●●●●●●

سُورَةُ التين

At-Tin / The Fig

Meccan  ◆  8 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَٱلتِّينِ وَٱلزَّيۡتُونِ ١

By the figincire andolsunقسم ہے تین (انجیر) کیwal-tīniand the oliveve zeytineاور زیتون کیwal-zaytūni

1 By the fig and the olive

1 İncir ve zeytine and olsun,

1 Tîn'e ve Zeytun'a,

1 انجیر کی قسم اور زیتون کی

1 قسم ہے انجیر اور زیتون کی 1

وَطُورِ سِينِينَ ٢

And (the) Mountve dağınaاور طورwaṭūriSinaisinaسینا کیsīnīna

2 And [by] Mount Sinai

2 And olsun Sina dağına,

2 Sina dağına

2 اور طور سینین کی

2 اور طورِ سینا 1

وَهَـٰذَا ٱلۡبَلَدِ ٱلۡأَمِينِ ٣

And thisve buاور قسم ہے اسwahādhā[the] cityŞehre (andolsun)شہر کیl-baladi[the] securegüvenliجو پر امن ہےl-amīni

3 And [by] this secure city [Makkah],

3 And olsun bu güvenli Mekke şehrine ki:

3 Ve bu güvenli beldeye andolsun ki,

3 اور اس امن والے شہر کی

3 اور اِس پرامن شہر (مکہ) کی

لَقَدۡ خَلَقۡنَا ٱلۡإِنسَـٰنَ فِىٓ أَحۡسَنِ تَقۡوِيمٍ ٤

Indeedandolsunالبتہ تحقیقlaqadWe createdbiz yarattıkپیدا کیا ہم نےkhalaqnāmaninsanıانسان کوl-insānainen güzelمیں(the) bestبہترینaḥsanimouldbiçimdeساخت پرtaqwīmin

4 We have certainly created man in the best of stature;

4 Biz insanı en güzel şekilde yarattık,

4 Biz insanı en güzel biçimde yarattık.

4 کہ ہم نے انسان کو بہت اچھی صورت میں پیدا کیا ہے

4 ہم نے انسان کو بہترین ساخت پر پیدا کیا، 1

ثُمَّ رَدَدۡنَـٰهُ أَسۡفَلَ سَـٰفِلِينَ ٥

ThensonraپھرthummaWe returned himonu çevirdikپھیر دیا ہم نے اس کوradadnāhu(to the) lowestaşağılarınسب سے زیادہ نچلا/نیچےasfala(of the) lowaşağısınaنچلوں میں سے/ نیچوں میں سےsāfilīna

5 Then We return him to the lowest of the low,

5 Sonra onu aşağıların en aşağısı kıldık.

5 Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık.

5 پھر (رفتہ رفتہ) اس (کی حالت) کو (بدل کر) پست سے پست کر دیا

5 پھر اُسے اُلٹا پھیر کر ہم نے سب نِیچوں سے نیچ کر دیا، 1

إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواۡ وَعَمِلُواۡ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ فَلَهُمۡ أَجۡرٌ غَيۡرُ مَمۡنُونٍ ٦

Exceptyalnız hariçمگرillāthose whokimselerوہ لوگalladhīnabelieveinanan(lar)جو ایمان لائےāmanūand dove yapanlarاور انہوں نے عمل کئےwaʿamilūrighteous deedsiyi işlerاچھےl-ṣāliḥātithen for themonlar için vardırتو ان کے لئےfalahum(is a) rewardbir mükafatاجر ہےajrunneverolmayanنہghayruendingkesintisiختم ہونے والاmamnūnin

6 Except for those who believe and do righteous deeds, for they will have a reward uninterrupted.

6 Yalnız, inanıp yararlı iş işleyenler bunun dışındadır. Onlara kesintisiz ecir vardır.

6 Ancak iman edip iyi işler yapanlar başka; onlar için kesintisiz bir ecir vardır.

6 مگر جو لوگ ایمان لائے اور نیک عمل کرتے رہے انکے لیے بےانتہا اجر ہے

6 سوائے اُن لوگوں  کے جو ایمان لائے اور نیک عمل کرتے رہے  کہ ان کے لیے کبھی ختم نہ ہونے والا اجر ہے۔ 1

فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعۡدُ بِٱلدِّينِ ٧

Then whatnedir?تو کونfamācauses you to denysana yalanlatanجھٹلائے گا تجھ کوyukadhibukaafter (this)bundan sonraبعدbaʿduthe judgmentdiniجزا سزا کےbil-dīni

7 So what yet causes you to deny the Recompense?

7 Öyleyken, sana dini yalan saydırtan nedir?

