●●●●●●

سُورَةُ السجدة

As-Sajdah / The Prostration

Meccan  ◆  30 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

الٓمٓ ١

Alif Lam MeemElif Lâm Mîmا، ل، مalif-lam-meem

1 Alif, Lam, Meem.

1 Elif, Lam, Mim.

1 Elif, Lâm, mim.

1 الٓمٓ

1 ا ل م

تَنزِيلُ ٱلۡكِتَـٰبِ لَا رَيۡبَ فِيهِ مِن رَّبِّ ٱلۡعَـٰلَمِينَ ٢

(The) revelationindirilişiنازل کرنا ہےtanzīlu(of) the BookKitabınکتاب کاl-kitābi(there is) noyokturنہیںdoubtşüpheکوئی شکraybaabout itondaاس میںfīhifromRabbindendirطرف سےmin(the) Lordرب کیrabbi(of) the worldsalemlerinالعالمین (رب العالمین کی طرف سے)l-ʿālamīna

2 [This is] the revelation of the Book about which there is no doubt from the Lord of the worlds.

2 Şüphe götürmeyen Kitap, Alemlerin Rabbi'nin indirdiğidir.

2 Kendisinde şüphe olmayan bu kitabın indirilişi, âlemlerin Rabbi olan Allah tarafındandır.

2 اس میں کچھ شک نہیں کہ اس کتاب کا نازل کیا جانا تمام جہان کے پروردگار کی طرف سے ہے

2 اس کتاب کی تنزیل بلاشبہ ربّ العالمین کی طرف سے ہے۔ 1

أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ ۚ بَلْ هُوَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ لِتُنذِرَ قَوْمًۭا مَّآ أَتَىٰهُم مِّن نَّذِيرٍۢ مِّن قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ ٣

Oryoksa?کیاam(do) they sayوہ کہتے ہیںyaqūlūnaHe invented itonu uydurduاس نے گھڑ لیا اس کوif'tarāhuNayhayırبلکہbalitoوہhuwa(is) the truthgerçektirحق ہےl-ḥaqufromtarafındanسےminyour LordRabbinتیرے رب کی طرفrabbikathat you may warnuyarman içinتاکہ تو خبردار کرے۔ متنبہ کرےlitundhiraa peoplebir kavmiایسی قوم کوqawmannotkendilerine gelmeyenنہیںhas come to themآیا ان کے پاسatāhumanyhiçbirکوئیminwarneruyarıcıڈرانے والاnadhīrinbefore yousenden önceminbefore youتجھ سے پہلےqablikaso that they mayumuduylaشاید کہ وہlaʿallahumbe guideddoğru yola gelirlerہدایت پاجائیںyahtadūna

3 Or do they say, "He invented it"? Rather, it is the truth from your Lord, [O Muhammad], that you may warn a people to whom no warner has come before you [so] perhaps they will be guided.

3 "Onu peygamberin kendisi uydurdu" diyorlar, öyle mi? Hayır; O, senden önce peygamber gönderilmemiş olan bir milleti uyarman için sana Rabbinden gelen bir gerçektir. Belki artık doğru yolu bulurlar.

3 Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için, Rabbin tarafından gelen bir haktır. Gerek ki, hidayeti kabul ederler.

3 کیا یہ لوگ یہ کہتے ہیں کہ پیغمبر نے اس کو از خود بنا لیا ہے (نہیں) بلکہ وہ تمہارے پروردگار کی طرف سے برحق ہے تاکہ تم ان لوگوں کو ہدایت کرو جن کے پاس تم سے پہلے کوئی ہدایت کرنے والا نہیں آیا تاکہ یہ رستے پر چلیں

3 1 کیا یہ لوگ کہتے ہیں کہ اس شخص نے اِسے خود گھڑ لیا ہے؟ 2 نہیں، بلکہ یہ حق ہے تیری رب کی طرف سے 3 تاکہ تو متنبہ کرے ایک ایسی قوم کو جس کے پاس تجھ سے پہلے کوئی متنبہ کرنے والا نہیں آیا ، شاید کہ وہ ہدایت پا جائیں۔ 4

ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسۡتَوَىٰ عَلَى ٱلۡعَرۡشِ‌ۖ مَا لَكُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَلِىٍّ وَلَا شَفِيعٍ‌ۚ أَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ ٤

