يَسۡــَٔلُكَ ٱلنَّاسُ عَنِ ٱلسَّاعَةِۖ قُلۡ إِنَّمَا عِلۡمُهَا عِندَ ٱللَّهِۚ وَمَا يُدۡرِيكَ لَعَلَّ ٱلسَّاعَةَ تَكُونُ قَرِيبًا ٦٣

Ask yousana soruyorlarپوچھتے ہیں آپ سےyasalukathe peopleinsanlarلوگl-nāsuaboutsa'attenکے بارے میںʿanithe Hourقیامت کیl-sāʿatiSayde kiکہہ دیجئےqulOnlyşüphesizبیشکinnamāits knowledgeonun bilgisiعلم اس کاʿil'muhā(is) withyanındadırپاسʿindaAllahAllah'ınاللہ کےl-lahiAnd whatve ne?اور کیاwamāwill make you knowbilirsinچیز بتائے تجھ کوyud'rīkaPerhapsbelkiشاید کہlaʿallathe Hoursa'atقیامتl-sāʿataisolurہوtakūnunearyakınقریب ہیqarīban

63 People ask you concerning the Hour. Say," Knowledge of it is only with Allah. And what may make you perceive? Perhaps the Hour is near."

63 İnsanlar senden kıyametin zamanını soruyorlar; de ki: "Onun bilgisi ancak Allah katındadır; ne bilirsin, belki de zamanı yakındır."

63 İnsanlar sana kıyamet saaatini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah'ın nezdindedir. Ne bilirsin belki kıyamet yakında olur."

63 لوگ تم سے قیامت کی نسبت دریافت کرتے ہیں (کہ کب آئے گی) کہہ دو کہ اس کا علم خدا ہی کو ہے۔ اور تمہیں کیا معلوم ہے شاید قیامت قریب ہی آگئی ہو

63 لوگ تم سے پوچھتے ہیں کہ قیامت کی گھڑی کب آئے گی 1 کہو، اس کا علم تو للہ ہی کو ہے۔ تمہیں کیا خبر، شاید کہ وہ قریب ہی آ لگی ہو

إِنَّ ٱللَّهَ لَعَنَ ٱلۡكَـٰفِرِينَ وَأَعَدَّ لَهُمۡ سَعِيرًا ٦٤

IndeedşüphesizبیشکinnaAllahاللہ تعالیٰl-lahahas cursedla'net etmiştirاس نے لعنت فرمائی ہےlaʿanathe disbelieverskafirlereکافروں پرl-kāfirīnaand has preparedve hazırlamıştırاور تیار کررکھا ہےwa-aʿaddafor themonlar içinان کے لیےlahuma Blazeçılgın bir ateşبھڑکتی ہوئی آگ کوsaʿīran

64 Indeed, Allah has cursed the disbelievers and prepared for them a Blaze.

64 Allah şüphesiz, inkarcılara lanet etmiş ve onlara içinde sonsuz olarak temelli kalacakları çılgın alevli cehennemi hazırlamıştır. Onlar bir dost ve yardımcı bulamazlar.

64 Şu muhakkak ki, Allah kâfirleri lânetlemiş ve onlara çılgın bir ateş hazırlamıştır.

64 بےشک خدا نے کافروں پر لعنت کی ہے اور ان کے لئے (جہنم کی) آگ تیار کر رکھی ہے

64 بہرحال یہ یقینی امر ہے کہ اللہ نے کافروں پر لعنت کی ہے اور ان کے لیے بھڑکتی ہوئی آگ مہیا کر دی ہے

خَـٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًاۖ لَّا يَجِدُونَ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا ٦٥

Abidingkalacaklardırہمیشہ رہنے والے ہیںkhālidīnathereinoradaاس میںfīhāforeverebediyyenہمیشہ ہمیشہabadannotbulamayacaklardırنہthey will findوہ پائیں گےyajidūnaany protectorbir dostکوئی دوستwaliyyanand notve ne deاور نہwalāany helperyardımcıکوئی مددگارnaṣīran

65 Abiding therein forever, they will not find a protector or a helper.

65 Allah şüphesiz, inkarcılara lanet etmiş ve onlara içinde sonsuz olarak temelli kalacakları çılgın alevli cehennemi hazırlamıştır. Onlar bir dost ve yardımcı bulamazlar.

