فِيهِمَا فَـٰكِهَةٌ وَنَخۡلٌ وَرُمَّانٌ ٦٨

In both of themikisinde de vardırان دونوں میںfīhimā(are) fruitsmeyvalarپھل ہیںfākihatunand date-palmsve hurmaاور کھجور کے درختwanakhlunand pomegranatesve narاور انارwarummānun

68 In both of them are fruit and palm trees and pomegranates.

68 İkisinde de türlü türlü meyveler, hurmalıklar ve nar ağaçları vardır.

68 İkisinde de her türlü meyva, hurma ve nar vardır.

68 ان میں میوے اور کھجوریں اور انار ہیں

68 اُن میں بکثرت پھل اور کھجوریں اور انار

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٦٩

So whichşimdi hangi?تو ساتھ کون سیfabi-ayyi(of the) favorsni'metleriniنعمتوں کےālāi(of) your LordRabbinizinاپنے رب کی تم دونوںrabbikumāwill you both denyyalanlıyorsunuzتم دونوں جھٹلاؤ گےtukadhibāni

69 So which of the favors of your Lord would you deny?

69 Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

69 Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

69 تو تم اپنے پروردگار کی کون کون سی نعمت کو جھٹلاؤ گے؟

69 اپنے رب کے کن کن انعامات کو تم جھٹلاؤ گے؟

فِيهِنَّ خَيۡرٰتٌ حِسَانٌ ٧٠

In themonlarda vardırان میں ہیںfīhinna(are) goodiyi huylu (kadınlar)اچھی عورتیںkhayrātunand beautiful onesgüzelخوبصورتḥisānun

70 In them are good and beautiful women -

70 Oralarda iyi huylu güzel kadınlar vardır.

70 İçlerinde güzel huylu, güzel yüzlü kadınlar vardır.

70 ان میں نیک سیرت (اور) خوبصورت عورتیں ہیں

70 اِن نعمتوں کے درمیان خوب سیرت اور خوبصورت بیویاں

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٧١

So whichşimdi hangi?تو ساتھ کون سیfabi-ayyi(of the) favorsni'metleriniنعمتوں کےālāi(of) your LordRabbinizinاپنے رب کی تم دونوںrabbikumāwill you both denyyalanlıyorsunuzتم دونوں جھٹلاؤ گےtukadhibāni

71 So which of the favors of your Lord would you deny? -

71 Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

71 Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

71 تو تم اپنے پروردگار کی کون کون سی نعمت کو جھٹلاؤ گے؟

71 اپنے رب کے کن کن انعامات کو تم جھٹلاؤ گے؟

حُورٌ مَّقۡصُورٰتٌ فِى ٱلۡخِيَامِ ٧٢

Fair oneshurilerحوریںḥūrunrestrainedkapanmışٹھہرائی ہوئیں۔ روکی ہوئیںmaqṣūrātuniniçineمیںthe pavilionsçadırlarخیموںl-khiyāmi

72 Fair ones reserved in pavilions -

72 Çadırlar içinde ceylan gözlüler vardır.

72 Çadırlar içerisinde gözlerini yalnız kocalarına çevirmiş hûriler vardır.

72 (وہ) حوریں (ہیں جو) خیموں میں مستور (ہیں)

72 خیموں میں ٹھیرائی ہوئی حُوریں۔ 1

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٧٣

So whichşimdi hangi?تو ساتھ کون سیfabi-ayyi(of the) favorsni'metleriniنعمتوں کےālāi(of) your LordRabbinizinاپنے رب کی تم دونوںrabbikumāwill you both denyyalanlıyorsunuzتم دونوں جھٹلاؤ گےtukadhibāni

73 So which of the favors of your Lord would you deny? -

73 Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

73 Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

73 تو تم اپنے پروردگار کی کون کون سی نعمت کو جھٹلاؤ گے؟

73 اپنے رب کے کن کن انعامات کو تم جھٹلاؤ گے؟

لَمۡ يَطۡمِثۡهُنَّ إِنسٌ قَبۡلَهُمۡ وَلَا جَآنٌّ ٧٤

Notonlara temas etmemiştirنہیںlamhas touched themچھوا ہوگا ان کوyaṭmith'hunnaany maninsanکسی انسان نےinsunbefore thembunlardan önceان سے پہلےqablahumand notne deاور نہwalāany jinncinکسی جن نےjānnun

