قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِن جَعَلَ ٱللَّهُ عَلَيۡكُمُ ٱلَّيۡلَ سَرۡمَدًا إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَـٰمَةِ مَنۡ إِلَـٰهٌ غَيۡرُ ٱللَّهِ يَأۡتِيكُم بِضِيَآءٍ‌ۖ أَفَلَا تَسۡمَعُونَ ٧١

Sayde kiکہہ دیجئےqulHave you seengördünüz mü?کیا غور کیا تم نےara-aytumifeğerاگرinAllah madekılsaکردےjaʿalaAllah madeAllahاللہl-lahufor youüzerinizeتم پرʿalaykumuthe nightgeceyiراتal-laylacontinuoussürekliہمیشہ/دائمیsarmadantillgününe kadarتکilā(the) Dayدنyawmi(of) the Resurrectionkıyametقیامت کےl-qiyāmatiwhokimdir?کوئیman(is the) godtanrıالٰہ ہوگاilāhunbesidesbaşkaسواghayruAllahAllah'tanاللہ کےl-lahiwho could bring yousize getirecekجو لائے تمہارے پاسyatīkumlightışıkایک روشنیbiḍiyāinThen will notişitmiyor musunuz?کیا بھلا نہیںafalāyou hearتم سنتے ہوtasmaʿūna

71 Say, "Have you considered: if Allah should make for you the night continuous until the Day of Resurrection, what deity other than Allah could bring you light? Then will you not hear?"

71 De ki: "Söyler misiniz? Eğer Allah geceyi üzerinize kıyamete kadar uzatsaydı, Allah'tan başka hangi tanrı size bir ışık getirebilir? Dinlemez misiniz?"

71 (Resulüm!) De ki: "Düşündünüz mü hiç, eğer Allah üzerinizde geceyi tâ kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah'tan başka size ışık getirecek tanrı kimdir? Hâlâ işitmeyecek misiniz?"

71 کہو بھلا دیکھو تو اگر خدا تم پر ہمیشہ قیامت کے دن تک رات (کی تاریکی) کئے رہے تو خدا کے سوا کون معبود ہے ہے جو تم کو روشنی لا دے تو کیا تم سنتے نہیں؟

71 اے نبیؐ، اِن سے کہو کبھی تم لوگوں نے غور کیا کہ اگر اللہ قیامت تک تم پر ہمیشہ کے لیے رات طاری کر دے تو اللہ کے سوا وہ کونسا معبود ہے جو تمہیں روشنی لا دے؟ کیا تم سُنتے نہیں ہو؟

قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِن جَعَلَ ٱللَّهُ عَلَيۡكُمُ ٱلنَّهَارَ سَرۡمَدًا إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَـٰمَةِ مَنۡ إِلَـٰهٌ غَيۡرُ ٱللَّهِ يَأۡتِيكُم بِلَيۡلٍ تَسۡكُنُونَ فِيهِ‌ۖ أَفَلَا تُبۡصِرُونَ ٧٢

Sayde kiکہہ دیجئےqulHave you seenbaksanızaکیا تم نے غور کیاara-aytumifeğerاگرinAllah madekılsaکردےjaʿalaAllah madeAllahاللہl-lahufor youüzerinizeتم پرʿalaykumuthe daygündüzüدن کوl-nahāracontinuoussürekliہمیشہsarmadantillgününe kadarتکilā(the) Dayدن تکyawmi(of) the Resurrectionkıyametقیامت کےl-qiyāmatiwhokimdir?کونman(is the) godtanrıالٰہ ہوگاilāhunbesidesbaşkaسواghayruAllahAllah'tanاللہ کےl-lahiwho could bring yousize getirecekجو لائے گا تمہارے پاسyatīkumnightgeceyiراتbilaylin(for) you (to) restdinleneceğinizتم سکون پاسکو گےtaskunūnain itondaاس میںfīhiThen will notgörmüyor musunuz?کیا پھر نہیںafalāyou seeتم دیکھتےtub'ṣirūna

72 Say, "Have you considered: if Allah should make for you the day continuous until the Day of Resurrection, what deity other than Allah could bring you a night in which you may rest? Then will you not see?"

72 De ki: "Söyleyin: Eğer Allah gündüzü üzerinize kıyamete kadar uzatsaydı, Allah'tan başka hangi tanrı, içinde istirahat edeceğiniz geceyi size getirebilir? Görmez misiniz?"

