ٱلۡمُلۡكُ يَوۡمَئِذٍ لِّلَّهِ يَحۡكُمُ بَيۡنَهُمۡ‌ۚ فَٱلَّذِينَ ءَامَنُواۡ وَعَمِلُواۡ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ فِى جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ ٥٦

The Sovereigntymülkحکومتal-mul'ku(on) that Dayo günاس دنyawma-idhin(will be) for AllahAllah'ındırاللہ کے لیے ہےlillahiHe will judgehükmederفیصلہ کرے گاyaḥkumubetween themonların aralarındaان کے درمیانbaynahumSo those whokimselerپس وہ لوگfa-alladhīnabelieveinananlarجو ایمان لائےāmanūand didve yapanlarاور انہوں نے عمل کیےwaʿamilūrighteous deedsiyi işlerاچھےl-ṣāliḥāti(will be) incennetlerindedirlerمیں ہوں گےGardensجنتوںjannāti(of) Delightni'metنعمت بھریl-naʿīmi

56 [All] sovereignty that Day is for Allah; He will judge between them. So they who believed and did righteous deeds will be in the Gardens of Pleasure.

56 İşte o gün hükümranlık Allah'ındır. O aralarında hükmeder. İnanıp yararlı iş işleyenler nimet cennetlerindedirler.

56 O gün hükümranlık yalnız Allah'ındır, O aralarında hükmünü verir. Artık iman edip yararlı iş işleyenler nimet cennetlerindedirler.

56 اس روز بادشاہی خدا ہی کی ہوگی۔ اور ان میں فیصلہ کردے گا تو جو لوگ ایمان لائے اور عمل نیک کرتے رہے وہ نعمت کے باغوں میں ہوں گے

56 اُس روز بادشاہی اللہ کی ہو گی، اور وہ ان کے درمیان فیصلہ کر دے گا جو ایمان رکھنے والے اور عمل صالح کرنے والے ہوں گے وہ نعمت بھری جنتوں میں جائیں گے

وَٱلَّذِينَ كَفَرُواۡ وَكَذَّبُواۡ بِـَٔـايَـٰتِنَا فَأُوۡلَـٰٓئِكَ لَهُمۡ عَذَابٌ مُّهِينٌ ٥٧

And those whoveاور وہ لوگwa-alladhīnadisbelievedinkar edenlerجنہوں نے کفر کیاkafarūand deniedve yalanlayanlarاور جھٹلایاwakadhabūOur Versesayetlerimiziہماری آیات کوbiāyātināthen thoseişte onlarیہی لوگfa-ulāikafor themonlara vardırان کے لیےlahum(will be) a punishmentbir azabعذاب ہوگاʿadhābunhumiliatingalçaltanرسوا کنmuhīnun

57 And they who disbelieved and denied Our signs - for those there will be a humiliating punishment.

57 İnkar edenler, ayetlerimizi yalan sayan kimseler, işte onlar için hakir düşüren azap vardır.

57 İnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlar ise, işte bunlar için hakîr düşüren bir azab vardır.

57 اور جو کافر ہوئے اور ہماری آیتوں کو جھٹلاتے رہے ان کے لئے ذلیل کرنے والا عذاب ہوگا

57 اور جنہوں نے کفر کیا ہو گا اور ہماری آیات کو جھٹلایا ہوگا اُن کے لیے رسوا کن عذاب ہوگا

وَٱلَّذِينَ هَاجَرُواۡ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ثُمَّ قُتِلُوٓاۡ أَوۡ مَاتُواۡ لَيَرۡزُقَنَّهُمُ ٱللَّهُ رِزۡقًا حَسَنًا‌ۚ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهُوَ خَيۡرُ ٱلرّٰزِقِينَ ٥٨

