وَإِذَا بَلَغَ ٱلۡأَطۡفَـٰلُ مِنكُمُ ٱلۡحُلُمَ فَلۡيَسۡتَــٔۡذِنُواۡ كَمَا ٱسۡتَــٔۡذَنَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ‌ۚ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ ءَايَـٰتِهِۦ‌ۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ ٥٩

And whenzamanاور جبwa-idhāreacherdikleriپہنچ جائیںbalaghathe childrençocuklarınızبچےl-aṭfāluamong yousizinتم میں سےminkumuthe pubertyerginlik çağınaبلاغت کوl-ḥulumathen let them ask permissionizin istesinlerپس چاہیے کہ وہ اجازت لیا کریںfalyastadhinūasgibiجیسا کہkamāasked permissionizin istedikleriاجازت لیتے تھےis'tadhanathose whokimselerinوہ لوگalladhīna(were) before themkendilerinden öncekiجوmin(were) before themان سے پہلے تھےqablihimThusişte böyleاسی طرحkadhālikaAllah makes clearaçıklıyorبیان کرتا ہےyubayyinuAllah makes clearAllahاللہl-lahufor yousizeتمہارے لیےlakumHis Versesayetleriniاپنی آیات کوāyātihiAnd Allahve Allahاور اللہwal-lahu(is) All-Knowerbilendirعلم والا ہےʿalīmunAll-Wisehüküm ve hikmet sahibidirحکمت والا ہےḥakīmun

59 And when the children among you reach puberty, let them ask permission [at all times] as those before them have done. Thus does Allah make clear to you His verses; and Allah is Knowing and Wise.

59 Çocuklarınız erginlik çağına gelince, büyüklerinin izin istediği gibi, onlar da her defasında izin istesinler. Allah size ayetlerini böylece açıklar. Allah bilendir, Hakim'dir.

59 Sizden olan çocuklarınız erginlik çağına girdiklerinde, kendilerinden öncekiler (büyükleri) izin istedikleri gibi, onlar da izin istesinler. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklar. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

59 اور جب تمہارے لڑکے بالغ ہوجائیں تو ان کو بھی اسی طرح اجازت لینی چاہیئے جس طرح ان سے اگلے (یعنی بڑے آدمی) اجازت حاصل کرتے رہے ہیں۔ اس طرح خدا تم سے اپنی آیتیں کھول کھول کر سناتا ہے۔ اور خدا جاننے والا اور حکمت والا ہے

59 اور جب تمہارے بچے عقل کی حد کو پہنچ جائیں 1 تو چاہیے کہ اُسی طرح اجازت لیکر آیا کریں جس طرح اُن کے بڑے اجازت لیتے رہے ہیں۔ اِس طرح اللہ اپنی آیات تمہارے سامنے کھولتا ہے، اور وہ علیم و حکیم ہے

وَٱلۡقَوٰعِدُ مِنَ ٱلنِّسَآءِ ٱلَّـٰتِى لَا يَرۡجُونَ نِكَاحًا فَلَيۡسَ عَلَيۡهِنَّ جُنَاحٌ أَن يَضَعۡنَ ثِيَابَهُنَّ غَيۡرَ مُتَبَرِّجَـٰتِۭ بِزِينَةٍ‌ۖ وَأَن يَسۡتَعۡفِفۡنَ خَيۡرٌ لَّهُنَّ‌ۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ ٦٠

And postmenopausalve (ihtiyar) oturanاور بیٹھ رہنے والیاںwal-qawāʿiduamongkadınlardanسےminathe womenعورتوں میں سےl-nisāiwhokiوہ جوallātī(do) notümidi kalmamıştırنہیںhave desireامید رکھتیںyarjūna(for) marriageevlenmeyeنکاح کیnikāḥanthen not isyokturتو نہیں ہےfalaysaon themkendileri içinان پرʿalayhinnaany blamebir günahکوئی گناہjunāḥunthatbırakmalarındaکہanthey put asideوہ رکھ دیںyaḍaʿnatheir (outer) garmentsdış örtüleriniاپنے کپڑےthiyābahunnanotgöstermedenنہghayradisplayingظاہر کرنے والیاں۔ دکھانے والیاںmutabarrijātintheir adornmentsüsleriniزینت کیbizīnatinAnd thatamaاور اگرwa-anthey modestly refrainsakınmalarıوہ پاکیزگی اختیار کریںyastaʿfif'na(is) betterdaha hayırlıdırبہتر ہےkhayrunfor themkendileri içinان کے لیےlahunnaAnd Allahve Allahاور اللہwal-lahu(is) All-Hearerişitendirسننے والا ہےsamīʿunAll-Knowerbilendirجاننے والا ہےʿalīmun

60 And women of post-menstrual age who have no desire for marriage - there is no blame upon them for putting aside their outer garments [but] not displaying adornment. But to modestly refrain [from that] is better for them. And Allah is Hearing and Knowing.