65 (Onlar) orada ebedî kalırlar ve ne bir dost bulabilirler, ne de bir yardımcı.

65 اس میں ابدا لآباد رہیں گے۔ نہ کسی کو دوست پائیں گے اور نہ مددگار

65 جس میں وہ ہمیشہ رہیں گے، کوئی حامی و مدد گار نہ پا سکیں گے

يَوۡمَ تُقَلَّبُ وُجُوهُهُمۡ فِى ٱلنَّارِ يَقُولُونَ يَـٰلَيۡتَنَآ أَطَعۡنَا ٱللَّهَ وَأَطَعۡنَا ٱلرَّسُولَاۡ ٦٦

(The) Daygünجس دنyawmawill be turned aboutçevrildiğiالٹ پلٹ کیے جائیں گےtuqallabutheir facesyüzleriان کے چہرےwujūhuhuminiçindeمیںthe Fireateşinآگ (میں)l-nārithey will sayderler kiکہیں گےyaqūlūnaO we wishey(vah) keşke bizاے کاش کہ ہمyālaytanāwe (had) obeyedita'at etseydikاطاعت کرتے ہمaṭaʿnāAllahAllah'aاللہ کیl-lahaand obeyedve ita'at etseydikاور اطاعت کرتے ہمwa-aṭaʿnāthe Messengerelçiyeرسول کیl-rasūlā

66 The Day their faces will be turned about in the Fire, they will say, "How we wish we had obeyed Allah and obeyed the Messenger."

66 Yüzleri ateşte çevrildiği gün: "Keşke Allah'a itaat etseydik, keşke Peygamber'e itaat etseydik!" derler.

66 O gün yüzleri ateş içinde çevirilirken: "Ah keşke Allah'a itaat etseydik, peygambere itaat etseydik!" derler.

66 جس دن ان کے منہ آگ میں الٹائے جائیں گے کہیں اے کاش ہم خدا کی فرمانبرداری کرتے اور رسول (خدا) کا حکم مانتے

66 جس روز ان کے چہرے آگ پر الٹ پلٹ کیے جائیں گے اُس وقت وہ کہیں گے کہ "کاش ہم نے اللہ اور رسولؐ کی اطاعت کی ہوتی"

وَقَالُواۡ رَبَّنَآ إِنَّآ أَطَعۡنَا سَادَتَنَا وَكُبَرَآءَنَا فَأَضَلُّونَا ٱلسَّبِيلَاۡ ٦٧

And they will sayve dediler kiاور وہ کہیں گےwaqālūOur Lordrabbimizاے ہمارے ربrabbanāIndeed, weşüphesiz bizبیشک ہم نےinnā[we] obeyeduydukاطاعت کی ہم نےaṭaʿnāour chiefsbeylerimizeاپنے سرداروں کیsādatanāand our great menve büyüklerimizeاور اپنے بڑوں کیwakubarāanāand they misled usbizi saptırdılarتو انہوں نے بھٹکا دیا ہم کوfa-aḍallūnā(from) the Wayyoldanاصل راستے سےl-sabīlā

67 And they will say, "Our Lord, indeed we obeyed our masters and our dignitaries, and they led us astray from the [right] way.

67 "Rabbimiz! Biz yöneticilerimize ve büyüklerimize itaat etmiştik, fakat onlar bizi yoldan saptırdılar.", "Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver, onları büyük bir lanete uğrat" derler.