And those whove kimselerاور وہ لوگwa-alladhīnaemigratedhicret eden(ler)جنہوں نے ہجرت کی۔ جو ہجرت کریںhājarūinyolundaمیں(the) wayراستےsabīli(of) AllahAllahاللہ کےl-lahithensonraپھرthummawere killedöldürülenlerقتل کیے گئےqutilūorveyaیاawdiedölenlerخود مرگئےmātūsurely, Allah will provide themonları rızıklandıracaktırالبتہ ضرور رزق دے گا ان کوlayarzuqannahumusurely, Allah will provide themAllahاللہl-lahua provisionbir rızıklaرزقriz'qangooden güzelاچھاḥasananAnd indeedve doğrusuاور بیشکwa-innaAllahاللہ تعالیٰl-lahasurely, Heelbette oالبتہ وہlahuwa(is the) Besten hayırlısıdırبہترینkhayru(of) the Providersrızık verenlerinرازق ہےl-rāziqīna

58 And those who emigrated for the cause of Allah and then were killed or died - Allah will surely provide for them a good provision. And indeed, it is Allah who is the best of providers.

58 Allah yolunda hicret edenlere, sonra öldürülen veya ölenlere Allah, elbette onlara güzel bir rızık verecektir. Rızık verenlerin en hayırlısı yalnız Allah'tır.

58 Allah yolunda hicret edip de sonra öldürülmüş veya ölmüş olanlara gelince, elbette Allah, onları güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Çünkü Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.

58 اور جن لوگوں نے خدا کی راہ میں ہجرت کی پھر مارے گئے یا مر گئے۔ ان کو خدا اچھی روزی دے گا۔ اور بےشک خدا سب سے بہتر رزق دینے والا ہے

58 اور جن لوگوں نے اللہ کی راہ میں ہجرت کی، پھر قتل کر دیے گئے یا مر گئے، اللہ ان کو اچھّا رزق دے گا اور یقیناً اللہ ہی بہترین رازق ہے

لَيُدۡخِلَنَّهُم مُّدۡخَلاً يَرۡضَوۡنَهُۥ‌ۗ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَعَلِيمٌ حَلِيمٌ ٥٩

Surely, He will admit themelbette onları sokacaktırالبتہ وہ ضرور داخل کرے گا ان کوlayud'khilannahum(to) an entrancebir yereداخل ہونے کی جگہmud'khalanthey will be pleased (with) itrazı olacaklarıوہ پسند کریں گے اس کو۔ وہ خوش ہوجائیں گے اس سےyarḍawnahuAnd indeedve doğrusuاور بیشکwa-innaAllahاللہ تعالیٰl-lahasurely, (is) All-Knowingbilendirالبتہ علم والا ہےlaʿalīmunMost Forbearinghalimdirحلم والا ہےḥalīmun

59 He will surely cause them to enter an entrance with which they will be pleased, and indeed, Allah is Knowing and Forbearing.

59 And olsun ki, onları hoşnut olacakları bir yere koyar. Şüphesiz Allah bilendir, Halim'dir.

59 Allah onları hoşnud olacakları bir yere (cennete) elbette koyacaktır. Şüphesiz Allah Alîmdir (herşeyi bilir) Halîmdir, (Kullarına yumuşak davranır.).

59 وہ ان کو ایسے مقام میں داخل کرے گا جسے وہ پسند کریں گے۔ اور خدا تو جاننے والا (اور) بردبار ہے

59 وہ اُنہیں ایسی جگہ پہنچائے گا جس سے وہ خوش ہوجائیں گے۔ بے شک اللہ علیم اور حلیم ہے۔ 1

۞ذٰلِكَ وَمَنۡ عَاقَبَ بِمِثۡلِ مَا عُوقِبَ بِهِۦ ثُمَّ بُغِىَ عَلَيۡهِ لَيَنصُرَنَّهُ ٱللَّهُ‌ۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَعَفُوٌّ غَفُورٌ ٦٠

