وَمَا هَـٰذِهِ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَآ إِلَّا لَهۡوٌ وَلَعِبٌ‌ۚ وَإِنَّ ٱلدَّارَ ٱلۡأَخِرَةَ لَهِىَ ٱلۡحَيَوَانُ‌ۚ لَوۡ كَانُواۡ يَعۡلَمُونَ ٦٤

And notve değildirاور نہیںwamā(is) thisbuیہhādhihilifehayatıزندگیl-ḥayatu(of) the worlddünyaدنیا کیl-dun'yābutbaşka bir şeyمگرillāamusementeğlencedenدل کا بہلاواlahwunand playve oyundanاور کھیلwalaʿibunAnd indeedve elbetteاور بیشکwa-innathe Homeyurduگھرl-dāra(of) the Hereafter ahiretآخرت کاl-ākhiratasurely, itişte odurالبتہ وہی ہےlahiya(is) the lifeasıl hayatزندگی۔ زندہ رہنے کی جگہl-ḥayawānuif onlykeşkeکاش ہوتےlawtheyolsalardıوہkānūknowbiliyor(lar)علم رکھتےyaʿlamūna

64 And this worldly life is not but diversion and amusement. And indeed, the home of the Hereafter - that is the [eternal] life, if only they knew.

64 Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler!

64 Bu dünya hayatı sadece bir oyun ve oyalanmadan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı.

64 اور یہ دنیا کی زندگی تو صرف کھیل اور تماشہ ہے اور( ہمیشہ کی) زندگی (کا مقام) تو آخرت کا گھر ہے۔ کاش یہ (لوگ) سمجھتے

64 اور یہ دنیا کی زندگی کچھ نہیں ہے مگر ایک کھیل اور دل کا بہلاوا۔1 اصل زندگی کا گھر تو دارِ آخرت ہے، کاش یہ لوگ جانتے۔2

فَإِذَا رَكِبُواۡ فِى ٱلۡفُلۡكِ دَعَوُاۡ ٱللَّهَ مُخۡلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ فَلَمَّا نَجَّـٰهُمۡ إِلَى ٱلۡبَرِّ إِذَا هُمۡ يُشۡرِكُونَ ٦٥

And whenzamanپھر جبfa-idhāthey embarkbindikleriوہ سوار ہوتے ہیںrakibū[in]gemiyeمیںthe shipکشتیl-ful'kithey callyalvarırlarپکارتے ہیںdaʿawūAllahAllah'aاللہ تعالیٰ کوl-laha(being) sincerehalis kılarakخالص کرنے والےmukh'liṣīnato Himyalnız O'naاس کے لیےlahu(in) the religiondiniدین کوl-dīnaBut whenfakatتو جبfalammāHe delivers themonları salimen çıkarıncaوہ نجات دیتا ہے ان کوnajjāhumtokarayaطرفilāthe landخشکی کےl-baribeholdhemenاچانکidhātheyonlarوہhumassociate partners (with Him)ortak koşarlarشرک کرنے لگتے ہیںyush'rikūna

65 And when they board a ship, they supplicate Allah, sincere to Him in religion. But when He delivers them to the land, at once they associate others with Him

65 Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar; ama Allah onları karaya çıkararak kurtarınca, kendilerine verdiği nimete nankörlük ederek O'na hemen eş koşarlar. Zevklensinler bakalım, yakında bileceklerdir.

65 Baksana, gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O'na has kılarak (ihlasla) Allah'a yalvarırlar. Fakat onları salimen karaya çıkarınca, bir bakarsın ki, (Allah'a) ortak koşmaktadırlar.

