لَا يَصۡلَـٰهَآ إِلَّا ٱلۡأَشۡقَى ١٥

Notona girmezنہwill burn (in) itداخل ہوگا اس میںyaṣlāhāexceptbaşkasıمگرillāthe most wretchedhaydut olandanبدبختl-ashqā

15 None will [enter to] burn therein except the most wretched one.

15 Oraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz.

15 Ona ancak en azgın olan girer.

15 اس میں وہی داخل ہو گا جو بڑا بدبخت ہے

15 اُس میں نہیں جھلسے گا مگر وہ انتہائی بد بخت

ٱلَّذِى كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ ١٦

The one whoo kiجس نےalladhīdeniedyalanlandıجھٹلایاkadhabaand turned awayve sırtını döndüاور منہ موڑ لیاwatawallā

16 Who had denied and turned away.

16 Oraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz.

16 Öyle azgın ki, yalanlamış ve sırtını dönmüştür.

16 جس نے جھٹلایا اور منہ پھیرا

16 جس نے جھٹلایا اور منہ پھیرا

وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلۡأَتۡقَى ١٧

But will be removed from itve ondan uzak tutulurاور عنقریب بچالیا جائے گا اس سےwasayujannabuhāthe righteousen muttaki olanسب سے زیادہ پرہیزگارl-atqā

17 But the righteous one will avoid it -

17 Arınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur.

17 En çok korunan ise ondan uzaklaştırılacaktır.

17 اور جو بڑا پرہیزگار ہے وہ (اس سے) بچا لیا جائے گا

17 اور اُس سے دور رکھا جائیگا وہ نہایت پرہیزگار

ٱلَّذِى يُؤۡتِى مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ ١٨

The one whoo kiوہ جوalladhīgives(hayra) vererekدیتا ہےyu'tīhis wealthmalınıمال اپناmālahu(to) purify himselfarınır yücelirکہ پاکیزگی اختیار کرےyatazakkā

18 [He] who gives [from] his wealth to purify himself

18 Arınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur.

18 O ki, Allah yolunda malını verir, temizlenir.

18 جو مال دیتا ہے تاکہ پاک ہو

18 جو پاکیزہ ہونے کی خاطر اپنا مال دیتا ہے۔ 1

وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعۡمَةٍ تُجۡزَىٰٓ ١٩

And notve yokturاور نہیںwamāfor anyonehiç kimseninکسی ایک کے لئےli-aḥadinwith himonun yanındaاس کے پاسʿindahuanyhiçbirسےminfavorni'metiنعمت میں (سے)niʿ'matinto be recompensedkarşılık verilecekجس کا بدلہ دیا جائے گا/ اسے دینا ہوtuj'zā

19 And not [giving] for anyone who has [done him] a favor to be rewarded

19 O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.

19 Onun yanında, başka bir kimse için karşılığı verilecek hiçbir nimet yoktur.

19 اور (اس لیے) نہیں( دیتا کہ) اس پر کسی کا احسان (ہے) جس کا وہ بدلہ اتارتا ہے

19 اُس پر کسی کا کوئی احسان نہیں ہے جس کا بدلہ اُسے دینا ہو

إِلَّا ٱبۡتِغَآءَ وَجۡهِ رَبِّهِ ٱلۡأَعۡلَىٰ ٢٠

Exceptyalnızسوائے/ مگرillāseekingulaşmak içinتلاش کرنے کوib'tighāa(the) Countenancerızasınaذات/ رضاwajhi(of) his LordRabbininاپنے ربrabbihithe Most Highyüceاعلیٰ کیl-aʿlā

20 But only seeking the countenance of his Lord, Most High.

20 O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.

20 O ancak yüce Rabbinin rızasını aramak için verir.

20 بلکہ اپنے خداوند اعلیٰ کی رضامندی حاصل کرنے کے لیے دیتا ہے

20 وہ تو صرف اپنے ربِّ برتر کی رضا جوئی کے لیے یہ کام کرتا ہے۔ 1

وَلَسَوۡفَ يَرۡضَىٰ ٢١

And soon, surelyyakındaاور البتہ عنقریبwalasawfahe will be pleasedrazı olacaktırوہ راضی ہوجائے گاyarḍā

