فَلَمَّا تَرٰٓءَا ٱلۡجَمۡعَانِ قَالَ أَصۡحَـٰبُ مُوسَىٰٓ إِنَّا لَمُدۡرَكُونَ ٦١

Then whenne zaman kiپھر جبfalammāsaw each otherbirbirini görünceآمنے سامنے ہوئیںtarāāthe two hostsiki toplulukدو جماعتیںl-jamʿānisaiddedi(ler)کہنے لگےqāla(the) companionsadamlarıساتھیaṣḥābu(of) MusaMusa'nınموسیٰ کےmūsāIndeed, weşüphesiz bizبیشک ہمinnā(are) surely to be overtakenişte yakalandıkالبتہ پالیے جانے والے ہیںlamud'rakūna

61 And when the two companies saw one another, the companions of Moses said, "Indeed, we are to be overtaken!"

61 İki topluluk birbirini gördüğünde, Musa'nın adamları: "İşte yakalandık" dediler.

61 İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın adamları "Eyvah, yakalandık! dediler.

61 جب دونوں جماعتیں آمنے سامنے ہوئیں تو موسیٰ کے ساتھی کہنے لگے کہ ہم تو پکڑ لئے گئے

61 جب دونوں گروہوں کا آمنا سامنا ہوا تو موسیٰؑ کے ساتھی چیخ اٹھے کہ "ہم تو پکڑے گئے"

قَالَ كَلَّآ‌ۖ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهۡدِينِ ٦٢

He said(Musa) dediکہاqālaNayhayırہرگز نہیںkallāindeedşüphesizبیشکinnawith mebenimle beraberdirمیرے ساتھmaʿiya(is) my LordRabbimمیرا ر ب ہےrabbīHe will guide mebana yol gösterecektirعنقریب رہنمائی کرے گا میریsayahdīni

62 [Moses] said, "No! Indeed, with me is my Lord; He will guide me."

62 Musa: "Hayır; Rabbim benimle beraberdir, bana elbette yol gösterecektir" dedi.

62 Musa: "Hayır, aslâ! dedi, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yolunu gösterecektir."

62 موسیٰ نے کہا ہرگز نہیں میرا پروردگار میرے ساتھ ہے وہ مجھے رستہ بتائے گا

62 موسیٰؑ نے کہا”ہر گز نہیں۔ میرے ساتھ میرا ربّ ہے۔ وہ ضرور میری رہنمائی فرمائے گا۔“ 1

فَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡبَحۡرَ‌ۖ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرۡقٍ كَٱلطَّوۡدِ ٱلۡعَظِيمِ ٦٣

Then We inspireddiye vahyettikتو وحی کی ہم نےfa-awḥaynātoMusa'yaطرفilāMusaموسیٰ کےmūsā[that]vurکہaniStrikeمارiḍ'ribwith your staffdeğneğinleاپنے عصا کوbiʿaṣākathe seadenizeسمندر پرl-baḥraSo it partedsonra yarıldıتو وہ پھٹ گیاfa-infalaqaand becameve olduپھر ہوگیاfakānaeachherہرkullupartbölümٹکڑاfir'qinlike the mountainbir dağ gibiعالیشان پہاڑ کی طرحkal-ṭawdi[the] greatkocamanبڑےl-ʿaẓīmi

63 Then We inspired to Moses, "Strike with your staff the sea," and it parted, and each portion was like a great towering mountain.

63 Bunun üzerine Biz Musa'ya: "Değneğinle denize vur" diye vahyettik. Hemen deniz ikiye ayrıldı, her parçası yüce bir dağ gibiydi.

