حُنَفَآءَ لِلَّهِ غَيۡرَ مُشۡرِكِينَ بِهِۦ‌ۚ وَمَن يُشۡرِكۡ بِٱللَّهِ فَكَأَنَّمَا خَرَّ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَتَخۡطَفُهُ ٱلطَّيۡرُ أَوۡ تَهۡوِى بِهِ ٱلرِّيحُ فِى مَكَانٍ سَحِيقٍ ٣١

Being uprighthanifler olunیکسو ہوکرḥunafāato AllahAllah'ıاللہ کے لیےlillahinotortak koşmadanنہghayraassociating partnersشرک کرنے والےmush'rikīnawith HimO'naساتھ اس کےbihiAnd whoeverve kimاور جوwamanassociates partnersortak koşarsaشریک ٹھہرائے گاyush'rikwith AllahAllah'aساتھ اللہ کےbil-lahithen (it is) as thoughsanki gibidirتو گویا کہfaka-annamāhe had fallendüşmüşوہ گرپڑاkharrafromgöktenسےminathe skyآسمانl-samāiand (had) snatched himve kendisini kapıyorتو اچک لیا اس کوfatakhṭafuhuthe birdskuşپرندوں نےl-ṭayruorveyaیاawhad blownsürüklüyorپھینک دیتی ہےtahwīhimonuاس کوbihithe windrüzgarہواl-rīḥutobir yereمیںa placeایک جگہmakāninfar offuzakدور کیsaḥīqin

31 Inclining [only] to Allah, not associating [anything] with Him. And he who associates with Allah - it is as though he had fallen from the sky and was snatched by the birds or the wind carried him down into a remote place.

31 Allah'a ortak koşmaksızın O'na yönelerek pis putlardan kaçının, yalan sözden çekinin. Allah'a ortak koşan kimse, gökten düşüp de kuşların kaptığı veya rüzgarın bir uçuruma attığı şeye benzer.

31 Allah için, O'na eş koşmayan, O'nun birliğine inanmış kimseler olun. Allah'a ortak koşan kimse, gökten düşüp de kuşların kaptığı veya rüzgarın bir uçuruma sürüklediği şeye benzer.

31 صرف ایک خدا کے ہو کر اس کے ساتھ شریک نہ ٹھیرا کر۔ اور جو شخص (کسی کو) خدا کے ساتھ شریک مقرر کرے تو وہ گویا ایسا ہے جیسے آسمان سے گر پڑے پھر اس کو پرندے اُچک لے جائیں یا ہوا کسی دور جگہ اُڑا کر پھینک دے

31 یکسُو ہو کر اللہ کے بندے بنو، اس کے ساتھ کسی کو شریک نہ کرو۔ اور جو کوئی اللہ کے ساتھ شرک کرے تو گویا وہ آسمان سے گِر گیا، اب یا تو اُسے پرندے اُچک لے جائیں گے یا ہوا اُس کو ایسی جگہ لے جاکر پھینک دے گی جہاں اُس کے چیتھڑے اُڑ جائیں گے۔ 1

ذٰلِكَ وَمَن يُعَظِّمۡ شَعَـٰٓئِرَ ٱللَّهِ فَإِنَّهَا مِن تَقۡوَى ٱلۡقُلُوبِ ٣٢

Thatişte böyleبات یہ ہےdhālikaand whoeverve kimاور جوwamanhonorssaygı gösterirseتعظیم کرے گاyuʿaẓẓim(the) Symbolsnişanlarınaشعائر کیshaʿāira(of) AllahAllah'ınاللہ کےl-lahithen indeed, itşüphesiz buتو بیشک وہfa-innahā(is) fromtakvasındandırسے ہےmin(the) pietyتقویtaqwā(of) the heartskalblerinدلوں کےl-qulūbi

32 That [is so]. And whoever honors the symbols of Allah - indeed, it is from the piety of hearts.

32 Bu böyledir; kişinin Allah'ın nişanelerine hürmet göstermesi, kalblerin Allah'a karşı gelmekten sakınmasındandır.

32 Bu böyledir; kim Allah'ın nişanelerine, kurbanlıklarına saygı gösterirse, şüphesiz o kalblerin takvasındandır.

32 (یہ ہمارا حکم ہے) اور جو شخص ادب کی چیزوں کی جو خدا نے مقرر کی ہیں عظمت رکھے تو یہ (فعل) دلوں کی پرہیزگاری میں سے ہے

