جَزَآؤُهُمۡ عِندَ رَبِّهِمۡ جَنَّـٰتُ عَدۡنٍ تَجۡرِى مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا‌ۖ رَّضِىَ ٱللَّهُ عَنۡهُمۡ وَرَضُواۡ عَنۡهُ‌ۚ ذٰلِكَ لِمَنۡ خَشِىَ رَبَّهُۥ ٨

Their rewardonların mükafatıان کی جزاjazāuhum(is) withkatındaپاسʿindatheir Lord Rableriان کے رب کےrabbihimGardenscennetleridirباغاتjannātu(of) EternityAdnہمیشگی کےʿadninflowakanبہتی ہیںtajrīfromaltlarındanسےminunderneath themان کے نیچے سےtaḥtihāthe riversırmaklarنہریںl-anhāruwill abidesürekli kalacaklarıہمیشہ رہنے والے ہیںkhālidīnathereiniçindeاس میںfīhāforeverebediہمیشہ ہمیشہabadan(will be) pleasedrazı olmuşturراضی ہوگیاraḍiyaAllahاللہl-lahuwith themonlardanان سےʿanhumand they (will be) pleasedonlar da razı olmuşlardırاور وہ راضی ہوگئےwaraḍūwith HimO'ndanاس سےʿanhuThatbuیہdhālika(is) for whoevermahsusturواسطے اس کے ہے جوlimanfearedsaygı göstereneڈرتا ہوkhashiyahis LordRabbineاپنے رب سےrabbahu

8 Their reward with Allah will be gardens of perpetual residence beneath which rivers flow, wherein they will abide forever, Allah being pleased with them and they with Him. That is for whoever has feared his Lord.

8 Onların Rableri katındaki mükafatı, içinde temelli ve sonsuz kalacakları, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah onlardan razıdır. Onlar da Allah'tan razıdır. Bu, Rabbinden korkan kimseyedir.

8 Rableri katında onların mükâfatı, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Orada ebedî olarak kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte bu mükâfat, Rabbine saygı gösterene mahsustur.

8 ان کا صلہ ان کے پروردگار کے ہاں ہمیشہ رہنے کے باغ ہیں جن کے نیچے نہریں بہہ رہی ہیں ابدالاباد ان میں رہیں گے۔ خدا ان سے خوش اور وہ اس سے خوش۔ یہ (صلہ) اس کے لیے ہے جو اپنے پروردگار سے ڈرتا رہا

8 ن کی جزا اُن کے ربّ کے ہاں دائمی قیام کی جنّتیں ہیں جن کے نیچے نہریں بہ رہی ہوں گی، وہ ان میں ہمیشہ ہمیشہ رہیں گے۔ اللہ ان سے راضی ہوا اور وہ اللہ سے راضی ہوئے۔ یہ کچھ ہے اُس شخص کے لیے جس نے اپنے ربّ کا خوف کیا ہو۔ 1

●●●●●●

سُورَةُ الزلزلة

Az-Zalzalah / The Earthquake

Medinan  ◆  8 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

إِذَا زُلۡزِلَتِ ٱلۡأَرۡضُ زِلۡزَالَهَا ١

Whenzamanجبidhāis shakensarsıldığıہلا ماری جائے گیzul'zilatithe earthyerزمینl-arḍu(with) its earthquakeyaman sarsıntı ileہلا دیا جانا اس کاzil'zālahā

1 When the earth is shaken with its [final] earthquake

1 Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;

1 Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı,

1 جب زمین بھونچال سے ہلا دی جائے گی

1 جب زمین اپنی پُوری شدّت کے ساتھ ہلا ڈالی جائے گی، 1

وَأَخۡرَجَتِ ٱلۡأَرۡضُ أَثۡقَالَهَا ٢

And brings forthve çıkardığı (zaman)اور نکالے گیwa-akhrajatithe earthyerزمینl-arḍuits burdensağırlıklarınıبوجھ اپنےathqālahā

2 And the earth discharges its burdens

2 Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;

