●●●●●●

سُورَةُ الجاثية

Al-Jathiyah / The Crouching

Meccan  ◆  37 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

حمٓ ١

Ha MeemHâ Mîmها ميمhha-meem

1 Ha, Meem.

1 Ha, Mim.

1 Hâ, mîm

1 حٰم

1 ح م

تَنزِيلُ ٱلۡكِتَـٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡحَكِيمِ ٢

(The) revelationindirilmesiنازل کرتا ہےtanzīlu(of) the BookKitabınکتاب کاl-kitābi(is) from(tarafın)dandırطرفminaAllahاللہ کیl-lahithe All-Mightyüstünجو زبردست ہےl-ʿazīzithe All-Wisehüküm ve hikmet sahibi، حکمت والا ہےl-ḥakīmi

2 The revelation of the Book is from Allah, the Exalted in Might, the Wise.

2 Kitap'ın indirilmesi, güçlü ve Hakim olan Allah katındandır.

2 Bu kitap, Azîz ve Hakîm olan Allah tarafından indirilmiştir.

2 اس کتاب کا اُتارا جانا خدائے غالب (اور) دانا (کی طرف) سے ہے

2 اِس کتاب کا نزول اللہ کی طرف سے ہے جو زبردست اور حکیم ہے۔1

إِنَّ فِى ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ لَأَيَـٰتٍ لِّلۡمُؤۡمِنِينَ ٣

Indeedşüphesizبیشکinnaingöklerdeمیںthe heavensآسمانوںl-samāwātiand the earthve yerdeاور زمین میںwal-arḍisurely (are) Signsibretler vardırالبتہ نشانیاں ہیںlaāyātinfor the believersinananlar içinایمان لانے والوں کے لیےlil'mu'minīna

3 Indeed, within the heavens and earth are signs for the believers.

3 Göklerde ve yerde inananlara nice dersler vardır.

3 Şüphesiz göklerde ve yerde müminler için birçok âyetler vardır.

3 بےشک آسمانوں اور زمین میں ایمان والوں کے لئے (خدا کی قدرت کی) نشانیاں ہیں

3 حقیقت یہ ہے کہ آسمانوں اور زمین میں بے شمار نشانیاں ہیں  ایمان لانے والوں کے لیے۔1

وَفِى خَلۡقِكُمۡ وَمَا يَبُثُّ مِن دَآبَّةٍ ءَايَـٰتٌ لِّقَوۡمٍ يُوقِنُونَ ٤

And inveاور میںwafīyour creationsizin yaratılışınızdaتمہاری پیدائشkhalqikumand whatveاور جوwamāHe dispersesyaymakta olduğundaپھیلا رہا ہےyabuthuofcanlılardanمیں سےmin(the) moving creaturesجانوروںdābbatin(are) Signsibretler vardırنشانیاں ہیںāyātunfor a peoplekavimler içinان لوگوں کے لیےliqawminwho are certainkesin olarak inananجو یقین رکھتے ہوںyūqinūna

4 And in the creation of yourselves and what He disperses of moving creatures are signs for people who are certain [in faith].

4 Ey insanlar! Sizin yaratılmanızda ve canlıların yeryüzünde yayılmasında, kesin olarak inanan kimseler için ibretler vardır.

4 Sizin yaratılışınızda ve çeşitli canlıları yeryüzüne yaymasında kesin olarak inanan kimseler için ibretler vardır.

4 اور تمہاری پیدائش میں بھی۔ اور جانوروں میں بھی جن کو وہ پھیلاتا ہے یقین کرنے والوں کے لئے نشانیاں ہیں

4 اور تمہاری اپنی پیدائش میں، اور اُن حیوانات میں جن کو اللہ (زمین میں)پھیلا رہا ہے، بڑی نشانیاں ہیں اُن لوگوں کے لیے جو یقین لانے والے ہیں۔1