72 De ki: "Haber verin bakayım, eğer Allah üzerinizde gündüzü ta kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah'tan başka, istirahat edeceğiniz geceyi size getirecek tanrı kimdir? Hâlâ görmeyecek misiniz?"

72 کہو تو بھلا دیکھو تو اگر خدا تم پر ہمیشہ قیامت تک دن کئے رہے تو خدا کے سوا کون معبود ہے کہ تم کو رات لا دے جس میں تم آرام کرو۔ تو کیا تم دیکھتے نہیں؟

72 اِن سے پوچھو، کبھی تم نے سوچا کہ اگر اللہ قیامت تک تم پر ہمیشہ کے لیے دن طاری کر دے تو اللہ کے سوا وہ کونسا معبُود ہے جو تمہیں رات لا دے تاکہ تم اس میں سکون حاصل کر سکو؟ کیا تم کو سُوجھتا نہیں؟

وَمِن رَّحۡمَتِهِۦ جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيۡلَ وَٱلنَّهَارَ لِتَسۡكُنُواۡ فِيهِ وَلِتَبۡتَغُواۡ مِن فَضۡلِهِۦ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ ٧٣

And fromrahmetinden dolayıاور سےwaminHis Mercyاس کی رحمت (میں سے )raḥmatihiHe madevar ettiہے اس نے بنایاjaʿalafor yousizin içinتمہارے لئےlakumuthe nightgeceyiرات کوal-laylaand the dayve gündüzüاور دن کوwal-nahārathat you may restdinlenmeniz içinتاکہ تم سکون پاؤlitaskunūthereinondaاس میںfīhiand that you may seekve aramanız içinاور تاکہ تم تلاش کروwalitabtaghūfromO'nun lutfundanکےminHis Bountyاس کے فضل میں سےfaḍlihiand so that you mayve umulur kiاور تاکہ تمwalaʿallakumbe gratefulşükredersinizتم شکر ادا کروtashkurūna

73 And out of His mercy He made for you the night and the day that you may rest therein and [by day] seek from His bounty and [that] perhaps you will be grateful.

73 Allah dinlenmeniz için geceyi ve lütfedip verdiği rızkı aramanız için gündüzü meydana getirmiştir. Bunlar, O'nun rahmetinden ötürüdür. Belki artık şükredersiniz.

73 Rahmetinden dolayı, Allah, geceyi ve gündüzü yarattı ki geceleyin dinlenesiniz (gündüzün) ise O'nun lütuf ve kereminden (rızkınızı) arayasınız. Umulur ki şükredersiniz.

73 اور اس نے اپنی رحمت سے تمہارے لئے رات کو اور دن کو بنایا تاکہ تم اس میں آرام کرو اور اس میں اس کا فضل تلاش کرو اور تاکہ شکر کرو

73 یہ اسی کی رحمت ہے کہ اس نے تمہارے لیے رات اور دن بنائے تاکہ تم (رات میں) سکون حاصل کرو اور (دن کو) اپنے رب کا فضل تلاش کرو، شاید کہ تم شکر گزار بنو

وَيَوۡمَ يُنَادِيهِمۡ فَيَقُولُ أَيۡنَ شُرَكَآءِىَ ٱلَّذِينَ كُنتُمۡ تَزۡعُمُونَ ٧٤

And (the) Dayve o günاور جس دنwayawmaHe will call themonlara seslenerekوہ پکارے گا ان کوyunādīhimand sayder kiتو کہے گاfayaqūluWherenerede?کہاں ہیںayna(are) My partnersortaklarımمیرے شریکshurakāiyawhomoduklarınıوہ جوalladhīnayou used (to)تھے تمkuntumclaimsandığınız şeylerگمان رکھتےtazʿumūna

74 And [warn of] the Day He will call them and say, "Where are my 'partners' which you used to claim?"

74 O gün Allah onlara seslenir: "Benim ortağım olduklarını iddia ettikleriniz nerededir?" der.

74 Ve hele o gün Allah onları çağırarak: "Benim ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz hani, nerede?" diyecektir.