AllahAllahاللہal-lahu(is) the One Whokiوہ ذات ہےalladhīcreatedyarattıاس نے پیدا کیاkhalaqathe heavensgökleriآسمانوں کوl-samāwātiand the earthve yeriاور زمین کوwal-arḍaand whateverveاور جوwamā(is) between thembunlar arasındakileriان دونوں کے درمیان ہےbaynahumāinaltıمیںsixچھsittatiperiodsgündeدنوںayyāminThensonraپھرthummaestablished Himselfistiva ettiوہ مستوی ہواis'tawāonüzerineپرʿalāthe ThroneArşعرشl-ʿarshiNotyokturنہیںfor yousizinتمہارے لیےlakumbesides HimO'ndan başkaاس کےminbesides Himسواdūnihianyhiçbirکوئیminprotectordostunuzدوست۔ مددگارwaliyyinand notve yokturاور نہwalāany intercessorşefa'atçinizکوئی سفارشیshafīʿinThen will notdüşünüp öğüt almıyor musunuz?کیا پھر نہیںafalāyou take heedتم نصیحت پکڑتےtatadhakkarūna

4 It is Allah who created the heavens and the earth and whatever is between them in six days; then He established Himself above the Throne. You have not besides Him any protector or any intercessor; so will you not be reminded?

4 Gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yaratan, sonra arşa hükmeden Allah'tır. O'ndan başka bir dostunuz ve şefaatçiniz yoktur. Düşünmüyor musunuz?

4 Allah O'dur ki, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmış, sonra Arş üzerine istivâ buyurmuştur (hakim olmuştur). Sizin için O'ndan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi! Artık düşünmeyecek misiniz?

4 خدا ہی تو ہے جس نے آسمانوں اور زمین کو اور جو چیزیں ان دونوں میں ہیں سب کو چھ دن میں پیدا کیا پھر عرش پر جا ٹھہرا۔ اس کے سوا نہ تمہارا کوئی دوست ہے اور نہ سفارش کرنے والا۔ کیا تم نصیحت نہیں پکڑتے؟

4 1 وہ اللہ ہی ہے جس نے آسمانوں اور زمین کو اور اُن ساری چیزوں کو جو ان کے درمیان ہیں چھ دنوں میں پیدا کیا اور اس کے بعد عرش پر جلوہ فرما ہوا 2 ، اُس کے سوا نہ تمہارا کوئی حامی ومددگار ہے اور نہ کوئی اس کے آگے سفارش کرنے والا ، پھر کیا تم ہوش میں نہ آوٴ گے؟ 3

يُدَبِّرُ ٱلۡأَمۡرَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ إِلَى ٱلۡأَرۡضِ ثُمَّ يَعۡرُجُ إِلَيۡهِ فِى يَوۡمٍ كَانَ مِقۡدَارُهُۥٓ أَلۡفَ سَنَةٍ مِّمَّا تَعُدُّونَ ٥

He regulatestedbir eder (indirir)وہ تدبیر کرتا ہےyudabbiruthe affairemriمعاملات کیl-amraofgöktenسےminathe heavenآسمانl-samāitoyereتکilāthe earthزمینl-arḍithensonraپھرthummait will ascendçıkarوہ چڑھتا ہے (امر)yaʿrujuto HimO'naاس کی طرفilayhiiniçindeمیںa Daybir günایسے دنyawmin(the) measure of which isonun süresiہےkāna(the) measure of which isاس کی مقدارmiq'dāruhua thousandbinہزارalfayearsyıldırسال (کے برابر)sanatinof whatsizin hesabınızcaاس میں سےmimmāyou countجو تم شمار کرتے ہوtaʿuddūna

5 He arranges [each] matter from the heaven to the earth; then it will ascend to Him in a Day, the extent of which is a thousand years of those which you count.

5 Gökten yere kadar, olan bütün işleri Allah düzenler, sonra, işler sizin hesabınıza göre bin yıl kadar tutan bir gün içinde O'na yükselir.

5 O, gökten yere, (yukarıdan aşağıya) işleri düzenler, sonra da o işler, sizin saydıklarınızdan bin yıl kadar olan bir günde O'na yükselir.

