وَحُصِّلَ مَا فِى ٱلصُّدُورِ ١٠

And is made apparentve devşirildiği (zaman)اور حاصل کرلیا جائے گاwaḥuṣṣilawhatbulunanlarجو(is) ingöğüslerdeمیںthe breastsسینوں میں ہےl-ṣudūri

10 And that within the breasts is obtained,

10 İnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi?

10 Ve sinelerin içindekiler derlenecek.

10 اور جو (بھید) دلوں میں ہیں وہ ظاہر کر دیئے جائیں گے

10 اور سینوں میں جو کچھ (مخفی) ہے اُسے بر آمد کر کے اس کی جانچ پڑتال کی جائے گی؟ 1

إِنَّ رَبَّهُم بِهِمۡ يَوۡمَئِذٍ لَّخَبِيرُۢ ١١

Indeedşüphesizبیشکinnatheir LordRabbleriرب ان کاrabbahumabout themonlarıساتھ ان کےbihimthat Dayo günاس دنyawma-idhin(is) surely All-Awaremutlaka haber almıştırالبتہ باخبر ہےlakhabīrun

11 Indeed, their Lord with them, that Day, is [fully] Acquainted.

11 Doğrusu Rableri o gün onların her şeyinden haberdardır.

11 O gün Rableri onların bütün yaptıklarından haberdardır

11 بےشک ان کا پروردگار اس روز ان سے خوب واقف ہوگا

11 یقیناً اُن کا ربّ اُس روز اُن سے خوب باخبر ہوگا۔ 1

●●●●●●

سُورَةُ القارعة

Al-Qari'ah / The Calamity

Meccan  ◆  11 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

ٱلۡقَارِعَةُ ١

The Striking Calamityçarpan olayعظیم حادثہ/ کھڑ کھڑانے والیal-qāriʿatu

1 The Striking Calamity -

1 Gürültü koparacak olan

1 Kâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin?

1 کھڑ کھڑانے والی

1 عظیم حادثہ! 1

مَا ٱلۡقَارِعَةُ ٢

Whatnedir?کیا ہے(is) the Striking Calamityçarpan olayوہ عظیم حادثہ/ کیا ہے وہ کھڑ کھڑانے والیl-qāriʿatu

2 What is the Striking Calamity?

2 Nedir o gürültü koparacak olan?

2 Kâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin?

2 کھڑ کھڑانے والی کیا ہے؟

2 کیا ہے وہ عظیم حادثہ؟

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡقَارِعَةُ ٣

And whatnedirاور کیا چیزwamāwill make you knowsana bildirenبتائے تجھ کوadrākawhatne olduğunuکہ وہ کیا ہے(is) the Striking Calamityçarpan olayınکھڑ کھڑانے والی / وہ عظیم حادثہ کیا ہےl-qāriʿatu

3 And what can make you know what is the Striking Calamity?

3 O gürültü koparacak olanın ne olduğunu sen bilir misin?

3 Kâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin?

3 اور تم کیا جانوں کھڑ کھڑانے والی کیا ہے؟

3 تم کیا جانو کہ وہ عظیم حادثہ کیا ہے؟

يَوۡمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلۡفَرَاشِ ٱلۡمَبۡثُوثِ ٤

(The) Dayo günجس دنyawmawill beolur(lar)ہوں گےyakūnuthe mankindinsanlarلوگl-nāsulike mothspervaneler gibiٹڈیوں کی طرحkal-farāshiscatteredyayılmışبکھرے ہوئےl-mabthūthi

4 It is the Day when people will be like moths, dispersed,

4 O gün insanlar, ateş etrafında çırpınıp dökülen pervaneye dönecekler.

4 O gün insanlar yayılmış pervaneler gibi olurlar.

4 (وہ قیامت ہے) جس دن لوگ ایسے ہوں گے جیسے بکھرے ہوئے پتنگے

4 وہ دن جب لوگ بکھرے ہوئے پروانوں کی طرح

وَتَكُونُ ٱلۡجِبَالُ كَٱلۡعِهۡنِ ٱلۡمَنفُوشِ ٥

And will beve olurlarاور ہوں گےwatakūnuthe mountainsdağlarپہاڑl-jibālulike woolrenkli yün gibiرنگین روئی کی طرحkal-ʿih'nifluffed upatılmışجو دھنی ہوئی ہوl-manfūshi

