●●●●●●

سُورَةُ الطارق

At-Tariq / The Nightcommer

Meccan  ◆  17 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ ١

By the skygöğe andolsunقسم ہے آسمان کیwal-samāiand the night comerve tarık'aاور رات کو آنے والے کیwal-ṭāriqi

1 By the sky and the night comer -

1 Göğe ve Tarık'a and olsun;

1 Andolsun o göğe ve Târık'a,

1 آسمان اور رات کے وقت آنے والے کی قسم

1 قسم ہے آسمان کی اور رات کو نمودار ہونے والے کی

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ ٢

And whatve nedir?اور کیا چیزwamācan make you knowsana bildirenبتائے تجھ کوadrākawhatnedirکیا ہےthe night comer (is)tarıkوہ رات کو آنے والاl-ṭāriqu

2 And what can make you know what is the night comer?

2 Tarık'ın ne olduğunu sen bilir misin?

2 Târık nedir, bildin mi?

2 اور تم کو کیا معلوم کہ رات کے وقت آنے والا کیا ہے

2 اور تم کیا جانو کہ وہ رات کو نمودار ہونے والا کیا ہے؟

ٱلنَّجۡمُ ٱلثَّاقِبُ ٣

(It is) the staryıldızdırتارہal-najmuthe piercingparlayanچکمتا ہواl-thāqibu

3 It is the piercing star -

3 O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.

3 O, karanlığı delen yıldızdır.

3 وہ تارا ہے چمکنے والا

3 چمکتا ہوا تارا

إِن كُلُّ نَفۡسٍ لَّمَّا عَلَيۡهَا حَافِظٌ ٤

Notyoktur kiنہیںin(is) everyhiçbirکوئیkullusoulcanشخصnafsinbutolmasınمگرlammāover itbaşındaاس پرʿalayhā(is) a protectorbir koruyucuحفاظت کرنے والا ہے/ نگرانی کرنے والا ہےḥāfiẓun

4 There is no soul but that it has over it a protector.

4 Üzerinde gözetici olmayan kimse yoktur.

4 Hiçbir nefis yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın.

4 کہ کوئی متنفس نہیں جس پر نگہبان مقرر نہیں

4 کوئی جان ایسی نہیں ہے جس کے اوپر کوئی نگہبان نہ ہو۔ 1

فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَـٰنُ مِمَّ خُلِقَ ٥

So let seebir baksınپس چاہیے کہ دیکھےfalyanẓurimaninsanانسانl-insānufrom whatnedenکس چیز سےmimmahe is createdyaratıldığınaوہ پیدا کیا گیاkhuliqa

5 So let man observe from what he was created.

5 Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın.

5 Onun için insan neden yaratıldığına bir baksın.

5 تو انسان کو دیکھنا چاہئے کہ وہ کاہے سے پیدا ہوا ہے

5 پھر ذرا انسان یہی دیکھ لے کہ وہ کِس چیز سے پیدا کیا گیا ہے۔ 1

خُلِقَ مِن مَّآءٍ دَافِقٍ ٦

He is createdyaratıldıپیدا کیا گیاkhuliqafrombir sudanسےmina waterپانی (سے)māinejectedatılanجو ٹپکنے والا ہےdāfiqin

6 He was created from a fluid, ejected,

6 O, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır.

6 Atılan bir sudan yaratıldı.

6 وہ اچھلتے ہوئے پانی سے پیدا ہوا ہے

6 ایک اچھلنے والے پانی سے پیدا کیا گیا ہے

يَخۡرُجُ مِنۢ بَيۡنِ ٱلصُّلۡبِ وَٱلتَّرَآئِبِ ٧

Coming forthçıkanنکلتا ہےyakhrujufromarasındanسےminbetweenدرمیان سےbaynithe backbonebelپیٹھ کی ہڈی کےl-ṣul'biand the ribsve kaburga kemikleriاور سینے کی ہڈیوں ( کے درمیان سے)wal-tarāibi