67 Yine derler ki: "Ey Rabbimiz! Biz beylerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yanlış yola götürdüler."

67 اور کہیں گے کہ اے ہمارے پروردگار ہم نے اپنے سرداروں اور بڑے لوگوں کا کہا مانا تو انہوں نے ہم کو رستے سے گمراہ کردیا

67 اور کہیں گے "اے رب ہمارے، ہم نے اپنے سرداروں اور اپنے بڑوں کی اطاعت کی اور انہوں نے ہمیں راہِ راست سے بے راہ کر دیا

رَبَّنَآ ءَاتِهِمۡ ضِعۡفَيۡنِ مِنَ ٱلۡعَذَابِ وَٱلۡعَنۡهُمۡ لَعۡنًا كَبِيرًا ٦٨

Our Lordrabbimizاے ہمارے ربrabbanāGive themonlara verدے ان کوātihimdoubleiki katدوگناḍiʿ'fayni[of]azabdanسےminapunishmentعذاب میں (سے)l-ʿadhābiand curse themve onlara la'net eyleاور لعنت فرماwal-ʿanhum(with) a cursebir la'netleان پر لعنتlaʿnangreatbüyükبڑیkabīran

68 Our Lord, give them double the punishment and curse them with a great curse."

68 "Rabbimiz! Biz yöneticilerimize ve büyüklerimize itaat etmiştik, fakat onlar bizi yoldan saptırdılar.", "Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver, onları büyük bir lanete uğrat" derler.

68 Ey Rabbimiz! Onlara azabın iki katını ver ve kendilerini büyük bir lânet ile lânetle."

68 اے ہمارے پروردگار ان کو دگنا عذاب دے اور ان پر بڑی لعنت کر

68 اے رب، ان کو دوہرا عذاب دے اور ان پر سخت لعنت کر‘‘ 1

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواۡ لَا تَكُونُواۡ كَٱلَّذِينَ ءَاذَوۡاۡ مُوسَىٰ فَبَرَّأَهُ ٱللَّهُ مِمَّا قَالُواۡۚ وَكَانَ عِندَ ٱللَّهِ وَجِيهًا ٦٩

O you who believeeyاےyāayyuhāO you who believekimselerلوگوalladhīnaO you who believeinanan(lar)جو ایمان لائے ہوāmanū(Do) notolmayınنہbeتم ہوجاؤtakūnūlike those whokimseler gibiان لوگوں کی طرحka-alladhīnaabusedeziyet edenجنہوں نے اذیتیں دیںādhawMusaMusa'yaموسیٰ کوmūsāthen Allah cleared himonu beraat ettirdiتو بری کردیا اس کوfabarra-ahuthen Allah cleared himAllahاللہ نےl-lahuof whatonların dediklerindenاس سے جوmimmāthey saidانہوں نے کہا تھاqālūAnd he wasve idiاور تھاwakānanearyanındaپاسʿindaAllahاللہ کےl-lahihonorableitibarlıباعزتwajīhan

69 O you who have believed, be not like those who abused Moses; then Allah cleared him of what they said. And he, in the sight of Allah, was distinguished.

69 Ey inananlar! Musa'yı incitenler gibi olmayın. Nitekim Allah onu, söylediklerinden beri tutmuştu. O, Allah'ın katında değerli bir kişiydi.

69 Ey iman edenler: Sizler Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın. Eziyet ettiler de Allah onu, onların söylediklerinden temize çıkardı. O, Allah yanında mevki sahibi idi.

69 مومنو تم ان لوگوں جیسے نہ ہونا جنہوں نے موسیٰ (کو عیب لگا کر) رنج پہنچایا تو خدا نے ان کو بےعیب ثابت کیا۔ اور وہ خدا کے نزدیک آبرو والے تھے

69 اے لوگو جو ایمان لائے ہو 1 ،  ان لوگوں کی طرح نہ بن جاؤ جنہوں نے موسیٰؑ کو اذیتیں دی تھیں ، پھر اللہ نے ان کی بنائی ہوئی باتوں سے اس کی برأت فرمائی اور وہ اللہ کے نزدیک با عزت تھا 2

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواۡ ٱتَّقُواۡ ٱللَّهَ وَقُولُواۡ قَوۡلاً سَدِيدًا ٧٠

O you who believeeyاےyāayyuhāO you who believekimselerلوگو !alladhīnaO you who believeinanan(lar)جو ایمان لائے ہوāmanūFearkorkunڈروittaqūAllahAllah'tanاللہ سےl-lahaand speakve söyleyinاور کہوwaqūlūa wordsözباتqawlanrightdoğruدرستsadīdan

70 O you who have believed, fear Allah and speak words of appropriate justice.

70 Ey inananlar! Allah'tan sakının, dürüst söz söyleyin de Allah işlerinizi kendinize yararlı kılsın ve günahlarınızı size bağışlasın. Kim Allah'a ve Peygamber'ine itaat ederse, şüphesiz büyük bir kurtuluşa ermiş olur.

