وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوۡجَيۡنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰ ٤٥

And that Heve şüphesiz Oاور بیشک وہی ہےwa-annahucreatedyarattıجس نے پیدا کیاkhalaqathe pairsiki çiftiجوڑوں کوl-zawjaynithe maleerkeğiنرl-dhakaraand the femaleve dişiyiاور مادہ (کی شکل میں)wal-unthā

45 And that He creates the two mates - the male and female -

45 Doğrusu, atıldığında meniden erkek ve dişiyi, iki çifti yaratan O'dur.

45 Şüphesiz erkeği, dişiyi iki eş yaratan O'dur,

45 اور یہ کہ وہی نر اور مادہ دو قسم (کے حیوان) پیدا کرتا ہے

45 اور یہ کہ اُسی نے نر اور مادہ کا جوڑا پیدا کیا

مِن نُّطۡفَةٍ إِذَا تُمۡنَىٰ ٤٦

Fromnutfe(sperm)denسےmina semen-dropنطفےnuṭ'fatinwhenzamanجبidhāit is emittedatıldığıوہ ٹپکایا جاتا ہےtum'nā

46 From a sperm-drop when it is emitted

46 Doğrusu, atıldığında meniden erkek ve dişiyi, iki çifti yaratan O'dur.

46 Atıldığı zaman bir nutfeden.

46 (یعنی) نطفے سے جو (رحم میں) ڈالا جاتا ہے

46 ایک بُوند سے جب وہ ٹپکائی جاتی ہے،1

وَأَنَّ عَلَيۡهِ ٱلنَّشۡأَةَ ٱلۡأُخۡرَىٰ ٤٧

And thatve şüphesizاور بیشکwa-annaupon HimO'nun işidirاس پر ہےʿalayhi(is) the bringing forthyaratmakجی اٹھناl-nashataanothertekrarدوسری دفعہl-ukh'rā

47 And that [incumbent] upon Him is the next creation

47 Doğrusu ölümden sonra tekrar dirilten de O'dur.

47 Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir.

47 اور یہ کہ (قیامت کو) اسی پر دوبارہ اٹھانا لازم ہے

47 اور یہ کہ دوسری زندگی بخشنا بھی اُسی کے ذمّہ ہے،1

وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغۡنَىٰ وَأَقۡنَىٰ ٤٨

And that Heve şüphesiz Oاور بیشک وہwa-annahu[He]O'durوہی ہےhuwaenricheszengin edenجس نے غنی کیاaghnāand sufficesve bol verenاور جائیداد بخشی۔ دولت مند کیاwa-aqnā

48 And that it is He who enriches and suffices

48 Doğrusu zengin eden de varlıklı kılan da O'dur.

48 Şüphesiz zengin eden de sermaye veren de O'dur.

48 اور یہ کہ وہی دولت مند بناتا اور مفلس کرتا ہے

48 اور یہ کہ اُسی نے غنی کیا اور جائیداد بخشی،1

وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعۡرَىٰ ٤٩

And that Heve şüphesiz Oاور بیشک وہwa-annahu[He]O'durوہیhuwa(is the) LordRabbiرب ہےrabbu(of) SiriusŞi'ra'nınشعری (ستارے) کاl-shiʿ'rā

49 And that it is He who is the Lord of Sirius

49 Doğrusu Şira yıldızının Rabbi O'dur.

49 Doğrusu Şi'râ yıldızının Rabbi O'dur.

49 اور یہ کہ وہی شعریٰ کا مالک ہے

49 اور یہ کہ وہی شِعریٰ کا ربّ ہے،1

وَأَنَّهُۥٓ أَهۡلَكَ عَادًا ٱلۡأُولَىٰ ٥٠

And that Heve şüphesiz Oاور بیشک وہی ہےwa-annahudestroyedhelak ettiجس نے ہلاک کیاahlakaAadAd'ıعادʿādanthe firstönce gelenاولیٰ کوl-ūlā

50 And that He destroyed the first [people of] 'Aad

50 İlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O'dur.

50 O, helak etti önce gelen Âd'ı.

50 اور یہ کہ اسی نے عاد اول کو ہلاک کر ڈالا

50 اور یہ کہ اُسی نے عادِ اولیٰ1 کو ہلاک کیا

وَثَمُودَاۡ فَمَآ أَبۡقَىٰ ٥١

And Thamudve Semud'uاور ثمود کوwathamūdāso notgeriye bırakmadıپس نہ کچھfamāHe sparedباقی چھوڑاabqā

51 And Thamud - and He did not spare [them] -

51 İlk Ad milletini, Semud milletini yok edip geri bırakmayan O'dur.