7 Emerging from between the backbone and the ribs.

7 O, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır.

7 O su, erkeğin sulbü ile kadının göğüs kemikleri arasından çıkar.

7 جو پیٹھ اور سینے کے بیچ میں سے نکلتا ہے

7 جو پیٹھ اور سینے کی ہڈیوں کے درمیان سے نکلتا ہے۔ 1

إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجۡعِهِۦ لَقَادِرٌ ٨

Indeed, Heşüphesiz Oبیشک وہinnahutoonu tekrar döndürmeyeاوپرʿalāreturn himاس کے واپس لانے کےrajʿihi(is) Ableelbette kadirdirالبتہ قادر ہےlaqādirun

8 Indeed, Allah, to return him [to life], is Able.

8 Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir.

8 Elbette Allah'ın onu döndürmeye gücü yeter.

8 بےشک خدا اس کے اعادے (یعنی پھر پیدا کرنے) پر قادر ہے

8 یقیناً وہ (خالق) اُسے دوبارہ پیدا کرنے پر قادر ہے۔ 1

يَوۡمَ تُبۡلَى ٱلسَّرَآئِرُ ٩

(The) Daygünجس دنyawmawill be testedyoklanacağıجانچ پڑتال ہوگیtub'lāthe secretssırlarınپوشیدہ رازوں کیl-sarāiru

9 The Day when secrets will be put on trial,

9 Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir.

9 O gün bütün sırlar yoklanıp, meydana çıkarılır.

9 جس دن دلوں کے بھید جانچے جائیں گے

9 جس روز پوشیدہ اسرار کی جانچ پڑتال ہوگی1

فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ ١٠

Then notyokturتو نہیں ہوگیfamā(is) for himonunاس کے لئےlahuanyhiçbirکوئیminpowergücüقوتquwwatinand notve ne deاور نہwalāany helperbir yardımcısıکوئی مددگارnāṣirin

10 Then man will have no power or any helper.

10 O gün, insanın gücü de, yardımcısı da olmaz.

10 İnsanın o gün ne bir gücü vardır, ne de bir yardımcısı.

10 تو انسان کی کچھ پیش نہ چل سکے گی اور نہ کوئی اس کا مددگار ہو گا

10 اُس وقت انسان کے پاس نہ خود اپنا کوئی زور ہوگا اور نہ کوئی اس کی مدد کرنے والا ہوگا

وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجۡعِ ١١

By the skygöğe andolsunقسم ہے آسمان کیwal-samāiwhichdönüşlüوالے کیdhātireturnsپلٹنے (والے کی)l-rajʿi

11 By the sky which returns [rain]

11 Dönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki,

11 Andolsun o dönüşlü göğe,

11 آسمان کی قسم جو مینہ برساتا ہے

11 قسم ہے بارش برسانے والے آسمان کی 1

وَٱلۡأَرۡضِ ذَاتِ ٱلصَّدۡعِ ١٢

And the earthve yere andolsunاور زمین کیwal-arḍiwhichçatlayanوالی ہےdhāticracks openجو پھٹنے (والی ہے)l-ṣadʿi

12 And [by] the earth which cracks open,

12 Dönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki,

12 O yarılıp çatlayan yere,

12 اور زمین کی قسم جو پھٹ جاتی ہے

12 اور (نباتات اگتے وقت) پھٹ جانے والی زمین کی

إِنَّهُۥ لَقَوۡلٌ فَصۡلٌ ١٣

Indeed, itelbette Oبیشک وہinnahu(is) surely a Wordmuhakkak bir sözdürالبتہ ایک بات ہےlaqawlundecisiveayırdediciفیصلہ کنfaṣlun

13 Indeed, the Qur'an is a decisive statement,

13 Doğrusu bu Kuran kesin bir sözdür.

13 Kuşkusuz Kur'ân, ayırıcı bir sözdür.

13 کہ یہ کلام (حق کو باطل سے) جدا کرنے والا ہے

13 یہ ایک جچی تلی بات ہے

وَمَا هُوَ بِٱلۡهَزۡلِ ١٤

And notve değildirاور نہیںwamāitOوہhuwa(is) for amusementşakaکوئی ہنسی مذاقbil-hazli

