وَلَوۡ نَشَآءُ لَأَرَيۡنَـٰكَهُمۡ فَلَعَرَفۡتَهُم بِسِيمَـٰهُمۡ‌ۚ وَلَتَعۡرِفَنَّهُمۡ فِى لَحۡنِ ٱلۡقَوۡلِ‌ۚ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ أَعۡمَـٰلَكُمۡ ٣٠

And ifşayetاور اگرwalawWe willedbiz dileseydikہم چاہیںnashāusurely, We could show them to youonları sana gösterirdikالبتہ دکھا دیں ہم تجھ کو انہیںla-araynākahumand you would know themsen onları tanırdınپھر البتہ پہچان لو تم ان کوfalaʿaraftahumby their markssimalarındanان کے چہروں سےbisīmāhumbut surely, you will know themve onları tanırdınاور البتہ تم ضرور پہچان لو گے انہیںwalataʿrifannahumbyüslubundanمیں(the) toneاسلوب میں / انداز میںlaḥni(of their) speechsözlerininکلام کےl-qawliAnd Allahve Allahاور اللہwal-lahuknowsbilirجانتا ہےyaʿlamuyour deedsyaptığınız işleriتمہارے اعمال کوaʿmālakum

30 And if We willed, We could show them to you, and you would know them by their mark; but you will surely know them by the tone of [their] speech. And Allah knows your deeds.

30 Eğer dileseydik, Biz onları sana gösterirdik; sen de onları yüzlerinden tanırdın. And olsun ki sen, onları konuşmalarından da tanırsın; Allah işlediklerinizi bilir.

30 Ey Muhammed! Eğer biz dileseydik onları sana gösterirdik. Sen de onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki, sen onları sözlerinin üslubundan da tanırsın. Allah ise bütün yaptıklarınızı bilir.

30 اور اگر ہم چاہتے تو وہ لوگ تم کو دکھا بھی دیتے اور تم ان کو ان کے چہروں ہی سے پہچان لیتے۔ اور تم انہیں (ان کے) انداز گفتگو ہی سے پہچان لو گے! اور خدا تمہارے اعمال سے واقف ہے

30 ہم چاہیں تو انہیں تم کو آنکھوں سے دکھا دیں اور اُن کے چہروں سے تم ان کو پہچان لو مگر ان کے انداز کلام سے تو تم ان کو جان ہی لو گے اللہ تم سب کے اعمال سے خوب واقف ہے

وَلَنَبۡلُوَنَّكُمۡ حَتَّىٰ نَعۡلَمَ ٱلۡمُجَـٰهِدِينَ مِنكُمۡ وَٱلصَّـٰبِرِينَ وَنَبۡلُوَاۡ أَخۡبَارَكُمۡ ٣١

And surely We will test youandolsun biz sizi deneyeceğizاور البتہ ہم ضرور آزمائیں گے تم کوwalanabluwannakumuntilkadarیہاں تک کہḥattāWe make evidentbilinceyeہم جان لیںnaʿlamathose who strivecihadedenleriمجاہدوں کوl-mujāhidīnaamong youiçinizdenتم میں سےminkumand the patient onesve sabredenleriاور صبر کرنے والوں کوwal-ṣābirīnaand We will testve sınayacağızاور ہم آزمائیںwanabluwāyour affairssöylediğiniz sözleriتمہاری خبروں کو۔ حالات کوakhbārakum

31 And We will surely test you until We make evident those who strive among you [for the cause of Allah] and the patient, and We will test your affairs.

31 And olsun ki sizi, içinizden cihada çıkanları ve sabredenleri meydana çıkarana ve haberlerinizi açıklayana kadar deneyeceğiz.

31 Andolsun ki, biz içinizden cihad edenlerle sabredenleri ortaya çıkarıncaya ve yaptıklarınızla ilgili haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi deneyeceğiz.