63 Bunun üzerine Musa'ya "Vur asân ile denize" diye vahyettik; vurunca bir infilak etti, her bölük koca bir dağ gibi oluverdi,

63 اس وقت ہم نے موسیٰ کی طرف وحی بھیجی کہ اپنی لاٹھی دریا پر مارو۔ تو دریا پھٹ گیا۔ اور ہر ایک ٹکڑا (یوں) ہوگیا (کہ) گویا بڑا پہاڑ (ہے)

63 ہم نے موسیٰؑ کو وحی کے ذریعہ سے حکم دیا کہ”ماراپنا عصا سمندر پر۔“ یکایک سمندر پھٹ گیا اور اس کا ہر ٹکڑا ایک عظیم الشان پہاڑ کی طرح ہو گیا۔ 1

وَأَزۡلَفۡنَا ثَمَّ ٱلۡأَخَرِينَ ٦٤

And We brought nearve yaklaştırdıkاور قریب کردیا ہم نےwa-azlafnāthereburayaاس جگہthammathe othersötekileriدوسروں کوl-ākharīna

64 And We advanced thereto the pursuers.

64 İşte oraya, geridekileri de yaklaştırdık.

64 Ötekilerini de buraya yanaştırıvermiştik.

64 اور دوسروں کو وہاں ہم نے قریب کردیا

64 اُسی جگہ ہم دُوسرے گروہ کو بھی قریب لے آئے۔ 1

وَأَنجَيۡنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَجۡمَعِينَ ٦٥

And We savedve kurtardıkاور نجات دی ہم نےwa-anjaynāMusaMusa'yıموسیٰ کوmūsāand whove olanlarıاور جوwaman(were) with himberaberindeاس کے ساتھ تھےmaʿahuallhepsiniسب کے سبajmaʿīna

65 And We saved Moses and those with him, all together.

65 Musa ve beraberinde bulunanların hepsini kurtardık.

65 Musa ve beraberindekilerin hepsini kurtardık,

65 اور موسیٰ اور ان کے ساتھ والوں کو تو بچا لیا

65 موسیٰؑ اور اُن سب لوگوں کو جو اس کے ساتھ تھے، ہم نے بچا لیا

ثُمَّ أَغۡرَقۡنَا ٱلۡأَخَرِينَ ٦٦

ThensonraپھرthummaWe drownedboğdukغرق کردیا ہم نےaghraqnāthe othersötekileriniدوسروں کوl-ākharīna

66 Then We drowned the others.

66 Öbürlerini suda boğduk.

66 Sonra da ötekileri suda boğduk.

66 پھر دوسروں کو ڈبو دیا

66 اور دوسروں کو غرق کر دیا

إِنَّ فِى ذٰلِكَ لَأَيَةً‌ۖ وَمَا كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّؤۡمِنِينَ ٦٧

Indeedmuhakkak kiبیشکinnainvardırاس میںthatbundaالبتہdhālikasurely (is) a Signbir ibretایک نشانی ہےlaāyatanbut notamaاور نہwamāareçoklarıتھےkānamost of themان میں سے اکثرaktharuhumbelieversinanmazlarایمان لانے والےmu'minīna

67 Indeed in that is a sign, but most of them were not to be believers.

67 Bunda şüphesiz ders vardır, ama çoğu inanmamıştır.

67 Şüphesiz bunda bir âyet (ibret) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.

67 بےشک اس (قصے) میں نشانی ہے۔ لیکن یہ اکثر ایمان لانے والے نہیں

67 اس واقعہ میں ایک نشانی ہے 1 ،مگر اِن لوگوں میں سے اکثر ماننے والے نہیں ہیں

وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ٦٨

And indeedve şüphesizاور بیشکwa-innayour LordRabbinرب تیراrabbakasurely HeO'durالبتہ وہlahuwa(is) the All-Mightyüstün olanزبردستl-ʿazīzuthe Most Mercifulmerhamet edenرحم فرمانے والا ہےl-raḥīmu

68 And indeed, your Lord - He is the Exalted in Might, the Merciful.

68 Doğrusu Rabbin, güçlü olandır, merhamet edendir.

68 Ve şüphesiz, işte o Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

68 اور تمہارا پروردگار تو غالب (اور) مہربان ہے

68 اور حقیقت یہ ہے کہ تیرا رب زبردست بھی ہے اور رحیم بھی

وَٱتۡلُ عَلَيۡهِمۡ نَبَأَ إِبۡرٰهِيمَ ٦٩

And reciteokuاور پڑھ سنائیےwa-ut'luto themonlaraان کوʿalayhim(the) newshaberiniخبرnaba-a(of) Ibrahimİbrahim'inابراہیم کیib'rāhīma

69 And recite to them the news of Abraham,

69 Onlara İbrahim'in kıssasını anlat.

69 (Resulüm!) onlara İbrahim'in kıssasını da naklet.