14 And it is not amusement.

14 O, eğlence için değildir.

14 O asla bir şaka değildir.

14 اور بیہودہ بات نہیں ہے

14 ہنسی مذاق نہیں ہے۔ 1

إِنَّهُمۡ يَكِيدُونَ كَيۡدًا ١٥

Indeed, theyelbette onlarبیشک وہinnahumare plottingkuruyorlarچال چل رہے ہیںyakīdūnaa plotbir tuzakایک چالkaydan

15 Indeed, they are planning a plan,

15 Gerçekten onlar düzen kuruyorlar.

15 Haberin olsun ki, kâfirler hep hile kuruyorlar.

15 یہ لوگ تو اپنی تدبیروں میں لگ رہے ہیں

15 یہ لوگ کچھ چالیں چل رہے ہیں 1

وَأَكِيدُ كَيۡدًا ١٦

But I am planningben de kuruyorumاور میں تدبیر کر رہا ہوںwa-akīdua planbir tuzakایک تدبیرkaydan

16 But I am planning a plan.

16 Ben de bir düzen kurmaktayım.

16 Ben de hilelerine karşılık veririm.

16 اور ہم اپنی تدبیر کر رہے ہیں

16 اور میں بھی ایک چال چل رہا ہوں۔ 1

فَمَهِّلِ ٱلۡكَـٰفِرِينَ أَمۡهِلۡهُمۡ رُوَيۡدَۢا ١٧

So give respiteo halde mühlet verپس ڈھیل دے دوfamahhili(to) the disbelieverskafirlereکافروں کوl-kāfirīnaGive respite to them kendi hallerine bırakڈھیل دو ان کوamhil'humlittlebirazcıkمہلت تھوڑی سیruwaydan

17 So allow time for the disbelievers. Leave them awhile.

17 Sen inkarcılara mehil ver; onlara mukabeleyi biraz geri bırak.

17 Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı.

17 تو تم کافروں کو مہلت دو بس چند روز ہی مہلت دو

17 پس چھوڑ دو اے نبیؐ ، اِن کافروں کو اِک ذرا کی ذرا اِن کے حال پر چھوڑ دو۔ 1

●●●●●●

سُورَةُ الأعلى

Al-A'la / The Most High

Meccan  ◆  19 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

سَبِّحِ ٱسۡمَ رَبِّكَ ٱلۡأَعۡلَى ١

Glorifytesbih etتسبیح کیجئےsabbiḥi(the) nameadınıنام کیis'ma(of) your LordRabbininاپنے رب کےrabbikathe Most Highyüceجو سب سے بلند ہےl-aʿlā

1 Exalt the name of your Lord, the Most High,

1 Yüce Rabbinin adını tesbih et.

1 Rabbinin yüce adını tesbih et.

1 (اے پیغمبر) اپنے پروردگار جلیل الشان کے نام کی تسبیح کرو

1 (اے نبیؐ)اپنے ربِّ برتر کے نام کی تسبیح کرو 1

ٱلَّذِى خَلَقَ فَسَوَّىٰ ٢

The One WhoO kiوہ جس نےalladhīcreatedyarattıپیدا کیاkhalaqathen proportioneddüzenlediپھر درست بنایاfasawwā

2 Who created and proportioned

2 O, yaratıp şekil vermiştir.

2 Yaratıp düzene koyan O'dur.

2 جس نے (انسان کو) بنایا پھر( اس کے اعضاء کو) درست کیا

2 جس نے پیدا کیا اور تناسُب قائم کیا، 1

وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ ٣

And the One Whove O kiاور وہ ذاتwa-alladhīmeasuredtakdie ettiجس نے انداز کیا/ تقدیر بنائیqaddarathen guidedhedefini gösterdiپھر ہدایت بخشیfahadā