7 O halde sana dini ne yalanlatır?

7 تو (اے آدم زاد) پھر تو جزا کے دن کو کیوں جھٹلاتا ہے؟

7 پس (اے نبیؐ)اِس کے بعد کون جزا و سزا کے معاملہ میں تم کو جھُٹلا سکتا ہے؟ 1

أَلَيۡسَ ٱللَّهُ بِأَحۡكَمِ ٱلۡحَـٰكِمِينَ ٨

Is notdeğil midir?کیا نہیں ہےalaysaAllahاللہl-lahu(the) Most Justen iyi hüküm vereniسب فیصلہ کرنے والوں میں بڑھ کرbi-aḥkami(of) the Judgeshüküm verenlerinفیصلہ کرنے والاl-ḥākimīna

8 Is not Allah the most just of judges?

8 Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?

8 Allah, hakimlerin hakimi değil mi?

8 کیا خدا سب سے بڑا حاکم نہیں ہے؟

8 کیا اللہ سب حاکموں سے بڑا حاکم نہیں ہے؟ 1

●●●●●●

سُورَةُ العلق

Al-'Alaq / The Clot

Meccan  ◆  19 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

ٱقۡرَأۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلَّذِى خَلَقَ ١

Readokuپڑھوiq'rain (the) nameadıyleساتھ نام کےbi-is'mi(of) your LordRabbininاپنے رب کےrabbikathe One Whoyaratanوہ جس نےalladhīcreated پیدا کیاkhalaqa

1 Recite in the name of your Lord who created -

1 Yaratan Rabbinin adıyla oku!

1 Yaratan Rabbinin adıyla oku!

1 (اے محمدﷺ) اپنے پروردگار کا نام لے کر پڑھو جس نے (عالم کو) پیدا کیا

1 پڑھو 1 (اے نبیؐ) اپنے ربّ کے نام کے ساتھ 2 جس نے پیدا کیا، 3

خَلَقَ ٱلۡإِنسَـٰنَ مِنۡ عَلَقٍ ٢

He createdO yarattıپیدا کیkhalaqamaninsanıانسان کوl-insānafromalaktanسےmina clinging substanceجمے ہوئے خون (سے)ʿalaqin

2 Created man from a clinging substance.

2 O, insanı pıhtılaşmış kandan (alak'tan) yarattı.

2 O, insanı bir alekadan (embriyodan) yarattı.

2 جس نے انسان کو خون کی پھٹکی سے بنایا

2 جمے ہوئے خون کے ایک لوتھڑے سے انسان کی تخلیق کی۔ 1

ٱقۡرَأۡ وَرَبُّكَ ٱلۡأَكۡرَمُ ٣

Readokuپڑھوiq'raand your Lordve Rabbinاور رب تیراwarabbuka(is) the Most Generousen büyük kerem sahibidirبڑا کریم ہےl-akramu

3 Recite, and your Lord is the most Generous -

3 Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.

3 Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir.

3 پڑھو اور تمہارا پروردگار بڑا کریم ہے

3 پڑھو، اور تمہارا رب بڑا کریم ہے

ٱلَّذِى عَلَّمَ بِٱلۡقَلَمِ ٤

The One WhoO kiوہ جس نےalladhītaughtöğrettiسکھایاʿallamaby the penkalemleساتھ قلم کےbil-qalami

4 Who taught by the pen -

4 Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.

