●●●●●●

سُورَةُ الفتح

Al-Fath / The Victory

Medinan  ◆  29 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

إِنَّا فَتَحۡنَا لَكَ فَتۡحًا مُّبِينًا ١

Indeedelbette bizبیشک ہم نےinnāWe have given victoryaçtık (fetih verdik)فتح عطا کی ہم نےfataḥnāto yousanaآپ کوlakaa victorybir fetihفتحfatḥanclearapaçıkکھلیmubīnan

1 Indeed, We have given you, [O Muhammad], a clear conquest

1 Doğrusu Biz sana apaçık bir zafer sağlamışızdır.

1 Doğrusu biz sana apaçık bir fetih ihsân ettik.

1 (اے محمدﷺ) ہم نے تم کو فتح دی۔ فتح بھی صریح وصاف

1 اے نبی ؐ ، ہم نے تم کو کھلی فتح عطا کر دی1

لِّيَغۡفِرَ لَكَ ٱللَّهُ مَا تَقَدَّمَ مِن ذَنۢبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ وَيُتِمَّ نِعۡمَتَهُۥ عَلَيۡكَ وَيَهۡدِيَكَ صِرٰطًا مُّسۡتَقِيمًا ٢

That may forgiveki bağışlasın (diye)تاکہ درگزر فرمائےliyaghfirafor youseninآپ کے لیےlakaAllahاللہl-lahuwhatne varsaجوprecededgeçmişپہلے ہوچکاtaqaddamaofgünahlarındanسےminyour sinsآپ کے قصور میں (سے)dhanbikaand whatve ne varsaاور جوwamāwill followgelecek (günahlarından)بعد میں ہواta-akharaand completeve tamamlasın (diye)اور پورا کردےwayutimmaHis favorni'metiniاپنی نعمت کوniʿ'matahuupon yousana olanآپ پرʿalaykaand guide youve seni iletsin (diye)اور رہنمائی کرے آپ کیwayahdiyaka(to) a Pathbir yolaراستے کی طرفṣirāṭanStraightdoğruسیدھےmus'taqīman

2 That Allah may forgive for you what preceded of your sin and what will follow and complete His favor upon you and guide you to a straight path

2 Allah böylece, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlar, sana olan nimetini tamamlar, seni doğru yola eriştirir.

2 Böylece Allah senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar. Sana olan nimetini tamamlar ve seni doğru yola iletir.

2 تاکہ خدا تمہارے اگلے اور پچھلے گناہ بخش دے اور تم پر اپنی نعمت پوری کردے اور تمہیں سیدھے رستے چلائے

2 تاکہ اللہ تمہاری اگلی پچھلی ہر کوتاہی سے درگزر فرمائے1 اور تم پر اپنی نعمت کی تکمیل  کر دے2 اور تمھیں سیدھا راستہ دکھائے3

وَيَنصُرَكَ ٱللَّهُ نَصۡرًا عَزِيزًا ٣

And Allah may help youve sana yardım etsin (diye)اور مدد فرمائے آپ کیwayanṣurakaAnd Allah may help youAllahاللہ تعالیٰl-lahu(with) a helpbir yardımla (zaferle)مددnaṣranmightyşanlıزبردستʿazīzan

3 And [that] Allah may aid you with a mighty victory.

3 Böylece sana, kimsenin güç yetiremeyeceği bir şekilde yardım eder.

3 Ve sana Allah, şanlı bir zaferle yardım eder.

3 اور خدا تمہاری زبردست مدد کرے

3 اور تم کو زبردست نصرت بخشے۔1

هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ ٱلسَّكِينَةَ فِى قُلُوبِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ لِيَزۡدَادُوٓاۡ إِيمَـٰنًا مَّعَ إِيمَـٰنِهِمۡ‌ۗ وَلِلَّهِ جُنُودُ ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ‌ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا ٤