3 And who destined and [then] guided

3 O, her şeyi ölçüyle yapıp doğru yolu göstermiştir.

3 Takdir edip hidayeti gösteren O'dur.

3 اور جس نے( اس کا)اندازہ ٹہرایا (پھر اس کو) رستہ بتایا

3 جس نے تقدیر بنائی 1 پھر راہ دکھائی، 2

وَٱلَّذِىٓ أَخۡرَجَ ٱلۡمَرۡعَىٰ ٤

And the One Whove O kiاور وہ ذاتwa-alladhībrings forthçıkardıجس نے نکالاakhrajathe pastureotlağıچارہl-marʿā

4 And who brings out the pasture

4 O, yeşillikler bitirmiştir.

4 Otlağı çıkaran,

4 اور جس نے چارہ اگایا

4 جس نے نباتات اُگائیں 1

فَجَعَلَهُۥ غُثَآءً أَحۡوَىٰ ٥

And then makes itsonra da onu çevirdiپھر بنادیا اس کوfajaʿalahustubblebir çöpeخشک گھاس/ کوڑاghuthāandarkkupkuru siyahسیاہ کیاaḥwā

5 And [then] makes it black stubble.

5 Sonra da onları siyah çerçöpe çevirmiştir.

5 Sonra da onu karamsı bir sel köpüğü haline getiren O'dur.

5 پھر اس کو سیاہ رنگ کا کوڑا کر دیا

5 پھر اُن کو سیاہ کُوڑا کرکٹ بنا دیا۔ 1

سَنُقۡرِئُكَ فَلَا تَنسَىٰٓ ٦

We will make you recitesana okutacağızعنقریب ہم پڑھوا دیں گے تجھ کوsanuq'ri-ukaso notunutmayacaksınتو نہfalāyou will forgetتم بھولو گےtansā

6 We will make you recite, [O Muhammad], and you will not forget,

6 Sana Kuran'ı Biz okutacağız ve asla unutmayacaksın;

6 Bundan böyle sana Kur'ân'ı okutacağız da unutmayacaksın.

6 ہم تمہیں پڑھا دیں گے کہ تم فراموش نہ کرو گے

6 ہم تمہیں پڑھوا دیں گے، پھر تم نہیں بھولو گے 1

إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ‌ۚ إِنَّهُۥ يَعۡلَمُ ٱلۡجَهۡرَ وَمَا يَخۡفَىٰ ٧

Exceptyalnız başkaمگرillāwhatdilediğiجوwillsچاہاshāaAllahAllah'ınاللہ نےl-lahuIndeed, Hemuhakkak Oبیشک وہinnahuknowsbilirوہ جانتا ہےyaʿlamuthe manifestaçığıظاہر کوl-jahraand whatve olanıاور جوwamāis hiddengizliپوشیدہ ہےyakhfā

7 Except what Allah should will. Indeed, He knows what is declared and what is hidden.

7 Allah'ın dilediği bundan müstesnadır. Doğrusu açığı da, gizliyi de bilen O'dur.

7 Yalnız Allah'ın dilediği başkadır. Çünkü o açığı da bilir, gizliyi de.

7 مگر جو خدا چاہے۔ وہ کھلی بات کو بھی جانتا ہے اور چھپی کو بھی

7 سوائے اُس کے جو اللہ چاہے، 1 وہ ظاہر کو بھی جانتا ہے اور جوکچھ پوشیدہ ہے اُس کو بھی۔ 2

وَنُيَسِّرُكَ لِلۡيُسۡرَىٰ ٨

And We will ease youve sana kolaylaştıracağızاور ہم آسان کر رہے ہیں تجھ کو/ تیرے لئےwanuyassirukato the easeen kolay olanaواسطے آسانی کےlil'yus'rā

8 And We will ease you toward ease.

8 Kolay olanı yapmayı sana kolaylaştırırız.

8 Seni en kolay yola muvaffak kılacağız.

8 ہم تم کو آسان طریقے کی توفیق دیں گے

8 اور ہم تمہیں آسان طریقے کی سہولت دیتے ہیں

فَذَكِّرۡ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكۡرَىٰ ٩

So remindo halde hatırlat öğüt verپس نصیحت کیجئےfadhakkirifeğerاگرinbenefitsyarar verirseفائدہ دےnafaʿatithe reminderhatırlatmakنصیحت کرناl-dhik'rā

9 So remind, if the reminder should benefit;

9 Faydalı olacaksa insanlara öğüt ver.

9 Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse.