5 And the mountains will be like wool, fluffed up.

5 Dağlar, atılmış renkli yüne benzeyecekler.

5 Dağlar atılmış renkli yünler gibi olur.

5 اور پہاڑ ایسے ہو جائیں گے جیسے دھنکی ہوئی رنگ برنگ کی اون

5 اور پہاڑ رنگ برنگ کے دُھنکے ہوئے اُون کی طرح ہوں گے۔ 1

فَأَمَّا مَن ثَقُلَتۡ مَوٰزِينُهُۥ ٦

Then as foramaتو رہاfa-ammā(him) whosekiminوہ جس کےman(are) heavyağır gelirseبھاری ہوئےthaqulathis scalestartılarıپلڑے اس کےmawāzīnuhu

6 Then as for one whose scales are heavy [with good deeds],

6 Ama tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır.

6 O gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir.

6 تو جس کے (اعمال کے) وزن بھاری نکلیں گے

6 پھر 1 جس کے پلڑے بھاری ہوں گے

فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ ٧

Then heoتو وہfahuwa(will be) iniçindedirمیںa lifebir hayatزندگی میں ہوگاʿīshatinpleasantmemmun ediciپسندیدہrāḍiyatin

7 He will be in a pleasant life.

7 Ama tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır.

7 O gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir.

7 وہ دل پسند عیش میں ہو گا

7 وہ دل پسند عیش میں ہوگا

وَأَمَّا مَنۡ خَفَّتۡ مَوٰزِينُهُۥ ٨

But as forve fakatاور رہاwa-ammā(him) whosekiminوہ جس کےman(are) lighthafif gelirseہلکے ہوئےkhaffathis scalestartılarıپلڑے اس کے/ اوزان اس کے/ وزن اس کےmawāzīnuhu

8 But as for one whose scales are light,

8 Tartıları hafif gelenler ise,

8 Kimin tartıları hafif gelirse, onun anası da (varacağı yer, sığınacağı durağı) hâviye (uçurum)dır.

8 اور جس کے وزن ہلکے نکلیں گے

8 اور جس کے پلڑے ہلکے ہوں گے 1

فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٌ ٩

His abodeonun anasıتو اس کی ماںfa-ummuhu(will be the) Pithaviye(uçurum)durہاویہ ہوگی (جہنم)hāwiyatun

9 His refuge will be an abyss.

9 Onların yeri bir çukurdur.

9 Kimin tartıları hafif gelirse, onun anası da (varacağı yer, sığınacağı durağı) hâviye (uçurum)dır.

9 اس کا مرجع ہاویہ ہے

9 اس کی جائے قرار گہری کھائی ہوگی۔ 1

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا هِيَهۡ ١٠

And whatnedir?اور کیا چیزwamāwill make you knowsana bildirenبتائے تجھ کوadrākawhatne olduğunuکیاit isonunوہ ہےhiyah

10 And what can make you know what that is?

10 O çukurun ne olduğunu sen bilir misin?

10 O uçurumun ne olduğunu sen nereden bileceksin?

10 اور تم کیا سمجھے کہ ہاویہ کیا چیز ہے؟

10 اور تمہیں کیا خبر کہ وہ کیا چیز ہے؟

نَارٌ حَامِيَةُۢ ١١

A Firebir ateştirآگ ہےnārunintensely hotkızgınبھڑکتی ہوئی/دہکتی ہوئیḥāmiyatun

11 It is a Fire, intensely hot.

11 O, kızgın bir ateştir.

11 O, kızgın bir ateştir.

11 دہکتی ہوئی آگ ہے

11 بھڑکتی ہوئی آگ۔ 1

●●●●●●

سُورَةُ التكاثر

At-Takathur / The Rivalry in world increase

Meccan  ◆  8 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

أَلۡهَـٰكُمُ ٱلتَّكَاثُرُ ١

Diverts yousizi oyaladıغافل کئے رکھا تم کوalhākumuthe competition to increaseçokluk yarışıایک دوسرے سے بڑھ کر کثرت حاصل کرنے کی دھن نے/ بہتات کی طلب نےl-takāthuru

1 Competition in [worldly] increase diverts you

1 Çoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz.

1 Çoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı.

1 (لوگو) تم کو(مال کی) بہت سی طلب نے غافل کر دیا

1 تم لوگوں کو زیادہ سے زیادہ اور ایک دُوسرے سے بڑھ کر دنیا حاصل کرنے کی دُھن نے غفلت میں ڈال رکھا ہے 1

حَتَّىٰ زُرۡتُمُ ٱلۡمَقَابِرَ ٢

Untilnihayetیہاں تک کہḥattāyou visitziyaret ettinizزیارت کرلی تم نے/ پہنچ گئے تمzur'tumuthe graveskabirleriمقبروں میں/ قبروں میںl-maqābira

2 Until you visit the graveyards.

2 Çoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz.

2 Çoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı.