HeOوہ اللہhuwa(is) the One Whokiوہ ذات ہےalladhīsent downindirendirجس نے نازل کیanzala[the] tranquilityhuzurسکینتl-sakīnatain(to)kalblerineمیں(the) heartsدلوںqulūbi(of) the believersmü'minlerinمومنوں کےl-mu'minīnathat they may increaseartırmak içinتاکہ وہ بڑھ جائیںliyazdādū(in) faithimanlarınıایمان میںīmānanwithberaberساتھmaʿatheir faithimanlarıylaاپنے ایمان کےīmānihimAnd for AllahAllah'ındırاور اللہ ہی کے لیے ہیںwalillahi(are the) hostsaskerleriلشکرjunūdu(of) the heavensgöklerinآسمانوں کےl-samāwātiand the earthve yerinاور زمین کےwal-arḍiand Allahveاور ہےwakānaand AllahAllahاللہ تعالیٰl-lahu(is) All-Knowerbilendirعلم والاʿalīmanAll-Wisehüküm ve hikmet sahibidirحکمت والاḥakīman

4 It is He who sent down tranquillity into the hearts of the believers that they would increase in faith along with their [present] faith. And to Allah belong the soldiers of the heavens and the earth, and ever is Allah Knowing and Wise.

4 İnananların, imanlarını kat kat artırmaları için, kalblerine güven indiren O'dur. Göklerdeki ve yerdeki ordular Allah'ındır. Allah bilendir, Hakim olandır.

4 İmanlarına iman katsınlar diye müminlerin kalplerine güven indiren O'dur. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah bilendir, herşeyi hikmetle yapandır.

4 وہی تو ہے جس نے مومنوں کے دلوں پر تسلی نازل فرمائی تاکہ ان کے ایمان کے ساتھ اور ایمان بڑھے۔ اور آسمانوں اور زمین کے لشکر (سب) خدا ہی کے ہیں۔ اور خدا جاننے والا (اور) حکمت والا ہے

4 وہی ہے جس نے مومنوں کے دلوں میں سکینت نازل فرمائی1 تاکہ اپنے ایمان کے ساتھ وہ ایک ایمان اور بڑھا لیں۔2 زمین اور آسمانوں کے سب لشکر اللہ کے قبضہٴ  قدرت میں ہیں اور وہ علیم و حکیم ہے۔3

لِّيُدۡخِلَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَـٰتِ جَنَّـٰتٍ تَجۡرِى مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَا وَيُكَفِّرَ عَنۡهُمۡ سَيِّـَٔـاتِهِمۡ‌ۚ وَكَانَ ذٰلِكَ عِندَ ٱللَّهِ فَوۡزًا عَظِيمًا ٥

That He may admitsoksun diyeتاکہ داخل کرےliyud'khilathe believing meninanan erkekleriمومن مردوں کوl-mu'minīnaand the believing womenve inanan kadınlarıاور مومن عورتوں کوwal-mu'mināti(to) Gardenscennetlereباغوں میںjannātinflowakanبہتی ہیںtajrīfromaltlarındanسےminunderneath themان کے نیچے (سے)taḥtihāthe riversırmaklarنہریںl-anhāru(to) abide foreverebedi kalacaklarıہمیشہ رہنے والے ہیںkhālidīnathereiniçindeاس میںfīhāand (to) removeve örtsün diyeاور دور کردےwayukaffirafrom themonlarınان سےʿanhumtheir misdeedskötülükleriniان کی برائیاںsayyiātihimand isve (gerçekten)اور ہےwakānathatbuیہdhālikawithkatındaنزدیکʿindaAllahاللہ کےl-lahia successbir başarıdırکامیابیfawzangreatbüyükبڑیʿaẓīman

5 [And] that He may admit the believing men and the believing women to gardens beneath which rivers flow to abide therein eternally and remove from them their misdeeds - and ever is that, in the sight of Allah, a great attainment -

5 İnanan erkek ve kadınları, içinde temelli kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar, onların kötülüklerini örter. Allah katında büyük kurtuluş işte budur.