9 سو جہاں تک نصیحت (کے) نافع( ہونے کی امید) ہو نصیحت کرتے رہو

9 لہٰذا تم نصیحت کرو اگر نصیحت نافع ہو۔ 1

سَيَذَّكَّرُ مَن يَخۡشَىٰ ١٠

He will pay heed hatırlarعنقریب نصیحت پکڑے گاsayadhakkaru(one) whoolanوہ جوmanfears (Allah)saygılıڈرتا ہوگاyakhshā

10 He who fears [Allah] will be reminded.

10 Allah'tan korkan öğüt alacaktır.

10 Saygısı olan öğüt alacaktır.

10 جو خوف رکھتا ہے وہ تو نصیحت پکڑے گا

10 جو شخص ڈرتا ہے وہ نصیحت قبول کر لے گا، 1

وَيَتَجَنَّبُهَا ٱلۡأَشۡقَى ١١

And will avoid itve ondan kaçınırاور گریز کرے گا اس سےwayatajannabuhāthe wretched onebahtsız olanسب سے زیادہ بدبختl-ashqā

11 But the wretched one will avoid it -

11 Bedbaht olan ondan kaçınacaktır.

11 Pek bedbaht olan da ondan kaçınacaktır.

11 اور (بےخوف) بدبخت پہلو تہی کرے گا

11 اور اس سے گریز کریگا وہ انتہائی بد بخت

ٱلَّذِى يَصۡلَى ٱلنَّارَ ٱلۡكُبۡرَىٰ ١٢

The one whoo kiوہ جوalladhīwill burngirerداخل ہوگاyaṣlā(in) the Fireateşeآگ میںl-nāra[the] greaten büyükبڑیl-kub'rā

12 [He] who will [enter and] burn in the greatest Fire,

12 O, en büyük ateşe yaslanacaktır.

12 O ki, en büyük ateşe girecektir.

12 جو (قیامت کو) بڑی (تیز) آگ میں داخل ہو گا

12 جو بڑی آگ میں جائے گا

ثُمَّ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحۡيَىٰ ١٣

Thensonraپھرthummanotyokturنہhe will dieölümوہ مرے گاyamūtuthereinoradaاس میںfīhāand notve ne deاور نہwalāwill liveyaşamزندہ ہوگاyaḥyā

13 Neither dying therein nor living.

13 O, orada ne ölecektir ne de dirilecektir.

13 Sonra ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır.

13 پھر وہاں نہ مرے گا اور نہ جئے گا

13 پھر نہ اس میں مرے گا اور نہ جیے گا۔ 1

قَدۡ أَفۡلَحَ مَن تَزَكَّىٰ ١٤

Certainlydoğrusuیقیناًqadhas succeededkurtuluşa ermiştirفلاح پا گیاaflaḥa(one) whokimseوہ جس نےmanpurifies (himself)nefsini arındıranپاکیزگی اختیار کیtazakkā

14 He has certainly succeeded who purifies himself

14 Arınmış olan, Rabbinin adını anıp namaz kılan, saadete erişecektir.

14 Doğrusu felah buldu (günahtan) temizlenen.

14 بے شک وہ مراد کو پہنچ گیا جو پاک ہوا

14 فلاح پا گیا وہ جس نے پاکیزگی اختیار کی 1

وَذَكَرَ ٱسۡمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ ١٥

And remembersve ananاور ذکر کیا/ یاد کیاwadhakara(the) nameadınıنامis'ma(of) his LordRabbininاپنے رب کاrabbihiand praysve namaz kılanپھر اس نے نماز پڑھیfaṣallā