69 اور ان کو ابراہیم کا حال پڑھ کر سنا دو

69 اور اِنہیں ابراہیمؑ کا قصہ سُناوٴ 1

إِذۡ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوۡمِهِۦ مَا تَعۡبُدُونَ ٧٠

Whenhaniجبidhhe saiddemiştiاس نے کہاqālato his fatherbabasınaاپنے باپ سےli-abīhiand his peopleve kavmineاور اپنی قوم سےwaqawmihiWhatneye?کس چیز کی(do) you worshiptapıyorsunuzتم عبادت کرتے ہوtaʿbudūna

70 When he said to his father and his people, "What do you worship?"

70 İbrahim, babasına ve milletine: "Nelere tapıyorsunuz?" demişti.

70 Hani o, babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demişti.

70 جب انہوں نے اپنے باپ اور اپنی قوم کے لوگوں سے کہا کہ تم کس چیز کو پوجتے ہو

70 جبکہ اس نے اپنے باپ اور اپنی قوم سے پُوچھا تھا کہ”یہ کیا چیزیں ہیں جن کو تم پُوجتے ہو؟“ 1

قَالُواۡ نَعۡبُدُ أَصۡنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَـٰكِفِينَ ٧١

They saiddedilerانہوں نے کہاqālūWe worshiptapıyoruzہم عبادت کرتے ہیںnaʿbuduidolsputlaraبتوں کیaṣnāmanso we will remainduruyoruzتو ہم ہمیشہ رہتے ہیںfanaẓalluto themonların önündeان کے لیےlahādevotedibadeteجم کر عبادت کرنے والےʿākifīna

71 They said, "We worship idols and remain to them devoted."

71 "Putlara tapıyoruz, onlara bağlanıp duruyoruz" demişlerdi.

71 "Birtakım putlara taparız da onlar sayesinde toplanırız" dediler.

71 وہ کہنے لگے کہ ہم بتوں کو پوجتے ہیں اور ان کی پوجا پر قائم ہیں

71 انہوں نے جواب دیا”کچھ بُت ہیں جن کی ہم پُوجا کرتے ہیں اور انہی کی سیوا میں ہم لگے رہتے ہیں۔“ 1

قَالَ هَلۡ يَسۡمَعُونَكُمۡ إِذۡ تَدۡعُونَ ٧٢

He saiddedi kiاس نے کہاqālaDoonlar sizi işitiyorlarmı?کیاhalthey hear youوہ سنتے ہیں تم کوyasmaʿūnakumwhenzamanجبidhyou calldu'a ettiğinizتم پکارتے ہوtadʿūna

72 He said, "Do they hear you when you supplicate?

72 İbrahim: "Çağırdığınız zaman sizi duyarlar veya size bir fayda ve zarar verirler mi?" demişti.

72 İbrahim "Peki, dedi, yalvardığınızda onlar sizi işitiyorlar mı?"

72 ابراہیم نے کہا کہ جب تم ان کو پکارتے ہو تو کیا وہ تمہاری آواز کو سنتے ہیں؟

72 اس نے پوچھا "کیا یہ تمہاری سنتے ہیں جب تم انہیں پکارتے ہو؟

أَوۡ يَنفَعُونَكُمۡ أَوۡ يَضُرُّونَ ٧٣

Oryahutیاaw(do) they benefit yousize fayda verebiliyorlar (mı?)نفع دیتے ہیں تم کوyanfaʿūnakumorveyaیاawthey harm (you)zarar verebiliyorlar( mı)?نقصان دیتے ہیںyaḍurrūna

73 Or do they benefit you, or do they harm?"

73 İbrahim: "Çağırdığınız zaman sizi duyarlar veya size bir fayda ve zarar verirler mi?" demişti.