2 Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı,

2 اور زمین اپنے (اندر) کے بوجھ نکال ڈالے گی

2 اور زمین اپنے اندر کے سارے بوجھ نکال کر باہر ڈال دے گی، 1

وَقَالَ ٱلۡإِنسَـٰنُ مَا لَهَا ٣

And saysve dediği (zaman)اور کہے گاwaqālamaninsanانسانl-insānuWhatne oluyor?کیا ہے(is) with itonaاس کوlahā

3 And man says, "What is [wrong] with it?" -

3 Yer dehşetle sarsıldıkça sarsıldığı, yeryüzü ağırlıklarını dışarıya çıkardığı ve insanın: "Buna ne oluyor?" dediği zaman;

3 Ve insan: "Ona ne oluyor?" dediği zaman.

3 اور انسان کہے گا کہ اس کو کیا ہوا ہے؟

3 اور انسان کہے گا کہ یہ اِس کو کیا ہو رہا ہے، 1

يَوۡمَئِذٍ تُحَدِّثُ أَخۡبَارَهَا ٤

That Dayişte o günاس دنyawma-idhinit will reportsöylerوہ بیان کرے گیtuḥaddithuits newshaberleriniاپنی خبریںakhbārahā

4 That Day, it will report its news

4 İşte o gün, yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle kendi haberlerini anlatır.

4 O gün yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle haberlerini anlatacaktır.

4 اس روز وہ اپنے حالات بیان کردے گی

4 اُس روز وہ اپنے (اُوپر گزرے ہوئے) حالات بیان کرے گی، 1

بِأَنَّ رَبَّكَ أَوۡحَىٰ لَهَا ٥

Becauseçünküکیونکہbi-annayour LordRabbinتیرے رب نےrabbakainspiredvahyetmiştirوحی کیawḥā[to] itonaاس کے لئےlahā

5 Because your Lord has commanded it.

5 İşte o gün, yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle kendi haberlerini anlatır.

5 O gün yer, Rabbinin ona vahyetmesiyle haberlerini anlatacaktır.

5 کیونکہ تمہارے پروردگار نے اس کو حکم بھیجا (ہوگا )

5 کیونکہ تیرے رب نے اُسے (ایساکرنے کا) حکم دیا ہوگا

يَوۡمَئِذٍ يَصۡدُرُ ٱلنَّاسُ أَشۡتَاتًا لِّيُرَوۡاۡ أَعۡمَـٰلَهُمۡ ٦

That Dayo günاس دنyawma-idhinwill proceedçıkarlarنکلیں گے/ پلٹیں گےyaṣduruthe mankindinsanlarلوگl-nāsu(in) scattered groupsayrı ayrı gruplar halindeمختلف حالت میںashtātanto be showngösterilsin diyeتاکہ وہ دکھائے جائیںliyurawtheir deedsyaptıkları işlerاپنے اعمالaʿmālahum

6 That Day, the people will depart separated [into categories] to be shown [the result of] their deeds.

6 O gün insanlar işlerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük dönerler.

6 O gün insanlar, amellerinin karşılığı kendilerine gösterilmek üzere bölük bölük çıkacaklardır.

6 اس دن لوگ گروہ گروہ ہو کر آئیں گے تاکہ ان کو ان کے اعمال دکھا دیئے جائیں

6 اُس روز لوگ متفرق حالت میں پلٹیں گے 1 تاکہ اُن کے اعمال اُن کو دکھائے جائیں۔ 2

فَمَن يَعۡمَلۡ مِثۡقَالَ ذَرَّةٍ خَيۡرًا يَرَهُۥ ٧

So whoeverartık kimتو جو کوئیfamandoesyapmışsaعمل کرےyaʿmal(equal to the) weightağırlığıncaبرابرmith'qāla(of) an atomzerreذرے کےdharratingoodhayırبھلائی کاkhayranwill see itonu görürوہ دیکھ لے گا اس کوyarahu

7 So whoever does an atom's weight of good will see it,

7 Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür.

7 Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir.