74 Untouched before them by man or jinni -

74 Onlara daha önce insan da, cin de dokunmamıştır.

74 Bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.

74 ان کو اہل جنت سے پہلے نہ کسی انسان نے ہاتھ لگایا اور نہ کسی جن نے

74 اِن جنتیوں سے پہلے کبھی انسان یا جن نے اُن کو نہ چھوا ہوگا

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٧٥

So whichşimdi hangi?تو ساتھ کون سیfabi-ayyi(of the) favorsni'metleriniنعمتوں کےālāi(of) your LordRabbinizinاپنے رب کیrabbikumāwill you both denyyalanlıyorsunuzتم دونوں تم دونوں جھٹلاؤ گےtukadhibāni

75 So which of the favors of your Lord would you deny? -

75 Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

75 Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

75 تو تم اپنے پروردگار کی کون کون سی نعمت کو جھٹلاؤ گے؟

75 اپنے رب کے کن کن انعامات کو تم جھٹلاؤ گے؟

مُتَّكِــِٔينَ عَلَىٰ رَفۡرَفٍ خُضۡرٍ وَعَبۡقَرِىٍّ حِسَانٍ ٧٦

Recliningyaslanırlarتکیہ لگائے ہوئے ہوں گےmuttakiīnaonüzerineپرʿalācushionsyastıklarمسندوںrafrafingreenyeşilسبزkhuḍ'rinand carpetsve döşeklereاور نادرwaʿabqariyyinbeautifulharikulade güzelنفیسḥisānin

76 Reclining on green cushions and beautiful fine carpets.

76 Cennetlikler orada yeşil yastıklara ve harikulade işlemeli döşeklere yaslanırlar.

76 Yeşil yastıklara ve hârikulâde güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar.

76 سبز قالینوں اور نفیس مسندوں پر تکیہ لگائے بیٹھے ہوں گے

76 وہ جنّتی سبز قالینوں اور نفیس و نادر فرشوں1 پر تکیے لگا کے بیٹھیں گے

فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ٧٧

So whichşimdi hangi?تو ساتھ کون سیfabi-ayyi(of the) favorsni'metleriniنعمتوں کےālāi(of) your LordRabbinizinاپنے رب کی تم دونوںrabbikumāwill you both denyyalanlıyorsunuzتم دونوں جھٹلاؤ گےtukadhibāni

77 So which of the favors of your Lord would you deny?

77 Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?

77 Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

77 تو تم اپنے پروردگار کی کون کون سی نعمت کو جھٹلاؤ گے؟

77 اپنے رب کے کن کن انعامات کو تم جھٹلاؤ گے؟

تَبَـٰرَكَ ٱسۡمُ رَبِّكَ ذِى ٱلۡجَلَـٰلِ وَٱلۡإِكۡرَامِ ٧٨

Blessed isne yücedirبہت بابرکت ہےtabāraka(the) nameadıنامus'mu(of) your LordRabbininتیرے رب کاrabbikaOwnersahibiجو صاحبdhī(of) Majestybüyüklükجلال ہےl-jalāliand Honorve ikramاور کریم ہے۔ صاحب اکرام ہےwal-ik'rāmi

78 Blessed is the name of your Lord, Owner of Majesty and Honor.

78 Büyük ve pek cömert olan Rabbinin adı ne yücedir!

78 Büyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir!

78 (اے محمدﷺ) تمہارا پروردگار جو صاحب جلال وعظمت ہے اس کا نام بڑا بابرکت ہے

78 بڑی برکت والا ہے تیرے رب جلیل و کریم کا نام

●●●●●●

سُورَةُ الواقعة

Al-Waqi'ah / The Inevitable

Meccan  ◆  96 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

إِذَا وَقَعَتِ ٱلۡوَاقِعَةُ ١

Whenzamanجبidhāoccursolduğuواقع ہوجائے گیwaqaʿatithe Eventolacak vak'aواقع ہونے والی (قیامت)l-wāqiʿatu

1 When the Occurrence occurs,

1 Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır.