وَٱخۡتِلَـٰفِ ٱلَّيۡلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن رِّزۡقٍ فَأَحۡيَا بِهِ ٱلۡأَرۡضَ بَعۡدَ مَوۡتِهَا وَتَصۡرِيفِ ٱلرِّيَـٰحِ ءَايَـٰتٌ لِّقَوۡمٍ يَعۡقِلُونَ ٥

And (in the) alternationve değişmesindeاور اختلاف میںwa-ikh'tilāfi(of) the nightgeceninراتal-layliand the dayve gündüzünاور دن کےwal-nahāriand whatveاور جوwamāAllah sends downindirmesindeنازل کیاanzalaAllah sends downAllah'ınاللہ نےl-lahufromgöktenسےminathe skyآسمانl-samāiof(sebebi)میں سےmin(the) provisionrızıkرزقriz'qinand gives lifeve diriltmesindeپھر اس نے زندہ کیاfa-aḥyātherebyonunlaساتھ اس کےbihi(to) the earthyeriزمین کوl-arḍaaftersonraبعدbaʿdaits deathölümündenاس کی موت کےmawtihāand (in) directingve estirmesindeاور گردش میںwataṣrīfi(the) windsrüzgarlarıہواؤں کیl-riyāḥi(are) Signsibretler vardırنشانیاں ہیںāyātunfor a peoplebir toplum içinاس قوم کے لیےliqawminwho reasondüşünenجو عقل رکھتی ہوyaʿqilūna

5 And [in] the alternation of night and day and [in] what Allah sends down from the sky of provision and gives life thereby to the earth after its lifelessness and [in His] directing of the winds are signs for a people who reason.

5 Gece ile gündüzün birbiri ardından gelmesinde, gökten, Allah'ın rızık vermek için yağmur indirip, yeri onunla, ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları yönetmesinde, akleden kimseler için dersler vardır.

5 Gece ile gündüzün değişmesinde ve Allah'ın gökten bir rızık sebebi olan yağmuru indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde ve rüzgârları yönlendirmesinde aklını kullanan bir topluluk için nice deliller vardır.

5 اور رات اور دن کے آگے پیچھے آنے جانے میں اور وہ جو خدا نے آسمان سے (ذریعہٴ) رزق نازل فرمایا پھر اس سے زمین کو اس کے مرجانے کے بعد زندہ کیا اس میں اور ہواؤں کے بدلنے میں عقل والوں کے لئے نشانیاں ہیں

5 اور شب و روز کے فرق و اختلاف میں ، 1 اور اُس رزق میں2 جسے اللہ آسمان سے نازل فرماتا ہے پھر اس کے ذریعہ سے مُردہ زمین کو جِلا اُٹھاتا ہے،3 اور ہواوٴں کی گردش میں 4 بہت نشانیاں ہیں اُن لوگوں کے لیے جو عقل سے کام لیتے ہیں

تِلۡكَ ءَايَـٰتُ ٱللَّهِ نَتۡلُوهَا عَلَيۡكَ بِٱلۡحَقِّ‌ۖ فَبِأَىِّ حَدِيثِۭ بَعۡدَ ٱللَّهِ وَءَايَـٰتِهِۦ يُؤۡمِنُونَ ٦

Theseişte şunlarیہtil'ka(are the) Versesayetleridirآیات ہیںāyātu(of) AllahAllah'ınاللہ کیl-lahiWe recite themonları okuyoruzہم پڑھتے ہیں ان کوnatlūhāto yousanaآپ پرʿalaykain truthgerçek ileحق کے ساتھbil-ḥaqiThen in whathangiتو ساتھ کون سیfabi-ayyistatementsözeباتḥadīthinaftersonraکے بعدbaʿdaAllahAllah'tanاللہ کےl-lahiand His Versesve O'nun ayetlerindenاور اس کی آیات کےwaāyātihiwill they believeinanacaklarوہ ایمان لائیں گےyu'minūna

6 These are the verses of Allah which We recite to you in truth. Then in what statement after Allah and His verses will they believe?