21 And he is going to be satisfied.

21 Elbette kendisi de hoşnut (razı) olacaktır.

21 Elbette yakında kendisi de hoşnut olacaktır.

21 اور وہ عنقریب خوش ہو جائے گا

21 اور ضرور وہ (اُس سے) خوش ہوگا۔ 1

●●●●●●

سُورَةُ الضحى

Ad-Duhaa / The Morning Hours

Meccan  ◆  11 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَٱلضُّحَىٰ ١

By the morning brightnesskuşluk vaktine andolsunقسم ہے روز روشن کیwal-ḍuḥā

1 By the morning brightness

1 Kuşluk vaktine and olsun;

1 Andolsun kuşluk vaktine.

1 آفتاب کی روشنی کی قسم

1 قسم ہے روزِ روشن کی 1

وَٱلَّيۡلِ إِذَا سَجَىٰ ٢

And the nightve geceye andolsunاور رات کیwa-al-layliwhensakinleşenجبidhāit covers with darknessوہ ڈھانپ لےsajā

2 And [by] the night when it covers with darkness,

2 Sükun erdiği zaman geceye and olsun ki,

2 Ve sakinleştiği zaman geceye ki,

2 اور رات (کی تاریکی) کی جب چھا جائے

2 اور رات کی جبکہ وہ سکون کے ساتھ طاری ہو جائے 1

مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلَىٰ ٣

Notseni bırakmadıنہیںhas forsaken youچھوڑا تجھ کوwaddaʿakayour LordRabbinتیرے رب نےrabbukaand notveاور نہwamāHe is displeaseddarılmadıوہ ناراض ہواqalā

3 Your Lord has not taken leave of you, [O Muhammad], nor has He detested [you].

3 Rabbin seni ne bıraktı ve ne de sana darıldı.

3 Rabbin seni bırakmadı ve darılmadı.

3 کہ (اے محمدﷺ) تمہارے پروردگار نے نہ تو تم کو چھوڑا اور نہ( تم سے )ناراض ہوا

3 (اے نبیؐ) تمہارے ربّ نے تم کو ہر گز نہیں چھوڑا اور نہ وہ ناراض ہوا۔ 1

وَلَلۡأَخِرَةُ خَيۡرٌ لَّكَ مِنَ ٱلۡأُولَىٰ ٤

And surely the Hereafterve sonuاور البتہ آخرت/ انجامwalalākhiratu(is) betteriyi olacaktırبہتر ہےkhayrunfor yousenin içinتیرے لئےlakathanilkindenسےminathe firstآغاز سے/ ابتداء سےl-ūlā

4 And the Hereafter is better for you than the first [life].

4 Doğrusu ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır.

4 Ahiret senin için dünyadan iyi olacaktır.

4 اور آخرت تمہارے لیے پہلی (حالت یعنی دنیا) سے کہیں بہتر ہے

4 اور یقیناً تمہارے لیے بعد کا دور پہلے دور سے بہتر ہے، 1

وَلَسَوۡفَ يُعۡطِيكَ رَبُّكَ فَتَرۡضَىٰٓ ٥

And soonve yakındaاور البتہ عنقریبwalasawfawill give yousana verecektirعطا کرے گا تجھ کوyuʿ'ṭīkayour LordRabbinتیرا ربrabbukathen you will be satisfiedve sen razı olacaksınتو تو راضی ہوجائے گا/ خوش ہوجائے گاfatarḍā

5 And your Lord is going to give you, and you will be satisfied.

5 Rabbin şüphesiz sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.

5 Rabbın sana verecek ve sen hoşnut olacaksın.

5 اور تمہیں پروردگار عنقریب وہ کچھ عطا فرمائے گا کہ تم خوش ہو جاؤ گے

5 اور عنقریب تمہارا ربّ تم کو اتنا دے گا کہ تم خوش ہو جاوٴ گے۔ 1

أَلَمۡ يَجِدۡكَ يَتِيمًا فَـَٔـاوَىٰ ٦

Did notseni bulmadı mı?کیا نہیںalamHe find youپایا تجھ کوyajid'kaan orphanyetimیتیمyatīmanand give shelterve barındırmadı mı?پھر اس نے ٹھکانہ فراہم کیاfaāwā

6 Did He not find you an orphan and give [you] refuge?

6 Seni öksüz bulup da barındırmadı mı?

6 O seni yetim bulup da barındırmadı mı?

6 بھلا اس نے تمہیں یتیم پا کر جگہ نہیں دی؟ (بےشک دی)

6 کیا اُس نے تم کو یتیم نہیں پایا اور پھر ٹھِکانا فراہم کیا؟ 1

وَوَجَدَكَ ضَآلاًّ فَهَدَىٰ ٧

And He found youve seni bulmadı mı?اور پایا تجھ کوwawajadakalostşaşırmışراہ بھولاḍāllanso He guidedve yola iletmedi mi?تو اس نے ہدایت بخشی/ رہنمائی کیfahadā

