مَآ أَغۡنَىٰ عَنۡهُم مَّا كَانُواۡ يُمَتَّعُونَ ٢٠٧

Notyokturنہ(will) avail(hiç) yararıکام آئے گاaghnāthemkendilerineان کوʿanhumwhatşeylerinجوenjoyment they were givenolduklarıتھے وہkānūenjoyment they were givenyaşatılıyorفائدہ دیے جاتےyumattaʿūna

207 They would not be availed by the enjoyment with which they were provided.

207 Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?

207 O yaşadıkları zevkin kendilerine hiçbir faydası olmayacaktır.

207 تو جو فائدے یہ اٹھاتے رہے ان کے کس کام آئیں گے

207 تو وہ سامانِ زیست جو ان کو ملا ہوا ہے اِن کے کس کام آئے گا؟ 1

وَمَآ أَهۡلَكۡنَا مِن قَرۡيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ ٢٠٨

And notveاور نہیںwamāWe destroyedbiz helak etmedikہلاک کیا ہم نےahlaknāanyhiçbirکسیmintownkentiبستی کوqaryatinbutolmayanمگرillāit hadonunاس کے لیےlahāwarnersuyarıcılarıڈرانے والے تھےmundhirūna

208 And We did not destroy any city except that it had warners

208 Hiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.

208 Bununla birlikte, biz hangi memleketi helak ettikse muhakkak onu uyarıcı (peygamberleri) olmuştur.

208 اور ہم نے کوئی بستی ہلاک نہیں کی مگر اس کے لئے نصیحت کرنے والے (پہلے بھیج دیتے) تھے

208 (دیکھو) ہم نے کبھی کسی بستی کو اِس کے بغیر ہلاک نہیں کیا کہ اُس کے لیے خبردار کرنے والے حق نصیحت ادا کرنے کو موجود تھے

ذِكۡرَىٰ وَمَا كُنَّا ظَـٰلِمِينَ ٢٠٩

(To) reminduyarırlardıنصیحت کے طور پرdhik'rāand notveاور نہwamāWe arebiz değildikتھے ہمkunnāunjustzulmedicilerظالمẓālimīna

209 As a reminder; and never have We been unjust.

209 Hiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.

209 (Onlar) ihtar edilmiştir ve biz zulmetmiş değiliz.

209 نصیحت کردیں اور ہم ظالم نہیں ہیں

209 اور ہم ظالم نہ تھے۔ 1

وَمَا تَنَزَّلَتۡ بِهِ ٱلشَّيَـٰطِينُ ٢١٠

And notveاور نہیںwamāhave brought it downindirmediاترےtanazzalathave brought it downO'nu (Kur'an'ı)ساتھ اس کےbihithe devilsşeytanlarشیطانl-shayāṭīnu

210 And the devils have not brought the revelation down.

210 Kuran'ı şeytanlar indirmemiştir.

210 Onu (Kur'ân'ı) şeytanlar indirmedi.

210 اور اس (قرآن) کو شیطان لے کر نازل نہیں ہوئے

210 اِس (کتابِ مبین)کو شیاطین لے کر نہیں اُترے ہیں، 1

وَمَا يَنۢبَغِى لَهُمۡ وَمَا يَسۡتَطِيعُونَ ٢١١

And notbu yaraşmazاور نہیںwamā(it) suitsجائزyanbaghī[for] themonlaraان کے لیےlahumand notve zatenاور نہیںwamāthey are ableyapamazlarوہ استطاعت رکھتےyastaṭīʿūna

211 It is not allowable for them, nor would they be able.

211 Bu onlara düşmez, zaten güçleri de yetmez.

211 Bu onlara hem yaraşmaz hem güçleri yetmez.

211 یہ کام نہ تو ان کو سزاوار ہے اور نہ وہ اس کی طاقت رکھتے ہیں

211 نہ یہ کام ان کو سجتا ہے 1 ، اور نہ وہ ایسا کر ہی سکتے ہیں۔ 2

إِنَّهُمۡ عَنِ ٱلسَّمۡعِ لَمَعۡزُولُونَ ٢١٢

Indeed, theyçünkü onlarبیشک وہinnahumfromişitmektenسےʿanithe hearingسننےl-samʿi(are) surely banisheduzaklaştırılmışlardırالبتہ دور کیے گئے ہیںlamaʿzūlūna

212 Indeed they, from [its] hearing, are removed.

212 Doğrusu onlar vahyi dinlemekten uzak tutulmuşlardır.

212 Şüphesiz onlar vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.