6 İşte sana gerçek olarak anlattığımız bunlar, Allah'ın varlığının delilleridir. Artık Allah'tan ve O'nun delillerinden sonra hangi söze inanırlar?

6 İşte bunlar, Allah'ın âyetleridir. Sana onları hakkıyla okuyoruz. Artık Allah'a ve âyetlerine inanmadıktan sonra hangi söze inanacaklar?

6 یہ خدا کی آیتیں ہیں جو ہم تم کو سچائی کے ساتھ پڑھ کر سناتے ہیں۔ تو یہ خدا اور اس کی آیتوں کے بعد کس بات پر ایمان لائیں گے؟

6 یہ اللہ کی نشانیاں ہیں جنہیں ہم تمہارے سامنے ٹھیک ٹھیک بیان کر رہے ہیں۔ اب آخر اللہ اور اس کی آیات کے بعد اور کون سی بات ہے جس پر یہ لوگ ایمان لائیں گے۔1

وَيۡلٌ لِّكُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ ٧

Woeyuh olsunہلاکت ہےwaylunto everyherواسطے ہرlikulliliaryalancıبہت جھوٹےaffākinsinfulgünah yüklü kimseyeبہت گناہ گار کےathīmin

7 Woe to every sinful liar

7 Kendine okunan Allah'ın ayetlerini dinleyip, sonra, onları hiç duymamış gibi büyüklük taslamakta direnen, yalancı ve günahkar kişinin vay haline! Ona can yakıcı bir azap müjdele.

7 Her günahkâr kişinin vay haline!

7 ہر جھوٹے گنہگار پر افسوس ہے

7 تباہی ہے ہر اُس جھوٹے بد اعمال شخص کے لیے

يَسۡمَعُ ءَايَـٰتِ ٱللَّهِ تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِ ثُمَّ يُصِرُّ مُسۡتَكۡبِرًا كَأَن لَّمۡ يَسۡمَعۡهَا‌ۖ فَبَشِّرۡهُ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ ٨

Who hearso işitirوہ سنتا ہےyasmaʿu(the) Versesayetlerininآیات کوāyāti(of) AllahAllah'ınاللہ کیl-lahirecitedokunduğunuپڑھی جاتی ہیںtut'lāto himkendisineاس پرʿalayhithensonraپھرthummapersistsdirenirوہ اڑ جاتا ہے۔ اصرار کرتا ہےyuṣirruarrogantlybüyüklük taslarتکبر کرتے ہوئےmus'takbiranas ifsankiگویا کہka-annothiç onları işitmemişنہیںlamhe heard themاس نے سنا اس کوyasmaʿhāSo give him tidingsonu müjdeleتو خوش خبری دے دو اس کوfabashir'hu(of) a punishmentbir azab ileعذاب کیbiʿadhābinpainfulacıدردناکalīmin

8 Who hears the verses of Allah recited to him, then persists arrogantly as if he had not heard them. So give him tidings of a painful punishment.

8 Kendine okunan Allah'ın ayetlerini dinleyip, sonra, onları hiç duymamış gibi büyüklük taslamakta direnen, yalancı ve günahkar kişinin vay haline! Ona can yakıcı bir azap müjdele.

8 O kimse Allah'ın kendisine okunan âyetlerini işitir de, sonra sanki kibrinden hiç işitmemiş gibi ısrar eder. İşte sen onu, can yakıcı bir azabla müjdele!