70 Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sağlam söz söyleyin,

70 مومنو خدا سے ڈرا کرو اور بات سیدھی کہا کرو

70 اے ایمان لانے والو، اللہ سے ڈرو اور ٹھیک بات کیا کرو

يُصۡلِحۡ لَكُمۡ أَعۡمَـٰلَكُمۡ وَيَغۡفِرۡ لَكُمۡ ذُنُوبَكُمۡۗ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَقَدۡ فَازَ فَوۡزًا عَظِيمًا ٧١

He will amenddüzeltsinوہ اصلاح کردے گاyuṣ'liḥfor yousizinتمہارے لیےlakumyour deedsişleriniziتمہارے اعمال کیaʿmālakumand forgiveve bağışlasınاور بخش دے گاwayaghfirfor yousizinتمہارے لیےlakumyour sinsgünahlarınızıتمہارے گناہوں کوdhunūbakumAnd whoeverve kimاور جو کوئیwamanobeysita'at ederseاطاعت کرے گاyuṭiʿiAllahAllah'aاللہ کیl-lahaand His Messengerve Resulüneاور اس کے رسول کیwarasūlahucertainlyelbetteتو تحقیقfaqadhas attainedermiş olurوہ کامیابی پائے گاfāzaan attainmentbir başarıyaکامیابیfawzangreatbüyükبڑیʿaẓīman

71 He will [then] amend for you your deeds and forgive you your sins. And whoever obeys Allah and His Messenger has certainly attained a great attainment.

71 Ey inananlar! Allah'tan sakının, dürüst söz söyleyin de Allah işlerinizi kendinize yararlı kılsın ve günahlarınızı size bağışlasın. Kim Allah'a ve Peygamber'ine itaat ederse, şüphesiz büyük bir kurtuluşa ermiş olur.

71 Ki (Allah) işlerinizi yoluna koysun ve günahlarınızı bağışlasın. Her kim Allah'a ve Resulü'ne itaat ederse, o gerçekten büyük murada ermiştir.

71 وہ تمہارے اعمال درست کردے گا اور تمہارے گناہ بخش دے گا۔ اور جو شخص خدا اور اس کے رسول کی فرمانبرداری کرے گا تو بےشک بڑی مراد پائے گا

71 اللہ تمہارے اعمال درست کر دے گا اور تمہارے قصوروں سے درگزر فرمائے گا جو شخص اللہ اور اس کے رسولؐ کی اطاعت کرے اُس نے بڑی کامیابی حاصل کی

إِنَّا عَرَضۡنَا ٱلۡأَمَانَةَ عَلَى ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَٱلۡجِبَالِ فَأَبَيۡنَ أَن يَحۡمِلۡنَهَا وَأَشۡفَقۡنَ مِنۡهَا وَحَمَلَهَا ٱلۡإِنسَـٰنُۖ إِنَّهُۥ كَانَ ظَلُومًا جَهُولاً ٧٢

Indeed, Weşüphesiz bizبیشک ہمinnā[We] offeredsundukپیش کیا ہم نےʿaraḍnāthe Trustemanetiامانت کوl-amānatatogöklereپرʿalāthe heavensآسمانوں (پر)l-samāwātiand the earthve yereاور زمین پرwal-arḍiand the mountainsve dağlaraاور پہاڑوں پرwal-jibālibut they refusedfakat kaçındılarتو انہوں نے انکار کردیاfa-abaynatoonu yüklenmektenکہanbear itاٹھائیں اس کوyaḥmil'nahāand they fearedve korktularاور وہ ڈر گئےwa-ashfaqnafrom itondanاس سےmin'hābut bore itve onu yüklendiاور اٹھا لیا اس کوwaḥamalahāthe maninsanانسان نےl-insānuIndeed, hedoğrusu oبیشک وہinnahuwasçok zalimdirہےkānaunjustبہت ظالمẓalūmanignorantçok cahildirبہت جاہلjahūlan

72 Indeed, we offered the Trust to the heavens and the earth and the mountains, and they declined to bear it and feared it; but man [undertook to] bear it. Indeed, he was unjust and ignorant.