51 Ve Semûd'u da bırakmadı.

51 اور ثمود کو بھی۔ غرض کسی کو باقی نہ چھوڑا

51 اور ثمود کو ایسا مٹایا کہ ان میں سے کسی کو باقی نہ چھوڑا

وَقَوۡمَ نُوحٍ مِّن قَبۡلُ‌ۖ إِنَّهُمۡ كَانُواۡ هُمۡ أَظۡلَمَ وَأَطۡغَىٰ ٥٢

And (the) peopleve kavmini (helak etmişti)اور قومwaqawma(of) NuhNuhنوح کوnūḥinbeforeöncedenاس سےminbeforeقبلqabluIndeed, theyçünkü onlarبیشک وہinnahumthey wereidilerتھے وہkānūthey wereonlarوہhummore unjustdaha zalimزیادہ ظالمaẓlamaand more rebelliousve azgınاور زیادہ سرکشwa-aṭghā

52 And the people of Noah before. Indeed, it was they who were [even] more unjust and oppressing.

52 Daha önce de Nuh milletini yok eden O'dur; çünkü onlar çok zalim ve pek taşkın kimselerdi.

52 Önceden de Nuh kavmini (helak etmişti), çünkü onlar zulmetmiş ve azmıştı.

52 اور ان سے پہلے قوم نوحؑ کو بھی۔ کچھ شک نہیں کہ وہ لوگ بڑے ہی ظالم اور بڑے ہی سرکش تھے

52 اور اُن سے پہلے قوم نوحؑ کو تباہ کیا کیونکہ وہ تھے ہی سخت ظالم و سرکش لوگ

وَٱلۡمُؤۡتَفِكَةَ أَهۡوَىٰ ٥٣

And the overturned citiesaltı üstüne getirilen kentleriاور اوندھی گرنے والی بستیاںwal-mu'tafikataHe overthrewdevirip yıktıاس نے ان کو اوپر سے نیچے دے ماراahwā

53 And the overturned towns He hurled down

53 Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur.

53 Altı üstüne getirilmiş şehirleri devirip yıktı.

53 اور اسی نے الٹی ہوئی بستیوں کو دے پٹکا

53 اور اوندھی گرنے والی بستیوں کو اٹھا پھینکا

فَغَشَّـٰهَا مَا غَشَّىٰ ٥٤

So covered themsardırttı onlaraتو ڈھانکا اس کوfaghashāhāwhatsardırdığınıجس چیز نےcoveredڈھانکاghashā

54 And covered them by that which He covered.

54 Lut milletinin kasabalarını yere batıran, onları gömdükçe gömen O'dur.

54 Onları neler kapladı neler!

54 پھر ان پر چھایا جو چھایا

54 پھر چھا دیا اُن پر وہ کچھ جو (تم جانتے ہی ہو کہ) کیا چھا دیا۔1

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ ٥٥

Then which (of)o halde hangi?پس کون سیfabi-ayyithe Favorsni'metindenنعمتوں کے ساتھālāi(of) your LordRabbininاپنے رب کیrabbikawill you doubtkuşku duyuyorsunتم جھگڑتے ہوtatamārā

55 Then which of the favors of your Lord do you doubt?

55 Ey kişi! Rabbinin hangi nimetinden şüpheye düşersin?

55 O halde Rabbinin hangi nimetinden kuşku duyuyorsun.

55 تو (اے انسان) تو اپنے پروردگار کی کون سی نعمت پر جھگڑے گا

55 1 پس اے مخاطب ، اپنے رب کی کن کن نعمتوں میں تُو شک کرے گا“؟2

هَـٰذَا نَذِيرٌ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلۡأُولَىٰٓ ٥٦

Thisbuیہhādhā(is) a warnerbir uyarıcıdırایک ڈراوا ہےnadhīrunfromuyarıcılardanمیں سےminathe warnersڈراووںl-nudhurithe formerilkپہلےl-ūlā

56 This [Prophet] is a warner like the former warners.

56 İşte ilk uyaranlar gibi bu da bir uyarandır.

