بنائےwasalakafor yousizin içinتمہارے لیےlakumthereinondaاس میںfīhāwaysyollarراستےsubulanand sent downve indirdiاور نازل کیاwa-anzalafromgöktenسےminathe skyآسمان سےl-samāiwaterbir suپانیmāanthen We (have) brought forthve çıkardıkپھر نکالیں ہم نےfa-akhrajnāwith itonunlaساتھ اس کےbihipairsçiftlerکئی اقسامazwājanofbitkidenسےminplantsپودوں میںnabātindiverseher çeşitمختلفshattā

53 [It is He] who has made for you the earth as a bed [spread out] and inserted therein for you roadways and sent down from the sky, rain and produced thereby categories of various plants.

53 Sizin için yeryüzünü döşeyen, yollar açan, gökten su indiren O'dur. Biz o su ile türlü türlü, çift çift bitkiler yetiştirdik.

53 "Yeryüzünü sizin için bir döşek yapan, oradan sizin için yollar açan ve gökten bir su indiren O'dur." İşte biz o su ile türlü türlü bitkilerden çiftler çıkardık.

53 وہ (وہی تو ہے) جس نے تم لوگوں کے لئے زمین کو فرش بنایا اور اس میں تمہارے لئے رستے جاری کئے اور آسمان سے پانی برسایا۔ پھر اس سے انواع واقسام کی مختلف روئیدگیاں پیدا کیں

53 1 وہی جس نے تمہارے لیے زمین کا فرش بچھایا، اور اُس میں تمہارے چلنے کو راستےبنائے، اور اوپر سے پانی برسایا، پھر اُس کے ذریعہ سے مختلف اقسام کی پیداوار نکالی

كُلُواۡ وَٱرۡعَوۡاۡ أَنۡعَـٰمَكُمۡ‌ۗ إِنَّ فِى ذٰلِكَ لَأَيَـٰتٍ لِّأُوۡلِى ٱلنُّهَىٰ ٥٤

Eatyeyinکھاؤkulūand pastureve otlatınاور چراؤwa-ir'ʿawyour cattlehayvanlarınızıاپنے مویشیوں کوanʿāmakumIndeedşüphesizبیشکinnainvardırمیںthatbundaاس (میں)dhālikasurely (are) Signsibretlerالبتہ نشانیاں ہیںlaāyātinfor possessorssahipleri içinوالوں کے لیےli-ulī(of) intelligenceakılعقل والوںl-nuhā

54 Eat [therefrom] and pasture your livestock. Indeed, in that are signs for those of intelligence.

54 İster yiyin, ister hayvanlarınızı otlatın, onlarda akıl sahipleri için şüphesiz dersler vardır.

54 Hem siz yiyin, hem de hayvanlarınızı otlatın. Akıl sahibleri için bunda nice ibretler vardır!

54 کہ (خود بھی) کھاؤ اور اپنے چارپایوں کو بھی چراؤ۔ بےشک ان (باتوں) میں عقل والوں کے لئے (بہت سی) نشانیاں ہیں

54 کھاوٴ اور اپنے جانوروں کو بھی چراوٴ۔ یقیناً اِس میں بہت سی نشانیاں ہیں عقل رکھنے والوں کے لیے۔ 1

۞مِنۡهَا خَلَقۡنَـٰكُمۡ وَفِيهَا نُعِيدُكُمۡ وَمِنۡهَا نُخۡرِجُكُمۡ تَارَةً أُخۡرَىٰ ٥٥

From itondan (topraktan)اس میں سےmin'hāWe created yousizi yarattıkہم نے تم کو پیدا کیاkhalaqnākumand in ityine orayaاور اس میںwafīhāWe will return youdöndürürüzہم تم کو لوٹائیں گےnuʿīdukumand from itve ondanاور اسی میں سےwamin'hāWe will bring you outsizi çıkarırızہم نکالیں گے تم کوnukh'rijukumtimebir kez dahaایک مرتبہtāratananothersonraدوسریukh'rā

55 From the earth We created you, and into it We will return you, and from it We will extract you another time.

55 Sizi yerden yarattık, oraya döndüreceğiz, sizi tekrar oradan çıkaracağız.

55 Sizi yerden (topraktan) yarattık, yine (ölümünüzden sonra) ona döndüreceğiz. Hem de ondan sizi bir kere daha çıkaracağız.