8 (کہ) خدا کی آیتیں اس کو پڑھ کر سنائی جاتی ہیں تو ان کو سن تو لیتا ہے (مگر) پھر غرور سے ضد کرتا ہے کہ گویا ان کو سنا ہی نہیں۔ سو ایسے شخص کو دکھ دینے والے عذاب کی خوشخبری سنا دو

8 جس کے سامنے اللہ کی آیات پڑھی جاتی ہیں ، اور وہ اُن کو سُنتا ہے، پھر پُورے اِستکبار کے ساتھ اپنے کُفر پر اِس طرح اَڑا رہتا ہے کہ گویا اُس نے  اُن کو سُنا ہی نہیں۔1 ایسے شخص کو دردناک عذاب کا مُژدہ سُنا دو

وَإِذَا عَلِمَ مِنۡ ءَايَـٰتِنَا شَيۡــًٔا ٱتَّخَذَهَا هُزُوًا‌ۚ أُوۡلَـٰٓئِكَ لَهُمۡ عَذَابٌ مُّهِينٌ ٩

And whenzamanاور جبwa-idhāhe knowsöğrendiğiوہ جان لیتا ہےʿalimaofbizim ayetlerimizdenمیں سےminOur Versesہماری آیاتāyātināanythingbir şeyکوئی چیزshayanhe takes themonu edinirبنالیتا ہے اس کوittakhadhahā(in) ridiculealay konusuمذاقhuzuwanThose işteیہی لوگulāikafor themöyleleri için vardırان کے لیےlahum(is) a punishmentbir azabعذاب ہےʿadhābunhumiliatingalçaltıcıرسوا کرنے والا۔ ذلیل کرنے والےmuhīnun

9 And when he knows anything of Our verses, he takes them in ridicule. Those will have a humiliating punishment.

9 Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alır. İşte bunlara alçaltıcı bir azap ve ardından da cehennem vardır. Kazandıkları şeyler de, Allah'ı bırakıp edindikleri dostlar da onlara bir fayda vermez. Büyük azap onlaradır.

9 Âyetlerimizden birşey öğrendiği zaman, onu alaya alıyor. İşte onlar için rezil ve rüsvay edici bir azap vardır.

9 اور جب ہماری کچھ آیتیں اسے معلوم ہوتی ہیں تو ان کی ہنسی اُڑاتا ہے۔ ایسے لوگوں کے لئے ذلیل کرنے والا عذاب ہے

9 ہماری آیات میں سے کوئی بات جب اس کے علم میں آتی ہے تو وہ اُن کا مذاق بنا لیتا ہے۔1 ایسے سب لوگوں کے لیے ذلّت کا عذاب ہے

مِّن وَرَآئِهِمۡ جَهَنَّمُ‌ۖ وَلَا يُغۡنِى عَنۡهُم مَّا كَسَبُواۡ شَيۡــًٔا وَلَا مَا ٱتَّخَذُواۡ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوۡلِيَآءَ‌ۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ عَظِيمٌ ١٠

Before themötelerinden deminBefore themان کے آگےwarāihim(is) Hellcehennemجہنم ہےjahannamuand notveاور نہwalāwill availbir yarar sağlamazکام آئے گاyugh'nīthemkendilerineان کوʿanhumwhatkazandıklarıجوthey had earnedانہوں نے کمایاkasabūanythingşeylerکچھ بھیshayanand notve (sağlamaz)اور نہwalāwhatşeylerجوthey had takenedindikleriانہوں نے بنا لیےittakhadhūbesidesbaşkaسےminbesidesسواdūniAllahAllah'tanاللہ کےl-lahi(as) protectorsvelilerسرپرست۔ مددگارawliyāaAnd for themve onlar için vardırاور ان کے لیےwalahum(is) a punishmentbir azabعذاب ہےʿadhābungreatbüyükبڑاʿaẓīmun

10 Before them is Hell, and what they had earned will not avail them at all nor what they had taken besides Allah as allies. And they will have a great punishment.

10 Ayetlerimizden bir şey öğrendiğinde onu alaya alır. İşte bunlara alçaltıcı bir azap ve ardından da cehennem vardır. Kazandıkları şeyler de, Allah'ı bırakıp edindikleri dostlar da onlara bir fayda vermez. Büyük azap onlaradır.