56 Bu da ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır.

56 یہ (محمدﷺ) بھی اگلے ڈر سنانے والوں میں سے ایک ڈر سنانے والے ہیں

56 یہ ایک تنبیہ ہے پہلے آئی ہوئی تنبیہات میں سے

أَزِفَتِ ٱلۡأَزِفَةُ ٥٧

Has approachedyaklaştıنزدیک آگئیazifatithe Approaching Dayyaklaşıcıنزدیک آنے والیl-āzifatu

57 The Approaching Day has approached.

57 Kıyamet yaklaştıkça yaklaşmıştır.

57 Yaklaşan yaklaştı.

57 آنے والی (یعنی قیامت) قریب آ پہنچی

57 آنے والی گھڑی قریب آلگی ہے،1

لَيۡسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ ٥٨

Not isyokturنہیںlaysafor itonuاس کے لیےlahābesidesbaşkaminbesidesسواdūniAllahAllah'tanاللہ کےl-lahiany removeraçacak kimseکوئی ہٹانے والیkāshifatun

58 Of it, [from those] besides Allah, there is no remover.

58 Onu Allah'tan başka ortaya koyacak yoktur.

58 Onu Allah'tan başka açığa çıkaracak yoktur.

58 اس (دن کی تکلیفوں) کو خدا کے سوا کوئی دور نہیں کرسکے گا

58 اللہ کے سوا کوئی اُس کو ہٹانے والا نہیں۔ 1

أَفَمِنۡ هَـٰذَا ٱلۡحَدِيثِ تَعۡجَبُونَ ٥٩

Then ofbu-den mi?کیا بھلاafaminthisbuاسhādhāstatementبات سےl-ḥadīthiyou wonderşaşıyorsunuzتم تعجب کرتے ہوtaʿjabūna

59 Then at this statement do you wonder?

59 Bu söze mi şaşıyorsunuz?

59 Şimdi siz bu sözden mi hayret ediyorsunuz?

59 اے منکرین خدا) کیا تم اس کلام سے تعجب کرتے ہو؟

59 اب کیا یہی وہ باتیں ہیں جن پر تم اظہارِ تعجّب کرتے ہو؟1

وَتَضۡحَكُونَ وَلَا تَبۡكُونَ ٦٠

And you laughve gülüyorsunuzاور تم ہنستے ہوwataḍḥakūnaand (do) notveاور نہیںwalāweepağlamıyorsunuzتم روتے ہوtabkūna

60 And you laugh and do not weep

60 Gülüyorsunuz... Ağlamıyorsunuz.

60 Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?

60 اور ہنستے ہو اور روتے نہیں؟

60 ہنستے ہو اور روتے نہیں ہو؟

وَأَنتُمۡ سَـٰمِدُونَ ٦١

While youve sizاور تمwa-antumamuse (yourselves)baş kaldırıyorsunuzغفلت میں رہتے ہو۔ گاتے بجاتے ہوsāmidūna

61 While you are proudly sporting?

61 Habersiz oyalanmaktasınız.

61 Ve siz mi kafa tutuyorsunuz ey gafiller?

61 اور تم غفلت میں پڑ رہے ہو

61 اور گا بجا کر انہیں ٹالتے ہو؟1

فَٱسۡجُدُواۡ لِلَّهِ وَٱعۡبُدُواۡ ٦٢

So prostratehaydi secde edinپس سجدہ کروfa-us'judūto AllahAllah'aاللہ کے لیےlillahiand worship (Him)ve kulluk edinاور عبادت کروwa-uʿ'budū

62 So prostrate to Allah and worship [Him].

62 Artık secdeye varın, Allah'a kulluk edin.

62 Haydi Allah için secdeye kapanın ve O'na kulluk edin.

62 تو خدا کے آگے سجدہ کرو اور (اسی کی) عبادت کرو

62 جُھک جاؤ اللہ کے آگے اور بندگی بجا لاؤ۔1

●●●●●●

سُورَةُ القمر

Al-Qamar / The Moon

Meccan  ◆  55 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

ٱقۡتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلۡقَمَرُ ١

Has come nearyaklaştıقریب آگئیiq'tarabatithe Hoursa'atقیامتl-sāʿatuand has splitve yarıldıاور شق ہوگیاwa-inshaqqathe moonayچاندl-qamaru

1 The Hour has come near, and the moon has split [in two].

1 Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hala yüz çevirirler ve: "Süregelen bir sihir" derler.