73 "Veya size fayda veya zararları olur mu?"

73 یا تمہیں کچھ فائدے دے سکتے یا نقصان پہنچا سکتے ہیں؟

73 یا یہ تمہیں کچھ نفع یا نقصان پہنچاتے ہیں؟"

قَالُواۡ بَلۡ وَجَدۡنَآ ءَابَآءَنَا كَذٰلِكَ يَفۡعَلُونَ ٧٤

They saiddedilerانہوں نے کہاqālūNayhayırبلکہbalbut we foundbuldukپایا ہم نےwajadnāour forefathersbabalarımızıاپنے آباؤ اجداد کوābāanālike that böyleاسی طرحkadhālikadoingyaparlarkenوہ کرتے تھےyafʿalūna

74 They said, "But we found our fathers doing thus."

74 "Hayır ama, babalarımızı da bu şekilde ibadet ederken bulduk" demişlerdi.

74 "Yok, dediler, ama biz babalarımızı böyle yapar bulduk."

74 انہوں نے کہا (نہیں) بلکہ ہم نے اپنے باپ دادا کو اسی طرح کرتے دیکھا ہے

74 انہوں نے جواب دیا”نہیں، بلکہ ہم نے اپنے باپ دادا کو ایسا ہی کرتے پایا ہے۔“ 1

قَالَ أَفَرَءَيۡتُم مَّا كُنتُمۡ تَعۡبُدُونَ ٧٥

He saiddediکہاqālaDo you seegördünüz mü?کیا بھلا دیا تم نےafara-aytumwhatneyeجن کیyou have beentapıyorsunuzہو تمkuntumworshippingتم عبادت کرتےtaʿbudūna

75 He said, "Then do you see what you have been worshipping,

75 İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

75 İbrahim dedi ki: "İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?"

75 ابراہیم نے کہا کیا تم نے دیکھا کہ جن کو تم پوجتے رہے ہو

75 اس پر ابراہیمؑ نے کہا "کبھی تم نے (آنکھیں کھول کر) اُن چیزوں کو دیکھا بھی جن کی بندگی تم

أَنتُمۡ وَءَابَآؤُكُمُ ٱلۡأَقۡدَمُونَ ٧٦

Yousizتمantumand your forefathersve atalarınızاور تمہاراباپ داداwaābāukumuand your forefatherseskiپہلےl-aqdamūna

76 You and your ancient forefathers?

76 İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

76 İbrahim dedi ki: "İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?"

76 تم بھی اور تمہارے اگلے باپ دادا بھی

76 اور تمہارے پچھلے باپ دادا بجا لاتے رہے؟ 1

فَإِنَّهُمۡ عَدُوٌّ لِّىٓ إِلَّا رَبَّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ٧٧

Indeed, theyonlarتو بیشک وہfa-innahum(are) enemiesdüşmanımdırدشمن ہیںʿaduwwunto mebenimمیرےexceptyalnız hariçسوائےillā(the) LordRabbiربrabba(of) the worldsalemlerinالعالمین کےl-ʿālamīna

77 Indeed, they are enemies to me, except the Lord of the worlds,

77 İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

77 "Hep onlar benim düşmanımdır; ancak âlemlerin Rabbi (benim dostumdur)"

77 وہ میرے دشمن ہیں۔ مگر خدائے رب العالمین (میرا دوست ہے)

77 میرے تو یہ سب دشمن ہیں 1 ، بجز ایک ربّ العالمین 2 کے

ٱلَّذِى خَلَقَنِى فَهُوَ يَهۡدِينِ ٧٨

The One Whobeni yaratanوہ ذاتalladhīcreated meجس نے پیدا کیاkhalaqanīand HeO'durپس وہfahuwaguides mebana yol gösterenہدایت دیتا ہے مجھ کوyahdīni