1 Olacak vak'a olduğu zaman

1 جب واقع ہونے والی واقع ہوجائے

1 جب وہ ہونے والا واقعہ پیش آ جائے گا

لَيۡسَ لِوَقۡعَتِهَا كَاذِبَةٌ ٢

Notyokturنہیں ہےlaysaat its occurrenceonun oluşunuاس کا واقعہ ہوناliwaqʿatihāa denialyalanlayacakکوئی جھوٹkādhibatun

2 There is, at its occurrence, no denial.

2 Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır.

2 Onun oluşunu yalanlayacak kimse yoktur.

2 اس کے واقع ہونے میں کچھ جھوٹ نہیں

2 تو کوئی اس کے وقوع کو جُھٹلانے والا نہ ہوگا۔ 1

خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ ٣

Bringing downo alçaltıcıdır;پست کرنے والی ہےkhāfiḍatunraising upyükselticidirاونچا کرنے والی ہےrāfiʿatun

3 It will bring down [some] and raise up [others].

3 Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır.

3 O, alçaltıcıdır, yükselticidir.

3 کسی کو پست کرے کسی کو بلند

3 وہ تہ و بالا کر دینے والی  آفت ہوگی۔ 1

إِذَا رُجَّتِ ٱلۡأَرۡضُ رَجًّا ٤

Whenzamanجبidhāwill be shakensarsıldığıہلائی جائے گیrujjatithe earthyerزمینl-arḍu(with) a shakingşiddetle sarsılarakہلایا جاناrajjan

4 When the earth is shaken with convulsion

4 Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.

4 Yer şiddetle sarsıldığı

4 جب زمین بھونچال سے لرزنے لگے

4 زمین اس وقت یکبارگی ہلا ڈالی جائے گی 1

وَبُسَّتِ ٱلۡجِبَالُ بَسًّا ٥

And will be crumbledve serpildiği (zaman)اور اڑا دیئے جائیں گےwabussatithe mountainsdağlarپہاڑl-jibālu(with awful) crumblingserpildikçeاڑا دیا جاناbassan

5 And the mountains are broken down, crumbling

5 Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.

5 Dağlar serpildikçe serpildiği

5 اور پہاڑ ٹوٹ کر ریزہ ریزہ ہوجائیں

5 اور پہاڑ اس طرح ریزہ ریزہ کر دیے جائیں گے

فَكَانَتۡ هَبَآءً مُّنۢبَثًّا ٦

So they becomehaline geldiği (zaman)تو ہوجائیں گےfakānatdust particlestoz dumanباریک خاک۔ گرد و غبارhabāandispersingdağılanمنتشر۔ پراگندہ۔ اڑتا ہواmunbathan

6 And become dust dispersing.

6 Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.

6 Dağılıp toz duman haline geldiği

6 پھر غبار ہو کر اُڑنے لگیں

6 کہ پراگندہ غبار بن کر رہ جائیں گے

وَكُنتُمۡ أَزۡوٰجًا ثَلَـٰثَةً ٧

And you will becomeve sizler olduğunuz (zaman)اور ہوجاؤ گے تمwakuntumkindssınıf (gurup)جماعتوں میں۔ گروہوں میںazwājanthreeüçتینthalāthatan

7 And you become [of] three kinds:

7 Ey insanlar! Yer sarsıldıkça sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp da toz duman haline geldiği zaman, siz de üç sınıf olursunuz.

7 Ve sizler üç sınıf olduğunuz zaman

7 اور تم لوگ تین قسم ہوجاؤ

7 تم لوگ اُس وقت تین گروہوں میں تقسیم ہو جاؤ گے 1

فَأَصۡحَـٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ مَآ أَصۡحَـٰبُ ٱلۡمَيۡمَنَةِ ٨

Then (the) companionsadamlarıپس ہیں والےfa-aṣḥābu(of) the rightsağınدائیں ہاتھl-maymanatiwhatne (kutludurlar)کیا(are the) companionsadamlarıوالےaṣḥābu(of) the rightsağınدائیں ہاتھl-maymanati

8 Then the companions of the right - what are the companions of the right?

8 İyi işler işlediklerini belirtmek için, amel defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara!