Thatişte böyleیہ باتdhālikaand whoeverve kimاور جو کوئیwamanhas retaliatedceza verir deبدلہ لےʿāqabawith the likedengiyleمانند اس کےbimith'li(of) thatyapılan cezanınجوhe was made to sufferسزا دی گئیʿūqibaby itkendisineاس کوbihithensonraپھرthummahe was oppressedtekrar saldırılırsaزیادتی کی گئیbughiya[on him]kendisineاس پرʿalayhiAllah will surely help himelbette ona yardım ederالبتہ ضرور مدد کرے گا اس کیlayanṣurannahuAllah will surely help himAllahاللہl-lahuIndeedşüphesizبیشکinnaAllahاللہ تعالیٰl-laha(is) surely Oft-Pardoningaffedendirالبتہ معاف کرنے والا ہے۔ درگزر فرمانے والا ہےlaʿafuwwunOft-Forgivingbağışlayındırبخشش فرمانے والا ہےghafūrun

60 That [is so]. And whoever responds [to injustice] with the equivalent of that with which he was harmed and then is tyrannized - Allah will surely aid him. Indeed, Allah is Pardoning and Forgiving.

60 Bu böyledir; kim kendisine verilen kadar ceza verirse ve kendisine yine de saldırılırsa, Allah ona, and olsun ki yardım edecektir. Allah şüphesiz, affeder ve bağışlar.

60 Bu böyledir, kim kendisine yapılan cezaya aynı ile karşılık verir de, sonra yine kendisine zulüm yapılırsa, muhakkak ki, Allah ona yardım eder. Allah şüphesiz çok af edicidir, çok bağışlayıcıdır.

60 یہ (بات خدا کے ہاں ٹھہر چکی ہے) اور جو شخص (کسی کو) اتنی ہی ایذا دے جتنی ایذا اس کو دی گئی پھر اس شخص پر زیادتی کی جائے تو خدا اس کی مدد کرے گا۔ بےشک خدا معاف کرنے والا اور بخشنے والا ہے

60 یہ تو ہے اُن کا حال، اور جو کوئی بدلہ لے ، ویسا ہی جیسا اُس کے ساتھ کیا گیا، اور پھر اس پر زیادتی بھی کی گئی ہو، تو اللہ اس کی مدد ضرور کرے گا۔ 1 اللہ معاف کرنے والا اور درگزر کرنے والا ہے۔ 2

ذٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيۡلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيۡلِ وَأَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعُۢ بَصِيرٌ ٦١

Thatişte böyleیہ باتdhālika(is) becauseşüphesizبوجہ اس کے کہ بیشکbi-annaAllahاللہ تعالیٰl-lahacauses to entersokarداخل کرتا ہےyūlijuthe nightgeceyiرات کوal-laylain (to)içineمیںthe daygündüzünدنl-nahāriand causes to enterve sokarاور داخل کرتا ہےwayūlijuthe daygündüzüدن کوl-nahārain (to)içineمیںthe nightgeceninراتal-layliAnd indeedve doğrusuاور بیشکwa-annaAllahاللہl-laha(is) All-Hearerişitendirسننے والا ہےsamīʿunAll-Seergörendirدیکھنے والا ہےbaṣīrun

61 That is because Allah causes the night to enter the day and causes the day to enter the night and because Allah is Hearing and Seeing.

61 Böyledir; Allah geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar ve Allah şüphesiz işitir ve görür.

61 Çünkü Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Şüphesiz Allah, Semîdir (herşeyi işitir) Basîrdir (herşeyi görür).

61 یہ اس لئے کہ خدا رات کو دن میں داخل کردیتا ہے اور دن کو رات میں داخل کرتا ہے۔ اور خدا تو سننے والا دیکھنے والا ہے

61 1یہ اس لیے کہ رات سے دن اور دن سے رات نکالنے والا اللہ ہی ہے 2 اور وہ سمیع و بصیر ہے۔ 3

ذٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلۡحَقُّ وَأَنَّ مَا يَدۡعُونَ مِن دُونِهِۦ هُوَ ٱلۡبَـٰطِلُ وَأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلۡعَلِىُّ ٱلۡكَبِيرُ ٦٢