32 یہ ہے اصل معاملہ(اِسے سمجھ لو)اور جو اللہ کے مقرر کردہ شعائر 1 کا احترام کرے  تو یہ دِلوں کے تقویٰ سے ہے۔ 2

لَكُمۡ فِيهَا مَنَـٰفِعُ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّهَآ إِلَى ٱلۡبَيۡتِ ٱلۡعَتِيقِ ٣٣

For yousizin için vardırتمہارے لیےlakumthereinonlardaاس میںfīhā(are) benefitsmenfaatlerکچھ فائدے ہیںmanāfiʿuforbir süreye kadarتکilāa termایک وقتajalinappointedbelirliمقررmusammanthensonraپھرthummatheir place of sacrificeonların varacakları yerاس کی جگہ۔ ملال کرنے کی جگہmaḥilluhā(is) at(Eski) Ev'dir [Kâbe]کی طرف ہےilāthe Houseگھرl-baytithe AncientEski (Ev'dir) [Kâbe]پرانےl-ʿatīqi

33 For you the animals marked for sacrifice are benefits for a specified term; then their place of sacrifice is at the ancient House.

33 Bu nişanelerde sizin için belli bir süreye kadar faydalar vardır. Sonra bunlar Beyti Atik'de, Kabe'de son bulurlar.

33 Sizin için onlarda belli bir süreye kadar bir takım faydalar vardır. Sonra bunlar Beyti atik (kâbe) de son bulurlar.

33 ان میں ایک وقت مقرر تک تمہارے لئے فائدے ہیں پھر ان کو خانہٴ قدیم (یعنی بیت الله) تک پہنچانا (اور ذبح ہونا) ہے

33 تمہیں ایک وقتِ مقرر تک اُن (ہدی کے جانوروں)سے فائدہ اُٹھانے کا حق ہے، 1 پھر اُن (کے قربان کرنے)کی جگہ اسی قدیم گھر کے پاس ہے۔ 2

وَلِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلۡنَا مَنسَكًا لِّيَذۡكُرُواۡ ٱسۡمَ ٱللَّهِ عَلَىٰ مَا رَزَقَهُم مِّنۢ بَهِيمَةِ ٱلۡأَنۡعَـٰمِ‌ۗ فَإِلَـٰهُكُمۡ إِلَـٰهٌ وٰحِدٌ فَلَهُۥٓ أَسۡلِمُواۡ‌ۗ وَبَشِّرِ ٱلۡمُخۡبِتِينَ ٣٤

And for everyve hepsi içinاور ہرwalikullinationümmetinامت کے لیےummatinWe have appointedbiz koydukبنائے ہم نےjaʿalnāa ritebir kurban ibadetiقربانی کے طریقے۔ قربانی کا قاعدہmansakanthat they may mentionanmaları içinتاکہ وہ ذکر کریں۔ یاد کریںliyadhkurū(the) nameadınıنامis'ma(of) AllahAllah'ınاللہ کاl-lahioverüzerineاوپر اس کےʿalāwhatşeyجوHe (has) provided themrızık olarak verilenاس نے رزق دیا ان کوrazaqahumofhayvanlardanمیں سےmin(the) beastجانوروںbahīmati(of) cattle(kurbanlık)مویشیl-anʿāmiAnd your Godtanrınızتو الہ تمہاراfa-ilāhukum(is) Godtanrıdırالہ ہےilāhunOnebir tekایکwāḥidunso to Himyalnız O'naتو اس کے لیےfalahusubmitteslim olunمطیع ہوجاؤ۔ فرمانبردار بن جاؤaslimūAnd give glad tidingsve müjdeleاور خوشخبری دوwabashiri(to) the humble onessamimi insanlarıعاجزانہ روش اختیار کرنے والوں کوl-mukh'bitīna

34 And for all religion We have appointed a rite [of sacrifice] that they may mention the name of Allah over what He has provided for them of [sacrificial] animals. For your god is one God, so to Him submit. And, [O Muhammad], give good tidings to the humble [before their Lord]

34 Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızk olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerlerine O'nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık. Sizin Tanrınız tek bir Tanrı'dır, O'na teslim olun. Allah anıldığı zaman kalbleri titreyen, başlarına gelene sabreden, namaz kılan, kendilerine verdiğimiz rızıktan sarfeden ve Allah'a gönül vermiş olan kimselere müjde et.