5 Mümin erkeklerle mümin kadınları, içinde ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyması, onların günahlarını örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir kurtuluştur.

5 (یہ) اس لئے کہ وہ مومن مردوں اور مومن عورتوں کو بہشتوں میں جن کے نیچے نہریں بہہ رہی ہیں داخل کرے وہ اس میں ہمیشہ رہیں گے اور ان سے ان کے گناہوں کو دور کردے۔ اور یہ خدا کے نزدیک بڑی کامیابی ہے

5 (اس نے یہ کام اس لیے کیا ہے)تاکہ مومن مردوں اور عورتوں1 کو ہمیشہ رہنے کے لیے ایسی جنّتوں میں داخل فرمائے جن کے نیچے نہریں بہ رہی ہو ں گی اور ان کی برائیاں ان سے دور کر دے۔۔۔۔2 اللہ کے نزدیک یہ بڑی کامیابی ہے

وَيُعَذِّبَ ٱلۡمُنَـٰفِقِينَ وَٱلۡمُنَـٰفِقَـٰتِ وَٱلۡمُشۡرِكِينَ وَٱلۡمُشۡرِكَـٰتِ ٱلظَّآنِّينَ بِٱللَّهِ ظَنَّ ٱلسَّوۡءِ‌ۚ عَلَيۡهِمۡ دَآئِرَةُ ٱلسَّوۡءِ‌ۖ وَغَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِمۡ وَلَعَنَهُمۡ وَأَعَدَّ لَهُمۡ جَهَنَّمَ‌ۖ وَسَآءَتۡ مَصِيرًا ٦

And He (may) punishve azabetsin diyeاور عذاب دےwayuʿadhibathe hypocrite menmünafık erkeklereمنافقوں کوl-munāfiqīnaand the hypocrite womenve münafık kadınlaraاور منافق عورتوں کوwal-munāfiqātiand the polytheist menve ortak koşan erkeklereاور مشرک مردوں کوwal-mush'rikīnaand the polytheist womenve ortak koşan kadınlaraاور مشرک عورتوں کوwal-mush'rikātiwho assumezanda bulunanجو گمان کرنے والے ہیںl-ẓānīnaabout AllahAllah hakkındaاللہ کے بارے میںbil-lahian assumptionzan ileگمانẓannaevilkötüبراl-sawiUpon thembaşlarına gelsin!انہی پرʿalayhim(is) a turnçemberi (olaylar)گردش ہےdāiratu(of) evilkötülükبریl-sawiand Allah's wrath (is)gazab etmiştirاور ناراض ہواwaghaḍibaand Allah's wrath (is)Allahاللہl-lahuupon themonlaraان پرʿalayhimand He has cursed themve onları la'netlemiştirاور اس نے لعنت کی ان پرwalaʿanahumand preparedve hazırlamıştırاور اس نے تیار کیاwa-aʿaddafor themonlaraان کے لیےlahumHellcehennemiجہنمjahannamaand evilve orası ne kötüاور بہت ہی برا ہےwasāat(is the) destinationbir varılacak yerdirٹھکانہmaṣīran

6 And [that] He may punish the hypocrite men and hypocrite women, and the polytheist men and polytheist women - those who assume about Allah an assumption of evil nature. Upon them is a misfortune of evil nature; and Allah has become angry with them and has cursed them and prepared for them Hell, and evil it is as a destination.

6 İnananlara yardım etmez diye Allah'a kötü sanıda bulunan ikiyüzlü erkek ve kadınlara, puta tapan erek ve kadınlara Allah azabetsin; kötü sanıları kendi baslarına gelsin! Allah onlara gazabetmiş, onları lanetlemiş ve cehennemi kendilerine hazırlamıştır. Ne kötü dönüş yeridir!

6 Ve o Allah hakkında kötü zanda bulunan münâfık erkeklere ve münâfık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve ortak koşan kadınlara azap etmesi içindir. Kötülük onların başlarına gelmiştir. Allah onlara gazap etmiş, lânetlemiş ve cehennemi kendilerine hazırlamıştır. Orası ne kötü bir yerdir!