55 اسی (زمین) سے ہم تم کو پیدا کیا اور اسی میں تمہیں لوٹائیں گے اور اسی سے دوسری دفعہ نکالیں گے

55 اِس زمین سے ہم نے تم کو پیدا کیا ہے ، اِسی میں ہم تمہیں واپس لے جائیں گے اور اسی سے تم کو دوبارہ نکالیں گے۔ 1

وَلَقَدۡ أَرَيۡنَـٰهُ ءَايَـٰتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَأَبَىٰ ٥٦

And verilyve andolsunاور البتہ تحقیقwalaqadWe showed himbiz ona gösterdikدکھائیں ہم نے اس کوaraynāhuOur Signsayetlerimizinاپنی نشانیاںāyātināall of themhepsiniساری کی ساریkullahābut he deniedyine de yalanladıتو اس نے جھٹلا دیاfakadhabaand refusedve dayattıاور انکار کیاwa-abā

56 And We certainly showed Pharaoh Our signs - all of them - but he denied and refused.

56 And olsun ki Firavun'a bütün delillerimizi gösterdik de yalan sayıp kabulden çekindi ve: "Ey Musa! Sihirbazlığınla bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin? Şimdi biz de seninkinin benzeri bir sihri sana göstereceğiz. Bizimle senin aranda bir vakit tayinet ki sen de biz de düz bir yerde bulunalım da caymayalım" dedi.

56 And olsun ki, biz, Firavun'a mucizelerimizin hepsini gösterdik. Böyle iken o yine onları yalan sayıp kabulden çekindi.

56 اور ہم نے فرعون کو اپنی سب نشانیاں دکھائیں مگر وہ تکذیب وانکار ہی کرتا رہا

56 ہم نے فرعون کو اپنی سب ہی نشانیاں 1 دکھائیں مگر وہ جھٹلائے چلا گیا اور نہ مانا

قَالَ أَجِئۡتَنَا لِتُخۡرِجَنَا مِنۡ أَرۡضِنَا بِسِحۡرِكَ يَـٰمُوسَىٰ ٥٧

He saiddedi kiاس نے کہاqālaHave you come to usmi geldin?کیا تو آیا ہے ہمارے پاسaji'tanāto drive us outbizi çıkarmak içinتاکہ تو نہ نکالے ہم کوlitukh'rijanāofyurdumuzdanسےminour landہماری زمین سےarḍināwith your magicbüyünleاپنے جادو کے ساتھbisiḥ'rikaO Musaey Musaاے موسیٰyāmūsā

57 He said, "Have you come to us to drive us out of our land with your magic, O Moses?

57 And olsun ki Firavun'a bütün delillerimizi gösterdik de yalan sayıp kabulden çekindi ve: "Ey Musa! Sihirbazlığınla bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin? Şimdi biz de seninkinin benzeri bir sihri sana göstereceğiz. Bizimle senin aranda bir vakit tayinet ki sen de biz de düz bir yerde bulunalım da caymayalım" dedi.

57 (Firavun Musa'ya şöyle) dedi: "Ey Musa! Sen sihrinle bizi yerimizden çıkarmak için mi geldin bize?"