65 پھر جب یہ کشتی میں سوار ہوتے ہیں تو خدا کو پکارتے (اور) خالص اُسی کی عبادت کرتے ہیں۔ لیکن جب وہ اُن کو نجات دے کر خشکی پر پہنچا دیتا ہے تو جھٹ شرک کرنے لگے جاتے ہیں

65 جب یہ لوگ کشتی پر سوار ہوتے ہیں تو اپنے دین کو اللہ کے لیے خالص کر کے اُس سے دُعا مانگتے ہیں، پھر جب وہ اِنہیں بچا کر خشکی پر لے آتا ہے تو یکایک یہ شرک کرنے لگتے ہیں

لِيَكۡفُرُواۡ بِمَآ ءَاتَيۡنَـٰهُمۡ وَلِيَتَمَتَّعُواۡ‌ۖ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ ٦٦

So that they may denynankörlük etmek içinتاکہ وہ ناشکری کریںliyakfurū[in] whatşeyeاس چیز کیbimāWe have given themkendilerine verdiğimizجو دی ہم نے ان کوātaynāhumand they may enjoy (themselves)ve zevk içinde yaşasınlar diyeاور تاکہ وہ فائدہ اٹھائیںwaliyatamattaʿūBut soonama yakındaپس عنقریبfasawfathey will knowbileceklerdirوہ جان لیں گےyaʿlamūna

66 So that they will deny what We have granted them, and they will enjoy themselves. But they are going to know.

66 Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar; ama Allah onları karaya çıkararak kurtarınca, kendilerine verdiği nimete nankörlük ederek O'na hemen eş koşarlar. Zevklensinler bakalım, yakında bileceklerdir.

66 Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler ve safâ sürsünler bakalım! Ama yakında bilecekler.

66 تاکہ جو ہم نے اُن کو بخشا ہے اُس کی ناشکری کریں اور فائدہ اٹھائیں (سو خیر) عنقریب اُن کو معلوم ہوجائے گا

66 تا کہ اللہ کی دی ہوئی نجات پر اس کا کفر ان نعمت کریں اور (حیات دنیا کے) مزے لوٹیں۔1 اچھا، عنقریب انہیں معلوم ہو جائے گا

أَوَلَمۡ يَرَوۡاۡ أَنَّا جَعَلۡنَا حَرَمًا ءَامِنًا وَيُتَخَطَّفُ ٱلنَّاسُ مِنۡ حَوۡلِهِمۡ‌ۚ أَفَبِٱلۡبَـٰطِلِ يُؤۡمِنُونَ وَبِنِعۡمَةِ ٱللَّهِ يَكۡفُرُونَ ٦٧

Do notgörmediler mi?کیا بھلا نہیںawalamthey seeانہوں نے دیکھاyarawthat Webizبیشک ہم نےannāhave made(Mekke'yi) kıldıkبنایاjaʿalnāa Sanctuarydokunulmazحرم کوḥaramansecuregüvenliامن والاāminanwhile are being taken awaykaçırılırkenاور اچک لیے جاتے ہیںwayutakhaṭṭafuthe peopleinsanlarلوگl-nāsuaround themçevrelerindenسےminaround themان کے آس پاسḥawlihimThen do in (the) falsehoodhâlâ batıla mı?کیا بھلا ساتھ باطل کےafabil-bāṭilithey believeinanıyorlarوہ ایمان لائیں گے۔ وہ ایمان لاتے ہیںyu'minūnaand in (the) Favorve ni'metineاور نعمت کاwabiniʿ'mati(of) AllahAllah'ınاللہ کیl-lahithey disbelievenankörlük ediyorlarانکار کرتے ہیںyakfurūna

67 Have they not seen that We made [Makkah] a safe sanctuary, while people are being taken away all around them? Then in falsehood do they believe, and in the favor of Allah they disbelieve?

67 Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken Bizim Mekke'yi güven içinde ve kutsal bir yer kıldığımızı görmediler mi? Batıla inanıp Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

67 Çevrelerinde insanlar kapılıp götürülürken (öldürülürken, ya da esir edilirken), bizim (Mekke'yi) güven içinde kudsî bir yer yaptığımızı görmediler mi? Hâlâ batıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

67 کیا اُنہوں نے نہیں دیکھا کہ ہم نے حرم کو مقام امن بنایا ہے اور لوگ اس کے گرد ونواح سے اُچک لئے جاتے ہیں۔ کیا یہ لوگ باطل پر اعتقاد رکھتے ہیں اور خدا کی نعمتوں کی ناشکری کرتے ہیں