4 O Rab ki kalemle yazmayı öğretti.

4 جس نے قلم کے ذریعے سے علم سکھایا

4 جس نے قلم کے ذریعہ سے علم سکھایا، 1

عَلَّمَ ٱلۡإِنسَـٰنَ مَا لَمۡ يَعۡلَمۡ ٥

Taughtöğrettiسکھایاʿallamamaninsanaانسان کوl-insānawhatşeyiوہ جوnotbilmediğiنہیںlamhe knewوہ جانتا تھاyaʿlam

5 Taught man that which he knew not.

5 Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.

5 İnsana bilmediği şeyleri öğretti.

5 اور انسان کو وہ باتیں سکھائیں جس کا اس کو علم نہ تھا

5 انسان کو وہ علم دیا جسے وہ نہ جانتا تھا۔ 1

كَلَّآ إِنَّ ٱلۡإِنسَـٰنَ لَيَطۡغَىٰٓ ٦

Nayhayırہرگز نہیںkallāIndeedşüphesizبیشکinnamaninsanانسانl-insānasurely transgressesazarالبتہ سرکشی کرتا ہےlayaṭghā

6 No! [But] indeed, man transgresses

6 Ama, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder.

6 Hayır! Doğrusu (kâfir) insan azgınlık eder.

6 مگر انسان سرکش ہو جاتا ہے

6 ہرگز نہیں، 1 انسان سرکشی کرتا ہے

أَن رَّءَاهُ ٱسۡتَغۡنَىٰٓ ٧

Thatiçinکہanhe sees himselfkendini gördüğüدیکھتا ہے خود کوraāhuself-sufficientzengin (kendine yeterli)بےنیازis'taghnā

7 Because he sees himself self-sufficient.

7 Ama, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder.

7 Kendisinin muhtaç olmadığını zannettiği için.

7 جب کہ اپنے تیئں غنی دیکھتا ہے

7 اِس بنا پر کہ وہ اپنے آپ کو بے نیاز دیکھتا ہے 1

إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجۡعَىٰٓ ٨

IndeedşüphesizبیشکinnatoRabbinedirطرفilāyour Lordتیرے رب کیrabbika(is) the returndönüşپلٹنا ہےl-ruj'ʿā

8 Indeed, to your Lord is the return.

8 Dönüş şüphesiz Rabbinedir.

8 Muhakkak ki dönüş mutlaka Rabbinedir.

8 کچھ شک نہیں کہ (اس کو) تمہارے پروردگار ہی کی طرف لوٹ کر جانا ہے

8 (حالانکہ) پلٹنا یقیناً تیرے ربّ ہی کی طرف ہے۔ 1

أَرَءَيۡتَ ٱلَّذِى يَنۡهَىٰ ٩

Have you seengördün mü?کیا تم نے دیکھاara-aytathe one whoşuاس شخص کوalladhīforbidsmen'edeniجو روکتا ہےyanhā

9 Have you seen the one who forbids

9 Sen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü?

9 Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü?

9 بھلا تم نے اس شخص کو دیکھا جو منع کرتا ہے

9 تم نے دیکھا اُس شخص کو

عَبۡدًا إِذَا صَلَّىٰٓ ١٠

A slavebir kulu?ایک بندے کوʿabdanwhenzamanجبidhāhe praysnamaz kıldığıوہ نماز پڑھتا ہےṣallā

10 A servant when he prays?

10 Sen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü?

10 Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü?

10 (یعنی) ایک بندے کو جب وہ نماز پڑھنے لگتا ہے

10 جو ایک بندے کو منع کرتا ہے جبکہ  وہ نماز پڑھتا ہو؟ 1

أَرَءَيۡتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلۡهُدَىٰٓ ١١

Have you seengördün mü?کیا دیکھا تم نےara-aytaifyaاگرinhe isolursaہو وہkānauponüzerindeپرʿalā[the] guidancedoğru yolہدایت (پر)l-hudā