1 Kıyamet saati yaklaştı, Ay yarıldı.

1 قیامت قریب آ پہنچی اور چاند شق ہوگیا

1 قیامت کی گھڑی قریب آگئی اور چاند پھٹ گیا۔ 1

وَإِن يَرَوۡاۡ ءَايَةً يُعۡرِضُواۡ وَيَقُولُواۡ سِحۡرٌ مُّسۡتَمِرٌّ ٢

And ifve eğerاور اگرwa-inthey seegörecek olsalarوہ دیکھ لیںyarawa Signbir mu'cizeکوئی بھی نشانیāyatanthey turn awayyüz çevirirlerمنہ موڑ جاتے ہیںyuʿ'riḍūand sayve derlerاور کہتے ہیںwayaqūlūMagicbir büyüdürجادو ہےsiḥ'runcontinuingsüregelenگزرنے والا۔ جاری رہنے والا۔ مسلسلmus'tamirrun

2 And if they see a miracle, they turn away and say, "Passing magic."

2 Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hala yüz çevirirler ve: "Süregelen bir sihir" derler.

2 Bir mucize görseler hemen yüz çevirirler ve "süregelen bir büyüdür" derler.

2 اور اگر (کافر) کوئی نشانی دیکھتے ہیں تو منہ پھیر لیتے ہیں اور کہتے ہیں کہ یہ ایک ہمیشہ کا جادو ہے

2 مگر اِن لوگوں کا حال یہ ہے خواہ کوئی نشانی دیکھ لیں منہ موڑ جاتے ہیں اور کہتے ہیں یہ تو چلتا ہوا جادو ہے۔ 1

وَكَذَّبُواۡ وَٱتَّبَعُوٓاۡ أَهۡوَآءَهُمۡ‌ۚ وَكُلُّ أَمۡرٍ مُّسۡتَقِرٌّ ٣

And they deniedve yalanladılarاور انہوں نے جھٹلایاwakadhabūand followedve uydularاور پیروی کیwa-ittabaʿūtheir desiresheveslerineاپنی خواہشات کیahwāahumbut (for) everyve herاور ہرwakullumatterکام کاamrin(will be a) settlementyerini bulacaktırوقت مقرر ہےmus'taqirrun

3 And they denied and followed their inclinations. But for every matter is a [time of] settlement.

3 Yalanlarlar da kendi heveslerine uyarlar. Ama her işin karar kılacağı bir sonucu vardır.

3 Yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş yerini bulacaktır.

3 اور انہوں نے جھٹلایا اور اپنی خواہشوں کی پیروی کی اور ہر کام کا وقت مقرر ہے

3 اِنہوں نے (اس کو بھی) جھٹلادیا اور اپنی خواہشاتِ نفس ہی کی پیروی کی۔ 1 ہر معاملہ کو آخر کار ایک انجام پر پہنچ کر رہنا ہے۔ 2

وَلَقَدۡ جَآءَهُم مِّنَ ٱلۡأَنۢبَآءِ مَا فِيهِ مُزۡدَجَرٌ ٤

And certainlyve andolsunاور البتہ تحقیقwalaqadhas come to themonlara geldiآئیں ان کے پاسjāahumofhaberlerdenمیں سےminathe informationخبروںl-anbāiwhereinolanجوwhereiniçindeاس میںfīhi(is) deterrenceönleyiciڈانٹنا ہے۔ کافی تنبیہ ہےmuz'dajarun

4 And there has already come to them of information that in which there is deterrence -

4 And olsun ki, onları bu hallerinden vazgeçirecek nice haberler gelmiştir.

4 Andolsun ki onlara (kötülükten) vazgeçirecek nice önemli haberler gelmiştir.

4 اور ان کو ایسے حالات (سابقین) پہنچ چکے ہیں جن میں عبرت ہے

4 اِن لوگوں کے سامنے (پچھلی قوموں کے) وہ حالات آ چکے ہیں جن میں سرکشی سے باز رکھنے کے لیے کافی سامان عبرت ہے

حِكۡمَةُۢ بَـٰلِغَةٌ‌ۖ فَمَا تُغۡنِ ٱلنُّذُرُ ٥

Wisdomhikmettirحکمتḥik'matunperfectüstünپہنچنے والی۔ کاملbālighatunbut notamaتو نہfamāwill availfayda vermiyorکام آئےtugh'nithe warningsuyarılarڈراوےl-nudhuru