78 Who created me, and He [it is who] guides me.

78 İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

78 "O ki, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir,"

78 جس نے مجھے پیدا کیا ہے اور وہی مجھے رستہ دکھاتا ہے

78 جس نے مجھے پیدا کیا 1 ، پھر وہی میری رہنمائی فرماتا ہے

وَٱلَّذِى هُوَ يُطۡعِمُنِى وَيَسۡقِينِ ٧٩

And the One Whoveاور وہ ربwa-alladhī[He]O'durجوhuwagives me foodbana yedirenکھلاتا ہے مجھ کوyuṭ'ʿimunīand gives me drinkve içirenاور وہ پلاتا ہے مجھ کوwayasqīni

79 And it is He who feeds me and gives me drink.

79 İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

79 "Beni yediren, içirendir,"

79 اور وہ جو مجھے کھلاتا اور پلاتا ہے

79 جو مجھے کھلاتا اور پلاتا ہے

وَإِذَا مَرِضۡتُ فَهُوَ يَشۡفِينِ ٨٠

And whenve zamanاور جبwa-idhāI am illhastalandığımمیں بیمار ہوتا ہوںmariḍ'tuthen HeO'durتو وہیfahuwacures mebana şifa verenشفا دیتا ہے مجھ کوyashfīni

80 And when I am ill, it is He who cures me

80 İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

80 "Hastalandığım zaman bana O, şifâ verir."

80 اور جب میں بیمار پڑتا ہوں تو مجھے شفا بخشتا ہے

80 اور جب بیمار ہو جاتا ہوں تو وہی مجھے شفا دیتا ہے۔ 1

وَٱلَّذِى يُمِيتُنِى ثُمَّ يُحۡيِينِ ٨١

And the One WhoO'durاور وہ ربwa-alladhīwill cause me to diebeni öldürecek olanموت دے گا مجھ کوyumītunīthensonraپھرthummahe will give me lifediriltecek olanزندہ کرے گا مجھ کوyuḥ'yīni

81 And who will cause me to die and then bring me to life

81 İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

81 "O ki, benim canımı alacak, sonra diriltecektir. "

81 اور جو مجھے مارے گا اور پھر زندہ کرے گا

81 جو مجھے موت دے گا اور پھر دوبارہ مجھ کو زندگی بخشے گا

وَٱلَّذِىٓ أَطۡمَعُ أَن يَغۡفِرَ لِى خَطِيٓــَٔتِى يَوۡمَ ٱلدِّينِ ٨٢

And the One Who ve O'durاور وہ ربwa-alladhīI hopeumduğumمیں طمع رکھتا ہوںaṭmaʿuthatafftmesiniکہanHe will forgiveوہ بخش دےyaghfirafor mebeniمیرے لیےmy faultshatamıمیری خطاkhaṭīatī(on the) Daygünüدنyawma(of) the Judgmentdin (ceza)قیامت کےl-dīni

82 And who I aspire that He will forgive me my sin on the Day of Recompense."

82 İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

82 "Ve hesap günü, hatamı bağışlayacağını umduğumdur."

82 اور وہ جس سے میں امید رکھتا ہوں کہ قیامت کے دن میرے گناہ بخشے گا

82 اور جس سے میں اُمید رکھتا ہوں کہ روزِ جزا میں وہ میری خطا معاف فرما دے گا۔“ 1

رَبِّ هَبۡ لِى حُكۡمًا وَأَلۡحِقۡنِى بِٱلصَّـٰلِحِينَ ٨٣

My LordRabbimاے میرے ربrabbiGrantverعطا کرhab[for] mebanaمجھ کوwisdomhükümحکمḥuk'manand join meve beni katاور ملا دے مجھ کوwa-alḥiq'nīwith the righteousSalihler arasınaنیک لوگوں کے ساتھbil-ṣāliḥīna

83 [And he said], "My Lord, grant me authority and join me with the righteous.