212 وہ (آسمانی باتوں) کے سننے (کے مقامات) سے الگ کر دیئے گئے ہیں

212 وہ تو اس کی سماعت تک سے دُور رکھے گئے ہیں۔ 1

فَلَا تَدۡعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَـٰهًا ءَاخَرَ فَتَكُونَ مِنَ ٱلۡمُعَذَّبِينَ ٢١٣

So (do) noto haldeپس نہfalāinvokeçağırmaتم پکاروtadʿuwithile beraberساتھmaʿaAllahاللہ کےl-lahigodbir tanrıکوئی الہilāhananotherbaşkaدوسراākharalest you besonra olursunورنہ تم ہوجاؤ گےfatakūnaofazabedilenlerdenمیں سےminathose punishedعذاب دئیے جانے والوںl-muʿadhabīna

213 So do not invoke with Allah another deity and [thus] be among the punished.

213 O halde sakın Allah'ın yanında başka tanrı tutup ona yalvarma, yoksa azap göreceklerden olursun.

213 O halde sakın Allah ile beraber başka tanrıya kulluk edip yalvarma, yoksa azaba uğratılanlardan olursun.

213 تو خدا کے سوا کسی اور معبود کو مت پکارنا، ورنہ تم کو عذاب دیا جائے گا

213 پس اے محمدؐ ، اللہ کے ساتھ کسی دُوسرے معبُود کو نہ پکارو، ورنہ تم بھی سزا پانے والوں میں شامل ہو جاوٴ گے۔ 1

وَأَنذِرۡ عَشِيرَتَكَ ٱلۡأَقۡرَبِينَ ٢١٤

And warnve uyarاور ڈراؤwa-andhiryour kindredakrabanıاپنے خاندان کو،ʿashīrataka[the] closesten yakınجو قریبی ہیںl-aqrabīna

214 And warn, [O Muhammad], your closest kindred.

214 Önce en yakın hısımlarını uyar.

214 (Önce) en yakın hısımlarını uyar.

214 اور اپنے قریب کے رشتہ داروں کو ڈر سنا دو

214 اپنے قریب ترین رشتہ داروں کو ڈراوٴ، 1

وَٱخۡفِضۡ جَنَاحَكَ لِمَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ٢١٥

And lowerve indirاور جھکا دےwa-ikh'fiḍyour wingkanadınıاپنا بازوjanāḥakato (those) whokimselereواسطے اس کےlimanifollow yousana uyanجو پیروی کرے تیریittabaʿakaofmü'minlerdenمیں سےminathe believersمومنوںl-mu'minīna

215 And lower your wing to those who follow you of the believers.

215 Sana uyan müminleri kanatların altına al.

215 Ve sana uyan müminlere kanadını indir.

215 اور جو مومن تمہارے پیرو ہوگئے ہیں ان سے متواضع پیش آؤ

215 اور ایمان لانے والوں میں سے جو لوگ تمہاری پیروی اختیار کریں ان کے ساتھ تواضع سے پیش آؤ

فَإِنۡ عَصَوۡكَ فَقُلۡ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تَعۡمَلُونَ ٢١٦

Then ifşayetپھر اگرfa-inthey disobey yousana karşı gelirlerseوہ نافرمانی کریں آپ کیʿaṣawkathen sayde kiتو کہہ دیجیےfaqulIndeed, I amşüphesiz benبیشک میںinnīinnocentuzağımبری الذمہ ہوںbarīonof whatşeylerdenاس سےmimmāyou dosizin yaptıklarınızجو تم عمل کررہے ہوtaʿmalūna

216 And if they disobey you, then say, "Indeed, I am disassociated from what you are doing."

216 Sana başkaldırırlarsa: "Yaptıklarınızdan uzağım" de.

216 Şayet sana karşı gelirlerse, de ki: "Ben sizin yaptıklarınızdan muhakkak uzağım."