That (is)işte böyleیہ باتdhālikabecauseçünküبوجہ اس کے کہ بیشکbi-annaAllahاللہ تعالیٰl-lahaHeoوہیhuwa(is) the TruthHak'tırحق ہےl-ḥaquand thatve gerçektenاور بیشکwa-annawhatşeylerجن کوthey invokeyalvardıklarıوہ پکارتے ہیںyadʿūnabesides HimO'ndan başkaminbesides Himاس کے سواdūnihiitoوہhuwa(is) the falsehoodbatıldırباطل ہےl-bāṭiluAnd thatve gerçek şu kiاور بیشکwa-annaAllahاللہ تعالیٰl-lahaHeOوہیhuwa(is) the Most Highçok yücedirبلند ہےl-ʿaliyuthe Most Greatçok büyüktürبہت بڑا ہےl-kabīru

62 That is because Allah is the Truth, and that which they call upon other than Him is falsehood, and because Allah is the Most High, the Grand.

62 Keza Hak yalnız Allah'tır; O'nu bırakıp taptıkları sadece batıldır. Doğrusu Allah yücedir büyüktür.

62 (Bu sonsuz güç şundandır) Çünkü Allah, varlığı kendinden olan Hak'tır. Müşriklerin O'nu bırakıp da tapındıkları putlar ise hep bâtıldır. Şüphesiz Allah, yücedir, büyüktür.

62 یہ اس لئے کہ خدا ہی برحق ہے اور جس چیز کو (کافر) خدا کے سوا پکارتے ہیں وہ باطل ہے اور اس لئے خدا رفیع الشان اور بڑا ہے

62 یہ اِس لیے کہ اللہ ہی حق ہے اور سب باطل ہیں جنہیں اللہ کو چھوڑ کر یہ لوگ پکارتے ہیں 1 اور اللہ ہی بالادست اور بزرگ ہے

أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَتُصۡبِحُ ٱلۡأَرۡضُ مُخۡضَرَّةً‌ۗ إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ ٦٣

Do notgörmedin miکیا نہیںalamyou seeتم نے دیکھاtarathatkesinlikleکہ بیشکannaAllahاللہ تعالیٰl-lahasends downindirirاس نے اتاراanzalafromgöktenسےminathe skyآسمانl-samāiwaterbir suپانیmāanthen becomesböylece olurتو ہوجاتی ہےfatuṣ'biḥuthe earthyeryüzüزمینl-arḍugreenyemyeşilخوب سبزmukh'ḍarratanIndeeddoğrusuبیشکinnaAllahاللہ تعالیٰl-laha(is) surely Subtlelatiftirباریک بین ہےlaṭīfunAll-Awarehabirdirخبر رکھنے والا ہےkhabīrun

63 Do you not see that Allah has sent down rain from the sky and the earth becomes green? Indeed, Allah is Subtle and Acquainted.

63 Allah'ın gökten indirdiği su ile yerin yemyeşil olduğunu görmez misin? Doğrusu Allah Latif'dir, haberdardır.

63 Görmedin mi Allah'ın gökten indirdiği su ile yeryüzü (nasıl) yemyeşil oluyor? Gerçekten Allah çok lütufkârdır, her şeyden haberdardır.

63 کیا تم نہیں دیکھتے کہ خدا آسمان سے مینہ برساتا ہے تو زمین سرسبز ہوجاتی ہے۔ بےشک خدا باریک بین اور خبردار ہے

63 کیا تم دیکھتے نہیں ہو کہ اللہ آسمان سے پانی برساتا ہے اور اس کی بدولت زمین سرسبز ہو جاتی ہے؟ 1 حقیقت یہ ہے کہ وہ لطیف و خبیر ہے۔ 2

لَّهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَمَا فِى ٱلۡأَرۡضِ‌ۗ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهُوَ ٱلۡغَنِىُّ ٱلۡحَمِيدُ ٦٤

For Himhep O'nundurاس کے لیے ہےlahu(is) whateverne varsaجو(is) ingöklerdeمیں ہےthe heavensآسمانوںl-samāwātiand whateverve ne varsaاور جوwamā(is) inyerdeمیں ہےthe earthزمینl-arḍiAnd indeedve ancakاور بیشکwa-innaAllahاللہ تعالیٰl-lahasurely, Heişte O'durیقینا وہlahuwa(is) Free of needzengin olanبےنیاز ہےl-ghaniyuthe Praiseworthyövülmeğe layık olanتعریف والا ہےl-ḥamīdu

64 To Him belongs what is in the heavens and what is on the earth. And indeed, Allah is the Free of need, the Praiseworthy.