7 And He found you lost and guided [you],

7 Seni şaşırmış bulup, doğru yola eriştirmedi mi?

7 Seni yol bilmez bulup yola iletmedi mi?

7 اور رستے سے ناواقف دیکھا تو رستہ دکھایا

7 اور تمہیں ناواقفِ راہ پایا اور پھر ہدایت بخشی۔ 1

وَوَجَدَكَ عَآئِلاً فَأَغۡنَىٰ ٨

And He found youve seni bulmadı mı?اور پایا تجھ کوwawajadakain needfakirمفلسʿāilanso He made self-sufficientzengin etmedi mi?تو اس نے غنی کردیاfa-aghnā

8 And He found you poor and made [you] self-sufficient.

8 Seni fakir bulup zenginleştirmedi mi?

8 Seni yoksul bulup zengin etmedi mi?

8 اور تنگ دست پایا تو غنی کر دیا

8 اور تمہیں نادار پایا اور پھر مالدار کر دیا۔ 1

فَأَمَّا ٱلۡيَتِيمَ فَلَا تَقۡهَرۡ ٩

So as foröyleyseتو رہاfa-ammāthe orphanöksüzüیتیمl-yatīmathen (do) notsakınپس نہfalāoppressezmeسختی کرtaqhar

9 So as for the orphan, do not oppress [him].

9 Öyleyse sakın öksüze kötü muamele etme;

9 Öyleyse sakın yetimi ezme.

9 تو تم بھی یتیم پر ستم نہ کرنا

9 لہٰذا یتیم پر سختی نہ کرو، 1

وَأَمَّا ٱلسَّآئِلَ فَلَا تَنۡهَرۡ ١٠

And as forve sakınاور رہاwa-ammāone who asksdilenciyiسوالیl-sāilathen (do) notazarlamaپس نہfalārepelجھڑکوtanhar

10 And as for the petitioner, do not repel [him].

10 Ve sakın bir şey isteyeni azarlama;

10 Dilenciyi de azarlama.

10 اور مانگنے والے کو جھڑکی نہ دینا

10 اور سائل کو نہ جھِڑکو، 1

وَأَمَّا بِنِعۡمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثۡ ١١

But as forveاور رہیwa-ammā(the) Favorni'metiniنعمتbiniʿ'mati(of) your LordRabbininاپنے رب کیrabbikanarrateanlatپس بیان کروfaḥaddith

11 But as for the favor of your Lord, report [it].

11 Yalnızca Rabbinin nimetini anlat.

11 Fakat Rabbinin nimetini anlat da anlat.

11 اور اپنے پروردگار کی نعمتوں کا بیان کرتے رہنا

11 اور اپنے ربّ کی نعمت کا اظہار کرو۔ 1

●●●●●●

سُورَةُ الشرح

Ash-Sharh / The Relief

Meccan  ◆  8 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

أَلَمۡ نَشۡرَحۡ لَكَ صَدۡرَكَ ١

Have notaçmadık mı?کیا نہیںalamWe expandedہم نے کھول دیاnashraḥfor youseninتیرے لئےlakayour breastgöğsünüسینہ تیراṣadraka

1 Did We not expand for you, [O Muhammad], your breast?

1 Senin gönlünü açmadık mı?

1 Biz senin için (mutluluğun) göğsünü açmadık mı?

1 (اے محمدﷺ) کیا ہم نے تمہارا سینہ کھول نہیں دیا؟ (بےشک کھول دیا)

1 (اے نبیؐ) کیا ہم نے تمہارا سینہ تمہارے لیے کھول نہیں دیا؟ 1

وَوَضَعۡنَا عَنكَ وِزۡرَكَ ٢

And We removedve atmadık mı?اور اٹھالیا ہم نےwawaḍaʿnāfrom yousenin üzerindenتجھ سےʿankayour burdenyükünüبوجھ تیراwiz'raka

2 And We removed from you your burden

2 Belini büken yükünü üzerinden almadık mı?

2 Senden yükünü indirmedik mi?

2 اور تم پر سے بوجھ بھی اتار دیا

2 اور تم پر سے وہ بھاری بوجھ اتار دیا

ٱلَّذِىٓ أَنقَضَ ظَهۡرَكَ ٣

Which(o yük) kiوہ جس نےalladhīweighed uponçatırdatmıştıتوڑ دی تھیanqaḍayour backsırtınıتیری کمرẓahraka

3 Which had weighed upon your back

3 Belini büken yükünü üzerinden almadık mı?

3 O senin sırtını ezen yükü.

3 جس نے تمہاری پیٹھ توڑ رکھی تھی

3 جو تمہاری کمر توڑ ڈال رہا تھا۔ 1

وَرَفَعۡنَا لَكَ ذِكۡرَكَ ٤

And We raised highve yükseltmedik mi?اور بلند کیا ہم نےwarafaʿnāfor youseninتیرے لئےlakayour reputationşanınıتیرا ذکرdhik'raka