11 Have you seen if he is upon guidance

11 Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun

11 Gördün mü (ne dersin?), ya o (kul) doğru yolda olur,

11 بھلا دیکھو تو اگر یہ راہِ راست پر ہو

11 تمہارا کیا خیال ہے اگر (وہ بندہ) راہ راست پر ہو

أَوۡ أَمَرَ بِٱلتَّقۡوَىٰٓ ١٢

Oryahutیاawhe enjoinsemrederseاس نے حکم دیاamara[of the] righteousnesskorunmayıتقویٰ کاbil-taqwā

12 Or enjoins righteousness?

12 Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun

12 Veya kötülüklerden sakınmayı emrederse?

12 یا پرہیز گاری کا حکم کرے (تو منع کرنا کیسا)

12 یا پرہیزگاری کی تلقین کرتا ہو؟

أَرَءَيۡتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ ١٣

Have you seengördün mü?کیا غور کیا تم نےara-aytaifyaاگرinhe deniesyalanlarsa?اس نے جھٹلایاkadhabaand turns awayve yüz çevirirse?اور منہ موڑاwatawallā

13 Have you seen if he denies and turns away -

13 Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun

13 Gördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar, yüzçevirirse,

13 اور دیکھو تو اگر اس نے دین حق کو جھٹلایا اور اس سے منہ موڑا (تو کیا ہوا)

13 تمہارا کیا خیال ہے اگر (یہ منع کرنے والا شخص حق کو) جھٹلاتا اور منہ موڑتا ہو؟

أَلَمۡ يَعۡلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ يَرَىٰ ١٤

Does notbilmedi mi (o)?کیا نہیںalamhe knowوہ جانتاyaʿlamthatmuhakkakکہ بیشکbi-annaAllahAllah'ınاللہ تعالیٰl-lahaseesgördüğünüدیکھتا ہےyarā

14 Does he not know that Allah sees?

14 Allah'ın her şeyi görmekte olduğunu bilmez mi?

14 O adam, Allah'ın kendini gördüğünü hiç bilmiyor mu?

14 کیااس کو معلوم نہیں کہ خدا دیکھ رہا ہے

14 کیا وہ نہیں جانتا کہ اللہ دیکھ رہا ہے؟ 1

كَلَّا لَئِن لَّمۡ يَنتَهِ لَنَسۡفَعَۢا بِٱلنَّاصِيَةِ ١٥

Nayhayırہرگز نہیںkallāIfeğerالبتہ اگرla-innotbundan vazgeçmezseنہlamhe desistsوہ باز آیاyantahisurely We will drag himmutlaka yakalarızالبتہ ہم ضرور کھینچیں گے/شدت کے ساتھ گھسیٹیں گےlanasfaʿanby the forelockperçemindenپیشانی کوbil-nāṣiyati

15 No! If he does not desist, We will surely drag him by the forelock -

15 Ama bundan vazgeçmezse, and olsun ki, onu perçeminden,

15 Hayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz.

15 دیکھو اگر وہ باز نہ آئے گا تو ہم (اس کی) پیشانی کے بال پکڑ گھسیٹیں گے

15 ہرگز نہیں، 1 اگر وہ باز نہ آیا تو ہم اس کی پیشانی کے بال پکڑ کر اُسے کھینچیں گے

نَاصِيَةٍ كَـٰذِبَةٍ خَاطِئَةٍ ١٦

A forelockperçem(den)پیشانیnāṣiyatinlyingyalancıجھوٹیkādhibatinsinfulgünahkarخطا کار کوkhāṭi-atin

16 A lying, sinning forelock.

16 Yalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz.

16 Hayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz.

16 یعنی اس جھوٹے خطاکار کی پیشانی کے بال

16 اُس پیشانی کو جو جھُوٹی اور سخت خطاکار ہے۔ 1

فَلۡيَدۡعُ نَادِيَهُۥ ١٧

Then let him callo zaman çağırsınپس چاہیے کہ پکارے/ بلا لےfalyadʿuhis associatesmeclisiniاپنے ہم نواؤں کو/ اپنے حامیوں کوnādiyahu