6 اور (اس لئے کہ) منافق مردوں اور منافق عورتوں اور مشرک مردوں اور مشرک عورتوں کو جو خدا کے حق میں برے برے خیال رکھتے ہیں عذاب دے۔ ان ہی پر برے حادثے واقع ہوں۔ اور خدا ان پر غصے ہوا اور ان پر لعنت کی اور ان کے لئے دوزخ تیار کی۔ اور وہ بری جگہ ہے

6 اور ان منافق مردوں اور عورتوں اور مشرک مردوں اور عورتوں کو سزا دے جو اللہ کے متعلق بُرے گمان رکھتے ہیں۔1 بُرائی  کے پھیر  میں وہ خودہی آگئے،2 اللہ کا غضب ان پر ہوا اور اس نے ان پر لعنت کی اور ان کے لیے جہنم مہیّا کر دی جو بہت ہی بُرا ٹھکانا ہے

وَلِلَّهِ جُنُودُ ٱلسَّمَـٰوٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ‌ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمًا ٧

And for AllahAllah'ındırاور اللہ ہی کے لیے ہیںwalillahi(are the) hostsaskerleriلشکرjunūdu(of) the heavensgöklerinآسمانوں کےl-samāwātiand the earthve yerinاور زمین کےwal-arḍiand Allahveاور ہےwakānaand AllahAllahاللہ تعالیٰl-lahu(is) All-MightyazizdirغالبʿazīzanAll-Wisehakimdirحکمت والاḥakīman

7 And to Allah belong the soldiers of the heavens and the earth. And ever is Allah Exalted in Might and Wise.

7 Göklerdeki ve yerdeki ordular Allah'ındır. Allah güçlü olandır. Hakim olandır.

7 Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

7 اور آسمانوں اور زمین کے لشکر خدا ہی کے ہیں۔ اور خدا غالب (اور) حکمت والا ہے

7 زمین اور آسمان کے لشکر اللہ ہی کے قبضہٴ قدرت میں ہیں اور وہ زبردست اور حکیم ہے۔1

إِنَّآ أَرۡسَلۡنَـٰكَ شَـٰهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا ٨

Indeed, Weelbette bizبیشک ہم نےinnā[We] have sent youseni gönderdikبھیجا ہم نے آپ کوarsalnāka(as) a witnessşahidشہادت دینے والاshāhidanand (as) a bearer of glad tidingsve müjdeleyiciاور خوشخبری دینے والاwamubashiranand (as) a warnerve uyarıcıاور ڈرانے والاwanadhīran

8 Indeed, We have sent you as a witness and a bringer of good tidings and a warner

8 Doğrusu seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Ey insanlar, siz de Allah'a ve Peygamberine inanasınız, ona yardım edesiniz, O'na saygı gösteresiniz ve O'nu sabah akşam tesbih edesiniz.

8 Şüphesiz biz seni, şâhit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.

8 اور ہم نے (اے محمدﷺ) تم کو حق ظاہر کرنے والا اور خوشخبری سنانے والا اور خوف دلانے والا (بنا کر) بھیجا ہے

8 اے نبیؐ ، ہم نے تم کو شہادت دینے والا،1 بشارت دینے والا اور خبر دار کردینے والا2 بنا کر بھیجا ہے

لِّتُؤۡمِنُواۡ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُ وَتُسَبِّحُوهُ بُكۡرَةً وَأَصِيلاً ٩

That you may believeki inanasınızتاکہ تم ایمان لاؤlitu'minūin AllahAllah'aاللہ پرbil-lahiand His Messengerve Resulüneاور اس کے رسول پرwarasūlihiand (may) honor himO'nu destekleyesinizاور تم قوت دو اس کوwatuʿazzirūhuand respect himOna saygı gösteresinizاور تم تعظیم کرو اس کیwatuwaqqirūhuand glorify Himve O'nu tesbih edesinizاور تم تسبیح بیان کرو اس کیwatusabbiḥūhumorningsabahصبحbuk'ratanand eveningve akşamاور شامwa-aṣīlan

9 That you [people] may believe in Allah and His Messenger and honor him and respect the Prophet and exalt Allah morning and afternoon.