31 اور ہم تو لوگوں کو آزمائیں گے تاکہ جو تم میں لڑائی کرنے والے اور ثابت قدم رہنے والے ہیں ان کو معلوم کریں۔ اور تمہارے حالات جانچ لیں

31 ہم ضرور تم لوگوں کو آزمائش میں ڈالیں گے تاکہ تمہارے حالات کی جانچ کریں اور دیکھ لیں کہ تم میں مجاہد اور ثابت قدم کون ہیں

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواۡ وَصَدُّواۡ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَشَآقُّواۡ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلۡهُدَىٰ لَن يَضُرُّواۡ ٱللَّهَ شَيۡــًٔا وَسَيُحۡبِطُ أَعۡمَـٰلَهُمۡ ٣٢

Indeedşüphesizبیشکinnathose whokimselerوہ لوگalladhīnadisbelieveinkar eden(ler)جنہوں نے کفر کیاkafarūand turn awayve engel olanlarاور انہوں نے روکاwaṣaddūfromyolundanسےʿan(the) way of Allahراستے (سے)sabīli(the) way of AllahAllahاللہ کےl-lahiand opposeve incitenlerاور انہوں نے مخالفت کیwashāqqūthe MessengerElçiyiرسول کیl-rasūlaaftersonraکےminafterاس کے بعدbaʿdi[what]belli olduktanکہ(has been) made clearواضح ہوچکیtabayyanato themkendilerineان کے لیےlahumuthe guidancedoğru yolہدایتl-hudāneveraslaہرگز نہیںlanwill they harmzarar veremezlerنقصان پہنچا سکتےyaḍurrūAllahAllah'aاللہ کوl-laha(in) anythinghiçbirکچھ بھیshayanand He will make worthlessve boşa çıkaracaktırاور عنقریب وہ ضائع کرے گاwasayuḥ'biṭutheir deedsonların işleriniان کے اعمالaʿmālahum

32 Indeed, those who disbelieved and averted [people] from the path of Allah and opposed the Messenger after guidance had become clear to them - never will they harm Allah at all, and He will render worthless their deeds.

32 Şüphesiz, inkar edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine doğru yol belli olduktan sonra Peygambere karşı gelenler Allah'a hiçbir zarar veremezler. O, onların işlerini boşa çıkaracaktır.

32 Şüphesiz ki, inkâr edenler, Allah yolundan menedenler ve kendilerine doğru yol açıkça belli olduktan sonra Peygamber'e karşı gelenler Allah'a hiçbir zarar veremeyeceklerdir. Allah onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır.

32 جن لوگوں کو سیدھا رستہ معلوم ہوگیا (اور) پھر بھی انہوں نے کفر کیا اور (لوگوں کو) خدا کی راہ سے روکا اور پیغمبر کی مخالفت کی وہ خدا کا کچھ بھی بگاڑ نہیں سکیں گے۔ اور خدا ان کا سب کیا کرایا اکارت کردے گا

32 جن لوگوں نے کفر کیا اور اللہ کی راہ سے روکا اور رسول سے جھگڑا کیا جبکہ ان پر راہ راست واضح ہو چکی تھی، درحقیقت وہ اللہ کا کوئی نقصان بھی نہیں کر سکتے ، بلکہ اللہ ہی ان کا سب کیا کرایا غارت کر دے گا۔1

۞يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاۡ أَطِيعُواۡ ٱللَّهَ وَأَطِيعُواۡ ٱلرَّسُولَ وَلَا تُبۡطِلُوٓاۡ أَعۡمَـٰلَكُمۡ ٣٣

O you who believeeyاےyāayyuhāO you who believekimselerلوگو !alladhīnaO you who believeinanan(lar)جو ایمان لائے ہوāmanūObeyita'at edinاطاعت کروaṭīʿūAllahAllah'aاللہ کیl-lahaand obeyve ita'at edinاور اطاعت کروwa-aṭīʿūthe MessengerElçi'yeرسول کیl-rasūlaand (do) notveاور نہwalāmake vainboşa çıkarmayınتم ضائع کروtub'ṭilūyour deedsişleriniziاپنے اعمال کوaʿmālakum

33 O you who have believed, obey Allah and obey the Messenger and do not invalidate your deeds.

33 Ey inananlar! Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin; işlerinizi boşa çıkarmayın.

33 Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin ve amellerinizi boşa çıkarmayın.