5 وہی آسمان سے زمین تک (کے) ہر کام کا انتظام کرتا ہے۔ پھر وہ ایک روز جس کی مقدار تمہارے شمار کے مطابق ہزار برس ہوگی۔ اس کی طرف صعود (اور رجوع) کرے گا

5 وہ آسمان سے زمین تک دُنیا کے معاملات کی تدبیر کرتا ہے اور اس کی تدبیر روداد اوپر اُس کے حضور جاتی ہے ایک ایسے دن میں جس کی مقدار تمہارے شمار سے ایک ہزار سال ہے۔ 1

ذٰلِكَ عَـٰلِمُ ٱلۡغَيۡبِ وَٱلشَّهَـٰدَةِ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ٦

Thatişte O'durیہ ہےdhālika(is the) Knowerbilenجاننے والاʿālimu(of) the hiddengörünmeyeniغیب کاl-ghaybiand the witnessedve görüneniاور حاضر کاwal-shahādatithe All-Mightygüçlüغالب،l-ʿazīzuthe Most Mercifulve esirgeyiciرحم فرمانے والاl-raḥīmu

6 That is the Knower of the unseen and the witnessed, the Exalted in Might, the Merciful,

6 O, görülmeyeni de görüleni de bilendir, güçlüdür, merhametlidir.

6 İşte görüleni de görülmeyeni de bilen, her şeye gücü yeten, çok merhametli olan O'dur.

6 یہی تو پوشیدہ اور ظاہر کا جاننے والا (اور) غالب اور رحم والا (خدا) ہے

6 وہی ہے ہر پوشیدہ اور ظاہر کا جاننے والا 1 ، زبردست 2 اور رحیم 3

ٱلَّذِىٓ أَحۡسَنَ كُلَّ شَىۡءٍ خَلَقَهُۥ‌ۖ وَبَدَأَ خَلۡقَ ٱلۡإِنسَـٰنِ مِن طِينٍ ٧

The One WhoO'dur kiجس نےalladhīmade goodgüzel yaptıاچھا بنایاaḥsanaeveryherہرkullathingşeyiچیز کوshayinHe createdyarattığıپیدا کیا اس کوkhalaqahuand He beganve başladıاور ابتدا کیwabada-a(the) creationyaratmağaتخلیق کیkhalqa(of) maninsanıانسان کیl-insānifromçamurdanسےminclayمٹیṭīnin

7 Who perfected everything which He created and began the creation of man from clay.

7 Yarattığı her şeyi güzel yaratan, insanı başlangıçta çamurdan yaratan, sonra onun soyunu, bayağı bir suyun özünden yapan, sonra onu şekillendirip ruhundan ona üfleyen Allah'tır. Size kulaklar, gözler, kalbler verilmiştir. Öyleyken, pek az şükrediyorsunuz.

7 Yarattığı her şeyi güzel yaratan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayan O'dur.

7 جس نے ہر چیز کو بہت اچھی طرح بنایا (یعنی) اس کو پیدا کیا۔ اور انسان کی پیدائش کو مٹی سے شروع کیا

7 جو چیز بھی اس نے بنائی خوب ہی بنائی 1۔ اُس نے انسان کی تخلیق کی ابتدا گارے سے کی

ثُمَّ جَعَلَ نَسۡلَهُۥ مِن سُلَـٰلَةٍ مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ ٨

ThensonraپھرthummaHe madeyaptıاس نے بنائیjaʿalahis progenyonun nesliniاس کی نسلnaslahufrombir özündenسےminan extractخلاصےsulālatinofbir suyunminwaterپانی کےmāindespisedhakirذلیل۔ حقیرmahīnin

8 Then He made his posterity out of the extract of a liquid disdained.

8 Yarattığı her şeyi güzel yaratan, insanı başlangıçta çamurdan yaratan, sonra onun soyunu, bayağı bir suyun özünden yapan, sonra onu şekillendirip ruhundan ona üfleyen Allah'tır. Size kulaklar, gözler, kalbler verilmiştir. Öyleyken, pek az şükrediyorsunuz.