7 تو جس نے ذرہ بھر نیکی کی ہو گی وہ اس کو دیکھ لے گا

7 پھر جس نے ذرہ برابر نیکی کی ہوگی وہ اس کو دیکھ لے گا

وَمَن يَعۡمَلۡ مِثۡقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُۥ ٨

And whoeverve kimاور جو کوئیwamandoesyapmışsaعمل کرے گاyaʿmal(equal to the) weightağırlığıncaبرابرmith'qāla(of) an atomzerreذرے کےdharratinevilşerبرائی کاsharranwill see itonu görürوہ دیکھ لے گا اس کوyarahu

8 And whoever does an atom's weight of evil will see it.

8 Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür.

8 Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir.

8 اور جس نے ذرہ بھر برائی کی ہوگی وہ اسے دیکھ لے گا

8 اور جس نے ذرّہ برابر بدی کی ہوگی وہ اس کو دیکھ لے گا۔ 1

●●●●●●

سُورَةُ العاديات

Al-'Adiyat / The Courser

Meccan  ◆  11 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَٱلۡعَـٰدِيَـٰتِ ضَبۡحًا ١

By the racersandolsun koşanlara (atlara)قسم ہے دوڑنے والیوں کیwal-ʿādiyātipantingsoluk soluğaہانپ کرḍabḥan

1 By the racers, panting,

1 And olsun Allah yolunda koştukça koşanlara;

1 O harıl harıl (savaşa) koşanlara,

1 ان سرپٹ دوڑنے والے گھوڑوں کی قسم جو ہانپ اٹھتےہیں

1 قسم ہے اُن (گھوڑوں) کی جو پھُنکارے مارتے ہوئے دَوڑتے ہیں،1

فَٱلۡمُورِيَـٰتِ قَدۡحًا ٢

And the producers of sparks(tırnaklarıyla) ateş çıkaranlaraپھر قسم ہے آگ نکالنے والیوں کیfal-mūriyātistrikingçarparakجھاڑ کرqadḥan

2 And the producers of sparks [when] striking

2 And olsun kıvılcımlar saçanlara;

2 (Tırnaklarıyla yerden) ateş çıkaranlara,

2 پھر (پتھروں پر نعل) مار کر آگ نکالتے ہیں

2 پھر (اپنی ٹاپوں سے) چِنگاریاں جھاڑتے ہیں،1

فَٱلۡمُغِيرٰتِ صُبۡحًا ٣

And the chargersakın edenlereپھر قسم ہے چھاپہ مارنے والیوں کیfal-mughīrāti(at) dawnsabahleyinصبح کے وقتṣub'ḥan

3 And the chargers at dawn,

3 Sabah sabah akına çıkanlara;

3 Sabahleyin akın edenlere,

3 پھر صبح کو چھاپہ مارتے ہیں

3 پھر صبح سویرے چھاپہ مارتے ہیں، 1

فَأَثَرۡنَ بِهِۦ نَقۡعًا ٤

Then raisetoz koparanlaraپھر قسم ہے اڑانے والیاںfa-atharnatherebyonunla (ayaklarıyla)ساتھ اس کےbihidusttozغبار کوnaqʿan

4 Stirring up thereby [clouds of] dust,

4 Ve tozu dumana katanlara;

4 Tozu dumana karıştıranlara,

4 پھر اس میں گرد اٹھاتے ہیں

4 پھر اس موقع پر گرد و غبار اڑاتے ہیں

فَوَسَطۡنَ بِهِۦ جَمۡعًا ٥

Then penetrate (in the) centerderken dalanlaraپھر گھس جانے والیاںfawasaṭnatherebyonunlaساتھ اس کےbihicollectivelybir topluluğaجماعت میں/ گروہ میںjamʿan

5 Arriving thereby in the center collectively,

5 Düşman topluluğunun içine dalanlara ki:

5 Derken bir topluluğun ortasına dalanlara yemin ederim ki,

5 پھر اس وقت دشمن کی فوج میں جا گھستے ہیں

5 پھر اِسی حالت میں کسی مجمع کے اندر جا گھستے ہیں

إِنَّ ٱلۡإِنسَـٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودٌ ٦

Indeedşüphesizیقیناًinnamankindinsanانسانl-insānato his LordRabbine karşıاپنے رب کے لئےlirabbihi(is) surely ungratefulçok nankördürالبتہ ناشکرا ہےlakanūdun

6 Indeed mankind, to his Lord, is ungrateful.

6 İnsan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.