15 And mentions the name of his Lord and prays.

15 Arınmış olan, Rabbinin adını anıp namaz kılan, saadete erişecektir.

15 Rabbinin adını anıp namaz kılan.

15 اور اپنے پروردگار کے نام کا ذکر کرتا رہا اور نماز پڑھتا رہا

15 اور اپنے ربّ کا نام یاد کیا 1 پھر نماز پڑھی۔ 2

Surah 87 / Al-A'la / The Most High سورة الأعلى 592

سُورَةُ الطارق

At-Tariq / The Nightcommer  ◆  Meccan · 17 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
By the skygöğe andolsunقسم ہے آسمان کی wal-samāi and the night comerve tarık'aاور رات کو آنے والے کی wal-ṭāriqi١ And whatve nedir?اور کیا چیز wamā can make you knowsana bildirenبتائے تجھ کو adrāka whatnedirکیا ہے the night comer (is)tarıkوہ رات کو آنے والا l-ṭāriqu٢ (It is) the staryıldızdırتارہ al-najmu the piercingparlayanچکمتا ہوا l-thāqibu٣ Notyoktur kiنہیں in (is) everyhiçbirکوئی kullu
soulcanشخص nafsin butolmasınمگر lammā over itbaşındaاس پر ʿalayhā (is) a protectorbir koruyucuحفاظت کرنے والا ہے/ نگرانی کرنے والا ہے ḥāfiẓun٤ So let seebir baksınپس چاہیے کہ دیکھے falyanẓuri maninsanانسان l-insānu from whatnedenکس چیز سے mimma he is createdyaratıldığınaوہ پیدا کیا گیا khuliqa٥ He is createdyaratıldıپیدا کیا گیا khuliqa frombir sudanسے min a waterپانی (سے) māin
ejectedatılanجو ٹپکنے والا ہے dāfiqin٦ Coming forthçıkanنکلتا ہے yakhruju fromarasındanسے min betweenدرمیان سے bayni the backbonebelپیٹھ کی ہڈی کے l-ṣul'bi and the ribsve kaburga kemikleriاور سینے کی ہڈیوں ( کے درمیان سے) wal-tarāibi٧ Indeed, Heşüphesiz Oبیشک وہ innahu toonu tekrar döndürmeyeاوپر ʿalā return himاس کے واپس لانے کے rajʿihi (is) Ableelbette kadirdirالبتہ قادر ہے laqādirun٨
(The) Daygünجس دن yawma will be testedyoklanacağıجانچ پڑتال ہوگی tub'lā the secretssırlarınپوشیدہ رازوں کی l-sarāiru٩ Then notyokturتو نہیں ہوگی famā (is) for himonunاس کے لئے lahu anyhiçbirکوئی min powergücüقوت quwwatin and notve ne deاور نہ walā any helperbir yardımcısıکوئی مددگار nāṣirin١٠ By the skygöğe andolsunقسم ہے آسمان کی wal-samāi whichdönüşlüوالے کی dhāti returnsپلٹنے (والے کی) l-rajʿi١١
And the earthve yere andolsunاور زمین کی wal-arḍi whichçatlayanوالی ہے dhāti cracks openجو پھٹنے (والی ہے) l-ṣadʿi١٢ Indeed, itelbette Oبیشک وہ innahu (is) surely a Wordmuhakkak bir sözdürالبتہ ایک بات ہے laqawlun decisiveayırdediciفیصلہ کن faṣlun١٣ And notve değildirاور نہیں wamā itOوہ huwa (is) for amusementşakaکوئی ہنسی مذاق bil-hazli١٤ Indeed, theyelbette onlarبیشک وہ innahum
are plottingkuruyorlarچال چل رہے ہیں yakīdūna a plotbir tuzakایک چال kaydan١٥ But I am planningben de kuruyorumاور میں تدبیر کر رہا ہوں wa-akīdu a planbir tuzakایک تدبیر kaydan١٦ So give respiteo halde mühlet verپس ڈھیل دے دو famahhili (to) the disbelieverskafirlereکافروں کو l-kāfirīna Give respite to them kendi hallerine bırakڈھیل دو ان کو amhil'hum littlebirazcıkمہلت تھوڑی سی ruwaydan١٧