8 Sağın adamları (var ya) ne mutludurlar onlar!

8 تو داہنے ہاتھ والے (سبحان الله) داہنے ہاتھ والے کیا (ہی چین میں) ہیں

8 دائیں بازو والے، 1 سودائیں بازو والوں (کی خوش نصیبی)کا کیا کہنا

وَأَصۡحَـٰبُ ٱلۡمَشۡــَٔمَةِ مَآ أَصۡحَـٰبُ ٱلۡمَشۡــَٔمَةِ ٩

And (the) companionsadamlarıاور والےwa-aṣḥābu(of) the leftsolunبائیں ہاتھl-mashamatiwhatne (uğursuzlardır)کیا ہیں(are the) companionsadamlarıوالےaṣḥābu(of) the leftsolunبائیں ہاتھl-mashamati

9 And the companions of the left - what are the companions of the left?

9 Kötülük işlediklerini belirtmek üzere, amel defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara!

9 Solun adamları ise ne uğursuzdurlar onlar!

9 اور بائیں ہاتھ والے (افسوس) بائیں ہاتھ والے کیا (گرفتار عذاب) ہیں

9 اور بائیں بازو والے، 1 تو بائیں بازو والوں(کی بد نصیبی)کا کیا ٹھکانا

وَٱلسَّـٰبِقُونَ ٱلسَّـٰبِقُونَ ١٠

And the foremostve öne geçenler iseاور آگے بڑھنے والےwal-sābiqūna(are) the foremostöne geçenlerآگے بڑھنے والے ہیںl-sābiqūna

10 And the forerunners, the forerunners -

10 İyilik işlemekte önde olanlar, karşılıklarını almakta da önde olanlardır.

10 Önde olanlar (var ya), onlar öncüdürler.

10 اور جو آگے بڑھنے والے ہیں (ان کا کیا کہنا) وہ آگے ہی بڑھنے والے ہیں

10 اور آگے والے تو پھر آگے والے ہی ہیں۔ 1

أُوۡلَـٰٓئِكَ ٱلۡمُقَرَّبُونَ ١١

Thoseişte onlardırیہیulāika(are) the nearest onesyaklaştırılanlarنزدیکی حاصل کرنے والے ہیں۔ یہی لوگ قرب حاصل کرنے والے ہیںl-muqarabūna

11 Those are the ones brought near [to Allah]

11 Naim cennetlerinde Allah'a en çok yaklaştırılmış olanlar işte bunlardır.

11 İşte o yaklaştırılanlar,

11 وہی (خدا کے) مقرب ہیں

11 وہی تو مقرب لوگ ہیں

فِى جَنَّـٰتِ ٱلنَّعِيمِ ١٢

IncennetlerindeمیںGardensباغوںjannāti(of) PleasureNi'metنعمتوں والےl-naʿīmi

12 In the Gardens of Pleasure,

12 Naim cennetlerinde Allah'a en çok yaklaştırılmış olanlar işte bunlardır.

12 Nimet cennetlerindedirler.

12 نعمت کے بہشتوں میں

12 نعمت بھری جنتوں میں رہیں گے

ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلۡأَوَّلِينَ ١٣

A companyçoğu bir ümmettirایک بڑا گروہ ہیںthullatunoföncekilerdenمیں سےminathe former (people)اگلے لوگوںl-awalīna

13 A [large] company of the former peoples

13 Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.

13 Çoğu önceki ümmetlerden,

13 وہ بہت سے تو اگلے لوگوں میں سے ہوں گے

13 اگلوں میں سے بہت ہوں گے

وَقَلِيلٌ مِّنَ ٱلۡأَخِرِينَ ١٤

And a fewve birazı daاور تھوڑے ہیںwaqalīlunofsonrakilerdenمیں سےminathe later (people)پچھلوںl-ākhirīna

14 And a few of the later peoples,

14 Onların büyük kısmı eski ümmetlerden, bir kısmı da sonrakilerdendir.

14 Birazı da sonrakilerden.

14 اور تھوڑے سے پچھلوں میں سے

14 اور پچھلوں میں سے کم۔ 1

عَلَىٰ سُرُرٍ مَّوۡضُونَةٍ ١٥

Onüzerindedirlerاوپرʿalāthronestahtlarتختوں کے ہوں گےsururindecoratedaltın ve cevahirle işlenmişسونے کی تاروں سے بنے ہوئے۔ بنے ہوئےmawḍūnatin

15 On thrones woven [with ornament],

15 Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar.

