●●●●●●

سُورَةُ القدر

Al-Qadr / The Power

Meccan  ◆  5 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

إِنَّآ أَنزَلۡنَـٰهُ فِى لَيۡلَةِ ٱلۡقَدۡرِ ١

Indeed, Weelbette bizبیشک ہم نےinnārevealed itonu indirdikنازل کیا ہم نے اس کوanzalnāhuingecesindeمیں(the) Nightلیلۃlaylati(of) Powerkadirالقدرl-qadri

1 Indeed, We sent the Qur'an down during the Night of Decree.

1 Doğrusu, Biz, Kuran'ı kadir gecesinde indirmişizdir.

1 Biz o (Kur'ân)nu Kadir gecesinde indirdik.

1 ہم نے اس( قرآن) کو شب قدر میں نازل (کرنا شروع) کیا

1 ہم نے اِس (قرآن)کو شبِ قدر میں نازل کیا ہے۔ 1

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا لَيۡلَةُ ٱلۡقَدۡرِ ٢

And whatnedir?اور کیا چیزwamācan make you knowsana bildirenبتائے تجھ کوadrākawhatne olduğunuکیا ہے ؟(the) Nightgecesi(nin)لیلۃlaylatu(of) Power (is)kadirالقدرl-qadri

2 And what can make you know what is the Night of Decree?

2 Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin?

2 Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin?

2 اور تمہیں کیا معلوم کہ شب قدر کیا ہے؟

2 اور تم کیا جانو کہ شب قدر کیا ہے؟

لَيۡلَةُ ٱلۡقَدۡرِ خَيۡرٌ مِّنۡ أَلۡفِ شَهۡرٍ ٣

(The) Nightgecesiلیلۃlaylatu(of) Powerkadirالقدرl-qadri(is) betterhayırlıdırبہتر ہےkhayrunthanbin-danسےmina thousandbinہزارalfimonth(s)مہینوں (سے)shahrin

3 The Night of Decree is better than a thousand months.

3 Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.

3 Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.

3 شب قدر ہزار مہینے سے بہتر ہے

3 شبِ قدر ہزار مہینوں سے زیادہ بہتر ہے۔ 1

تَنَزَّلُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ فِيهَا بِإِذۡنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمۡرٍ ٤

Descendiner de inerاترتے ہیںtanazzaluthe Angelsmeleklerفرشتےl-malāikatuand the Spiritve Ruhاور جبرئیلwal-rūḥuthereinondaاس میںfīhāby (the) permissionizniyleاذن کے ساتھbi-idh'ni(of) their LordRab'lerininاپنے رب کےrabbihimforiçinسےmineveryherہرkulliaffairحکم (سے)amrin

4 The angels and the Spirit descend therein by permission of their Lord for every matter.

4 Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler.

4 Melekler ve Ruh (Cebrail veya Ruh adındaki melek) o gece Rablerinin izniyle, her iş için inerler.

4 اس میں روح (الامین) اور فرشتے ہر کام کے (انتظام کے) لیے اپنے پروردگار کے حکم سے اترتے ہیں

4 فرشتے اور رُوح 1 اُس میں اپنے ربّ کے اِذن سے ہر حکم لے کر اُترتے ہیں۔ 2

سَلَـٰمٌ هِىَ حَتَّىٰ مَطۡلَعِ ٱلۡفَجۡرِ ٥

Peaceesenliktirسرسر سلامتی ہےsalāmunit (is)oوہhiyauntilkadarیہاں تک کہḥattā(the) emergenceağarıncayaطلوع ہوجائےmaṭlaʿi(of) the dawntan yeriفجرl-fajri

5 Peace it is until the emergence of dawn.

5 O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.

5 O gece, tanyeri ağarıncaya kadar süren bir selâmettir.

5 یہ( رات) طلوع صبح تک (امان اور) سلامتی ہے

5 وہ رات سراسر سلامتی ہے طلوعِ فجر تک۔ 1

●●●●●●

سُورَةُ البينة

Al-Bayyinah / The Clear Proof

Medinan  ◆  8 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

لَمۡ يَكُنِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواۡ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَـٰبِ وَٱلۡمُشۡرِكِينَ مُنفَكِّينَ حَتَّىٰ تَأۡتِيَهُمُ ٱلۡبَيِّنَةُ ١