5 Extensive wisdom - but warning does not avail [them].

5 Bu haberlerin her birinde üstün hikmet vardır; ama uyarmalar fayda vermiyor.

5 Bunlar üstün bir hikmettir fakat uyarılar fayda vermiyor.

5 اور کامل دانائی (کی کتاب بھی) لیکن ڈرانا ان کو کچھ فائدہ نہیں دیتا

5 اور ایسی حکمت جو نصیحت کے مقصد کو بدرجہ اتم پورا کرتی ہے مگر تنبیہات اِن پر کارگر نہیں ہوتیں

فَتَوَلَّ عَنۡهُمۡ‌ۘ يَوۡمَ يَدۡعُ ٱلدَّاعِ إِلَىٰ شَىۡءٍ نُّكُرٍ ٦

So turn awayöyleyse sen de yüz çevirتو منہ پھیر لوfatawallafrom themonlardanان سےʿanhum(The) Daygünجس دنyawmawill callçağıracağıپکارے گاyadʿuthe callerçağırıcınınپکارنے والاl-dāʿitobir şeyeطرفilāa thingایک چیز کےshayinterriblegörülmemiş tanınmamışانجانnukurin

6 So leave them, [O Muhammad]. The Day the Caller calls to something forbidding,

6 Öyleyse onlardan yüz çevir; çağıran, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağırdığı gün;

6 Sen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı, görülmedik müthiş bir şeye çağırır.

6 تو تم بھی ان کی کچھ پروا نہ کرو۔ جس دن بلانے والا ان کو ایک ناخوش چیز کی طرف بلائے گا

6 پس اے نبیؐ ،  اِن سے رُخ پھیر لو۔ 1 جس روز پکارنے والا ایک سخت ناگوار 2 چیز کی طرف پکارے گا

Surah 54 / Al-Qamar / The Moon سورة القمر 529
And that Heve şüphesiz Oاور بیشک وہی ہے wa-annahu createdyarattıجس نے پیدا کیا khalaqa the pairsiki çiftiجوڑوں کو l-zawjayni the maleerkeğiنر l-dhakara and the femaleve dişiyiاور مادہ (کی شکل میں) wal-unthā٤٥ Fromnutfe(sperm)denسے min a semen-dropنطفے nuṭ'fatin whenzamanجب idhā it is emittedatıldığıوہ ٹپکایا جاتا ہے tum'nā٤٦ And thatve şüphesizاور بیشک wa-anna
upon HimO'nun işidirاس پر ہے ʿalayhi (is) the bringing forthyaratmakجی اٹھنا l-nashata anothertekrarدوسری دفعہ l-ukh'rā٤٧ And that Heve şüphesiz Oاور بیشک وہ wa-annahu [He]O'durوہی ہے huwa enricheszengin edenجس نے غنی کیا aghnā and sufficesve bol verenاور جائیداد بخشی۔ دولت مند کیا wa-aqnā٤٨ And that Heve şüphesiz Oاور بیشک وہ wa-annahu [He]O'durوہی huwa (is the) LordRabbiرب ہے rabbu
(of) SiriusŞi'ra'nınشعری (ستارے) کا l-shiʿ'rā٤٩ And that Heve şüphesiz Oاور بیشک وہی ہے wa-annahu destroyedhelak ettiجس نے ہلاک کیا ahlaka AadAd'ıعاد ʿādan the firstönce gelenاولیٰ کو l-ūlā٥٠ And Thamudve Semud'uاور ثمود کو wathamūdā so notgeriye bırakmadıپس نہ کچھ famā He sparedباقی چھوڑا abqā٥١
And (the) peopleve kavmini (helak etmişti)اور قوم waqawma (of) NuhNuhنوح کو nūḥin beforeöncedenاس سے min beforeقبل qablu Indeed, theyçünkü onlarبیشک وہ innahum they wereidilerتھے وہ kānū they wereonlarوہ hum more unjustdaha zalimزیادہ ظالم aẓlama and more rebelliousve azgınاور زیادہ سرکش wa-aṭghā٥٢ And the overturned citiesaltı üstüne getirilen kentleriاور اوندھی گرنے والی بستیاں wal-mu'tafikata
He overthrewdevirip yıktıاس نے ان کو اوپر سے نیچے دے مارا ahwā٥٣ So covered themsardırttı onlaraتو ڈھانکا اس کو faghashāhā whatsardırdığınıجس چیز نے coveredڈھانکا ghashā٥٤ Then which (of)o halde hangi?پس کون سی fabi-ayyi the Favorsni'metindenنعمتوں کے ساتھ ālāi (of) your LordRabbininاپنے رب کی rabbika will you doubtkuşku duyuyorsunتم جھگڑتے ہو tatamārā٥٥
Thisbuیہ hādhā (is) a warnerbir uyarıcıdırایک ڈراوا ہے nadhīrun fromuyarıcılardanمیں سے mina the warnersڈراووں l-nudhuri the formerilkپہلے l-ūlā٥٦ Has approachedyaklaştıنزدیک آگئی azifati the Approaching Dayyaklaşıcıنزدیک آنے والی l-āzifatu٥٧ Not isyokturنہیں laysa for itonuاس کے لیے lahā besidesbaşka min
besidesسوا dūni AllahAllah'tanاللہ کے l-lahi any removeraçacak kimseکوئی ہٹانے والی kāshifatun٥٨ Then ofbu-den mi?کیا بھلا afamin thisbuاس hādhā statementبات سے l-ḥadīthi you wonderşaşıyorsunuzتم تعجب کرتے ہو taʿjabūna٥٩ And you laughve gülüyorsunuzاور تم ہنستے ہو wataḍḥakūna
and (do) notveاور نہیں walā weepağlamıyorsunuzتم روتے ہو tabkūna٦٠ While youve sizاور تم wa-antum amuse (yourselves)baş kaldırıyorsunuzغفلت میں رہتے ہو۔ گاتے بجاتے ہو sāmidūna٦١ So prostratehaydi secde edinپس سجدہ کرو fa-us'judū to AllahAllah'aاللہ کے لیے lillahi and worship (Him)ve kulluk edinاور عبادت کرو wa-uʿ'budū٦٢