33 مومنو! خدا کا ارشاد مانو اور پیغمبر کی فرمانبرداری کرو اور اپنے عملوں کو ضائع نہ ہونے دو

33 اے لوگو جو ایمان لائے ہو، تم اللہ کی اطاعت کرو اوررسول کی اطاعت کرو اور اپنے اعمال کو بر باد نہ کر لو۔1

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواۡ وَصَدُّواۡ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ثُمَّ مَاتُواۡ وَهُمۡ كُفَّارٌ فَلَن يَغۡفِرَ ٱللَّهُ لَهُمۡ ٣٤

Indeedşüphesizبیشکinnathose whokimselerوہ لوگalladhīnadisbelieveinkar eden(ler)جنہوں نے کفر کیاkafarūand turn awayve engel olanlarاور انہوں نے روکاwaṣaddūfromyolundanسےʿan(the) wayراستے (سے)sabīli(of) AllahAllahاللہ کےl-lahithensonraپھرthummadiedölenlerوہ مرگئےmātūwhile theyonlarحالانکہ وہwahum(were) disbelieverskafir olarakکافر ہیںkuffārunneveraslaتو ہرگز نہیںfalanwill Allah forgiveaffetmeyecektirمعاف کرے گاyaghfirawill Allah forgiveAllahاللہl-lahuthemonlarıان کوlahum

34 Indeed, those who disbelieved and averted [people] from the path of Allah and then died while they were disbelievers - never will Allah forgive them.

34 İnkar edip Allah yolundan alıkoyanları, sonra da inkarcı olarak ölenleri Allah şüphesiz ki bağışlamayacaktır.

34 Şüphesiz ki, inkâr edip, Allah yolundan saptıran, sonra da kâfir olarak ölenlere gelince Allah onları asla bağışlamayacaktır.

34 جو لوگ کافر ہوئے اور خدا کے رستے سے روکتے رہے پھر کافر ہی مرگئے خدا ان کو ہرگز نہیں بخشے گا

34 کفر کرنے والوں اور راہ خدا سے روکنے والوں اور مرتے دم تک کفر پر جمے رہنے والوں کو تو اللہ ہرگز معاف نہ کرے گا

فَلَا تَهِنُواۡ وَتَدۡعُوٓاۡ إِلَى ٱلسَّلۡمِ وَأَنتُمُ ٱلۡأَعۡلَوۡنَ وَٱللَّهُ مَعَكُمۡ وَلَن يَتِرَكُمۡ أَعۡمَـٰلَكُمۡ ٣٥

So (do) notaslaپس نہfalāweakengevşemeyinتم سستی کروtahinūand callve davet etmeyinاور نہ تم بلاؤwatadʿūforbarışaطرفilāpeaceصلح کےl-salmiwhile yousiz ikenاور تم ہیwa-antumu(are) superiorgalip durumdaغالب رہنے والے ہوl-aʿlawnaand AllahAllahاور اللہwal-lahu(is) with yousizinle beraberdirتمہارے ساتھ ہےmaʿakumand neverve aslaاور ہرگز نہwalanwill deprive youzayi etmeyecektirکمی کرے گاyatirakum(of) your deedssizin amelleriniziتمہارے اعمال میںaʿmālakum

35 So do not weaken and call for peace while you are superior; and Allah is with you and will never deprive you of [the reward of] your deeds.

35 Ey inananlar! Sizler daha üstün olduğunuz halde düşman karşısında gevşemeyin ki barış istemek zorunda kalmayasınız; Allah sizinle beraberdir; sizin işlerinizi eksiltmeyecektir.