Notdeğillerdiنہیںlamwereتھے وہyakunithose whokimselerلوگalladhīnadisbelievedinkar eden(ler)جنہوں نے کفر کیاkafarūfromehlindenسےmin(the) Peopleاہلahliof the BookKitapکتاب میں سےl-kitābiand the polytheistsve müşrikler(den)اور مشرکین میں سےwal-mush'rikīnato be abandonedbırakılacakباز آنے والےmunfakkīnauntildekیہاں تک کہḥattā(there) comes to themkendilerine gelinceyeآجائے ان کے پاسtatiyahumuthe clear evidenceaçık kanıtواضح دلیلl-bayinatu

1 Those who disbelieved among the People of the Scripture and the polytheists were not to be parted [from misbelief] until there came to them clear evidence -

1 Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi.

1 Kitap ehlinden ve müşriklerden (Hakk'ı) tanımayanlar, kendilerine açık delil gelinceye kadar inkârlarından ayrılacak değillerdi.

1 جو لوگ کافر ہیں (یعنی) اہل کتاب اور مشرک وہ (کفر سے) باز رہنے والے نہ تھے جب تک ان کے پاس کھلی دلیل (نہ) آتی

1 اہلِ کتاب اور مشرکین 1 میں سے جو لوگ کافر تھے 2 (وہ اپنے کُفر سے) باز آنے والے نہ تھے جب تک کہ ان کے پاس دلیلِ روشن نہ آجائے 3

رَسُولٌ مِّنَ ٱللَّهِ يَتۡلُواۡ صُحُفًا مُّطَهَّرَةً ٢

A Messengerbir elçiایک رسولrasūlunfromtarafından (gönderilen)سےminaAllahاللہ کی طرف (سے)l-lahirecitingokuyanجو پڑھتا ہےyatlūpagessahifelerصحیفےṣuḥufanpurifiedtertemizپاکیزہmuṭahharatan

2 A Messenger from Allah, reciting purified scriptures

2 Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi.

2 (Bu delil), tertemiz sayfaları okuyan, Allah tarafından gönderilmiş bir peygamberdir.

2 (یعنی) خدا کے پیغمبر جو پاک اوراق پڑھتے ہیں

2 (یعنی) اللہ کی طرف سے ایک رسُول 1 جو پاک صحیفے پڑھ کر سُنائے 2

فِيهَا كُتُبٌ قَيِّمَةٌ ٣

Whereinonda vardır (sahifelerde)اس میںfīhā(are) writingsKitaplarاحکام ہیں/ تحریریں ہیںkutubuncorrectdoğru değerli'درستqayyimatun

3 Within which are correct writings.

3 Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi.

3 O sayfalarda, en doğru hükümler vardır.

3 جن میں( مستحکم) آیتیں لکھی ہوئی ہیں

3 جن میں بالکل راست اور درست تحریریں لکھی ہوئی ہوں

وَمَا تَفَرَّقَ ٱلَّذِينَ أُوتُواۡ ٱلۡكِتَـٰبَ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَةُ ٤

And notveاور نہیںwamābecame dividedayrılığa düşmedilerتفرقہ کیاtafarraqathose whoolanlarان لوگوں نےalladhīnawere givenverilmişجو دیئے گئےūtūthe BookKitapکتابl-kitābauntilancak (düştüler)مگرillāfrom(ondan) sonraکےminafterبعد اس کےbaʿdiwhatne kiجوcame (to) themkendilerine geldiآئی ان کے پاسjāathumu(of) the clear evidenceaçık kanıtواضح بیان/واضح نصیحت/ واضح چیزl-bayinatu

4 Nor did those who were given the Scripture become divided until after there had come to them clear evidence.

4 Ama, kendilerine kitap verilenler, onlara apaçık belge geldikten sonra ayrılığa düştüler.

4 Kitap ehli, ancak kendilerine apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.

4 اور اہل کتاب جو متفرق (و مختلف) ہوئے ہیں تو دلیل واضح آنے کے بعد( ہوئے ہیں)