34 Her ümmet için Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine O'nun adını ansınlar diye bir mabed yapmışızdır. Hepinizin ilâhı bir tek ilâhtır. Onun için yalnız O'na teslim olan müslümanlar olun. (Ey Muhammed!) Allah'a itaat eden alçak gönüllüleri müjdele.

34 اور ہم نے ہر اُمت کے لئے قربانی کا طریق مقرر کردیا ہے تاکہ جو مویشی چارپائے خدا نے ان کو دیئے ہیں (ان کے ذبح کرنے کے وقت) ان پر خدا کا نام لیں۔ سو تمہارا معبود ایک ہی ہے تو اسی کے فرمانبردار ہوجاؤ۔ اور عاجزی کرنے والوں کو خوشخبری سنادو

34 ہر اُمّت کے لیے ہم نے قربانی کا ایک قاعدہ مقرر کر دیا ہے تاکہ (اُس اُمّت کے)لوگ اُن جانوروں پر اللہ کا نام لیں جو اُس نے ان کو بخشے ہیں۔ 1 (اِن مختلف طریقوں کے اندر مقصد ایک ہی ہے)پس تمہارا خدا ایک ہی خدا ہے اور اُسی کے تم مطیعِ فرمان بنو۔ اور اے نبیؐ ، بشارت دے دےعاجزانہ روِش اختیار کرنے والوں کو، 2

ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتۡ قُلُوبُهُمۡ وَٱلصَّـٰبِرِينَ عَلَىٰ مَآ أَصَابَهُمۡ وَٱلۡمُقِيمِى ٱلصَّلَوٰةِ وَمِمَّا رَزَقۡنَـٰهُمۡ يُنفِقُونَ ٣٥

Thoseonlar kiوہ لوگalladhīnawhenzamanجبidhāis mentionedanıldığıذکر کیا جاتا ہےdhukiraAllah اللہ کاl-lahufeartitrerڈر جاتے ہیںwajilattheir heartskalbleriان کے دلqulūbuhumand those who are patientve sabrederlerاور صبر کرنے والوں کوwal-ṣābirīnaover(başlarına)اوپرʿalāwhateveredeneاس کے جوhas afflicted themisabetپہنچا ان کوaṣābahumand those who establishve kılarlarاور قائم کرنے والوں کوwal-muqīmīthe prayernamazıنمازl-ṣalatiand out of whatve şeylerdenاور اس میں سے جوwamimmāWe have provided themkendilerini rızıkandırdığımızرزق دیا ہم نے ان کوrazaqnāhumthey spend(Allah yoluna) harcarlarوہ خرچ کرتے ہیںyunfiqūna

35 Who, when Allah is mentioned, their hearts are fearful, and [to] the patient over what has afflicted them, and the establishers of prayer and those who spend from what We have provided them.

35 Her ümmet için, Allah'ın kendilerine rızk olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerlerine O'nun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık. Sizin Tanrınız tek bir Tanrı'dır, O'na teslim olun. Allah anıldığı zaman kalbleri titreyen, başlarına gelene sabreden, namaz kılan, kendilerine verdiğimiz rızıktan sarfeden ve Allah'a gönül vermiş olan kimselere müjde et.

35 Ki Allah anıldığı vakit onların kalpleri titrer. Onlar başlarına gelene sabreden, namaz kılan kimselerdir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.

35 یہ وہ لوگ ہیں کہ جب خدا کا نام لیا جاتا ہے تو ان کے دل ڈر جاتے ہیں اور جب ان پر مصیبت پڑتی ہے تو صبر کرتے ہیں اور نماز آداب سے پڑھتے ہیں اور جو (مال) ہم نے ان کو عطا فرمایا ہے (اس میں سے) (نیک کاموں میں) خرچ کرتے ہیں

35 جن کا حال یہ ہے کہ اللہ کا ذکر سُنتے ہیں تو ان کے دل کانپ اُٹھتے ہیں، جو مصیبت بھی اُن پر آتی ہے اُس پر صبر کرتے ہیں، نماز قائم کرتے ہیں، اور جو کچھ رزق ہم نے اُن کو دیا ہے اُس میں سے خرچ کرتے ہیں۔ 1