216 پھر اگر لوگ تمہاری نافرمانی کریں تو کہہ دو کہ میں تمہارے اعمال سے بےتعلق ہوں

216 لیکن اگر وہ تمہاری نافرمانی کریں تو ان سے کہہ دو کہ جو کچھ تم کرتے ہو اس سے میں بری الذّمّہ ہوں۔ 1

وَتَوَكَّلۡ عَلَى ٱلۡعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ ٢١٧

And put (your) trustve tevekkül etاور توکل کیجیےwatawakkalinüzerineاوپرʿalāthe All-Mightygalib olanزبردستl-ʿazīzithe Most Mercifulve esirgeyeneرحم فرمانے والے کےl-raḥīmi

217 And rely upon the Exalted in Might, the Merciful,

217 Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.

217 Sen O, mutlak galip ve engin merhamet sahibine güvenip dayan.

217 اور (خدائے) غالب اور مہربان پر بھروسا رکھو

217 اور اُس زبر دست اور رحیم پر توکّل کرو 1

ٱلَّذِى يَرَىٰكَ حِينَ تَقُومُ ٢١٨

The One Whoki Oوہ وہ ذات ہےalladhīsees youseni görürجو دیکھتی ہے تجھ کوyarākawhenzamanجس وقتḥīnayou stand upnamaza durduğunتم کھڑے ہوتے ہوtaqūmu

218 Who sees you when you arise

218 Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.

218 O ki, (gece namaza) kalktığın zaman seni görüyor.

218 جو تم کو جب تم (تہجد) کے وقت اُٹھتے ہو دیکھتا ہے

218 جو تمہیں اُس وقت دیکھ رہا ہوتا ہے جب تم اُٹھتے ہو 1

وَتَقَلُّبَكَ فِى ٱلسَّـٰجِدِينَ ٢١٩

And your movementsve eğilip doğrulurkenاور نقل و حرکت تمہاریwataqallubakaamongiçindeمیںthose who prostratesecde edenleسجدہ کرنے والوںl-sājidīna

219 And your movement among those who prostrate.

219 Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.

219 Ve secde edenler arasında dolaşmanı da (görüyor.)

219 اور نمازیوں میں تمہارے پھرنے کو بھی

219 اور سجدہ گزار لوگوں میں تمہاری نقل و حرکت پر نگا ہ رکھتا ہے۔ 1

إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ ٢٢٠

Indeed, Heçünküبیشک وہinnahu[He]Oوہhuwa(is) the All-Hearerişitendirسننے والا ہے،l-samīʿuthe All-Knowerbilendirجاننے والا ہےl-ʿalīmu

220 Indeed, He is the Hearing, the Knowing.

220 Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.

220 Çünkü her şeyi işiten, her şeyi bilen O'dur.

220 بےشک وہ سننے اور جاننے والا ہے

220 وہ سب کچھ سننے اور جاننے والا ہے

هَلۡ أُنَبِّئُكُمۡ عَلَىٰ مَن تَنَزَّلُ ٱلشَّيَـٰطِينُ ٢٢١

Shallsize haber vereyimmi?کیاhalI inform youمیں بتاؤں تم کوunabbi-ukumuponüzerineاوپرʿalāwhomkimکس کےmandescendineceğiniاترتے ہیںtanazzaluthe devilsşeytanlarınشیطانl-shayāṭīnu

221 Shall I inform you upon whom the devils descend?

221 "Şeytanların kime indiğini size haber vereyim mi?" de.

221 Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?

221 (اچھا) میں تمیں بتاؤں کہ شیطان کس پر اُترتے ہیں

221 لوگو، کیا میں تمہیں بتاؤں کہ شیاطین کس پر اُترا کرتے ہیں؟

تَنَزَّلُ عَلَىٰ كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ ٢٢٢

They descendonlar inerlerاترتے ہیںtanazzaluuponüzerineاوپرʿalāeveryherہرkulliliaryalancıبہت جھوٹےaffākinsinfulgünahkar، بہت گناہ گارathīmin

222 They descend upon every sinful liar.

222 Onlar, günahkar iftiracıların hepsine iner.

222 Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üzerine inerler.