4 پہلے جن لوگوں کو کتاب دی گئی تھی اُن میں تفرقہ برپا نہیں ہوا مگر اِس کے بعد کہ اُن کے پاس  (راہِ راست کا) بیانِ واضح آچکا تھا۔ 1

وَمَآ أُمِرُوٓاۡ إِلَّا لِيَعۡبُدُواۡ ٱللَّهَ مُخۡلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ حُنَفَآءَ وَيُقِيمُواۡ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤۡتُواۡ ٱلزَّكَوٰةَ‌ۚ وَذٰلِكَ دِينُ ٱلۡقَيِّمَةِ ٥

And notoysaاور نہیںwamāthey were commandedkendilerine emredilmediوہ حکم دیئے گئے تھےumirūexceptdışında (bir şey)مگرillāto worshipkulluk etmeleriیہ کہ وہ عبادت کرتےliyaʿbudūAllahAllah'aاللہ کیl-laha(being) sincerehalis kılarakخالص کرتے ہوئےmukh'liṣīnato HimO'naاس کے لئےlahu(in) the religiondiniدین کوl-dīnauprightbirleyerekیکسو ہوکرḥunafāaand to establishve kılmalarıاور وہ قائم کرتےwayuqīmūthe prayernamazıنمازl-ṣalataand to giveve vermeleriاور ادا کرتےwayu'tūthe zakahzekatıزکوٰۃl-zakataAnd thatişte budurاور یہ ہےwadhālika(is the) religiondinدینdīnuthe correctdoğruدرستl-qayimati

5 And they were not commanded except to worship Allah, [being] sincere to Him in religion, inclining to truth, and to establish prayer and to give zakah. And that is the correct religion.

5 Oysa onlar, doğruya yönelerek, dini yalnız Allah'a has kılarak O'na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı. Dosdoğru olan din de budur.

5 Halbuki onlar, dini sadece Allah'a tahsis ederek, Allah'ı birleyerek, ancak Allah'a ibadet etmekle, namazı kılmakla ve zekatı vermekle emrolunmuşlardır. İşte dosdoğru din budur.

5 اور ان کو حکم تو یہی ہوا تھا کہ اخلاص عمل کے ساتھ خدا کی عبادت کریں (اور) یکسو ہو کراورنماز پڑھیں اور زکوٰة دیں اور یہی سچا دین ہے

5 اور اُن کو اِس کے سوا کوئی حکم نہیں دیا گیا تھا کہ اللہ کی بندگی کریں اپنے دین کو اُس کے لیے خالص کر کے، بالکل یَکسُو ہو کر، اور نماز قائم کریں اور زکوٰة دیں۔ یہی نہایت صحیح و درست دین ہے۔ 1

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواۡ مِنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَـٰبِ وَٱلۡمُشۡرِكِينَ فِى نَارِ جَهَنَّمَ خَـٰلِدِينَ فِيهَآ‌ۚ أُوۡلَـٰٓئِكَ هُمۡ شَرُّ ٱلۡبَرِيَّةِ ٦

Indeedşüphesizبیشکinnathose whokimselerوہ لوگalladhīnadisbelieveinkarcı(lar)جنہوں نے کفر کیاkafarūfromehlindenسےmin(the) Peopleاہلahli(of) the BookKitapکتاب میں (سے)l-kitābiand the polytheistsve ortak koşanlarاور مشرکین میں سےwal-mush'rikīna(will be) iniçindedirlerمیں(the) Fireateşiآگ میں ہوں گےnāri(of) Hellcehennemجہنم کیjahannamaabiding eternallysürekli olarakہمیشہ رہنے والےkhālidīnathereinoradaاس میںfīhāThose işteیہی لوگulāikatheyonlarوہhum(are the) worsten şerlisidirبدترینsharru(of) the creaturesyaratılmışlarınمخلوق ہیںl-bariyati

6 Indeed, they who disbelieved among the People of the Scripture and the polytheists will be in the fire of Hell, abiding eternally therein. Those are the worst of creatures.