57 کہنے لگا کہ موسیٰ تم ہمارے پاس اس لئے آئے ہو کہ اپنے جادو (کے زور) سے ہمیں ہمارے ملک سے نکال دو

57 کہنے لگا”اے موسیٰؑ ، کیا تُو ہمارے پاس اِس لیے آیا ہے کہ اپنے جادُو کے زور سے ہم کو ہمارے ملک سے نکال باہر کرے؟ 1

فَلَنَأۡتِيَنَّكَ بِسِحۡرٍ مِّثۡلِهِۦ فَٱجۡعَلۡ بَيۡنَنَا وَبَيۡنَكَ مَوۡعِدًا لَّا نُخۡلِفُهُۥ نَحۡنُ وَلَآ أَنتَ مَكَانًا سُوًى ٥٨

Then we will surely produce for youbiz de mutlaka sana getireceğizپس البتہ ہم بھی ضرور آئیں گے تیرے پاسfalanatiyannakamagicbir büyüجادو کے ساتھbisiḥ'rinlike itonun benzeriاسی جیسےmith'lihiSo maketayin etتو بنا۔ مقرر کرfa-ij'ʿalbetween usbizimleہمارے درمیانbaynanāand between yousizin aranızdaاور اپنے درمیانwabaynakaan appointmentbuluşma zamanıایک وعدے کا وقت۔ جگہmawʿidannotaslaنہیںwe will fail itcaymayacağımızہم خلاف کریں گے اس سےnukh'lifuhu[we]bizimہمnaḥnuand notne deاور نہwalāyouseninتم (کرنا)anta(in) a placebir yer olsunایک جگہmakānanevenuygunہموار۔ برابر۔ سیدھیsuwan

58 Then we will surely bring you magic like it, so make between us and you an appointment, which we will not fail to keep and neither will you, in a place assigned."

58 And olsun ki Firavun'a bütün delillerimizi gösterdik de yalan sayıp kabulden çekindi ve: "Ey Musa! Sihirbazlığınla bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin? Şimdi biz de seninkinin benzeri bir sihri sana göstereceğiz. Bizimle senin aranda bir vakit tayinet ki sen de biz de düz bir yerde bulunalım da caymayalım" dedi.

58 "O halde biz de senin sihrin gibi bir sihirle sana geleceğiz (karşına çıkacağız); şimdi bizimle senin aranda bir vakit ve bir buluşma yeri tayin et ki; ne senin, ne bizim caymayacağımız uygun bir yer olsun."

58 تو ہم بھی تمہارے مقابل ایسا ہی جادو لائیں گے تو ہمارے اور اپنے درمیان ایک وقت مقرر کر لو کہ نہ تو ہم اس کے خلاف کریں اور نہ تم (اور یہ مقابلہ) ایک ہموار میدان میں (ہوگا)

58 اچھا، ہم بھی تیرے مقابلے میں ویساہی جادو لاتے ہیں طے کر لے کب اور کہاں مقابلہ کرنا ہے نہ ہم اِس قرارداد سے پھریں گے نہ تو پھریو کھُلے میدان میں سامنے آ جا"

قَالَ مَوۡعِدُكُمۡ يَوۡمُ ٱلزِّينَةِ وَأَن يُحۡشَرَ ٱلنَّاسُ ضُحًى ٥٩

He said(Musa) dedi kiکہاqālaYour appointmentbuluşma zamanınızتمہارا مقرر وقتmawʿidukum(is on the) daygünüدن ہےyawmu(of) the festivalsüs (bayram)جشن کاl-zīnatiand thatveاور یہ کہwa-anwill be assembledtoplanacağıاکٹھے کیے جائیں گےyuḥ'sharathe peopleinsanalarınلوگl-nāsu(at) forenoonkuşluk vaktiدن چڑھےḍuḥan

59 [Moses] said, "Your appointment is on the day of the festival when the people assemble at mid-morning."

59 Musa: "Buluşma zamanımız sizin bayram gününüzde, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.

59 Musa: "Sizinle buluşma zamanı, süs (bayramı) günü ve insanların toplanacağı kuşluk vaktidir." dedi.

59 موسیٰ نے کہا آپ کے لئے (مقابلے کا) دن نو روز (مقرر کیا جاتا ہے) اور یہ کہ لوگ اس دن چاشت کے وقت اکھٹے ہوجائیں