67 کیا یہ دیکھتے نہیں ہیں کہ ہم نے ایک پُر امن حرم بنا دیا ہے حالانکہ ان کے گرد وپیش لوگ اُچک لیے جاتے ہیں؟1 کیا پھر بھی یہ لوگ باطل کو مانتے ہیں اور اللہ کی نعمت کا کفران کرتے ہیں؟

وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ كَذَّبَ بِٱلۡحَقِّ لَمَّا جَآءَهُۥٓ‌ۚ أَلَيۡسَ فِى جَهَنَّمَ مَثۡوًى لِّلۡكَـٰفِرِينَ ٦٨

And whove kimdir?اور کونwaman(is) more unjustdaha zalimبڑا ظالم ہےaẓlamuthan (he) whokimsedenاس سےmimmaniinventsiftira atanجو گھڑ لےif'tarāagainstüzerineپرʿalāAllahAllah'ınاللہl-lahia lieyalanıکوئی جھوٹkadhibanorveyaیاawdeniesyalanlayandanجھٹلائےkadhabathe truthgerçeğiحق کوbil-ḥaqiwhenkendisine gelenجبکہlammāit has come to himوہ آجائے اس کے پاسjāahuIs there notyok mudur?کیا نہیں ہےalaysaincehennemdeمیںHellجہنمjahannamaan abodebir yerٹھکانہmathwanfor the disbelieverskafirler içinکافروں کے لیےlil'kāfirīna

68 And who is more unjust than one who invents a lie about Allah or denies the truth when it has come to him? Is there not in Hell a [sufficient] residence for the disbelievers?

68 Allah'a karşı yalan uydurandan veya hak kendisine gelmişken onu yalanlayandan daha zalim kimdir? Cehennemde inkarcılar için durak yok mudur?

68 Allah'a karşı yalan uyduran, yahut kendisine hak gelmişken onu yalan sayandan daha zalim kimdir? Cehennemde kâfirlere yer mi yok?

68 اور اس سے ظالم کون جو خدا پر جھوٹ بہتان باندھے یا جب حق بات اُس کے پاس آئے تو اس کی تکذیب کرے۔ کیا کافروں کا ٹھکانا جہنم میں نہیں ہے؟

68 اس شخص سے بڑا ظالم کون ہو گا جو اللہ پر جھوٹ باندھے یا حق کو جھٹلائے جب کہ وہ اس کے سامنے آچکا ہو؟1 کیا ایسے کافروں کا ٹھکانہ جہنم ہی نہیں ہے؟

وَٱلَّذِينَ جَـٰهَدُواۡ فِينَا لَنَهۡدِيَنَّهُمۡ سُبُلَنَا‌ۚ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَمَعَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ ٦٩

And those whokimseleriاور وہ لوگwa-alladhīnastrivecihad eden(leri)جو جدوجہد کریںjāhadūfor Usbiz(im uğrumuz)daہماری راہfīnāWe will surely, guide thembiz elbette iletirizالبتہ ہم ضرور رہنمائی کریں گے ان کیlanahdiyannahum(to) Our waysyollarımızaاپنے راستوں کی (طرف)subulanāAnd indeedve muhakkak kiاور بیشکwa-innaAllahاللہ تعالیٰl-lahasurely (is) withberaberdirالبتہ ساتھ ہےlamaʿathe good-doersiyilik edenlerleاحسان کرنے والوں کےl-muḥ'sinīna

69 And those who strive for Us - We will surely guide them to Our ways. And indeed, Allah is with the doers of good.

69 Ama Bizim uğrumuzda cihat edenleri elbette yollarımıza eriştireceğiz. Allah şüphesiz, iyi davrananlarla beraberdir.

69 Ama bizim yolumuzda cihad edenleri, elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz. Hiç şüphe yok ki Allah iyi davrananlarla beraberdir.