9 Doğrusu seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Ey insanlar, siz de Allah'a ve Peygamberine inanasınız, ona yardım edesiniz, O'na saygı gösteresiniz ve O'nu sabah akşam tesbih edesiniz.

9 Ki, Allah'a ve Resulüne iman edesiniz, ve bunu takviye edip, O'na saygı gösteresiniz ve sabah akşam O'nu tesbih edesiniz.

9 تاکہ (مسلمانو) تم لوگ خدا پر اور اس کے پیغمبر پر ایمان لاؤ اور اس کی مدد کرو اور اس کو بزرگ سمجھو۔ اور صبح وشام اس کی تسبیح کرتے رہو

9 تاکہ اے لوگو، تم اللہ اور اس کے رسول پر ایمان لاؤ اور اس کا ساتھ دو، اس کی تعظیم و توقیر کرو اور صبح و شام اس کی تسبیح کرتے رہو۔1

Surah 48 / Al-Fath / The Victory سورة الفتح 512

سُورَةُ الفتح

Al-Fath / The Victory  ◆  Medinan · 29 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Indeedelbette bizبیشک ہم نے innā We have given victoryaçtık (fetih verdik)فتح عطا کی ہم نے fataḥnā to yousanaآپ کو laka a victorybir fetihفتح fatḥan clearapaçıkکھلی mubīnan١ That may forgiveki bağışlasın (diye)تاکہ درگزر فرمائے liyaghfira for youseninآپ کے لیے laka Allahاللہ l-lahu whatne varsaجو precededgeçmişپہلے ہوچکا taqaddama ofgünahlarındanسے min your sinsآپ کے قصور میں (سے) dhanbika
and whatve ne varsaاور جو wamā will followgelecek (günahlarından)بعد میں ہوا ta-akhara and completeve tamamlasın (diye)اور پورا کردے wayutimma His favorni'metiniاپنی نعمت کو niʿ'matahu upon yousana olanآپ پر ʿalayka and guide youve seni iletsin (diye)اور رہنمائی کرے آپ کی wayahdiyaka (to) a Pathbir yolaراستے کی طرف ṣirāṭan Straightdoğruسیدھے mus'taqīman٢
And Allah may help youve sana yardım etsin (diye)اور مدد فرمائے آپ کی wayanṣuraka And Allah may help youAllahاللہ تعالیٰ l-lahu (with) a helpbir yardımla (zaferle)مدد naṣran mightyşanlıزبردست ʿazīzan٣ HeOوہ اللہ huwa (is) the One Whokiوہ ذات ہے alladhī sent downindirendirجس نے نازل کی anzala [the] tranquilityhuzurسکینت l-sakīnata in(to)kalblerineمیں (the) heartsدلوں qulūbi
(of) the believersmü'minlerinمومنوں کے l-mu'minīna that they may increaseartırmak içinتاکہ وہ بڑھ جائیں liyazdādū (in) faithimanlarınıایمان میں īmānan withberaberساتھ maʿa their faithimanlarıylaاپنے ایمان کے īmānihim And for AllahAllah'ındırاور اللہ ہی کے لیے ہیں walillahi (are the) hostsaskerleriلشکر junūdu (of) the heavensgöklerinآسمانوں کے l-samāwāti
and the earthve yerinاور زمین کے wal-arḍi and Allahveاور ہے wakāna and AllahAllahاللہ تعالیٰ l-lahu (is) All-Knowerbilendirعلم والا ʿalīman All-Wisehüküm ve hikmet sahibidirحکمت والا ḥakīman٤ That He may admitsoksun diyeتاکہ داخل کرے liyud'khila the believing meninanan erkekleriمومن مردوں کو l-mu'minīna and the believing womenve inanan kadınlarıاور مومن عورتوں کو wal-mu'mināti