59 موسیٰؑ نے کہا”جشن کا دن طے ہوا، اور دن چڑھے لوگ جمع ہوں۔“ 1

فَتَوَلَّىٰ فِرۡعَوۡنُ فَجَمَعَ كَيۡدَهُۥ ثُمَّ أَتَىٰ ٦٠

Then went awaydönüp gittiتو پلٹاfatawallāFiraunFir'avnفرعونfir'ʿawnuand put togetherve topladıتو اس نے اکٹھی کیںfajamaʿahis planhilesiniاپنی چالیں۔ ہتھکنڈےkaydahuthensonraپھرthummacamegeldiآگیاatā

60 So Pharaoh went away, put together his plan, and then came [to Moses].

60 Firavun döndü, tuzaklarını toplayıp o gün geldi.

60 Bunun üzerine Firavun döndü gitti ve bütün hile vasıtalarını topladıktan sonra geldi.

60 تو فرعون لوٹ گیا اور اپنے سامان جمع کرکے پھر آیا

60 فرعون نے پلٹ کر اپنے سارے ہتھکنڈے جمع کیے اور مقابلے میں آگیا۔ 1

قَالَ لَهُم مُّوسَىٰ وَيۡلَكُمۡ لَا تَفۡتَرُواۡ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا فَيُسۡحِتَكُم بِعَذَابٍ‌ۖ وَقَدۡ خَابَ مَنِ ٱفۡتَرَىٰ ٦١

Saiddediکہاqālato themonlaraان کوlahumMusaموسیٰ نےmūsāWoe to youyazık sizeافسوس تم پرwaylakum(Do) notuydurmayınمتinventگھڑوtaftarūagainstkarşıپرʿalāAllahAllah'aاللہ (پر)l-lahia lieyalanجھوٹkadhibanlest He will destroy yousonra kökünüzü keserتو فنا کردے گا تم کوfayus'ḥitakumwith a punishmentbir azab ileعذاب کے ساتھbiʿadhābinAnd verilyve doğrusuاور تحقیقwaqadhe failedperişan olmuşturنامراد ہواkhābawhokimseجس نےmaniinventediftira edenگھڑ لیاif'tarā

61 Moses said to the magicians summoned by Pharaoh, "Woe to you! Do not invent a lie against Allah or He will exterminate you with a punishment; and he has failed who invents [such falsehood]."

61 Musa onlara: "Size yazıklar olsun! Allah'a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azabla yok eder. Allah'a iftira eden hüsrana uğrar" dedi.

61 Musa onlara dedi ki: "Yazıklar olsun size! Allah'a yalan uydur mayın. Sonra bir azab ile kökünüzü keser. Gerçekten (Allah'a) iftira eden hüsrana uğramıştır."

61 موسیٰ نے ان (جادوگروں) سے کہا کہ ہائے تمہاری کمبختی۔ خدا پر جھوٹ افتراء نہ کرو کہ وہ تمہیں عذاب سے فنا کردے گا اور جس نے افتراء کیا وہ نامراد رہا

61 موسیٰؑ نے (عین موقع پر گروہِ مقابل کو مخاطب کر کے)1 کہا”شامت کے مارو، نہ جھُوٹی تہمتیں باندھو اللہ پر، 2 ورنہ وہ ایک سخت عذاب سے تمہارا ستیا ناس کر دے گا۔ جُھوٹ جس نے بھی گھڑا وہ نامراد ہوا۔“

فَتَنَـٰزَعُوٓاۡ أَمۡرَهُم بَيۡنَهُمۡ وَأَسَرُّواۡ ٱلنَّجۡوَىٰ ٦٢

Then they disputedsonra tartıştılarتو وہ جھگڑنے لگےfatanāzaʿū(in) their affairişleriniاپنے معاملے میںamrahumamong themkendi aralarındaآپس میںbaynahumand they kept secretve gizliceاور انہوں نے چپکے چپکے کیwa-asarrūthe private conversationkonuştularسرگوشیl-najwā

62 So they disputed over their affair among themselves and concealed their private conversation.

62 Sihirbazlar işi aralarında tartıştılar ve konuşmalarını gizli tuttular.

62 Sihirbazlar aralarında işlerini tartıştılar ve konuşmalarını gizli tuttular

62 تو وہ باہم اپنے معاملے میں جھگڑانے اور چپکے چپکے سرگوشی کرنے لگے

62 یہ سُن کر اُن کے درمیان اختلافِ رائے ہوگیا اور وہ چُپکے چُپکے باہم مشورہ کرنے لگے۔ 1