64 Göklerde olanlar, yerde olanlar O'nundur. Doğrusu Allah müstağnidir, övülmeğe layık olandır.

64 Göklerde ve yerde ne varsa hep O'nundur. Doğrusu Allah müstağnîdir, övülmeğe layıktır.

64 جو کچھ آسمانوں میں ہے اور جو کچھ زمین میں ہے اسی کا ہے۔ اور بےشک خدا بےنیاز اور قابل ستائش ہے۔

64 اُسی کا ہے جو کچھ آسمانوں میں ہے اور جو کچھ زمین میں ہے۔ بے شک وہی غنی و حمید ہے۔ 1

Surah 22 / Al-Hajj / The Pilgrimage سورة الحج 340
The Sovereigntymülkحکومت al-mul'ku (on) that Dayo günاس دن yawma-idhin (will be) for AllahAllah'ındırاللہ کے لیے ہے lillahi He will judgehükmederفیصلہ کرے گا yaḥkumu between themonların aralarındaان کے درمیان baynahum So those whokimselerپس وہ لوگ fa-alladhīna believeinananlarجو ایمان لائے āmanū
and didve yapanlarاور انہوں نے عمل کیے waʿamilū righteous deedsiyi işlerاچھے l-ṣāliḥāti (will be) incennetlerindedirlerمیں ہوں گے Gardensجنتوں jannāti (of) Delightni'metنعمت بھری l-naʿīmi٥٦ And those whoveاور وہ لوگ wa-alladhīna disbelievedinkar edenlerجنہوں نے کفر کیا kafarū
and deniedve yalanlayanlarاور جھٹلایا wakadhabū Our Versesayetlerimiziہماری آیات کو biāyātinā then thoseişte onlarیہی لوگ fa-ulāika for themonlara vardırان کے لیے lahum (will be) a punishmentbir azabعذاب ہوگا ʿadhābun humiliatingalçaltanرسوا کن muhīnun٥٧
And those whove kimselerاور وہ لوگ wa-alladhīna emigratedhicret eden(ler)جنہوں نے ہجرت کی۔ جو ہجرت کریں hājarū inyolundaمیں (the) wayراستے sabīli (of) AllahAllahاللہ کے l-lahi thensonraپھر thumma were killedöldürülenlerقتل کیے گئے qutilū orveyaیا aw diedölenlerخود مرگئے mātū
surely, Allah will provide themonları rızıklandıracaktırالبتہ ضرور رزق دے گا ان کو layarzuqannahumu surely, Allah will provide themAllahاللہ l-lahu a provisionbir rızıklaرزق riz'qan gooden güzelاچھا ḥasanan And indeedve doğrusuاور بیشک wa-inna Allahاللہ تعالیٰ l-laha surely, Heelbette oالبتہ وہ lahuwa (is the) Besten hayırlısıdırبہترین khayru
(of) the Providersrızık verenlerinرازق ہے l-rāziqīna٥٨ Surely, He will admit themelbette onları sokacaktırالبتہ وہ ضرور داخل کرے گا ان کو layud'khilannahum (to) an entrancebir yereداخل ہونے کی جگہ mud'khalan they will be pleased (with) itrazı olacaklarıوہ پسند کریں گے اس کو۔ وہ خوش ہوجائیں گے اس سے yarḍawnahu And indeedve doğrusuاور بیشک wa-inna
Allahاللہ تعالیٰ l-laha surely, (is) All-Knowingbilendirالبتہ علم والا ہے laʿalīmun Most Forbearinghalimdirحلم والا ہے ḥalīmun٥٩ Thatişte böyleیہ بات dhālika and whoeverve kimاور جو کوئی waman has retaliatedceza verir deبدلہ لے ʿāqaba with the likedengiyleمانند اس کے bimith'li