35 Sakın gevşemeyin ve üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. O sizin amellerinizi eksiltmeyecektir.

35 تو تم ہمت نہ ہارو اور (دشمنوں کو) صلح کی طرف نہ بلاؤ۔ اور تم تو غالب ہو۔ اور خدا تمہارے ساتھ ہے وہ ہرگز تمہارے اعمال کو کم (اور گم) نہیں کرے گا

35 پس تم بودے نہ بنو اور صلح کی درخواست نہ کرو۔1 تم ہی غالب رہنے والے ہو۔ اللہ تمہارے ساتھ ہے اور تمہارے اعمال کو وہ ہر گز ضائع نہ کریگا

إِنَّمَا ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا لَعِبٌ وَلَهۡوٌ‌ۚ وَإِن تُؤۡمِنُواۡ وَتَتَّقُواۡ يُؤۡتِكُمۡ أُجُورَكُمۡ وَلَا يَسۡــَٔلۡكُمۡ أَمۡوٰلَكُمۡ ٣٦

Onlyşüphesizبیشکinnamāthe lifehayatıزندگیl-ḥayatu(of) the worlddünyaدنیا کیl-dun'yā(is) playbir oyundurکھیل ہےlaʿibunand amusementve eğlencedirاور تماشا ہےwalahwunAnd ifve eğerاور اگرwa-inyou believeinanırsanızتم ایمان لے آؤtu'minūand fear (Allah)ve korunursanızاور تقوی اختیار کروwatattaqūHe will give yousize verirوہ دے گا تم کوyu'tikumyour rewardsmükafatlarınızıاجر تمہارےujūrakumand notveاور نہwalāwill ask yousizden istemezطلب کرے گا تم سےyasalkum(for) your wealthmallarınızıمال تمہارےamwālakum

36 [This] worldly life is only amusement and diversion. And if you believe and fear Allah, He will give you your rewards and not ask you for your properties.

36 Doğrusu dünya hayatı oyun ve oyalanmadır. Eğer inanır ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, O, size ecirlerinizi verir; O, sizin mallarınızı tamamen sarfetmenizi istemez.

36 Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer iman eder kötülükten sakınırsanız, Allah size mükâfatınızı verir. Ve sizden bütün mallarınızı harcamanızı da istemez.

36 دنیا کی زندگی تو محض کھیل اور تماشا ہے۔ اور اگر تم ایمان لاؤ گے اور پرہیزگاری کرو گے تو وہ تم کو تمہارا اجر دے گا۔ اور تم سے تمہارا مال طلب نہیں کرے گا

36 یہ دنیا کی زندگی  تو ایک کھیل اور تماشا ہے۔1 اگر تم ایمان رکھو اور تقوٰی کی روش پر چلتے رہو تو اللہ تمہارے اجر تم کو دے گا اور وہ تمہارے مال تم سے نہ مانگے گا۔2

إِن يَسۡــَٔلۡكُمُوهَا فَيُحۡفِكُمۡ تَبۡخَلُواۡ وَيُخۡرِجۡ أَضۡغَـٰنَكُمۡ ٣٧

IfeğerاگرinHe were to ask you for itonları isteseydiوہ تم سے مانگ لے ان کوyasalkumūhāand press youve sizi sıkıştırsaydıپھر تم سے چمٹ جائے۔ تو وہ چمٹ جائے گا تم سےfayuḥ'fikumyou will withholdcimrilik ederdinizتم عقل کرو گےtabkhalūand He will bring forthve ortaya çıkarırdıاور نکالے گاwayukh'rijyour hatredkinleriniziتمہارے بغض۔ عداوتیںaḍghānakum

37 If He should ask you for them and press you, you would withhold, and He would expose your unwillingness.

37 Eğer sizden onları isteyip de sizi zorlarsa, cimrilik edecektiniz, O da kinlerinizi ortaya çıkaracaktı.

37 Eğer sizden onların tamamını isteyip de sizi zorlasaydı cimrilik ederdiniz. Bu da sizin bütün kinlerinizi ortaya çıkarırdı.