10 Ötelerinde cehennem var. Ne kazandıkları şeyler, ne de Allah'tan başka edindikleri dostlar, kendilerinden hiçbir şeyi (azabı) kaldıramaz. Onlar için büyük bir azab vardır.

10 ان کے سامنے دوزخ ہے۔ اور جو کام وہ کرتے رہے کچھ بھی ان کے کام نہ آئیں گے۔ اور نہ وہی (کام آئیں گے) جن کو انہوں نے خدا کے سوا معبود بنا رکھا تھا۔ اور ان کے لئے بڑا عذاب ہے

10 اُن کے آگے جہنّم ہے۔1 جو کچھ بھی انہوں نے دنیا میں کمایا ہے اس میں سے کوئی چیز اُن کے کسی کام نہ آئے گی، نہ اُن کے وہ سرپرست ہی اُن کے لیے کچھ کر سکیں گے جنہیں اللہ کو چھوڑ کر انہوں نے اپنا ولی بنا رکھا ہے۔2 اُن کے لیے بڑا عذاب ہے

هَـٰذَا هُدًى‌ۖ وَٱلَّذِينَ كَفَرُواۡ بِـَٔـايَـٰتِ رَبِّهِمۡ لَهُمۡ عَذَابٌ مِّن رِّجۡزٍ أَلِيمٌ ١١

Thisişte budurیہ ہےhādhā(is) guidanceyol göstericiہدایتhudanAnd those whove kimselerاور وہ لوگwa-alladhīnadisbelieveinkar eden(ler)جنہوں نے انکار کیاkafarūin (the) Versesayetleriniآیات کاbiāyāti(of) their LordRablerininاپنے رب کیrabbihimfor themonlar için vardırان کے لیےlahum(is) a punishmentbir azabعذاب ہےʿadhābunofçok çetinminfilthبے قرار کرنے والاrij'zinpainfulinciticiرسوا کنalīmun

11 This [Qur'an] is guidance. And those who have disbelieved in the verses of their Lord will have a painful punishment of foul nature.

11 İşte bu Kuran doğruluk rehberidir. Rablerinin ayetlerini inkar edenlere, onlara, tiksindiren, can yakan bir azap vardır.

11 Bu Kur'an bir hidâyettir. Rablerinin âyetlerini inkâr edenlere ise, en şiddetlisinden acıklı bir azab vardır.

11 یہ ہدایت (کی کتاب) ہے۔ اور جو لوگ اپنے پروردگار کی آیتوں سے انکار کرتے ہیں ان کو سخت قسم کا درد دینے والا عذاب ہوگا

11 یہ قرآن سراسر ہدایت ہے، اور اُن لوگوں کے لیے بلا کا درد ناک عذاب ہے جنہوں نے اپنے رب کی آیات کو ماننے سے انکار کیا

۞ٱللَّهُ ٱلَّذِى سَخَّرَ لَكُمُ ٱلۡبَحۡرَ لِتَجۡرِىَ ٱلۡفُلۡكُ فِيهِ بِأَمۡرِهِۦ وَلِتَبۡتَغُواۡ مِن فَضۡلِهِۦ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ ١٢

AllahAllah'tırاللہal-lahu(is) the One WhoO kiوہ ذات ہےalladhīsubjectedboyun eğdirdiجس نے مسخر کیاsakharato yousizeتمہارے لیےlakumuthe seadeniziسمندر کوl-baḥrathat may sailakıp gitsin diyeتاکہ چلیںlitajriyathe shipsgemilerکشتیاںl-ful'kuthereinonun içindeاس میںfīhiby His Commandbuyruğuylaساتھ اس کے حکم کےbi-amrihiand that you may seekve payınızı arayasınız diyeاور تاکہ تم تلاش کروwalitabtaghūofO'nun lutfundanمیںminHis Bountyاس کے فضلfaḍlihiand that you mayve umulur kiاور تاکہ تمwalaʿallakumgive thanksşükredersinizتم شکرادا کروtashkurūna

12 It is Allah who subjected to you the sea so that ships may sail upon it by His command and that you may seek of His bounty; and perhaps you will be grateful.