74 اور جس دن وہ اُن کو پکارے گا اور کہے گا کہ میرے وہ شریک جن کا تمہیں دعویٰ تھا کہاں گئے؟

74 (یاد رکھیں یہ لوگ) وہ دن جبکہ وہ انہیں پکارے گا پھر پوچھے گا "کہاں ہیں میرے وہ شریک جن کا تم گمان رکھتے تھے؟"

وَنَزَعۡنَا مِن كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا فَقُلۡنَا هَاتُواۡ بُرۡهَـٰنَكُمۡ فَعَلِمُوٓاۡ أَنَّ ٱلۡحَقَّ لِلَّهِ وَضَلَّ عَنۡهُم مَّا كَانُواۡ يَفۡتَرُونَ ٧٥

And We will draw forthve çıkarırızاور ہم نکال لائیں گےwanazaʿnāfromher-tenسےmineveryherہرkullinationامت میں (سے)ummatina witnessbir şahidایک گواہshahīdanand We will sayve derizتو ہم کہیں گےfaqul'nāBringgetirinلاؤhātūyour proofdeliliniziاپنی دلیلbur'hānakumThen they will knowbilirler kiتو وہ جان لیں گےfaʿalimūthatkesinlikleبیشکannathe truthgerçekحقl-ḥaqa(is) for AllahAllah'a aittirاللہ ہی کے لئے ہےlillahiand (will be) lostve sapıp giderاور گم ہوجائیں گےwaḍallafrom themkendilerindenان سےʿanhumwhatşeylerجوthey used (to)olduklarıتھے وہkānūinventuyduruyor(lar)وہ گھڑا کرتےyaftarūna

75 And We will extract from every nation a witness and say, "Produce your proof," and they will know that the truth belongs to Allah, and lost from them is that which they used to invent.

75 Her ümmetten bir şahit çıkarır ve "kesin delilinizi ortaya koyun" deriz. O zaman, gerçeğin Allah'a ait olduğunu, uydurduklarının kendilerini bırakıp kaçtığını anlarlar.

75 (O gün) her ümmetten bir şahit çıkarır, "Haydin, kesin delilinizi getirin!" deriz. O zaman bilirler ki, hakikat Allah'a aittir ve uydurageldikleri şeyler (putlar) de kendilerinden ayrılıp kaybolmuşlardır.

75 اور ہم ہر ایک اُمت میں سے گواہ نکال لیں گے پھر کہیں گے کہ اپنی دلیل پیش کرو تو وہ جان لیں گے کہ سچ بات خدا کی ہے اور جو کچھ وہ افتراء کیا کرتے تھے ان سے جاتا رہے گا

75 اور ہم ہر اُمّت میں سے ایک گواہ نکال لائیں گے1 پھر کہیں گے کہ”لاوٴ اب اپنی دلیل۔“2 اس وقت انہیں معلوم ہو جائے گا کہ حق اللہ کی طرف ہے، اور گم ہو جائیں گے ان کے وہ سارے جھُوٹ جو انہوں نے گھڑ رکھے تھے

۞إِنَّ قَـٰرُونَ كَانَ مِن قَوۡمِ مُوسَىٰ فَبَغَىٰ عَلَيۡهِمۡ‌ۖ وَءَاتَيۡنَـٰهُ مِنَ ٱلۡكُنُوزِ مَآ إِنَّ مَفَاتِحَهُۥ لَتَنُوٓأُ بِٱلۡعُصۡبَةِ أُوۡلِى ٱلۡقُوَّةِ إِذۡ قَالَ لَهُۥ قَوۡمُهُۥ لَا تَفۡرَحۡ‌ۖ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلۡفَرِحِينَ ٧٦

IndeedelbetteبیشکinnaQarunKarunقارونqārūnawasidiتھاkānafromkavmindenسےmin(the) peopleقوم (میں سے)qawmi(of) MusaMusa'nınموسیٰ کیmūsābut he oppressedazgınlık ettiتو اس نے ظلم کیاfabaghā[on] themonlara karşıان پرʿalayhimAnd We gave himve ona vermiştikاور عطا کیا ہم نے اس کوwaātaynāhuofhazinelerdenسےminathe treasuresخزانوں میں (سے)l-kunūziwhichkiاس قدرindeedmuhakkakبیشکinna(the) keys of itonun anahtarlarıاس کی کنجیاںmafātiḥahuwould burdenağır geliyorduالبتہ اٹھاتی تھیlatanūua company (of men)bir topluluğaبڑی جماعتbil-ʿuṣ'batipossessors of great strengthsahibiوالیulīpossessors of great strengthkuvvetقوت (والی)l-quwatiWhenhaniجبidhsaiddemişti kiکہا تھاqālato himonaاس کوlahuhis peoplekavmiاس کی قوم نےqawmuhu(Do) notşımarmaنہexultتم اتراؤtafraḥIndeedşüphesizبیشکinnaAllahاللہ تعالیٰl-laha(does) notsevmezنہیںloveپسند کرتاyuḥibbuthe exultantşımarıklarıاترانے والوں کوl-fariḥīna

76 Indeed, Qarun was from the people of Moses, but he tyrannized them. And We gave him of treasures whose keys would burden a band of strong men; thereupon his people said to him, "Do not exult. Indeed, Allah does not like the exultant.