69 اور جن لوگوں نے ہمارے لئے کوشش کی ہم اُن کو ضرور اپنے رستے دکھا دیں گے۔ اور خدا تو نیکو کاروں کے ساتھ ہے

69 جو لوگ ہماری خاطر مجاہدہ کریں گے انہیں ہم اپنے راستے دکھائیں گے،1 اور یقیناً اللہ نیکو کاروں ہی کے ساتھ ہے

●●●●●●

سُورَةُ الروم

Ar-Rum / The Romans

Meccan  ◆  60 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

الٓمٓ ١

Alif Lam MeemElif Lâm Mîmالیف لام میم۔alif-lam-meem

1 Alif, Lam, Meem.

1 Elif, Lam, Mim.

1 Elif, Lâm, Mim.

1 الٓمٓ

1 ا ل م

غُلِبَتِ ٱلرُّومُ ٢

Have been defeatedyenildiمغلوب ہوگئےghulibatithe RomansRum(lar)رومیl-rūmu

2 The Byzantines have been defeated

2 Rumlar en yakın bir yerde yenildiler. Onlar bu yenilgilerinden bir kaç yıl sonra galip geleceklerdir. İş, eninde sonunda Allah'a aittir. İşte o gün, inananlar, istediğine yardım eden Allah'ın yardımına sevineceklerdir. O güçlüdür, merhametlidir.

2 Rumlar yenildi.

2 (اہلِ ) روم مغلوب ہوگئے

2 رومی قریب کی سرزمین میں مغلوب ہو گئے ہیں

فِىٓ أَدۡنَى ٱلۡأَرۡضِ وَهُم مِّنۢ بَعۡدِ غَلَبِهِمۡ سَيَغۡلِبُونَ ٣

Inen yakınمیں(the) nearestقریب کیadnālandbir yerdeزمینl-arḍiBut theyve onlarاور وہwahumaftersonraسےminafterبعدbaʿditheir defeatyenilgilerindenاپنی مغلوبیت کےghalabihimwill overcomeyeneceklerdirعنقریب وہ غالب آجائیں گےsayaghlibūna

3 In the nearest land. But they, after their defeat, will overcome.

3 Rumlar en yakın bir yerde yenildiler. Onlar bu yenilgilerinden bir kaç yıl sonra galip geleceklerdir. İş, eninde sonunda Allah'a aittir. İşte o gün, inananlar, istediğine yardım eden Allah'ın yardımına sevineceklerdir. O güçlüdür, merhametlidir.

3 (Arapların bulunduğu bölgeye) en yakın bir yerde onlar, bu yenilgilerinin ardından mutlaka galib geleceklerdir.

3 نزدیک کے ملک میں اور وہ مغلوب ہونے کے بعد عنقریب غالب آجائیں گے

3 اور اپنی اس مغلوبیت کے بعد چند سال کے اندر وہ غالب ہو جائیں گے۔1

فِى بِضۡعِ سِنِينَ‌ۗ لِلَّهِ ٱلۡأَمۡرُ مِن قَبۡلُ وَمِنۢ بَعۡدُ‌ۚ وَيَوۡمَئِذٍ يَفۡرَحُ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ ٤

Withiniçindeمیںa fewbirkaçچندbiḍ'ʿiyearsyılسالوںsinīnaFor AllahAllah'ındırاللہ ہی کے لیے ہےlillahi(is) the commandemirاختیارl-amrubefore(bundan) önceاس سےminbeforeپہلےqabluand afterveاور اس کےwaminand aftersonraبعدbaʿduAnd that dayve o günاور اس دنwayawma-idhinwill rejoicesevinir(ler)خوش ہوجائیں گےyafraḥuthe believersmü'minlerمومنl-mu'minūna

4 Within three to nine years. To Allah belongs the command before and after. And that day the believers will rejoice

4 Rumlar en yakın bir yerde yenildiler. Onlar bu yenilgilerinden bir kaç yıl sonra galip geleceklerdir. İş, eninde sonunda Allah'a aittir. İşte o gün, inananlar, istediğine yardım eden Allah'ın yardımına sevineceklerdir. O güçlüdür, merhametlidir.

4 (Bu da) birkaç yıl içinde (olacaktır). Onların bu yenilgilerinden önce de sonra da emir Allah'ındır ve o gün müminler, sevineceklerdir.