6 Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkar edenler, şüphesiz içinde temelli kalacakları cehennem ateşindedirler. İşte bunlar, yaratıkların en kötüsüdürler.

6 Kâfirler, gerek kitap ehlinden olsun gerek puta tapanlardan olsun muhakkak, cehennem ateşindedirler. Orada ebedî olarak kalacaklardır. Onlar, insanların en şerlileridir.

6 جو لوگ کافر ہیں (یعنی) اہل کتاب اور مشرک وہ دوزخ کی آگ میں پڑیں گے (اور) ہمیشہ اس میں رہیں گے۔ یہ لوگ سب مخلوق سے بدتر ہیں

6 اہلِ کتاب اور مشرکین میں سے جن لوگوں نے کُفر کیا ہے 1 وہ یقیناً جہنّم کی آگ میں جائیں گے اور ہمیشہ اس میں رہیں گے ، یہ لوگ بدترینِ خلائق ہیں۔ 2

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواۡ وَعَمِلُواۡ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ أُوۡلَـٰٓئِكَ هُمۡ خَيۡرُ ٱلۡبَرِيَّةِ ٧

Indeedşüphesizبیشکinnathose whokimselerوہ لوگalladhīnabelieveinanan(lar)جو ایمان لائےāmanūand dove yapanlarاور انہوں نے عمل کئےwaʿamilūrighteous deedsiyi işlerاچھےl-ṣāliḥātithose işteیہی لوگulāikatheyonlarوہhum(are the) besten hayırlısıdırبہترینkhayru(of) the creaturesyaratılmışlarınمخلوق ہیںl-bariyati

7 Indeed, they who have believed and done righteous deeds - those are the best of creatures.

7 Fakat, inanıp yararlı iş işleyenler, işte onlar da, yaratıkların en iyileridirler.

7 İnanan ve güzel amel işleyenler de insanların en hayırlılarıdır.

7 (اور) جو لوگ ایمان لائے اور نیک عمل کرتے رہے وہ تمام خلقت سے بہتر ہیں

7 جو لوگ ایمان لے آئے اور جنہوں نے نیک عمل کیے ، وہ یقیناً بہترین خلائق ہیں۔ 1

Surah 98 / Al-Bayyinah / The Clear Proof سورة البينة 599

سُورَةُ القدر

Al-Qadr / The Power  ◆  Meccan · 5 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Indeed, Weelbette bizبیشک ہم نے innā revealed itonu indirdikنازل کیا ہم نے اس کو anzalnāhu ingecesindeمیں (the) Nightلیلۃ laylati (of) Powerkadirالقدر l-qadri١ And whatnedir?اور کیا چیز wamā can make you knowsana bildirenبتائے تجھ کو adrāka whatne olduğunuکیا ہے ؟ (the) Nightgecesi(nin)لیلۃ laylatu (of) Power (is)kadirالقدر l-qadri٢
(The) Nightgecesiلیلۃ laylatu (of) Powerkadirالقدر l-qadri (is) betterhayırlıdırبہتر ہے khayrun thanbin-danسے min a thousandbinہزار alfi month(s)مہینوں (سے) shahrin٣ Descendiner de inerاترتے ہیں tanazzalu the Angelsmeleklerفرشتے l-malāikatu and the Spiritve Ruhاور جبرئیل wal-rūḥu
thereinondaاس میں fīhā by (the) permissionizniyleاذن کے ساتھ bi-idh'ni (of) their LordRab'lerininاپنے رب کے rabbihim foriçinسے min everyherہر kulli affairحکم (سے) amrin٤ Peaceesenliktirسرسر سلامتی ہے salāmun it (is)oوہ hiya untilkadarیہاں تک کہ ḥattā (the) emergenceağarıncayaطلوع ہوجائے maṭlaʿi (of) the dawntan yeriفجر l-fajri٥