76 Karun, Musa'nın milletindendi; ama onlara karşı azdı. Biz ona, anahtarlarını güçlü bir topluluğun zor taşıdığı hazineler vermiştik. Milleti ona: "Böbürlenme, Allah şüphesiz ki böbürlenenleri sevmez. Allah'ın sana verdiği şeylerde, ahiret yurdunu gözet, dünyadaki payını da unutma; Allah'ın sana yaptığı iyilik gibi, sen de iyilik yap; yeryüzünde bozgunculuk isteme; doğrusu Allah bozguncuları sevmez" demişlerdi.

76 Karun, Musa'nın kavminden idi de, onlara karşı azgınlık etmişti. Biz ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarlarını güçlü kuvvetli bir topluluk zor taşırdı. Kavmi ona demişti ki: "Şımarma! Bil ki Allah şımarıkları sevmez."

76 قارون موسٰی کی قوم میں سے تھا اور ان پر تعدّی کرتا تھا۔ اور ہم نے اس کو اتنے خزانے دیئے تھے کہ اُن کی کنجیاں ایک طاقتور جماعت کو اُٹھانی مشکل ہوتیں جب اس سے اس کی قوم نے کہا کہ اترائیے مت۔ کہ خدا اترانے والوں کو پسند نہیں کرتا

76 یہ ایک واقعہ ہے1 کہ قارون موسیٰؑ کی قوم کا ایک شخص تھا، پھر وہ اپنی قوم کے خلاف سرکش ہوگیا۔2 اور ہم نے اس کو اتنے خزانے دے رکھے تھے کہ ان کی کنجیاں طاقت ور آدمیوں کی ایک جماعت مشکل سے اُٹھا سکتی تھی۔3 ایک دفعہ جب اس کی قوم کے لوگوں نے اس سے کہا ”پھُول نہ جا، اللہ پھُولنے والوں کو پسند نہیں کرتا

وَٱبۡتَغِ فِيمَآ ءَاتَـٰكَ ٱللَّهُ ٱلدَّارَ ٱلۡأَخِرَةَ‌ۖ وَلَا تَنسَ نَصِيبَكَ مِنَ ٱلدُّنۡيَا‌ۖ وَأَحۡسِن كَمَآ أَحۡسَنَ ٱللَّهُ إِلَيۡكَ‌ۖ وَلَا تَبۡغِ ٱلۡفَسَادَ فِى ٱلۡأَرۡضِ‌ۖ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلۡمُفۡسِدِينَ ٧٧

But seekve iste (ara)اور حاصل کروwa-ib'taghithrough whatiçindeاس میں جوfīmāAllah has given yousana verdiğiدیا تجھ کوātākaAllah has given youAllah'ınاللہ نےl-lahuthe homeyurdunuگھرl-dāra(of) the Hereafterahiretآخرت کاl-ākhirataand (do) notveاور نہwalāforgetunutmaتم بھولوtansayour sharenasibiniاپنا حصہnaṣībakaofdünyadanسےminathe worldدنیا میں (سے)l-dun'yāAnd do goodve iyilik etاور احسان کروwa-aḥsinasgibiجیسا کہkamāAllah has been goodiyilik ettiğiاحسان کیاaḥsanaAllah has been goodAllah'ınاللہ نےl-lahuto yousanaتمہاری طرفilaykaAnd (do) notveاور نہwalāseekistemeتم چاہوtabghicorruptionbozgunculukفسادl-fasādainyeryüzündeمیںthe earthزمین (میں)l-arḍiIndeedçünküبیشکinnaAllahاللہ تعالیٰl-laha(does) notsevmezنہیںloveپسند کرتاyuḥibbuthe corruptersbozguncularıفساد کرنے والوں کوl-muf'sidīna

77 But seek, through that which Allah has given you, the home of the Hereafter; and [yet], do not forget your share of the world. And do good as Allah has done good to you. And desire not corruption in the land. Indeed, Allah does not like corrupters."