17 Then let him call his associates;

17 O zaman, kafadarlarını çağırsın,

17 O zaman o taraftarlarını yardıma çağırsın.

17 تو وہ اپنے یاروں کی مجلس کو بلالے

17 وہ بُلالے اپنے حامیوں کی ٹولی کو، 1

سَنَدۡعُ ٱلزَّبَانِيَةَ ١٨

We will callbiz de çağıracağızعنقریب ہم پکاریں گےsanadʿuthe Angels of Hellzebanileriفرشتوں کوl-zabāniyata

18 We will call the angels of Hell.

18 Biz de zebanileri çağıracağız.

18 Biz de Zebanileri çağıracağız.

18 ہم بھی اپنے موکلانِ دوزخ کو بلا لیں گے

18 ہم بھی عذاب کے فرشتوں کو بُلا لیں گے۔ 1

كَلَّا لَا تُطِعۡهُ وَٱسۡجُدۡ وَٱقۡتَرِب ١٩

Nayhayırہرگز نہیںkallā(Do) notona boyun eğmeنہobey himتم اطاعت کرو اس کیtuṭiʿ'huBut prostratesecde etاور سجدہ کروwa-us'judand draw near (to Allah)ve yaklaşاور قریب ہوجاؤwa-iq'tarib

19 No! Do not obey him. But prostrate and draw near [to Allah].

19 Sakın ona uyma; sen secde et, Rabbine yaklaş.

19 Sakın onu dinleme de (Rabbine) secde et ve yaklaş.

19 دیکھو اس کا کہا نہ ماننا اور قربِ (خدا) حاصل کرتے رہنا

19 ہرگزنہیں، اُس کی بات نہ مانو اور سجدہ کرو اور (اپنے ربّ کا) قرب حاصل کرو۔ 1

Surah 96 / Al-'Alaq / The Clot سورة العلق 598

سُورَةُ التين

At-Tin / The Fig  ◆  Meccan · 8 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
By the figincire andolsunقسم ہے تین (انجیر) کی wal-tīni and the oliveve zeytineاور زیتون کی wal-zaytūni١ And (the) Mountve dağınaاور طور waṭūri Sinaisinaسینا کی sīnīna٢ And thisve buاور قسم ہے اس wahādhā [the] cityŞehre (andolsun)شہر کی l-baladi [the] securegüvenliجو پر امن ہے l-amīni٣
Indeedandolsunالبتہ تحقیق laqad We createdbiz yarattıkپیدا کیا ہم نے khalaqnā maninsanıانسان کو l-insāna inen güzelمیں (the) bestبہترین aḥsani mouldbiçimdeساخت پر taqwīmin٤ Thensonraپھر thumma We returned himonu çevirdikپھیر دیا ہم نے اس کو radadnāhu (to the) lowestaşağılarınسب سے زیادہ نچلا/نیچے asfala (of the) lowaşağısınaنچلوں میں سے/ نیچوں میں سے sāfilīna
٥ Exceptyalnız hariçمگر illā those whokimselerوہ لوگ alladhīna believeinanan(lar)جو ایمان لائے āmanū and dove yapanlarاور انہوں نے عمل کئے waʿamilū righteous deedsiyi işlerاچھے l-ṣāliḥāti then for themonlar için vardırتو ان کے لئے falahum (is a) rewardbir mükafatاجر ہے ajrun neverolmayanنہ ghayru endingkesintisiختم ہونے والا mamnūnin٦
Then whatnedir?تو کون famā causes you to denysana yalanlatanجھٹلائے گا تجھ کو yukadhibuka after (this)bundan sonraبعد baʿdu the judgmentdiniجزا سزا کے bil-dīni٧ Is notdeğil midir?کیا نہیں ہے alaysa Allahاللہ l-lahu (the) Most Justen iyi hüküm vereniسب فیصلہ کرنے والوں میں بڑھ کر bi-aḥkami (of) the Judgeshüküm verenlerinفیصلہ کرنے والا l-ḥākimīna٨