4 چند ہی سال میں پہلے بھی اور پیچھے بھی خدا ہی کا حکم ہے اور اُس روز مومن خوش ہوجائیں گے

4 اللہ ہی کا اختیار ہے پہلے بھی اور بعد میں بھی۔1 اور وہ دن وہ ہو گا جبکہ اللہ کی بخشی ہوئی فتح پر مسلمان خوشیاں منائیں گے۔2

بِنَصۡرِ ٱللَّهِ‌ۚ يَنصُرُ مَن يَشَآءُ‌ۖ وَهُوَ ٱلۡعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ ٥

With (the) helpyardımıyleمدد کے ساتھbinaṣri(of) AllahAllah'ınاللہ کیl-lahiHe helpsyardım ederمدد کرتا ہے وہyanṣuruwhomkimseyeجس کیmanHe willsdilediğiچاہتا ہےyashāuAnd Heve Oاور وہwahuwa(is) the All-Mightygaliptirزبردست ہےl-ʿazīzuthe Most Mercifulesirgeyendirرحم فرمانے والا ہےl-raḥīmu

5 In the victory of Allah. He gives victory to whom He wills, and He is the Exalted in Might, the Merciful.

5 Rumlar en yakın bir yerde yenildiler. Onlar bu yenilgilerinden bir kaç yıl sonra galip geleceklerdir. İş, eninde sonunda Allah'a aittir. İşte o gün, inananlar, istediğine yardım eden Allah'ın yardımına sevineceklerdir. O güçlüdür, merhametlidir.

5 (Bu da) Allah'ın yardımıyla (olacaktır). Allah dilediğine yardım eder, galip kılar. O çok güçlüdür, çok merhamet edicidir.

5 (یعنی) خدا کی مدد سے۔ وہ جسے چاہتا ہے مدد دیتا ہے اور وہ غالب (اور) مہربان ہے

5 اللہ نصرت عطا فرماتا ہے جسے چاہتا ہے، اور وہ زبردست اور رحیم ہے

Surah 30 / Ar-Rum / The Romans سورة الروم 405
And notve değildirاور نہیں wamā (is) thisbuیہ hādhihi lifehayatıزندگی l-ḥayatu (of) the worlddünyaدنیا کی l-dun'yā butbaşka bir şeyمگر illā amusementeğlencedenدل کا بہلاوا lahwun and playve oyundanاور کھیل walaʿibun And indeedve elbetteاور بیشک wa-inna the Homeyurduگھر l-dāra (of) the Hereafter ahiretآخرت کا l-ākhirata
surely, itişte odurالبتہ وہی ہے lahiya (is) the lifeasıl hayatزندگی۔ زندہ رہنے کی جگہ l-ḥayawānu if onlykeşkeکاش ہوتے law theyolsalardıوہ kānū knowbiliyor(lar)علم رکھتے yaʿlamūna٦٤ And whenzamanپھر جب fa-idhā they embarkbindikleriوہ سوار ہوتے ہیں rakibū [in]gemiyeمیں
the shipکشتی l-ful'ki they callyalvarırlarپکارتے ہیں daʿawū AllahAllah'aاللہ تعالیٰ کو l-laha (being) sincerehalis kılarakخالص کرنے والے mukh'liṣīna to Himyalnız O'naاس کے لیے lahu (in) the religiondiniدین کو l-dīna But whenfakatتو جب falammā He delivers themonları salimen çıkarıncaوہ نجات دیتا ہے ان کو najjāhum tokarayaطرف ilā the landخشکی کے l-bari beholdhemenاچانک idhā
theyonlarوہ hum associate partners (with Him)ortak koşarlarشرک کرنے لگتے ہیں yush'rikūna٦٥ So that they may denynankörlük etmek içinتاکہ وہ ناشکری کریں liyakfurū [in] whatşeyeاس چیز کی bimā We have given themkendilerine verdiğimizجو دی ہم نے ان کو ātaynāhum and they may enjoy (themselves)ve zevk içinde yaşasınlar diyeاور تاکہ وہ فائدہ اٹھائیں waliyatamattaʿū But soonama yakındaپس عنقریب fasawfa
they will knowbileceklerdirوہ جان لیں گے yaʿlamūna٦٦ Do notgörmediler mi?کیا بھلا نہیں awalam they seeانہوں نے دیکھا yaraw that Webizبیشک ہم نے annā have made(Mekke'yi) kıldıkبنایا jaʿalnā a Sanctuarydokunulmazحرم کو ḥaraman securegüvenliامن والا āminan while are being taken awaykaçırılırkenاور اچک لیے جاتے ہیں wayutakhaṭṭafu
the peopleinsanlarلوگ l-nāsu around themçevrelerindenسے min around themان کے آس پاس ḥawlihim Then do in (the) falsehoodhâlâ batıla mı?کیا بھلا ساتھ باطل کے afabil-bāṭili they believeinanıyorlarوہ ایمان لائیں گے۔ وہ ایمان لاتے ہیں yu'minūna and in (the) Favorve ni'metineاور نعمت کا wabiniʿ'mati (of) AllahAllah'ınاللہ کی l-lahi they disbelievenankörlük ediyorlarانکار کرتے ہیں yakfurūna
٦٧ And whove kimdir?اور کون waman (is) more unjustdaha zalimبڑا ظالم ہے aẓlamu than (he) whokimsedenاس سے mimmani inventsiftira atanجو گھڑ لے if'tarā againstüzerineپر ʿalā AllahAllah'ınاللہ l-lahi a lieyalanıکوئی جھوٹ kadhiban orveyaیا aw deniesyalanlayandanجھٹلائے kadhaba the truthgerçeğiحق کو bil-ḥaqi
whenkendisine gelenجبکہ lammā it has come to himوہ آجائے اس کے پاس jāahu Is there notyok mudur?کیا نہیں ہے alaysa incehennemdeمیں Hellجہنم jahannama an abodebir yerٹھکانہ mathwan for the disbelieverskafirler içinکافروں کے لیے lil'kāfirīna٦٨ And those whokimseleriاور وہ لوگ wa-alladhīna
strivecihad eden(leri)جو جدوجہد کریں jāhadū for Usbiz(im uğrumuz)daہماری راہ fīnā We will surely, guide thembiz elbette iletirizالبتہ ہم ضرور رہنمائی کریں گے ان کی lanahdiyannahum (to) Our waysyollarımızaاپنے راستوں کی (طرف) subulanā And indeedve muhakkak kiاور بیشک wa-inna Allahاللہ تعالیٰ l-laha surely (is) withberaberdirالبتہ ساتھ ہے lamaʿa the good-doersiyilik edenlerleاحسان کرنے والوں کے l-muḥ'sinīna٦٩