قَالُوٓاۡ إِنۡ هَـٰذٰنِ لَسَـٰحِرٰنِ يُرِيدَانِ أَن يُخۡرِجَاكُم مِّنۡ أَرۡضِكُم بِسِحۡرِهِمَا وَيَذۡهَبَا بِطَرِيقَتِكُمُ ٱلۡمُثۡلَىٰ ٦٣

They saiddediler kiانہوں نے کہاqālūIndeedgerçektenیقیناinthese twobunlarیہ دونوںhādhāni[two] magiciansiki büyücüdürالبتہ جادوگر ہیںlasāḥirānithey intendistiyorlarدونوں چاہتے ہیںyurīdānithatkiکہanthey drive you outsizi çıkarsınlarوہ نکلوا دیں تم کو۔ بےدخل کردیں تم کوyukh'rijākumofyurdunuzdanسےminyour landتمہاری زمین سےarḍikumwith their magicbüyüleriyleاپنے جادو کے بل پرbisiḥ'rihimāand do awayve gidersinlerاور دونوں لے جائیںwayadhhabāwith your waysizin yolunuzuتمہارے طریقے کوbiṭarīqatikumuthe exemplaryörnekسب سے مثالیl-muth'lā

63 They said, "Indeed, these are two magicians who want to drive you out of your land with their magic and do away with your most exemplary way.

63 Musa ile Harun'u göstererek: "Bu iki sihirbaz, sihirleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak, sizin en üstün dininizi ortadan kaldırmak istiyorlar; onun için tuzaklarınızı bir araya getirin, sonra sırayla gelin. Bugün üstün gelen başarıya erecektir" dediler.

63 (Sihirbazlar daha sonra Musa ve Harun'u göstererek şöyle) dediler: "Bu ikisi muhakkak sihirbazdır; büyüleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak ve de örnek dininizi yok etmek istiyorlar."

63 کہنے لگے یہ دونوں جادوگر ہیں چاہتے ہیں کہ اپنے جادو (کے زور) سے تم کو تمہارے ملک سے نکل دیں اور تمہارے شائستہ مذہب کو نابود کردیں

63 آخر کار کچھ لوگوں نے کہا کہ”1 یہ دونوں تو محض جادُو گر ہیں۔ اِن کا مقصد یہ ہے کہ اپنے جادُو کے زور سے تم کو تمہاری زمین سے بے دخل کر دیں اور تمہارے مثالی طریقِ زندگی کا خاتمہ کر دیں۔ 2

فَأَجۡمِعُواۡ كَيۡدَكُمۡ ثُمَّ ٱئۡتُواۡ صَفًّا‌ۚ وَقَدۡ أَفۡلَحَ ٱلۡيَوۡمَ مَنِ ٱسۡتَعۡلَىٰ ٦٤

So put togethersiz toplayınتو اکٹھی کرلوfa-ajmiʿūyour planhileniziاپنی تدبیریںkaydakumthensonraپھرthummacomegelinآجاؤi'tū(in) a linesıra halindeصف بنا کرṣaffanAnd verilyve muhakkakاور تحقیقwaqad(will be) successfulbaşarmıştırفلاح پا گیاaflaḥatodaybugünآجl-yawmawhokimseجوmaniovercomesüstün gelenغالب ہواis'taʿlā

64 So resolve upon your plan and then come [forward] in line. And he has succeeded today who overcomes."

64 Musa ile Harun'u göstererek: "Bu iki sihirbaz, sihirleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak, sizin en üstün dininizi ortadan kaldırmak istiyorlar; onun için tuzaklarınızı bir araya getirin, sonra sırayla gelin. Bugün üstün gelen başarıya erecektir" dediler.