72 Doğrusu Biz, sorumluluğu (emaneti) göklere, yere, dağlara sunmuşuzdur da onlar bunu yüklenmekten çekinmişler ve ondan korkup titremişlerdir; onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim ve çok cahildir. (kabulüne rağmen emanete hıyanet etmektedir)

72 Biz o emaneti göklere, yere ve dağlara arz ettik, onlar, onu yüklenmeye yanaşmadılar, ondan korktular da onu insan yüklendi. O gerçekten çok zalim ve çok cahildir.

72 ہم نے (بار) امانت کو آسمانوں اور زمین پر پیش کیا تو انہوں نے اس کے اٹھانے سے انکار کیا اور اس سے ڈر گئے۔ اور انسان نے اس کو اٹھا لیا۔ بےشک وہ ظالم اور جاہل تھا

72 ہم نے اس امانت کو آسمانوں اور زمین اور پہاڑوں کے سامنے پیش کیا تو وہ اسے اٹھانے کے لیے تیار نہ ہوئے اور اس سے ڈر گئے ، مگر انسان نے اسے اٹھا لیا، بے شک وہ بڑا ظالم اور جاہل ہے 1

لِّيُعَذِّبَ ٱللَّهُ ٱلۡمُنَـٰفِقِينَ وَٱلۡمُنَـٰفِقَـٰتِ وَٱلۡمُشۡرِكِينَ وَٱلۡمُشۡرِكَـٰتِ وَيَتُوبَ ٱللَّهُ عَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَـٰتِۗ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمَۢا ٧٣

So that Allah may punishazab etsin diyeتاکہ عذاب دےliyuʿadhibaSo that Allah may punishAllahاللہl-lahuthe hypocrite meniki yüzlü erkeklereمنافق مردوں کوl-munāfiqīnaand the hypocrite womenve iki yüzlü kadınlaraاور منافق عورتوں کوwal-munāfiqātiand the polytheist menve ortak koşan erkeklereاور مشرک مردوں کوwal-mush'rikīnaand the polytheist womenve ortak koşan kadınlaraاور مشرک عورتوں کوwal-mush'rikātiand Allah will turn (in Mercy)ve bağışlasın diyeاور مہربان ہوجائےwayatūbaand Allah will turn (in Mercy)Allahاللہl-lahutoinanan erkekleriپرʿalāthe believing menمومن مردوں (پر)l-mu'minīnaand the believing womenve inanan kadınlarıاور مومن عورتوں پرwal-mu'minātiAnd Allah isveاور ہےwakānaAnd Allah isAllahاللہ تعالیٰl-lahuOft-Forgivingçok bağışlayandırغفورghafūranMost Mercifulçok esirgeyendirرحیمraḥīman

73 [It was] so that Allah may punish the hypocrite men and hypocrite women and the men and women who associate others with Him and that Allah may accept repentance from the believing men and believing women. And ever is Allah Forgiving and Merciful.

73 Bunun sonucu olarak, Allah, ikiyüzlü erkek ve kadınlara, Allah'a ortak koşan erkek ve kadınlara azap verecektir. Allah inanan erkek ve kadınların tevbelerini kabul buyuracaktır. Allah bağışlar ve merhamet eder.