وَٱلۡبُدۡنَ جَعَلۡنَـٰهَا لَكُم مِّن شَعَـٰٓئِرِ ٱللَّهِ لَكُمۡ فِيهَا خَيۡرٌ‌ۖ فَٱذۡكُرُواۡ ٱسۡمَ ٱللَّهِ عَلَيۡهَا صَوَآفَّ‌ۖ فَإِذَا وَجَبَتۡ جُنُوبُهَا فَكُلُواۡ مِنۡهَا وَأَطۡعِمُواۡ ٱلۡقَانِعَ وَٱلۡمُعۡتَرَّ‌ۚ كَذٰلِكَ سَخَّرۡنَـٰهَا لَكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ ٣٦

And the camels and cattle kurbanlık develeriاور قربانی کے اونٹwal-bud'naWe have made themyaptıkبنایا ہم نے ان کوjaʿalnāhāfor yousizin içinتمہارے لیےlakumamongişaretlerindenمیں سےmin(the) Symbolsنشانیوںshaʿāiri(of) AllahAllah'ınاللہ کیl-lahifor yousizin için vardırتمہارے لیےlakumthereinonlardaاس میںfīhā(is) goodhayırبھلائی ہےkhayrunSo mentionanın (da boğazlayın)پس یاد کروfa-udh'kurū(the) nameadınıنامis'ma(of) AllahAllah'ınاللہ کاl-lahiover themüzerlerineان پرʿalayhā(when) lined up(kurban için) sıra halinde dururlarkenقطار باندھے ہوئےṣawāffaand whenzamanپھر جبfa-idhāare downdüştüğündeگرجائیںwajabattheir sidesyanları üzerine (canları çıkınca)ان کے پہلو۔ کروٹیںjunūbuhāthen eatyeyinتو کھاؤfakulūfrom themonlardanاس میں سےmin'hāand feedve yedirinاور کھلاؤwa-aṭʿimūthe needy who do not askkanaat edip isteyemeyeneقناعت کرنے والے کوl-qāniʿaand the needy who askve isteyeneاور سوال کرنے والے کوwal-muʿ'taraThusişte böyleاسی طرحkadhālikaWe have subjected themonları boyun eğdirdiہم نے مسخر کیا ان کوsakharnāhāto yousizeتمہارے لیےlakumso that you mayumulur kiتاکہ تمlaʿallakumbe gratefulşükredersinizتم شکر ادا کروtashkurūna

36 And the camels and cattle We have appointed for you as among the symbols of Allah; for you therein is good. So mention the name of Allah upon them when lined up [for sacrifice]; and when they are [lifeless] on their sides, then eat from them and feed the needy and the beggar. Thus have We subjected them to you that you may be grateful.

36 İşte kurbanlık deve ve sığırları Allah'ın size olan nişanelerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Bağlı halde keserken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yan üstü düşüp ölünce onlardan yiyin, isteyene de istemeyene de verin. Şükredersiniz diye onları böylece sizin buyruğunuza verdik.

36 Kurbanlık deve ve sığırları Allah'ın size olan nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Ön ayaklarının biri bağlı halde keserken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları yere yaslandığı vakit de onlardan yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin. Böylece onları sizin buyruğunuza verdik ki, şükredesiniz.

36 اور قربانی کے اونٹوں کو بھی ہم نے تمہارے لئے شعائر خدا مقرر کیا ہے۔ ان میں تمہارے لئے فائدے ہیں۔ تو (قربانی کرنے کے وقت) قطار باندھ کر ان پر خدا کا نام لو۔ جب پہلو کے بل گر پڑیں تو ان میں سے کھاؤ اور قناعت سے بیٹھ رہنے والوں اور سوال کرنے والوں کو بھی کھلاؤ۔ اس طرح ہم نے ان کو تمہارے زیرفرمان کردیا ہے تاکہ تم شکر کرو

36 اور (قربانی کے)اُونٹوں 1 کو ہم نے تمہارے لیے شعائر اللہ میں شامل کیا ہے ، تمہارے لیے اُن میں  بھلائی ہے 2 ، پس انھیں کھڑا کر کے 3 ان پر اللہ کا نام لو، 4 اور جب (قربانی کے بعد)ان کی پیٹھیں زمین پر ٹِک جائیں 5 تو اُن میں سے خود بھی کھاوٴ اور اُن کو بھی کھِلاوٴ جو قناعت کیے بیٹھے ہیں اور اُن کو بھی جو اپنی حاجت پیش کریں۔ اِن جانوروں کو ہم نے اِس طرح تمہارے لیے مسخّر کیا تاکہ تم شکریہ ادا کرو۔ 6