4 And raised high for you your repute.

4 Senin şanını yükseltmedik mi?

4 Senin şanını yüceltmedik mi?

4 اور تمہارا ذکر بلند کیا

4 اور تمہاری خاطر تمہارے ذِکر کا آوازہ بلند کردیا۔ 1

فَإِنَّ مَعَ ٱلۡعُسۡرِ يُسۡرًا ٥

So indeedmuhakkak (vardır)پس یقیناًfa-innawithberaberساتھmaʿathe hardshipher güçlükleتنگی کےl-ʿus'ri(is) easebir kolaylıkآسانی ہےyus'ran

5 For indeed, with hardship [will be] ease.

5 Elbette güçlükle beraber şüphesiz bir kolaylık vardır.

5 Demek ki, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.

5 ہاں ہاں مشکل کے ساتھ آسانی بھی ہے

5 پس حقیقت یہ ہے کہ تنگی کے ساتھ فراخی بھی ہے

إِنَّ مَعَ ٱلۡعُسۡرِ يُسۡرًا ٦

Indeedelbette (vardır)بیشکinnawithberaberساتھmaʿathe hardshipher güçlükleتنگی کےl-ʿus'ri(is) easebir kolaylıkآسانی ہےyus'ran

6 Indeed, with hardship [will be] ease.

6 Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.

6 Evet, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.

6 (اور) بے شک مشکل کے ساتھ آسانی ہے

6 بے شک تنگی کے ساتھ فراخی بھی ہے۔ 1

فَإِذَا فَرَغۡتَ فَٱنصَبۡ ٧

So whenzamanپس جبfa-idhāyou have finishedboşaldığın (işin bitince)تم فارغ ہوجاؤfaraghtathen labor hard(tekrar) başlaتو محنت کرو/ کھڑے ہوجاؤfa-inṣab

7 So when you have finished [your duties], then stand up [for worship].

7 Öyleyse, bir işi bitirince diğerine giriş;

7 O halde boş kaldın mı, yine kalk (başka bir iş ve ibadetle) yorul.

7 تو جب فارغ ہوا کرو تو (عبادت میں) محنت کیا کرو

7 لہٰذا جب تم فارغ ہو تو عبادت کی مشقت میں لگ جاؤ

وَإِلَىٰ رَبِّكَ فَٱرۡغَب ٨

And toveاور طرفwa-ilāyour LordRabb'ineاپنے رب کیrabbikaturn your attentionniyaz et yalvarپس راغب ہوجاؤ/ رغبت کروfa-ir'ghab

8 And to your Lord direct [your] longing.

8 Ve ümit edeceğini yalnız Rabbinden iste.

8 Ancak Rabbine yönel.

8 اور اپنے پروردگار کی طرف متوجہ ہو جایا کرو

8 اور اپنے ربّ ہی کی طرف راغب ہو۔ 1

Surah 94 / Ash-Sharh / The Relief سورة الشرح 597
Notona girmezنہ will burn (in) itداخل ہوگا اس میں yaṣlāhā exceptbaşkasıمگر illā the most wretchedhaydut olandanبدبخت l-ashqā١٥ The one whoo kiجس نے alladhī deniedyalanlandıجھٹلایا kadhaba and turned awayve sırtını döndüاور منہ موڑ لیا watawallā١٦ But will be removed from itve ondan uzak tutulurاور عنقریب بچالیا جائے گا اس سے wasayujannabuhā
the righteousen muttaki olanسب سے زیادہ پرہیزگار l-atqā١٧ The one whoo kiوہ جو alladhī gives(hayra) vererekدیتا ہے yu'tī his wealthmalınıمال اپنا mālahu (to) purify himselfarınır yücelirکہ پاکیزگی اختیار کرے yatazakkā١٨ And notve yokturاور نہیں wamā for anyonehiç kimseninکسی ایک کے لئے li-aḥadin with himonun yanındaاس کے پاس ʿindahu anyhiçbirسے min
favorni'metiنعمت میں (سے) niʿ'matin to be recompensedkarşılık verilecekجس کا بدلہ دیا جائے گا/ اسے دینا ہو tuj'zā١٩ Exceptyalnızسوائے/ مگر illā seekingulaşmak içinتلاش کرنے کو ib'tighāa (the) Countenancerızasınaذات/ رضا wajhi (of) his LordRabbininاپنے رب rabbihi the Most Highyüceاعلیٰ کی l-aʿlā٢٠ And soon, surelyyakındaاور البتہ عنقریب walasawfa he will be pleasedrazı olacaktırوہ راضی ہوجائے گا yarḍā٢١