73 Çünkü Allah münafık erkeklerle münafık kadınlara, müşrik erkeklerle müşrik kadınlara azab edecek, mümin erkeklerle mümin kadınların da tevbelerini kabul edecektir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

73 تاکہ خدا منافق مردوں اور منافق عورتوں اور مشرک مردوں اور مشرک عورتوں کو عذاب دے اور خدا مومن مردوں اور مومن عورتوں پر مہربانی کرے۔ اور خدا تو بخشنے والا مہربان ہے

73 اِس بار امانت کو اٹھانے کا لازمی نتیجہ یہ ہے کہ اللہ منافق مردوں اور عورتوں، اور مشرک مردوں اور عورتوں کو سزا دے اور مومن مَردوں اور عورتوں کی توبہ قبول کرے، اللہ درگزر فرمانے والا اور رحیم ہے

Surah 33 / Al-Ahzab / The Combined Forces سورة الأحزاب 428
Ask yousana soruyorlarپوچھتے ہیں آپ سے yasaluka the peopleinsanlarلوگ l-nāsu aboutsa'attenکے بارے میں ʿani the Hourقیامت کی l-sāʿati Sayde kiکہہ دیجئے qul Onlyşüphesizبیشک innamā its knowledgeonun bilgisiعلم اس کا ʿil'muhā (is) withyanındadırپاس ʿinda AllahAllah'ınاللہ کے l-lahi And whatve ne?اور کیا wamā will make you knowbilirsinچیز بتائے تجھ کو yud'rīka
Perhapsbelkiشاید کہ laʿalla the Hoursa'atقیامت l-sāʿata isolurہو takūnu nearyakınقریب ہی qarīban٦٣ Indeedşüphesizبیشک inna Allahاللہ تعالیٰ l-laha has cursedla'net etmiştirاس نے لعنت فرمائی ہے laʿana the disbelieverskafirlereکافروں پر l-kāfirīna and has preparedve hazırlamıştırاور تیار کررکھا ہے wa-aʿadda
for themonlar içinان کے لیے lahum a Blazeçılgın bir ateşبھڑکتی ہوئی آگ کو saʿīran٦٤ Abidingkalacaklardırہمیشہ رہنے والے ہیں khālidīna thereinoradaاس میں fīhā foreverebediyyenہمیشہ ہمیشہ abadan notbulamayacaklardırنہ they will findوہ پائیں گے yajidūna any protectorbir dostکوئی دوست waliyyan and notve ne deاور نہ walā any helperyardımcıکوئی مددگار naṣīran
٦٥ (The) Daygünجس دن yawma will be turned aboutçevrildiğiالٹ پلٹ کیے جائیں گے tuqallabu their facesyüzleriان کے چہرے wujūhuhum iniçindeمیں the Fireateşinآگ (میں) l-nāri they will sayderler kiکہیں گے yaqūlūna O we wishey(vah) keşke bizاے کاش کہ ہم yālaytanā we (had) obeyedita'at etseydikاطاعت کرتے ہم aṭaʿnā AllahAllah'aاللہ کی l-laha
and obeyedve ita'at etseydikاور اطاعت کرتے ہم wa-aṭaʿnā the Messengerelçiyeرسول کی l-rasūlā٦٦ And they will sayve dediler kiاور وہ کہیں گے waqālū Our Lordrabbimizاے ہمارے رب rabbanā Indeed, weşüphesiz bizبیشک ہم نے innā [we] obeyeduydukاطاعت کی ہم نے aṭaʿnā our chiefsbeylerimizeاپنے سرداروں کی sādatanā and our great menve büyüklerimizeاور اپنے بڑوں کی wakubarāanā
and they misled usbizi saptırdılarتو انہوں نے بھٹکا دیا ہم کو fa-aḍallūnā (from) the Wayyoldanاصل راستے سے l-sabīlā٦٧ Our Lordrabbimizاے ہمارے رب rabbanā Give themonlara verدے ان کو ātihim doubleiki katدوگنا ḍiʿ'fayni [of]azabdanسے mina punishmentعذاب میں (سے) l-ʿadhābi
and curse themve onlara la'net eyleاور لعنت فرما wal-ʿanhum (with) a cursebir la'netleان پر لعنت laʿnan greatbüyükبڑی kabīran٦٨ O you who believeeyاے yāayyuhā O you who believekimselerلوگو alladhīna O you who believeinanan(lar)جو ایمان لائے ہو āmanū (Do) notolmayınنہ beتم ہوجاؤ takūnū like those whokimseler gibiان لوگوں کی طرح ka-alladhīna