83 İbrahim: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.

83 "Ya Rab! Bana hikmet (hüküm) ver ve beni iyiler (zümresin)e kat."

83 اے پروردگار مجھے علم ودانش عطا فرما اور نیکوکاروں میں شامل کر

83 (اِس کے بعد ابراہیمؑ نے دُعا کی)”اے میرے ربّ، مجھے حکم عطا کر۔ 1 اور مجھ کو صالحوں کے ساتھ مِلا۔ 2

Surah 26 / Ash-Shu'ara / The Poets سورة الشعراء 371
Then whenne zaman kiپھر جب falammā saw each otherbirbirini görünceآمنے سامنے ہوئیں tarāā the two hostsiki toplulukدو جماعتیں l-jamʿāni saiddedi(ler)کہنے لگے qāla (the) companionsadamlarıساتھی aṣḥābu (of) MusaMusa'nınموسیٰ کے mūsā Indeed, weşüphesiz bizبیشک ہم innā (are) surely to be overtakenişte yakalandıkالبتہ پالیے جانے والے ہیں lamud'rakūna٦١ He said(Musa) dediکہا qāla
Nayhayırہرگز نہیں kallā indeedşüphesizبیشک inna with mebenimle beraberdirمیرے ساتھ maʿiya (is) my LordRabbimمیرا ر ب ہے rabbī He will guide mebana yol gösterecektirعنقریب رہنمائی کرے گا میری sayahdīni٦٢ Then We inspireddiye vahyettikتو وحی کی ہم نے fa-awḥaynā toMusa'yaطرف ilā Musaموسیٰ کے mūsā [that]vurکہ ani Strikeمار iḍ'rib
with your staffdeğneğinleاپنے عصا کو biʿaṣāka the seadenizeسمندر پر l-baḥra So it partedsonra yarıldıتو وہ پھٹ گیا fa-infalaqa and becameve olduپھر ہوگیا fakāna eachherہر kullu partbölümٹکڑا fir'qin like the mountainbir dağ gibiعالیشان پہاڑ کی طرح kal-ṭawdi [the] greatkocamanبڑے l-ʿaẓīmi٦٣
And We brought nearve yaklaştırdıkاور قریب کردیا ہم نے wa-azlafnā thereburayaاس جگہ thamma the othersötekileriدوسروں کو l-ākharīna٦٤ And We savedve kurtardıkاور نجات دی ہم نے wa-anjaynā MusaMusa'yıموسیٰ کو mūsā and whove olanlarıاور جو waman (were) with himberaberindeاس کے ساتھ تھے maʿahu allhepsiniسب کے سب ajmaʿīna٦٥
Thensonraپھر thumma We drownedboğdukغرق کردیا ہم نے aghraqnā the othersötekileriniدوسروں کو l-ākharīna٦٦ Indeedmuhakkak kiبیشک inna invardırاس میں thatbundaالبتہ dhālika surely (is) a Signbir ibretایک نشانی ہے laāyatan but notamaاور نہ wamā areçoklarıتھے kāna most of themان میں سے اکثر aktharuhum
believersinanmazlarایمان لانے والے mu'minīna٦٧ And indeedve şüphesizاور بیشک wa-inna your LordRabbinرب تیرا rabbaka surely HeO'durالبتہ وہ lahuwa (is) the All-Mightyüstün olanزبردست l-ʿazīzu the Most Mercifulmerhamet edenرحم فرمانے والا ہے l-raḥīmu٦٨ And reciteokuاور پڑھ سنائیے wa-ut'lu to themonlaraان کو ʿalayhim
(the) newshaberiniخبر naba-a (of) Ibrahimİbrahim'inابراہیم کی ib'rāhīma٦٩ Whenhaniجب idh he saiddemiştiاس نے کہا qāla to his fatherbabasınaاپنے باپ سے li-abīhi and his peopleve kavmineاور اپنی قوم سے waqawmihi Whatneye?کس چیز کی (do) you worshiptapıyorsunuzتم عبادت کرتے ہو taʿbudūna٧٠ They saiddedilerانہوں نے کہا qālū