222 ہر جھوٹے گنہگار پر اُترتے ہیں

222 وہ ہر جعل ساز بدکار پر اُترا کرتے ہیں۔ 1

يُلۡقُونَ ٱلسَّمۡعَ وَأَكۡثَرُهُمۡ كَـٰذِبُونَ ٢٢٣

They pass onkulak verirlerوہ ڈالتے ہیںyul'qūna(what is) heardişitileneسماعت۔ سنی سنائی باتیںl-samʿaand most of themve çokları daاور اکثر ان میں سےwa-aktharuhum(are) liarsyalan söylerlerجھوٹے ہیںkādhibūna

223 They pass on what is heard, and most of them are liars.

223 Bunlar şeytanlara kulak verirler, çoğu yalancıdırlar.

223 Onlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdır.

223 جو سنی ہوئی بات (اس کے کام میں) لا ڈالتے ہیں اور وہ اکثر جھوٹے ہیں

223 سُنی سُنائی باتیں کانوں میں پھُونکتے ہیں اور ان میں سے اکثر جھُوٹے ہوتے ہیں۔ 1

وَٱلشُّعَرَآءُ يَتَّبِعُهُمُ ٱلۡغَاوُۥنَ ٢٢٤

And the poets ve Şa'irlerاور شاعر لوگwal-shuʿarāufollow themonlar uyarlarپیروی کرتے ہیں ان کیyattabiʿuhumuthe deviatorsazgınlaraبہکے ہوئے لوگl-ghāwūna

224 And the poets - [only] the deviators follow them;

224 O şairlere gelince; onlara azgınlar uyar.

224 Şairler(e gelince), onlara da sapıklar uyar.

224 اور شاعروں کی پیروی گمراہ لوگ کیا کرتے ہیں

224 رہے شعراء، تو ان کے پیچھے بہکے ہوئے لوگ چلا کرتے ہیں۔ 1

أَلَمۡ تَرَ أَنَّهُمۡ فِى كُلِّ وَادٍ يَهِيمُونَ ٢٢٥

Do notgörmez misin?کیا نہیںalamyou seeتم نے دیکھاtarathat theyonlarبیشک وہannahuminherمیں،everyہرkullivalleyvadideوادی (میں)wādin[they] roamşaşkın şaşkın dolaşırlarبھٹکتے ہیںyahīmūna

225 Do you not see that in every valley they roam

225 Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin?

225 Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi?

225 کیا تم نے نہیں دیکھا کہ وہ ہر وادی میں سر مارتے پھرتے ہیں

225 کیا تم دیکھتے نہیں ہو کہ وہ ہر وادی میں بھٹکتے ہیں 1

وَأَنَّهُمۡ يَقُولُونَ مَا لَا يَفۡعَلُونَ ٢٢٦

And that theyve onlarاور بیشک وہwa-annahumsaysöylerlerوہ کہتے ہیںyaqūlūnawhatşeyleriوہ جوnotyapmayacaklarıنہیںthey doوہ کرتےyafʿalūna

226 And that they say what they do not do? -

226 Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin?

226 Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi?

226 اور کہتے وہ ہیں جو کرتے نہیں

226 اور ایسی باتیں کہتے ہیں جو کرتے نہیں ہیں 1

إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواۡ وَعَمِلُواۡ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ وَذَكَرُواۡ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱنتَصَرُواۡ مِنۢ بَعۡدِ مَا ظُلِمُواۡ‌ۗ وَسَيَعۡلَمُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓاۡ أَىَّ مُنقَلَبٍ يَنقَلِبُونَ ٢٢٧

Exceptancak hariçسوائےillāthose whokimselerان کےalladhīnabelieveinanan(lar)جو ایمان لائےāmanūand dove yapanlarاور انہوں نے عمل کیےwaʿamilūrighteous deedsiyi işlerاچھےl-ṣāliḥātiand rememberve ananlarاور یاد کیا انہوں نےwadhakarūAllahAllah'ıاللہ کوl-lahamuchçokçaبہت زیادہkathīranand defend themselvesve üstün gelmeğe çalışanlarاور انہوں نے بدلہ لیاwa-intaṣarūaftersonraاس کےminafterبعدbaʿdiafterkendilerine zulmedildiktenجوthey were wrongedوہ ظلم کیے گئےẓulimūAnd will come to knowve yakında bileceklerdirاور عنقریب جان لیں گےwasayaʿlamuthose whokimselerوہ لوگalladhīnahave wrongedzulmeden(ler)جنہوں نے ظلم کیاẓalamū(to) whatnasılکون سےayyareturnbir devrimleانجام کوmunqalabinthey will returndevrilecekleriniوہ لوٹتے ہیںyanqalibūna

227 Except those [poets] who believe and do righteous deeds and remember Allah often and defend [the Muslims] after they were wronged. And those who have wronged are going to know to what [kind of] return they will be returned.