abusedeziyet edenجنہوں نے اذیتیں دیں ādhaw MusaMusa'yaموسیٰ کو mūsā then Allah cleared himonu beraat ettirdiتو بری کردیا اس کو fabarra-ahu then Allah cleared himAllahاللہ نے l-lahu of whatonların dediklerindenاس سے جو mimmā they saidانہوں نے کہا تھا qālū And he wasve idiاور تھا wakāna nearyanındaپاس ʿinda Allahاللہ کے l-lahi honorableitibarlıباعزت wajīhan٦٩
O you who believeeyاے yāayyuhā O you who believekimselerلوگو ! alladhīna O you who believeinanan(lar)جو ایمان لائے ہو āmanū Fearkorkunڈرو ittaqū AllahAllah'tanاللہ سے l-laha and speakve söyleyinاور کہو waqūlū a wordsözبات qawlan rightdoğruدرست sadīdan٧٠ He will amenddüzeltsinوہ اصلاح کردے گا yuṣ'liḥ
for yousizinتمہارے لیے lakum your deedsişleriniziتمہارے اعمال کی aʿmālakum and forgiveve bağışlasınاور بخش دے گا wayaghfir for yousizinتمہارے لیے lakum your sinsgünahlarınızıتمہارے گناہوں کو dhunūbakum And whoeverve kimاور جو کوئی waman obeysita'at ederseاطاعت کرے گا yuṭiʿi AllahAllah'aاللہ کی l-laha and His Messengerve Resulüneاور اس کے رسول کی warasūlahu
certainlyelbetteتو تحقیق faqad has attainedermiş olurوہ کامیابی پائے گا fāza an attainmentbir başarıyaکامیابی fawzan greatbüyükبڑی ʿaẓīman٧١ Indeed, Weşüphesiz bizبیشک ہم innā [We] offeredsundukپیش کیا ہم نے ʿaraḍnā the Trustemanetiامانت کو l-amānata togöklereپر ʿalā the heavensآسمانوں (پر) l-samāwāti
and the earthve yereاور زمین پر wal-arḍi and the mountainsve dağlaraاور پہاڑوں پر wal-jibāli but they refusedfakat kaçındılarتو انہوں نے انکار کردیا fa-abayna toonu yüklenmektenکہ an bear itاٹھائیں اس کو yaḥmil'nahā and they fearedve korktularاور وہ ڈر گئے wa-ashfaqna from itondanاس سے min'hā but bore itve onu yüklendiاور اٹھا لیا اس کو waḥamalahā
the maninsanانسان نے l-insānu Indeed, hedoğrusu oبیشک وہ innahu wasçok zalimdirہے kāna unjustبہت ظالم ẓalūman ignorantçok cahildirبہت جاہل jahūlan٧٢ So that Allah may punishazab etsin diyeتاکہ عذاب دے liyuʿadhiba So that Allah may punishAllahاللہ l-lahu the hypocrite meniki yüzlü erkeklereمنافق مردوں کو l-munāfiqīna
and the hypocrite womenve iki yüzlü kadınlaraاور منافق عورتوں کو wal-munāfiqāti and the polytheist menve ortak koşan erkeklereاور مشرک مردوں کو wal-mush'rikīna and the polytheist womenve ortak koşan kadınlaraاور مشرک عورتوں کو wal-mush'rikāti and Allah will turn (in Mercy)ve bağışlasın diyeاور مہربان ہوجائے wayatūba and Allah will turn (in Mercy)Allahاللہ l-lahu
toinanan erkekleriپر ʿalā the believing menمومن مردوں (پر) l-mu'minīna and the believing womenve inanan kadınlarıاور مومن عورتوں پر wal-mu'mināti And Allah isveاور ہے wakāna And Allah isAllahاللہ تعالیٰ l-lahu Oft-Forgivingçok bağışlayandırغفور ghafūran Most Mercifulçok esirgeyendirرحیم raḥīman٧٣
٤٢٨
‹ 426page 427 of the printed Mushaf428 ›