سُورَةُ الضحى

Ad-Duhaa / The Morning Hours  ◆  Meccan · 11 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
By the morning brightnesskuşluk vaktine andolsunقسم ہے روز روشن کی wal-ḍuḥā١ And the nightve geceye andolsunاور رات کی wa-al-layli whensakinleşenجب idhā it covers with darknessوہ ڈھانپ لے sajā٢ Notseni bırakmadıنہیں has forsaken youچھوڑا تجھ کو waddaʿaka your LordRabbinتیرے رب نے rabbuka and notveاور نہ wamā He is displeaseddarılmadıوہ ناراض ہوا qalā٣
And surely the Hereafterve sonuاور البتہ آخرت/ انجام walalākhiratu (is) betteriyi olacaktırبہتر ہے khayrun for yousenin içinتیرے لئے laka thanilkindenسے mina the firstآغاز سے/ ابتداء سے l-ūlā٤ And soonve yakındaاور البتہ عنقریب walasawfa will give yousana verecektirعطا کرے گا تجھ کو yuʿ'ṭīka your LordRabbinتیرا رب rabbuka
then you will be satisfiedve sen razı olacaksınتو تو راضی ہوجائے گا/ خوش ہوجائے گا fatarḍā٥ Did notseni bulmadı mı?کیا نہیں alam He find youپایا تجھ کو yajid'ka an orphanyetimیتیم yatīman and give shelterve barındırmadı mı?پھر اس نے ٹھکانہ فراہم کیا faāwā٦ And He found youve seni bulmadı mı?اور پایا تجھ کو wawajadaka lostşaşırmışراہ بھولا ḍāllan
so He guidedve yola iletmedi mi?تو اس نے ہدایت بخشی/ رہنمائی کی fahadā٧ And He found youve seni bulmadı mı?اور پایا تجھ کو wawajadaka in needfakirمفلس ʿāilan so He made self-sufficientzengin etmedi mi?تو اس نے غنی کردیا fa-aghnā٨ So as foröyleyseتو رہا fa-ammā the orphanöksüzüیتیم l-yatīma then (do) notsakınپس نہ falā oppressezmeسختی کر taqhar
٩ And as forve sakınاور رہا wa-ammā one who asksdilenciyiسوالی l-sāila then (do) notazarlamaپس نہ falā repelجھڑکو tanhar١٠ But as forveاور رہی wa-ammā (the) Favorni'metiniنعمت biniʿ'mati (of) your LordRabbininاپنے رب کی rabbika narrateanlatپس بیان کرو faḥaddith١١

سُورَةُ الشرح

Ash-Sharh / The Relief  ◆  Meccan · 8 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Have notaçmadık mı?کیا نہیں alam We expandedہم نے کھول دیا nashraḥ for youseninتیرے لئے laka your breastgöğsünüسینہ تیرا ṣadraka١ And We removedve atmadık mı?اور اٹھالیا ہم نے wawaḍaʿnā from yousenin üzerindenتجھ سے ʿanka your burdenyükünüبوجھ تیرا wiz'raka٢ Which(o yük) kiوہ جس نے alladhī
weighed uponçatırdatmıştıتوڑ دی تھی anqaḍa your backsırtınıتیری کمر ẓahraka٣ And We raised highve yükseltmedik mi?اور بلند کیا ہم نے warafaʿnā for youseninتیرے لئے laka your reputationşanınıتیرا ذکر dhik'raka٤ So indeedmuhakkak (vardır)پس یقیناً fa-inna withberaberساتھ maʿa the hardshipher güçlükleتنگی کے l-ʿus'ri (is) easebir kolaylıkآسانی ہے yus'ran٥ Indeedelbette (vardır)بیشک inna
withberaberساتھ maʿa the hardshipher güçlükleتنگی کے l-ʿus'ri (is) easebir kolaylıkآسانی ہے yus'ran٦ So whenzamanپس جب fa-idhā you have finishedboşaldığın (işin bitince)تم فارغ ہوجاؤ faraghta then labor hard(tekrar) başlaتو محنت کرو/ کھڑے ہوجاؤ fa-inṣab٧ And toveاور طرف wa-ilā your LordRabb'ineاپنے رب کی rabbika turn your attentionniyaz et yalvarپس راغب ہوجاؤ/ رغبت کرو fa-ir'ghab٨
٥٩٧
‹ 595page 596 of the printed Mushaf597 ›