227 Ancak inanıp yararlı iş işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında haklarını alanlar bunun dışındadır. Haksızlık eden kimseler nasıl bir yıkılışla yıkılacaklarını anlayacaklardır.

227 Ancak iman edip iyi ameller işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar müstesna; haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akibete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir.

227 مگر جو لوگ ایمان لائے اور نیک کام کئے اور خدا کو بہت یاد کرتے رہے اور اپنے اوپر ظلم ہونے کے بعد انتقام لیا اور ظالم عنقریب جان لیں گے کہ کون سی جگہ لوٹ کر جاتے ہیں

227 بجز اُن لوگوں کے جو ایمان لائے اور جنہوں نے نیک عمل کیے اور اللہ کو کثرت سے یاد کیا، اور جب ان پر ظلم کیا گیا تو صرف بدلہ لے لیا 1۔۔۔۔ اور ظلم کرنے والوں کو عنقریب معلوم ہو جائے گا کہ وہ کس انجام سے دوچار ہوتے ہیں۔ 2

Surah 26 / Ash-Shu'ara / The Poets سورة الشعراء 377
Notyokturنہ (will) avail(hiç) yararıکام آئے گا aghnā themkendilerineان کو ʿanhum whatşeylerinجو enjoyment they were givenolduklarıتھے وہ kānū enjoyment they were givenyaşatılıyorفائدہ دیے جاتے yumattaʿūna٢٠٧ And notveاور نہیں wamā We destroyedbiz helak etmedikہلاک کیا ہم نے ahlaknā anyhiçbirکسی min townkentiبستی کو qaryatin butolmayanمگر illā
it hadonunاس کے لیے lahā warnersuyarıcılarıڈرانے والے تھے mundhirūna٢٠٨ (To) reminduyarırlardıنصیحت کے طور پر dhik'rā and notveاور نہ wamā We arebiz değildikتھے ہم kunnā unjustzulmedicilerظالم ẓālimīna٢٠٩ And notveاور نہیں wamā have brought it downindirmediاترے tanazzalat have brought it downO'nu (Kur'an'ı)ساتھ اس کے bihi
the devilsşeytanlarشیطان l-shayāṭīnu٢١٠ And notbu yaraşmazاور نہیں wamā (it) suitsجائز yanbaghī [for] themonlaraان کے لیے lahum and notve zatenاور نہیں wamā they are ableyapamazlarوہ استطاعت رکھتے yastaṭīʿūna٢١١ Indeed, theyçünkü onlarبیشک وہ innahum
fromişitmektenسے ʿani the hearingسننے l-samʿi (are) surely banisheduzaklaştırılmışlardırالبتہ دور کیے گئے ہیں lamaʿzūlūna٢١٢ So (do) noto haldeپس نہ falā invokeçağırmaتم پکارو tadʿu withile beraberساتھ maʿa Allahاللہ کے l-lahi godbir tanrıکوئی الہ ilāhan anotherbaşkaدوسرا ākhara lest you besonra olursunورنہ تم ہوجاؤ گے fatakūna
ofazabedilenlerdenمیں سے mina those punishedعذاب دئیے جانے والوں l-muʿadhabīna٢١٣ And warnve uyarاور ڈراؤ wa-andhir your kindredakrabanıاپنے خاندان کو، ʿashīrataka [the] closesten yakınجو قریبی ہیں l-aqrabīna٢١٤ And lowerve indirاور جھکا دے wa-ikh'fiḍ
your wingkanadınıاپنا بازو janāḥaka to (those) whokimselereواسطے اس کے limani follow yousana uyanجو پیروی کرے تیری ittabaʿaka ofmü'minlerdenمیں سے mina the believersمومنوں l-mu'minīna٢١٥ Then ifşayetپھر اگر fa-in they disobey yousana karşı gelirlerseوہ نافرمانی کریں آپ کی ʿaṣawka then sayde kiتو کہہ دیجیے faqul Indeed, I amşüphesiz benبیشک میں innī