37 اگر وہ تم سے مال طلب کرے اور تمہیں تنگ کرے تو تم بخل کرنے لگو اور وہ (بخل) تمہاری بدنیتی ظاہر کرکے رہے

37 اگر کہیں وہ تمہارے مال تم سے مانگ لے اور سب کے سب تم سے طلب کر لے تو تم بخل کرو گے اور وہ تمہارے کھوٹ اُبھار لائے گا۔1

هَـٰٓأَنتُمۡ هَـٰٓؤُلَآءِ تُدۡعَوۡنَ لِتُنفِقُواۡ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَمِنكُم مَّن يَبۡخَلُ‌ۖ وَمَن يَبۡخَلۡ فَإِنَّمَا يَبۡخَلُ عَن نَّفۡسِهِۦ‌ۚ وَٱللَّهُ ٱلۡغَنِىُّ وَأَنتُمُ ٱلۡفُقَرَآءُ‌ۚ وَإِن تَتَوَلَّوۡاۡ يَسۡتَبۡدِلۡ قَوۡمًا غَيۡرَكُمۡ ثُمَّ لَا يَكُونُوٓاۡ أَمۡثَـٰلَكُم ٣٨

Here you are işte sizlerیہ تم ہوhāantumtheseonlarsınız kiوہ لوگhāulāicalledçağrılıyorsunuzتمہیں پکارا جاتا ہے۔ بلایا جاتا ہےtud'ʿawnato spendinfak etmeyeکہ تم خرچ کروlitunfiqūinyolundaمیں(the) wayراستے (میں)sabīli(of) Allah Allahاللہ کےl-lahibut among youama içinizdenتو تم میں سےfaminkum(are some) whokimisiکوئی ایسا ہےmanwithholdcimrilik ediyorجو بخل کرتا ہےyabkhaluand whoeverve kimseاور جوwamanwithholdscimrilik edenبخل کرتا ہےyabkhalthen onlyşüphesizتو بیشکfa-innamāhe withholdscimrilik etmiş olurوہ بخل کرتا ہےyabkhalufromkarşıسےʿanhimselfkendi nefsineاپنے آپ (سے)nafsihiBut Allahve Allahاور اللہwal-lahu(is) Free of needzengindirبہت غنی ہےl-ghaniyuwhile youve sizlerاور تمwa-antumu(are) the needyfakirsinizمحتاج ہوl-fuqarāuAnd ifve eğerاور اگرwa-inyou turn awayyüz çevirecek olursanızتم منہ موڑو گےtatawallawHe will replace youyerinize getirirوہ بدل دے گاyastabdil(with) a peoplebir toplumایک قوم کوqawmanother than yousizden başkaتمہارے سواghayrakumthensonraپھرthummanotonlar olmazlarنہthey will beہوں گے وہyakūnū(the) likes of yousizin gibiتم جیسےamthālakum

38 Here you are - those invited to spend in the cause of Allah - but among you are those who withhold [out of greed]. And whoever withholds only withholds [benefit] from himself; and Allah is the Free of need, while you are the needy. And if you turn away, He will replace you with another people; then they will not be the likes of you.

38 İşte sizler, Allah yolunda sarfetmeye çağırılan kimselersiniz. Kiminiz cimrilik yapıyor ama, cimrilik yapan bilsin ki, ancak kendine karşı cimrilik etmiş olur. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O'ndan yüz çevirirseniz sizi ortadan kaldırır, sizin gibi olmayacak bir milleti yerinize getirir.

38 İşte sizler Allah yolunda harcamaya çağrılan kimselersiniz. İçinizden kiminiz cimrilik ediyor. Ama cimrilik eden ancak kendi zararına cimrilik eder. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer siz Hakk'tan yüz çevirirseniz Allah yerinize başka bir kavim getirir. Sonra onlar sizin gibi olmazlar.

38 دیکھو تم وہ لوگ ہو کہ خدا کی راہ میں خرچ کرنے کے لئے بلائے جاتے ہو۔ تو تم میں ایسے شخص بھی ہیں جو بخل کرنے لگتے ہیں۔ اور جو بخل کرتا ہے اپنے آپ سے بخل کرتا ہے۔ اور خدا بےنیاز ہے اور تم محتاج۔ اور اگر تم منہ پھیرو گے تو وہ تمہاری جگہ اور لوگوں کو لے آئے گا اور وہ تمہاری طرح کے نہیں ہوں گے