(of) thatyapılan cezanınجو he was made to sufferسزا دی گئی ʿūqiba by itkendisineاس کو bihi thensonraپھر thumma he was oppressedtekrar saldırılırsaزیادتی کی گئی bughiya [on him]kendisineاس پر ʿalayhi Allah will surely help himelbette ona yardım ederالبتہ ضرور مدد کرے گا اس کی layanṣurannahu Allah will surely help himAllahاللہ l-lahu Indeedşüphesizبیشک inna Allahاللہ تعالیٰ l-laha
(is) surely Oft-Pardoningaffedendirالبتہ معاف کرنے والا ہے۔ درگزر فرمانے والا ہے laʿafuwwun Oft-Forgivingbağışlayındırبخشش فرمانے والا ہے ghafūrun٦٠ Thatişte böyleیہ بات dhālika (is) becauseşüphesizبوجہ اس کے کہ بیشک bi-anna Allahاللہ تعالیٰ l-laha causes to entersokarداخل کرتا ہے yūliju the nightgeceyiرات کو al-layla in (to)içineمیں
the daygündüzünدن l-nahāri and causes to enterve sokarاور داخل کرتا ہے wayūliju the daygündüzüدن کو l-nahāra in (to)içineمیں the nightgeceninرات al-layli And indeedve doğrusuاور بیشک wa-anna Allahاللہ l-laha (is) All-Hearerişitendirسننے والا ہے samīʿun All-Seergörendirدیکھنے والا ہے baṣīrun
٦١ That (is)işte böyleیہ بات dhālika becauseçünküبوجہ اس کے کہ بیشک bi-anna Allahاللہ تعالیٰ l-laha Heoوہی huwa (is) the TruthHak'tırحق ہے l-ḥaqu and thatve gerçektenاور بیشک wa-anna whatşeylerجن کو they invokeyalvardıklarıوہ پکارتے ہیں yadʿūna besides HimO'ndan başka min
besides Himاس کے سوا dūnihi itoوہ huwa (is) the falsehoodbatıldırباطل ہے l-bāṭilu And thatve gerçek şu kiاور بیشک wa-anna Allahاللہ تعالیٰ l-laha HeOوہی huwa (is) the Most Highçok yücedirبلند ہے l-ʿaliyu the Most Greatçok büyüktürبہت بڑا ہے l-kabīru٦٢
Do notgörmedin miکیا نہیں alam you seeتم نے دیکھا tara thatkesinlikleکہ بیشک anna Allahاللہ تعالیٰ l-laha sends downindirirاس نے اتارا anzala fromgöktenسے mina the skyآسمان l-samāi waterbir suپانی māan then becomesböylece olurتو ہوجاتی ہے fatuṣ'biḥu the earthyeryüzüزمین l-arḍu
greenyemyeşilخوب سبز mukh'ḍarratan Indeeddoğrusuبیشک inna Allahاللہ تعالیٰ l-laha (is) surely Subtlelatiftirباریک بین ہے laṭīfun All-Awarehabirdirخبر رکھنے والا ہے khabīrun٦٣ For Himhep O'nundurاس کے لیے ہے lahu (is) whateverne varsaجو (is) ingöklerdeمیں ہے the heavensآسمانوں l-samāwāti
and whateverve ne varsaاور جو wamā (is) inyerdeمیں ہے the earthزمین l-arḍi And indeedve ancakاور بیشک wa-inna Allahاللہ تعالیٰ l-laha surely, Heişte O'durیقینا وہ lahuwa (is) Free of needzengin olanبےنیاز ہے l-ghaniyu the Praiseworthyövülmeğe layık olanتعریف والا ہے l-ḥamīdu٦٤
٣٤٠
‹ 338page 339 of the printed Mushaf340 ›