15 (Onlar) cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.

15 (لعل و یاقوت وغیرہ سے) جڑے ہوئے تختوں پر

15 مرصع تختوں پر

مُّتَّكِــِٔينَ عَلَيۡهَا مُتَقَـٰبِلِينَ ١٦

Recliningyaslanırlarتکیہ لگائے ہوئے ہوں گےmuttakiīnaon themonların üzerindeان پرʿalayhāfacing each otherkarşılıklıآمنے سامنےmutaqābilīna

16 Reclining on them, facing each other.

16 Mücevheratla işlenmiş tahtlara karşılıklı olarak yaslanırlar.

16 Karşılıklı olarak onların üzerinde yaslanırlar.

16 آمنے سامنے تکیہ لگائے ہوئے

16 تکیے لگا ئے آمنے سامنے بیٹھیں گے

Surah 56 / Al-Waqi'ah / The Inevitable سورة الواقعة 535
In both of themikisinde de vardırان دونوں میں fīhimā (are) fruitsmeyvalarپھل ہیں fākihatun and date-palmsve hurmaاور کھجور کے درخت wanakhlun and pomegranatesve narاور انار warummānun٦٨ So whichşimdi hangi?تو ساتھ کون سی fabi-ayyi (of the) favorsni'metleriniنعمتوں کے ālāi (of) your LordRabbinizinاپنے رب کی تم دونوں rabbikumā will you both denyyalanlıyorsunuzتم دونوں جھٹلاؤ گے tukadhibāni٦٩
In themonlarda vardırان میں ہیں fīhinna (are) goodiyi huylu (kadınlar)اچھی عورتیں khayrātun and beautiful onesgüzelخوبصورت ḥisānun٧٠ So whichşimdi hangi?تو ساتھ کون سی fabi-ayyi (of the) favorsni'metleriniنعمتوں کے ālāi (of) your LordRabbinizinاپنے رب کی تم دونوں rabbikumā will you both denyyalanlıyorsunuzتم دونوں جھٹلاؤ گے tukadhibāni٧١ Fair oneshurilerحوریں ḥūrun
restrainedkapanmışٹھہرائی ہوئیں۔ روکی ہوئیں maqṣūrātun iniçineمیں the pavilionsçadırlarخیموں l-khiyāmi٧٢ So whichşimdi hangi?تو ساتھ کون سی fabi-ayyi (of the) favorsni'metleriniنعمتوں کے ālāi (of) your LordRabbinizinاپنے رب کی تم دونوں rabbikumā will you both denyyalanlıyorsunuzتم دونوں جھٹلاؤ گے tukadhibāni٧٣
Notonlara temas etmemiştirنہیں lam has touched themچھوا ہوگا ان کو yaṭmith'hunna any maninsanکسی انسان نے insun before thembunlardan önceان سے پہلے qablahum and notne deاور نہ walā any jinncinکسی جن نے jānnun٧٤ So whichşimdi hangi?تو ساتھ کون سی fabi-ayyi (of the) favorsni'metleriniنعمتوں کے ālāi (of) your LordRabbinizinاپنے رب کی rabbikumā will you both denyyalanlıyorsunuzتم دونوں تم دونوں جھٹلاؤ گے tukadhibāni
٧٥ Recliningyaslanırlarتکیہ لگائے ہوئے ہوں گے muttakiīna onüzerineپر ʿalā cushionsyastıklarمسندوں rafrafin greenyeşilسبز khuḍ'rin and carpetsve döşeklereاور نادر waʿabqariyyin beautifulharikulade güzelنفیس ḥisānin٧٦ So whichşimdi hangi?تو ساتھ کون سی fabi-ayyi
(of the) favorsni'metleriniنعمتوں کے ālāi (of) your LordRabbinizinاپنے رب کی تم دونوں rabbikumā will you both denyyalanlıyorsunuzتم دونوں جھٹلاؤ گے tukadhibāni٧٧ Blessed isne yücedirبہت بابرکت ہے tabāraka (the) nameadıنام us'mu (of) your LordRabbininتیرے رب کا rabbika Ownersahibiجو صاحب dhī (of) Majestybüyüklükجلال ہے l-jalāli and Honorve ikramاور کریم ہے۔ صاحب اکرام ہے wal-ik'rāmi٧٨