سُورَةُ العلق

Al-'Alaq / The Clot  ◆  Meccan · 19 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Readokuپڑھو iq'ra in (the) nameadıyleساتھ نام کے bi-is'mi (of) your LordRabbininاپنے رب کے rabbika the One Whoyaratanوہ جس نے alladhī created پیدا کیا khalaqa١ He createdO yarattıپیدا کی khalaqa maninsanıانسان کو l-insāna fromalaktanسے min a clinging substanceجمے ہوئے خون (سے) ʿalaqin٢ Readokuپڑھو iq'ra and your Lordve Rabbinاور رب تیرا warabbuka
(is) the Most Generousen büyük kerem sahibidirبڑا کریم ہے l-akramu٣ The One WhoO kiوہ جس نے alladhī taughtöğrettiسکھایا ʿallama by the penkalemleساتھ قلم کے bil-qalami٤ Taughtöğrettiسکھایا ʿallama maninsanaانسان کو l-insāna whatşeyiوہ جو notbilmediğiنہیں lam he knewوہ جانتا تھا yaʿlam٥ Nayhayırہرگز نہیں kallā Indeedşüphesizبیشک inna
maninsanانسان l-insāna surely transgressesazarالبتہ سرکشی کرتا ہے layaṭghā٦ Thatiçinکہ an he sees himselfkendini gördüğüدیکھتا ہے خود کو raāhu self-sufficientzengin (kendine yeterli)بےنیاز is'taghnā٧ Indeedşüphesizبیشک inna toRabbinedirطرف ilā your Lordتیرے رب کی rabbika (is) the returndönüşپلٹنا ہے l-ruj'ʿā٨ Have you seengördün mü?کیا تم نے دیکھا ara-ayta
the one whoşuاس شخص کو alladhī forbidsmen'edeniجو روکتا ہے yanhā٩ A slavebir kulu?ایک بندے کو ʿabdan whenzamanجب idhā he praysnamaz kıldığıوہ نماز پڑھتا ہے ṣallā١٠ Have you seengördün mü?کیا دیکھا تم نے ara-ayta ifyaاگر in he isolursaہو وہ kāna uponüzerindeپر ʿalā [the] guidancedoğru yolہدایت (پر) l-hudā١١ Oryahutیا aw he enjoinsemrederseاس نے حکم دیا amara
[of the] righteousnesskorunmayıتقویٰ کا bil-taqwā١٢ Have you seengördün mü?کیا غور کیا تم نے ara-ayta ifyaاگر in he deniesyalanlarsa?اس نے جھٹلایا kadhaba and turns awayve yüz çevirirse?اور منہ موڑا watawallā١٣ Does notbilmedi mi (o)?کیا نہیں alam he knowوہ جانتا yaʿlam thatmuhakkakکہ بیشک bi-anna AllahAllah'ınاللہ تعالیٰ l-laha seesgördüğünüدیکھتا ہے yarā١٤ Nayhayırہرگز نہیں kallā Ifeğerالبتہ اگر la-in
notbundan vazgeçmezseنہ lam he desistsوہ باز آیا yantahi surely We will drag himmutlaka yakalarızالبتہ ہم ضرور کھینچیں گے/شدت کے ساتھ گھسیٹیں گے lanasfaʿan by the forelockperçemindenپیشانی کو bil-nāṣiyati١٥ A forelockperçem(den)پیشانی nāṣiyatin lyingyalancıجھوٹی kādhibatin sinfulgünahkarخطا کار کو khāṭi-atin١٦ Then let him callo zaman çağırsınپس چاہیے کہ پکارے/ بلا لے falyadʿu his associatesmeclisiniاپنے ہم نواؤں کو/ اپنے حامیوں کو nādiyahu
١٧ We will callbiz de çağıracağızعنقریب ہم پکاریں گے sanadʿu the Angels of Hellzebanileriفرشتوں کو l-zabāniyata١٨ Nayhayırہرگز نہیں kallā (Do) notona boyun eğmeنہ obey himتم اطاعت کرو اس کی tuṭiʿ'hu But prostratesecde etاور سجدہ کرو wa-us'jud and draw near (to Allah)ve yaklaşاور قریب ہوجاؤ wa-iq'tarib١٩
٥٩٨
‹ 596page 597 of the printed Mushaf598 ›