8 Sonra da onun soyunu süzülmüş bir özden, değersiz bir sudan yaratmıştır.

8 پھر اس کی نسل خلاصے سے (یعنی) حقیر پانی سے پیدا کی

8 پھر اُس کی نسل ایک ایسے ست سے چلائی جو حقیر پانی کی طرح کا ہے 1

ثُمَّ سَوَّىٰهُ وَنَفَخَ فِيهِ مِن رُّوحِهِۦ‌ۖ وَجَعَلَ لَكُمُ ٱلسَّمۡعَ وَٱلۡأَبۡصَـٰرَ وَٱلۡأَفۡــِٔدَةَ‌ۚ قَلِيلاً مَّا تَشۡكُرُونَ ٩

ThensonraپھرthummaHe fashioned himona biçim verdiدرست کیا اس کوsawwāhuand breathedve üflediاور پھونک دیwanafakhainto himonaاس میںfīhifromkendi ruhundanminHis spiritاپنی روحrūḥihiand madeve yarattıاور بنائےwajaʿalafor yousizin içinتمہارے لیےlakumuthe hearingkulak(lar)کانl-samʿaand the sightve gözlerاور آنکھیںwal-abṣāraand feelingsve gönüllerاور دلwal-afidatalittlene kadar azکتنا کم ہےqalīlan[what]şükrediyorsunuzجوthanks you giveتم شکر ادا کرتے ہوtashkurūna

9 Then He proportioned him and breathed into him from His [created] soul and made for you hearing and vision and hearts; little are you grateful.

9 Yarattığı her şeyi güzel yaratan, insanı başlangıçta çamurdan yaratan, sonra onun soyunu, bayağı bir suyun özünden yapan, sonra onu şekillendirip ruhundan ona üfleyen Allah'tır. Size kulaklar, gözler, kalbler verilmiştir. Öyleyken, pek az şükrediyorsunuz.

9 Sonra onu düzenli bir şekle sokup, içine kendi ruhundan üfürdü. Ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var etti. Siz pek az şükrediyorsunuz!

9 پھر اُس کو درست کیا پھر اس میں اپنی( طرف سے) روح پھونکی اور تمہارے کان اور آنکھیں اور دل بنائے مگر تم بہت کم شکر کرتے ہو

9 پھر اُس کو نِک سُک سے درست کیا 1 اور اس کے اندر اپنی روح پھونک دی 2 ، اور تم کو کان دیے ، آنکھیں دیں اور دل دیے 3۔ تم لوگ کم ہی شکر گزار ہوتے ہو۔ 4

وَقَالُوٓاۡ أَءِذَا ضَلَلۡنَا فِى ٱلۡأَرۡضِ أَءِنَّا لَفِى خَلۡقٍ جَدِيدِۭ‌ۚ بَلۡ هُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمۡ كَـٰفِرُونَ ١٠

And they sayve dedilerاور انہوں نے کہاwaqālūIs (it) whensonra mı?کیا جبa-idhāwe are lostbiz kaybolduktanہم گم ہوجائیں گےḍalalnāintopraktaمیںthe earthزمینl-arḍiwill webiz mi?کیا بیشک ہمa-innācertainly be iniçinde olacağızالبتہ میں ہوں گےlafīa creationbir yaratılışپیدائشkhalqinnewyeniنئیjadīdinNaydoğrusuبلکہbaltheyonlarوہhumin (the) meetingkavuşmayıملاقات کےbiliqāi(of) their LordRablerineاپنے رب کیrabbihim(are) disbelieversinkar edenlerdirانکاری ہیںkāfirūna

10 And they say, "When we are lost within the earth, will we indeed be [recreated] in a new creation?" Rather, they are, in [the matter of] the meeting with their Lord, disbelievers.

10 Puta tapanlar: "Toprağa karışıp yok olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" derler. Evet; onlar, Rab'lerine kavuşmayı inkar edenlerdir.

10 Onlar: "Biz yerde kaybolup gittikten sonra, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışta bulunacağız?" dediler. Fakat onlar Rablerine kavuşmayı (O'nun huzuruna varacaklarını) inkâr eden kâfirlerdir.