60 Evlenme ümidi kalmayan, ihtiyarlayıp oturmuş kadınlara, süslerini açığa vurmamak şartiyle, dış esvaplarını çıkarmaktan ötürü sorumluluk yoktur; ama sakınmaları kendileri için daha iyi olur. Allah işitir ve bilir.

60 Bir nikah ümidi kalmayan, çocuktan kesilmiş yaşlı kadınların ise, zinetlerini (yabancı erkeklere) göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında kendilerine bir vebal yoktur. Yine de iffetli olmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir.

60 اور بڑی عمر کی عورتیں جن کو نکاح کی توقع نہیں رہی، اور وہ کپڑے اتار کر سر ننگا کرلیا کریں تو ان پر کچھ گناہ نہیں بشرطیکہ اپنی زینت کی چیزیں نہ ظاہر کریں۔ اور اس سے بھی بچیں تو یہ ان کے حق میں بہتر ہے۔ اور خدا سنتا اور جانتا ہے

60 اور جو عورتیں جوانی سے گزری بیٹھی ہوں 1 ، نکاح کی اُمیدوار نہ ہوں، وہ اگر اپنی چادریں اُتار کر رکھ دیں 2 تو اُن پر کوئی گناہ نہیں، بشرطیکہ زینت کی نمائش کرنے والی نہ ہوں۔ 3 تاہم وہ بھی حیاداری ہی برتیں تو اُن کے حق میں اچھا ہے، اور اللہ سب کچھ سُنتا اور جانتا ہے

لَّيۡسَ عَلَى ٱلۡأَعۡمَىٰ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلۡأَعۡرَجِ حَرَجٌ وَلَا عَلَى ٱلۡمَرِيضِ حَرَجٌ وَلَا عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمۡ أَن تَأۡكُلُواۡ مِنۢ بُيُوتِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ ءَابَآئِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ أُمَّهَـٰتِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ إِخۡوٰنِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ أَخَوٰتِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ أَعۡمَـٰمِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ عَمَّـٰتِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ أَخۡوٰلِكُمۡ أَوۡ بُيُوتِ خَـٰلَـٰتِكُمۡ أَوۡ مَا مَلَكۡتُم مَّفَاتِحَهُۥٓ أَوۡ صَدِيقِكُمۡ‌ۚ لَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ جُنَاحٌ أَن تَأۡكُلُواۡ جَمِيعًا أَوۡ أَشۡتَاتًا‌ۚ فَإِذَا دَخَلۡتُم بُيُوتًا فَسَلِّمُواۡ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُمۡ تَحِيَّةً مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِ مُبَـٰرَكَةً طَيِّبَةً‌ۚ كَذٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلۡأَيَـٰتِ لَعَلَّكُمۡ تَعۡقِلُونَ ٦١