6 Şüphesiz insan, Rabbine karşı çok nankördür.

6 کہ انسان اپنے پروردگار کا احسان ناشناس (اور ناشکرا) ہے

6 حقیقت یہ ہے کہ انسان اپنے ربّ کا بڑا ناشکرا ہے، 1

وَإِنَّهُۥ عَلَىٰ ذٰلِكَ لَشَهِيدٌ ٧

And indeed, heve elbette o daاور بیشک وہwa-innahuonbunaاوپرʿalāthatاس کےdhālikasurely (is) a witnessşahiddirالبتہ گواہ ہےlashahīdun

7 And indeed, he is to that a witness.

7 Doğrusu kendisi de bunların hepsine şahittir.

7 Ve kendisi de buna şahittir.

7 اور وہ اس سے آگاہ بھی ہے

7 اور وہ خود اِس پر گواہ ہے، 1

وَإِنَّهُۥ لِحُبِّ ٱلۡخَيۡرِ لَشَدِيدٌ ٨

And indeed hedoğrusu oاور بیشک وہwa-innahuin (the) lovesevgisineمحبت میںliḥubbi(of) wealthmalمال کیl-khayri(is) surely intenseaşırı düşkündürالبتہ سخت ہےlashadīdun

8 And indeed he is, in love of wealth, intense.

8 Gerçekten mala da pek düşkündür.

8 Gerçekten o dünya malını çok sevdiği için katıdır.

8 وہ تو مال سے سخت محبت کرنے والا ہے

8 اور وہ مال و دولت کی محبت میں بُری طرح مُبتلا ہے۔ 1

۞أَفَلَا يَعۡلَمُ إِذَا بُعۡثِرَ مَا فِى ٱلۡقُبُورِ ٩

But does notbilmez mi?کیا بھلا نہیںafalāhe knowوہ جانتاyaʿlamuwhenzamanجبidhāwill be scattereddışarı atıldığıنکالا جائے گاbuʿ'thirawhatolanlarجو(is) inkabirlerdeمیںthe gravesقبروں میں ہےl-qubūri

9 But does he not know that when the contents of the graves are scattered

9 İnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi?

9 Bilmiyor mu ki, kabirlerin içindekiler fırlatılacak.

9 کیا وہ اس وقت کو نہیں جانتا کہ جو( مردے) قبروں میں ہیں وہ باہر نکال لیے جائیں گے

9 تو کیا وہ اُس وقت کو نہیں جانتا جب قبروں میں جو کچھ (مدفون) ہے اُسے نکال لیا جائے گا، 1

Surah 100 / Al-'Adiyat / The Courser سورة العاديات 600
Their rewardonların mükafatıان کی جزا jazāuhum (is) withkatındaپاس ʿinda their Lord Rableriان کے رب کے rabbihim Gardenscennetleridirباغات jannātu (of) EternityAdnہمیشگی کے ʿadnin flowakanبہتی ہیں tajrī fromaltlarındanسے min underneath themان کے نیچے سے taḥtihā the riversırmaklarنہریں l-anhāru will abidesürekli kalacaklarıہمیشہ رہنے والے ہیں khālidīna
thereiniçindeاس میں fīhā foreverebediہمیشہ ہمیشہ abadan (will be) pleasedrazı olmuşturراضی ہوگیا raḍiya Allahاللہ l-lahu with themonlardanان سے ʿanhum and they (will be) pleasedonlar da razı olmuşlardırاور وہ راضی ہوگئے waraḍū with HimO'ndanاس سے ʿanhu Thatbuیہ dhālika (is) for whoevermahsusturواسطے اس کے ہے جو liman fearedsaygı göstereneڈرتا ہو khashiya his LordRabbineاپنے رب سے rabbahu٨