38 دیکھو، تم لوگوں کو دعوت دی جا رہی ہے کہ اللہ کی راہ میں مال خرچ کرو اِس پر تم میں سے کچھ لوگ ہیں جو بخل کر رہے ہیں، حالانکہ جو بخل کرتا ہے وہ در حقیقت اپنے آپ ہی سے بخل کر رہا ہے اللہ تو غنی ہے، تم ہی اس کے محتاج ہو اگر تم منہ موڑو گے تو اللہ تمہاری جگہ کسی اور قوم کو لے آئے گا اور وہ تم جیسے نہ ہوں گے

Surah 47 / Muhammad / Muhammad سورة محمد 511
And ifşayetاور اگر walaw We willedbiz dileseydikہم چاہیں nashāu surely, We could show them to youonları sana gösterirdikالبتہ دکھا دیں ہم تجھ کو انہیں la-araynākahum and you would know themsen onları tanırdınپھر البتہ پہچان لو تم ان کو falaʿaraftahum by their markssimalarındanان کے چہروں سے bisīmāhum but surely, you will know themve onları tanırdınاور البتہ تم ضرور پہچان لو گے انہیں walataʿrifannahum byüslubundanمیں
(the) toneاسلوب میں / انداز میں laḥni (of their) speechsözlerininکلام کے l-qawli And Allahve Allahاور اللہ wal-lahu knowsbilirجانتا ہے yaʿlamu your deedsyaptığınız işleriتمہارے اعمال کو aʿmālakum٣٠ And surely We will test youandolsun biz sizi deneyeceğizاور البتہ ہم ضرور آزمائیں گے تم کو walanabluwannakum untilkadarیہاں تک کہ ḥattā We make evidentbilinceyeہم جان لیں naʿlama
those who strivecihadedenleriمجاہدوں کو l-mujāhidīna among youiçinizdenتم میں سے minkum and the patient onesve sabredenleriاور صبر کرنے والوں کو wal-ṣābirīna and We will testve sınayacağızاور ہم آزمائیں wanabluwā your affairssöylediğiniz sözleriتمہاری خبروں کو۔ حالات کو akhbārakum٣١ Indeedşüphesizبیشک inna those whokimselerوہ لوگ alladhīna
disbelieveinkar eden(ler)جنہوں نے کفر کیا kafarū and turn awayve engel olanlarاور انہوں نے روکا waṣaddū fromyolundanسے ʿan (the) way of Allahراستے (سے) sabīli (the) way of AllahAllahاللہ کے l-lahi and opposeve incitenlerاور انہوں نے مخالفت کی washāqqū the MessengerElçiyiرسول کی l-rasūla aftersonraکے min afterاس کے بعد baʿdi [what]belli olduktanکہ (has been) made clearواضح ہوچکی tabayyana
to themkendilerineان کے لیے lahumu the guidancedoğru yolہدایت l-hudā neveraslaہرگز نہیں lan will they harmzarar veremezlerنقصان پہنچا سکتے yaḍurrū AllahAllah'aاللہ کو l-laha (in) anythinghiçbirکچھ بھی shayan and He will make worthlessve boşa çıkaracaktırاور عنقریب وہ ضائع کرے گا wasayuḥ'biṭu their deedsonların işleriniان کے اعمال aʿmālahum٣٢
O you who believeeyاے yāayyuhā O you who believekimselerلوگو ! alladhīna O you who believeinanan(lar)جو ایمان لائے ہو āmanū Obeyita'at edinاطاعت کرو aṭīʿū AllahAllah'aاللہ کی l-laha and obeyve ita'at edinاور اطاعت کرو wa-aṭīʿū the MessengerElçi'yeرسول کی l-rasūla and (do) notveاور نہ walā make vainboşa çıkarmayınتم ضائع کرو tub'ṭilū
your deedsişleriniziاپنے اعمال کو aʿmālakum٣٣ Indeedşüphesizبیشک inna those whokimselerوہ لوگ alladhīna disbelieveinkar eden(ler)جنہوں نے کفر کیا kafarū and turn awayve engel olanlarاور انہوں نے روکا waṣaddū fromyolundanسے ʿan (the) wayراستے (سے) sabīli (of) AllahAllahاللہ کے l-lahi thensonraپھر thumma diedölenlerوہ مرگئے mātū