سُورَةُ الواقعة

Al-Waqi'ah / The Inevitable  ◆  Meccan · 96 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Whenzamanجب idhā occursolduğuواقع ہوجائے گی waqaʿati the Eventolacak vak'aواقع ہونے والی (قیامت) l-wāqiʿatu١ Notyokturنہیں ہے laysa at its occurrenceonun oluşunuاس کا واقعہ ہونا liwaqʿatihā a denialyalanlayacakکوئی جھوٹ kādhibatun٢ Bringing downo alçaltıcıdır;پست کرنے والی ہے khāfiḍatun raising upyükselticidirاونچا کرنے والی ہے rāfiʿatun
٣ Whenzamanجب idhā will be shakensarsıldığıہلائی جائے گی rujjati the earthyerزمین l-arḍu (with) a shakingşiddetle sarsılarakہلایا جانا rajjan٤ And will be crumbledve serpildiği (zaman)اور اڑا دیئے جائیں گے wabussati the mountainsdağlarپہاڑ l-jibālu (with awful) crumblingserpildikçeاڑا دیا جانا bassan٥
So they becomehaline geldiği (zaman)تو ہوجائیں گے fakānat dust particlestoz dumanباریک خاک۔ گرد و غبار habāan dispersingdağılanمنتشر۔ پراگندہ۔ اڑتا ہوا munbathan٦ And you will becomeve sizler olduğunuz (zaman)اور ہوجاؤ گے تم wakuntum kindssınıf (gurup)جماعتوں میں۔ گروہوں میں azwājan threeüçتین thalāthatan٧ Then (the) companionsadamlarıپس ہیں والے fa-aṣḥābu
(of) the rightsağınدائیں ہاتھ l-maymanati whatne (kutludurlar)کیا (are the) companionsadamlarıوالے aṣḥābu (of) the rightsağınدائیں ہاتھ l-maymanati٨ And (the) companionsadamlarıاور والے wa-aṣḥābu (of) the leftsolunبائیں ہاتھ l-mashamati whatne (uğursuzlardır)کیا ہیں (are the) companionsadamlarıوالے aṣḥābu
(of) the leftsolunبائیں ہاتھ l-mashamati٩ And the foremostve öne geçenler iseاور آگے بڑھنے والے wal-sābiqūna (are) the foremostöne geçenlerآگے بڑھنے والے ہیں l-sābiqūna١٠ Thoseişte onlardırیہی ulāika (are) the nearest onesyaklaştırılanlarنزدیکی حاصل کرنے والے ہیں۔ یہی لوگ قرب حاصل کرنے والے ہیں l-muqarabūna١١
Incennetlerindeمیں Gardensباغوں jannāti (of) PleasureNi'metنعمتوں والے l-naʿīmi١٢ A companyçoğu bir ümmettirایک بڑا گروہ ہیں thullatun oföncekilerdenمیں سے mina the former (people)اگلے لوگوں l-awalīna١٣ And a fewve birazı daاور تھوڑے ہیں waqalīlun ofsonrakilerdenمیں سے mina the later (people)پچھلوں l-ākhirīna
١٤ Onüzerindedirlerاوپر ʿalā thronestahtlarتختوں کے ہوں گے sururin decoratedaltın ve cevahirle işlenmişسونے کی تاروں سے بنے ہوئے۔ بنے ہوئے mawḍūnatin١٥ Recliningyaslanırlarتکیہ لگائے ہوئے ہوں گے muttakiīna on themonların üzerindeان پر ʿalayhā facing each otherkarşılıklıآمنے سامنے mutaqābilīna١٦
٥٣٥
‹ 533page 534 of the printed Mushaf535 ›