سُورَةُ الزلزلة

Az-Zalzalah / The Earthquake  ◆  Medinan · 8 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Whenzamanجب idhā is shakensarsıldığıہلا ماری جائے گی zul'zilati the earthyerزمین l-arḍu (with) its earthquakeyaman sarsıntı ileہلا دیا جانا اس کا zil'zālahā١ And brings forthve çıkardığı (zaman)اور نکالے گی wa-akhrajati the earthyerزمین l-arḍu its burdensağırlıklarınıبوجھ اپنے athqālahā
٢ And saysve dediği (zaman)اور کہے گا waqāla maninsanانسان l-insānu Whatne oluyor?کیا ہے (is) with itonaاس کو lahā٣ That Dayişte o günاس دن yawma-idhin it will reportsöylerوہ بیان کرے گی tuḥaddithu its newshaberleriniاپنی خبریں akhbārahā٤
Becauseçünküکیونکہ bi-anna your LordRabbinتیرے رب نے rabbaka inspiredvahyetmiştirوحی کی awḥā [to] itonaاس کے لئے lahā٥ That Dayo günاس دن yawma-idhin will proceedçıkarlarنکلیں گے/ پلٹیں گے yaṣduru the mankindinsanlarلوگ l-nāsu (in) scattered groupsayrı ayrı gruplar halindeمختلف حالت میں ashtātan
to be showngösterilsin diyeتاکہ وہ دکھائے جائیں liyuraw their deedsyaptıkları işlerاپنے اعمال aʿmālahum٦ So whoeverartık kimتو جو کوئی faman doesyapmışsaعمل کرے yaʿmal (equal to the) weightağırlığıncaبرابر mith'qāla (of) an atomzerreذرے کے dharratin goodhayırبھلائی کا khayran
will see itonu görürوہ دیکھ لے گا اس کو yarahu٧ And whoeverve kimاور جو کوئی waman doesyapmışsaعمل کرے گا yaʿmal (equal to the) weightağırlığıncaبرابر mith'qāla (of) an atomzerreذرے کے dharratin evilşerبرائی کا sharran will see itonu görürوہ دیکھ لے گا اس کو yarahu٨

سُورَةُ العاديات

Al-'Adiyat / The Courser  ◆  Meccan · 11 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
By the racersandolsun koşanlara (atlara)قسم ہے دوڑنے والیوں کی wal-ʿādiyāti pantingsoluk soluğaہانپ کر ḍabḥan١ And the producers of sparks(tırnaklarıyla) ateş çıkaranlaraپھر قسم ہے آگ نکالنے والیوں کی fal-mūriyāti strikingçarparakجھاڑ کر qadḥan٢ And the chargersakın edenlereپھر قسم ہے چھاپہ مارنے والیوں کی fal-mughīrāti (at) dawnsabahleyinصبح کے وقت ṣub'ḥan
٣ Then raisetoz koparanlaraپھر قسم ہے اڑانے والیاں fa-atharna therebyonunla (ayaklarıyla)ساتھ اس کے bihi dusttozغبار کو naqʿan٤ Then penetrate (in the) centerderken dalanlaraپھر گھس جانے والیاں fawasaṭna therebyonunlaساتھ اس کے bihi collectivelybir topluluğaجماعت میں/ گروہ میں jamʿan٥ Indeedşüphesizیقیناً inna mankindinsanانسان l-insāna
to his LordRabbine karşıاپنے رب کے لئے lirabbihi (is) surely ungratefulçok nankördürالبتہ ناشکرا ہے lakanūdun٦ And indeed, heve elbette o daاور بیشک وہ wa-innahu onbunaاوپر ʿalā thatاس کے dhālika surely (is) a witnessşahiddirالبتہ گواہ ہے lashahīdun٧ And indeed hedoğrusu oاور بیشک وہ wa-innahu in (the) lovesevgisineمحبت میں liḥubbi
(of) wealthmalمال کی l-khayri (is) surely intenseaşırı düşkündürالبتہ سخت ہے lashadīdun٨ But does notbilmez mi?کیا بھلا نہیں afalā he knowوہ جانتا yaʿlamu whenzamanجب idhā will be scattereddışarı atıldığıنکالا جائے گا buʿ'thira whatolanlarجو (is) inkabirlerdeمیں the gravesقبروں میں ہے l-qubūri٩
٦٠٠
‹ 598page 599 of the printed Mushaf600 ›