Not isyokturنہیں ہےlaysaonüzerineپرʿalāthe blindkörاندھے (پر)l-aʿmāany blamebir güçlükکوئی حرجḥarajunand notve yokturاور نہwalāonüzerineپرʿalāthe lametopalلنگڑے (پر)l-aʿrajiany blamebir güçlükکوئی حرجḥarajunand notve yokturاور نہwalāonüzerineپرʿalāthe sickhastaمریض (پر)l-marīḍiany blamegüçlükکوئی حرج۔ گناہḥarajunand notve (bir güçlük) yokturاور نہwalāonüzerinizeپرʿalāyourselvessizinتمہارے نفسوں پرanfusikumthatyemenizdeکہanyou eatتم کھاؤtakulūfromkendi evlerinizdenسےminyour housesاپنے گھروں سےbuyūtikumoryahutیاawhousesevlerindenگھروں سےbuyūti(of) your fathersbabalarınızınتمہارے باپوں کے۔ باپ داد کےābāikumoryahutیاawhousesevlerindenگھروں سےbuyūti(of) your mothersannelerinizinتمہاری ماؤں کےummahātikumoryahutیاawhousesevlerindenگھروں (سے)buyūti(of) your brotherskardeşlerinizinتمہارے بھائیوں کے (گھروں سے)ikh'wānikumoryahutیاawhousesevlerindenگھروں (سے)buyūti(of) your sisterskızkardeşlerinizinتمہاری بہنوں کےakhawātikumoryahutیاawhousesevlerindenگھروں سےbuyūti(of) your paternal unclesamcalarınızınتمہارے چچاؤں کےaʿmāmikumoryahutیاawhousesevlerindenگھروں سےbuyūti(of) your paternal auntshalalarınızınتمہاری پھوپھیوں کےʿammātikumoryahutیاawhousesevlerindenگھروں سےbuyūti(of) your maternal unclesdayılarınızınتمہارے ماموؤں کےakhwālikumoryahutیاawhousesevlerindenگھروں سےbuyūti(of) your maternal auntsteyzelerinizinتمہاری خالاؤں کےkhālātikumoryahutیاawwhatsahip olduğunuzunجوyou possessمالک ہوئے تمmalaktumits keysanahtarlarınaاس کی کنجیوں کےmafātiḥahuoryahutیاawyour friendarkadaşınızınتمہارے دوست کےṣadīqikumNot isyokturنہیںlaysaon youüzerinizeتم پرʿalaykumany blamebir günahکوئی گناہjunāḥunthatyemenizdeکہanyou eatتم کھاؤtakulūtogethertoplu olarakمل کرjamīʿanoryahutیاawseparatelyayrı ayrıالگ الگashtātanBut whenzamanپھر جبfa-idhāyou entergirdiğinizداخل ہو تمdakhaltumhousesevlereگھروں میںbuyūtanthen greetselam verin;تو سلام کروfasallimū[on]kendinizeپرʿalāyourselvesاپنے نفسوں (پر)anfusikuma greeting(bir yaşam) dileğiyleدعائے خیر ہے۔ تحفہ ہےtaḥiyyatanfromtarafındanسےminfromطرف سےʿindiAllahاللہ کی (طرف سے)۔ اللہ کے (پاس سے)l-lahiblessedbereketliبابرکت ہےmubārakatan(and) goodgüzelپاکیزہ ہےṭayyibatanThusişte böyleاسی طرحkadhālikaAllah makes clearaçıklıyorبیان فرماتا ہےyubayyinuAllah makes clearAllahاللہl-lahufor yousizeتمہارے لیےlakumuthe Versesayetleriآیات کوl-āyātiso that you mayumulur kiتاکہ تمlaʿallakumunderstandaklınızı kullanırsınızتم عقل سے کام لوtaʿqilūna

61 There is not upon the blind [any] constraint nor upon the lame constraint nor upon the ill constraint nor upon yourselves when you eat from your [own] houses or the houses of your fathers or the houses of your mothers or the houses of your brothers or the houses of your sisters or the houses of your father's brothers or the houses of your father's sisters or the houses of your mother's brothers or the houses of your mother's sisters or [from houses] whose keys you possess or [from the house] of your friend. There is no blame upon you whether you eat together or separately. But when you enter houses, give greetings of peace upon each other - a greeting from Allah, blessed and good. Thus does Allah make clear to you the verses [of ordinance] that you may understand.

61 Kör için bir sorumluluk yoktur. Topal için bir sorumluluk yoktur. Hastaya da bir sorumluluk yoktur. Evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya kahyası olup anahtarları elinde olan evlerde, ya da dostlarınızın evlerinde izinsiz yemek yemenizde bir sorumluluk yoktur. Bir arada veya ayrı ayrı yemenizde de bir sorumluluk yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, kendinize ehlinize Allah katından bereket, esenlik ve güzellik dileyerek selam verin. Allah size ayetleri, düşünesiniz diye böylece açıklar.

61 A'maya güçlük yoktur; topala güçlük yoktur; hastaya da güçlük yoktur. Sizin için de gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlarına malik olduğunuz yerlerden, yahut dostlarınızın evlerinden yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu halde veya ayrı ayrı yemenizde de bir güçlük ve günah yoktur. Evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından mübarek ve güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (birbirinize) selam verin. İşte Allah düşünüp anlayasınız diye size âyetlerini böyle açıklar.