12 Emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, lütfedip verdiği rızkı aramanız için denizi buyruğunuz altına veren Allah'tır, belki artık şükredersiniz.

12 Allah O (yüce) zâttır ki, emriyle içinde gemilerin seyretmesi, sizin de O'nun lütfundan rızık aramanız ve şükretmeniz için denizi emrinize vermiştir.

12 خدا ہی تو ہے جس نے دریا کو تمہارے قابو کردیا تاکہ اس کے حکم سے اس میں کشتیاں چلیں اور تاکہ تم اس کے فضل سے (معاش) تلاش کرو اور تاکہ شکر کرو

12 وہ اللہ ہے تو ہے جس نے تمہارے لیے سمندر کو مسخّر کیاتاکہ اس کے حکم سے کشتیاں اُس میں چلیں1 اور تم اس کا فضل تلاش کرو2 اور شکر گزار رہو

وَسَخَّرَ لَكُم مَّا فِى ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَمَا فِى ٱلۡأَرۡضِ جَمِيعًا مِّنۡهُ‌ۚ إِنَّ فِى ذٰلِكَ لَأَيَـٰتٍ لِّقَوۡمٍ يَتَفَكَّرُونَ ١٣

And He has subjectedve boyun eğdirdiاور اس نے مسخر کیاwasakharato yousizeتمہارے لیےlakumwhateverbulunan şeyleriجو کچھ(is) ingöklerdeمیں ہےthe heavensآسمانوںl-samāwātiand whateverve bulunan şeyleriاور جو کچھwamā(is) inyerdeمیں ہےthe earth زمینl-arḍiallhepsiniسارے کا ساراjamīʿanfrom Himkendisindenاس سےmin'huIndeedelbetteبیشکinnainvardırاس میںthatbundaالبتہdhālikasurely are Signsibretlerنشانیاںlaāyātinfor a peoplebir toplum içinاس قوم کے لیےliqawminwho give thoughtdüşünenجو غور و فکر کرتی ہوyatafakkarūna

13 And He has subjected to you whatever is in the heavens and whatever is on the earth - all from Him. Indeed in that are signs for a people who give thought.

13 Göklerde olanları, yerde olanları, hepsini sizin buyruğunuz altına vermiştir. Doğrusu bunlarda, düşünen kimseler için dersler vardır.

13 O, göklerde ve yerde bulunan herşeyi kendinden bir lütuf olarak sizin hizmetinize vermiştir. Şüphesiz bunda düşünen topluluklar için ibret ve deliller vardır.

13 اور جو کچھ آسمانوں میں ہے اور جو کچھ زمین میں ہے سب کو اپنے (حکم) سے تمہارے کام میں لگا دیا۔ جو لوگ غور کرتے ہیں ان کے لئے اس میں (قدرت خدا کی) نشانیاں ہیں

13 اس نے  زمین اور آسمانوں کی ساری ہی چیزوں کو تمہارے لیے مسخّر کر دیا ہے،1 سب کچھ اپنے پاس سے۔۔۔۔2 اِس میں بڑی نشانیاں ہیں اُن لوگوں کے لیے جو غور و فکر کرنے والے ہیں۔3