لَن يَنَالَ ٱللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَآؤُهَا وَلَـٰكِن يَنَالُهُ ٱلتَّقۡوَىٰ مِنكُمۡ‌ۚ كَذٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمۡ لِتُكَبِّرُواۡ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمۡ‌ۗ وَبَشِّرِ ٱلۡمُحۡسِنِينَ ٣٧

Will notulaşmazہرگز نہیںlanreachپہنچتاyanālaAllahAllah'aاللہ کوl-lahatheir meatonların etleriان کا گوشتluḥūmuhāand notve ne deاور نہwalātheir bloodkanlarıان کے خونdimāuhābutfakatلیکنwalākinreaches HimO'na ulaşırپہنچتا ہے اس کوyanāluhuthe pietytakvanızتقویl-taqwāfrom yousizinتم میں سےminkumThusböyleceاسی طرحkadhālikaHe subjected themonları boyun eğdirdiاس نے مسخر کیا اس کوsakharahāto yousizeتمہارے لیےlakumso that you may magnifyanmanız içinتاکہ تم بڑائی بیان کروlitukabbirūAllahAllah'ıاللہ کیl-lahaforüzereاوپر اس کےʿalāwhatdiyeجوHe has guided yousizi doğru yola ilettiاس نے ہدایت دی تم کوhadākumAnd give glad tidingsve müjdeleاور خوشخبری دے دوwabashiri(to) the good-doersgüzel davrananlarıاحسان کرنے والوں کوl-muḥ'sinīna

37 Their meat will not reach Allah, nor will their blood, but what reaches Him is piety from you. Thus have We subjected them to you that you may glorify Allah for that [to] which He has guided you; and give good tidings to the doers of good.

37 Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah'a ulaşacaktır. Allah'a ulaşacak olan ancak sizin O'nun için yaptığınız gösterişten uzak amel ve ibadettir. Size doğru yolu gösterdiğinden, Allah'ı yüceltmeniz için onları böylece sizin buyruğunuza vermiştir. İyilik yapanlara müjde et.

37 Elbette onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmayacaktır. Ancak O'na sizin takvanız erecektir. Onları bu şekilde sizin buyruğunuza verdi ki, size yolunu gösterdiğinden dolayı, Allah'ı tekbir ile yüceltesiniz. (Ey Muhammed!) Vazifelerini güzelce yapan iyilik sevenleri müjdele.

37 خدا تک نہ اُن کا گوشت پہنچتا ہے اور نہ خون۔ بلکہ اس تک تمہاری پرہیزگاری پہنچتی ہے۔ اسی طرح خدا نے ان کو تمہارا مسخر کر دیا ہے تاکہ اس بات کے بدلے کہ اس نے تم کو ہدایت بخشی ہے اسے بزرگی سے یاد کرو۔ اور (اے پیغمبر) نیکوکاروں کو خوشخبری سنا دو

37 نہ اُن کے گوشت اللہ کو پہنچتے ہیں نہ خون، مگر اُسے تمہارا تقویٰ پہنچتا ہے۔ 1 اُس نے ان کو تمہارے لیے اِس طرح مسخّر کیا ہے تاکہ اُس کی بخشی ہوئی ہدایت پر تم اُس کی تکبیر کرو۔ 2 اور اے نبیؐ ، بشارت دے دے نیکو کار لوگوں کو

۞إِنَّ ٱللَّهَ يُدٰفِعُ عَنِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاۡ‌ۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ ٣٨

IndeedşüphesizبیشکinnaAllahاللہ تعالیٰl-lahadefendsdefeder (şerri)مدافعت کرتا ہےyudāfiʿudefendskimselerdenطرف سےʿanithose whoان لوگوں کیalladhīnabelieveinanan(lar)جو ایمان لائےāmanūIndeedşüphesizبیشکinnaAllahاللہ تعالیٰl-laha(does) notsevmezنہیںlikeپسند کرتاyuḥibbueveryhiçbirہرkullatreacheroushainخیانت کارkhawwāninungratefulinkarcıyıناشکرے کوkafūrin

38 Indeed, Allah defends those who have believed. Indeed, Allah does not like everyone treacherous and ungrateful.

38 Allah şüphesiz inananları savunur, çünkü hainleri ve nankörleri hiç sevmez.

38 Şüphesiz Allah inananları savunur. Çünkü Allah hâin ve nankörlerin hiçbirini sevmez.