innocentuzağımبری الذمہ ہوں barīon of whatşeylerdenاس سے mimmā you dosizin yaptıklarınızجو تم عمل کررہے ہو taʿmalūna٢١٦ And put (your) trustve tevekkül etاور توکل کیجیے watawakkal inüzerineاوپر ʿalā the All-Mightygalib olanزبردست l-ʿazīzi the Most Mercifulve esirgeyeneرحم فرمانے والے کے l-raḥīmi٢١٧ The One Whoki Oوہ وہ ذات ہے alladhī
sees youseni görürجو دیکھتی ہے تجھ کو yarāka whenzamanجس وقت ḥīna you stand upnamaza durduğunتم کھڑے ہوتے ہو taqūmu٢١٨ And your movementsve eğilip doğrulurkenاور نقل و حرکت تمہاری wataqallubaka amongiçindeمیں those who prostratesecde edenleسجدہ کرنے والوں l-sājidīna٢١٩ Indeed, Heçünküبیشک وہ innahu [He]Oوہ huwa (is) the All-Hearerişitendirسننے والا ہے، l-samīʿu
the All-Knowerbilendirجاننے والا ہے l-ʿalīmu٢٢٠ Shallsize haber vereyimmi?کیا hal I inform youمیں بتاؤں تم کو unabbi-ukum uponüzerineاوپر ʿalā whomkimکس کے man descendineceğiniاترتے ہیں tanazzalu the devilsşeytanlarınشیطان l-shayāṭīnu٢٢١ They descendonlar inerlerاترتے ہیں tanazzalu uponüzerineاوپر ʿalā
everyherہر kulli liaryalancıبہت جھوٹے affākin sinfulgünahkar، بہت گناہ گار athīmin٢٢٢ They pass onkulak verirlerوہ ڈالتے ہیں yul'qūna (what is) heardişitileneسماعت۔ سنی سنائی باتیں l-samʿa and most of themve çokları daاور اکثر ان میں سے wa-aktharuhum (are) liarsyalan söylerlerجھوٹے ہیں kādhibūna٢٢٣
And the poets ve Şa'irlerاور شاعر لوگ wal-shuʿarāu follow themonlar uyarlarپیروی کرتے ہیں ان کی yattabiʿuhumu the deviatorsazgınlaraبہکے ہوئے لوگ l-ghāwūna٢٢٤ Do notgörmez misin?کیا نہیں alam you seeتم نے دیکھا tara that theyonlarبیشک وہ annahum inherمیں، everyہر kulli valleyvadideوادی (میں) wādin
[they] roamşaşkın şaşkın dolaşırlarبھٹکتے ہیں yahīmūna٢٢٥ And that theyve onlarاور بیشک وہ wa-annahum saysöylerlerوہ کہتے ہیں yaqūlūna whatşeyleriوہ جو notyapmayacaklarıنہیں they doوہ کرتے yafʿalūna٢٢٦ Exceptancak hariçسوائے illā those whokimselerان کے alladhīna
believeinanan(lar)جو ایمان لائے āmanū and dove yapanlarاور انہوں نے عمل کیے waʿamilū righteous deedsiyi işlerاچھے l-ṣāliḥāti and rememberve ananlarاور یاد کیا انہوں نے wadhakarū AllahAllah'ıاللہ کو l-laha muchçokçaبہت زیادہ kathīran and defend themselvesve üstün gelmeğe çalışanlarاور انہوں نے بدلہ لیا wa-intaṣarū aftersonraاس کے min
afterبعد baʿdi afterkendilerine zulmedildiktenجو they were wrongedوہ ظلم کیے گئے ẓulimū And will come to knowve yakında bileceklerdirاور عنقریب جان لیں گے wasayaʿlamu those whokimselerوہ لوگ alladhīna have wrongedzulmeden(ler)جنہوں نے ظلم کیا ẓalamū (to) whatnasılکون سے ayya returnbir devrimleانجام کو munqalabin they will returndevrilecekleriniوہ لوٹتے ہیں yanqalibūna٢٢٧
٣٧٧
‹ 375page 376 of the printed Mushaf377 ›