77 Karun, Musa'nın milletindendi; ama onlara karşı azdı. Biz ona, anahtarlarını güçlü bir topluluğun zor taşıdığı hazineler vermiştik. Milleti ona: "Böbürlenme, Allah şüphesiz ki böbürlenenleri sevmez. Allah'ın sana verdiği şeylerde, ahiret yurdunu gözet, dünyadaki payını da unutma; Allah'ın sana yaptığı iyilik gibi, sen de iyilik yap; yeryüzünde bozgunculuk isteme; doğrusu Allah bozguncuları sevmez" demişlerdi.

77 "Allah'ın sana verdiğinden (O'nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu gözet, ama dünyadan da nasibini unutma! Allah'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları sevmez."

77 اور جو (مال) تم کو خدا نے عطا فرمایا ہے اس سے آخرت کی بھلائی طلب کیجئے اور دنیا سے اپنا حصہ نہ بھلائیے اور جیسی خدا نے تم سے بھلائی کی ہے (ویسی) تم بھی (لوگوں سے) بھلائی کرو۔ اور ملک میں طالب فساد نہ ہو۔ کیونکہ خدا فساد کرنے والوں کو دوست نہیں رکھتا

77 جو مال اللہ نے تجھے دیا ہے اس سے آخرت کا گھر بنانے کی فکر کر اور دُنیا میں سے بھی اپنا حصہ فراموش نہ کر احسان کر جس طرح اللہ نے تیرے ساتھ احسان کیا ہے اور زمین میں فساد برپا کرنے کی کوشش نہ کر، اللہ مفسدوں کو پسند نہیں کرتا"