while theyonlarحالانکہ وہ wahum (were) disbelieverskafir olarakکافر ہیں kuffārun neveraslaتو ہرگز نہیں falan will Allah forgiveaffetmeyecektirمعاف کرے گا yaghfira will Allah forgiveAllahاللہ l-lahu themonlarıان کو lahum٣٤ So (do) notaslaپس نہ falā weakengevşemeyinتم سستی کرو tahinū and callve davet etmeyinاور نہ تم بلاؤ watadʿū forbarışaطرف ilā peaceصلح کے l-salmi
while yousiz ikenاور تم ہی wa-antumu (are) superiorgalip durumdaغالب رہنے والے ہو l-aʿlawna and AllahAllahاور اللہ wal-lahu (is) with yousizinle beraberdirتمہارے ساتھ ہے maʿakum and neverve aslaاور ہرگز نہ walan will deprive youzayi etmeyecektirکمی کرے گا yatirakum (of) your deedssizin amelleriniziتمہارے اعمال میں aʿmālakum٣٥ Onlyşüphesizبیشک innamā
the lifehayatıزندگی l-ḥayatu (of) the worlddünyaدنیا کی l-dun'yā (is) playbir oyundurکھیل ہے laʿibun and amusementve eğlencedirاور تماشا ہے walahwun And ifve eğerاور اگر wa-in you believeinanırsanızتم ایمان لے آؤ tu'minū and fear (Allah)ve korunursanızاور تقوی اختیار کرو watattaqū He will give yousize verirوہ دے گا تم کو yu'tikum your rewardsmükafatlarınızıاجر تمہارے ujūrakum
and notveاور نہ walā will ask yousizden istemezطلب کرے گا تم سے yasalkum (for) your wealthmallarınızıمال تمہارے amwālakum٣٦ Ifeğerاگر in He were to ask you for itonları isteseydiوہ تم سے مانگ لے ان کو yasalkumūhā and press youve sizi sıkıştırsaydıپھر تم سے چمٹ جائے۔ تو وہ چمٹ جائے گا تم سے fayuḥ'fikum
you will withholdcimrilik ederdinizتم عقل کرو گے tabkhalū and He will bring forthve ortaya çıkarırdıاور نکالے گا wayukh'rij your hatredkinleriniziتمہارے بغض۔ عداوتیں aḍghānakum٣٧ Here you are işte sizlerیہ تم ہو hāantum theseonlarsınız kiوہ لوگ hāulāi calledçağrılıyorsunuzتمہیں پکارا جاتا ہے۔ بلایا جاتا ہے tud'ʿawna
to spendinfak etmeyeکہ تم خرچ کرو litunfiqū inyolundaمیں (the) wayراستے (میں) sabīli (of) Allah Allahاللہ کے l-lahi but among youama içinizdenتو تم میں سے faminkum (are some) whokimisiکوئی ایسا ہے man withholdcimrilik ediyorجو بخل کرتا ہے yabkhalu and whoeverve kimseاور جو waman withholdscimrilik edenبخل کرتا ہے yabkhal
then onlyşüphesizتو بیشک fa-innamā he withholdscimrilik etmiş olurوہ بخل کرتا ہے yabkhalu fromkarşıسے ʿan himselfkendi nefsineاپنے آپ (سے) nafsihi But Allahve Allahاور اللہ wal-lahu (is) Free of needzengindirبہت غنی ہے l-ghaniyu while youve sizlerاور تم wa-antumu (are) the needyfakirsinizمحتاج ہو l-fuqarāu And ifve eğerاور اگر wa-in
you turn awayyüz çevirecek olursanızتم منہ موڑو گے tatawallaw He will replace youyerinize getirirوہ بدل دے گا yastabdil (with) a peoplebir toplumایک قوم کو qawman other than yousizden başkaتمہارے سوا ghayrakum thensonraپھر thumma notonlar olmazlarنہ they will beہوں گے وہ yakūnū (the) likes of yousizin gibiتم جیسے amthālakum٣٨
٥١١
‹ 509page 510 of the printed Mushaf511 ›