10 اور کہنے لگے کہ جب ہم زمین میں ملیامیٹ ہوجائیں گے تو کیا ازسرنو پیدا ہوں گے۔ حقیقت یہ ہے کہ یہ لوگ اپنے پروردگار کے سامنے جانے ہی کے قائل نہیں

10 1 اور یہ لوگ کہتے ہیں”جب ہم مٹی میں رَل مِل چکے ہوں گےتوکیا ہم پھر نئے سرے سے پیدا کیے جائیں گے؟“اصل بات یہ ہے کہ یہ اپنے ربّ کی ملاقات کے منکر ہیں۔ 2

۞قُلۡ يَتَوَفَّـٰكُم مَّلَكُ ٱلۡمَوۡتِ ٱلَّذِى وُكِّلَ بِكُمۡ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمۡ تُرۡجَعُونَ ١١

Sayde kiکہہ دیجیےqulWill take your soulcanınızı alırقبضے میں لے لے گا تم کو۔ فوت کرلے گا تم کوyatawaffākum(the) Angelmeleğiفرشتہmalaku(of) the deathölümموت کاl-mawtithe one whovekil edilenوہ جوalladhīhas been put in chargeمقرر کیا گیاwukkilaof youüzerinizeتمہارے ساتھbikumThensonraپھرthummatoRabbinizeطرفilāyour Lordاپنے رب کیrabbikumyou will be returneddöndürülürsünüzتم لوٹائے جاؤ گےtur'jaʿūna

11 Say, "The angel of death will take you who has been entrusted with you. Then to your Lord you will be returned."

11 De ki: "Size vekil kılınan ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz."

11 De ki: "Size vekil kılınmış olan ölüm meleği canınızı alacak, sonra döndürülüp Rabbinize götürüleceksiniz."

11 کہہ دو کہ موت کا فرشتہ جو تم پر مقرر کیا گیا ہے تمہاری روحیں قبض کر لیتا ہے پھر تم اپنے پروردگار کی طرف لوٹائے جاؤ گے

11 اِن سے کہو ”موت کا وہ فرشتہ جو تم پر مقرّر کیا گیا ہے تم کو پورا کا پورا اپنے قبضے میں لے لے گا اور پھر تم اپنے ربّ کی طرف پلٹا لائے جاوٴ گے۔“ 1