2 یہاں تک کہ تم نے قبریں جا دیکھیں

2 یہاں تک کہ (اِسی فکر میں) تم لبِ گور تک پہنچ جاتے ہو۔ 1

كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ ٣

Nayhayırہرگز نہیںkallāSoonyakındaعنقریبsawfayou will knowbileceksinizتم جان لو گےtaʿlamūna

3 No! You are going to know.

3 Hayır; öyle olmayın; yakında bileceksiniz.

3 Hayır! Yakında bileceksiniz.

3 دیکھو تمہیں عنقریب معلوم ہو جائے گا

3 ہرگز نہیں، عنقریب تم کو معلوم ہو جائے گا۔ 1

ثُمَّ كَلَّا سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ ٤

Thensonraپھرthummanayhayırہرگز نہیںkallāSoonyakındaعنقریبsawfayou will knowbileceksinizتم جان لو گےtaʿlamūna

4 Then no! You are going to know.

4 Hayır; gözünüzü açın; yakında bileceksiniz.

4 Yine hayır! Yakında bileceksiniz (hatanızı).

4 پھر دیکھو تمہیں عنقریب معلوم ہو جائے گا

4 پھر (سن لو کہ) ہرگز نہیں، عنقریب تم کو معلوم ہو جائے گا

كَلَّا لَوۡ تَعۡلَمُونَ عِلۡمَ ٱلۡيَقِينِ ٥

Nayhayırہرگز نہیںkallāIfkeşkeکاشlawyou knowbilseydinizتم جانتے ہوتےtaʿlamūna(with) a knowledgebilgi ileجانناʿil'ma(of) certaintykesinیقین کاl-yaqīni

5 No! If you only knew with knowledge of certainty...

5 Dikkat edin, şayet yaptığınızın sonucunu kesin olarak bir bilseniz!

5 Hayır! Eğer kesin bilgi ile bilseniz, elbette cehennemi görürsünüz.

5 دیکھو اگر تم جانتے (یعنی) علم الیقین (رکھتے تو غفلت نہ کرتے)

5 ہرگز نہیں، اگر تم یقینی علم کی حیثیت سے (اِس روش کے انجام کو) جانتے ہوتے (تو تمہارا یہ طرز عمل نہ ہوتا)

لَتَرَوُنَّ ٱلۡجَحِيمَ ٦

Surely you will seemutlaka görürdünüzالبتہ تم ضرور دیکھو گےlatarawunnathe Hellfirecehennemiجہنم کوl-jaḥīma

6 You will surely see the Hellfire.

6 And olsun ki, cehennemi göreceksiniz.

6 Hayır! Eğer kesin bilgi ile bilseniz, elbette cehennemi görürsünüz.

6 تم ضرور دوزخ کو دیکھو گے

6 تم دوزخ دیکھ کر رہو گے

ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيۡنَ ٱلۡيَقِينِ ٧

Thensonraپھرthummasurely you will see itonu göreceksinizالبتہ تم ضرور دیکھو گے اس کوlatarawunnahā(with the) eyegözleآنکھ سےʿayna(of) certaintykesin olarakیقین کیl-yaqīni

7 Then you will surely see it with the eye of certainty.

7 And olsun ki, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.

7 Sonra, yemin olsun ki, cehennemi yakin gözüyle göreceksiniz.

7 پھر اس کو (ایسا) دیکھو گے (کہ) عین الیقین (آ جائے گا )

7 پھر (سن لو کہ) تم بالکل یقین کے ساتھ اُسے دیکھ لو گے

ثُمَّ لَتُسۡــَٔلُنَّ يَوۡمَئِذٍ عَنِ ٱلنَّعِيمِ ٨

Thensonraپھرthummasurely you will be askedsorulacaksınızالبتہ تم ضرور پوچھے جاؤ گےlatus'alunnathat Dayo günاس دنyawma-idhinaboutni'metlerdenبارے میںʿanithe pleasuresنعمتوں کےl-naʿīmi

8 Then you will surely be asked that Day about pleasure.

8 Sonra o gün, size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz.

8 Sonra, yemin olsun ki, o gün (size verilen) her nimetten sorulacaksınız

8 پھر اس روز تم سے (شکر) نعمت کے بارے میں پرسش ہو گی

8 پھر ضرور اُس روز تم سے اِن نعمتوں کے بارے میں جواب طلبی کی جائے گی۔ 1

Surah 102 / At-Takathur / The Rivalry in world increase سورة التكاثر 601
And is made apparentve devşirildiği (zaman)اور حاصل کرلیا جائے گا waḥuṣṣila whatbulunanlarجو (is) ingöğüslerdeمیں the breastsسینوں میں ہے l-ṣudūri١٠ Indeedşüphesizبیشک inna their LordRabbleriرب ان کا rabbahum about themonlarıساتھ ان کے bihim that Dayo günاس دن yawma-idhin (is) surely All-Awaremutlaka haber almıştırالبتہ باخبر ہے lakhabīrun١١