61 نہ تو اندھے پر کچھ گناہ ہے اور نہ لنگڑے پر اور نہ بیمار پر اور نہ خود تم پر کہ اپنے گھروں سے کھانا کھاؤ یا اپنے باپوں کے گھروں سے یا اپنی ماؤں کے گھروں سے یا بھائیوں کے گھروں سے یا اپنی بہنوں کے گھروں سے یا اپنے چچاؤں کے گھروں سے یا اپنی پھوپھیوں کے گھروں سے یا اپنے ماموؤں کے گھروں سے یا اپنی خالاؤں کے گھروں سے یا اس گھر سے جس کی کنجیاں تمہارے ہاتھ میں ہوں یا اپنے دوستوں کے گھروں سے (اور اس کا بھی) تم پر کچھ گناہ نہیں کہ سب مل کر کھانا کھاؤ یا جدا جدا۔ اور جب گھروں میں جایا کرو تو اپنے (گھر والوں کو) سلام کیا کرو۔ (یہ) خدا کی طرف سے مبارک اور پاکیزہ تحفہ ہے۔ اس طرح خدا اپنی آیتیں کھول کھول کر بیان فرماتا ہے تاکہ تم سمجھو

61 کوئی حرج نہیں اگر کوئی اندھا ، یا لنگڑا، یا مریض(کسی کے گھر سے کھا لے)اور نہ تمہارے اُوپر اِس میں کوئی مضائقہ ہے کہ اپنے گھروں سے کھاوٴ یا اپنے باپ دادا کے گھروں سے ، یا اپنی ماں نانی کے گھروں سے، یا اپنے بھائیوں کے گھروں سے ، یا اپنی بہنوں کے گھروں سے، یا اپنے چچاوٴں کے گھروں سے، یا اپنی پھُوپھیوں کے گھروں سے ، یا اپنے مامووٴں کے گھروں سے، یا اپنی خالاوٴں کے گھروں سے، یا اُن گھروں سے جن کی کُنجیاں تمہاری سُپردگی میں ہوں، یا اپنے دوستوں کے گھروں سے۔ 1 اس میں بھی کوئی حرج نہیں کہ تم لوگ مل کر کھاوٴ یا الگ الگ۔ 2 البتہ جب گھروں میں داخل ہوا کرو تو اپنے لوگوں کو سلام کیا کرو، دُعائے خیر، اللہ کی طرف سے مقرر فرمائی ہوئی، بڑی با برکت اور پاکیزہ۔ اِس طرح اللہ تعالیٰ تمہارے سامنے آیات بیان کرتا ہے، توقع ہے کہ تم سمجھ بُوجھ سے کام لو گے