38 خدا تو مومنوں سے ان کے دشمنوں کو ہٹاتا رہتا ہے۔ بےشک خدا کسی خیانت کرنے والے اور کفران نعمت کرنے والے کو دوست نہیں رکھتا۔

38 1 یقیناً اللہ مدافعت کرتا ہے اُن لوگوں کی طرف سے جو ایمان لائے ہیں۔ 2 یقیناً اللہ کسی خائن کافرِ نعمت کو پسند نہیں کرتا۔  3

Surah 22 / Al-Hajj / The Pilgrimage سورة الحج 337
Being uprighthanifler olunیکسو ہوکر ḥunafāa to AllahAllah'ıاللہ کے لیے lillahi notortak koşmadanنہ ghayra associating partnersشرک کرنے والے mush'rikīna with HimO'naساتھ اس کے bihi And whoeverve kimاور جو waman associates partnersortak koşarsaشریک ٹھہرائے گا yush'rik with AllahAllah'aساتھ اللہ کے bil-lahi then (it is) as thoughsanki gibidirتو گویا کہ faka-annamā he had fallendüşmüşوہ گرپڑا kharra fromgöktenسے mina
the skyآسمان l-samāi and (had) snatched himve kendisini kapıyorتو اچک لیا اس کو fatakhṭafuhu the birdskuşپرندوں نے l-ṭayru orveyaیا aw had blownsürüklüyorپھینک دیتی ہے tahwī himonuاس کو bihi the windrüzgarہوا l-rīḥu tobir yereمیں a placeایک جگہ makānin far offuzakدور کی saḥīqin
٣١ Thatişte böyleبات یہ ہے dhālika and whoeverve kimاور جو waman honorssaygı gösterirseتعظیم کرے گا yuʿaẓẓim (the) Symbolsnişanlarınaشعائر کی shaʿāira (of) AllahAllah'ınاللہ کے l-lahi then indeed, itşüphesiz buتو بیشک وہ fa-innahā (is) fromtakvasındandırسے ہے min (the) pietyتقوی taqwā (of) the heartskalblerinدلوں کے l-qulūbi
٣٢ For yousizin için vardırتمہارے لیے lakum thereinonlardaاس میں fīhā (are) benefitsmenfaatlerکچھ فائدے ہیں manāfiʿu forbir süreye kadarتک ilā a termایک وقت ajalin appointedbelirliمقرر musamman thensonraپھر thumma their place of sacrificeonların varacakları yerاس کی جگہ۔ ملال کرنے کی جگہ maḥilluhā (is) at(Eski) Ev'dir [Kâbe]کی طرف ہے ilā the Houseگھر l-bayti
the AncientEski (Ev'dir) [Kâbe]پرانے l-ʿatīqi٣٣ And for everyve hepsi içinاور ہر walikulli nationümmetinامت کے لیے ummatin We have appointedbiz koydukبنائے ہم نے jaʿalnā a ritebir kurban ibadetiقربانی کے طریقے۔ قربانی کا قاعدہ mansakan that they may mentionanmaları içinتاکہ وہ ذکر کریں۔ یاد کریں liyadhkurū (the) nameadınıنام is'ma
(of) AllahAllah'ınاللہ کا l-lahi overüzerineاوپر اس کے ʿalā whatşeyجو He (has) provided themrızık olarak verilenاس نے رزق دیا ان کو razaqahum ofhayvanlardanمیں سے min (the) beastجانوروں bahīmati (of) cattle(kurbanlık)مویشی l-anʿāmi And your Godtanrınızتو الہ تمہارا fa-ilāhukum (is) Godtanrıdırالہ ہے ilāhun Onebir tekایک wāḥidun
so to Himyalnız O'naتو اس کے لیے falahu submitteslim olunمطیع ہوجاؤ۔ فرمانبردار بن جاؤ aslimū And give glad tidingsve müjdeleاور خوشخبری دو wabashiri (to) the humble onessamimi insanlarıعاجزانہ روش اختیار کرنے والوں کو l-mukh'bitīna٣٤ Thoseonlar kiوہ لوگ alladhīna whenzamanجب idhā is mentionedanıldığıذکر کیا جاتا ہے dhukira Allah اللہ کا l-lahu feartitrerڈر جاتے ہیں wajilat