سُورَةُ الأعلى

Al-A'la / The Most High  ◆  Meccan · 19 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Glorifytesbih etتسبیح کیجئے sabbiḥi (the) nameadınıنام کی is'ma (of) your LordRabbininاپنے رب کے rabbika the Most Highyüceجو سب سے بلند ہے l-aʿlā١ The One WhoO kiوہ جس نے alladhī createdyarattıپیدا کیا khalaqa then proportioneddüzenlediپھر درست بنایا fasawwā٢ And the One Whove O kiاور وہ ذات wa-alladhī measuredtakdie ettiجس نے انداز کیا/ تقدیر بنائی qaddara then guidedhedefini gösterdiپھر ہدایت بخشی fahadā
٣ And the One Whove O kiاور وہ ذات wa-alladhī brings forthçıkardıجس نے نکالا akhraja the pastureotlağıچارہ l-marʿā٤ And then makes itsonra da onu çevirdiپھر بنادیا اس کو fajaʿalahu stubblebir çöpeخشک گھاس/ کوڑا ghuthāan darkkupkuru siyahسیاہ کیا aḥwā٥ We will make you recitesana okutacağızعنقریب ہم پڑھوا دیں گے تجھ کو sanuq'ri-uka
so notunutmayacaksınتو نہ falā you will forgetتم بھولو گے tansā٦ Exceptyalnız başkaمگر illā whatdilediğiجو willsچاہا shāa AllahAllah'ınاللہ نے l-lahu Indeed, Hemuhakkak Oبیشک وہ innahu knowsbilirوہ جانتا ہے yaʿlamu the manifestaçığıظاہر کو l-jahra and whatve olanıاور جو wamā is hiddengizliپوشیدہ ہے yakhfā٧ And We will ease youve sana kolaylaştıracağızاور ہم آسان کر رہے ہیں تجھ کو/ تیرے لئے wanuyassiruka
to the easeen kolay olanaواسطے آسانی کے lil'yus'rā٨ So remindo halde hatırlat öğüt verپس نصیحت کیجئے fadhakkir ifeğerاگر in benefitsyarar verirseفائدہ دے nafaʿati the reminderhatırlatmakنصیحت کرنا l-dhik'rā٩ He will pay heed hatırlarعنقریب نصیحت پکڑے گا sayadhakkaru (one) whoolanوہ جو man fears (Allah)saygılıڈرتا ہوگا yakhshā١٠
And will avoid itve ondan kaçınırاور گریز کرے گا اس سے wayatajannabuhā the wretched onebahtsız olanسب سے زیادہ بدبخت l-ashqā١١ The one whoo kiوہ جو alladhī will burngirerداخل ہوگا yaṣlā (in) the Fireateşeآگ میں l-nāra [the] greaten büyükبڑی l-kub'rā١٢ Thensonraپھر thumma notyokturنہ he will dieölümوہ مرے گا yamūtu
thereinoradaاس میں fīhā and notve ne deاور نہ walā will liveyaşamزندہ ہوگا yaḥyā١٣ Certainlydoğrusuیقیناً qad has succeededkurtuluşa ermiştirفلاح پا گیا aflaḥa (one) whokimseوہ جس نے man purifies (himself)nefsini arındıranپاکیزگی اختیار کی tazakkā١٤ And remembersve ananاور ذکر کیا/ یاد کیا wadhakara (the) nameadınıنام is'ma (of) his LordRabbininاپنے رب کا rabbihi and praysve namaz kılanپھر اس نے نماز پڑھی faṣallā١٥
٥٩٢
‹ 590page 591 of the printed Mushaf592 ›