Surah 45 / Al-Jathiyah / The Crouching سورة الجاثية 500

سُورَةُ الجاثية

Al-Jathiyah / The Crouching  ◆  Meccan · 37 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Ha MeemHâ Mîmها ميم hha-meem١ (The) revelationindirilmesiنازل کرتا ہے tanzīlu (of) the BookKitabınکتاب کا l-kitābi (is) from(tarafın)dandırطرف mina Allahاللہ کی l-lahi the All-Mightyüstünجو زبردست ہے l-ʿazīzi the All-Wisehüküm ve hikmet sahibi، حکمت والا ہے l-ḥakīmi٢ Indeedşüphesizبیشک inna ingöklerdeمیں the heavensآسمانوں l-samāwāti
and the earthve yerdeاور زمین میں wal-arḍi surely (are) Signsibretler vardırالبتہ نشانیاں ہیں laāyātin for the believersinananlar içinایمان لانے والوں کے لیے lil'mu'minīna٣ And inveاور میں wafī your creationsizin yaratılışınızdaتمہاری پیدائش khalqikum and whatveاور جو wamā He dispersesyaymakta olduğundaپھیلا رہا ہے yabuthu ofcanlılardanمیں سے min (the) moving creaturesجانوروں dābbatin (are) Signsibretler vardırنشانیاں ہیں āyātun
for a peoplekavimler içinان لوگوں کے لیے liqawmin who are certainkesin olarak inananجو یقین رکھتے ہوں yūqinūna٤ And (in the) alternationve değişmesindeاور اختلاف میں wa-ikh'tilāfi (of) the nightgeceninرات al-layli and the dayve gündüzünاور دن کے wal-nahāri and whatveاور جو wamā Allah sends downindirmesindeنازل کیا anzala Allah sends downAllah'ınاللہ نے l-lahu fromgöktenسے mina the skyآسمان l-samāi
of(sebebi)میں سے min (the) provisionrızıkرزق riz'qin and gives lifeve diriltmesindeپھر اس نے زندہ کیا fa-aḥyā therebyonunlaساتھ اس کے bihi (to) the earthyeriزمین کو l-arḍa aftersonraبعد baʿda its deathölümündenاس کی موت کے mawtihā and (in) directingve estirmesindeاور گردش میں wataṣrīfi (the) windsrüzgarlarıہواؤں کی l-riyāḥi (are) Signsibretler vardırنشانیاں ہیں āyātun for a peoplebir toplum içinاس قوم کے لیے liqawmin
who reasondüşünenجو عقل رکھتی ہو yaʿqilūna٥ Theseişte şunlarیہ til'ka (are the) Versesayetleridirآیات ہیں āyātu (of) AllahAllah'ınاللہ کی l-lahi We recite themonları okuyoruzہم پڑھتے ہیں ان کو natlūhā to yousanaآپ پر ʿalayka in truthgerçek ileحق کے ساتھ bil-ḥaqi Then in whathangiتو ساتھ کون سی fabi-ayyi statementsözeبات ḥadīthin aftersonraکے بعد baʿda
AllahAllah'tanاللہ کے l-lahi and His Versesve O'nun ayetlerindenاور اس کی آیات کے waāyātihi will they believeinanacaklarوہ ایمان لائیں گے yu'minūna٦ Woeyuh olsunہلاکت ہے waylun to everyherواسطے ہر likulli liaryalancıبہت جھوٹے affākin sinfulgünah yüklü kimseyeبہت گناہ گار کے athīmin٧ Who hearso işitirوہ سنتا ہے yasmaʿu (the) Versesayetlerininآیات کو āyāti
(of) AllahAllah'ınاللہ کی l-lahi recitedokunduğunuپڑھی جاتی ہیں tut'lā to himkendisineاس پر ʿalayhi thensonraپھر thumma persistsdirenirوہ اڑ جاتا ہے۔ اصرار کرتا ہے yuṣirru arrogantlybüyüklük taslarتکبر کرتے ہوئے mus'takbiran as ifsankiگویا کہ ka-an nothiç onları işitmemişنہیں lam he heard themاس نے سنا اس کو yasmaʿhā So give him tidingsonu müjdeleتو خوش خبری دے دو اس کو fabashir'hu (of) a punishmentbir azab ileعذاب کی biʿadhābin painfulacıدردناک alīmin