their heartskalbleriان کے دل qulūbuhum and those who are patientve sabrederlerاور صبر کرنے والوں کو wal-ṣābirīna over(başlarına)اوپر ʿalā whateveredeneاس کے جو has afflicted themisabetپہنچا ان کو aṣābahum and those who establishve kılarlarاور قائم کرنے والوں کو wal-muqīmī the prayernamazıنماز l-ṣalati and out of whatve şeylerdenاور اس میں سے جو wamimmā
We have provided themkendilerini rızıkandırdığımızرزق دیا ہم نے ان کو razaqnāhum they spend(Allah yoluna) harcarlarوہ خرچ کرتے ہیں yunfiqūna٣٥ And the camels and cattle kurbanlık develeriاور قربانی کے اونٹ wal-bud'na We have made themyaptıkبنایا ہم نے ان کو jaʿalnāhā for yousizin içinتمہارے لیے lakum amongişaretlerindenمیں سے min (the) Symbolsنشانیوں shaʿāiri
(of) AllahAllah'ınاللہ کی l-lahi for yousizin için vardırتمہارے لیے lakum thereinonlardaاس میں fīhā (is) goodhayırبھلائی ہے khayrun So mentionanın (da boğazlayın)پس یاد کرو fa-udh'kurū (the) nameadınıنام is'ma (of) AllahAllah'ınاللہ کا l-lahi over themüzerlerineان پر ʿalayhā (when) lined up(kurban için) sıra halinde dururlarkenقطار باندھے ہوئے ṣawāffa and whenzamanپھر جب fa-idhā are downdüştüğündeگرجائیں wajabat
their sidesyanları üzerine (canları çıkınca)ان کے پہلو۔ کروٹیں junūbuhā then eatyeyinتو کھاؤ fakulū from themonlardanاس میں سے min'hā and feedve yedirinاور کھلاؤ wa-aṭʿimū the needy who do not askkanaat edip isteyemeyeneقناعت کرنے والے کو l-qāniʿa and the needy who askve isteyeneاور سوال کرنے والے کو wal-muʿ'tara Thusişte böyleاسی طرح kadhālika We have subjected themonları boyun eğdirdiہم نے مسخر کیا ان کو sakharnāhā
to yousizeتمہارے لیے lakum so that you mayumulur kiتاکہ تم laʿallakum be gratefulşükredersinizتم شکر ادا کرو tashkurūna٣٦ Will notulaşmazہرگز نہیں lan reachپہنچتا yanāla AllahAllah'aاللہ کو l-laha their meatonların etleriان کا گوشت luḥūmuhā and notve ne deاور نہ walā their bloodkanlarıان کے خون dimāuhā
butfakatلیکن walākin reaches HimO'na ulaşırپہنچتا ہے اس کو yanāluhu the pietytakvanızتقوی l-taqwā from yousizinتم میں سے minkum Thusböyleceاسی طرح kadhālika He subjected themonları boyun eğdirdiاس نے مسخر کیا اس کو sakharahā to yousizeتمہارے لیے lakum so that you may magnifyanmanız içinتاکہ تم بڑائی بیان کرو litukabbirū
AllahAllah'ıاللہ کی l-laha forüzereاوپر اس کے ʿalā whatdiyeجو He has guided yousizi doğru yola ilettiاس نے ہدایت دی تم کو hadākum And give glad tidingsve müjdeleاور خوشخبری دے دو wabashiri (to) the good-doersgüzel davrananlarıاحسان کرنے والوں کو l-muḥ'sinīna٣٧ Indeedşüphesizبیشک inna Allahاللہ تعالیٰ l-laha
defendsdefeder (şerri)مدافعت کرتا ہے yudāfiʿu defendskimselerdenطرف سے ʿani those whoان لوگوں کی alladhīna believeinanan(lar)جو ایمان لائے āmanū Indeedşüphesizبیشک inna Allahاللہ تعالیٰ l-laha (does) notsevmezنہیں likeپسند کرتا yuḥibbu everyhiçbirہر kulla treacheroushainخیانت کار khawwānin ungratefulinkarcıyıناشکرے کو kafūrin٣٨
٣٣٧
‹ 335page 336 of the printed Mushaf337 ›