64 "Onun için bütün tuzaklarınızı bir araya getirin, sonra hep bir sıra halinde gelin. Bugün üstün gelen muhakkak zafer kazanmıştır."

64 تو تم (جادو کا) سامان اکھٹا کرلو اور پھر قطار باندھ کر آؤ۔ آج جو غالب رہا وہی کامیاب ہوا

64 اپنی ساری تدبیریں آج اکٹھی کر لو اور ایکا کر کے میدان میں آوٴ۔ 1 بس یہ سمجھ لو کہ آج جو غالب رہا وہی جیت گیا۔“

Surah 20 / Taha / Ta-Ha سورة طه 316
He saiddedi kiکہا qāla Its knowledgeonların bilgisiان کا علم ʿil'muhā (is) withyanındaپاس ہے ʿinda my LordRabbiminمیرے رب کے rabbī inbirمیں a RecordKitaptadırایک کتاب میں ہے kitābin Notaslaنہیں errsşaşmazغلطی کرتا yaḍillu my LordRabbimمیرا رب rabbī and notveاور نہ walā forgetsunutmazبھولتا ہے yansā٥٢
The One Whoo kiوہ ذات alladhī madeyaptıجس نے بنایا jaʿala for yousizeتمہارے لیے lakumu the earthyeriزمین کو l-arḍa (as) a bedbeşikبچھونا mahdan and insertedve açtıاور بنائے wasalaka for yousizin içinتمہارے لیے lakum thereinondaاس میں fīhā waysyollarراستے subulan and sent downve indirdiاور نازل کیا wa-anzala
fromgöktenسے mina the skyآسمان سے l-samāi waterbir suپانی māan then We (have) brought forthve çıkardıkپھر نکالیں ہم نے fa-akhrajnā with itonunlaساتھ اس کے bihi pairsçiftlerکئی اقسام azwājan ofbitkidenسے min plantsپودوں میں nabātin diverseher çeşitمختلف shattā٥٣ Eatyeyinکھاؤ kulū
and pastureve otlatınاور چراؤ wa-ir'ʿaw your cattlehayvanlarınızıاپنے مویشیوں کو anʿāmakum Indeedşüphesizبیشک inna invardırمیں thatbundaاس (میں) dhālika surely (are) Signsibretlerالبتہ نشانیاں ہیں laāyātin for possessorssahipleri içinوالوں کے لیے li-ulī (of) intelligenceakılعقل والوں l-nuhā٥٤ From itondan (topraktan)اس میں سے min'hā
We created yousizi yarattıkہم نے تم کو پیدا کیا khalaqnākum and in ityine orayaاور اس میں wafīhā We will return youdöndürürüzہم تم کو لوٹائیں گے nuʿīdukum and from itve ondanاور اسی میں سے wamin'hā We will bring you outsizi çıkarırızہم نکالیں گے تم کو nukh'rijukum timebir kez dahaایک مرتبہ tāratan anothersonraدوسری ukh'rā٥٥ And verilyve andolsunاور البتہ تحقیق walaqad
We showed himbiz ona gösterdikدکھائیں ہم نے اس کو araynāhu Our Signsayetlerimizinاپنی نشانیاں āyātinā all of themhepsiniساری کی ساری kullahā but he deniedyine de yalanladıتو اس نے جھٹلا دیا fakadhaba and refusedve dayattıاور انکار کیا wa-abā٥٦ He saiddedi kiاس نے کہا qāla Have you come to usmi geldin?کیا تو آیا ہے ہمارے پاس aji'tanā to drive us outbizi çıkarmak içinتاکہ تو نہ نکالے ہم کو litukh'rijanā
ofyurdumuzdanسے min our landہماری زمین سے arḍinā with your magicbüyünleاپنے جادو کے ساتھ bisiḥ'rika O Musaey Musaاے موسیٰ yāmūsā٥٧ Then we will surely produce for youbiz de mutlaka sana getireceğizپس البتہ ہم بھی ضرور آئیں گے تیرے پاس falanatiyannaka magicbir büyüجادو کے ساتھ bisiḥ'rin like itonun benzeriاسی جیسے mith'lihi