سُورَةُ البينة

Al-Bayyinah / The Clear Proof  ◆  Medinan · 8 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Notdeğillerdiنہیں lam wereتھے وہ yakuni those whokimselerلوگ alladhīna disbelievedinkar eden(ler)جنہوں نے کفر کیا kafarū fromehlindenسے min (the) Peopleاہل ahli of the BookKitapکتاب میں سے l-kitābi and the polytheistsve müşrikler(den)اور مشرکین میں سے wal-mush'rikīna to be abandonedbırakılacakباز آنے والے munfakkīna
untildekیہاں تک کہ ḥattā (there) comes to themkendilerine gelinceyeآجائے ان کے پاس tatiyahumu the clear evidenceaçık kanıtواضح دلیل l-bayinatu١ A Messengerbir elçiایک رسول rasūlun fromtarafından (gönderilen)سے mina Allahاللہ کی طرف (سے) l-lahi recitingokuyanجو پڑھتا ہے yatlū pagessahifelerصحیفے ṣuḥufan purifiedtertemizپاکیزہ muṭahharatan٢
Whereinonda vardır (sahifelerde)اس میں fīhā (are) writingsKitaplarاحکام ہیں/ تحریریں ہیں kutubun correctdoğru değerli'درست qayyimatun٣ And notveاور نہیں wamā became dividedayrılığa düşmedilerتفرقہ کیا tafarraqa those whoolanlarان لوگوں نے alladhīna were givenverilmişجو دیئے گئے ūtū the BookKitapکتاب l-kitāba untilancak (düştüler)مگر illā from(ondan) sonraکے min
afterبعد اس کے baʿdi whatne kiجو came (to) themkendilerine geldiآئی ان کے پاس jāathumu (of) the clear evidenceaçık kanıtواضح بیان/واضح نصیحت/ واضح چیز l-bayinatu٤ And notoysaاور نہیں wamā they were commandedkendilerine emredilmediوہ حکم دیئے گئے تھے umirū exceptdışında (bir şey)مگر illā to worshipkulluk etmeleriیہ کہ وہ عبادت کرتے liyaʿbudū AllahAllah'aاللہ کی l-laha (being) sincerehalis kılarakخالص کرتے ہوئے mukh'liṣīna
to HimO'naاس کے لئے lahu (in) the religiondiniدین کو l-dīna uprightbirleyerekیکسو ہوکر ḥunafāa and to establishve kılmalarıاور وہ قائم کرتے wayuqīmū the prayernamazıنماز l-ṣalata and to giveve vermeleriاور ادا کرتے wayu'tū the zakahzekatıزکوٰۃ l-zakata And thatişte budurاور یہ ہے wadhālika (is the) religiondinدین dīnu
the correctdoğruدرست l-qayimati٥ Indeedşüphesizبیشک inna those whokimselerوہ لوگ alladhīna disbelieveinkarcı(lar)جنہوں نے کفر کیا kafarū fromehlindenسے min (the) Peopleاہل ahli (of) the BookKitapکتاب میں (سے) l-kitābi and the polytheistsve ortak koşanlarاور مشرکین میں سے wal-mush'rikīna
(will be) iniçindedirlerمیں (the) Fireateşiآگ میں ہوں گے nāri (of) Hellcehennemجہنم کی jahannama abiding eternallysürekli olarakہمیشہ رہنے والے khālidīna thereinoradaاس میں fīhā Those işteیہی لوگ ulāika theyonlarوہ hum (are the) worsten şerlisidirبدترین sharru (of) the creaturesyaratılmışlarınمخلوق ہیں l-bariyati٦ Indeedşüphesizبیشک inna
those whokimselerوہ لوگ alladhīna believeinanan(lar)جو ایمان لائے āmanū and dove yapanlarاور انہوں نے عمل کئے waʿamilū righteous deedsiyi işlerاچھے l-ṣāliḥāti those işteیہی لوگ ulāika theyonlarوہ hum (are the) besten hayırlısıdırبہترین khayru (of) the creaturesyaratılmışlarınمخلوق ہیں l-bariyati٧
٥٩٩
‹ 597page 598 of the printed Mushaf599 ›