سُورَةُ القمر

Al-Qamar / The Moon  ◆  Meccan · 55 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Has come nearyaklaştıقریب آگئی iq'tarabati the Hoursa'atقیامت l-sāʿatu and has splitve yarıldıاور شق ہوگیا wa-inshaqqa the moonayچاند l-qamaru١ And ifve eğerاور اگر wa-in they seegörecek olsalarوہ دیکھ لیں yaraw a Signbir mu'cizeکوئی بھی نشانی āyatan they turn awayyüz çevirirlerمنہ موڑ جاتے ہیں yuʿ'riḍū
and sayve derlerاور کہتے ہیں wayaqūlū Magicbir büyüdürجادو ہے siḥ'run continuingsüregelenگزرنے والا۔ جاری رہنے والا۔ مسلسل mus'tamirrun٢ And they deniedve yalanladılarاور انہوں نے جھٹلایا wakadhabū and followedve uydularاور پیروی کی wa-ittabaʿū their desiresheveslerineاپنی خواہشات کی ahwāahum
but (for) everyve herاور ہر wakullu matterکام کا amrin (will be a) settlementyerini bulacaktırوقت مقرر ہے mus'taqirrun٣ And certainlyve andolsunاور البتہ تحقیق walaqad has come to themonlara geldiآئیں ان کے پاس jāahum ofhaberlerdenمیں سے mina the informationخبروں l-anbāi
whereinolanجو whereiniçindeاس میں fīhi (is) deterrenceönleyiciڈانٹنا ہے۔ کافی تنبیہ ہے muz'dajarun٤ Wisdomhikmettirحکمت ḥik'matun perfectüstünپہنچنے والی۔ کامل bālighatun but notamaتو نہ famā will availfayda vermiyorکام آئے tugh'ni the warningsuyarılarڈراوے l-nudhuru
٥ So turn awayöyleyse sen de yüz çevirتو منہ پھیر لو fatawalla from themonlardanان سے ʿanhum (The) Daygünجس دن yawma will callçağıracağıپکارے گا yadʿu the callerçağırıcınınپکارنے والا l-dāʿi tobir şeyeطرف ilā a thingایک چیز کے shayin terriblegörülmemiş tanınmamışانجان nukurin٦
٥٢٩
‹ 527page 528 of the printed Mushaf529 ›