سُورَةُ الروم

Ar-Rum / The Romans  ◆  Meccan · 60 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Alif Lam MeemElif Lâm Mîmالیف لام میم۔ alif-lam-meem١ Have been defeatedyenildiمغلوب ہوگئے ghulibati the RomansRum(lar)رومی l-rūmu٢ Inen yakınمیں (the) nearestقریب کی adnā landbir yerdeزمین l-arḍi But theyve onlarاور وہ wahum aftersonraسے min afterبعد baʿdi
their defeatyenilgilerindenاپنی مغلوبیت کے ghalabihim will overcomeyeneceklerdirعنقریب وہ غالب آجائیں گے sayaghlibūna٣ Withiniçindeمیں a fewbirkaçچند biḍ'ʿi yearsyılسالوں sinīna For AllahAllah'ındırاللہ ہی کے لیے ہے lillahi (is) the commandemirاختیار l-amru
before(bundan) önceاس سے min beforeپہلے qablu and afterveاور اس کے wamin and aftersonraبعد baʿdu And that dayve o günاور اس دن wayawma-idhin will rejoicesevinir(ler)خوش ہوجائیں گے yafraḥu the believersmü'minlerمومن l-mu'minūna٤
With (the) helpyardımıyleمدد کے ساتھ binaṣri (of) AllahAllah'ınاللہ کی l-lahi He helpsyardım ederمدد کرتا ہے وہ yanṣuru whomkimseyeجس کی man He willsdilediğiچاہتا ہے yashāu And Heve Oاور وہ wahuwa (is) the All-Mightygaliptirزبردست ہے l-ʿazīzu the Most Mercifulesirgeyendirرحم فرمانے والا ہے l-raḥīmu٥
٤٠٥
‹ 403page 404 of the printed Mushaf405 ›