(to) Gardenscennetlereباغوں میں jannātin flowakanبہتی ہیں tajrī fromaltlarındanسے min underneath themان کے نیچے (سے) taḥtihā the riversırmaklarنہریں l-anhāru (to) abide foreverebedi kalacaklarıہمیشہ رہنے والے ہیں khālidīna thereiniçindeاس میں fīhā and (to) removeve örtsün diyeاور دور کردے wayukaffira from themonlarınان سے ʿanhum
their misdeedskötülükleriniان کی برائیاں sayyiātihim and isve (gerçekten)اور ہے wakāna thatbuیہ dhālika withkatındaنزدیک ʿinda Allahاللہ کے l-lahi a successbir başarıdırکامیابی fawzan greatbüyükبڑی ʿaẓīman٥ And He (may) punishve azabetsin diyeاور عذاب دے wayuʿadhiba
the hypocrite menmünafık erkeklereمنافقوں کو l-munāfiqīna and the hypocrite womenve münafık kadınlaraاور منافق عورتوں کو wal-munāfiqāti and the polytheist menve ortak koşan erkeklereاور مشرک مردوں کو wal-mush'rikīna and the polytheist womenve ortak koşan kadınlaraاور مشرک عورتوں کو wal-mush'rikāti who assumezanda bulunanجو گمان کرنے والے ہیں l-ẓānīna
about AllahAllah hakkındaاللہ کے بارے میں bil-lahi an assumptionzan ileگمان ẓanna evilkötüبرا l-sawi Upon thembaşlarına gelsin!انہی پر ʿalayhim (is) a turnçemberi (olaylar)گردش ہے dāiratu (of) evilkötülükبری l-sawi and Allah's wrath (is)gazab etmiştirاور ناراض ہوا waghaḍiba and Allah's wrath (is)Allahاللہ l-lahu upon themonlaraان پر ʿalayhim
and He has cursed themve onları la'netlemiştirاور اس نے لعنت کی ان پر walaʿanahum and preparedve hazırlamıştırاور اس نے تیار کیا wa-aʿadda for themonlaraان کے لیے lahum Hellcehennemiجہنم jahannama and evilve orası ne kötüاور بہت ہی برا ہے wasāat (is the) destinationbir varılacak yerdirٹھکانہ maṣīran٦ And for AllahAllah'ındırاور اللہ ہی کے لیے ہیں walillahi (are the) hostsaskerleriلشکر junūdu
(of) the heavensgöklerinآسمانوں کے l-samāwāti and the earthve yerinاور زمین کے wal-arḍi and Allahveاور ہے wakāna and AllahAllahاللہ تعالیٰ l-lahu (is) All-Mightyazizdirغالب ʿazīzan All-Wisehakimdirحکمت والا ḥakīman٧ Indeed, Weelbette bizبیشک ہم نے innā [We] have sent youseni gönderdikبھیجا ہم نے آپ کو arsalnāka
(as) a witnessşahidشہادت دینے والا shāhidan and (as) a bearer of glad tidingsve müjdeleyiciاور خوشخبری دینے والا wamubashiran and (as) a warnerve uyarıcıاور ڈرانے والا wanadhīran٨ That you may believeki inanasınızتاکہ تم ایمان لاؤ litu'minū in AllahAllah'aاللہ پر bil-lahi and His Messengerve Resulüneاور اس کے رسول پر warasūlihi
and (may) honor himO'nu destekleyesinizاور تم قوت دو اس کو watuʿazzirūhu and respect himOna saygı gösteresinizاور تم تعظیم کرو اس کی watuwaqqirūhu and glorify Himve O'nu tesbih edesinizاور تم تسبیح بیان کرو اس کی watusabbiḥūhu morningsabahصبح buk'ratan and eveningve akşamاور شام wa-aṣīlan٩
٥١٢
‹ 510page 511 of the printed Mushaf512 ›