Surah 32 / As-Sajdah / The Prostration سورة السجدة 416

سُورَةُ السجدة

As-Sajdah / The Prostration  ◆  Meccan · 30 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Alif Lam MeemElif Lâm Mîmا، ل، م alif-lam-meem١ (The) revelationindirilişiنازل کرنا ہے tanzīlu (of) the BookKitabınکتاب کا l-kitābi (there is) noyokturنہیں doubtşüpheکوئی شک rayba about itondaاس میں fīhi fromRabbindendirطرف سے min (the) Lordرب کی rabbi (of) the worldsalemlerinالعالمین (رب العالمین کی طرف سے) l-ʿālamīna
٢ Oryoksa?کیا am (do) they sayوہ کہتے ہیں yaqūlūna He invented itonu uydurduاس نے گھڑ لیا اس کو if'tarāhu Nayhayırبلکہ bal itoوہ huwa (is) the truthgerçektirحق ہے l-ḥaqu fromtarafındanسے min your LordRabbinتیرے رب کی طرف rabbika that you may warnuyarman içinتاکہ تو خبردار کرے۔ متنبہ کرے litundhira a peoplebir kavmiایسی قوم کو qawman
notkendilerine gelmeyenنہیں has come to themآیا ان کے پاس atāhum anyhiçbirکوئی min warneruyarıcıڈرانے والا nadhīrin before yousenden önce min before youتجھ سے پہلے qablika so that they mayumuduylaشاید کہ وہ laʿallahum be guideddoğru yola gelirlerہدایت پاجائیں yahtadūna٣ AllahAllahاللہ al-lahu
(is) the One Whokiوہ ذات ہے alladhī createdyarattıاس نے پیدا کیا khalaqa the heavensgökleriآسمانوں کو l-samāwāti and the earthve yeriاور زمین کو wal-arḍa and whateverveاور جو wamā (is) between thembunlar arasındakileriان دونوں کے درمیان ہے baynahumā inaltıمیں sixچھ sittati periodsgündeدنوں ayyāmin
Thensonraپھر thumma established Himselfistiva ettiوہ مستوی ہوا is'tawā onüzerineپر ʿalā the ThroneArşعرش l-ʿarshi Notyokturنہیں for yousizinتمہارے لیے lakum besides HimO'ndan başkaاس کے min besides Himسوا dūnihi anyhiçbirکوئی min protectordostunuzدوست۔ مددگار waliyyin and notve yokturاور نہ walā any intercessorşefa'atçinizکوئی سفارشی shafīʿin Then will notdüşünüp öğüt almıyor musunuz?کیا پھر نہیں afalā
you take heedتم نصیحت پکڑتے tatadhakkarūna٤ He regulatestedbir eder (indirir)وہ تدبیر کرتا ہے yudabbiru the affairemriمعاملات کی l-amra ofgöktenسے mina the heavenآسمان l-samāi toyereتک ilā the earthزمین l-arḍi thensonraپھر thumma it will ascendçıkarوہ چڑھتا ہے (امر) yaʿruju
to HimO'naاس کی طرف ilayhi iniçindeمیں a Daybir günایسے دن yawmin (the) measure of which isonun süresiہے kāna (the) measure of which isاس کی مقدار miq'dāruhu a thousandbinہزار alfa yearsyıldırسال (کے برابر) sanatin of whatsizin hesabınızcaاس میں سے mimmā you countجو تم شمار کرتے ہو taʿuddūna٥ Thatişte O'durیہ ہے dhālika
(is the) Knowerbilenجاننے والا ʿālimu (of) the hiddengörünmeyeniغیب کا l-ghaybi and the witnessedve görüneniاور حاضر کا wal-shahādati the All-Mightygüçlüغالب، l-ʿazīzu the Most Mercifulve esirgeyiciرحم فرمانے والا l-raḥīmu٦ The One WhoO'dur kiجس نے alladhī made goodgüzel yaptıاچھا بنایا aḥsana
everyherہر kulla thingşeyiچیز کو shayin He createdyarattığıپیدا کیا اس کو khalaqahu and He beganve başladıاور ابتدا کی wabada-a (the) creationyaratmağaتخلیق کی khalqa (of) maninsanıانسان کی l-insāni fromçamurdanسے min clayمٹی ṭīnin٧ Thensonraپھر thumma He madeyaptıاس نے بنائی jaʿala
his progenyonun nesliniاس کی نسل naslahu frombir özündenسے min an extractخلاصے sulālatin ofbir suyun min waterپانی کے māin despisedhakirذلیل۔ حقیر mahīnin٨ Thensonraپھر thumma He fashioned himona biçim verdiدرست کیا اس کو sawwāhu and breathedve üflediاور پھونک دی wanafakha into himonaاس میں fīhi
fromkendi ruhundan min His spiritاپنی روح rūḥihi and madeve yarattıاور بنائے wajaʿala for yousizin içinتمہارے لیے lakumu the hearingkulak(lar)کان l-samʿa and the sightve gözlerاور آنکھیں wal-abṣāra and feelingsve gönüllerاور دل wal-afidata littlene kadar azکتنا کم ہے qalīlan
[what]şükrediyorsunuzجو thanks you giveتم شکر ادا کرتے ہو tashkurūna٩ And they sayve dedilerاور انہوں نے کہا waqālū Is (it) whensonra mı?کیا جب a-idhā we are lostbiz kaybolduktanہم گم ہوجائیں گے ḍalalnā intopraktaمیں the earthزمین l-arḍi will webiz mi?کیا بیشک ہم a-innā certainly be iniçinde olacağızالبتہ میں ہوں گے lafī
a creationbir yaratılışپیدائش khalqin newyeniنئی jadīdin Naydoğrusuبلکہ bal theyonlarوہ hum in (the) meetingkavuşmayıملاقات کے biliqāi (of) their LordRablerineاپنے رب کی rabbihim (are) disbelieversinkar edenlerdirانکاری ہیں kāfirūna١٠ Sayde kiکہہ دیجیے qul Will take your soulcanınızı alırقبضے میں لے لے گا تم کو۔ فوت کرلے گا تم کو yatawaffākum
(the) Angelmeleğiفرشتہ malaku (of) the deathölümموت کا l-mawti the one whovekil edilenوہ جو alladhī has been put in chargeمقرر کیا گیا wukkila of youüzerinizeتمہارے ساتھ bikum Thensonraپھر thumma toRabbinizeطرف ilā your Lordاپنے رب کی rabbikum you will be returneddöndürülürsünüzتم لوٹائے جاؤ گے tur'jaʿūna١١
٤١٦
‹ 414page 415 of the printed Mushaf416 ›