٨ And whenzamanاور جب wa-idhā he knowsöğrendiğiوہ جان لیتا ہے ʿalima ofbizim ayetlerimizdenمیں سے min Our Versesہماری آیات āyātinā anythingbir şeyکوئی چیز shayan he takes themonu edinirبنالیتا ہے اس کو ittakhadhahā (in) ridiculealay konusuمذاق huzuwan Those işteیہی لوگ ulāika for themöyleleri için vardırان کے لیے lahum (is) a punishmentbir azabعذاب ہے ʿadhābun
humiliatingalçaltıcıرسوا کرنے والا۔ ذلیل کرنے والے muhīnun٩ Before themötelerinden de min Before themان کے آگے warāihim (is) Hellcehennemجہنم ہے jahannamu and notveاور نہ walā will availbir yarar sağlamazکام آئے گا yugh'nī themkendilerineان کو ʿanhum whatkazandıklarıجو they had earnedانہوں نے کمایا kasabū anythingşeylerکچھ بھی shayan
and notve (sağlamaz)اور نہ walā whatşeylerجو they had takenedindikleriانہوں نے بنا لیے ittakhadhū besidesbaşkaسے min besidesسوا dūni AllahAllah'tanاللہ کے l-lahi (as) protectorsvelilerسرپرست۔ مددگار awliyāa And for themve onlar için vardırاور ان کے لیے walahum (is) a punishmentbir azabعذاب ہے ʿadhābun greatbüyükبڑا ʿaẓīmun١٠ Thisişte budurیہ ہے hādhā
(is) guidanceyol göstericiہدایت hudan And those whove kimselerاور وہ لوگ wa-alladhīna disbelieveinkar eden(ler)جنہوں نے انکار کیا kafarū in (the) Versesayetleriniآیات کا biāyāti (of) their LordRablerininاپنے رب کی rabbihim for themonlar için vardırان کے لیے lahum (is) a punishmentbir azabعذاب ہے ʿadhābun ofçok çetin min filthبے قرار کرنے والا rij'zin painfulinciticiرسوا کن alīmun١١
AllahAllah'tırاللہ al-lahu (is) the One WhoO kiوہ ذات ہے alladhī subjectedboyun eğdirdiجس نے مسخر کیا sakhara to yousizeتمہارے لیے lakumu the seadeniziسمندر کو l-baḥra that may sailakıp gitsin diyeتاکہ چلیں litajriya the shipsgemilerکشتیاں l-ful'ku thereinonun içindeاس میں fīhi by His Commandbuyruğuylaساتھ اس کے حکم کے bi-amrihi and that you may seekve payınızı arayasınız diyeاور تاکہ تم تلاش کرو walitabtaghū ofO'nun lutfundanمیں min
His Bountyاس کے فضل faḍlihi and that you mayve umulur kiاور تاکہ تم walaʿallakum give thanksşükredersinizتم شکرادا کرو tashkurūna١٢ And He has subjectedve boyun eğdirdiاور اس نے مسخر کیا wasakhara to yousizeتمہارے لیے lakum whateverbulunan şeyleriجو کچھ (is) ingöklerdeمیں ہے the heavensآسمانوں l-samāwāti and whateverve bulunan şeyleriاور جو کچھ wamā (is) inyerdeمیں ہے
the earth زمین l-arḍi allhepsiniسارے کا سارا jamīʿan from Himkendisindenاس سے min'hu Indeedelbetteبیشک inna invardırاس میں thatbundaالبتہ dhālika surely are Signsibretlerنشانیاں laāyātin for a peoplebir toplum içinاس قوم کے لیے liqawmin who give thoughtdüşünenجو غور و فکر کرتی ہو yatafakkarūna١٣
٥٠٠
‹ 498page 499 of the printed Mushaf500 ›