Surah 24 / An-Nur / The Light سورة النور 359
And whenzamanاور جب wa-idhā reacherdikleriپہنچ جائیں balagha the childrençocuklarınızبچے l-aṭfālu among yousizinتم میں سے minkumu the pubertyerginlik çağınaبلاغت کو l-ḥuluma then let them ask permissionizin istesinlerپس چاہیے کہ وہ اجازت لیا کریں falyastadhinū asgibiجیسا کہ kamā asked permissionizin istedikleriاجازت لیتے تھے is'tadhana
those whokimselerinوہ لوگ alladhīna (were) before themkendilerinden öncekiجو min (were) before themان سے پہلے تھے qablihim Thusişte böyleاسی طرح kadhālika Allah makes clearaçıklıyorبیان کرتا ہے yubayyinu Allah makes clearAllahاللہ l-lahu for yousizeتمہارے لیے lakum His Versesayetleriniاپنی آیات کو āyātihi And Allahve Allahاور اللہ wal-lahu
(is) All-Knowerbilendirعلم والا ہے ʿalīmun All-Wisehüküm ve hikmet sahibidirحکمت والا ہے ḥakīmun٥٩ And postmenopausalve (ihtiyar) oturanاور بیٹھ رہنے والیاں wal-qawāʿidu amongkadınlardanسے mina the womenعورتوں میں سے l-nisāi whokiوہ جو allātī (do) notümidi kalmamıştırنہیں have desireامید رکھتیں yarjūna
(for) marriageevlenmeyeنکاح کی nikāḥan then not isyokturتو نہیں ہے falaysa on themkendileri içinان پر ʿalayhinna any blamebir günahکوئی گناہ junāḥun thatbırakmalarındaکہ an they put asideوہ رکھ دیں yaḍaʿna their (outer) garmentsdış örtüleriniاپنے کپڑے thiyābahunna
notgöstermedenنہ ghayra displayingظاہر کرنے والیاں۔ دکھانے والیاں mutabarrijātin their adornmentsüsleriniزینت کی bizīnatin And thatamaاور اگر wa-an they modestly refrainsakınmalarıوہ پاکیزگی اختیار کریں yastaʿfif'na (is) betterdaha hayırlıdırبہتر ہے khayrun for themkendileri içinان کے لیے lahunna And Allahve Allahاور اللہ wal-lahu
(is) All-Hearerişitendirسننے والا ہے samīʿun All-Knowerbilendirجاننے والا ہے ʿalīmun٦٠ Not isyokturنہیں ہے laysa onüzerineپر ʿalā the blindkörاندھے (پر) l-aʿmā any blamebir güçlükکوئی حرج ḥarajun and notve yokturاور نہ walā onüzerineپر ʿalā the lametopalلنگڑے (پر) l-aʿraji
any blamebir güçlükکوئی حرج ḥarajun and notve yokturاور نہ walā onüzerineپر ʿalā the sickhastaمریض (پر) l-marīḍi any blamegüçlükکوئی حرج۔ گناہ ḥarajun and notve (bir güçlük) yokturاور نہ walā onüzerinizeپر ʿalā yourselvessizinتمہارے نفسوں پر anfusikum thatyemenizdeکہ an you eatتم کھاؤ takulū
fromkendi evlerinizdenسے min your housesاپنے گھروں سے buyūtikum oryahutیا aw housesevlerindenگھروں سے buyūti (of) your fathersbabalarınızınتمہارے باپوں کے۔ باپ داد کے ābāikum oryahutیا aw housesevlerindenگھروں سے buyūti (of) your mothersannelerinizinتمہاری ماؤں کے ummahātikum
oryahutیا aw housesevlerindenگھروں (سے) buyūti (of) your brotherskardeşlerinizinتمہارے بھائیوں کے (گھروں سے) ikh'wānikum oryahutیا aw housesevlerindenگھروں (سے) buyūti (of) your sisterskızkardeşlerinizinتمہاری بہنوں کے akhawātikum oryahutیا aw housesevlerindenگھروں سے buyūti
(of) your paternal unclesamcalarınızınتمہارے چچاؤں کے aʿmāmikum oryahutیا aw housesevlerindenگھروں سے buyūti (of) your paternal auntshalalarınızınتمہاری پھوپھیوں کے ʿammātikum oryahutیا aw housesevlerindenگھروں سے buyūti (of) your maternal unclesdayılarınızınتمہارے ماموؤں کے akhwālikum
oryahutیا aw housesevlerindenگھروں سے buyūti (of) your maternal auntsteyzelerinizinتمہاری خالاؤں کے khālātikum oryahutیا aw whatsahip olduğunuzunجو you possessمالک ہوئے تم malaktum its keysanahtarlarınaاس کی کنجیوں کے mafātiḥahu
oryahutیا aw your friendarkadaşınızınتمہارے دوست کے ṣadīqikum Not isyokturنہیں laysa on youüzerinizeتم پر ʿalaykum any blamebir günahکوئی گناہ junāḥun thatyemenizdeکہ an you eatتم کھاؤ takulū
togethertoplu olarakمل کر jamīʿan oryahutیا aw separatelyayrı ayrıالگ الگ ashtātan But whenzamanپھر جب fa-idhā you entergirdiğinizداخل ہو تم dakhaltum housesevlereگھروں میں buyūtan then greetselam verin;تو سلام کرو fasallimū [on]kendinizeپر ʿalā yourselvesاپنے نفسوں (پر) anfusikum
a greeting(bir yaşam) dileğiyleدعائے خیر ہے۔ تحفہ ہے taḥiyyatan fromtarafındanسے min fromطرف سے ʿindi Allahاللہ کی (طرف سے)۔ اللہ کے (پاس سے) l-lahi blessedbereketliبابرکت ہے mubārakatan (and) goodgüzelپاکیزہ ہے ṭayyibatan Thusişte böyleاسی طرح kadhālika
Allah makes clearaçıklıyorبیان فرماتا ہے yubayyinu Allah makes clearAllahاللہ l-lahu for yousizeتمہارے لیے lakumu the Versesayetleriآیات کو l-āyāti so that you mayumulur kiتاکہ تم laʿallakum understandaklınızı kullanırsınızتم عقل سے کام لو taʿqilūna٦١
٣٥٩
‹ 357page 358 of the printed Mushaf359 ›