We worshiptapıyoruzہم عبادت کرتے ہیں naʿbudu idolsputlaraبتوں کی aṣnāman so we will remainduruyoruzتو ہم ہمیشہ رہتے ہیں fanaẓallu to themonların önündeان کے لیے lahā devotedibadeteجم کر عبادت کرنے والے ʿākifīna٧١ He saiddedi kiاس نے کہا qāla Doonlar sizi işitiyorlarmı?کیا hal they hear youوہ سنتے ہیں تم کو yasmaʿūnakum whenzamanجب idh
you calldu'a ettiğinizتم پکارتے ہو tadʿūna٧٢ Oryahutیا aw (do) they benefit yousize fayda verebiliyorlar (mı?)نفع دیتے ہیں تم کو yanfaʿūnakum orveyaیا aw they harm (you)zarar verebiliyorlar( mı)?نقصان دیتے ہیں yaḍurrūna٧٣ They saiddedilerانہوں نے کہا qālū Nayhayırبلکہ bal but we foundbuldukپایا ہم نے wajadnā our forefathersbabalarımızıاپنے آباؤ اجداد کو ābāanā
like that böyleاسی طرح kadhālika doingyaparlarkenوہ کرتے تھے yafʿalūna٧٤ He saiddediکہا qāla Do you seegördünüz mü?کیا بھلا دیا تم نے afara-aytum whatneyeجن کی you have beentapıyorsunuzہو تم kuntum worshippingتم عبادت کرتے taʿbudūna٧٥ Yousizتم antum
and your forefathersve atalarınızاور تمہاراباپ دادا waābāukumu and your forefatherseskiپہلے l-aqdamūna٧٦ Indeed, theyonlarتو بیشک وہ fa-innahum (are) enemiesdüşmanımdırدشمن ہیں ʿaduwwun to mebenimمیرے exceptyalnız hariçسوائے illā (the) LordRabbiرب rabba (of) the worldsalemlerinالعالمین کے l-ʿālamīna
٧٧ The One Whobeni yaratanوہ ذات alladhī created meجس نے پیدا کیا khalaqanī and HeO'durپس وہ fahuwa guides mebana yol gösterenہدایت دیتا ہے مجھ کو yahdīni٧٨ And the One Whoveاور وہ رب wa-alladhī [He]O'durجو huwa gives me foodbana yedirenکھلاتا ہے مجھ کو yuṭ'ʿimunī and gives me drinkve içirenاور وہ پلاتا ہے مجھ کو wayasqīni
٧٩ And whenve zamanاور جب wa-idhā I am illhastalandığımمیں بیمار ہوتا ہوں mariḍ'tu then HeO'durتو وہی fahuwa cures mebana şifa verenشفا دیتا ہے مجھ کو yashfīni٨٠ And the One WhoO'durاور وہ رب wa-alladhī will cause me to diebeni öldürecek olanموت دے گا مجھ کو yumītunī thensonraپھر thumma
he will give me lifediriltecek olanزندہ کرے گا مجھ کو yuḥ'yīni٨١ And the One Who ve O'durاور وہ رب wa-alladhī I hopeumduğumمیں طمع رکھتا ہوں aṭmaʿu thatafftmesiniکہ an He will forgiveوہ بخش دے yaghfira for mebeniمیرے لیے my faultshatamıمیری خطا khaṭīatī (on the) Daygünüدن yawma (of) the Judgmentdin (ceza)قیامت کے l-dīni
٨٢ My LordRabbimاے میرے رب rabbi Grantverعطا کر hab [for] mebanaمجھ کو wisdomhükümحکم ḥuk'man and join meve beni katاور ملا دے مجھ کو wa-alḥiq'nī with the righteousSalihler arasınaنیک لوگوں کے ساتھ bil-ṣāliḥīna٨٣
٣٧١
‹ 369page 370 of the printed Mushaf371 ›