سُورَةُ القارعة

Al-Qari'ah / The Calamity  ◆  Meccan · 11 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
The Striking Calamityçarpan olayعظیم حادثہ/ کھڑ کھڑانے والی al-qāriʿatu١ Whatnedir?کیا ہے (is) the Striking Calamityçarpan olayوہ عظیم حادثہ/ کیا ہے وہ کھڑ کھڑانے والی l-qāriʿatu٢ And whatnedirاور کیا چیز wamā will make you knowsana bildirenبتائے تجھ کو adrāka whatne olduğunuکہ وہ کیا ہے (is) the Striking Calamityçarpan olayınکھڑ کھڑانے والی / وہ عظیم حادثہ کیا ہے l-qāriʿatu
٣ (The) Dayo günجس دن yawma will beolur(lar)ہوں گے yakūnu the mankindinsanlarلوگ l-nāsu like mothspervaneler gibiٹڈیوں کی طرح kal-farāshi scatteredyayılmışبکھرے ہوئے l-mabthūthi٤
And will beve olurlarاور ہوں گے watakūnu the mountainsdağlarپہاڑ l-jibālu like woolrenkli yün gibiرنگین روئی کی طرح kal-ʿih'ni fluffed upatılmışجو دھنی ہوئی ہو l-manfūshi٥ Then as foramaتو رہا fa-ammā
(him) whosekiminوہ جس کے man (are) heavyağır gelirseبھاری ہوئے thaqulat his scalestartılarıپلڑے اس کے mawāzīnuhu٦ Then heoتو وہ fahuwa (will be) iniçindedirمیں a lifebir hayatزندگی میں ہوگا ʿīshatin pleasantmemmun ediciپسندیدہ rāḍiyatin
٧ But as forve fakatاور رہا wa-ammā (him) whosekiminوہ جس کے man (are) lighthafif gelirseہلکے ہوئے khaffat his scalestartılarıپلڑے اس کے/ اوزان اس کے/ وزن اس کے mawāzīnuhu٨ His abodeonun anasıتو اس کی ماں fa-ummuhu (will be the) Pithaviye(uçurum)durہاویہ ہوگی (جہنم) hāwiyatun
٩ And whatnedir?اور کیا چیز wamā will make you knowsana bildirenبتائے تجھ کو adrāka whatne olduğunuکیا it isonunوہ ہے hiyah١٠ A Firebir ateştirآگ ہے nārun intensely hotkızgınبھڑکتی ہوئی/دہکتی ہوئی ḥāmiyatun١١

سُورَةُ التكاثر

At-Takathur / The Rivalry in world increase  ◆  Meccan · 8 Verses

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Diverts yousizi oyaladıغافل کئے رکھا تم کو alhākumu the competition to increaseçokluk yarışıایک دوسرے سے بڑھ کر کثرت حاصل کرنے کی دھن نے/ بہتات کی طلب نے l-takāthuru١ Untilnihayetیہاں تک کہ ḥattā you visitziyaret ettinizزیارت کرلی تم نے/ پہنچ گئے تم zur'tumu the graveskabirleriمقبروں میں/ قبروں میں l-maqābira٢ Nayhayırہرگز نہیں kallā Soonyakındaعنقریب sawfa
you will knowbileceksinizتم جان لو گے taʿlamūna٣ Thensonraپھر thumma nayhayırہرگز نہیں kallā Soonyakındaعنقریب sawfa you will knowbileceksinizتم جان لو گے taʿlamūna٤ Nayhayırہرگز نہیں kallā Ifkeşkeکاش law you knowbilseydinizتم جانتے ہوتے taʿlamūna
(with) a knowledgebilgi ileجاننا ʿil'ma (of) certaintykesinیقین کا l-yaqīni٥ Surely you will seemutlaka görürdünüzالبتہ تم ضرور دیکھو گے latarawunna the Hellfirecehennemiجہنم کو l-jaḥīma٦ Thensonraپھر thumma surely you will see itonu göreceksinizالبتہ تم ضرور دیکھو گے اس کو latarawunnahā
(with the) eyegözleآنکھ سے ʿayna (of) certaintykesin olarakیقین کی l-yaqīni٧ Thensonraپھر thumma surely you will be askedsorulacaksınızالبتہ تم ضرور پوچھے جاؤ گے latus'alunna that Dayo günاس دن yawma-idhin aboutni'metlerdenبارے میں ʿani the pleasuresنعمتوں کے l-naʿīmi٨
٦٠١
‹ 599page 600 of the printed Mushaf601 ›