Surah 28 / Al-Qasas / The Stories سورة القصص 395
Sayde kiکہہ دیجئے qul Have you seengördünüz mü?کیا غور کیا تم نے ara-aytum ifeğerاگر in Allah madekılsaکردے jaʿala Allah madeAllahاللہ l-lahu for youüzerinizeتم پر ʿalaykumu the nightgeceyiرات al-layla continuoussürekliہمیشہ/دائمی sarmadan tillgününe kadarتک ilā (the) Dayدن yawmi (of) the Resurrectionkıyametقیامت کے l-qiyāmati
whokimdir?کوئی man (is the) godtanrıالٰہ ہوگا ilāhun besidesbaşkaسوا ghayru AllahAllah'tanاللہ کے l-lahi who could bring yousize getirecekجو لائے تمہارے پاس yatīkum lightışıkایک روشنی biḍiyāin Then will notişitmiyor musunuz?کیا بھلا نہیں afalā you hearتم سنتے ہو tasmaʿūna٧١
Sayde kiکہہ دیجئے qul Have you seenbaksanızaکیا تم نے غور کیا ara-aytum ifeğerاگر in Allah madekılsaکردے jaʿala Allah madeAllahاللہ l-lahu for youüzerinizeتم پر ʿalaykumu the daygündüzüدن کو l-nahāra continuoussürekliہمیشہ sarmadan tillgününe kadarتک ilā
(the) Dayدن تک yawmi (of) the Resurrectionkıyametقیامت کے l-qiyāmati whokimdir?کون man (is the) godtanrıالٰہ ہوگا ilāhun besidesbaşkaسوا ghayru AllahAllah'tanاللہ کے l-lahi who could bring yousize getirecekجو لائے گا تمہارے پاس yatīkum nightgeceyiرات bilaylin (for) you (to) restdinleneceğinizتم سکون پاسکو گے taskunūna
in itondaاس میں fīhi Then will notgörmüyor musunuz?کیا پھر نہیں afalā you seeتم دیکھتے tub'ṣirūna٧٢ And fromrahmetinden dolayıاور سے wamin His Mercyاس کی رحمت (میں سے ) raḥmatihi He madevar ettiہے اس نے بنایا jaʿala for yousizin içinتمہارے لئے lakumu the nightgeceyiرات کو al-layla
and the dayve gündüzüاور دن کو wal-nahāra that you may restdinlenmeniz içinتاکہ تم سکون پاؤ litaskunū thereinondaاس میں fīhi and that you may seekve aramanız içinاور تاکہ تم تلاش کرو walitabtaghū fromO'nun lutfundanکے min His Bountyاس کے فضل میں سے faḍlihi and so that you mayve umulur kiاور تاکہ تم walaʿallakum be gratefulşükredersinizتم شکر ادا کرو tashkurūna
٧٣ And (the) Dayve o günاور جس دن wayawma He will call themonlara seslenerekوہ پکارے گا ان کو yunādīhim and sayder kiتو کہے گا fayaqūlu Wherenerede?کہاں ہیں ayna (are) My partnersortaklarımمیرے شریک shurakāiya whomoduklarınıوہ جو alladhīna you used (to)تھے تم kuntum
claimsandığınız şeylerگمان رکھتے tazʿumūna٧٤ And We will draw forthve çıkarırızاور ہم نکال لائیں گے wanazaʿnā fromher-tenسے min everyherہر kulli nationامت میں (سے) ummatin a witnessbir şahidایک گواہ shahīdan and We will sayve derizتو ہم کہیں گے faqul'nā
Bringgetirinلاؤ hātū your proofdeliliniziاپنی دلیل bur'hānakum Then they will knowbilirler kiتو وہ جان لیں گے faʿalimū thatkesinlikleبیشک anna the truthgerçekحق l-ḥaqa (is) for AllahAllah'a aittirاللہ ہی کے لئے ہے lillahi and (will be) lostve sapıp giderاور گم ہوجائیں گے waḍalla from themkendilerindenان سے ʿanhum whatşeylerجو they used (to)olduklarıتھے وہ kānū
inventuyduruyor(lar)وہ گھڑا کرتے yaftarūna٧٥ Indeedelbetteبیشک inna QarunKarunقارون qārūna wasidiتھا kāna fromkavmindenسے min (the) peopleقوم (میں سے) qawmi (of) MusaMusa'nınموسیٰ کی mūsā but he oppressedazgınlık ettiتو اس نے ظلم کیا fabaghā
[on] themonlara karşıان پر ʿalayhim And We gave himve ona vermiştikاور عطا کیا ہم نے اس کو waātaynāhu ofhazinelerdenسے mina the treasuresخزانوں میں (سے) l-kunūzi whichkiاس قدر indeedmuhakkakبیشک inna (the) keys of itonun anahtarlarıاس کی کنجیاں mafātiḥahu would burdenağır geliyorduالبتہ اٹھاتی تھی latanūu a company (of men)bir topluluğaبڑی جماعت bil-ʿuṣ'bati
possessors of great strengthsahibiوالی ulī possessors of great strengthkuvvetقوت (والی) l-quwati Whenhaniجب idh saiddemişti kiکہا تھا qāla to himonaاس کو lahu his peoplekavmiاس کی قوم نے qawmuhu (Do) notşımarmaنہ exultتم اتراؤ tafraḥ Indeedşüphesizبیشک inna Allahاللہ تعالیٰ l-laha (does) notsevmezنہیں loveپسند کرتا yuḥibbu the exultantşımarıklarıاترانے والوں کو l-fariḥīna
٧٦ But seekve iste (ara)اور حاصل کرو wa-ib'taghi through whatiçindeاس میں جو fīmā Allah has given yousana verdiğiدیا تجھ کو ātāka Allah has given youAllah'ınاللہ نے l-lahu the homeyurdunuگھر l-dāra (of) the Hereafterahiretآخرت کا l-ākhirata and (do) notveاور نہ walā forgetunutmaتم بھولو tansa
your sharenasibiniاپنا حصہ naṣībaka ofdünyadanسے mina the worldدنیا میں (سے) l-dun'yā And do goodve iyilik etاور احسان کرو wa-aḥsin asgibiجیسا کہ kamā Allah has been goodiyilik ettiğiاحسان کیا aḥsana Allah has been goodAllah'ınاللہ نے l-lahu to yousanaتمہاری طرف ilayka
And (do) notveاور نہ walā seekistemeتم چاہو tabghi corruptionbozgunculukفساد l-fasāda inyeryüzündeمیں the earthزمین (میں) l-arḍi Indeedçünküبیشک inna Allahاللہ تعالیٰ l-laha (does) notsevmezنہیں loveپسند کرتا yuḥibbu the corruptersbozguncularıفساد کرنے والوں کو l-muf'sidīna٧٧
٣٩٥
‹ 393page 394 of the printed Mushaf395 ›