So maketayin etتو بنا۔ مقرر کر fa-ij'ʿal between usbizimleہمارے درمیان baynanā and between yousizin aranızdaاور اپنے درمیان wabaynaka an appointmentbuluşma zamanıایک وعدے کا وقت۔ جگہ mawʿidan notaslaنہیں we will fail itcaymayacağımızہم خلاف کریں گے اس سے nukh'lifuhu [we]bizimہم naḥnu and notne deاور نہ walā youseninتم (کرنا) anta (in) a placebir yer olsunایک جگہ makānan
evenuygunہموار۔ برابر۔ سیدھی suwan٥٨ He said(Musa) dedi kiکہا qāla Your appointmentbuluşma zamanınızتمہارا مقرر وقت mawʿidukum (is on the) daygünüدن ہے yawmu (of) the festivalsüs (bayram)جشن کا l-zīnati and thatveاور یہ کہ wa-an will be assembledtoplanacağıاکٹھے کیے جائیں گے yuḥ'shara the peopleinsanalarınلوگ l-nāsu (at) forenoonkuşluk vaktiدن چڑھے ḍuḥan
٥٩ Then went awaydönüp gittiتو پلٹا fatawallā FiraunFir'avnفرعون fir'ʿawnu and put togetherve topladıتو اس نے اکٹھی کیں fajamaʿa his planhilesiniاپنی چالیں۔ ہتھکنڈے kaydahu thensonraپھر thumma camegeldiآگیا atā٦٠ Saiddediکہا qāla to themonlaraان کو lahum
Musaموسیٰ نے mūsā Woe to youyazık sizeافسوس تم پر waylakum (Do) notuydurmayınمت inventگھڑو taftarū againstkarşıپر ʿalā AllahAllah'aاللہ (پر) l-lahi a lieyalanجھوٹ kadhiban lest He will destroy yousonra kökünüzü keserتو فنا کردے گا تم کو fayus'ḥitakum with a punishmentbir azab ileعذاب کے ساتھ biʿadhābin
And verilyve doğrusuاور تحقیق waqad he failedperişan olmuşturنامراد ہوا khāba whokimseجس نے mani inventediftira edenگھڑ لیا if'tarā٦١ Then they disputedsonra tartıştılarتو وہ جھگڑنے لگے fatanāzaʿū (in) their affairişleriniاپنے معاملے میں amrahum among themkendi aralarındaآپس میں baynahum and they kept secretve gizliceاور انہوں نے چپکے چپکے کی wa-asarrū
the private conversationkonuştularسرگوشی l-najwā٦٢ They saiddediler kiانہوں نے کہا qālū Indeedgerçektenیقینا in these twobunlarیہ دونوں hādhāni [two] magiciansiki büyücüdürالبتہ جادوگر ہیں lasāḥirāni they intendistiyorlarدونوں چاہتے ہیں yurīdāni thatkiکہ an they drive you outsizi çıkarsınlarوہ نکلوا دیں تم کو۔ بےدخل کردیں تم کو yukh'rijākum
ofyurdunuzdanسے min your landتمہاری زمین سے arḍikum with their magicbüyüleriyleاپنے جادو کے بل پر bisiḥ'rihimā and do awayve gidersinlerاور دونوں لے جائیں wayadhhabā with your waysizin yolunuzuتمہارے طریقے کو biṭarīqatikumu the exemplaryörnekسب سے مثالی l-muth'lā٦٣ So put togethersiz toplayınتو اکٹھی کرلو fa-ajmiʿū
your planhileniziاپنی تدبیریں kaydakum thensonraپھر thumma comegelinآجاؤ i'tū (in) a linesıra halindeصف بنا کر ṣaffan And verilyve muhakkakاور تحقیق waqad (will be) successfulbaşarmıştırفلاح پا گیا aflaḥa todaybugünآج l-yawma whokimseجو mani overcomesüstün gelenغالب ہوا is'taʿlā٦٤
٣١٦
‹ 314page 315 of the printed Mushaf316 ›